.

🟢 Konu yazarı şu anda aktif
Bilim dünyasında da rüyasında keşif yapan bilim insanları var ve bu durum acaba rüya-uyku sırasında, beynin bazı bölümlerinin devreye girmesi ile açıklanabilir mi?

@climax ne düşünüyorsun bu konuda?

***
Mendeleyev’in Periyodik Tablo Rüyası
Dimitri Mendeleyev 1869 yılında kimyasal elementlerin atomik ve kimyasal özelliklerine göre sıraladığı periyodik tablosunu yayınlamadan önce bu elementleri organize edeceği örüntünün mantığını bulmada zorlandığı dönemde masasında uyuya kalmış ve elementlerin sıralamasını rüyasında görmüştür. “Rüyamda tüm elementlerin tabloda olması gereken yerde olduğunu gördüm. Uyandığımda hepsini hemen bir kâğıt parçasına yazdım, sadece bir yerdeki elementi düzeltmem gerekti.”

Niels Bohr’un Atom Rüyası
1922 yılında Nobel Ödülü almış Kuantum Mekaniğinin öncüsü olarak bilinen Niels Bohr günümüzde hâlâ geçerli kavramlar olan elektronların çekirdeğin etrafında döndüğü ve bir enerji seviyesinden ya da bir yörüngeden diğerine sıçrayabildiğini gösteren atomun Bohr Modeli’ni geliştirmiştir. Bohr sıklıkla kendisini atomun yapısını keşfetmeye götüren rüyasından “Bir gece aynı gezegenlerin güneşin etrafında döndüğü gibi elektronların da atom çekirdeğinin etrafında döndüğünü gördüm” diye bahsetmiş ve uyandığı gibi laboratuvarına gidip rüyasındaki modele bilimsel kanıt aramaya başlamıştır.

Kekule’nin Ouroboros (Kuyruğunu Isıran Yılan) Rüyası
19’uncu yüzyılda kimyasalların teknik olarak gözlenebilmesi mümkün olmadığından bunların kimyasal özelliklerine bakılarak sınıflandırıldığı dönemde Alman kimyager Friedrich August Kekule benzenin halka yapısını rüyasında gördüğü kendi kuyruğunu ısıran yılan sembolünden ilham alarak keşfetmiştir. Benzer şekilde kimyasal yapıyı formüle ettiği teorisini de yine rüyasında atom ve moleküllerin dönerek bir çeşit dans ettiğini görmesinden esinlenerek ortaya atmıştır.

Einstein’ın Görelilik Rüyası
Albert Einstein henüz gençlik dönemindeyken gördüğünü belirttiği rüyasını şöyle aktarmıştır;“Geceleyin arkadaşlarımla kızakla mal taşırken tepeden aşağıya kaymaya başladım ama kızağım hızlı ve gittikçe daha da hızlı gitmeye başladı. O kadar hızlı gidiyordum ki ışık hızına yaklaştığımı fark ettim. Tam bu noktada yukarı baktım ve yıldızları gördüm. Daha önce hiç görmediğim renkleri yansıtıyorlardı. Bir huşu hissiyle dolmuştum. O an bir şekilde hayatımın en önemli anlamına bakıyor olduğumu anladım.” Einstein sonrasında tüm bilimsel kariyerinin gördüğü bu rüya üzerine bir meditasyon (derin düşünme) olduğunu ifade etmiştir.

Einstein'dan Kekule'ye dünyayı değiştiren rüyalar
 
zuhurat alemi
mana alemi
rüya alemi
ben hep kızlar alemindeyim
 
Bu konuda ciddi sıkıntılarım oldu. Birgün gece gördüğüm rüyayı ertesi gün birebir yaşadım. Adeta yarın ki yaşayacaklarım önüme serilmişti rüyamda.. Hala unutmuyorum o günü.
 
Rüya görmenin, kişinin bilinç ve bilinçaltı anılarının sentezi olabileceği düşünülüyor fakat gelecekten haber veren rüya deneyimi yaşayan kişiler de var ve bu durumu nasıl açıklayabileceğimizi henüz bilmiyoruz.

Beyin sapındaki bazı devrelerin, uyku sırasında açığa çıkması ile rüyaların oluştuğu söyleniyor yani yukarıdaki bilimsel örnekleri belki bu şekilde mantıklı bir zemine oturtabiliriz fakat hiç düşünülmemiş ve geleceğe işaret edenleri izah etmek, şu aşamada mümkün görünmüyor.

Özgür irade ile ilgili yapılan bir deneyde, beynin kararları saniyeler önce aldığı iddia edilmişti. Bizler ne seçeceğimizin kararını vermeden yaklaşık birkaç saniye önce, beyin o seçimi yapmış oluyormuş ki bu gerçekten oldukça düşündürücü.

***
Haynes ve ekibi, beyni daha derinlemesine incelemek için fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRı) tekniği kullandılar. Bu teknik sayesinde, denek bir görevi yerine getirirken, ortaya çıkan beyin aktivasyonunu ölçümleyebildiler.

Bu yöntemle 14 gönüllüde beyin taraması yapıldı. Deneklerden ne zaman arzu ederlerse, o zaman bir düğmeye sağ ya da sol parmaklarıyla dokunmaları istendi. Deneyin sonucunda Haynes, düşünce ve aksiyon arasında yarım saniyelik bir duraklama olduğunu belirtti.

Daha sonra Haynes ve ekibi, fMRı taramalarını analiz ettiler. Sonuç olarak şu bulguya ulaştılar. Beynin korteks bölgesi; deneğin düğmeye basmasından 7 saniye önce, fMRı da parlak gözükmektedir. Bu korteks bölgesi, düşünce ve bilinç ile ilişkilidir.

- Alıntı-

 
Son düzenleme:
ol der ve olur.

işimizi görmez mi?
Hayır görmez tabii ki. Bahsettiğin ayrı bir konu.
Sen, kendi kararlarını kendin alamıyor ve yönlendiriliyorsan ortada bir sorun var demektir. Bu durumda programlanmış bir robottan farkımız kalmıyor ki.
 
Son düzenleme:
Hayır görmez tabii ki. Bahsettiğin ayrı bir konu.
Sen, kendi kararlarını kendin alamıyor ve yönlendiriliyorsan ortada bir sorun var demektir. Bu durumda programlanmış bir robottan farkımız kalmıyor ki.
heeee tamam :emoji_upside_down:
 
rüya ile amel olmaz deniyor fekat.
bilinçaltımızın ve maruz kaldıklarımızın yansıması olduğunu düşünüyorum. ötesine pek karışmıyorum.
 
Gün içinde anlam veremeyip kenarda biraktiklarimizi beynin gece anlamlandırmaya çalışması butunu.
Ayni rüyayı 2 ya da 3 kere görebiliyorum.
Senaryo aynı fakat 2. Sefer de ruyayi baskasinin gozundenmiş gibi farkli sekanslarda gorebiliyorsun. Bi bana olmuyordur sanirim. Hatta bazen o kadar abzurt ruyalar goruyorum ki kendime "e ebesinin *mı yani bu ne olm" asfkj diyorum.
Bir ruya en fazla 7 saniyedir diye de bir rivayet bulunmaktadır. Bazen de 1 sene ruya gormedigim oluyor. Ya da ben hatirlamiyorum. Yok ya sanirim gormuyorum..
 
Geri