300: Rise of an Empire / İmparatorluğun Yükselişi – Film Eleştirisi

Konu sahibi son olarak 2823 gün önce görüldü
Genel Bakış


KonusuXerxes'in bir tanrı kral olarak nasıl doğduğunu ve milyonlarca Pers askerini nasıl savaşa götürdüğüyle başlayan film, 300 Spartalı'nın hikayesine paralel olarak Atina tarafının Artemisia isimli komutana karşı verdikleri savaşı konu alıyor. 300'ün öncesi, paraleli ve sonrası anlatılıyor.

YönetmenNoam Murro

OyuncularSullivan Stapleton, Eva Green, Rodrigo Santoro, Lena Headey

Uzunluk102 dk.

DağıtımcıWarner Bros.

SenaristZack Snyder ve Kurt Johnstad (senaryo), Frank Miller (çizgi roman)




Artıları
300 filminin havasını az da olsa devam ettiriyor. 300'ün benzeri filmlere göre yarattığı etki çok daha başarılı. İlk filmdan bazı karakterlerin geri dönmesi ve Eva Green'in kattığı hava başarılı.


Eksileri
300 Spartalı gibi ayağı yere basan bir senaryoya sahip değil. Gişe için yapılmış bir devam filmi olduğu film boyunca bağıra bağıra gösteriliyor.


Bundan tam 8 sene önce, 300′ün vizyona gireceğini bir gazete sayfasında okumuş, vizyona girdiğinde ise soluğu sinema salonunda almıştım. Gazetede gördüğüm görseller ve metnin filmi övmesi ilgimi çekmişti. Nitekim 300; ülkemizdeki adıyla 300 Spartalı filmi tıpkı Matrix’te olduğu gibi sinemaya yeni bir soluk getirdi. Aslında soluk deyip mecazi kullanmaya gerek yok, sinemaya yeni teknikler getirdi demek daha doğru.
Batman çizgi romanlarından da tanıdığımız Frank Miller’ın çizgi romanı 300′ün sinemaya uyarlanmış haliydi. Frank Miller’ın çizgi romanlarını 300′den kısa bir süre önce izlediğimiz Sin City ile daha iyi tanımıştık. 300′ün yönetmeni ise o dönem sadece Dawn of the Dead filmiyle bilinen Zack Snyder’di. Başrolde ise iyi işler çıkaran ancak bugünkü ününden epey uzakta olan Gerard Butler vardı. Aslında kadroya bakıldığında geçmişlerinden dolayı o dönem için ortalama bir kadroydu, bugün ise geriye dönüp baktığımızda yıldızlar karması olarak görüyoruz.
300-riseof-1.jpg

300 ile ilgili lafı fazla uzatmaya gerek yok, vizyona girdi ve beklenenden büyük etki yaratarak herkesi kendine hayran bıraktı. Aynı şekilde sinemacıları da hayran bıraktığından ilerleyen yıllarda benzerleri yapıldı. Hatta son olarak 11.11.11′de vizyona giren Immortals filmi tamamiyle 300′ün izleri üzerine kurulmuştu (yapım ekibinin bir kısmı da Immortals yapımında çalıştı zaten). Yine de bugüne kadar yapılanlar 300′ün havasını yansıtamadığından olsa gerek her zaman yeni bir 300 filminin arayışı oldu. Nitekim yapımcılar da dayanamayıp 300′ün devam filminin çekileceğini açıkladılar.
300: Rise of an Empire, beklenen bir film olsa da ilk filmin havasını yakalaması zor olacağından her zaman kuşkuyla yaklaşmama sebep olmuştu. Hakkında çok haber çıkmayıp sadece önemli bilgilerin gündemde yer alması da zaten genel kanının bu yönde olduğunu göstermişti. Sonuçta Gerard Butler, Michael Fassbender, Zack Snyder gibi isimler dönmüyordu. Hatta Frank Miller da birebir katkı sağlamayacaktı.
300-riseof-2.jpg

İsrailli yönetmen Noam Murro’nun yönetmenliğini yaptığı 300: Rise of an Empire, Frank Miller’ın Xerxes isimli çizgi romanından esinleniyor. Direkt olarak işlemeyip esinlendiği için bolca yapımcı dokunuşu ve senarist hayalgücü içeriyor. Konusu için gündemden de yola çıkarak 300 Spartalı’ya paralel yapı kurulmuş diyebiliriz. Öncelikle tanrı kral Xerxes’in doğuşundan öncesiyle başlayan film, Xerxes’in nasıl tanrı kral olduğunu ve ordusunu toplayıp Yunanistan’a getirmesini bizlere gösteriyor. Buraya kadarı 300′den öncesini anlatıyor. Ardından Sparta’nın 300 adamla sıcak geçide gidip Xerxes’e direnme sürecinde ikinci Pers birliğini yöneten Artemisia ile Atina’nın savaşını izliyoruz. Filmin üçüncü bölümü ise Leonidas’ın öldüğü haberi ve Atina’nın son kozundan oluşuyor. Bu bakımdan filmi zaman açısından üç döneme ayırabiliriz. Bu arada Gerard Butler’ın filmde oynamadığını, kısmen CGI kısmen de arşiv görüntüleriyle filmde yer aldığını belirtelim.
300: Rise of an Empire’ın afişlerinde dikkat ettiyseniz mavi renk hakim. 300 Spartalı’da sarı olan hava bu filmde yerini maviye bırakmıştı. Filmde de aynı şekilde mavi renk fazlasıyla hakim. Bunun sebebi filmin tamamiyle deniz savaşlarına odaklanıyor olması. Buna ayrıca Atina’lıların pelerinlerinin de mavi olmasını katabiliriz tabii ancak bu sadece detaydan ibaret.
Film yine çizgi roman havasına ve bir oyunda olduğu gibi aşamalara sahip. Savaşlar birkaç aşamadan oluşuyor ve karşılıklı olarak kozların oynanması anlatılıyor. Bu da her aşamada şiddetin ve aksiyonun biraz daha artacağı anlamına geliyor. Çizgi roman havası ise zaten filmin renk paletinden efektlerine kadar her şekilde hakim. Bu sebeple aslında animasyona çalan canlı aksiyon filmi bile diyebiliriz. Tabii bu hava bazı mantık hatalarını da beraberinde getiriyor. Atın denize sokulup oradan gemiye atlatılması, çok uzak mesafede okun dümdüz atılması gibi durumlar var, ancak bunlar filmin bütününe bakıldığında yedirilen konular.
300-riseof-3.jpg

İlk filmden Xerxes (Rodrigo Santoro), Kraliçe Gorgo (Lena Headey), Ephialtes (Andrew Tiernan), Dilios (David Wenham) karakterleri ve oyuncular bu filmde de rol alıyor. Ancak hepsi, 300 filmiyle bağlantılı olduğu ve paralel zamanda o kısımla ilgilendikleri için bu filmde yan karakterleri oluşturuyorlar. Başrolde ise iki ana oyuncu var Artemisia (Eva Green) ve Themistokles (Sullivan Stapleton). Themistokles Atina’nın generali rolünde. Artemisia ise Xerxes’in tanrı kral olmasını sağlayan, Persleri savaşa sürükleyen ancak Yunan kanı taşıyan Pers ordusunun başındaki isim. Ordu içindeki tek kadın olmasına rağmen çok iyi savaşma yeteneğine sahip. Zaten Xerxes’ten hemen sonra gelen Perslerin iki numaralı ismi.
Xerxes, sıcak geçitte Leonidas’a karşı savaşırken Artemisia da Atina ile denizden savaşıyor. Eva Green’in rolünü çok iyi oynadığını söylemek gerek. Tabii ki Oscar’lık performanstan bahsetmiyorum ancak Artemisia gibi bir rol Eva Green için yazılmış dersem abartmış olmam. Donuk bakışları, hafif somurtan yüzü, akıllı gözükmesi ve güzelliğiyle Eva Green, bu rol için biçilmiş kaftan. Gösterişli kıyafetleri de film boyunca dikkat çekiyor. 300 ismi olur da seks sahnesi olmaz mı diyorsanız da bu rol için herhalde Eva Green’den iyisi düşünülemezdi(!)
300-riseof-4.jpg

Genel olarak bakıldığında 300: Rise of an Empire, tek başına başarısız bir film durabilir. Devam filmi olduğu için tek başına izlendiğinde konu bütünlüğü yarım gibi gözüküyor. Fakat 300 Spartalı filmini izlediyseniz de anı havayı devam ettiren güzel bir devam filmi. Başarılı kelimesini kullanmak istemiyorum çünkü 300′ün dayandığı mitolojik, hatta gerçekçi efsane yapısından sonra masa başı üretilmiş bir yapım olduğu için tam olarka aynı havayı vermiyor. 300 Spartalı’nın (filmin tamamı değil elbette) tarihçilere dayanan gerçekçi bir yapısı vardı. Rise of an Empire ise gişe için yapılmış bir film. Ama yine de Immortals’a ya da diğer benzerlerine göre aynı ekibin elinden çıktığı görsellikleki kaliteden belli oluyor. Hafif de olsa aynı çizgiyi sürdürmeyi başarmış.
Filmin sonundaki kapanış sinematiği ile çalan War Pigs – Black Sabbath parçası da epey gaza getirici. Tümüne bakıldığında bol aksiyon dolu canlı aksiyon çizgi roman filmi diyebiliriz. 300 Spartalı’yı izlediyseniz çok fazla umutlanmadan bu filmi izlemenizi tavsiye ederim. Sadece aksiyonu ve hikayenin mini boşluklarını doldurması sebebiyle. Sakın 300 Spartalı’yı aramayın ve beklemeyin. Hatta önce tekrardan 300′ü izleyeyim sonra sinemaya gideyim diyorsanız da tam tersini yapmanızı tavsiye ederim.


Fragman :


[YOUTUBE]2ihOTJddopM[/YOUTUBE]




Kaynak : Süperkarga/Yusuf Canpolat
 
Simdi sinemadan geldim :dusun:

Litrelerce kan akti yine :honk:

Bu filmler sanirim bana gore degil fakat afiste izlemedigim bu film vardi :honk:
Pazar mr. Banks i izlemeye gidecegim, film zevkime daha uygun :p
 
Geri