30 mart 2014 tarihte bugün

Konu sahibi son olarak 2618 gün önce görüldü
30 mart tarihte bugün

30 mart 2014 tarihte bugün

Tarihte bugün / 30 mart

30 Mart, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 89. (Artık yıllarda 90.) günüdür.

Olaylar

1814 - Napolyon Savaşları: Koalisyon güçleri Paris'e girdi.

1842 - İlk kez bir ameliyatta anestezi uygulandı.

1856 - Kırım Savaşı Paris Antlaşması (1856)'nin imzalanmasıyla bitti.

1858 - Hymen Lipman silgili kurşunkalemin patentini aldı.

1863 - Danimarka Prensi Wilhelm Georg Yunanistan Kralı oldu

1867 - Alaska, ABD Dışişleri Bakanı William H. Seward tarafından Rusya İmparatorluğu'ndan 7.2 milyon dolara satın alındı. Kilometrekaresi 4.19 dolara gelen bu alışveriş üzerine medya bu olayı Seward'ın aptallığı olarak nitelendirdi.

1945 - II. Dünya Savaşı: SSCB kuvvetleri Avusturya'nın Viyana şehrine girdi.

1951 - ABD'de, Ethel ve Julius Rosenberg çifti, Sovyetler Birliği hesabına çalıştıkları ve ABD'nin nükleer sırlarını bu ülkeye sattıkları iddiasıyla idama mahkûm edildi. İdamlar, 1953 haziranında infaz edildi.

1951 - Remington Rand şirketi ilk ticari bilgisayar olan UNIVAC I'i ABD Nüfus Sayım Dairesi'ne teslim etti. UNIVAC I'i ENIAC'ı tasarlayan mühendisler geliştirmişti.

1971 - Ezanın yeniden Türkçe okunması için Senato'ya yasa önerisi verildi, teklif kabul edilmedi.

1972 - Mahir Çayan ile dokuz arkadaşı, Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde saklandıkları evde öldürüldü. Üç İngiliz de aynı evde ölü bulundu. Olaydan sadece Ertuğrul Kürkçü sağ olarak kurtuldu.

1981 - ABD Başkanı Ronald Reagan, Vaşington, DC'de bir suikast girişimi sonucu vurularak yaralandı.

1998 - AB, Kıbrıs ile üyelik görüşmelerine başladı.

2005 - Kabahatler Yasa Tasarısı, TBMM'de kabul edildi.

2006 - Marcos Pontes uzaya çıkan ilk Brezilyalı astronot oldu.

Doğumlar

1432 - Fatih Sultan Mehmet, Osmanlı Padişahı

1746 - Francisco Goya, İspanyol ressam (ö. 1828)

1844 - Paul Verlaine, Fransız şair (ö. 1896)

1853 - Vincent van Gogh, Hollandalı ressam (ö. 1890)

1880 - Sean O'Casey, İrlandalı yazar

1911 - Ekrem Akurgal, Türk arkeolog (ö. 2002)

1926 - Ingvar Kamprad, İsviçreli iş adamı

1934 - Mahmut Atalay , bir dönem Dünya ve Olimpiyat şampiyonu Türk Milli güreşçi (ö.2004)

1934 - Hans Hollein, Avusturyalı bir mimar ve tasarımcı

1945 - Eric Clapton, İngiliz müzisyen

1950 - Robbie Coltrane, İskoç oyuncu.

1962 - MC Hammer, ABD'li şarkıcı

1964 - Tracy Chapman, ABD'li şarkıcı

1968 - Celine Dion, Kanadalı şarkıcı

1979 - Norah Jones, ABD'li piyanist ve şarkıcı

1979 - Simon Webbe, İngiliz şarkıcı

1980 - Yalın, Türk şarkıcı

1982 - Philippe Mexes, Fransız futbolcu

1983 - Jérémie Aliadière, Fransız futbolcu

1986 - Sergio Ramos, İspanyol futbolcu

Ölümler

1486 - Thomas Bourchier, Canterbury başpiskoposu

1526 - Konrad Mutian, Alman insancıl (d. 1471)

1540 - Matthäus Lang von Wellenburg, Alman devlet adamı ve Salzburg başpiskoposu (d. 1469)

1559 - Adam Ries, Alman matematikçi (d. 1492)

1587 - Ralph Sadler, İngiliz devlet adamı (d. 1507)

1662 - François le Métel de Boisrobert, Fransız şair (d. 1592)

1707 - Vauban, Fransız mimar (d. 1633)

1764 - Pietro Locatelli, İtalyan besteci (d. 1695)

1896 - Harilaos Trikupis, Yunanistan'ın yedi defa başbakanı (d. 1832)

1949 - Friedrich Bergius, Alman kimyager ve Nobel Ödülü sahibi (d. 1884)

1956 - Mithat Cemal Kuntay, Türk yazar (d. 1885)

1957 - Arif Dino, Türk ressam ve şair (d. 1893)

1968 - Bobby Driscoll, ABD'li sinema oyuncusu (d. 1937)

1977 - Abdel Halim Hafez, Mısır'lı şarkıcı, aktör

1978 - Memduh Tağmaç, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin 14. Genelkurmay Başkanı 1904

1972 - Mahir Çayan, THKP-C önderlerinden (d. 1946)

1986 - James Cagney, ABD'li aktör (d. 1899)

2004 - Timi Yuro, ABD'li şarkıcı (d. 1940)

2005 - Mitch Hedberg, ABD'li komedyen (d. 1968)

 
30 Mart 1972: Kızıldere Katliamı

ep7Xnq.jpg


Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu liderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın 12 Mart darbesinden sonra idam edilmelerini engellemek için, Mahir Çayan ve arkadaşları NATO üssünden kaçırdıkları İngiliz ve Kanadalı teknisyenlerle birlikte Tokat'ın Kızıldere köyüne geldiler. Mevzilendikleri muhtarın evinde devlet güçleri tarafından imha edildiler; katliamdan sadece Ertuğrul Kürkçü kurtulabildi.

Tüm dünyayı kasıp kavuran '68 olaylarının da etkisiyle, Türkiye'de toplumsal muhalefetin giderek güçlendiği yıllardı. Türkiye İşçi Partisi meclise milletvekilleri soktu, birbiri ardına devrimci örgütler ve partiler kuruldu. Sendika, toplu sözleşme ve grev yasaları hakkında verilen ve esas olarak Türk-İş'ten DİSK'e işçi akışını engellemeyi hedefleyen kanun teklifi sonucu yaşanan 15-16 Haziran işçi eylemlikleri sonucunda, İstanbul ve Kocaeli'nde sıkıyönetim ilan edildi. Bütün bunlar egemen sınıfın giderek daha büyük bir paniğe kapılmasına neden oldu.

9 Mart'ta başını Devrim Dergisi yazarlarının çektiği Milli Demokratik devrim cuntasının başarısız darbe girişiminden sonra, 12 Mart 1971 günü Genelkurmay Başkanı Orgeneral Memduh Tağmaç, diğer kuvvet komutanlarının da katılımıyla meclise bir muhtıra verdi. Adının muhtıra olmasına rağmen, ülkedeki tüm erkleri orduda toplaması nedeniyle, nedeniyle, bu eylem bir darbe karakterine büründü. Ordunun talebiyle Nihat Erim başkanlığında bir teknokrat hükümet kuruldu ve "Balyoz Harekatı" adı altında Türkiye'deki bütün sol ve muhalif unsurlar üzerinde muazzam bir terör estirilmeye başlandı. Bu harekât ile darbecilerin solun her çeşidine olan düşmanlıkları açıkça ortaya çıktı. Başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere pek çok kentte sıkıyönetim ilan edildi.

Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) liderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan yakalanarak idama mahkûm edildi. Bunun üzerine Türkiye Halk Kurtuluş Partisi–Cephesi (THKP-C) liderlerinden Mahir Çayan, THKO ile ortak davranma kararı aldı. Mart 1972'de Ünye'ye geçerek, burada bulunan NATO üssünde çalışan iki İngiliz ve bir Kanadalı radyo teknisyenini kaçırdılar. Rehinelerin serbest bırakılması karşılığında Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının serbest bırakılmasını talep ettiler.

Mahir Çayan, Cihan Alptekin, Ömer Ayna, Ertan Saruhan, Sinan Kazım Özüdoğru, Hüdai Arıkan, Saffet Alp, Sabahattin Kurt, Nihat Yılmaz, Ahmet Atasoy ve Ertuğrul Kürkçü rehinelerle birlikte Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyüne geldiler. Burada muhtarın evine mevzilendiler. Ancak bir ihbar sonucu devlet güçleri köye geldiler. Ağır silahlarla ve bazı köylülerin iddiasına göre NATO askerleriyle birlikte muhtarın evini kuşattılar. Helikopterler de havadan kuşatmayı destekledi.

Mahir Çayan ve arkadaşları rehineleri göstererek hayatta olduklarını kanıtladılar. Ancak kurulu düzene kafa tutmaya cüret etmiş olan bu insanların varlığına tahammül edemeyen devlet güçleri, rehinelere aldırış etmeden ateşe başladı. Evin damında bulunan ve "Sıradan askerleri gönderin, rütbeliler gelsin!" diye bağıran Mahir Çayan, ilk yaylım ateşinde başından vurularak öldürüldü. Devlet güçleri evin içine girerek, rehineler de dahil olmak üzere herkesi öldürdüler. Otopsi raporları, rehinelerin askerlerce öldürüldüğünü ortaya koymaktadır. Katliamdan sadece alt kattaki samanlığa sığınabilen Ertuğrul Kürkçü kurtulabildi.

Kızıldere katliamı ve ardından gelen idamlar, Türkiye'deki devrimci mücadeleyi derinden etkiledi. Onların kahramanca eylemleri, gençlerin gözünde birer efsaneye dönüşmelerine yol açtı. Çayan ve arkadaşları, devletin yıkılması için parlamentarizmin dışında militan bir devrimci mücadelenin gerekliliğini ortaya koydular. Ne var ki mücadeleleri narodnizmden, kemalizmden, o dönemin ulusal kurtuluş hareketlerinden, fokoculuktan yoğun bir şekilde etkilenmişti.

Gözlerindeki bu gözlük nedeniyle, bir avuç öğrenci ve aydının fedakârca eylemlerinin, halkı bir devrimle sonuçlanacak bir hareketliliğe iteceğini düşünüyorlardı. O devrin koşullarında devrimcilerin bu şekilde düşünmesi belki anlaşılabilirdi, fakat günümüze o devrin gözlüklerinden bakmak, beraberinde büyük yanılgıların yaşanmasını getiriyor.
 
Tarihte Bugün : 30 Mart 1917 İngiliz ajan Lavvrence ve beraberindeki 230 asi grubu…

e2MnOO.jpg


30 Mart 1917 İngiliz ajan Lavvrence ve beraberindeki 230 asi grubu, iki top ve makineli tüfeklerle Ebülnaim İstasyonu’na saldırıp, 40 metre uzunluğunda rayı tahrip ettiler ve çatışmada 4 muhafız şehit oldu.

30 Mart 1920 Eskişehir-Ağaçpınar arasında telgraf telleri kesildi.

30 Mart 2005 TÜLOMSAŞ Genel Müdürlüğü tarafından Irak Demiryolları için üretilen lokomotifler törenle tanıtıldı.

wLJZGJ.jpg
 
Cumhurbaşkanı Celâl Bayar açlık grevine başladı

KgN2pL.jpg


Tarihte 30 Mart günü yaşanan önemli olaylar arasında Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın vefatı, Koalisyon güçlerinin Paris’e girmesi, Yunanistan’a yeni bir kral atanması, Kırım Savaşı’nı sonlandıran Paris Anlaşması imzalanması ve 3 İngiliz teknisyeni kaçıran Mahir Çayan ve 9 arkadaşı düzenlenen operasyonda öldürüldü

GÜNÜN KİŞİSİ

Celal Bayar açlık grevine başladı

22 Mart'ta sağlık nedeniyle tahliye edilen ancak daha sonra ceza erteleme kararı kaldırılan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar açlık grevine başladı. (1963)

GÜNÜN OLAYI

Mahir Çayan Ve Arkadaşları Ölü Olarak Ele Geçirildi (1972)

Mahir Çayan ve arkadaşları tarafından 27 Mart 1972 tarihinde Ünye Radar İstasyonu’nda çalışan üç İngiliz teknisyen kaçırıldı.

Rehineler karşılığında idama mahkum olan THKO’lu (Türkiye Halkın Kurtuluş Ordusu) Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın serbest bırakılması için pazarlık yapmayı planlayan Çayann ve beraberindekiler 28 Mart'ta rehinelerle birlikte Niksar'ın Kızıldere Köyü muhtarının evinde kalmakta olan arkadaşlarının yanına gittiler.

30 Mart günü muhtarın evinde askerler tarafından ablukaya alındılar. Askerlerin megafonla yaptığı teslim olun çağrılarına Çayan ve arkadaşları devrimci sloganlarla karşılık verince çatışmaya yaşandı. Çatışma sonunda Mahir Çayan ve yanında bulunan 9 arkadaşı öldürüldü. Evde bulunan ve şimdiki BDP milletvekili olan Ertuğrul Kürkçü sağ yakalandı. Rehineler de evde ölü olarak bulundu.

Son Büyük Denizcilerden Cezayirli Gazi Hasan Paşa Vefat Etti (1790)

Osmanlı Devletinin son büyük denizcilerindendir. Kaptan-ı deryalık yanında sadrazamlık görevinde de bulunmuştur. Görevde bulunduğu sırada Ruslara karşı hem denizde hem de karada büyük başarılar elde etmiştir. Osmanlı Denizcilini geliştirmek için eğitime büyük önem vermiştir.

Palabıyık lakabıyla anılır yanında daima evcilleştirdiği aslanıyla dolaşırdı. Rusların Çeşme baskını sırasında gösterdiği kahramanlık ile tanınmıştır. Servetini sürekli devlet işleri için harcardı. Cezayirli Gazi Hasan Paşa 30 Mart 1790 tarihinde 77 yaşında iken hastalanarak Şumnu’da vefat etti.

Napolyon’u Yenen Koalisyon Güçleri Paris’e Girdi (1814)

Napolyon’a karşı Rusya, Prusya, Avusturya, İngiltere ve İsveç birleştiler. Bu birleşik kuvvetler karşısında Napolyon geri çekilmek zorunda kaldı. Koalisyon güçleri Napolyon’dan 1792 sınırlarını çekilmesini istediler. Napolyon’un bunu kabul etmemesi üzerine koalisyon güçleri 30 Mart 1814 tarihinde Paris’e girdiler. Bu durum üzerine tahtından çekilmek zorunda kalan Napolyon Elbe adasına sürgün edildi.

Yunanistan’a Kral İthal Edildi (1863)

Avrupa Devletlerinin yardımı ile bağımsızlığını kazanan Yunanistan’da kral sorunu yaşanıyordu. Avrupalı devletler bu sorunu Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden Yunanistan’a kral atayarak çözüyorlardı. Yine böyle bir sıkıntı sonunda 30 Mart 1863 tarihinde Danimarkalı Prens Wilhelm Georg, Yunanistan Kralı olarak atandı.

Kırım Savaşının Sona Ermesi Üzerine Paris Antlaşması İmzalandı (1856)

Kırım Savaşının sona ermesi üzerine Paris’te düzenlenen barış konferansı sonunda 30 Mart 1856 tarihinde Paris Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti ilk kez bir Avrupa devleti sayılmış ve toprak bütünlüğü Avrupa devletlerinin garantisi altına alınmıştır. Karadeniz silahsızlandırılmış ve tarafsız bölge haline getirilmiştir.

Ronald Reagan’a Suikast Girişiminde Bulunuldu (1981)

Amerika Birleşik devletleri Başkanı Ronald Reagan’a 30 Mart 1981 tarihinde bir konuşması esnasında suikast girişiminde bulunuldu. Başkan Ronald Reagan bu saldırıda yaralandı.

Kabahatler Yasa Tasarısı TBMM’de Kabul Edildi (2005)

TBMM genel kurulunda 30 Mart 2005 tarihinde kabul edilen Kabahatler Yasası ile Türk Ceza Kanunu’nun kapsamı dışında kalan genel ahlak, çevre ve sağlık gibi toplum düzenini ihlal eden kabahatlere idari para cezası ve idari tedbirler düzenlenmiştir.

GÜNÜN DİĞER ÖNEMLİ OLAYLARI

Napolyon Savaşları: Koalisyon güçleri Paris'e girdi. (1814)

İlk kez bir ameliyatta anestezi uygulandı. (1842)

Kırım Savaşı Paris Antlaşması (1856)'nin imzalanmasıyla bitti. (1856)

Hymen Lipman silgili kurşunkalemin patentini aldı. (1858)

Danimarka Prensi Wilhelm Georg Yunanistan Kralı oldu (1863)

Alaska, ABD Dışişleri Bakanı William H. Seward tarafından Rusya İmparatorluğu'ndan 7.2 milyon dolara satın alındı. Kilometrekaresi 4.19 dolara gelen bu alışveriş üzerine medya bu olayı Seward'ın aptallığı olarak nitelendirdi. (1867)

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Atatürk'ün hastalığına ilişkin ilk resmî bildiriyi yayımladı. (1938)

II. Dünya Savaşı: SSCB kuvvetleri Avusturya'nın Viyana şehrine girdi. (1945)

ABD'de, Ethel ve Julius Rosenberg çifti, Sovyetler Birliği hesabına çalıştıkları ve ABD'nin nükleer sırlarını bu ülkeye sattıkları iddiasıyla idama mahkûm edildi. İdamlar, 1953 haziranında infaz edildi. (1951)

Remington Rand şirketi ilk ticari bilgisayar olan UNIVAC I'i ABD Nüfus Sayım Dairesi'ne teslim etti. UNIVAC I'i ENIAC'ı tasarlayan mühendisler geliştirmişti. (1951)

Ezanın yeniden Türkçe okunması için Senato'ya yasa önerisi verildi, teklif kabul edilmedi. (1971)

DHKP/C'nin kuruluşu. (1994)

AB, Kıbrıs ile üyelik görüşmelerine başladı. (1998)

Kabahatler Yasa Tasarısı, TBMM'de kabul edildi. (2005)

Marcos Pontes uzaya çıkan ilk Brezilyalı astronot oldu. (2006)
 
30 Mart balkon konuşması

KqgjZR.jpg


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Ankara’da AK Parti Genel Merkezi önünde toplanan partililere seslendi. 30 Mart'ta saat 23.40'da başlayan tarihi balkon konuşması 31 Mart'ta saat 00.20'de sona erdi. Yaklaşık yarım saat sürdü.

Erdoğan’ın konuşmasından önce Uğur Işılak Ak Parti için yazdığı şarkıyı söyledi.

şte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

Aziz milletim…

Çok değerli kardeşlerim hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum. 81 vilayeti 77 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşını bu akşam bir kez daha muhabbetle kucaklıyorum selamlıyorum. Ankara’dan Ak Parti Genel Merkezi'nden 81 vilayet ile birlikte dünyanın tüm dost kardeş başkentlerini tüm şehirlerini yürekten selamlıyorum.

Az önce binlerce kişinin toplandığı Üsküp Meydanı'na telekonferansla bağlandım. Onlara hitap ettim. Ciddi bir soğuk altında onlar sizin bu coşkunuzu paylaşıyorlardı. Rabbim'e bize böyle büyük bir zafer nasip ettiği için şükrediyorum. Ya Rab ne büyüksün.

Dünyanın her yerinde zaferimiz için ellerini duaya açan herkese teşekkür ediyorum.

Mısır’da demokrasi mücadelesi veren bizim mücadelemiz çok iyi anlayan kardeşlerime teşekkür ediyorum. Avrupa’nın bütün kentlerinde yürekleri bizim için atan kardeşlerime teşekkür ediyorum.

Suriye’ye bombaların kurşunların altında açlıkla kıtlıkla başbaşa ama Türkiye’nin AK Parti’nin zaferi için dua eden mazlum kardeşlerime teşekkür ediyorum.

Tıpkı Kurtuluş Savaşı’nda olduğu gibi dünyanın dört bir köşesinde dualarıyla destek olan tüm dostlarımıza aziz milletimizin şükran duygularını ifade ediyorum.

Elbette en büyük teşekkürü bu aziz millet hak ediyor.

Kardeşlerim siz yeni Türkiye’nin İstiklal mücadelesine sahip çıktınız.

Siz büyük Türkiye hedeflerine sahip çıktınız. Her birinize teşekkür ediyorum.

Siz en başta kendi geleceğinize başbakanınıza sahip çıktınız hepinize sonsuz şükranlarımız sunuyorum.

İşte bugün 30 Mart. Ne dediler 25 Mart'tan sonra kaos dediler. Doğru kaosu gördük. Neydi o kaos…

25 MART'TAN SONRA KAOS DEDİLER

Bu milletin bu devletin bu ülkenin ulusal güvenliğine en yazık ki müdahale ederek dışişleri bakanlığını dinleyecek kadar ihanet ,içinde olan vatan hainlerini bu ülke tanıma fırsatı buldu doğru…

Onların kaos planı buydu.

Ne diyordum ben aylardır. Bunların inine gireceğiz inine.

Şimdi zaman zaman bazı basın mensupları soruyor bu sene de balkon konuşması yapacak mısınız.

Tamam da balkon konuşmasında ne bekliyorsunuz.

Aziz milletimizin verdiği mesaj çok ama çok açık. Millet bugün sandıkta Türkiye ve dünyaya bir mesaj verdi: biz buradayız…

Türk milleti geçilmez dedi.

Millet biz bu ülkenin sahipleriyiz dedi. Millet eğilmez Türkiye yenilmez dedi.

Kardeşlerim… Biz Türkiye Cumhuriyetini sokakta bulmadık.

Bu şehitlerin yoğrulmuş bu toprakları biz Pensilvanya’ya veya onun buradaki hain uzantılarına asla teslim etmeyiz.

Şu anda kaçanlar kaçtı. Yarından itibaren de kaçanlar olabilir. Bazıları için şahsen suç duyurusunda bulundum. Kaçabilirler dedim. Dedim ya inlerine gireceğiz.
Hesabını bunun ödeyecekler bedelini ödeyecekler.

'SURİYE BİZİMLE SAVAŞ HALİNDE'

Suriye bizimle şu an savaş halinde. Uçaklarımızı taciz ediyorlar. 74 kardeşimizi şehit ettiler.

Süleymanşah saygı türbesi bizim toprağımızdır. Oraya yapılan her saldırı ülkemize yapılmış saldırıdır.

Bu hainler bu görüşmeyi dinliyor ve sonra dünyaya servis ediyor.

Bunlar haşhaşilere rahmet okutur. Haşhaşiler bunların yanında hiç.

Bu aralar haşhaşilerle ilgili yazılan eserler de prim yapmaya başladı.

Milletimiz siyaset dışı yollardan istikamet belirlenmeye çaışı9masına tavrını koydu.

Sandık sonuçları kimin kazandığından çok kimin kaybettiğini gösterir.

Bugün ahlak dışı siyaseti kaybetmiştir. Kaset iftira montaj siyaseti kaybetmiştir.

Ey genel müdür ey güya genel başkan elinizde bu kasetler olmasaydı siz bu seçim kampanyasında ne konuşacaktınız.

Statüko bugün çok büyük bir darbe almıştır. Vesayetçi siyasetler bugün milletine tam bir Osmanlı şamarı yemiştir.

Kibir guru bugün kaybetmiştir. Sandıkta yenilmiştir.

Harflerinden kanlar öfke nefret damlayan o manşetleri atanlar var ya bugün bir kez daha ağır bir yenilgi almıştır.

Ey Pensilvanya ey buradaki yandaşları medya ey yandaşları sermaye hani siz demokrasinin karşısına konumlandırılmıştınız. Ne oldu sandıkta bugün demokrasi irade kazandı.

Ne oldu? 2014 Türkiyesinde halka hala darbe beklentisi içinde verilen mesajlarınız ne oldu. İşte halk burada.

ONLARA NEDEN SORMUYORSUNUZ

Muhalefet liderlerine veya genel başkanlarına neden sormuyorsunuz siz de bir balkon konuşması yapacak mısınız.

Bunların böyle bir derdi yok. şimdi bunların sesi soluğu çıkmayacak.

Ne diyecekler yarın söyleyeyim: biz kazandık…

Buradan muhalefete açık çağrı yapıyorum biz her seçim sonrasında olduğu gibi tüm boyutlarıyla sonuçları analiz edeceğiz. Neden 46-47-48 oldu da biz bunu neden 55-60 yapamadık. Şimdi oturup bunu konuşacağız.

Konuştuktan sonra yolumuz sizlerle birlikte devam edeceğiz.

Ama muhalefetin böyle bir derdi var mı? Yok…

MUHALEFETE ÇAĞRI

Bize oy veren de vermeyen vatandaşımızın mesajını değerlendireceğiz. Muhalefet de bunu yapmalıdır.

Neye yandım biliyor musunuz…

Dışişlerinde olan olaydan sonra şahsıma yapılan olaydan sonra başbakanlıktaki böcek olaylarından sonra şu muhalefetini bir açıklamasını duydunuz mu?

Bu vatana ihanetti biz iktidarın yanındayız şeklinde bir ifade duydunuz mu?

Ne olacak Pensilvanya ile birlikte hareket edenler bunu söyleyebilir mi?

25'inden sonra kaos dedikleri olay buydu. Ekonomi çöktü mü? Daha da güçlenerek geliyoruz.

Ekonomi de de demokrasi de de daha da güçleneceğiz.

Batının özlemini duyduğu demokrasi bizde var bizde…

Yeni Türkiye’nin yeni bir muhalefet ihtiyacı vardır. Yeni Türkiye’nin ayrıştırıcı kutuplaştırıcı muhalefete değil 77 milyona aynı dille konuşan muhalefete ihtiyacı var.

Sadece iktidarın Türkiye’yi kucaklamak yetmiyor. İstismar siyaset artık son bulmalıdır.

Kibirli aşağılayıcı dışlayıcı siyaset artık muhalefet partileri nezdinde son bulmalıdır.

Muhalefet yöneticileri bu akşam aynaya bakmalı kendilerini sorular sormalı yaptıkları hataların farkına vararak kendilerine çeki düzen vermelidir.

Gelin yeni bir sayfa açalım. Ey muhalefet ey bu muhalefete gönül veren vatandaşlarım. Türkiye’nin menfaatleri her şeyin üzerinde olsun.

'MİLLET TUZAKLARI BOZMUŞTUR'

Allah’a hamd ediyorum… Türkiye’ye saldıranla bugün hayal kırıklığı yaşamıştır.

Bu milletin içinden çıkan taşeronlar milletin ne kadar aziz ne kadar asil ne kadar kahraman olduğunu bir kez daha görmüşlerdir.

Millet istiklaline uzanan elleri sandığa gömmüştür.

Millet sinsi tuzakları bugün bozmuştur. Buradan istiklaline ülkesine bayrağına sahip çıkan aziz milletime tekrar tekrar teşekkür ediyorum.

Bu millet ümmetin dünyanın umududur. Rabbim bu milleti doğru yoldan ayırmasın.

Biz ezelden gelen inşallah ebede giden bir davanın sadece hizmetkarlarıyız. Biz bu millete efendi olmaya değil hizmetkar olmaya geldik.

Biz büyük bir dava taşının sadece hamallarıyız. Dün biz yoktuk ama bu dava vardı. Yarın biz olmayacağız ama bu dava var olacak.

Onun için ne dedik, tek millet dedik…

Tek bayrak…

Tek vatan…

Tek devlet…

Devletin içinde devlet olmaz. Hangi kurumumuzun içine girmişlerse girmişler. Bizler de iyi niyetimizin kurbanı olduk. Ama artık bunları ayıklama zamanı gelmiştir hukuk içinde. Yasalar içinde.

Çünkü bu tür şebekeleri artı ne millet hoş görüyle karşılar ne biz hoş karşılarız.

Rabbime şükürler olsun ki bize bu davanın bayraktarlığını yapma fırsatı verdi.

Bun can bu tende oldukça üzerimiz hangi emanet yüklenirse Allah’ın izniyle ona sadakatle sahip çıkmaya çalışacağız.

Ben ve arkadaşlarım son derece müsterihiz. Siyasete güç kazandırmış olmanın demokrasiyi, güçlendirmiş olmanın memnuniyeti içindeyiz.
 
Seçim Güvenliği Toplantısı Yapıldı

30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan Mahalli İdareler Seçimlerinin Adıyaman'da huzur ve güven içerisinde geçmesi amacıyla Vali Mahmut Demirtaş Başkanlığında Seçim Güvenliği Toplantısı yapıldı.

e5ALJ5.jpg


Adıyaman Valisi Mahmut Demirtaş Başkanlığında Valilik Toplantı Salonunda gerçekleşen toplantıya Vali Yardımcısı Murat Süzen, Yunus Emre Altıner, İlçe Kaymakamları ile Jandarma ve Emniyet görevlileri katıldı.

Toplantıda, seçim öncesi alınacak güvenlik tedbirleri, siyasi partilerin yapacakları propaganda çalışmaları, seçimle ilgili genel esaslar ve Yüksek Seçim Kurulu’nun almış olduğu kararlar değerlendirildi.


Vali Mahmut Demirtaş, İlçe Kaymakamları ve güvenlik görevlileriyle yaptığı toplantı sonrası Adıyaman'da Siyasi Partilerin Belediye Başkan Adayları, Partilerin İl Başkanları ve yetkilileriyle bir toplantı yaptı.

Siyasi Partilerin Belediye Başkan Adayları ve Parti Yetkilileriyle Valilik Makamında yaptığı toplantı sonrası bir açıklama yapan Vali Mahmut Demirtaş, "Bugün Belediye Başkan Adaylarımızla 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak olan yerel seçimlerin adil ve eşit bir ortamda yapılabilmesi için alınması gereken tedbirleri görüştük.

Zaten Adıyaman doğu-batı sentezini oluşturan eşsiz bir hoşgörüye sahip huzur ve barış kentidir.

Bu süreçte vatandaşlarımızın birlik ve beraberlik içerisinde ilimizin vermiş olduğu huzur ve hoşgörü ortamı içerisinde centilmence davranacaklarına yürekten inanıyorum.

Bugün Belediye Başkan Adaylarımızla yaptığımız toplantıdaki hoşgörü ortamının seçimlerin bitimine kadar karşılıklı nezaket içerisinde geçmesini ümit ediyorum.

30 Mart'ta yapılacak olan yerel seçimlerin hoşgörü atmosferi içerisinde geçmesini ve demokrasimize daha da güç katmasını diliyor, seçimlerin ülkemize ve ilimize hayırlar getirmesini temenni ediyorum"dedi.
 
Erdoğan'dan 30 Mart konuşması: Ülke vatan hainlerini tanıma fırsatı buldu, kaset siyasi kaybetti, inlerine gireceğiz

Başbakan Erdoğan, seçim sonuçlarını değerlendirirken 'balkon konuşmasından ne beklendiğini' sordu, "Muhalefet de balkon konuşması yapacak mı' dedi. Erdoğan Gülen cemaati için, 'İnlerine gireceğiz. Kaset siyaseti kaybetti. Hesabını verecekler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 30 Mart yerel seçim sonuçlarını eşi Emine Erdoğan, Bilal Erdoğan, kızı Esra Albayrak ve damadı Berat Albayrak'la birlikte çıktığı AKP Genel Merkezi’nin balkonundan yaptığı konuşmada değerlendirdi. Erdoğan, “Dışişleri Bakanlığı’nı dinleyecek kadar ihanet içinde olan vatan hainlerini bu ülke tanıma fırsatı buldu. Onların kaos planı buydu. Kaset siyaseti kaybetti. İnlerine gireceğiz, inlerine” dedi. Erdoğan, toplumun bütün kesimlerine hitap edilmesi ve gerginliğin düşürülmesi kasdıyla dile getirilen "balkon konuşmasından ne beklendiğini" sordu ve "Muhalefet de balkon konuşması yapacak mı" dedi.

Başbakan Erdoğan, seçim sonuçlarına ilişkin ilk değerlendirmeyi, AKP Genel Merkezi'nin balkonundan partiye gelen AKP'li kalabalığa yaptı. Balkondaki isimler arasında, yolsuzluk iddiasıyla 17 Aralık'ta başlatılan operasyonun ardından AB Bakanlığı görevinden istifa etmek zorunda kalan Egemen Bağış da yer aldı.

Gülen cemaati ve muhalefete sert ifadelerle yüklendi. Dışişleri Bakanlığı'ndaki Suriye görüşmesinin ses kaydının sızdırılmasına işaret ederek, "Kaçanlar kaçtı. Bazıları yarın da kaçabilir ha. Bazıları hakkında suç duyurusunda bulundum, bunlar kaçabilir. Bundan sonra dedim ya, inlerine gireceğiz. Hesabını bunun ödeyecekler" dedi.

Erdoğan Suriye'nin Türkiye ile savaş hâli içinde olduğunu belirterek, "Bedelini ödeyecekler, ulusal güvenliğimizi nasıl tehdit edersiniz? Suriye bizimle şu anda savaş hâlinde. Uçaklarımızı taciz ediyorlar. 74 tane kardeşimizi şehit ettiler ve şu anda bizim Süleyman Şah Türbesi, 10 dönüm bizim topraklarımızdır. Oraya olan her saldırı 780 bin kilometrekareye olan saldırıdır. Biz buna seyirci kalabilir miyiz? Bu hainler bu görüşmeyi dinliyor ve dünyaya servis ediyor" dedi.

Başbakan Erdoğan, oğlu Bilal Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'la çıktığı balkon konuşmasında şunları söyledi:

'Yeni Türkiye’nin istiklal mücadelesi'

"Ankara’dan, AK Parti Genel Merkezi’nden 81 vilayetle birlikte dünyanın tüm dost, kardeş başkentlerini, tüm şehirlerini yürekten selamlıyorum. Az önce, binlerce kişinin toplandığı Üsküp Meydanı’na telekonferansla bağlandım. Onlara hitap ettim. Ciddi bir soğuk altında sizin bu coşkunuzu paylaşıyorlardı. Öncelikle Rabbime bize böyle bir zafer, anlamlı bir sonuç nasip ettiği için sonsuz şükranlarımı ifade ediyorum."

"Dünyanın her yerinde zaferimiz için ellerini, gönüllerini, dudaklarını duaya açan dost ve kardeşlerime teşekkür ediyorum. Filistin’de gözü seçim sonuçlarında olan Türkiye’nin zaferini kendi zaferi olarak gören kardeşlerime teşekkür ediyorum. Mısır’da demokrasi mücadelesi veren, bizim mücadelemizi, çok iyi anlayan kardeşlerimize teşekkür ediyorum."

"Balkanlar’da, Bosna’da, Makedonya’da, Kosova’da, Avrupa’nın tüm kentlerinde bizim kadar coşkuyla şu zaferi kutlayan kardeşlerime teşekkür ediyorum. Suriye’de bombaların, kurşunların altında açlıkla, kıtlıkla başbaşa her an büyük acılar yaşayan ama AK Parti’nin zaferi için her an dua eden mazlum kardeşlerime sonsuz teşekkür ediyorum. Tıpkı Kurtuluş Savaşı öncesi gibi dünyanın dört bir köşesinde Türkiye’nin istiklal mücadelesine destek tüm kardeşlerimize, dostlarımıza aziz milletimin şükran duygularını ifade ediyorum. Elbette en büyük teşekkürü bu aziz millet hak ediyor."

"Kardeşlerim siz yeni Türkiye’nin istiklal mücadelesine sahip çıktınız, sizlere teşekkür ediyorum. Siz, büyük Türkiye idealine, büyük Türkiye hedeflerine sahip çıktınız, her birinize teşekkür ediyorum. Siz en başta kendi iradenize, kendi geleceğinize, siyasete, partinize, başbakanınıza sahip çıktınız."

'Muhalefet de balkon konuşması yapacak mı'

"İşte bugün 30 Mart. Ne dediler? 25 Mart’tan sonra kaos dediler. Doğru. Kaosu gördük. Neydi o kaos? Bu milletin, bu devletin, bu ülkenin ulusal güvenliğine ne yazık ki müdahale ederek Dışişleri Bakanlığı’nı dinleyecek kadar ihanet içinde olan vatan hainlerini bu ülke tanıma fırsatı buldu. Onların kaos planı buydu. Bunların inine gireceğiz inine diyordum aylardır. Şimdi, zaman zaman bana basın mensupları soruyor. Bu sene de balkon konuşması yapacak mısın? Tamam da, balkon konuşmasından ne bekliyorsunuz, bu bir. İki muhalefet liderlerine, genel başkanlarına ya da genel müdürlerine niye sormuyorsunuz? Siz de bir balkon konuşması yapacak mısınız? Bunların böyle bir derdi yok. Sesleri solukları çıkmayacak, yarın biz kazandık diyecekler. Her ne kadar yüzde 26 da alsak, 27 de alsak, 28 de alsak biz kazandık diyecek genel müdür. Öbürü 13-14 de alsa, 15 de olsa biz kazandık diyecek. Niye? Hayatları böyle geçecek. Bu kardeşiniz ne dedi? Eğer birinci parti olamazsak ben başkanlığı bırakırım. Siyaset onur ister. Siyaset bu noktada asillik ister. Makamı zenginleştiremiyorsanız bırakın gidin. Fakat genel müdür Bursa’da konuşma yaptı. Yüzde 40’ın altında kalırsam giderim, dedi. 26 aldı, gitti mi, gidemedi. Yine gidemez. Diğeri 16-17 yıldır o makamda oturuyor. Gider mi, yine gidemez."

"Aziz milletimizin verdiği mesaj çok ama çok açık. Millet bugün sandıkta Türkiye’ye ve dünyaya bir mesaj verdi. Ne dedi? Biz buradayız. Türk milleti geçilmez dedi. Millet biz bu ülkenin sahipleriyiz dedi. Millet eğilmez, Türkiye yenilmez dedi."

'Kaçanlar kaçtı, inlerine gireceğiz, hesabını ödeyecekler'

"Kaçanlar kaçtı. Bazıları yarın da kaçabilir ha. Bazıları hakkında suç duyurusunda bulundum, bunlar kaçabilir dedim. Bundan sonra, dedim ya, inlerine gireceğiz. Hesabını bunun ödeyecekler. Bedelini ödeyecekler, ulusal güvenliğimizi nasıl tehdit edersiniz? Suriye bizimle şu anda savaş halinde. Uçaklarımızı taciz ediyorlar. 74 tane kardeşimizi şehit ettiler ve şu anda bizim Süleyman Şah Türbesi, 10 dönüm bizim topraklarımızdır. Oraya olan her saldırı 780 bin kilometrekareye olan saldırıdır. Biz buna seyirci kalabilir miyiz? Abu hainlşer bu görüşmeyi dinliyor ve dünyaya servis ediyor."

"Bunlar Haşhaşilere rahmet okutur. Bunlar Haşhaşileri aştı. Kardeşlerim, bugün aziz milletin sandıkta verdiği çok önemli bir mesaj var. Milletimiz siyaset dışı yollardan Türkiye’nin istikametinin belirlenmesine çok çarpıcı bir şekilde tavrını, itirazını ortaya koydu."

'Kaset siyaseti kaybetti, Osmanlı şamarı geldi'

"Sandık sonuçları kimin kazandığından çok, kimin kaybettiğini gösterir. Şu ifadelerime lütfen dikkat edin. Bugün ahlak dışı siyaset kaybetmiştir. Kaset siyaseti, montaj siyaseti, itiraf ve çamur siyaseti kaybetmiştir. Esersizlik siyaseti, plansız, projesiz, hedefsiz siyaset bugün kaybetmiştir. Ey genel müdür, ey güya genel başkan. Elinizde bu kasetler olmasaydı, siz bu seçim kampanyasında ne konuşacaktınız? Biz plan konuştuk, proje konuştuk. Bunlar yalan, takiye, iftira, fitne, fesat, bunu konuştular. Statüko bugün çok büyük bir darbe almıştır. Kirli ilişkiler, adı konulmamış ittifaklar bugün kaybetmiştir. Vesayetin her türü, vesayetçi odakların her türlüsüne bugün milletten tam bir Osmanlı şamarı gelmiştir. Bugün, kibir kaybetmiştir. Bugün, gurur kaybetmiştir. Milletine tepeden bakan, milletini küçümseyen, milletin tercihlerini hafife alan kibir, bugün bir kez daha sandıkta yenilmiştir."

'O manşetleri atanlar bir kez daha yenildi'

"Harflerinden kanlar damlayan, öfke damlayan, nefret damlayan o manşetleri atanlar var ya. Bugün bir kez daha ağır bir yenilgi almıştır. Ey Pensilvanya, ey buradaki yandaşları medya, ey yandaşları sermaye… Hani siz demokrasinin karşısına konumlandırılmıştınız. Sandıkta bugün demokrasi kazandı. Sandıkta bugün irade kazandı. Ne oldu? 21. Yüzyıl'da 2014 Türkiye’sinde halka hâlâ darbe beklentisi içerisinde verilen mesajlarınız ne oldu bugün? İşte bak, millet burada. Halk burada. Siyaset dışı müdahalelerle Türkiye’ye rota çizme sevdası içinde olanlar bugün sandıkta kaybettiler. Şimdi siz neredesiniz?"

'Niye yüzde 55, 60 almadık, bunu konuşacağız''

"Yalan, iftira, şantaj, montaj siyaseti bugün yerle bir olmuştur. Türkiye’de tüm sorunların çözüm aracı tartışmasız siyasettir, tartışmasız demokrasidir. Kimin ne meselesi varsa bunu siyasetle çözme yoluna gitmelidir. Kimin ne meselesi varsa bunu sadece sandıkta çözüm yoluna gitmelidir."

"Biz AK Parti olarak her seçim sonrasında olduğu gibi, bu seçim sonrasında da neticeleri analiz edeceğiz. Acaba niye 46-47-48 aldık da, bunu niye biz 55 yapamadık, niye 60 yapamadık. Şimdi oturup bunu konuşacağız. Öyle mi? Ve bunları konuşup neticeye bağladıktan sonra sizlerle birlikte bu yolumuza bu eksiklerimizi gidererek devam edeceğiz. Ama muhalefetin böyle bir derdi var mı? Yok. Onlar her seçime girerken hep hazırlıksız yakalanırlar. Bize oy veren insanların da, oy vermeyen vatandaşlarımın hissiyatını samimi bir şekilde değerlendireceğiz. Muhalefet de milletin sandıkta verdiği mesajı doğru okumalı. Muhalefet özeleştirilerini sağlıklı biçimde yapmalıdır."

'Dışişleri olayından sonra 'iktidarın yanındayız' demediler'

"Neye yandım biliyor musunuz? Dışişleri’nde yapılan olaylardan sonra, şahsıma yapılanları kenara bırakıyorum. Şu muhalefetin bir açıklamasını duydunuz mu? Bu vatana ihanettir, bu casusluktur, buna yönelik biz iktidarın yanındayız, dediklerini duydunuz mu? Ne olacak, Pensilvanya’yla birlikte hareket edenler bunu söyleyebilir mi? 25’inden sonrası kaos, dedikleri buydu. Ekonomi çökecek dediler, çöktü mü? Ekonomide de güçleneceğiz, siyasette de güçleneceğiz, demokraside de güçleneceğiz."

Türkiye düşmanlarının maşaları bugün hayal kırıklığı yaşamıştır

"Gelin yeni bir sayfa açalım. Ey muhalefet, ey muhalefete gönül veren milletim. Türkiye’nin menfaatleri her şeyin üstünde olsun. Türkiye kazanacaksa biz kaybetmeye razıyız dedik. AK Parti kaybetsin de Türkiye’ye ne olursa olsun anlayışı artık tarihe karışsın. Siyasetin temelinde ilke olsun, değer olsun. Türkiye’yi birlikte yüceltelim.

Türkiye’ye saldıranlar bugün hayal kırıklığı yaşamışlardır. Türkiye düşmanlarının maşaları bugün hayal kırıklığı yaşamıştır. Taşeronlar bu milletin ne kadar aziz, ne kadar asil, ne kadar kahraman olduklarını bir kez daha görmüştür."

"Biz bu millete efendi olmaya değil, hizmetkâr olmaya geldik. Biz büyük bir dava taşının sadece hamallarıyız. Dün biz yoktuk ama bu dava var olacak. Dünya var oldukça, inşallah ay yıldızlı bayrağımız en yüksek burçlarda dalgalanmaya devam edecek. Onun için, ne dedik? Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkesiyle, Abazasıyla, Boşnağıyla, Romanıyla tek millet dedik. Çünkü ben Türk’ü Türk olduğu için, Kürt’ü Kürt olduğu için, Laz’ı Laz olduğu için sevmiyorum. Beni yaratan Allah 77 milyonu yarattığı için seviyorum. Bizde ayrımcılık yok. Bir grup siyasi Kürtçülük yapıyor, bir grup siyasi Türkçülük yapıyor. CHP de ben kumsalların partisiyim diyor. Tek millet, Tek vatan, tek bayrak, tek devlet."

‘Bugün yeni Türkiye’nin düğün günü’

"Hangi kurumumuza girmişler, 35 senedir 40 senedir. Nereye sızmışlarsa sızmışlar. Bizler de iyi niyetimizin kurbanı olduk. Şimdi artık bunları ayıklama zamanı gelmiştir, hukuk içinde. Yasalar içerisinde. Neden? Çünkü bu tür şebekeleri artık ne millet hoşgörüyle karşılar, ne de biz karşılarız. Bakınız, Rabbime sonsuz şükürler olsun ki, bize bu davanın bayraktarlığını yapma şerefini v e izzetini bahşetti. Yarın belki bu makamlarda olmayacağız. Rabbim hangi emaneti yüklediyse onu yüceltmeye çalıştık. Bundan sonra da bu can bu tende oldukça, hangi emanet yüklenirse, Allah’ın izniyle ona sadakatle sahip çıkmaya çalışacağız. İnşallah, son nefesimize kadar milletin ve ülkenin hizmetkârı olarak bayrağımızı, toprağımızı yüceltmenin gayretinde olacağız. Son derece müsterih bir haldeyiz. Bizden öncekilerden devraldığımız büyük Türkiye sancağını yüksek burçlara dikmenin gururu içindeyiz."

"Siyaseti güçlendirmenin memnuniyeti içindeyiz. Büyük AK Parti ailesinin bu şuurla hareket edeceğinden şüphemiz yok. Bugün hiç kimse mahzun olmasın, üzülmesin. 77 milyon bilsin ki, bugün Türkiye kazanmıştır. 77 milyonun her bir ferdi bilsin ki, bugün yeni Türkiye kazanmıştır. Bugün yeni Türkiye’nin düğün günüdür."

‘Statüko, vesayet kaybetti’

"Bugün 2023 hedefleri kazanmıştır, çözüm süreci kazanmıştır, milli birlik ve kardeşlik süreci kazanmıştır. 77 milyon içinde tek bir kişi bile kaybetmemiştir. Çünkü onlara hizmetkâr olan bir kadro ayrımcılık yapmadan işbaşındadır. Farklı düşünebilirler, farklı siyasi partilere oy vermiş olabilirler, bize küfretmiş olabilirler. Bize hakaret etmiş olabilirler. Birçoğunu yuttuk, birçoğunu da yargıya sevk ettik. Seviyesiz muhalefet, statüko, darbe girişimleri, vesayet kaybetmiştir. Ahlak ve edep dışı siyaset kaybetmiştir. 77 milyonun her bir ferdi bugün kaybetmiştir. Bir kez daha milletime teşekkür ediyorum. Aylardır dudaklarından dualar düşmeyen ninelere, hatta çocuklara, gençlere, hanım kardeşlerime, beyefendilere teşekkür ediyorum."

"Bize güvenen, bize inanan kardeşlerime teşekkür ediyorum. Dünyanın her yerinde, Türkiye için, Türkiye’nin istikrarı için dualar edenlere teşekkür ediyorum. Teşkilatıma, genel merkezimden, il teşkilatlarıma, ilçe teşkilatlarıma, belde teşkilatlarıma, ta sandık müşahitlerine kadar hepsine teşekkür ediyorum. Kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza, hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Şimdi, seçilen tüm başkanlara, meclis üyelerine, il genel meclis üyeleri, muhtarlara başarılar diliyorum. Rabbim bu seçimleri Türkiye için hayırlara vesile kılsın. Rabbim ülkemi, milletimi korusun."

"Millet yenilmez. Zaferimiz kutlu, mübarek olsun diyorum. Hepinizi yürekten selamlıyorum ve hazır mıyız diyorum?

Beraber yürüdük biz bu yollarda. Beraber ıslandık yağan yağmurda. Şimdi dinlediğim tüm şarkılarda. Bana her şey seni hatırlatıyor. Bana her şey Türkiye'yi hatırlatıyor."
 
Geri