90 BPM - Kötülük Bizim İşimiz Şarkı Sözleri

Konu sahibi son olarak 3 gün önce görüldü
Yl44V6.jpg


"90BPM - Kötülük Bizim İşimiz" Parça Listesi:

01. Vukuat feat. Grup Ses Beats
02. Cumartesi
03. Beyaz Yaka
04. Taverna
05. Başa Döner Tekrar feat. Ezhel, Sami Baha
06. İstanbul
07. Dünya Dar feat. Sahtiyan
08. Aylak Adam feat. Ağaçkakan
09. Elimde Yalanlarla feat. Ezhel
10. Zibidi Parro
11. 1 Fikrim Var feat. Allame, Badmixday
12. Lise 1
13. Tanıyorum Seni feat. Ağaçkakan
14. Hesabı Sorulur feat. 9 Canlı, Kamufle
15. Sonucu Yok feat. Ağaçkakan, Badmixday

/* sözlerine bakmak istediğiniz şarkının adına tıklamanız yeterli olacaktır. */
 
Paletine pastel geri dönme,
Jelatine tümsek göze perde
Ve de baktım köşk harlandı,
Dışarı çıkmalıyım darlandım,
Bana badi ekrem trambolini,
Sana iletemiyom problemimi,
Yolumuz antep'te coulibaly mi?
Robot osman dirilebilir mi?
Paspal her akşam simit ayran,
Peri görsem buna bile şaşmam,
Kurumadan aşşağıya indim yağmur,
Fare delikleri sırtım kambur,
Garanti düzendi karambol özendi,
Özeldi küs, avanta bul kendine lan bu hayat lüks, küs!
Saatini bana kur, hele destur,
Beri gel beni sen sustur,
Kaptan orta kapı kaptan amerika,
Gözleri kapkara bahtı tantana,
Devreden sonra cherno samba,
Devreler yanarken aklımızda
Maradona poster duvarlarda,
Evine girsem de çıkmasaydım,
Mr.bison sana dalsın
Ve de kaybedip baştan alamazsın,
Yine kibriti benzine çakamazsın,
90bpm'e üst bastım,
Dönerdi elbet şansım döner
Yerken içimdeki sıkıntı faslı,
Derken bankamatikten yumruk geldi
O bana bunu yapmamalı.
Yarına kalır mı yarın? Çamura saplanıp kalır,
Bir kalıp sabunla gelip vicdanın öcünü alır,
Gücü on kaplan olsa bile yine zihniyet yarım,
Art niyet tamamlanabilir senin yüzüne bakıp,

Gözümünün altı berlin duvarı, geldim duman alıp,
90bpm'de aldım mazbatamı, kokla barettamı,
Caretta caretta gibi sonumuz yakın,
Sen pop yaparken birden ensene iner tokadım çaaat!

Umarsızlığınıza çatıdan adayım,
Atılganla galaksiler arşınlar mürettebatım,
Aklımın içiyse neyzen ile neyin ittifakı?
Batıl olmaktan öte seninki beyin iltihabı,

Ummadığın bir köye gelin gider umutların umarım,
Kurutup içerim kutupları gözleri yumarm,
Kuma göm kafanı çünkü gerçekler acıdır acı,
Herkesin var bir bedeli her şeyin var bir tutarı.​
 
da poet

uzak bi mite dönüştüm içimde binlerce hikaye, yıldızları yere döken onca gerçeğe hitaben benim henüz nefes alıp veren, müzik aklımı delip geçen bir gürz olunca kan damarlarımda kangren, neyse ne, istanbul rüküş bir matmazel, biz tınlamazdık muhtemel birkaç birayla muteber, nerede başlar nerede biter? taksi kaça gider? aklıma mukayyet olsa cümleler, sakiniz malum marifet mağrur olmak olsa bizden iyisi yoktur on cümlenin dokuzunda yokla! fuck, finalde mutlu şarkı çalmaz, gece sonu üstada bir selam uzaktan da olsa, korsan getir sefa'yı, bomfunk mc's gibi kafa bir yandan gümlüyor boombox, istediğini alır gece sormaz, bu kaçıncı cumartesi ortak?

sorgu

hava buz gibi yine pus, gidip bir kus, bana sus dediler ama yine de konuşurum, kafa bok gibi dolu hop, bir anda sallanıp düşerim yere kendimle boğuşurum, bak baktım biri de beni kitlesin, aynı kadın etrafında yine kemik kitlesi, neyse daldım içeri herkes aynı müziği dinlesin, zayıflarla doldu zaten bu akşamın karnesi, salla kafayı durma şimdi daha iyisin, kavga etmek için yok kimsenin manisi, bizim "yoo yee" yine hayli agresif, sanırım yine bulamayacak stüdyonun adresi, herkesin bir itirazı var, daha ne desin? çük kadar limonla çorba getirmenin mazereti yok, neredesin? tüm evlerin kapandı perdesi, kafamı kurcalar bugün kaçıncı cumartesi?

kayra

söyle kaç kez kumanda döndü elde? belgesel kanallarında fink atar benim gözüm yine, kaç kez tepişti gergedanla aslan? at yarışlarında son bir düzlük oldu akşam, kanepenin yanında terlik işte imza,eşofmanın delik diziyle dakikalarda oyna, bıkmadım yarım saat ben izlemekten saçların dökülmesinden bahseden bir tvden,moral bir gitti sanki,gocundumm her şekilde, dedim anneanne ne ara geldi saçlarım bu hale? uyumuş olmasaydı kimbilir ne derdi? hatırlatırdı derdi bak bugün cumartesi, bugün cumartesi akla geliyor pek tabi ki hemencecik fresh b,kaç yılın sonunda kaç yılın telaşesi, aklımın yanında sordular kimbilir bugün hangi cumartesi? kimbilir bugün hangi cumartesi? kimbilir bugün hangi cumartesi?​
 
sorgu

ilikledim gömleğimin düğmelerini, kafamda kuruyorum bana gülmelerini, bizim çocuklar bir görse döner bütün gün bir geyik, gayet temiz söylediklerimiz ama kazanıcam para alıcam elindekini,mağaza camlarında gördüğüm tipim gayet iyi, bir anda geldi özgüvenim alayını(.....), üstüme sürme lan arabayı sırası mı? güdümlüyüm yürüyorum topuk seslerine, herkesin ihtiyacı var sabah sekslerine, izlenimini bozma ayakkabında toz var, sabah ayaz bıraktı yerini günün renklerine, bir kahveyle muhabbetimiz yalan, işyerinden arkadaşlar mecburiyet falan, pek tabi ki bu kadroyu tanıştıran para, fazla duyarlılık yapmasana yanaştı bak sana yürü, belki değişir bugünün. olmaz mı olur? nah olur! sıkıntı hayli büyük bence harbi yok sonu, yüz elli senedir aynı yol,dememiş miydim bunu?

sorgu

o zaman selam aleyhimizde devam, kartvizitim fena, cüzdanımda devam, üstüm başım ve masaüstü temam, birbiriyle çelişir ve bu başıma bela, sorgu kim mi? benim, o bunu bir hayli takar, bak tepeden tırnağa huzursuzluk akar, takvimler atar, takvimler atar, zaman kısa kazanıp istediğini ah...

kayra

mr.loba loba, alarma durma benle küfret, her sabah yeminler et, tıraş köpükleriyle meşk, şenlenir yüzünde gaftiden jiletler, bende marka sabit olmaz suratta kesikler, bembeyaz bir gömlek ütüledim dün akşam, çık bu evden lokma geçmeden boğazdan, baktım aynadan da şöyle kendime inceden bir şaftı yaymışım desem hakikaten yerinde,boş yere yine bana yine boş yere, deme bak perişan ediyor vesvese, krediler biter mi? söyle yanmasın benimle, kimlerin dilinde? kimlerin cebinde? hayali gerçek, kendisiyse öyle sahte, var bir yol bana kendi topuk seslerimde, yürüyorum bizatihi günler hep bu ezberimde, uykular satıldı ekmeğin peşinde.

sorgu

o zaman selam aleyhimizde devam, kartvizitim fena, cüzdanımda devam, üstüm başım ve masaüstü temam, birbiriyle çelişir ve bu başıma bela, sorgu kim mi? benim, o bunu bir hayli takar, bak tepeden tırnağa huzursuzluk akar, takvimler atar, takvimler atar, zaman kısa kazanıp istediğini ah...​
 
sorgu

elime almıştım ilk defa bir uzaktan kumanda, duvardan duvara vurduğum bisiklet orada, roman sokağında dayak yedim çenem pisuvarda, babam bir şey yapamazdı çünkü yabancıydık orada, yalancıydı herkes istediğini dayattı, çocukluğumda müdahalesiz mahvoldu hayatım, neden böyle olmuştu? neden doğmuştum? kimin serüveninde yerimi doldurmuştum? yaşanılanlar sadece kötü bir filmin devamı, eski arkadaşlarıma çok görürüm bir selamı, siktir edip değiştirdim yolumu kaç kere ben, yumruk atmak istedin birine kaç kere sen? söyle, istemezdim olmasını böyle, elim beynimde konuşurken kendi kendime, siktir lan diyebilirdi birisi metrobüste, taverna belli gidiyorum,her gün aynı terane.

da poet

bana üzülme, ister git ister kal, bu taverna ışıkları yanar bu beynimde, yüzümde kapkara bir kahkaha bu taverna.

kayra

tavernalarda vur beni, terane zati belli, beyoğlu nerdesin? beyoğlu kimdesin bilirsin metrobüste son bir tango banko bol fiyasko, richie rich'in köpekle gel bana bu eldorado, modamız eski modamız harbi geçmiş, kafamda çiviliden beter krampon ölüme gel gidek mi? ölümü dilime takmasam bu şarkı bana güler mi? morrissey olsa şarkısında sence bunu da der mi? sanmam, merdivende kan görenler anlar, boş salonlarında dimdirek bütün duvarlar, neyse ne bu böyle gelmiş işte böyle gidecek, bu akşamın sonunda hiçbir şey de değişmeyecek, yirmi tonda elli farklı davet olsa,markalar da birleşir mi söyle tek bir pisuvarda? rotring ucuyla deş şu kalbimi kim bilir neler çıkar bak şaşırmazsın.

da poet

bana üzülme, ister git ister kal, bu taverna ışıkları yanar bu beynimde, yüzümde kapkara bir kahkaha bu taverna.​
 
Ais Ezhel:
Gri şehre doğdum, senelerden doksan bir,
Anamın karnında bile müzik noksan değil,
Okula başlamadan yazdım, fazla yaramazdım,
Ellerimde defter içinde gizli rapler,

Çünkü okul değil müzikti bana rehber,
Dersler ezber o yüzden para etmez,
Bebelerle doğaçlama öğretmene dissler,
Pantolon kıçımda müdür muavinim izler,

Büyüdüm ettim ben eğlencemi meslek,
Sokaktan destek ve internette hashtag,
Ne façamızdan ödün verdik ne de çektik peşkeş,
Toplandık beş keş, yükseldik tek tek,

Her şey boka sarabilir yakabilir evlat,
Beş kağıt pahasına batabilir her halt,
Buna rağmen yine çekip takılırım pek rahat,
Gece ardı güneş yine başa döner tekrar.

Da Poet:
Nereye kadar gider yolumun sonu?
Nereye baksam sorun aynı konu bunu duy,
Aklımın arka bahçesinde dur,
Oldum derken beynini ceket iç cebinde bul,

Gerçek sabah akşam yalanla dövüşür,
Samsa akşam yatıp sabah bir tanka dönüşür,
Van gogh'un fırçası dp'nin sövüşü,
Ellerim m16 gözlerim gece görüşü,

Sonuçta yine kayıtsızım,
Zulamda yok bir domuzun sabah kahvaltısı,
Cennetinde cehennemin saplantısı,
Egona bazuka bana da getir çuvaldızı,

Hızım düşer gerçeğin üzerine kızım defol,
Cehenneme harala gürele bir daha dene,
Olmadı sızını sakla kendine,
Cebinde medeniyet arayanın beyin neyine lan beyin neyine?

Düşünün peşine depar atanlar,
Düşüne bir el daha sık sıyrıl olaydan,
Kolayı var boyunu aşar bu dalgalar,
Boyuna sar boyuna sar bu başa döner tekrar,

Fotokopiyle çoğaltılan popstarlara selam,
Petibör gibi kırılgan para gibi de yalan,
Züğürdün çenesi yorgun ekranı fettan,
Bu başa döner tekrar.

Sorgu:
Gideceğin yere kadar bırakır hayatın,
Karanlığa gömül bırak teması,
Bakteri yuvasısın bak bir de bu nasıl?
Kendini kandırma yok bir daha burası.

İki kopyanın kopyası
Ya da harbiden bir psikopatın ütopyasısın,
Düşünmekten yorulup yolunun sonunu ara ama
Sanırım bu arayışın yok piyasası.

Önünde sonunda bozulur fiyakası,
Biz konuştukça düşer duvardan haritası,
Dünya sana bana aynı değil,
Sınırlarına küfret çek tut üflemeyip,

Gözlerimin önünde eridi anam babam,
Yalnızlığa idman bu elimde kalan,
Bilerek ve isteyerek meydan okudum ona,
Günahını sabaha bırakıp küfrederim sana,

Çünkü bize yine kalan aynı dert tasa,
Ortadayız tüm takım çalışıyor tek pasa,
Geri çekilip izliyorum artık yok çabam,
Bugün de uyusak ya gün doğmadan,

Reçetesiz toplum morfini bir ekran,
Güzel günlerimiz olmayacak sanırım efkar basar,
Karakolluk olmak için ısrarla…
Bu başa döner tekrar.​
 
sorgu

herkesin istanbul'u başka, başla, çık sokağa bir umut patlasın kaşlar, trafik akar billboardlara bakar onun derdi evine gitmek bu canımı sıkar hadi bu paniği yaşa, akıl başından kaçar ama sanki atıldık girdiğimiz sokakta taça, karıştırma yine var araştırma, uzunlarını yakma gözlerimi kamaştırma, anlamazsan anlama lan napayım,zengini koruma bana bir gün yapıp tatil, bu tam bir teknik adam tabiriyle zor bir rakip hey başladı takip, şimdi sakin, bana bırak.. ellerimde ne mi var? elimde ne mi var? bir bok yok! şehir beni yorar. işi gücü bitir çevir hadi koma. yine de yaklaşırken biraz daha kaçınılmaz sona.

da poet

yuvarlanıp giderken elinden zaman, geride kalan onca boşa adım onca boşa çaba anca karavana, hani bana rap hani bana para? burada başa döner kaset boş ama yaşam kadar da panorama, nefes almak fazla ama aidiyet eksik, istanbul'dan gitsem lakin vapurlar da benle gelsin, batıdan doğu doğudan batı bu resim,bir günde altı mevsim yedi tepe otuz üç cisim, yine şehir hatlarında şair, üstüme avm yapın kalayım buraya baki, sahi dersaadeti kimler etti böylesine zalim? betondan ormanlarında yatan koskoca mazi, obur şehir güzel kadın kötü şiir, damarlarını zehir akıp giden bir nehir, seninle olmak zor ayrılmak imkansız gibi, ben istanbul'dan istanbul da benden deli.

kayra

bana bir yer bul, bana bir söz bul istanbul, söyledin bugün bana durmadan yorul, türlü badireyle yollarında vurgun, sen delirmeden delirmem, delirme yapma dur, sar başa, dumanlı bir vapurda söv bana, sanki sakar şakir oldum beş yılımda, gardırop fuat peşimde bırakmayacak asla, taksi dolmuş telsizinden seslenin bana, bak sen şirket olmuş onca züppe, pis nefeslerin gezer şehrin ensesinde, yak bu aklı binmeden şu 76C'ye, yol boyunca markalar ve reklam her zaman yine, soruyorum ben bu akla nerede uydum? akbilim doluyken uykularda boş bulundum, ben ben olmasaydım olabilirdim billy corgan, bul bir yer bul bir söz n'olur istanbul.​
 
sahtiyan

anuta adası'nda bir balıkçı gibi, kafa tutarım hortuma kasırgaya ben kayıksız, elimde misina, vira bismillah geleni çekerim, hayat selam verdirmesin çakala kayıtsız, her ortamda biri biri oynar, oyun bozar, madik atar, oy böler, kolay olan barışsız, neyin peşindesin bilader? ne kazandın? amerikan rüyası mı? senin de sonun fosil, hakir gördüğün asil ve asıl, kolibasili bas ve edep kursuna yazıl, haklıyım hepimizin kendince günahları, sevapları, gün içinde gördüğü serapları, alet çantasından çıkaracağı yedi sekiz anahtarı var, bana bu dünya dar man doksan, bize bu dünya dar man.

sorgu

bize boş kafa uzak ve de dünya dar, tüm galaksiyelere ültimaton dünyadan, bize boş kafa uzak ve de dünya dar, tüm galaksiyelere ültimaton dünyadan uçurtmaları düşüren kötü çocuk olamayıp ter attığımız rüyalar.

da poet

yoluna düşerken ışıklar yine gölgedesin, geride kalan geçmişe selam burası dp'nin penceresi, ciğerlerin son nefesine dek para desin, bu parodiyi sobeler laf ebesi yine, zamanın ufku paranın ufku kadar geniş mi? panayır yeri hayatım, mağlup oldukça değişti, yine de rap dilin belası, cümleler taşıyan vagonlarım hep raylara aşık, olmaz olmaz istediğin hep istediğin zaman, mutluluk belki karayipler'de kayıp bir ada, yoluna yaktığım gemiler hep sulara batar, yolunda olsam okyanusların kalp yerinde atar, yanar öfkemin dumanı, avcuma kapattım hokkabazları, evde kaldı yalancıkları, uyanmaz uykusundan oyuncakların, kum saatlerinde akıp gider ışık yılları çünkü:

sorgu

bize boş kafa uzak ve de dünya dar, tüm galaksiyelere ültimaton dünyadan, bize boş kafa uzak ve de dünya dar, tüm galaksiyelere ültimaton dünyadan uçurtmaları düşüren kötü çocuk olamayıp ter attığımız rüyalar.

sorgu

tam dibi görür ama umursamaz, çünkü günaydın demeye alışkın değil oda, yeni bir güne başla ama yine aynı tantana, çünkü zamanın çok yarına bir adım daha atarım sonuçta bugün yine ölmedim, ihtimali düşündüm pek üzerine düşmedim, suç kimin ama boş gibi, cadde de bu gece bana bir hoş gelir, yere at lan aramada bara bap baa! bak geri bak bulamıyon onu asla aklımdaki ne? 90bpm dostlar, talih dönerse omuzdan atılır tozlar ve bozmaz umarım hava daha var pazara, tahtamı eksiltti boktan sigara. kaytar, biraz daha gayta gerekli dünyaya, yaşatıcam seni hayta!

sorgu

bize boş kafa uzak ve de dünya dar, tüm galaksiyelere ültimaton dünyadan, bize boş kafa uzak ve de dünya dar, tüm galaksiyelere ültimaton dünyadan uçurtmaları düşüren kötü çocuk olamayıp ter attığımız rüyalar.​
 
ağaçkakan

gün dönümünü beş geçer saat, bütün çöpleri bir yerde topla kibritle yak, kentin alacakaranlığı muhtelif yerlerimden üstüme yakıştı sanki podyumum sokak, köpekler alkışlar ancak tabanca kaçak, kanyak illegal, tüm ayyaşlar kuru sıkar, yanlış alarm radyodan avaz avaz, kafa siken sabah sabah kepenk gürültüsüyle kalk, sigara filtreden yanık, kundakçı tanık, ta kendisi benim bayım kesin artık tantanayı, ben ayakkabımı yalnızca çözülünce bağlarım hayatım pahasına bekliyorum marmaray'ı, dört bira yirmi lira, kara torba tıka basa malvarlığım bir pansiyon bir de toros eski kasa, müdavim kire pasa diriliş ite kaka, ikimiz ipe sapa gelemezdik yan yana.

da poet

sonu yok, bunun hiçbir sonu yok, aylak adam sonu yok, dünya yansa da sorun yok.

kayra

paspas almışın, güzel beğendim, hamleler yerinde toparlaman gerekli, sürekli damar tv, kesmedin sakal bir ay mı geçti? hale bak desem çok umrunda sanki, faturalar yerinde bakmamışsın altı aydır, lan laf mı? bir tek mi sen boşandın? anlat haydi sanki bilmedik bir şey mi geçti, sade laf seninkisi, çöp boşalt la bari, ne yani gelmesem bir kimse görmeyecek seni, utanmadan da dersin aklınız yerinde mi? beyaz ketenle bordo papyon ah senin mi? balayıdan kalan birkaç resim teselli kafi, tavanlarda gölgelerle küflenen mesai, ben yerinde olsam elbet dinlemezdim kendimi, sal bir kendini, aç şu perdeyi, yolda var biri, anlatın bana, bugün biter mi?

da poet

sonu yok, bunun hiçbir sonu yok, aylak adam sonu yok, dünya yansa da sorun yok.

sorgu

gözüme çarpar caddede takvimden detaylar, üniformalar muhabbet eder ekler ve çayla, parayla ne ara bu kadar içli dışlı? otobüs duraklarına sığındığın kış mı? ve hızlı geçti zaman biraz viski ve seks hayatın için yol bu yol biraz riskli, çünkü işlerim yolunda değil o kadar pislik isteyerek battım içine burada saklı gizli, kimsenin yok haberi anam babam mutlu hepsi, eski kasa bir toros yanında poşetler dizili, sanki düşmüşüm o kaldırım acıtır dizimi, sanki gördüğüm an çıkarttım takım elbisemi, bana kol düğmesi yetmez, soğusun biraz içme, açık pencereden gördüğün televizyonu izle, sokak istemese de karanlık yabancıları gizler, aylağın teki çöplüğünü dikizler.

da poet

sonu yok, bunun hiçbir sonu yok, aylak adam sonu yok, dünya yansa da sorun yok.
 
ezhel

elimde yalanlardan dolu bi duble seki içiyorum, cebimde kalanlardan dünyayı satın almış gibi coştum, kafamda dumanlardan bulutlar üstündeyken komşular der bu adam takılıyormuş bu civarlarda bu saçmalıktan çok uzakta, ki ben her gün elimde yalanlardan dolu bi duble seki içiyorum, cebimde kalanlardan dünyayı satın almış gibi coştum, kafamda dumanlardan bulutlar üstündeyken komşular der bu adam takılıyormuş bu civarlarda bu saçmalıktan çok uzakta.

da poet

yarına bir adım daha, adımlarım yollara batar, yanımda olan yanımda kalır canım da ona, içinde yüzdüğüm vaha içinden dünyalar akar, güneş gider semadan ama yine baharda kafam, canıma tak eder madam ona da basit bir veda, asit banyosundan sıcak sulara uzanır yaşam bazen, bugünü dünde aramak zarar, dostunu tanı düşmanına vermeden karar, yanına yatar şeytanın meydanında eyvah, kolpanın elinde kaldı tılsımım, yüzünden sildi hırsını, geriye bir sus payı, gözümdeki ışık parlatır sustayı, çırak sollar ustayı, dokuz sıfır bpm'de atar kalbimin pili, birimiz düşse eğer birimiz tutmayı bilir, cahile susar dostuma konuşur dilim, katile susar alime konuşur dilim, bu yüzden:

ezhel

elimde yalanlardan dolu bi duble seki içiyorum, cebimde kalanlardan dünyayı satın almış gibi coştum, kafamda dumanlardan bulutlar üstündeyken komşular der bu adam takılıyormuş bu civarlarda bu saçmalıktan çok uzakta, ki ben her gün elimde yalanlardan dolu bi duble seki içiyorum, cebimde kalanlardan dünyayı satın almış gibi coştum, kafamda dumanlardan bulutlar üstündeyken komşular der bu adam takılıyormuş bu civarlarda bu saçmalıktan çok uzakta.

ezhel

yakar gözüme vuran güneş, şansım gelir düşeş yine de her gün aynı hayatımla ruhum tutar güreş, dert olsa da dün hep bugün takıl ve de gül geç çünkü her an dönüşebilir yarın önceki bi güne, şaka gibi gelir bazen gerçekten anlarsan gerçeği, dört duvar içindesindir bi an dersin nerdeyim? en salak gelen şey olur gerçek, açsan perde gördüğün en büyük zorluk birebir engeldiler, yavaş yanan kağıtlara sardım kafamı dağıtmadan kardım ben, bayılcağım an kalktım, direndikçe ruhum umut dolar yarın, kaç günün geçerse geçsin kalan zaman altı, bazen desem de aga yarınım yoktur, kendimi kurtarmak için çalışıyordum, bunu bilen anam der akıllı oğlum, bütün bunları yaparken zaten takılıyordum.

ezhel

elimde yalanlardan dolu bi duble seki içiyorum, cebimde kalanlardan dünyayı satın almış gibi coştum, kafamda dumanlardan bulutlar üstündeyken komşular der bu adam takılıyormuş bu civarlarda bu saçmalıktan çok uzakta, ki ben her gün elimde yalanlardan dolu bi duble seki içiyorum, cebimde kalanlardan dünyayı satın almış gibi coştum, kafamda dumanlardan bulutlar üstündeyken komşular der bu adam takılıyormuş bu civarlarda bu saçmalıktan çok uzakta.

sorgu

havanın rengine bak hele lan düştük zokaya, kesin şimdi stüdyoda bir mevzu girelim potaya, en son ne zaman? hey gidi günler hey, çok azana rap hey gidi günler hey, tamtakır ama kasa yok tasa,yine de ne yapacağımı düşünürüm, bir çözüm yolu bulamasam olamaz kesinlikle olmamalı, taşı kaldır elinden o bunun üstünde durmamalı, tamponla yarayı birkaç kumpas kurup elbet öğretirler tokat yiyene taşrada bunu, hastalıklı karının teki gelip yine seni bulur, muhabbeti uzatma kısa kesip kapa telefonu, tam pisliğin göbeğine girdik yine odaya, yanlışlıkla tükürdüm park halindeki tomaya, yo dayan çıkacaz karaya, karambole bir kavga gir ayak dışıyla konuya.

ezhel

elimde yalanlardan dolu bi duble seki içiyorum, cebimde kalanlardan dünyayı satın almış gibi coştum, kafamda dumanlardan bulutlar üstündeyken komşular der bu adam takılıyormuş bu civarlarda bu saçmalıktan çok uzakta, ki ben her gün elimde yalanlardan dolu bi duble seki içiyorum, cebimde kalanlardan dünyayı satın almış gibi coştum, kafamda dumanlardan bulutlar üstündeyken komşular der bu adam takılıyormuş bu civarlarda bu saçmalıktan çok uzakta.​
 
Sorguyu dramelodı projekten berı severek dınlerım ,
guzeldır sesı ..
umarım bu albumde onlara yakısır bır album olmustur
 
kayra

görenler anlatırlar bir macera bu, kahramanın ismi belli zibidi parro, o gün de dürbün elde kendi camda, şehri gözler itinalı kuşkularla sert bakışla, süt liman kıvamda meydan, bu fazla normal, normal olmasıysa can sıkan ve yok bir sinyal, kornalar sirenler her tarafta cümle sesler, ince sezgilerle parro temkin elde bekler, her zaman tetikte, kuşkular peşinde sabit, yeni bir maceraya yelken asla olmaz erken, derken aniden bir sesle sinyal aldı parro, böyle dakikalarda tek rakibi sade zorro, o-o, içeri girdi kağıda sarılı bir taş, aldı kağıdı baktı gördü bir adresle bir mesaj, kimse yok yanında zorda senyorita, öfkeden delirdi çünkü onun ismi belli:

kayra

zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, tek bir el tek fiyasko ve zibidi parro.

da poet

giyindi pelerinini bıyıklarını düzeltti, genelde gülmez ama güzel kadınları severdi, aksiyon adamlar, aksi adam, radyodan duyup koşar beladan belaya, yumruk iyilik için görevli, o çatıdan çatıya şehir doğudan batıya, gece gelince telefon çalar kimdi o arayan? ucunda bir bayan yardım arayan, dedi tamam bu tam ona göre bir görev sonuç yine intikam, bacadan daldı dallamaların arasına davranamadı kimse tabancasına, dedi bırakın kızı, tokadında ışık hızı, tarumar oldu ortalık parro sırtladı kızı, peşinden yine aksiyon, düşebilemezdi ki tansiyon, macerayı seven adam a.k.a zibidi parro, şampiyon bıyıklı süper kahraman, hızlı akar kanı, rüzgarı yakar canı, çünkü onun adı:

kayra

zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, zibidi parro, tek bir el tek fiyasko ve zibidi parro.​
 
sorgu

ölünce toprağa insan ektin ve lafını bilmeden hesap ettin, hastanede hatıra fotoğrafı çektiren ne sana merak ettim, bir anda gözünde büyüttün, anandan öğüt mü lan bu görüntün? koşturdun çünkü sönüksün ölü, yalanla dolanla kurtar günü, göremedin önünü başla buradan o gerdeğe girdiğin başka organ ol sakınca biraz. korkmalılar bir de bakınca sana yok buna itiraz, gömleğini bir kere lekeli bırak ve bir kere yere tükür, sakat bir pavyonda tüm paranı sökül, kökül, ucuz bir otelde bul sabahı dökül, ölümüne kavga edemedin kütük, dalamadın on kişinin arasına, büyük kumara gir yok pahasına zaten az kaldı gecenin yarısına, hadi lan, sarsana seni böyle sarsana bir dal, kafayı biraz oynat çıkacak fidan, olmadı bir daha vur bir daha, bırak lan en iyisi sigaramı ya da...

sorgu

rastgele nefes al, tak yine kafaya bir yolculuk, ipi demire bağla kurtar, elindekini çekti ani kurtlar, bak bir fikrim var, bak bir fikrim var, var bir fikrim, tsigalko'dan biraz halliceyim yine.

kayra

her yanı dünya cümle mosmor, önde boş bir yol hafızam kor, haydi gücenmeden bir de bana sor, aklıma mukayyet ol demesi mi zor? kantar aklımı tartar, hileli kantar ama yine tartar, sana kalırsa belalı zarlar, bana kalırsa bana yine ben zarar, çok sarar görsem seni cine 5, aklıma pelesenk görüntü gerçek, dondu link gitti bak neşem, sövseler ölmem kırılsın çenem, lütfen bana röntgen, içim hep leş, içim hep tavuk döner, yok yere demedik elbet evvel, 3310'da yılan oyna dellen, buradayım bir yer hakketmedim ben, barbara palvin öyle mi la lütfen, zıpla gel, bende peş papel, sana son şarkım grup laçin'den, tıraşı kes teybini kapat, tırıvırı ne varsa ona at kulaç, kim yeni hortlar? topukla kaç, gözleri kapat sıfatına smaç.

sorgu

rastgele nefes al, tak yine kafaya bir yolculuk, ipi demire bağla kurtar, elindekini çekti ani kurtlar, bak bir fikrim var, bak bir fikrim var, var bir fikrim, tsigalko'dan biraz halliceyim yine.

allame

iyi değilim iyi mi? ipimi çeken gece değil soğuk fikrimde değilim, boğazına yapıştı sıkı giyinip çık dışarı, ben lorduyum izbelerin, davama küfürle hizmet edeyim, görünürde bir şey yok izler derin, ikinci sınıf bir bar kavgası, herif sert girdi beni izle bebeğim, yükselmenin yarısı kekten, göz çapağında kara kuru sinekler, arada para dolu arabayı iteklemekten vazgeçen inancı bilekler, ucuz bir kevaşe ile sinemanın kapısına sıraya geçersin tek biletle, bazen jiletle serseri bazen bir resimle edersin hayatı ezber, bedenin parçaları turist ama bütünsün görünürde bu nasıl bir denklem? vuruldum gözümden düştü melekler, düştü melekler, inanma leylekler gerçek iletken ironik değil mi bu arıza hala geçmeyen eklem, fikirlerim kafana çelik yelekten, doğrusallık anında erekte.

sorgu

rastgele nefes al, tak yine kafaya bir yolculuk, ipi demire bağla kurtar, elindekini çekti ani kurtlar, bak bir fikrim var, bak bir fikrim var, var bir fikrim, tsigalko'dan biraz halliceyim yine.​
 
da poet

daha doğmadım da ölmedim de, tanırsın beni geçmiş diye bir yerden, kimselerde adım sanım yok, kan lekesi gömleğimde, sesim çıkmaz suallerine hiçbir sözüm hiçbir cevabım yok. doğmadım da ölmedim de, tanırsın beni geçmiş diye bir yerden kimselerde adım sanım yok, kan lekesi gömleğimde sesim çıkmaz suallerine hiçbir sözüm hiçbir cevabım yok.

kayra

beni bir kaybet, bana bir maske bul, çoraplar ıslak gömlek hep dışarıda, teybi yükle omza, posterim batistuta, botlarım siyah, t-shirtlerim kara, korkudan baya beter ne varsa bul getir bana, yatmadan bir sor bana, isterim bir dövme kolda, oysa al paket sakla bahçe arkasında, ben kimim? bu ev kimin? bir aileyiz değil mi? geçen bir şarkı dinledim nefret intihar, aynı anda ölmek istedim daha zaman var, aynı mevzu tekrar oldu dinlemiştim iced earth, dünya bana bir fazla kulakta çınlama, bağlı kollar arkadan durmadan tokatlar, her sabah her akşam clearasil nedir lan? hesapta bak suratta kalmayacak bir tek sivilce, eşekler güler buna, arkadaşlar asla.

da poet

daha doğmadım da ölmedim de, tanırsın beni geçmiş diye bir yerden, kimselerde adım sanım yok, kan lekesi gömleğimde, sesim çıkmaz suallerine hiçbir sözüm hiçbir cevabım yok. doğmadım da ölmedim de, tanırsın beni geçmiş diye bir yerden kimselerde adım sanım yok, kan lekesi gömleğimde sesim çıkmaz suallerine hiçbir sözüm hiçbir cevabım yok.

da poet

delindi zırhım hırsımın peşinde, geride onca ben ve bir çift gözün tılsımıyla yerde, hiç kitaplar anlamazdı sınırlar da öyle, zaten kof şiirlerimden tanırdın beni görsen, bir baksan, ya akşam olsa ya da bir maske taksam zira çirkinlik yüzümden yere damlar anla, babamdan eksiktim çocukluğumdan fazla, ne ara gömleğim kan oldu? ne ara iç cekimde sigara ne ara? önceleri ölmek istedim, aslında korkağın tekiydim fazla anlamlıydı kurt cobain, ilk biramda klozetin dibindeyim, sırılsıklam platonik ve henüz on beşimdeyim, panikteyim gözüm gözüne değerse diye, eğer güneş bir kez daha buraya doğarsa diye, kelebek olamayan bir tırtılım, kopar bacaklarım, sorarsan niye malum cevapsızım yine.

kayra

çoraplar ıslak, gömlek hep dışarıda. çoraplar ıslak, gömlek hep dışarıda. çoraplar ıslak, gömlek hep dışarıda. çoraplar ıslak, gömlek hep dışarıda.

da poet

daha doğmadım da ölmedim de, tanırsın beni geçmiş diye bir yerden, kimselerde adım sanım yok, kan lekesi gömleğimde, sesim çıkmaz suallerine hiçbir sözüm hiçbir cevabım yok. doğmadım da ölmedim de, tanırsın beni geçmiş diye bir yerden kimselerde adım sanım yok, kan lekesi gömleğimde sesim çıkmaz suallerine hiçbir sözüm hiçbir cevabım yok.
 
kayra

tanıyorum seni, ne söylesem ki? sakarya caddesi'nde buz tutan havuz gibi, peşimde intikamın, ömürlik her günahın arkasında saklanır, birinde ben kayıp, sonunda yürüyoruz sonuçta yolda, benzer öfkeler gezer kanımda, farklı tatta, birinden işte tut getir hesap değişmez, her halükarda borcu var intikamının bana. zor her zaman mı zor? akşam olmadan kararmak, karartı yolda durmak ve ben bugün dedim, daha bugün dedim, sen ölmeden gebermem uykularda sövmem, ne sandın? adın duvarda kalmaz, bir gün silinecek elbet hafızamda hem de zorla, o gün gelince söyle eylemin nedir? kanımda gezmesin yüzün, ömür gider çürür.

sorgu

çocukluk intikamım, yaş çimentolarda adımlar, mahalle aynı hala her duvarda adın var, biraz güneşten uzak nedeni tabi ki binalar, şimdi bir ben varım, adın ve bir de duvarlar. sanki yabancıyım ilk kavga ettiğim yere, çok yaklaştım orada gole hem de vole, tribün altında yarım bira içip dön deliye, dışarı çık diye taş attım ama yanlış pencereye, zaman geçer insanlar değişir ne için? hep düşündüm görebilir miyiz kırık bir aynadan, isterim ki muhabbet biraz fazla sürsün evlerimiz yemek kokarken akşam olmadan, caddeler konuşsun istesen yolunu bulursun, tam anlamıyla dışarı çıktım bu kurtuluşum şimdi taştan örme suratlar gerçek değil sanki, kırık bir aynadan tanıyorum seni.

ağaçkakan

tanıyorum seni, bir kahvehanenin en son geçen kış temizlenen camekanında dimdik asılı duran fotoğrafta peder ihtiyar ve sessiz, o vakit hem trt hem de komşuları renksiz, lanetli miras kamburumda babalık, aynadan yansıyanla konuşan velet çok tanıdık, yine de kapalı perdeler, biraz da oturabilir miyim? dışarıdalar ve her yerdeler, bak, karnaval yasak, yasa dışı çatapat, cenazende şatafat sana müstehak. amisos tepesi'nde kafamız kıyak, poyraz hoyrat, aşırı doz rüzgar bana müstehak. sırt çantasına sığan hayat uzun, karman çorman saçlarım ve salyangozun yokuşu bu. makus talih beni korur musun? evren kazanından canlı çıkan saygı değer piç kurusuyum.​
 
kayra

Nikiforenko, elinde bol fiyasko, kargodan paketle kelle şimdi gel de sövme, mf doom elde maske gördüm en beyaz gece, belde kar tutan tabanca şimdi hangi cepte? bitmez elli kolda kanlı kumda taneler sorum, yeraltında basmadık bir yer bulup da kaybolun, baldırında dövmelerle paslı matkap uçları, kader buluşturur ziya doğanla ayman'ı, bel altı rhyme'a bağlı cümleten dümen peşinde, gafti saygıdan telef, kelek dilinde yok metanet, bu girdabın dibinde tüm dravdan estetik gafti dilde şahaser kimilerinde yok bitik, en semizlerinden eldivenle seçtim ensenizden, aynı anda laflarınsa serzenişten, yok yere kafeste besle dublöründen elli tane, bir gün bir yerde lazım elbet, uyardım işte.

9 Canlı

eskimeyen günler çileler tövbe tövbe, isyan öfke vardı her satır ve her günümde, çünkü her şekilde kazancım olmaz, basit sanıp devam edip verirsin her şeyini, rapçi anlamaz devam eder sürekli ve bolca pantolonla hep gezer cesur yürekli, fedakar olmak hiphop genelde kaybedersin, dönerse sevgi nefrete bulur ve kullanırsın ve sonra zorlanırsın bi gün akıllanırsın, şarap gibiyse hiphop eh sende yıllanırsın, diker ve anlatırsın çocukluk hatıranı, bi dön bi bak bu yanna bu yanda honey money, beate ses verin ki anlatayım tane tane, nasıl bi ses benimkisi geziyo hane hane. nedense hep bahane hayat değil şahane, hep bile Hale sokar seni ama yok ki nerde çare. eskidendi isyan, ufacık bir çocuktun, etkilendin o abilerin bozuktu, hep dilediğin öyle biri olmayı, göremedin gerçek yüzünü onların.

9 Canlı

dur, koşan adam yorgun vurulur, vuracak mermi mi bulunur? eh tabi hesabı sorulur, yaşıyorsa o afacan.

kamufle

çat kapı selam verir çatık kaşlı yaşam, maşadan tut ateşi yanma sakın hataların kadar, ne eksik ne fazlalık kıyametten beter günler gelir geçer rakiplerin mezarlıkta hortlar. dur dersin durmaz ya da sus dersin susmaz kibir kanlı elmas olur seni ürpertir çokça. lakap takar sana arkadaşlık peşin fiyatına harcanırsın gelecek zor dertlerse bolca. nacizane abartılar yeri gelince güzeldir
yeri gelince fazla bayat yeri gelince özel. deli gönülse yeri gelince deli bi aşkı seçer sonra yeri gelince seçemediğin hataların küser. tüm dünyada aynı hisler aynı kirli çamaşır aynı bakteriler parfüm olur tekrar tene yapışır saplantılı geçer günler hangi sebep yakışır ki şikayetin şu haline ders verir ve barışır.

da poet & sorgu

dağılır elin yüzün güzün rüzgarında, asfalta çarparken yüzün caddenin sonunda, kanım kaldırımda eyvah mermi değdi koluma, zar zor ayaktayım dedim geri durun lan! caddenin başındaydı tetikçi itin biri yürüdüm üstüne herif çıkarttı belindekini, tabi kaybedecek bişeyi yok binlerce deli, 90bpm nabız herkesin tavan adrenalini. tabi köşe başına çöker develer ve cüceler üşüşür gece şehre cinler ve periler, zamanım hayli geriler, geriliyo deriler floresan tozu değil o aldığını geri ver! dedi duydum biri parmak ucunda tetik, kalabalığın oluşturduğu çemberin içindeydik, eğil! bela bi kurşun delip geçmeden tenini. Sonra biri dedi ki:

9Canlı

dur, koşan adam yorgun vurulur, vuracak mermi mi bulunur? eh tabi hesabı sorulur, yaşıyorsa o afacan.​
 
ağaçkakan

insanlar evine çekildi, avarelerin göze batma vakti geldi, topuk kaldırımda iz bıraksaydı gündelik bir şarkı bestelerdik sivrisinek sesleriyle üstelik, elim cebime mülteci, kafatasımdan dışarı adım atmaz hayaletetler hepsi münzevi, kornalar ve kepenkler ve deliler müzik öğretmenim, istirham ederim kafa şişirme bari geceleyin, dedin. n'olacaksa olsun, benden önce yokuşlar yorulsun, adımlar kusursuz, jonglör mahareti, bi' sarhoşun cesareti, bi müptezel nezaketine rağmen yanımda huzursuz, anladığını sanmıyorum, henüz anlatmadım, gülümsemen dinlemediğini ispatladı, kabul aksanım böceklerin lisanını andırır duyduğun vızıltı hislerimin tercümanıdır.

da poet

sisler, düşler, günler, saatler, sesler, yüzler, es ver bitmez! bi sonucu yok. istediğin o. bi sonucu yok. ol istediğin.. yollar, kumlar, pullar, ruhlar, sağlar, sollar, zorlar bitmez! bi sonucu yok. istediğin o. bi sonucu yok. ol istediğin..

ağaçkakan

aklımı işgal edin. acaba böyle olsun ister miyim? bazen uyanmak aslında yatakta kalmak ya işitmedim siz ne derseniz deyin.

da poet

ateş edip durdum meteliğe kurşunum da bitti. 90bpm'de devr-i alem gezegenim dipsiz. ipsiz indim kuyuna taş atan deli de benim elinde meşaleyle karanlığa koşturur sesim bi yandan.. sis ve toz boğuldum yeter! ahmak ordusuna komutlar yağdıran kumandana aforoz verildi çekil. yanlışlarım doğrularımı getirdi bi gece özgürlüğün bayrağını zihnime çektim! yarısı eksik bi romanın sayfalarına yepyeni tohumlar ektim ve her bi cümle teknik. aklım enternasyonel olsa da bile kalbim yine etnik. sonuçta koştu durdu herkes aynı sona, kötü adam erol taş kötü kadın aliye rona.. tamam istediğiniz sıfatı yükleyin ama işitmiyorum siz ne derseniz deyin durun bana.

da poet

sisler, düşler, günler, saatler, sesler, yüzler, es ver bitmez! bi sonucu yok. istediğin o. bi sonucu yok. ol istediğin.. yollar, kumlar, pullar, ruhlar, sağlar, sollar, zorlar bitmez! bi sonucu yok. istediğin o. bi sonucu yok. ol istediğin..

ağaçkakan

aklımı işgal edin. acaba böyle olsun ister miyim? bazen uyanmak aslında yatakta kalmak ya işitmedim siz ne derseniz deyin.​
 
Geri