5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu ve Sağlık Hukuku

Konu sahibi son olarak 4747 gün önce görüldü



Sağlık hizmetinin sunumunu yapan kişiler ile hizmeti alan kişiler arasında eskiden çok fazla uyuşmazlık çıkmıyordu.Olumsuz sonuçlanan durumlarda “takdir-i ilahi” deniliyordu.
virgul.png
Ancak globalleşen dünya ve bilişim çağı bireylerin olayları sorgulamasına
virgul.png
haklarını aramasına neden oldu.Böylece ülkemizde de sağlık çalışanlarının yaptıkları işlerden dolayı soruşturulması talepleri arttı.
virgul.png
Bu soruşturmalarda mevcut kanunların
virgul.png
hukuk ve tıp etiği bilimlerinin yardımıyla olaylara uygulanması; sağlık hizmetinin sunumuyla ilgili uyuşmazlıkların tespit ve çözümünü içeren bir bilimin yada kanunun olmaması gerçeğini ortaya çıkardı.

Ülkemizde henüz hukuk fakültelerinde yada tıp fakültelerinde anabilim dalı olarak yerini almamış olan sağlık hukukunun
virgul.png
genel bilgiler ve mevcut kanunlar çerçevesinde tanımını yaparsak; SAĞLIK HUKUKU
virgul.png
”Sağlık hizmetini sunan gerçek kişiler
virgul.png
tüzel kişiler ve hizmet sunan kişileri denetlemekle görevli
virgul.png
sorumlu en üst düzey kurum olan devlet ile bu hizmetin sunumundan faydalanan kişiler arasında
virgul.png
hizmetin sunumuyla ilgili olarak ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkların tespiti ve çözüm yollarını içeren bilim dalıdır.” Sağlık hukukunun gelişmesiyle uyuşmazlıklar azalacak ve hak arama süreci daha kısa
virgul.png
daha sancısız olacaktır.

01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’yla sağlık kurum ve çalışanlarının sorululuğu artmıştır. Yeni Ceza Kanunu ile getirilen yenilik ve değişikliklerin sağlık hukukuna yansıması
virgul.png
sağlık mevzuatımızdaki diğer kanun ve düzenlemelerle ilişkisi irdelenirse oldukça ağır sorumluluklar geldiği görülür.Sağlık çalışanına daha önce hep meslek ve sanatta acemilikten yani taksirle işlenebilen suçlardan dava açılırken artık kasten işlenen suçlardan da dava açılabilecektir.Çünkü 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’yla kastın bir çeşidi olan “olası kast” terimi getirilmiştir.Olası kast
virgul.png
failin istemediği neticenin meydana gelebileceğini öngörmesi ama engel olmaması
virgul.png
kabullenmesi halidir.Kasten işlenebilen suçların olası kastla işlendiğinin tespiti cezada indirim sebebidir.Çünkü: fail bilerek ve isteyerek(doğrudan kastla) değil
virgul.png
istemediği sonucun gerçekleşebileceğini öngörerek(olası kastla) hareket eder.

5237 Sayılı Ceza Kanununda sağlık çalışanının en çok muhatap olacağı diğer suçlar ise taksirle müessir fiil ve adam öldürmedir.Çünkü sağlık çalışanının gerek tıbbi müdahaleden gerekse diğer sağlık hizmetlerinden dolayı verdiği zararların çoğu
virgul.png
dikkat ve özen eksikliğinden kaynaklanır.Yeni kanunumuzla bilinçli taksir terimi getirilmiştir.Yani failin istemediği neticenin oluşacağını öngörmesi ama oluşmayacağına inanarak engel olmaması halidir.Bu halde cezada artırım sebebidir.

5237 Sayılı Kanun’da sağlık çalışanını ve sağlık hukukunu ilgilendiren bir çok detay vardır.

Sonuç olarak :

Sağlık hukuku dersleri kapsamlı olarak sağlık eğitimi veren bütün okullarda okutulmalıdır ki; sağlık çalışanları haklarını
virgul.png
borçlarını
virgul.png
sorumluluklarını
virgul.png
olayl ar karşısında davranış şekillerini ve mesleklerini icra ederken hukuki uyuşmazlık çıkmaması için alınması gereken önlemleri bilsinler.Ayrıca sağlık kurum ve kuruluşlarının yöneticileri
virgul.png
sorumlu müdürlerinin de sağlık mevzuatı ve sağlık hukuku konularına hakim olmaları hem kurum sorumluluğu hem şahsi sorumlulukları açısından önemlidir

Ayrıca 5237 Sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesiyle artık sağlık çalışanı ve sağlık kurumları yöneticileri daha dikkatli olmalı
virgul.png
haklarını
virgul.png
yükümlülüklerini bilmeli ve bilerek hareket etmelidir.Nitekim hafif bir ihmal olarak düşünülen olaylarda bile ağırlaştırılmış müeyyidelerle karşı karşıya kalınabilir.Kayıtlar çok iyi ve düzenli tutulmalı
virgul.png
hastaların aydınlatılmış onamları usulüne uygun olarak alınmadan üzerlerinde tıbbi işlem yapılmamalı
virgul.png
ehil personel çalıştırmaya
virgul.png
bilgi ve tecrübelerini geliştirmeye
virgul.png
eksik malzeme ve cihaz bulundurmamaya dikkat edilmelidir.

Av.Halide İnan
Marmara Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Sağlık Kurumları Yöneticiliği Bölümü
 
Yeni Türk Ceza Kanunu ile mevzuatımıza giren yeni hükümlerden birisi TCK 83. maddedir. Bu maddenin kaleme alınışında benim de fikrim alındı. Bu konu esasen benim doçentlik tezimi oluşturmaktadır. Ancak madde benim arzu ettiğim şekilde düzenlenmedi. Bununla beraber
virgul.png
maddenin eksikliklerine rağmen olumlu bir gelişme olduğunu
virgul.png
modern ceza kanunlarının hepsinde benzer hükümlerin yıllardır yer aldığını
virgul.png
kanunlarında hüküm olmayan ülkelerde bile hakimlerin aynı yönde uygulama geliştirdiklerini söylemek gerekir.

Bu maddeyi bu yazımda ele almak isteyişimin nedeni
virgul.png
bir kere yeni Türk Ceza Kanunu’nda sağlık personelini ilgilendiren en önemli yeni hükmün bu hüküm olmasıdır. Bununla beraber
virgul.png
şu an için bu konuyu inceleme zorunluluğu duymamın arkasında yatan neden
virgul.png
maddenin yanlış anlaşılmasıdır
virgul.png
özellikle de uygulayıcı hukukçular tarafından.

Bana bu konuya ilişkin ülkemizin bir çok yöresinden hakimler sorular yöneltmektedirler. Bu bakımdan bazı noktalara işaret etmekte yarar görüyorum:

Öncelikle maddenin anlamına bakalım:

Bir kimsenin öldürülmesi hareketin şekli bakımından iki türlü olabilir.

İlkin
virgul.png
bir kimse icra bir hareketle bir başkasını öldürebilir. Silahı çekip ateş ederek veya zehirleyerek öldürmede olduğu gibi. İkinci olarak ise
virgul.png
bir kimse hiçbir şey yapmamakla
virgul.png
yani ihmali bir hareketle de bir başkasını öldürebilir. Örneğin annenin yeni doğmuş bebeğini emzirmemek suretiyle öldürmesinde olduğu gibi. Ancak bu ikinci örnek
virgul.png
yani bir kişinin
virgul.png
hiçbir şey yapmayarak bir başkasının ölümüne sebebiyet vermesi
virgul.png
icrai hareketle öldürmeden farklı olarak ele alınmalıdır. Örneğin
virgul.png
ben yolda yürürken
virgul.png
bir kimsenin bir çocuğu bıçakladığını görsem ve ben zaten bu çocuğu sevmezdim
virgul.png
iyi yapıyor düşüncesiyle çocuğa yardım etmezsem ve çocuk sonuçta ölürse ‘acaba ben ve benim gibi oradan geçen herkes sorumlu tutulmalı mıdır?’
virgul.png
sorusu ile karşı karşıya kalırız. Veya
virgul.png
plajda güneşlenirken
virgul.png
boğulmakta olan ve imdat diye yardım isteyen bir kimsenin yardımına koşmayan kişiler
virgul.png
bu kişi boğulduğu takdirde sorumlu tutulmalı mıdır? İcrai hareketle öldürmede
virgul.png
sorumluluğun belirlenmesi kolay iken
virgul.png
ihmali harekette
virgul.png
sorumluluğun çok genişlemesi tehlikesi ile karşı karşıya kalırız. Plajdaki herkesi ihmali hareketle öldürmeden sorumlu tutmak
virgul.png
toplumsal yaşamı dayanılamayacak kadar kısıtlamak olur. O nedenle
virgul.png
ceza hukukunda geliştirilen prensip
virgul.png
bir kimsenin ölümünü isteyerek olaya seyirci kalan herkesin değil
virgul.png
ancak hukuken olaya müdahale etmekle yükümlü kimselerin
virgul.png
insan öldürmeden dolayı sorumlu tutulmaları (25 yıla kadar hapis cezası)
virgul.png
diğer kimselerin ise sadece tehlikede bulunana yardım etmeme suçundan (1 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası) dolayı cezalandırılmalarıdır.

Bu çerçevede belirlenmesi gereken husus ise
virgul.png
kimlerin hukuken olaya müdahale etmekle yükümlü tutulacaklarıdır. Bu da geleneksel olarak üç kategoride belirlenmiştir ve kanunumuz da bu üç kategoriyi benimsemiş bulunmaktadır. Bunlar
virgul.png


-kanun
virgul.png


-sözleşme

-ve ön gelen tehlikeli eylemdir.

İşte bu sayılan hususlardan biri dolayısıyla bir olaya müdahale konusunda hukuksal olarak yükümlülüğü olup da
virgul.png
kasten bir kimsenin ölmesi için olaya müdahale etmeyerek
virgul.png
insan öldürme suçundan sorumlu tutulabilecek kimselere “garantör” adını vermekteyiz.

Kanun ile garantör olan kimselerin başında ise polis gelmektedir. Gerçekten de Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu
virgul.png
polisin vatandaşın malını
virgul.png
canını
virgul.png
ırzını korumakla yükümlü olduğunu belirtmektedir. Demek ki
virgul.png
plajda bulunanlar arasında bir polis bulunuyor ve polis imdat isteyenin ölmesi için yardım etmiyorsa
virgul.png
polis ihmali davranışla kasten öldürme suçundan sorumlu tutulur. Bu çerçevedeki ikinci grup ise hekimlerdir. Hekimler
virgul.png
acil hallerde branşı ne olursa olsun
virgul.png
tıbbi müdahale yapmakla yükümlüdür. Bu yükümlülüğü KASTEN yapmayarak
virgul.png
bir kimsenin ölümünü isterlerse
virgul.png
onlar da ihmali davranışla kasten öldürmeden sorumlu tutulurlar.

İkinci kategori
virgul.png
sözleşmedir. Buna örnek olarak
virgul.png
bodyguard’lar
virgul.png
çocuk bakıcıları vs. gösterilebilir. Örneğin
virgul.png
çocuğun camdan sarktığını görerek
virgul.png
ölmesi için ona müdahale etmeyen çocuk bakıcısı da ihmali davranışla kasten öldürmeden sorumlu tutulur.

Son kategori öngelen tehlikeli eylemdir. Bu kategori daha çok trafikte gerçekleşir. Örneğin
virgul.png
dikkatsizlikle birinin yaralanmasına sebebiyet veren bir sürücü
virgul.png
yaralının acil yardıma ihtiyacı olduğunu görmesine rağmen
virgul.png
çeşitli nedenlerden ötürü onu hastaneye götürmez ise
virgul.png
yapmış olduğu ilk eylem (yaralama)
virgul.png
onu garantör konumuna soktuğundan
virgul.png
o kimseyi ihmali davranışla kasten öldürmeden dolayı sorumlu tutulur. Tıp alanında buna örnek olarak
virgul.png
hemşirenin dikkatsizlikle yanlış ilaç verdiği hastaya
virgul.png
durumu fark etmesine rağmen
virgul.png
müdahale etmemesi gösterilebilir.

Görüldüğü üzere bu hüküm hekimlere mahsus bir hüküm değildir. Ayrıca belirtmek gerekir ki
virgul.png
bu hüküm olmasa dahi
virgul.png
hekimlerin veya aynı kapsamdaki kişilerin bu şekilde sorumlu tutulmaları mümkündür. Ancak ülkemizde geçmiş kanunumuz döneminde böyle bir uygulama yapılmamıştır.

Esasen bu hükmün hekimlere uygulanması da zayıf bir ihtimaldir
virgul.png
zira bir hekimin kasten hareket ederek
virgul.png
hastaya zarar vermesi çok nadir gerçekleşebilir. Olsa olsa
virgul.png
hekimin doğrudan hastaya zarar vermek istemese bile
virgul.png
hastaya zarar gelmesi olasılığını göze alarak tıbbi müdahaleyi ihmal etmesi durumu söz konusu olabilir. Buna örnek olarak da
virgul.png
aşiretiyle beraber acile gelen bir hastanın ölmesi ve aşiretinin tepkisine maruz kalması tehlikesine karşı
virgul.png
hekimin hastanın yolda ölmesi ihtimaline rağmen
virgul.png
ona müdahale etmeyerek
virgul.png
bir başka ildeki hastaneye sevk etmesi gösterilebilir. Hekim burada hastanın ölümünü doğrudan istememekle beraber
virgul.png
bunu göze alıyorsa
virgul.png
burada 83. maddeden sorumlu tutulabilir.

Uygulamada ise hakim ve savcıların bana yönelttikleri sorulardan anladığım kadarıyla
virgul.png
maddenin KASTEN işlenen suçları kapsadığının göz önünde tutulmamakta
virgul.png
hemen her ihmali olayda
virgul.png
ihmali sonuçları ağır ise bu maddeye başvurma eğilimi ağır basmaktadır. Halbuki ihmali bir davranışla bir kimsenin ölümüne sebebiyet verilmesi durumunda daha çok uygulanacak hüküm
virgul.png
eskiden beri uygulanan “taksirle ölüme sebebiyet verilmesi” hükmüdür. TCK 83’ün uygulanabilmesi için garantörün kasten hareket etmesi gerekir ki
virgul.png
bu şart dolayısıyla bu maddenin uygulama alanı çok sınırlı kalacaktır. O nedenle
virgul.png
savcıların hemen de her olayda TCK 83’ten dava açmaları çok yanlış bir uygulama olacaktır.

Bu kapsamda hemen 83. madde gerekçesinde verilen hekim örneğine bir bakalım. Örnek şöyledir: “Bir sağlık kuruluşunda görev yapan tabip
virgul.png
durumu acil olan bir hastaya müdahale etmez ve sonuçta hasta ölür”. Bu örnek hekimler arasında tepkiye yol açmaktadır
virgul.png
ancak
virgul.png
verilen örnekte hekimin sorumlu tutulabilmesi için hastaya ölmesi amacıyla müdahale etmemesi gerekmektedir. Bu nedenle
virgul.png
örneğin daha isabetli olarak şöyle düzeltilmesinde yarar vardır: “Bir sağlık kuruluşunda görev yapan tabip
virgul.png
durumu acil olan bir hastaya KASTEN müdahale etmez ve sonuçta hasta ölür”. ışte ancak bu durumda hastaya müdahale etmeyen hekim sorumlu tutulabilir
virgul.png
yoksa hekimin her ihmali davranışı bu maddenin uygulanmasını gerektirmez. Bilirkişilik yaptığım bir dosyayı aktararak konuyu sonlandırmak istiyorum. Ambulans ile acile getirilen bir hastaya
virgul.png
hekim hastayı görmeden
virgul.png
başka bir hastaneye götürülmesi yönünde talimat verir. Ambulanstaki hekimin ısrarına rağmen
virgul.png
acil hekimi hastayı başka hastaneye sevk eder. Bunun üzerine
virgul.png
112 hekimi
virgul.png
hastayı başka hastaneye götürür ve hekim hakkında da suç duyurusunda bulunur. Bu olayda
virgul.png
hasta ölmemiştir. Ancak öldüğü varsayımında bile
virgul.png
acilde görevli hekimin doğrudan 83. maddeden sorumlu tutulması mümkün olmaz. Bunun için hekimin özellikle hastanın ölümünü göze alarak hastayı sevk ettiğinin ispatlanması gerekir. Olayda ise hekim
virgul.png
bu tür bir hastaya gerekli müdahaleyi yapma imkânları bulunmadığı gerekçesiyle hastayı sevk ettiğinden
virgul.png
83. maddenin uygulanması mümkün olmaz. Fakat burada hastayı görmeden sevk etmenin tıp hukukunda sorumluluk gerektirebileceğini belirterek
virgul.png
bu konuyu bir sonraki yazımın konusu olarak şimdiden duyurmuş olayım.

Prof. Dr. Hakan HAKERİ
Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı Başkanı
 
Geri