6 nisan 2013 tarihte bugün

Konu sahibi son olarak 2619 gün önce görüldü
6 nisan 2013 tarihte bugün

6 nisan tarihte bugün

Tarihte bugün/6 Nisan


6 Nisan, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 96. (artık yıllarda 97.) günüdür.

Olaylar

1326 - Orhan Bey, kuşatma altında tutulan Bursa'yı Bizanslılardan aldı. Bursa, 1326-1361 arasında Osmanlılara başkentlik yaptı.

1453 - İstanbul Fatih Sultan Mehmet tarafından kuşatıldı.

1814 - Napolyon Bonapart, imparatorluk tahtını bırakarak Elba Adası'na sürgüne gönderildi.

1830 - Joseph Smith, Jr. aracılığıyla İsa Mesih'in Son Zaman Azizler Kilisesi kuruldu.

1869 - Selüloit'in patenti alındı.

1896 - İlk modern Olimpiyat Oyunları Atina'da başladı.

1909 - Robert Peary ve Matthew Henson'ın Kuzey Kutbu'na ulaştığı ileri sürüldü. Kayıtlarında titizlik göstermemiş olması ve bazı bilgilerin eksikliği uzmanlar arasında kuşkular yarattı ve Kuzey Kutbu'na ulaşıp ulaşmadığı tartışmalara yol açtı.

1909 - 'Serbesti' gazetesinde, İttihat ve Terakki Cemiyeti karşıtı yazılar yazan gazeteci Hasan Fehmi öldürüldü.

1917 - ABD, Almanya'ya savaş ilan etti ve Birinci Dünya Savaşı'na müttefiklerin yanında girdiğini açıkladı.

1920 - Anadolu Ajansı kuruldu.

1927 - Amerikalı yüzücü Johnny Weissmuller 100 metre mesafede üç stilde üç dünya rekoru kırdı.

1941 - Mihver devletleri Yugoslavya'yı işgal etti. Almanlar Yunanistan'a girdi, Türk deniz sınırına kadar Doğu Akdeniz'i savaş bölgesi ilan etti. Türkiye, bunun üzerine Edirne ve Uzunköprü'de demiryolu köprülerini havaya uçurdu.

1953 - Türkiye Genç Milli Futbol Takımı dünya üçüncüsü oldu.

1956 - Hayat mecmuası'nın ilk sayısı çıktı.

1972 - Anayasa Mahkemesi, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını usulden iptal etti. TBMM'nin idamları yeniden görüşeceği açıklandı.

1973 - Kontenjan senatörü emekli amiral Fahri Korutürk 15'inci turda 365 oyla Türkiye'nin altıncı cumhurbaşkanı seçildi

1979 - Türk atlet Veli Ballı, Atina'da düzenlenen uluslararası maratonda birinci oldu.

1980 - Görev süresi sona eren Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Çankaya Köşkü'nden ayrıldı. Yerine Cumhuriyet Senatosu Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil vekalet etmeye başladı.

1980 - Eskişehir 'de DİSK 'in düzenlediği mitingte olaylar çıktı.5 kişi öldü,4 kişi yaralandı.

1988 - Endonezya'da yapılan Camel Trophy yarışmasını Türkiye'yi temsil eden Ali Deveci-Galip Gürel ekibi kazandı.

1994 - Ruanda Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana ve Burundi Devlet Başkanı Cyprien Ntaryamira'nın bindikleri uçak, bir roket saldırısı sonucu düştü. Suikastın ardından Hutu ve Tutsi kabileleri arasında çıkan çatışmalar, yaklaşık 1 milyon kişinin katledilmesiyle sonuçlandı.

2005 - Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani, Irak cumhurbaşkanlığına getirildi.

Doğumlar


1483 - Raphael, İtalyan ressam ve mimar (ö. 1520)

1915 - Tadeusz Kantor, Polonyalı ressam, asamblaj ressamı, tiyatro yönetmeni. (ö. 1990)

1928 - James Watson, DNA yapısını çözen bilimadamı.

1929 - Nancy MacKay, Kanadalı atlet.

1941 - Zamfir, Rumen müzisyen.

1975 - Zach Braff, ABD'li aktör, yönetmen ve senarist.

1980 - Tommi Evilä, Finlandiyalı uzun atlamacı.

1983 - Bobbi Starr, ABD'li porno oyuncusu.

1983 - Diora Baird, Birleşik Amerikalı oyuncu ve model.

Ölümler

1199 - I. Richard (Aslan Yürekli Rişar), İngiltere'nin Fransız asıllı kralı (d. 1157)

1490 - Matthias Corvinus, Macaristan kralı (d. 1443)

1520 - Raphael, İtalyan ressam ve mimar (d. 1483)

1528 - Albrecht Dürer, Alman ressam (d. 1471)

1600 - Bâki, Divan edebiyatı şairi (d. 1526)

1828 - Niels Henrik Abel, Norveçli matematikçi (d. 1802)

1886 - William Edward Forster, İngiliz siyaset adamı (d. 1818)

1971 - Igor Stravinsky, Rus besteci (d. 1882)

1980 - Mehmet Karaca, Türk tiyatro oyuncusu (d. 1915)

1992 - Isaac Asimov, ABD'li yazar (d. 1920)

1996 - Greer Garson, İrlandalı aktrist (d. 1904)

2000 - Habib Burgiba, Tunus devlet başkanı (d. 1903)

2001 - Haluk Afra, Türk diplomat. (d. 17 Eylül 1925)

2005 - III. Rainier, Monako prensi (d. 1923)
 
Tarihte bugün: 6 Nisan

ABD'li bilim kurgu yazarı Isaac Asimov 1992 yılında hayata veda etti.

ABD'li biyokimyacı Isaac Asimov, pek çok konuda yapıtları olmasına karşın, bilim kurgu eserleri ve popüler bilim kitapları ile tanındı.

Kurgu olmayan çok sayıda eserinin yanısıra fantezi türünde de yazdı. Dewey ondalık sınıflandırma sistemindeki felsefe hariç tüm ana dallarda eserler verdi.

Ortak görüşle bilim kurgu dalının ustası olarak kabul edildi; Robert A. Heinlein ve Arthur C. Clarke ile birlikte yaşadığı dönemde üç büyük bilim kurgu yazarından biri olarak görüldü.

Kesin doğum tarihi bilinmem*sine rağmen kayıtlarda 2 ocak 1920'de Rusya'da Smolensk yakınlarındaki bir kasabada Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldiği söylenir.

Asimov, ailesi ile birlikte üç yaşındayken ABD'ye göç eder. New York kentinde büyür. 20 yaşından önce bilim kurgu öyküleri yazmaya başlar.

Columbia Üniversitesi'nden 1939'da mezun olur ve kimya dalında doktorasını aynı üniversiteden alır. Daha sonra Boston Üniversitesi'ne geçer. Burada 1979'da profesör olur.

26 temmuz 1942'de Gertrude Blugerman ile evlenir. Bu evliliğinden iki çocuğu olur. 1973'te ilk eşinden boşanan Asimov, aynı yıl Janet Jeppson ile evlenir.

1983'te olduğu by-pass ameliyatındaki kan naklinde kendisine verilen enfekte kan nedeniyle AIDS'e yakalanır ve 6 nisan 1992'de bu hastalık yüzünden hayata veda eder.

AIDS'ten öldüğü gerçeği ölümünden 10 yıl sonra kamuoyuna açıklanan Asimov, yazarlık kariyerine bilim kurgu ile başladı, popüler bilim kitapları ve şiir kitapları da yayımladı.

1941'de yayımlanan 'Nightfall' adlı kısa bilim kurgu öyküsü, en ünlü bilim kurgu öykülerden biri oldu. Bu öykü 1968'de ABD Bilim Kurgu Yazarları adlı kuruluş tarafından o zamana dek yazılmış en iyi kısa bilim kurgu öyküsü seçildi.

'İmparatorluk' (Foundation) ve 'Robot' dizi kitapları ile büyük ün kazandı. Popüler bilim kitapları da yazan Asimov, bilimi sokaktaki insana yaklaştırmaya çalıştı.

Günün diğer önemli olayları

1326:
Orhan Bey, kuşatma altında tutulan Bursa'yı Bizanslılardan aldı. Bursa, 1326-1361 arasında Osmanlılara başkentlik yaptı.

1896:
İlk modern olimpiyat oyunları Atina'da başladı.

1909:
'Serbesti' gazetesinde, İttihat ve Terakki Cemiyeti karşıtı yazılar yazan gazeteci Hasan Fehmi öldürüldü.

1909:
Kaşif Robert E. Peary, Kuzey Kutbu'na giden ilk insan oldu.

1917:
ABD, Almanya'ya savaş ilan etti ve Birinci Dünya Savaşı'na müttefiklerin yanında girdiğini açıkladı.

1941: Mihver devletleri Yugoslavya'yı işgal etti. Almanlar Yunanistan'a girdi, Türk deniz sınırına kadar Doğu Akdeniz'i savaş bölgesi ilan etti. Türkiye, bunun üzerine Edirne ve Uzunköprü'de demiryolu köprülerini havaya uçurdu.

1953: Türkiye Genç Milli Futbol Takımı dünya üçüncüsü oldu.

1971: Rus besteci İgor Stravinsky öldü.

1972:
Anayasa Mahkemesi, Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararlarını usulden iptal etti. TBMM'nin idamları yeniden görüşeceği açıklandı.

1973: Kontenjan senatörü emekli amiral Fahri Korutürk, 15'inci turda 365 oyla Türkiye'nin altıncı Cumhurbaşkanı seçildi.

1979: Türk atlet Veli Ballı, Atina'da düzenlenen uluslararası maratonda birinci oldu.

1980: Görev süresi sona eren Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, Çankaya Köşkü'nden ayrıldı. Yerine Cumhuriyet Senatosu Başkanı İhsan Sabri Çağlayangil vekalet etmeye başladı.

1988: Endonezya'da yapılan Camel Trophy yarışmasını Türkiye'yi temsil eden Ali Deveci-Galip Gürel ekibi kazandı.

1994:
Ruanda Devlet Başkanı Juvenal Habyarimana ve Brundi Devlet Başkanı Cyprien Ntaryamira'nın bindikleri uçak, bir roket saldırısı sonucu düştü. Suikastın ardından Hutu ve Tutsi kabileleri arasında çıkan çatışmalar, yaklaşık 1 milyon kişinin katledilmesiyle sonuçlandı.

1999:
Gazeteci ve yazar Gülçin Telci İstanbul'da öldü.
 
İtalyada Deprem oldu |6 Nisan 2009

italy_earthquake.jpg


6 Nisan 2009 Tarihinde ;

İtalya'da, 6.3 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremde 179 kişi yaşamını yitirdi. 10 bin ev hasar gördü. 20'den fazla kişi enkaz altında.


Türkiye saati ile 04.30 civarında meydana gelen deprem, başkent Roma da dahil olmak üzere, İtalya'nın orta kesimlerinde hissedildi.

İtalyan sivil savunma yetkilileri, depremin merkez üssünü Abruzzo bölgesindeki L'Aquila kenti, büyüklüğünü ise 6.3 olarak açıkladı. Depremde 10 bin ev hasar gördü. 20'den fazla kişinin enkaz altında olduğu belirtiliyor. Depremde binlerce kişi evsiz kalırken, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi deprem bölgesine gitti. Berlusconi ayrıca olağanüstü hal ilan ettiğini açıkladı.

L'Aquila kentinde binalarda çatlaklar oluştuğu ve halkın sokaklarda olduğu belirtildi.

İtalyan Sivil Savunma Departmanı Başkanı Guido Bertolaso, depremin ardından icra kurulunu toplantıya çağırdı.

50 ÖLÜ

Merkez üssü Abruzzo ve büyüklüğü 6.3 olarak açıklanan deprem 179 kişinin yaşamını yitirmesine yol açtı. Bölgede enkaz kaldırma çalışmaları sürerken, can kaybı sayısının artmasından endişe ediliyor.

50 BİN KİŞİ EVSİZ KALDI

İtalyan yetkililer depremden sonra 50 bin kişinin evsiz kaldığını tahmin ediyor. İtalya Sivil Savunma Kurumu sözcüsü, ülkenin orta kesimlerini vuran depremin 50 bin civarında insanın evsiz kalmasına yol açmış olabileceğini söyledi.

ÖĞRENCİ YURDU ÇÖKTÜ

Aquila'da öğrenci yurdunun bir bölümünün yanı sıra bazı binaların yıkılmasına yol açan depremin ardından, enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. Yetkililer can kaybının artmasından endişe ettiklerini ifade ediyorlar.


**************************


Merkez üssü L'Aquila kentinin altında bulunan 6,2 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 1500 kişi yaralandı, 50 bin kişi de evsiz kaldı.
 
Çaycuma köprüsü çöktü |6 Nisan 2012

4e0a4aa6592c0423134209baa52a5713bidibiditarihtebugunorg.png


6 Nisan 2012 Tarihinde ;

Zonguldak'ın Çaycuma İlçesi girişinde bulunan Çaycuma Köprüsü çöktü. Köprüden geçen araçlar ve yayalar Filyos Çayı'na düştü.

Zonguldak'ın Çaycuma İlçesi girişinde bulunan 970 metre uzunluğundaki Çaycuma Köprüsü'nün yaklaşık 100 metrelik bölümü çöktü. Yayalar, bir otomobil ve bir minibüs Filyos Çayı'na düştü. Köprünün çöken bölümüyle Filyos Çayı'na düşen otomobildeki 2 kişi şans eseri kurtuldu.

Minibüsteki 10 kişi ve köprünün üzerinde yürürken Filyos Çayı'na düşen 5 yaya ile birlikte toplam 15 kişi ise kayıp.

KAYIPLARIN ADLARI

Minibüste bulunan yolcular ve yayaların isimleri belli oldu.

Minibüs sürücüsü: İsmail Örenbaş

Yolcular:
Mehmet Başören, Meryem Başören, Tahir Özkafa, Kadın Saraç, Serdar Saraç, Aziz Gülşen, Kemal Gülşen, Sezgin Gülşen, Alim Başören

Yayalar: Hayriye Güner, Nazife Kabuk, Veli Kaya, Necati Azaklıoğlu, Ali Rıza Kaya.
 
İstanbul Gösteri Merkezi Yandı |6 Nisan 2009

igmyandi.jpg


6 Nisan 2009 Tarihinde ;

İstanbul Gösteri Merkezi'nde sabah saatlerinde başlayan yangın kısa sürede yayıldı. Saat 12.00 civarında kontrol altına alındı.

Yeşilköy'de bulunan İstanbul Gösteri Merkezi'nde henüz belirlenemeyen bir nedenle sabah saatlerinde yangın çıktı. Yangın öğle saatlerinde kontrol altına alındı. Yangının çıkış nedeni araştırılıyor.

Yeşilköy'de bulunan gösteri merkezinde çıkan yangını söndürmek için Bakırköy, Avcılar, Sefaköy, Fatih, Bahçelievler ve Şişli itfaiye ekiplerinin dışında İSKİ'ye bağlı su tankları da olay yerine sevk edildi.

Çadırı tamamen saran alevleri söndürmek için itfaiye ekipleri yoğun uğraş verirken, çadırın yanındaki bahçede bulunan LPG tankının patlama ihtimaline karşı önlem alınarak çevredeki vatandaşlar uzaklaştırıldı.

ÖZBEY: İTFAİYE BİR SAAT SONRA GELDİ

Yeşilköy'deki İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezi'nde çıkan yangın söndürüldü.

Çadır tarzı yapıya sahip merkezde çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yürüttükleri çalışmalar sonucu kontrol altına alındı. Devam eden çalışmalar sonucu tamamen söndürülen yangında İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezi büyük oranda zarar gördü.

Çıkış nedeni araştırılan yangında, Genel Sanat Yönetmenliğini Mustafa Erdoğan'ın yaptığı “Troya” gösterisine ait malzemelerin de zarar gördüğü belirtildi.

İstanbul Gösteri ve Kongre Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özbey, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada, yangın başladığı sırada kendisinin de temizlik işçileriyle beraber içeride olduğunu belirterek, “Temizlik işçileri 'yangının üst katlarda başladığını' söyledi. Yangın tüpüyle müdahale ettik. İtfaiyeye haber verdik ama bir saat sonra geldi” dedi.

“Yangın sisteminin bağlı olduğu kutunun 2 ay önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden kapatıldığını” öne süren Özbey, “200 tonluk ayrı bir su bağlantısı istediklerini, ancak belediyenin buna da izin vermediği” iddiasında bulundu.

Mustafa Özbey, buradaki yangın sisteminin hiçbir kurumda olmadığını ifade ederek, “Bunun sonucuna kim katlanacak?” diye konuştu. Dışarıdaki LPG tankının bir yıldır kullanılmadığını ve boş olduğunu kaydeden Özbey, burayı tekrardan 4 ay içerisinde yapabileceğini bildirdi.

Özbey, gazetecilerin, “Çadır olmasının bir riski var mı?” şeklindeki sorusuna “Hayır yok. Hatta daha güvenilir. Avrupa'nın en büyük kültür merkezi” yanıtını verdi. Gösteri merkezinin 22 milyon dolar değerinde olduğunu belirten Özbey, ancak sigortasının 3 milyon dolar üzerinden yapıldığını anlattı.

Mustafa Özbey, gazetecilerin “Yangın sırasında insanlar olsaydı ne olacaktı?” sorusunu “Buranın 75 çıkış kapısı var. Hiçbir kurumda o kadar çıkış kapısı yok” diye yanıtladı.

Özbey, “Sabotajdan kuşkulanıyor musunuz?” sorusuna da “Evet. 5 yıldır burayı işletiyorum. Her seferinde belediye burayı yıkmak istedi. Sonunda çıktı. Belediyeyle mahkemeliktik. Çıkmamızı istiyordu ama davaları biz kazardık. Üzgünüm. Şoktayım şu an” cevabını verdi. Özbey, merkezin bakımının zamanında yapıldığı iddiasında da bulundu.
 
5 Nisan 1951: Rosenbergler idam edildi

julius_and_ethel_rosenberg_nywts_200_200.jpg


Julius ve Ethel Rosenberg çifti, Sovyetler Birliği lehine casusluk yapmaktan ve atom bombası yapımının sırlarını düşmana teslim etmekten ötürü yargılandı ve ölümle cezalandırıldı. Bu suçları işlediklerine dair somut bir kanıt hiçbir zaman elde edilemedi. İdamlarını engellemek için tüm dünyada protesto gösterileri yapıldı. ABD hükümeti, bu idamlarla ülkedeki muhaliflerine gözdağı vermiş oldu.

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından devasa iki kapitalist kampa bölünmüş olan dünyada, "soğuk savaş" adı verilen bir dönem başlamıştı. Bu kampların başı çeken ülkelerinden biri olan ABD, 50'li yıllarda ekonomik durgunluğun, Kore savaşının, aşırı silahlanmanın ülkesiydi. Ülkede güçlü bir muhalif rüzgâr esmeye başlamıştı. ABD'nin yeni cumhuriyetçi hükümeti, duruma hâkim olabilmek ve yükselen muhalif sesleri bastırabilmek için, senatör McCarhty önderliğinde yeni bir kampanyaya başladı. Bu kampanya, ABD politikalarına muhalif olan bütün sesleri "komünist ve vatan haini" gibi bildik suçlamalarla karalama, susturma ve fiziksel olarak imha etmek üzerine kuruluydu. Yaşananlar tam bir cadı avıydı. İşçiler üzerinde korkunç bir terör estiriliyor, işçi önderleri komünist oldukları gerekçesiyle hapse atılıyor, işten çıkartılıyordu.

Rosenberg olayı işte böyle bir arka plan temelinde yaşanıyordu. Julius ve Ethel Rosenberg, Yahudi kökenli Amerikalılardı. Her ikisi de çeşitli işçi eylemliklerine katılmış, Komünist Partisi'yle çeşitli seviyelerde ilişkiler kurmuş, sınıf mücadelesiyle ilgilenmiş insanlardı. 1936'da bir işçi toplantısında tanıştılar ve 1939'da evlendiler.

Julius Rosenberg, 1945'te Komünist Partisi'ne üye olduğu gerekçesiyle işten çıkartıldı. Ailenin ekonomik durumu bozuldu. Julius, kayınbiraderi David Greenglass'la birlikte küçük bir tamirhane açtı, ancak işler iyi gitmedi. Tam bu noktada ise kurulan komplo işlemeye başladı. 1945'te tutuklanan bir ABD Komünist Partisi üyesi, sorgulamalar sonucunda FBI'a Ethel'in küçük kardeşi David Rosenberg'in ismini verdi. David'in ifadeleri ise Rosenberg çiftinin casuslukla suçlanmasına neden oldu. Karısı Ruth da Rosenberg çifti aleyhine şahitlik yaptı.

David, gençliğinde ABD Komünist Partisi'nin gençlik örgütü üyesiydi. Askerliğini atom bombasının gizlice üretildiği yer olan Los Alamos'ta yapmıştı. Terhis edilirken uranyum ve bazı aletler çalmış ve yakalanmış, böylece FBI'in şantajları için uygun bir aday haline gelmişti. Julius ve Ethel Rosenberg çifti için yapılan suçlama da, Sovyet ajanı olmak ve atom bombasıyla ilgili bilgileri Sovyetler Birliği'ne sızdırmaktı.

İlk olarak 17 Temmuz 1950'de Julius Rosenberg yakalanıp tutuklandı, ardından da karısı Ethel. Rosenberg çifti, her duruşmada kendilerine yöneltilen suçlamaları kesin bir dille reddetti.

5 Nisan 1951 tarihinde mahkeme Rosenberg çiftini ölüm cezasına çarptırdı. Kararın verilmesinin hemen ardında bütün dünyada idam karşıtı büyük gösteriler yapıldı. Bu gösteriler her ne kadar infazların bir müddet ertelemesini sağladıysa da, tam olarak durdurmayı başaramadı. Fakat kamuoyunun tepkisi çok büyüktü.

ABD hükümeti, bu tepkiler karşısında Rosenberglerle pazarlık yapmaya başladılar. Rus ajanı olduklarını kabul ettikleri takdirde idamları durdurulacak, 30 yıl hapisle cezalandırılacaklardı. Ancak Rosenbergler bu teklifi reddetti. ABD hükümeti, suçlamayı kabul etmeleri yönünde psikolojik baskısını son ana kadar sürdürdü. Julius ile Ethel'i birbirlerine düşürmeye çalıştılar. Birinin diğerinin aleyhine ifade vermesini sağlamaya çalıştılar. İnfaz günü olarak belirlenen 18 Haziran 1953'te ise Rosenbergler'e son teklif götürdüler. Sabaha kadar Washington'a telefon açarak affedilmelerini istedikleri takdirde, biri 6, diğeri 10 yaşında olan çocuklarına kavuşabileceklerdir. Ancak Ethel ve Julius Rosenberg, kendilerine destek olan yüzlerce insanın tümünü çocukları olarak gördüklerini, o insanlara ihanet etmektense ölmeyi yeğlediklerini söylediler ve idamı tercih ettiler.

Kendilerine yönelik bu saldırının, ABD'de komünistlere karşı yürütülen politikaların bir sonucu olduğunu söylemelerine ve iddiaların tamamını çürütmelerine, suçsuzluklarını kanıtlamalarına rağmen 1953 yılında elektrikli sandalyede idam edildiler.

David Greenglass, yargılama sonucunda 15 yıla mahkûm oldu. Ancak bir süre sonra tahliye edildi ve kendisine yeni bir kimlik verildi. Rosenberglerin idamından on üç yıl geçtikten sonra, mahkemeye sunulan delillerin, gösterilen şahitlerin ve suçlamaların tümünün düzmece olduğu bizzat şahitler tarafından açıklandı.

Rosenberg örneği, köşeye sıkıştıkları anda toplumun dikkatini başka yöne çekmek için egemen sınıfın ne tür oyunlara başvurabileceklerini ortaya koyuyor. Türkiye'de de "bu iş böyle gitmez" diyenlerin vatan haini, komünist suçlamalarıyla yıllarca mahkemelerde süründürüldüklerini biliyoruz. Rosenberg çifti, kendilerini kurtaracak olanın işçi sınıfının kitlesel hareketi olduğunu biliyordu. Bunu yazdıkları mektuplarda da ifade etmişlerdi. Yığınların kitlesel mücadelesini örmek, öne çekmek, işte bu nedenle daha da büyük bir önem taşıyor.
 
Geri