Abdullah Papur Şarkıları

Konu sahibi son olarak 5112 gün önce görüldü
Ahu Gözlüm



Ahu gözlüm yoksa ayrılık mı var
Bir daha konuşak biz bize gel de
Gene gurbet ile hasretlik mi var
Son olsun oturak diz dize gel de

Sen orada ben burada duramam
Engeller arada murat alamam
Aylar geçer yıllar geçer bulamam
Doya doya bakam göz göze gel de

Papur gönlüm kaldı o nazlı yarda
Uzatıp elini ne olur ver de
Ölüm var ayrılık var hele kaderde
Bari helallaşak yüz yüze gel de
 
Ben olsam

Bahar ayı geldi karlar eridi
Derelerin coşan seli ben olsam
Ağaçlar yeşermiş çiçekler açmış
Yeşeren yaprağın dalı ben olsam

Yayladan erimiş kar ile buzlar
Göllerden uçmuş yar turnalar kazlar
Dizilmiş gidiyor gelinlik kızlar
Yaylanın o güzel yolu ben olsam

Çiçeğe bürünmüş hep kara yerler
Yaylalar o dağlar ovalar çöller
Bahçede açılmış tomurcuk güller
Açılan güllerin han ben olsam

Papur der ki sakın hele ne olmuş
Nazlı yarin yurdu çiğdem gül olmuş
Bütün cümle alem şad olup gülmüş
Şad olup gülenin biri ben olsam
 
Çift Camlardan ses geLmiyor

bugün görüşme günüdür oy
çift camlardan ses gelmiyor oy
mahkumların umududur
çift camlardan ses gelmiyor oy
yavrum yüzün görünmüyor oy

anons sesini beklerim oy
geldi m'ola sevdiklerim
ali'm bitti umutlarım
çift camlardan ses gelmiyor oy
yavrum yüzün görünmüyor oy
 
Dağlar

Boranın kışına kalmayan dağlar
Başından eksilmez dumanın senin
Eser ürüzgarın suların çağlar
Birgün kurur elbet sellerin senin

Viran olur yaylaların yurtların
Bozkır olur yamaçların sırtların
Bölük bölük gezer o aç kurtların
Başında kalmazlar elbette senin

Kış gelince yükseklerin ak olur
Ötmez bülbüllerin uçar yok olur
Şimdi seni sevenlerin çok olur
Zemheride artık görürüm seni

Papur bu dağlarda sefa sürülmez
Ölen ölür daha geri dirilmez
Güz gelen de ayazından durulmaz
Başındaki karlar bölüğün senin
 
Duru Cevher


Duru cevher satıyorum
Parasızdır al sevdiğim
Mektup ile selam olmaz
Az beriye gel sevdiğim

Selimiz aşkın seli mi
Gönlümüz sevda yolu mu
Kadehimiz mey dolu mu
Biraz bana sal sevdiğim

Dökülecek siyah saçın
Yaslı yaslı gider göçün
Yalan dünya benim için
Bir kuruşluk pul sevdiğim

Aşık maşuksuz dinlenmez
Arısız kovan ballanmaz
Dertli Papur hiç sallanmaz
Meyva yüklü dal sevdiğim
 
Haber Gözler Gözlerim

Dost elinden giden seher yelleri
Bir hayırlı haber gözler gözlerim
Cana hasret düştü sabrım kalmadı
Bir hayırlı haber gözler gözlerim

Mecnun gibi dolanırım çöllerde
Gönlüm hasret çeker gözüm yollarda
Nice bir gezeyim gurbet ellerde
Bir hayırlı haber gözler gözlerim

Böyle oldu bize haktan irade
Tecellim bu imiş kaldım arada
Kadir mevlam yetir beni murada
Bir hayırlı haber gözler gözlerim

Papur hakka bağlamışım belimi
Yetiş Hızır birgün sen tut elimi
Bir kimseye diyemedim halımı
Bir hayırlı haber gözler gözlerim
 
Hakir GÖrme


Sen ademi hakir görme
Adem hürdür nurdur hoca
Bu dünyaya gelen herkes
Hak yanında birdir hoca

Kimde ne var kimse bilmez
Evvel ölen sonra ölmez
Aşikar etmeye gelmez
Bu konumuz sırdır hoca

Şu adamda neler saklı
Cahillerin ermez aklı
Sen mi haklı ben mi haklı
Elbet bilen vardır hoca

Senin aklın buna ermez
Gözün bakar ta ki görmez
Sözüm kulağına girmez
Çünkü kafan dardır hoca

Derviş Kemal der inanma
Adem bilme her adamı
Müslümanlık kolay amma
İnsan olmak zordur hoca
 
Karlı Dağlar


Karlı dağlar gibi senin başından
Kalkmasın hiç kör dumanın sevdiğim
Sevda boranından sevda kışından
Solsun çiçeklerin gülün sevdiğim

Poyraza bakıyor yarin kapısı
Yarim orta boylu krem kutusu
Senin olsun şu dünyanın tapusu
Birgün öleceksin inan sevdiğim

Papur bu dert ile sanma gülecek
Ben neler çekerim yar ne bilecek
Birgün o vücudun toprak olacak
Olmasın ki hiç gümanın sevdiğim
 
Şu yayLanın Oyumuna


Şu yaylanın oylumuna
Kuşlar konar yaylımına
Gel hakkını helal eyle
Geldik yolun ayrımına

Penceresi kara boya
Kurban olum sizin köye
Sizin köyde bir güzel var
Saramadım doya doya

Keklik uçtu dağa düştü
Şavkı bizim bağa düştü
Senden başka yar sevmedim
Benim gönlüm sana düştü
 
Yarim Uyanmaz


Gaflet uykusuna dalmış gidiyor
Seslerim saz ile yarim uyanmaz
Perihan gözlerin güle benziyor
Seslerim saz ile yarim uyanmaz

Uzundu usuldu endamı boyu
Yuvarlak gözleri yanaklar sarı
Konuşur dillerim cennet misali
Seslerim saz ile yarim uyanmaz

Tatlı tatlı uyku girmiş gözüme
Kaşlarım çatmış bakmaz yüzüme
Yalvarırım sana küsme sözüme
Seslerim saz ile yarim uyanmaz

Şu mahzun Papur'u kedere salma
Nazlısın yarimsin uykudan kalma
Hayaller geçirip dünyaya dalma
Seslerim saz ile yarim uyanmaz
 
Tutuldum


Bu yıllık da gidemedim sılaya
Zalim gurbet elde kışa tutuldum
Derdinle başımı koydum belaya
Hasretlik bağrımda taşa tutuldum

Yara aldım güzellerin kaçından
Usandım da gerdanından saçından
Geçti ömrüm çıkamadım içinden
Bitmez tükenmez bir işe tutuldum

Papur görmedim ki yardan cefayı
Aşkı ile çektirdi bana cefayı
Ben sevdim de eller sürdü sefayı
Ben de bu sevdaya boşa tutuldum
 
Yayla Zamanı

Yine bahar geldi yayla zamanı
Yürüdü de bizim yurtlar yürüdü
Üçlerin başını kaplamış duman
Varıdı da lale sümbül varıdı

O yar bugün göçmüş farkedemedim
Bu sevdayı başta garkedemedim
Boş kalmış bahçemi herkedemedim
Kuru da bizim bahçe kurudu

Gurbetin yanına çektim göçümü
Dert ağarttı başımdaki saçımı
Yara sarmış ciğerimin içini
Eridi de benim ömrüm eridi

Papur zalimlere eyledik kulluk
Dünya kime yok kimine bolluk
Ayrılık sevda yar bir de yoksulluk
Çürüttü de bizi nazlım çürüttü
 
Geri