8 aylık bebeğe utanç dolu deney! İşte bu deneyin detayları...

Konu sahibi son olarak 78 gün önce görüldü
Amerikalı psikolog John Broadus Watson, henüz 8 aylık olan Albert isimli bebeğin sonu oldu. Watson'un korkunç deneyi sonrası travma yaşayan Albert, 6 yaşında geldiğinde hayatını kaybetti. İşte tarihin en korkunç deneyinin detayları...



8-aylik-bebege-utanc-dolu-deney-aciya-daha-fazla-716059_5319_1_b.jpg


Amerikalı psikolog Watson, "Korku, insanda sonradan edinilen bir refleks mi yoksa doğuştan gelen bir dürtü mü?" sorusunun cevabını ararken, tarihin en korkunç deneyine imza attı.

8-aylik-bebege-utanc-dolu-deney-aciya-daha-fazla-716059_2709_4_b.jpg



Davranışçılık yaklaşımının kurucusu da olan Watson, asistanı Rosalie Rayner ile birlikte çalıştıkları John Hopkins hastanesinin kreşinde oynayan çocukları uzaktan incelemeye başladılar ve denek olarak şefkatten nasibini almamış 8 aylık Albert'i seçtiler. Albert'in annesi, geçimini sağlamak için her gün hastaneye giderek sütünü para karşılığı satar, Albert da bu sırada hastanenin kreşinde, annesinin işi bitene kadar diğer çocuklarla oynardı.

8-aylik-bebege-utanc-dolu-deney-aciya-daha-fazla-716059_8278_6_b.jpg



Deney başladığında, küçük Albert'a birkaç duygusal test yapıldı. Sırasıyla beyaz bir fare, tavşan, yanan kağıt parçaları, peluş bebekler, maske gibi ilk kez karşılaşabileceği nesneler ve durumlar gösterildi. Amaç, Albert'ın bunlara koşulsuz karşı tepkisi olup olmadığını incelemekti. Sonuç olarak, henüz bir korkuya sahip olmayan minik Albert, gördüğü her şeye gülümsedi. Sonrasında, Albert'i boş bir odaya aldılar. Odada, Albert'in üzerine oturduğu yatak haricinde hiçbir eşya yoktu. Daha sonra odadan çıkarak bebeği yalnız bıraktılar ve Albert'in yanına beyaz bir laboratuvar faresi saldılar. Albert, fareden korkmadığı gibi tam tersi bir tepki göstererek fareyi çok sevdi, hatta yakalamaya çalışıp güldü.

8-aylik-bebege-utanc-dolu-deney-aciya-daha-fazla-716059_9364_5_b.jpg


Fakat Watson, Albert, fareye her dokunduğunda biri çekiç, biri çelik çubuk olan iki demir çubuğu birbirine vurarak rahatsız edici sesler çıkardı. Sesten ürken Albert, korkup ağlamaya başladı. Ortam yeniden sessizleşince Albert, fareyle oynamaya devam etti ve fareye dokunduğu ilk anda ekibin çıkardığı o gürültülü ses ile yine karşılaştı. Her sessizlikte eskisi gibi fareyle oynamaya çalışan Albert, hep aynı ürkütücü sesi duyduğu için fareye dokunmaktan korkmaya başladı. Bu deney, birkaç gün daha tekrarlandı ve sonuç olarak Albert ne zaman tüylü bir nesne görse korku içinde ağladı.

8-aylik-bebege-utanc-dolu-deney-aciya-daha-fazla-716059_5867_2_b.jpg



Deneyin sonunda Albert, kendisine gösterilen pamuk, beyaz tavşan ve benzer nesnelerin karşısında demir çubuklarla çıkarılan ses olmamasına rağmen yine aynı reaksiyonu gösterdi ve korkmaya başladı. Deneyin en korkunç anı ise, elde ettikleri sonuçla yetinmeyen Watson ve asistanının, odaya beyaz sakallı ve tüylü kostümler giyerek girmeleriydi. Böylece git gide büyüyen tüylü nesneler karşısında iyice şartlanan Albert'in korkusu, artık hafızasına tamamen kazındı.


8-aylik-bebege-utanc-dolu-deney-aciya-daha-fazla-716059_5440_7_b.jpg



Bu deney, her ne kadar klasik koşullanma konusunda bilim adına büyük bir başarı sayılsa da, ahlaki değerler açısından eksik bir deneydi. Araştırmayı yapan psikologlar, Albert'in ruh sağlığı için bir iyileştirme sürecine başlamayıp hastaneden ayrıldılar. Kaderine terk edilen Albert, artık tek başınayken bile tetikteydi.

8-aylik-bebege-utanc-dolu-deney-aciya-daha-fazla-716059_4976_3_b.jpg


Psikolog Hall P. Beck tarafından yapılan araştırmalar, Albert'in deney sırasında yaşadıkları nedeniyle, psikolojik anlamda sağlıksız bir birey olduğunu gösterdi. Gerçek adı Douglas Merritte olan Küçük Albert, beyaz ve tüylü nesnelere karşı fobileri olan sağlıksız bir kişiliğe sahipti ve henüz 6 yaşındayken, hidrosefali'den (beyinde su toplanması) sonucu hayata gözlerini yumdu.​
 
Sonucu neymis bu deneyin?
Korku nasil olusuyo mus?
 
Deney mi psikopatlık mı?
Neyse küfür edecektim.
 
Sonucu neymis bu deneyin?
Korku nasil olusuyo mus?

Deneyin sonunda Albert, kendisine gösterilen pamuk, beyaz tavşan ve benzer nesnelerin karşısında demir çubuklarla çıkarılan ses olmamasına rağmen yine aynı reaksiyonu gösterdi ve korkmaya başladı. Deneyin en korkunç anı ise, elde ettikleri sonuçla yetinmeyen Watson ve asistanının, odaya beyaz sakallı ve tüylü kostümler giyerek girmeleriydi. Böylece git gide büyüyen tüylü nesneler karşısında iyice şartlanan Albert'in korkusu, artık hafızasına tamamen kazındı.

bu kısımda belirtilmiş sanırım.
 
Deneyin sonunda Albert, kendisine gösterilen pamuk, beyaz tavşan ve benzer nesnelerin karşısında demir çubuklarla çıkarılan ses olmamasına rağmen yine aynı reaksiyonu gösterdi ve korkmaya başladı. Deneyin en korkunç anı ise, elde ettikleri sonuçla yetinmeyen Watson ve asistanının, odaya beyaz sakallı ve tüylü kostümler giyerek girmeleriydi. Böylece git gide büyüyen tüylü nesneler karşısında iyice şartlanan Albert'in korkusu, artık hafızasına tamamen kazındı.

bu kısımda belirtilmiş sanırım.

Algilar ile yani?
 
Yani korkusunun kendisini şartlandırması ile alakalı olduğunu gösteren etik dışı bir deney.

Buna benzer bir deney daha var buna psammetichus deneyi deniyor , tarihte ki en gaddar deneylerdendir.

Eğer bir çocuk kimseden bir şey duymadan büyürse konuşma çağına geldiğinde konuşacağı dil tanrının dili olur diye iki çocuğu heba ettiği deney.Kimseyle iletişim kurmadan, yıllarca yabanda koyunlarla yaşayan çocukların (bu arada ihtiyaçlarını kralın tahsis ettiği sağır ve dilsiz hizmetkarlar görmektedir)deneyin sonucunda çocukların öğrendiği ilk kelime "bekos" olmuştur. yani koyunların çıkardığı sesin ne olduğunu bir bakıma bu şekilde adlandırmalarıymış sonuç ( çocuk olm bu su ya bile küçükken duu derlerdi, yeğenimden biliyorum). Hatta çoban bir gün bir çocuğun "bekos" dediğini işitmiş , ve bunun frigce olduğu kanısına varmış. Ve frigce de "bekos" ekmek anlamına gelir.Friglerin Mısırlılardan ve öteki milletlerden daha eski olduğu ve Frigce'nin insanların orijinal dili sonucuna varırlar

3-4 yaşında dili öğrenemişseniz daha sonra öğrenmeniz pek mümkün olmuyor, beyindeki dil edinimi aracının * kapanmış olması nedeniyle) muhtemelen çocuklar bir daha normal biçimde konuşamamış ve taa o zamandan feral children a örnek teşkil etmişler.

Tabi daha sonra bunu farklı ülkeler de denemiş maalesef ki , ayrıca heredotun "firavunun dilin kökeni" deneyi de denmektetir.Ve heredottan başka tarihte böyle bir kayıt bulunmamaktadır.

 
Son düzenleme:
Korku icimizde var olan birsey.
Bilmedigi Sesten korktugunu cocugun bu gercegi gösteriyor.
Bu sese karsi asiri hassasiyetimiz genlerimizde var.
Alisilmamis bilinmedik sesler,insan psikolojisinde "Dikkat tehlike var" niteliginde insani uyarmakla mükellef.

Tüysü seylerin de,ses ile birlesince bilinc altinda bir bagdasma oluyor.
Cocugun sesten korkuşu ve vizyonel olarak bununla birlikte tüysü esyalara odaklanmasi onda bir savunma mekanizmasi olusturmustur.

Meczublari Osmanli da müzik ile tedavi ederlerdi.

Ve Xasthur unda degindigi konu ses ile alakali.

Ses cok önemli.
 
Geri