8. Ev

P
  • Kullanıcı Phoibos
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
[YOUTUBE]K5KAc5CoCuk[/YOUTUBE]​


Güzel bir şarkıyla, yeniden merhaba.
 
[YOUTUBE]qH9bT2biKbU[/YOUTUBE]

Dinlerken aklıma sen geldin.
5 yıl olmuş mudur?
Çok gıcık birisin ama seni de sevdiğim gerçeği var bir de.
 
[YOUTUBE]nksTXmu1UAg[/YOUTUBE]​

propaganda fm'de günün şarkısı seçildi.
 
[YOUTUBE]mxk24nL7xQY[/YOUTUBE]​


No sleep, no chance, no need
Forget about it
One life, live free, big dreams
We're all about 'em
 
Anayasal, Sosyal Bir Hak Olan Konut Hakkı

"Devlet, şehirlerin özelliklerini ve çevre şartlarını gözeten bir planlama çerçevesinde, konut ihtiyacını karşılayacak tedbirleri alır, ayrıca toplu konut teşebbüslerini destekler." T. C. Anayasası, 57. madde.

Fatmagül KALE: “Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Jellinek tarafından yapılan tasnifi takip edersek, pasif statü haklarını yani devlete karışmama, dokunmama görevi yükleyen hakları düzenlemiştir. Ancak, tarihsel süreç, bu hakların sosyal, ekonomik ve kültürel haklarla tamamlanmadıkça bir anlam ifade etmediğini göstermiştir. Yasal ve yargısal pek çok eksikliği bulunmasına rağmen, TOKİ, sosyal konut politikasını belirli bir standarda bağlaması bakımından önemlidir.”

Her gün dışarıda bir evsizle karşılaşırken Türkiye İstatistik Kurumu sadece 2013 yılında 529.129 adet ilk konut satışı; 628.061 adet ikinci el konut satışı olduğunu söylüyor. 2003 yılında evsizliğe ve yoksulluğa dikkat çekmek için Evsizler Dünya Kupası başlatılıyor. Ancak pratiği incelemeden evvel teoriyi irdelemek gerekiyor. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Araştırma Görevlisi Fatmagül KALE hocamız ile konuştuk. Konut Hakkı, Sayın Kale’nin Yüksek Lisans tez konusu.

Konut hakkı bir insan hakkı mıdır?

Pek tabi bu sorunun cevabına insan haklarının ne olduğu üzerinden başlamak gerekir. İnsanın insan olmasından ötürü sahip olması gereken haklar olarak tanımlanan insan hakları, insan onurunu korumayı yegâne amaç edinmiştir. İnsanın gereksinimlerinden dolayı pek çok insan haklarının pozitif hukuka aktarıldığı görüşü kabul edilirse, konut hakkının da bireylerin en temel gereksinimlerinden olduğu açıktır. Bunun sonucu olarak da diyebiliriz ki, sağlık, gıda, su hakkı gibi, en basit tanımla barınma ihtiyacını karşılamayı ifade eden konut hakkı da bir insan hakkıdır.

Yeterli standartta konut hakkının ifade etmek istediği nedir? Konut hakkı ile farkı söz konusu mudur?

Yeterli standartta konut hakkı genelde uluslararası insan hakları hukukunda düzenlenen belgeler de kullanılan kavramdır; konut hakkı ise iç hukuklarda kullanılan bir kavram. Örneğin Türk Anayasası’nın 57. maddesi açıkça konut hakkı başlığıyla düzenlenmiştir. Yeterli standartta konut hakkı ise sosyal hakların en önemli dayanağını teşkil eden 1966 tarihli Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Sözleşmesi’nin 11. maddesinde yer almaktadır. Sözleşme’nin denetim organı olarak faaliyet gösteren Komite ise, bu hakka ilişkin yapmış olduğu Genel Yorumunda, yeterli standartta konut hakkının, sadece barınma ihtiyacını korumayı amaç edinmediğini, bunun çok daha ötesinde kurucu unsurlarının olduğunu belirtmiştir. Bunlar nelerdir, konutun hizmet, imkân, malzeme ve altyapı bakımından oturmaya elverişli olması, bedelinin ödenebilir olması, kiracı veya mülk sahibi de olsanız haksız tahliyelere karşı korunmanız, kültürel kimliklerin ve konut farklılıklarının ifade edilmesini sağlayıcı nitelikte olması gibi.

Etkin koruma mekanizmasına sahip Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sisteminde konut hakkı düzenlenmiş midir? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin bu hakka ilişkin kararları söz konusu mudur?

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, liberal düşünceye uygun bir şekilde sadece klasik hakları düzenleyen sözleşmedir. Yani, Jellinek tarafından yapılan tasnifi takip edersek pasif statü haklarını yani devlete karışmama, dokunmama görevi yükleyen hakları düzenlemiştir. Nedir bunlar, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, yaşam hakkı, işkence yasağı, ifade özgürlüğü gibi. Ancak, tarihsel süreç, bu hakların sosyal, ekonomik ve kültürel haklarla tamamlanmadıkça bir anlam ifade etmediğini göstermiştir. Bunun sonucu olarak, AİHS metninde tanınmayan birçok sosyal hak AİHM’nin içtihatlarıyla koruma altına alınmıştır. Konut hakkı, AİHS’de açıkça düzenlenmemiştir, ancak yakın tarihli Romanya’ya ilişkin bir kararında bireylerin belirli standartların altında, konutsuz yaşamasına ilişkin devletin koruma yükümlülüğünü gerçekleştirmemesini 3. madde çerçevesinde aşağılayıcı muamele olarak değerlendirmiştir. Böylece AİHM’nin, konut hakkının kurucu unsurlarının bir kısmını koruma altına almış olduğunu görüyoruz.

Türkiye’de konut hakkına ilişkin anayasal ve yasal düzenlemeler söz konusu mudur?

1982 Anayasası’nın 57. maddesinde bu hakkın düzenlenmiş olduğunu görüyoruz. Bu maddede, devletin toplu konut teşebbüslerini destekleyeceği, maddenin son cümlesinde belirtilmiştir. Buna dayanarak, 1984 tarihli Toplu Konut Kanunu düzenlenmiştir. Bu tarihlerden çok önce devletin konut politikasına ilişkin adımlar attığını söyleyebiliriz. Örneğin, 1925 yılında memurlara yönelik konut kooperatiflerinin kurulması için Kanun kabul edilmiştir. Tabi bunlar sosyal konut politikalarını içeren düzenlemeler değildir. Söz konusu politikalar, ancak 2004 yılında Toplu Konut İdaresi’nin kurulması ile belirli bir standarda kavuşmuştur. Yasal ve yargısal pek çok eksikliği bulunmasına rağmen, TOKİ, sosyal konut politikasını belirli bir standarda bağlaması bakımından önemlidir.

Karşılaştırmalı hukukta konut hakkına ilişkin anayasal veya yasal ve düzenlemeler nelerdir?

Liberal anayasacılık akımı sonrasında hazırlanan anayasalara baktığımızda konut hakkının bu anayasalarda düzenlenmemiş olduğunu görüyoruz, tıpkı diğer sosyal ve ekonomik haklarda olduğu gibi. Örneğin ABD Anayasası ve eklerinde konut hakkı yer almaz; yine Fransız Anayasası’nda bu hakka yer verilmemiştir. Ancak sonradan kabul edilen Kanunlar ile konut politikaları oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu konuda Fransa’daki uygulamalar önemlidir. Özellikle 2007 yılında kabul edilen Kanun ile yargı önünde talep edilebilir konut hakkı tanınmıştır. Bu yasaya göre, ihtiyaç sahibi kimseler, konut ihtiyacı devletçe karşılanmadığı zaman, idari yönetime karşı doğrudan dava açma hakkına sahip kılınmıştır. Türkiye ile farkta burada çıkıyor diyebiliriz. Toplu Konut Kanunu ile getirilen düzenlemeler de bireylere, konut hakkının gerekleri yerine getirilmediği zaman yargısal yola başvurma hakkı tanınmıyor. Oysaki, bir hakkın gerçekleşebilmesi için hak arama yollarının açıkça ve ayrıca belirtilmesi gerekir ki nitekim konut hakkına ilişkin Komite’nin de Genel Yorumları bu yöndedir.



Arş. Gör. Fatmagül KALE kimdir?

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu (2005). İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Kamu Hukuku Alanında Ulusal ve Uluslararası Bağlamda Konut Hakkı Üzerine yüksek lisansını gerçekleştirdi. Şu anda Karadeniz Teknik Üniversitesi’nde Kamu Hukuku Alanında doktora çalışmasını yürüten KALE; aynı zamanda Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi’nde Genel Kamu Hukuku ve İnsan Hakları dersini asiste etmekte.
 
Dâhi, düşünür, sert ve ateşli, sigaraları uç uca ekleyen, "kötülüğün sıradanlığı"nı keşfiyle dünyayı sarsan bir kadın... Hannah Arendt, Nazi Adolf Eichmann´ın Kudüs´teki mahkemesine katıldıktan sonra, Holokost´u daha önce kimsenin yapmadığı şekilde yazma cesaretini gösterir. Çalışması, anında bir skandala yol açar, ama rakipleri ve arkadaşları tarafından saldırıya uğrasa da sarsılmaz. "Düşünen bir kadının filmini" yaptığını belirten Alman auteur Margarethe Von Trotta, Arendt´i gözlemci ve yazar olarak, 1961-1964 yıllarında Eichmann hakkındaki çalışmasına verilen tepkilere direnirken resmediyor.


1sa. 53dk. - Dram - Almanya
Yönetmen: Margarethe von Trotta
Senaristler: Pam Katz, Margarethe von Trotta



Hannah_Arendt_Film_Poster.jpg



02.jpg


29HANNAH-superJumbo.jpg


10235.jpg




Not: Sigara reklamı içerir.
 
[YOUTUBE]cG2bTlOcLnE[/YOUTUBE]​

içinizdeki acıyı lastik misali çekip bırakır. Ah piyano.
 
Geri