31 ocak 2013 tarihte bugün

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
31 ocak 2013 tarihte bugün

TARİHTE BUGÜN..31.OCAK

TARİHTE BUGÜN..

31.OCAK'ta Dünyada ve Türkiye'de yaşanan tarihi olaylar ve önemli günler.

17838.jpg


Olaylar




TARİHTE BUGÜN..31.OCAK

Apollo 14 ekibinden Alan Shepard ay yüzeyinde.

1729 - Türkiye'de ilk kitap, Mehmet Bin Mustafa'nın (Vanlı) kaleme aldığı Sıhahı Cevheri (Vankulu) adlı sözlük basıldı. İbrahim Müteferrika, ilk Türk matbaasını İstanbul'da Sultanselim'deki konağında kurmuştu.

1747 - İlk zührevi hastalıklar kliniği Londra'da açıldı.

1790 - Osmanlı-Prusya ittifakı.

1865 - ABD Temsilciler Meclisi, köleliği yasaklayan yasayı onayladı.

1876 - ABD'de ülkedeki tüm kızılderililer kendilerine ayrılmış özel bölgelerde yaşamaya zorlandılar.

1906 - İvan Vasilyeviç Babuşkin kurşuna dizildi. Babuşkin Rus Sosyal Demokrat İşçi Partisi (Bolşevikler) kurucularındandı.

1915 - I. Dünya Savaşı: Almanya Ruslara karşı zehirli gaz kullandı.

1924 - Kültür magazin dergisi Resimli Ay kapandı.

1927 - Müttefiklerin Almanya üzerindeki denetimi sona erdi; bundan sonra Almanya'nın yeniden silahlanmasını Milletler Cemiyeti denetleyecek.

1928 - Türk Eğitim Derneği (TED) Ankara'da kuruldu.

1929 - SSCB Leon Troçki'yi sürgüne gönderdi.

1930 - Seloteyp 3M şirketi tarafından pazara sürüldü.

1931 - Yarın gazetesi başyazarı Arif Oruç ve sorumlu müdürü İzmit'te birer yıldan fazla hapse mahkûm oldular.

1931 - Gümrük ve Tekel Bakanlığı kuruldu.

1934 - Nazım Hikmet, Nail Vahtedi, Tosun Ömer ve Yonga Ömer beş yıl hapis cezasına mahkûm edildi.

1938 - Atatürk, Gemlik'te sun'i ipek fabrikasını açtı.

1942 - Öğrencilere sigara içme ve nişan yüzüğü takma yasağı getirildi.

1943 - Almanlar Stalingrad'da yenildi.

1946 - SSCB'den esinlenen yeni Yugoslavya anayasasına göre ülke altı cumhuriyetten oluşuyor: Bosna-Hersek, Hırvatistan, Makedonya, Karadağ, Sırbistan ve Slovenya.

1950 - Amerika Birleşik Devletleri başkanı Harry S. Truman hidrojen bombası geliştirme programı yürüttüklerini açıkladı.

1952 - Yunanistan dışişleri bakanı S. Venizelos'un Türkiye'ye yaptığı resmi gezi sırasında Türk-Elen Dostluk Derneği'nin kurulması kararlaştırıldı.

1953 - Kuzey Denizi taşkınlarında sadece Hollanda'da 1.800 den fazla kişi öldü.

1956 - "Nesebi sahih olmayan çocukların tescili" hakkındaki kanun Meclis'te kabul edildi.

1956 - Guy Mollet Fransa başbakanı oldu.

1958 - İlk başarılı Amerika Birleşik Devletleri uydusu Explorer I dünya çevresindeki yörüngesine oturdu.

1961 - İsrail başbakanı Ben Gurion istifa etti.

1961 - Ahmet Emin Yalman Vatan gazetesi'nden ayrıldı.

1964 - 15 Ocak günü Kıbrıs sorununu görüşmek üzere toplanan III. Londra Konferansı 19 günlük çalışmanın ardından bir sonuç alınamadan dağıldı.

1965 - Sağlık Bakanlığı bir açıklama yaptı; Türkiye'de ortalama insan ömrü 33 yıl.

1966 - Paşabahçe Şişe ve Cam Fabrikası'nda 2400 işçi greve başladı.

1968 - Vietkong büyük bir saldırıya geçti; Saygon'daki Amerikan elçiliği 6 saat işgal edildi.

1968 - TRT Ankara Televizyonu deneme yayınına başladı.

1971 - İnsanlı ay yolculuklarında bir adım daha: Apollo 14 fırlatıldı. Görevli astronotlar: Alan B. Shepard Jr., Edgar D. Mitchell ve Stuart A. Roosa.

1973 - Çetin Altan'ın 4,5 yıl hapsi istendi; karikatürist Turhan Selçuk'u döven 3 polis hapse mahkûm edildi.

1973 - Devlet Güvenlik Mahkemeleri'nin kurulmasına ilişkin kanun kabul edildi.

1974 - Seyfi Demirsoy'un ölümüyle boşalan Türk-İş genel başkanlığına Halil Tunç seçildi.

1976 - Ankara'da "Evlat acısına son" mitingi yapıldı.

1978 - Zonguldak'ta ikramiyesi ödenmeyen 20 bin maden işçisi direnişe geçti.

1980 - Tariş'te direniş bitti, işçiler işbaşı yaptılar. 22 Ocak'ta güvenlik güçleri arama yapma gerekçesiyle Tariş işletmelerine girmek istemiş, 600 işçi gözaltına alınmıştı.

1985 - Başbakan Turgut Özal, Gökova'da termik santral kurulacağını açıkladı.

1986 - İşkence konusunda itiraflarda bulunan polis memuru Sedat Caner, Ankara Cumhuriyet Savcılığı'na teslim oldu.

1986 - Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) İçel Milletvekili Fikri Sağlar, Türkiye'de 5 yılda 800'den fazla insanın "kayıp" olduğunu söyledi.

1990 - Atatürkçü Düşünce Derneği ve Türk Hukuk Kurumu başkanı Prof.Dr. Muammer Aksoy, 73 yaşında Ankara'da evinin önünde kurşunlanarak öldürüldü.

1990 - SSCB satranç şampiyonu Gary Kasparov, vatandaşı Anatoli Karpov'u yenerek dünya satranç şampiyonu oldu.

1990 - Moskova'da ilk McDonald's açıldı.

1996 - Patlayıcı yüklü bir kamyon Kolombo'da (Sri Lanka) merkez bankasının kapılarına çarparak infilak etti: en az 86 kişi öldü, 1.400 kişi yaralandı.

2000 - Alaska havayollarına ait bir yolcu uçağı Büyük Okyanus'a düştü: 88 kişi öldü.

2004 - TL'den 6 sıfır atılması ve Türkiye Cumhuriyeti devleti para biriminin Yeni Türk Lirası olmasını öngören yasa, Resmi Gazete'de yayımlandı.

2005 - Dünyaca ünlü pop yıldızı Michael Jackson hakkında 13 yaşındaki bir çocuğa tacizde bulunduğu gerekçesiyle dava açıldı.

2005 - Afganistan'daki Türk birlikleri, Kabil'deki uluslararası havaalanının sorumluluğunu üstlendi.

2006 - Terör örgütü elebaşının avukatlarından İrfan Dündar, müvekkilinin yeniden yargılanmaya ilişkin dilekçesini, bu konuda yetkili olan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine göndererek başvuruda bulunduğunu bildirdi.

2008 - İstanbul'un Zeytinburnu ilçesinde ruhsatsız bir binada maytapların yanarak doğalgaz kazanını patlatmasıyla oluşan olayda 23 kişi öldü, 120 kişi yaralandı.


Doğumlar




Anna Pavlovna Pavlova

1797 - Franz Schubert, Avusturyalı besteci (ö. 1828)

1881 - Anna Pavlovna Pavlova, Rus balerin (ö. 1931)

1884 - Mehmed Emin Resulzade, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyetinin kurucusu(ö. [[1955])

1923 - Norman Mailer, Amerikalı romancı (ö. 2007)

1927 - Olof Palme, İsveçli siyasetçi (ö. 1986)

1935 - Kenzaburo Oe, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Japon romancı

1937 - Philip Glass, Amerikalı besteci

1938 - Beatrix, Hollanda Kraliçesi

1961 - Fatih Kısaparmak, Türk besteci ve yorumcu

1981 - Justin Timberlake, Amerikalı pop şarkıcısı ve aktör

1982 - Elena Paparizou, Yunan şarkıcı

1964 - Jeff Hanneman, Slayer Gitaristi


Ölümler


1914 - Recaizade Ekrem, edebiyatçı (Üstat) (d. 1848)

1945 - Eddie Slovik, 2. Dünya Savaşı sırasında firardan dolayı idam edilen tek ABD askeri (d. 1920)

1946 - İsmail Hakkı İzmirli, İslam felsefesi tarihçisi

1948 - Artaki Candan, besteci

1969 - Stoyan Zagorçinov, Bulgar yazar (d. 1889)

1974 - Samuel Goldwyn, ABD'li film yapımcısı (d. 1882)

1982 - Melih Vassaf, Eleştirmen ve oyun yazarı

1990 - Muammer Aksoy, hukukçu ve siyaset adamı (d. 1917)

2000 - İsmail Hakkı Şen, Tiyatro ve sinema sanatçısı (d. 1927)

2006 - Moira Shearer, İskoç aktris (Kırmızı Pabuçlar) ve balerin (d. 1926)

 
Askeri Yargıtay 3. Daire Başkanı Gürdal vefat etti

askeri_yargitaya_2_atama_h880627.jpg


Askeri Yargıtay 3. Daire Başkanı Hakim Kıdemli Albay Gürcan Gürdal, vefat etti.

Gürdal, geçirdiği rahatsızlık sonrası GATA'da tedavi görmekte iken 60 yaşında hayatını kaybetti.

Gürdal'ın cenazesi, yarın Kocatepe Camisi'nde kılınacak Cuma namazının ardından toprağa verilecek.

Gürcan Gürdal, ''Balyoz'' davası sanıklarından Hava Hakim Albay Zeki Üçok'un, bazı soruşturmalar sırasında ''zincirleme olarak memuriyet görevini kötüye kullandığı'' gerekçesiyle Askeri Yargıtay 3. Dairesi'nde yargılandığı davada, mahkeme başkanı olarak görev yapıyordu.
 
Hakim başörtülü avukatı tehdit etti

hakim_basortulu_avukati_tehdit_etti13596349200_h984159.jpg


Danıştay 8. Dairesi'nin Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) avukatlara yönelik başörtüsü yasağıyla ilgili yürütmenin durdurulması kararına rağmen bazı yerlerde sorun yaşanıyor.

Danıştay'a başörtüsü yasağının kaldırılması için başvuran avukat Figen Şaştım, yasağı kaldıran karardan sonra girdiği duruşmada hakimin tutanak tutarak baroya bildirmekle tehdit ettiğini söyledi. Şaştım, Danıştay'ın kararını göstererek bunu engellediğini kaydetti.

Danıştay 8. Dairesi'nin Türkiye Barolar Birliği'nin (TBB) avukatlara yönelik başörtüsü yasağıyla ilgili yürütmenin durdurulması kararından sonra bir grup avukat basın açıklaması yaptı. Aralarında Danıştay'a yasağın kaldırılması için başvuran avukat Figen Şaştım'ın da bulunduğu avukatlar İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya geldi.

Basın açıklamasını okuyan Şaştım sözlerine Ali Şeriati'ye ait, "Ey hürriyet! Kanadı kırık güzel kuşum. Keşke seni vahşet muhafızlarının penceresinden gece karanlık ve soğuğa sebebiyet verenlerden, duvarları, kaleleri ve zindanları yapanlardan kurtarabilseydim. Keşke kafesini kırabilip seni temiz, bulutsuz, tozsuz bir sabahta uçurabilseydim. Fakat ellerimi kırdılar, dilimi kestiler, ayaklarımı zincirlediler, gözlerime mil çektiler." dizelerini okuyarak başladı.

Söz konusu yasakla anayasa ve kanunların ayaklar altına alındığını kaydeden Şaştım, Anayasa ile güvence altına alınan bir hakkın bir meslek kuralı ile yasaklandığını söyledi. Şaştım, yargının yasağı kaldıran bu kararı ile hukuka aykırı bir uygulamaya son verdiğini ifade etti.

Kendilerine yönelik haksızlıklar karşısında yanlarında durması gereken meslek örgütlerinin tam tersine kendilerine bu yasağı koyduğunu vurgulayan Şaştım, "İnanması güç ama gerçek böyle." dedi.

Yasağın ideolojik kaygılarla konduğunu söyleyen Şaştım, "Hak ve adalet ideolojiye kurban edilecek kadar değersiz değildir. Eğer adaleti ve hakkı ideolojiye kurban ederseniz haktan ve adaletten hiçbir şey eksiltemezsiniz. Ama bu davranışınız nedeniyle hak ve adalet döner sizi ve ideolojinizi değersiz hale getirir. Bir hukukçu olarak elimize imkan geçse de bize zulmedene asla zulmetmeyeceğiz. Hakkı ve adaleti ideolojiye kurban etmeyeceğiz." diye konuştu.

Açıklamadan sonra Şaştım basın mensuplarının sorularını da cevapladı. Karardan sonra duruşmaya girip girmediği sorulan Şaştım, "Karardan sonra önceki gün Üsküdar 1. İş Mahkemesi'nde ve Üsküdar 2. İş Mahkemesi'nde duruşmalara katıldım. Ancak karara rağmen 2. İş Mahkemesi hakimi tarafından duruşmaya girmemin tutanak altına alınarak baroya bildirileceği yönünde tehdit edildim. Ancak haklı davamı ve kararı kendisine ibraz ederek kendisine engel oldum. Benim gibi meslektaşlarım da duruşmalara katılıyorlar." cevabını verdi.

Duruşmaya girmesi engellenen başörtülü avukat olup olmadığı sorusu üzerine Şaştım, "Kararın ertesi günde bir meslektaşım Kadıköy Adliyesi'nde bir duruşmaya katıldı. Ancak hakim kendisi hakkında tutanak tutup İstanbul Barosu'na bildirmiş. Bu hukuka aykırı bir işlemdir. Çünkü ortada yargının verdiği bir yürütmenin durdurulması kararı vardır. Bir mahkeme kararının hiçbir kamu kurumu tarafından uygulanmaması mümkün değil. Bu zaten kanunlar gereğince de kararın uyulanmaması görevin kötüye kullanılması anlamına gelir." dedi.

"TBB itiraz eder mi?" diye sorulan Şaştım, "Kanunun tebliğinden itibaren TBB'nin 7 gün içinde itiraz hakkı var. Kullanıp kullanmayacağını bilmiyorum." cevabını verdi.
 
Petrol kaçakçılığında akıl almaz yöntem!

petrol_kacakciliginda_akil_almaz_yontem13596371160_h984185.jpg


Aksaray'da kaçakçıların Ceyhan-Kırıkkale Ham Petrol Boru Hattı'na döşediği bin 800 metre uzunluğundaki kaçak hat, jandarma tarafından ortaya çıkarıldı.

Toplam 448 kilometre uzunluğundaki 1986 yılında işletmeye açılan Ceyhan-Kırıkkale Ham Petrol Boru Hattı'ndan petrol çalan şebeke, jandarma yakalandı. Şüpheliler, Aksaray-Adana karayolunun 60. kilometresinde yoldan yaklaşık 2 kilometre uzaklıkta ve 4 metre yerin altından geçen petrol boru hattına ulaşabilmek için toprağı kazdı. 61 santim çapındaki petrol taşıyan boruyu delen kaçakçılar buraya vana koydu ve vanaya 10 santim çapında boru ekledi. Daha sonra kazdıkları çukuru yeniden kapatan şebeke üyeleri, kaçak hattı, yine yer altından bin 880 metre uzaklıktaki karayolunun karşısına, yoldaki menfezin altından geçirdi.

Yaptıkları istihbarat çalışması sonucu kaçak boru hattını tespit eden jandarma ekibi, iş makineleri ve Botaş yetkilileriyle toprağı kazarak, kaçak hattı gün yüzüne çıkarttı. Botaş ekibi, kaçak hattı uzun uğraşlar sonucunda iptal etti. Jandarma yetkilileri, kaçakçıların isimlerinin belirlendiğini ve yakalama çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Botaş yetkilileri olay yerinde kameralara yaptığı açıklamada boru hattının nasıl döşendiğini anlattı.

Öte yandan, jandarma ekiplerinin geniş çevre güvenliği aldığı bölgede bir Botaş görevlisinin, sigara içerek, kaçak hatta müdahale etmesi dikkat çekti. Gazetecilerin, sigara içmesinin sakıncası olup olmadığını sorması üzerine görevli önce tehlike olmadığını söyledi, ardından çekim yapıldığını görünce kameralara tepki gösterdi.
 
'2012 Yılının Irkçısı' belli oldu

2012_yilinin_irkcisi_belli_oldu13596345650_h984154.jpg


Geçen yıl içinde gerçekleştirilen 'Ayın Irkçısı' seçimlerinde en çok oy alarak seçilen kişi ve kurumlardan oluşan dokuz aday arasında, '2012 Yılın Irkçısı' seçiminde Türk Solu Dergisi 1. sırada.

Türk Solu Dergisi ve eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin arasında ciddi bir çekişme yaşandı. Kullanılan toplam 2300 oyun 486'sı (yüzde 21) Türk Solu Dergisi'ne giderken, İdris Naim Şahin sadece 4 oy eksikle, ikinci sırada kaldı.

Ayın ve yılın ırkçıları seçimlerinde amacımız aday gösterilen kişileri veya kurumları rencide etmek, etiketlemek veya hedef göstermek değil. Amacımız toplumun çeşitli katmanlarında bilinçli veya bilinçsiz biçimde var olan ve kimi olaylarda açığa çıkan ırkçılığın kendisini teşhir etmek. Irkçılığın ne denli tehlikeli olabileceğine dair toplumsal düzeyde bir farkındalık yaratılmasına katkıda bulunmak. Çünkü biliyoruz ki, toplumsal barış, eşitlik ve adalet duygusu karşısında asıl tehdit, ırkçıların bizzat varlığından çok toplumdaki yaygın ırkçı fikirlerdir.
 
Öğrenci velilerinden skandal iddia!

ogrenci_velilerinden_skandal_iddia13596299930_h984117.jpg


Öğrenci Velileri Dayanışma Derneği (ÖVDER), okullarda Roman öğrenci tespitinin fişlemeye yönelik olduğunu iddia etti. Milli Eğitim İl Müdürlüğü ise devamsızlığı kontrol etmek için yaptıklarını öne sürdü.

İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nün okullarda Roman öğrenci tespiti ile ilgili çalışmasına ÖVDER tepki gösterdi. Okullardaki Roman öğrencilerin yapılan tespit çalışmasıyla fişlendiğini öne süren ÖVDER İzmir Şube Başkanı Orhan Yüce, Milli Eğitim İzmir İl Müdürlüğü'nün okullara '2011- 2012 eğitim öğretim yılında 8. sınıftan mezun olup öğrenci sayılan ve ilimiz ortaöğretim kurumlarında öğrenim görmekte olan öğrencilerden, 9. sınıfa devam etmeyen Roman öğrenci sayısını bilmemiz gerekiyor. 9. sınıfa devam etmeyen Roman öğrencilerin sayısı tespit edilmeli' diyeyazı gönderdiğini açıkladı.

ÖVDER İzmir Şube Başkanı Yüce şunları söyledi:

"Milli Eğitim Bakanlığı Roman vatandaşlarımızın işsiz olduğunu biliyor da çocuklarına yardımda mı bulunacak? Konut mu yapacak? Tablet mi dağıtacak? Ne yapacak? Suriye'den getirdiği ailelerin çocuklarının konaklama ve okul masraflarını karşıladığı gibi Roman öğrencilerini de bu hizmetten yararlandırmak için mi sayı istiyor?"

Yüce, Milli Eğitim İl Müdürlüğü'nün bu bilgilerin ne için kullanılacağını açıklamasını da isteyerek şöyle dedi:

"Amacı net belirtilmemiş ve velilere bilgi verilmeden çocuklarının fişlenmesi ne yasal ne de insan haklarına uygun değildir. Yasa dışı uygulamaya öğretmenlerimiz ve okul yöneticilerimiz alet olmamalılar. Biz öğrenci velileri olarak bu amacı belli olmayan yasa dışı uygulamanın takipçisi olacağız."

DEVAMSIZLIĞI TAKİP EDİYORUZ

İzmir İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Ali Bayram Tetik ise, 12 yıllık eğitimin zorunlu olduğuna dikkat çekerek, "9. sınıfa devam etmeyen öğrencilerin tespitini istiyoruz. Romanlar diye ayırmadık. İzmir'in genelinde yaptığımız bir çalışma ama devamsızlık genelde Roman mahallelerinde görüldüğü için oraya ağırlık verilmiş olabilir" diye açıklama yaptı.
 
İHH'dan Mavi Marmara hukuk raporu

yemende_mavi_marmara_sehitleri_anildi_h885796.jpg


İHH İnsani Yardım Vakfı, İsrail'in Gazze Özgürlük Filosu'na saldırısı sonrası katılımcılar tarafından Türkiye ve dünyanın çeşitli ülkelerinde yürütülen hukuk mücadelesini anlatan kapsamlı bir rapor hazırladı.
İnsani Yardım Vakfı İnsan Hakları ve Hukuk Komisyonu tarafından hazırlanan rapor İsrailli komutanların yargılandığı Türkiye'deki Mavi Marmara Ceza Davası başta olmak üzere, ulusal ve uluslararası yargı organlarındaki hukuki çalışmalar hakkında bilgiler içeriyor.
Saldırının yaşandığı andan itibaren ulusal ve uluslararası ilgili hukuk mercilerini harekete geçirmek üzere mağdur gerçek ve tüzel kişiler tarafından ve üçüncü şahıslarca çeşitli girişimlerde bulunulduğunu aktaran rapor 2,5 yılı aşkın süredir devam eden hukuki süreci gözler önüne seriyor.

Rapordan

mavi_marmara_kjpg_h864.jpg

"Gazze'ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan ve sadece yardım gönüllüleri ile insani yardım malzemesi taşıyan Mavi Marmara, Sfendoni, Challenger I, Eleftheri Mesogios, Gazze I ve Defne-Y gemilerinden oluşan Gazze Özgürlük Filosu, 31.05.2010 günü İsrail askerî güçlerinin hukuk dışı saldırı ve müdahalesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu saldırı esnasında ve devam eden süreçte dokuz insani yardım gönüllüsü hayatını kaybetmiş, 52'si ağır olmak üzere 156 yardım gönüllüsü yaralanmış, Filo katılımcıları hiçbir yasal dayanak olmaksızın hapsedilmiş, yaralılara kelepçe takılmış, bazı yaralılar günlerce hücrelerde alıkonulmuş ve kendilerine işkence ve kötü muamelede bulunulmuş, Filo katılımcılarına ait şahsi eşyalara el konulmuş ve gemilere çeşitli maddi zararlar verilmek suretiyle birçok haksız fiil işlenmiştir.
Olay anından itibaren ulusal ve uluslararası ilgili hukuk mercilerini harekete geçirmek üzere mağdur gerçek ve tüzel kişiler tarafından ve üçüncü şahıslarca çeşitli girişimlerde bulunulmuş bu çerçevede BM İnsan Hakları Konseyi çok açık bir şekilde çeşitli suçlardan İsrail'i suçlu bulan raporu oylanmış ve kabul edilmiştir. Ayrıca, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nde, Türkiye dâhil evrensel yargı yetkisi olan ülkelerde (Belçika, İspanya, İtalya ve Güney Afrika Cumhuriyeti) ulusal soruşturma ve davalar söz konusudur.
Gazze Özgürlük Filosu'na yapılan saldırı ile ilgili olarak yürütülen hukuki süreçte dünyanın dört bir yanından hukukçular çalışmaktadır. Dönem dönem bir araya gelen avukat ve hukukçu akademisyenler, adaletin sağlanması için çeşitli katkılar sunmaktadır."
 
31 Ocak 2013 Perşembe

0.jpg


Trt Genel Müdürü İbrahim Şahin: Trtnin 31 Ocak 1968 Tarihinde Başlayan Televizyon Yayıncılığı, Bugün 45. Yılını Kutluyor


TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, TRT'nin 31 Ocak 1968 tarihinde başlayan televizyon yayıncılığının, bugün 45. yılını kutladığını bildirdi.

TRT Genel Müdürü İbrahim Şahin, TRT'nin 31 Ocak 1968 tarihinde başlayan televizyon yayıncılığının, bugün 45. yılını kutladığını bildirdi.
Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ve dünyanın her köşesine "doğru ve tarafsız" haber veren TRT'nin eğitim, kültür, çocuk, belgesel, drama, spor, müzik ve eğlence yayınlarıyla ülkenin gurur kaynağı olduğunu belirtti.

Toplumun her kesimine hitap eden TRT markasının, Türk yayıncılığında zirveden hiç inmediğini vurgulayan Şahin, TRT'nin 45 yıldır kamu hizmeti yayıncılığı görevini başarıyla yerine getirdiğini, halkın yayıncılık beklentilerini karşılayarak Türkiye'nin dünyaya açılan yüzü olduğunu ifade etti.

TRT'nin milletin 45 yıllık güvenini boşa çıkarmadan değerleri geleceğe taşıdığını belirten Şahin, şunları kaydetti:

"TRT'nin 31 Ocak 1968 tarihinde başlayan televizyon yayıncılığı, bugün 45. yılını kutluyor. Son yıllarda açtığı kanallarla, izlenme oranlarıyla, teknik yatırımlarıyla ve yenilikleriyle yayıncılıkta bir dünya markası olma yolunda ilerlemektedir. Gücünü bizatihi milletimizden alan TRT, milletimizin değerlerini geleceğe taşımak, dünyaya yaymakla yükümlüdür. Bizlere tam 45 yıldır destek verip bugünkü gurur duyulacak seviyeye ulaşmamızı sağlayan halkımıza, idarecilerimize şükranlarımı sunuyor, çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum."

Muhabir: Merve Yıldızalp

Yayıncı: Ziver Büyüktaş
 
PKK'nın korkunç Hakkari planı


Kandil’e ulaştırılan bilgilerle örgütün birçok kişiyi göçe zorladığı belirlendi. Şok belgeler, biri Çukurca Nüfus Müdürlüğü’nde çalışan iki zanlıda ele geçirildi.


83231_3.jpg


Hakkârili vatandaşların “Devlete yakındır”, “Korucudur”, “Annesi Türk’tür” gibi ifadelerle tek tek fişlendiği anlaşıldı.

Terör örgütü PKK Hakkari'yi kurtarılmış bölgeye çevirmek için devlet dairelerine kendi adamlarını sızdırmış. Konuyla ilgili çarpıcı ayrıntılar Bugün gazetesinde yer aldı. İrfan Galip Dumlu imzalı haberde inanılmaz detaylar var.

Hain plan Çukurca'da Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlükleri’nce koordineli olarak yürütülen operasyonda 2 kişinin gözaltına alınmasıyla ortaya çıktı. Gözaltına alınanlar arasında Çukurca İlçe Nüfus Müdürlüğü'nde çalışan bir memurun da bulunması emniyet birimlerini harekete geçirdi. Yapılan aramalarda Hakkâri halkına ait birçok bilgi ve fişleme belgelerine ulaşan ekipler soruşturmayı derinleştirdi.

GÖÇE ZORLUYORLAR

Skandal belgelerin Kandil’deki örgüt yöneticilerine ulaştırıldığı tespit edildi. Bu bilgilerle PKK’nın Hakkari’de istemediği kişilere baskı kurduğu, göçe zorladığı ve yüksek bedelle haraç topladığı ortaya çıkarıldı.

SAHTE KİMLİK

Operasyonda nüfus cüzdanı talep formları, kayıp/değiştirme belgeleri ile çok sayıda kimlik fotokopisi bulundu. 2 kilo amonyumnitrat ele geçirildi. Sanıkların PKK’lı bombacılara sahte nüfus cüzdanı çıkardıkları da belirlendi. Böylece PKK’lı teröristlerin yurda kolayca giriş yaptıkları öğrenildi.

VATANDAŞLARIN BİLGİLERİNİ TEK TEK KANDİL'E İLETMİŞLER

Emniyet birimler 28 Ocak tarihinde terör örgütünün sivil yapılanmasına yaptığı operasyonlarda Hakkâri halkına ilişkin fişleme belgeleri ele geçirdi. Hakkâri halkını isim isim kayıtlara geçen PKK ajanlarının bilgi ve belgeleri Kuzey Irak'a ve Kandil'e aktardıkları tespit edildi.

ANNESi ÇUKURCALI TÜRK’TÜR

Nüfus müdürlüğünde çalışan memurun, halkı fişleme yöntemleri ise belgelere şöyle yansıdı:

H.Ö: Meşguliyeti koruculuktur.

İ.Y: PKK ve Kürt düşmanıdır, askerle ve emniyetle ilişkisi vardır.

A.L.G: Kardeşi JİTEM, babası Emniyet için çalışıyor.

Ö.G: Diyarbakır'da ajanlık eğitimi aldı, herkes onu ajan olarak biliyor, annesi Çukurcalı Türk'tür.

K.Ş: Devlete bağlı bir adamdır, 10 yıldır korucudur, kaymakamları korur, Türkiye devleti de bu adama güvenir.
 
PKK'nın Hakkari'deki şok planı

Nüfus Müdürlüğü’ndeki PKK’lı yardımıyla Hakkâri halkının hepsinin fişlendiği ortaya çıktı.

pkk-nin-hakkari-deki-sok-plani_220985.jpg


Kandil’e ulaştırılan bilgilerle örgütün birçok kişiyi göçe zorladığı belirlendi.

‘DEVLETE YAKINDIR’ NOTU

Şok belgeler, biri Çukurca Nüfus Müdürlüğü’nde çalışan iki zanlıda ele geçirildi. Hakkârili vatandaşların “Devlete yakındır”, “Korucudur”, “Annesi Türk’tür” gibi ifadelerle tek tek fişlendiği anlaşıldı.

YÜKSEK BEDELLE HARAÇ

Skandal belgelerin Kandil’deki örgüt yöneticilerine ulaştırıldığı tespit edildi. Bu bilgilerle PKK’nın Hakkari’de istemediği kişilere baskı kurduğu, göçe zorladığı ve yüksek bedelle haraç topladığı ortaya çıkarıldı.

PKK’lılara sahte kimlik

Operasyonda nüfus cüzdanı talep formları, kayıp/değiştirme belgeleri ile çok sayıda kimlik fotokopisi bulundu. 2 kilo amonyumnitrat ele geçirildi.

Sanıkların PKK’lı bombacılara sahte nüfus cüzdanı çıkardıkları da belirlendi. Böylece PKK’lı teröristlerin yurda kolayca giriş yaptıkları öğrenildi.

Nüfus Müdürlüğü'nde çalışan bir PKK'lının yardımıyla Hakkâri halkının hepsinin fişlendiği ve bilgilerin Kandil'e iletildiği ortaya çıktı. Örgütün bu bilgilerle Hakkâri'de istemediği kişilere baskı kurarak göçe zorladığı ve yüksek bedelle haraç topladığı belirlendi. Sanıklar PKK'lı bombacılara da sahte nüfus cüzdanı çıkarmışlar.

Emniyet birimler 28Ocak tarihinde terör örgütünün sivil yapılanmasına yaptığı operasyonlardaHakkâri halkına ilişkin fişleme belgeleri ele geçirdi. Hakkâri halkını isimisimkayıtlara geçen PKK ajanlarının bilgi ve belgeleri Kuzey Irak'a ve Kandil'e aktardıkları tespit edildi. Hakkâri fişleme skandalıyla sarsıldı. Çukurca'da Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlükleri’nce koordineli olarak yürütülen operasyonda 2 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Çukurca İlçeNüfus Müdürlüğü'nde çalışan birmemurun da bulunması emniyet birimlerini harekete geçirdi. Yapılan aramalarda Hakkâri halkına ait birçok bilgi ve fişleme belgelerine ulaşan ekipler soruşturmayı derinleştirdi.

HALKI ÖRGÜTE ŞİKAYET ETTİLER

Gözaltına alınanlar üzerinde yoğunlaştırılan operasyonlar ve işyerlerinde yapılan aramalarda örgütsel görüşmelerde kullanılan Hakkâri ve Çukurca ilçesinde yaşayan vatandaşlarla ilgili fişleme belgeleri ele geçirildi. Ayrıca aramalarda nüfus cüzdanı talep belgeleri ve nüfus cüzdanı kayıp/değiştirme belgeleri ile çok sayıda kimlik fotokopisi ve 2 kg ağırlığında amonyumnitrata ulaşıldı.

PKK’LILARA SAHTE NÜFUS CÜZDANI

Ayrıca gözaltına alınan kişilerin PKK'lı bombacılara sahte nüfus cüzdanı yaptıkları belirlendi. Bu sayede PKK'lıların sahte kimlikle yurda kolay giriş yapma imkanı sağladıkları öğrenildi. Ayrıca gözaltına alınanların kendilerine şifreli bir alfabe oluşturup, bu şifreleri kullanarak bazı notlamalarda bulunduğu da ele geçirilen belgelerde görüldü. Gözaltına alınan kişilerin, Hakkârili vatandaşları, devlete yakındır, korucudur şeklinde fişleyerek örgüte bildirdiği belgelere yansıdı. Bu fişleme belgelerini alan terör örgütünün iseHakkâri'de istemediği tümkişilere baskı yaparak göç etmeye zorladığı ve vergi ismiyle ceza keserek yüksek bedelli haraç topladığı belirlendi.

ANNESi ÇUKURCALI TÜRK’TÜR

Nüfus müdürlüğünde çalışan memurun, halkı fişleme yöntemleri ise belgelere şöyle yansıdı:

H.Ö: Meşguliyeti koruculuktur.

İ.Y: PKK ve Kürt düşmanıdır, askerle ve emniyetle ilişkisi vardır.

A.L.G: Kardeşi JİTEM, babası Emniyet için çalışıyor.

Ö.G: Diyarbakır'da ajanlık eğitimi aldı, herkes onu ajan olarak biliyor, annesi Çukurcalı Türk'tür.

K.Ş: Devlete bağlı bir adamdır, 10 yıldır korucudur, kaymakamları korur, Türkiye devleti de bu adama güvenir.

belgepkk.jpg
 
Şeker Piliç nasıl battı?

459911497811.jpg


Şeker Piliç Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bor ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Osman Bor, Şeker Piliç’in üretimi durdurma kararına götüren sürece ilişkin basın açıklaması yaptı.
Bu sürece gelişte en büyük etkenlerin Maliye'nin ödemediği KDV alacakları, ekstra enerji maliyetleri, finans kuruluşlarının sektöre karşı olan tutumu ve geçirdikleri yangın ve sel felaketleri olduğu belirtilerek, "Yatırımlarımız esnasında 1994 ve 2000 yıllarının başında yaşanan devalüasyon ve onu takip eden kuş gribi, hormon söylentisi, hammaddede dışa bağımlılık, 2009 yılında bölgemizde yaşanan sel felaketi, 2010 yılında ileri işlem tesisimizde yaşanan ve tesisin tamamen yanmasına sebep olan yangın, sekiz ay gibi bir süre çalışmamızı engelledi. 2011 yılı Eylül ayında meydana gelen sel felaketi de şirketimizi finansal olarak zor duruma düşürdü. Bölge sektörünün bu zor durumunu dikkate alan finans sektörü, kredilerimizi kısa vadede tutmuş ve yatırımlarımızın kısa vadeli finansla yapılması zorunluluğunu getirmiştir. Kısa vadeli kredi ile yapılan bu yatırımlar işletme sermayesi yapımızda olumsuz etkiler yaratmıştır. Hiçbir devlet kuruluşuna ödenmemiş veya taksitlendirilmiş bir kuruş dahi borcumuz yoktur. Buna karşın 30 Kasım 2012 tarihi itibari ile Maliye'den 21 milyon 910 bin 20,75 TL'lik Katma Değer Vergisi alacağımız vardır. Şirketimiz SGK tarafından Balıkesir ili bazında 2011 yılında en fazla personel çalıştıran ikinci şirket olmuştur. Ayrıca şirketimiz SGK tarafından 2011 yılında Balıkesir ili bazında en fazla kadın çalışana sahip olan ikinci firma ödülüne layık görülmüştür. Her zaman sektörün öncü firmalarından biri olarak 2000 yılında halka açıldık" denildi.

Şirket olarak zor günler yaşadıklarını ifade eden Şeker Piliç Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bor ve Yönetim Kurulu Başkan Vekili Osman Bor şunları da söyledi:

"Bugün ise şirket olarak oldukça zor günler yaşamaktayız. Bin 734 bordrolu çalışanımız ve 413 bölge yetiştiricimiz ve aileleri ile birlikte yaklaşık 20 bin kişinin ekmek kapısı durumunda olan, ilçemizin en önemli markalarından Şeker Piliç'te Ocak 2013 itibariyle üretimi durdurma kararı aldık. Çünkü bankalardaki hesaplarımız müsait olmasına rağmen icra ve haciz kararları nedeniyle hesaplarımız donduruldu. Şu anda tedarikçilerimize ödeme yapamıyoruz. Bu nedenle de yem alamıyoruz. Elimizde bulunan hayvanların telef olmaması için yoğun bir çaba harcadık, ancak yeterli olamadık.

Ancak yalnızız... Bu zor günlerde sektörümüzü temsil eden dernekler ya da sektör oyuncuları da dahil olmak üzere kimseden herhangi bir geçmiş olsun telefonu bile almadık. Şirketimizin içinde bulunduğu durumun yanı sıra, sektör oyuncuları ve iş dünyası temsilcilerinin seyirci konumunda olmaları da bizi derinden üzmüştür.Şeker Piliç olarak, damızlık piliç ve yetiştiricilerimizin baktığı besi piliçlerimiz telef olmuş durumda. Telef olmayanlar da kilo alamıyor. Şeker Piliç Ailesi'nin en önemli üyeleri olan çalışanlarımızın ve tedarikçilerimizin mağduriyetini en kısa zamanda gidermek için yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bu kapsamda da kurucusu ve ortağı olmaktan gurur duyduğumuz ve her zaman gurur duyacağımız Şeker Piliç'te ortaklık ve satış sürecini başlattık. En kısa sürede bu sürecin tamamlanmasını istiyoruz. Bu zor günlerde bize destek olan çalışanlarımız ve tedarikçilerimize de binlerce kez teşekkür ediyoruz."
 
Geri