6 Mayıs 2013 Tarihte Bugün

Konu sahibi son olarak 2616 gün önce görüldü
6 Mayıs 2013 Tarihte Bugün

6 Mayıs Tarihte Bugün

Tarihte bugün/6 Mayıs

6 Mayıs, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 126. (Artık yıllarda 127.) günüdür.

Olaylar

1536 - İngiltere Kralı VIII. Henry, ülkedeki bütün kiliselerde İngilizce İncillerin bulundurulmasını emretti.
1877 - Sioux Kızılderililerinin şefi Crazy Horse (Çılgın At), ABD birliklerine Nebraska'da teslim oldu.
1889 - Eyfel Kulesi ziyaretçilere açıldı.
1889 - Osmanlı devletinin de katıldığı Uluslararası Paris Fuarı başladı.
1927 - İstanbul Radyosu ilk yayınına Sirkeci'deki Büyük Postane binasının bodrum katında başladı.
1930 - Hakkari'de meydana gelen 7,2 büyüklüğündeki depremde 2.514 kişi öldü.
1936 - Ankara'da Türkiye'nin ilk konservatuvarı Ankara Devlet Konservatuvarı kuruldu.
1937 - Dünyanın en büyük zeplini olan Hindenburg, havalandıktan kısa süre sonra alev aldı ve yanarak yere çakıldı. 36 kişinin öldüğü kazadan sonra bu taşımacılık yönteminden vazgeçildi.
1940 - John Steinbeck, The Grapes of Wrath adlı romanıyla Pulitzer Ödülü aldı.
1972 - Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde idam edildi.
1976 - Kuzeydoğu İtalya'nın Friuli bölgesinde meydana gelen depremde 989 kişi öldü.
1983 - Batı Almanya'da Stern dergisinin bulduğu Adolf Hitler'in günlüklerinin sahte oldukları ortaya çıktı.
1988 - Norveç'te bir yolcu uçağı düştü: 36 kişi öldü.
1996 - Eski CIA başkanı William Colby'nin cesedi güney Maryland'da bir nehirde bulundu.
2001 - Suriye'ye yaptığı bir gezi sırasında bir camiyi ziyaret eden Papa II. Jan Pol, bir camiye ayak basan ilk Papa oldu.
2002 - Jean Pierre Raffarin, Fransa başbakanı seçildi.
2002 - Hollandalı politikacı Pim Fortuyn bir suikast girişimi sonucu öldürüldü.
2004 - Dünyada en çok izlenen 4 televizyon dizisinden biri olan Friends bitti. Son bölümünü ABD'de 2 milyon kişi izledi.
2006 - PKK'ya karşı 10.000'den fazla Hakkârili protesto yürüyüşü gerçekleştirdi.

Doğumlar

1758 - Maximilien Robespierre, Fransız devrimci (ö. 1794)
1856 - Sigmund Freud, Avusturyalı psikiyatrist (ö. 1939)
1861 - Motilal Nehru, Hintli aktivist (ö. 1931)
1868 - Gaston Leroux, Fransız gazeteci, yazar (ö. 1927)
1872 - Ahmet Cemal Paşa, Osmanlı asker ve siyaset adamı (ö. 1922)
1915 - Orson Welles, ABD'li yönetmen (ö. 1985)
1953 - Tony Blair, İngiltere başbakanı
1961 - George Clooney, ABD'li sinema oyuncusu

Ölümler

680 - Muaviye, Halife, Emevi hanedanının kurucusu (d. 602)
1859 - Alexander von Humboldt, Doğabilimci ve kaşif (d. 1769)
1862 - Henry David Thoreau, ABD'li yazar (d. 1817)
1877 - Johan Ludvig Runeberg, Finlandiyalı şair (d. 1804)
1947 - Cafer Sayılır , TBMM 4. dönem Eskişehir milletvekili (d. 1888).
1955 - Hüseyin Saadettin Arel, Besteci (d. 1880)
1963 - Theodore von Kármán, Macar fizikçi (d. 1881)
1972 - Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan (idam)
1992 - Marlene Dietrich, Alman asıllı ABD'li aktris (d. 1901)
1993 - Ann Todd, İngiliz aktris (d. 1909)
2006 - Erdal Öz, Can Yayınları'nın kurucusu, romancı, öykücü, edebiyat adamı (d. 1935)

Tatiller ve Özel Günler

Türk-İslam Alemi - Hıdırellez Bayramı
 
denizler.jpg



Deniz Gezmiş ve arkadaşları idam edildi

Tarihte bugün yaşanan olaylar arasında;

İmam-ı Azam’ın vefatı, Manş Tünelinin açılması, Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edilmesi var…


GÜNÜN OLAYI

Deniz Gezmiş Ve Arkadaşları İdam Edildiler (1972)


Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu adlı yasadışı sol örgütün kurucusu Deniz gezmiş ve arkadaşları Hüseyin İnan ile Yusuf Aslan 6 Mayıs 1972 tarihinde Cebeci Cezaevi avlusunda idam edildiler. Adam kaçırma ve soygun gibi bir çok eyleme adı karışmış olan Deniz Gezmiş Sivas’ın Gemerek ilçesinde ele geçirilmişti.

GÜNÜN KİŞİSİ

İmam-ı Azam Ebu Hanife Vefat Etti (767)

Asıl adı Numan Bin Sabit olan İmam-ı azam Ebu Hanife 6 Mayıs 767 tarihinde Bağdat’ta vefat etti. Bu büyük insanın nasıl vefat ettiği ihtilaflıdır. Halife Ebu Cafer el-Mansur'un kadılık teklifini kabul etmeyince kırbaçlandığı ve hapse atıldığı kaynaklarda zikredilmektedir. Bazı kaynaklar onun hapiste gördüğü işkenceler nedeniyle kimi kaynaklar ise hapisten çıktıktan sonra zehirletilerek öldürüldüğünü belirtirler.

GÜNÜN ÖNEMLİ OLAYLARI

Bulgarlar Müslüman Olan Kızı Linç Etmek İstediler (1876)


Selanik’te bir Bulgar kızı Müslüman olunca, Bulgarlar kızı linç etmek istediler. Bu durum karşısında Müslüman halk müdahale edip kızı kurtarmak istedi. Bu durum 6 Mayıs 1876 tarihinde çatışmaya dönüştü. Bu olayı kışkırtan k,işiler oldukları anlaşılan Fransız ve Alman konsolosları olaylar sırasında öldürüldüler. Bu olay tarihlerde Selanik vakası olarak yer aldı.

Hakkari’de Büyük Bir Deprem yaşandı (1930)

Hakkari’de 6 Mayıs 1930 tarihinde aletsel büyüklüğü 7.2 olan şiddetli bir deprem yaşandı. Depremin merkez üssü Hakkari sınır bölgesiydi. Yaşanan bu büyük depremde resmi rakamlara göre 2514 kişi hayatını kaybetmişti.

Dünyanın En Büyük Zeplin’i Düştü (1937)

Almanların Hindenburg adını verdikleri dünyanın en büyük Zeplini Frankfurt’tan New Jersey’e uçarken Manhatten üzerinde 6 Mayıs 1937 tarihinde yanarak yere çakıldı. Bu kazada 35 kişi yaşamını yitirdi. Bu olaydan sonra zeplinler gözden düştü ve bir daha hava taşımacılığında kullanılmadı. Hindenburg zeplini üç jumbo uçak boyutundaydı ve Titanic’ten bile daha uzundu.

Manş Tüneli Hizmete Açıldı (1994)

Fransa ile İngiltere’yi birbirine bağlayan Manş Tüneli 6 Mayıs 1994 tarihinde tamamlanarak hizmete açıldı. Açılış töreni Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterland ve İngiltere Kraliçesi, Kraliçe 2. Elizabeth katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Tünel ilk olarak 1960’larda gündeme gelmiş ancak çeşitli anlaşmazlıklar nedeniyle yapım aşamasına 1987’de başlanmıştır. Tünel 147 km uzunlukta olup Fransa ile İngiltere arasını trenle 20 dk’ya indirmiştir. Denizin 45 metre altından inşa edilmiştir.


Irkçı Lider Pim Fortuyn Öldüldü Müslümanlara İftira atıldı (2002)


Hollanda’da 2002 yılında Müslümanları hedef gösteren birbiri arkasına siyasi cinayetler işlendi. Bnlardan birisi de 6 Mayıs 2002 tarihinde ırkçı lider Pim Fortuyn’un öldürülmesidir. Olaydan Müslümanlar sorumlu tutuldu ancak bir süre sonra katilin bir Hollandalı olduğu ortaya çıktı.

GÜNÜN DİĞER ÖNEMLİ OLAYLARI

1889- Osmanlı devletinin de katıldığı Uluslararası Paris Fuarı başladı.

1915- Yönetmen ve aktör Orson Welles doğdu.

1927- İstanbul Radyosu düzenli ve programlı yayınlarına başladı.

1930- Hakkari’de 7.2 büyüklüğündeki depremde 2514 kişi öldü.

1937- Dünyanın en büyük zeplini olan Hindenburg, havalandıktan kısa süre sonra alev aldı ve yanarak yere çakıldı. 35 yolcunun öldüğü kazadan sonra, bu taşımacılık yönteminden vazgeçildi.

1955- Besteci Hüseyin Saadettin Arel 75 yaşında öldü.

1976 - Kuzeydoğu İtalya'nın Friuli bölgesinde meydana gelen depremde 989 kişi öldü.

1983 - Batı Almanya'da Stern dergisinin bulduğu Adolf Hitler'in günlüklerinin sahte oldukları ortaya çıktı.

1988 - Norveç'te bir yolcu uçağı düştü: 36 kişi öldü.

1996 - Eski CIA başkanı William Colby'nin cesedi güney Maryland'da bir nehirde bulundu.

2001 - Suriye'ye yaptığı bir gezi sırasında bir camiyi ziyaret eden Papa II. Jan Pol, bir camiye ayak basan ilk Papa oldu.

2002 - Jean Pierre Raffarin, Fransa başbakanı seçildi.

2002 - Hollandalı politikacı Pim Fortuyn bir suikast girişimi sonucu öldürüldü.

2004 - Dünyada en çok izlenen 4 televizyon dizisinden biri olan Friends bitti. Son bölümünü ABD'de 2 milyon kişi izledi.

2006 - PKK'ya karşı 10.000'den fazla Hakkârili protesto yürüyüşü gerçekleştirdi.

 
6 Mayıs 1972: Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan darbeciler tarafından idam edildi

deniz_1_200_200.jpg


1960'lar tüm dünyadaki gibi Türkiye'de de radikalleşen bir kuşağın ortaya çıkışına tanıklık etmişti. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan gençlik hareketinin önde gelen isimleriydi. Devrimciydiler, devlete başkaldırmışlardı. Başka bir dünya yaratmak için yola çıkmışlardı, ancak 12 Mart rejimi için onlar sadece "terörist"ti. 6 Mayıs sabahı darbeciler tarafından idam edildiler.

1960'lı yıllarda toplumsal muhalefet ciddi şekilde güç kazanmıştı. Meclise giren Türkiye İşçi Partisi gençlerin ilgisinin odağına yerleşiyordu. İşçi hareketi de giderek radikalleşiyordu, işçilerin eylemleri yeni bir konfederasyonu Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nu (DİSK) ortaya çıkarmıştı. İşçi hareketi 15-16 Haziran 1970'te en üst noktasına varmıştı.

Bu arada gençlik hareketi de işçi hareketinden kopuk olmakla birlikte giderek radikalleşiyordu. Gençlik hareketi asıl olarak Türkiye İşçi Partisi (TİP) içinde şekillenmiş ancak bu örgütün reformist yapısı sonuç olarak bir kopuşu getirmişti. Deniz Gezmiş, 1965 yılında TİP'in Üsküdar İlçe Başkanlığı'na üye olarak politik hayatına başladı. CHP'li bir ailenin çocuğuydu ancak işçi hareketlerinden etkileniyor ve sosyalizmle yakından ilgileniyordu. Bu, onu TİP'e üye olmaya itti.

İlk olarak Çorum Belediyesi temizlik işçilerinin Taksim Anıtı'na çelenk koymaları sırasında işçilere destek verirken gözaltına alındı. 1966 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Aynı yıllarda Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan da ODTÜ'ye girmişlerdi. O yıllarda Fikir Klüpleri Federasyonu (FKF) üniversitelerde TİP'in gençlik örgütü olarak faaliyet gösteriyordu. İnan ve Aslan da FKF üyesiydiler.

Deniz Gezmiş, 1968 yılındaki İstanbul Üniversitesi işgaline öncülük edenlerden birisiydi ve ABD askerlerinden oluşan 6. filonun protestolarında da en önde yer aldı. Bu olaylar Deniz Gezmiş'in tüm Türkiye'de gençlik hareketi içindeki en tanınan liderlerden birisi olmasını da beraberinde getirdi.

O dönemde TİP içinde giderek büyüyen bir tartışma vardı. Gençler, TİP'in parlamenterist çizgisine tepki duyuyor, devrimci bir hareketlilik içine girmek istiyorlardı. Dışarıdan Mihri Belli, Doğan Avcıoğlu gibi isimlerin etkisiyle TİP içinde de Milli Demokratik Devrim (MDD) ve Sosyalist Devrim (SD) tartışması yaşanıyor, tartışma giderek büyüyordu. Bu süreçte Gezmiş, İnan ve Aslan gençlik hareketinin önder isimleri de hızla radikalleşti.

Gezmiş ve arkadaşları TİP'ten koptuktan sonra 1968 yılında Devrimci Öğrenci Birliği (DÖB)'ü kurdular. Bu sırada FKF Dev-Genç'e dönüştü. 1969 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nin işgaline öncülük eden Gezmiş hakkında tutuklama kararı çıkartıldı, ancak Gezmiş yakalanmaktan kurtulmayı başararak Filistin'e gitti. Bu dönemde ileride Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO)'nun kadrolarını oluşturacak gençler (Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan, Cihan Alptekin, Kadir Manga, Atilla Keskin, Mustafa Yalçıner vb.) Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) kamplarına giderek gerilla eğitimi aldılar.

Deniz Gezmiş Türkiye'ye geri döndüğünde Sinan Cemgil ve Hüseyin İnan'la birlikte 1970 yılında THKO'yu kurdu. Böylece silahlı mücadele dönemi başladı. 1971 yılında Ankara Emek'teki İş Bankası soygununda yer alan, Gezmiş daha sonra Balgat'taki Tuslog tesislerinden 4 ABD'li askerin kaçırılmasında yer aldı. Bu askerleri sonradan serbest bıraktılar.

Ancak 12 Mart darbesinin gelişiyle gençlik hareketi hedef tahtasına oturtuldu. 12 Mart, gençlik hareketinin pek çok liderini tutukladı veya katletti. Nihat Erim başkanlığında bir hükümet kuruldu ve "Balyoz" adı altında işçi hareketi ve gençlik hareketine ağır bir saldırı başladı.

THKO ve Mahir Çayan önderliğindeki THKP-C'nin pek çok üyesi tutuklandı veya katledildi. Deniz Gezmiş, Gemerek'de, Yusuf Aslan, Şarkışla'da, Hüseyin İnan, Kayseri'de yakalandı. Pek çok THKO üyesiyle beraber idamları istendi. Bu dönemde onları kurtarmak için yapılan girişimlerin çoğu sonuçsuz kaldı, hatta bazıları (Nurhak ve Kızıldere olayları gibi) devrimci gençlerin ölümüyle sonuçlandı. Ali Elverdi başkanlığında toplanan mahkeme 18 kişinin idamına karar verdi. Daha sonra 3 kişinin idamına hükmedildi: Deniz, Yusuf, Hüseyin. Parlamentoda, idam hükmü oylamaya sunulduğunda Süleyman Demirel başta olmak üzere 276 milletvekili "evet", 48 milletvekili ise "hayır" oyu verdi.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, 6 Mayıs 1972 günü sabaha karşı asılarak katledildiler. Deniz Gezmiş, idam sehpasında "Yaşasın Kürt ve Türk halklarının kardeşliği" sloganını haykırdı. Geçtiğimiz yıl (5 Mayıs 2011) kaybettiğimiz avukat Halit Çelenk, idama şahit oldu ve bu sahneyi pek çok yerde anlattı.

Daha güzel başka bir dünya için yola çıkan Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan, karanlığın güçlerine boyun eğmemenin ne demek olduğunu bizzat pratikleriyle gösterdiler. Anıları yol göstermeye devam ediyor.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan'ı asan darbecilerden hesap soracağız!
 
6 MAYIS ÖLÜMSÜZLEŞMEYİ ÇAĞRIŞTIRAN TARİH!..

UC-FIDAN-301x200.jpg


Mehmet Halil ARIK
ÜÇ FİDAN BİR ÇINAR!..

Bugün yine bir 5 Mayıs!… 3 Fidan’ın sonsuzluğa uğurlanışının yıldönümü yarın!..
Bir de; ULU BİR ÇINAR eklenmişti; 2011’in 5 Mayıs’ında ismi o üç fidanla özdeşleşen.
Üç fidan ve bir ulu çınar; mahkeme koridorlarında ve, idam sehpası önünde değil, sonsuzluğun ışığında buluştu. Kucak kucağa ve koyun koyunaydılar artık ağabeyleri Koca Çınar Halit Çelenk ile, can verdikleri günün bir öncesinde!..
Üç Fidan ve bir Ulu Çınar; tarihin yarım bıraktığı “Tam Bağımsız Türkiye!” destanına ışık olmaya devam edecekler!…
Her 6 Mayıs’larda çoğalarak yükselecek “Bağımsız Türkiye!” nidaları…
Günler o gündür!.. Günler o destana muhtaç!..
***
6 Mayıs.. Pek çok 6 Mayıs’lar yaşanmıştır geçmişte. Çook yaşanacaktır da…
Yılın, 365 gününden birisidir aslında 6 Mayıs…
Yüzlerce tarihi olaya sayfa açmıştır yılın bu günü. Önemli kişiler doğmuştur, ölmüştür, yasalar geçmiştir parlamentolardan, hapislikler başlamıştır, cezalar bitmiştir.
Mutluluklar kadar acılara da tanıklık etmiştir her gün gibi, 6 Mayıs’lar da..
Ama bir 6 Mayıs vardır ki, unutulmaz!.. Unutulamaz!..
Gecenin kör saati; 01.00’i ile 03.00 arası yaşanan olay; yılların tüm günlerine, rahmet okutacak kadar acı… bir o kadar da onurlu bir drama sahne olmuştur…
1972 Yılının 6 Mayıs’ıdır o. Aradan geçen 41 yıllık süre bile, bu 6 Mayıs’ta yaşanan acıyı küllendirememiş, onurlu direnişi gölgeleyememiştir.
Sehpa önünde sorulan en haksız en acımasız, intikamcı bir hesabın tarihidir bu
Aynı zamanda ölümsüzleşmeyi bilmenin de tarihidir bu!..
*
Önce birincisi alınmıştır hücresinden, ayakkabılarının bile bağlanmasına fırsat verilmeden.
Getirildiği, başgardiyan odasından biraz sonra can vereceği idam sehpası seyrettirilmiştir kendisine… bir taraftan da son hazırlıklar sürerken!….
Ve gecenin gongu 01.00’i vurmaktayken, vakit tamam denmiştir kendisine..
Bir “hadi eyvallah!” çekmiştir çevresindekilere, vakur adımlarla idam sehpasına yürürken..
Ayakkabılarının düşmemesi için bağlanmasını istemiştir son talep olarak.
Çift katlı ilmik boynuna geçirildiğinde meydan okurcasına haykırmıştır gecenin kör karanlığında, kendisini alçakca mahkum edenlerin suratına;
“Yaşasın tam bağımsız Türkiye!.. Yaşasın halklarının kardeşliği!..
Yaşasın işçiler köylüler!.. Kahrolsun emperyalizm!..”
Son tekmeyi kendisi vurmuştur ayaklarının altındaki tabureye.. Masa üzerinde birkaç tur atan tabure, yuvarlanmıştır masadan aşağıya.. Ayakları masaya değer vaziyette kalmıştır ipin ucundaki adamın. Masanın, çekilmesi emredilir cellada. Tam 25 dakika ipin ucundaki işkence.
İkincisi getirilmiştir başgardiyan odasına, yukarıdaki işlemler sürdürülürken.
Az sonra can vereceği sehpası yerine, birincisinden farklı olarak bizzat arkadaşının idamı izlettirilmiştir ikincisine..
İdam hükmünün altına imza atan mahkeme başkanı şahsın ifadesiyle, ”ibret-i müesses” yani; etkin ibret olsun diyedir bu uygulama!…
Aynı kararlılık ve vakurla tırmanmıştır idam sehpasına ikincisi de.. birincisi gibi.
Boynuna ilmik takılırken idam heyetinden bazılarının suratına tükürür gibi haykırmıştır, tarihe mal olmuş şu sözleri!..
“Ben ülkemin bağımsızlığı ve ve halkımın mutluluğu için şerefimle bir defa ölüyorum!.. Sizler, bizi asanlar, şerefsizliğinizle her gün öleceksiniz!.. Biz halkımızın hizmetindeyiz!.. Sizler Amerikanın hizmetindesiniz. Yaşasın devrimciler, kahrolsun faşizm!..”
Daha söyleyecek çok şeyi vardı belki de.. ama, fazlasına tahammülsüzdü idam mangası.
Onlardan önce davranıp bastı tekmeyi ayaklarının altındaki tabureye…
Birincisi kadar uzun sürmedi sallanması ipin ucunda. Cellat tek ilmikle işi bitirdiğini beyan etmişti heyete..
Üçüncüsü çoktan getirilmişti başgardiyan odasına seyir için, “ibret-i müesses”den” ders alsın diye.. ve seyrettirildi ikincinin ipe çekilişi saniye saniye..
Seyircileri kendileriydi ipe çekilenler!.. Bir de heyet!..!..
Sahneler tekrarlanıyordu aktörleri değişerek..
Aynı kararlılıkla!.. Ve aynı onurlu duruşla!.. Sehpadaydı üçüncüsü!.. Haykırdı tarihe, gecenin derinliğinde!. Biraz sonra sonsuza dek susacak o değilmiş gibi!..
“Ben hiçbir çıkar gözetmedim!.. Halkımın mutluluğu ve bağımsızlığı için savaştım!.. Bu bayrağı şu ana kadar şerefle taşıdım!.. Bundan sonra bayrağı Türk halkına emanet ediyorum!.. Yaşasın işçiler, köylüler, yaşasın devrimciler, kahrolsun faşizm!..”
Saat tam 03.00.
Ekip bitirmişti başarıyla işini. Mahkeme heyetinin en yetkilisi, keyifle derin nefesler çekmekteydi sigarasından, sehpaya yakın bir ağaca yaslanıp.
***
İçlerinde 35 doktorun da bulunduğu 276 kişilik bir Milli İradenin, kısacası Meclisin, histeri çığlıkları ile tempo tutarak “üçe üç-üçe üç” diyerek intikam onayı verdiği görev tamamlanmıştı.
İşte böyle bir güne uyandı 6 Mayıs 1972 sabahı yataklarından kalkanlar!..
3 Eksikle uyandılar!.. Deniz, Yusuf, Hüseyin yoktular!..
Hayatlarının baharında, henüz 24-25 yaşlarında idam sehpasında 11 yıl öncesinin intikam duygularına kurban edilen, bu gençler bir tek kişinin bile canına kıymamıştı. “Ülkemizin bağımsızlığı için Amerikan emperyalizmine karşı bir mücadeleden başka bir şey istemedik” demişlerdi savunmalarında!.. Zaten biliyorlardı, kelle istemek için hazırlanmıştı iddianame..
Pekii!; ya görevini başarıyla(!) ifa emiş, ağaca yaslanarak keyifle sigarasını tüttüren kimdi dersiniz? Onu da anımsatalım kısaca. O’da, 22 Nisan 2010’da, yemek yerken boğularak ölen, cenazesinde, imamın “merhumu nasıl bilirdiniz!?” sorusunu bile sormadığı Ali Elverdi!..
İnanıyorum ki; ömrünü, haksızlıklara karşı hukuk mücadelesine adamış, Ulu Çınar Halit Çelenk, bir diğer Ulu Çınar, Niyazi Ağırnaslı’yla birlikte, Üç Fidan’ın yarım kalan destanının, mahkemede sorulamayan hesabını soracaktır Ali Elverdi’lerden!
Ve, sorulacak bu hesap; kendi ifadeleriyle “ibret-i müesses” olmalıdır günümüzün Ali Elverdi’lerine ve onun hempalarına yani omuzdaşlarına!.. Günler o gündür!..

Mehmet Halil ARIK
Emekli Eğitimci
Denizli-Türkiye

NOT: Bu yazı, ODTÜ yıllarımda ikisini yakından tanıma onuruna eriştiğim 3 fidan için, 5 Mayıs 2010 tarihinde yazılmıştı… Bu gün güncellenerek sunulmakta sizlere…(M. H. Arık)
 
Geri