3 Mayıs 2013 Tarihte Bugün

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
3 Mayıs 2013 Tarihte Bugün

3 Mayıs Tarihte Bugün

Tarihte bugün/3 Mayıs

3 Mayıs, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 123. (Artık yıllarda 124.) günüdür.

Olaylar

1494 - Kristof Kolomb yolculuğunun sonunda ilk kez bir kara parçası gördü , buraya sonradan Jamaika adı verilecektir.
1907 - Fenerbahçe spor kulübünün kuruluşu.
1920 - TBMM'nin ilk bakanlar kurulu oluşturuldu. İcra Vekilleri Heyeti, 5 mayısta Mustafa Kemal başkanlığında ilk toplantısını yaptı.
1934 - Kayseri Uçak Fabrikasında yapılan ilk parti altı avcı uçağından biri, 50 dakikalık uçuşla Kayseri'den Ankara'ya geldi.
1937 - ABD'li yazar Margaret Mitchell'in yazdığı Rüzgar Gibi Geçti romanı Kurgu dalında Pulitzer Ödülü kazandı.
1944 - 3 Mayıs Olayları anıldı ve Türkçülük Bayramı ilan edildi
1950 - Ali Naci Karacan'ın kurduğu Milliyet gazetesi yayın hayatına başladı.
1951 - Demokrat Parti meclis grubunda din eğitiminin genişletilmesi istendi.
1960 - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel, hükümeti uyarmak için, Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes'e mektup gönderdi.
1968 - Paris Sorbonne Üniversitesi'nde çıkan isyan 1 aydan fazla sürdü, Fransa'nın geneline yayıldı, sonuçta meclis feshedildi ve pekçok sivil ve polis hayatını kaybetti.
1969 - Yargıtay başkanı İmran Öktem'in Ankara Maltepe Camisi'nde yapılan cenaze töreninde, bir kalabalık cenaze namazının kılınmasını engellemeye çalıştı ve cami görevlileri görevlerini yerine getirmekten kaçındı.
1972 - Ankara-İstanbul seferini yapan DC-9 tip "Boğaziçi" yolcu uçağı 61 yolcu ve 5 mürettabatı ile birlikte dört eylemci tarafından Sofya’ya kaçırıldı.
1973 - Şikago'daki Sears Kulesi (Willis Kulesi)'nin inşaatı tamamlandı ve dünyanın en yüksek kulesi olarak tescillendi (Bugün halâ ABD'nin en yüksek, dünyanın 5. en yüksek binasıdır)
1978 - Tarihte ilk kez bir bilgisayar ağı üzerinden yığın mesaj gönderildi. Sonradan spam adı verilecek bu ticari reklam mesajları, ABD'de o zaman kullanılan Arpanet ağı üzerindeki her adrese gönderilmişti.
1979 - Margaret Thatcher, İngiltere'nin ve Avrupa'nın ilk kadın başbakanı oldu.
1986 - Çernobil nükleer kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye'ye de ulaştığı ve bazı bölgelerde radyasyonun yedi kat arttığı açıklandı.
1989 - Türkiye kupası çeyrek final 2. maçında Fenerbahçe 3-0 ilk yarı geriye düştüğü Galatasaray maçından ikinci yarı 4-3 lük galibiyetle ayrıldı.
1993 - Birleşmiş Milletler, 20 Aralık 1993'te her yıl 3 Mayıs'ın, Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.
2008 - Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi'nin yayınladığı bir rapora göre 2007 yılında 65 gazeteci öldürüldü. Geçen 15 yılda öldürülen yaklaşık 500 gazetecinin sadece 75'inin katilleri bulundu. Rapora göre dünyada gazeteciler için en tehlikeli bölgeler Irak, Sierra Leone ve Somali.

Doğumlar

1849 - Bernhard von Bülow, Almanya Şansölyesi
1931 - Aldo Rossi, İtalyan bir mimar ve tasarımcı (ö. 1997)
1933 - James Brown, ABD'li şarkıcı
1933 - Steven Weinberg, Nobel Ödülü sahibi ABD'li fizikçi
1950 - Mary Hopkin, Galli folk şarkıcısı.
1961 - Leyla Zana, Kürt kadın siyasetçi ve aktivist.
1971 - Wang Yan, Çinli yürüyüşçü.
1980 - Alper Tezcan, Türk futbolcu.
1980 - Ayçin İnci, Türk dizi ve sinema oyuncusu.
1997 - Burcu Karagöz, KAL öğrencisi.


Ölümler

1481 - Fatih Sultan Mehmet, İstanbul'u fetheden Osmanlı padişahı (d. 1432)
1856 - Adolphe Adam, Fransız besteci (d. 1803)
1963 - Abdülhak Şinasi Hisar, Şair ve yazar
1969 - Zakir Hüseyin, Hindistan'ın 3. Cumhurbaşkanı (d. 1897)
1987 - Dalida, Mısır doğumlu, İtalyan şarkıcı (Fransa'da yaşadı, öldü) (d. 1933)
1991 - Jerzy Kosiński, Polonya asıllı ABD'li yazar (d. 1933)
1997 - Narciso Yepes, İspanyol klasik gitar sanatçısı (d. 1927)
2006 - Karel Appel (d. 1921)
2013 - Jeff Hanneman (d. 1964)


Tatiller ve Özel Günler

Türkçülük Günü
Dünya Basın Özgürlüğü Günü
 
Fatih Sultan Mehmet vefat etti

fatih-sultan-mehmetin-hayati.jpg


Tarihte bugün yaşanan olaylar arasında; Fatih Sultan Mehmet’in vefat etmesi, Fenerbahçe kulübünün kuruluşu, 3 Mayıs Milliyetçilik Olayları, Asala liderinin öldürülmesi var…


GÜNÜN OLAYI

Fatih Sultan Mehmet Vefat Etti (1481)

Fatih Sultan Mehmet yeni bir sefer için yola çıktığında Maltepe ile Gebze arasında 3 Mayıs 1481 tarihinde 49 yaşında vefat etti. Türk-İslam Tarihinin en seçkin hükümdarlarından birisi olan Fatih Sultan Mehmet 19 yaşında hükümdar olmuş ve ilk iş olarak İstanbul’u alarak ismini tarihe altın harfler ile yazdırmıştır. Doğuda, batıda ve denizlerde yaptığı fetihler ile Osmanlı Devletinin önünü açmış teşkilatçı özelliği ile de devleti sağlam temellere oturtmuştur. Ölüm sebebi araştırmacılar tarafından sürekli tartışma konusu olmuştur. Aynı zamanda bu seferin nereye yapıldığı konusu da bilinmemektedir.

GÜNÜN ÖNEMLİ OLAYLARI

Kadıköylü Gençler Fenerbahçe Spor Klubünü Kurdular (1907)

Aslında Fenerbahçe’nin kuruluş tarihi 1899’lara kadar uzanmaktadır. Ancak bu dönemlerde bu kuruluş gerçekleştirilememişti. Ancak 3 Mayıs 1907 tarihinde resmi kuruluş gerçekleştirilmiştir. Kuruluşunda sadece futbol klubü olan Fenerbahçe 1910 yılında spor klubü haline gelmiştir.

İlk Bakanlar Kurulu Oluşturuldu (1920)

TBMM’nin açılışından sonra 3 Mayıs 1920 tarihinde milletvekilleri arasından ilk bakanlar kurulu oluşturuldu. O zaman ki kabul edilen esaslara göre TBMM başkanı aynı zamanda hükümetinde başkanıydı. TBMM Başkanı olan Mustafa Kemal aynı zamanda hükümetinde başkanı olma özelliği taşıyordu.

3 Mayıs Milliyetçilik Olayları Yaşandı (1944)

Olayların temeli Nihal Atsız’ın dönemin başvekili Şükrü Saracoğlu’na yazdığı mektuplardır. Bu mektuplardan başvekil değil dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel endişelenmiştir. Hasan Ali Yücel’in girişimleri ile Sabahattin Ali ve Falih Rıfkı Atay Nihal Atsız’a dava açtılar. İkinci dava sırasında Nihal Atsız’ın savunmasından etkilenen bir gencin3 Mayıs 1944 tarihinde’’ Kahrolsun komünistler ‘’ diye bağırması ile birlikte harekete geçen kalabalıklar Ankara’da nümayiş yaptılar. Bu olaydan sonra milliyetçi görüşleri ile tanınan bir çok kişi tutuklandı ve yargılamalar 1947 yılına kadar devam etti. Olay bir darbe girişimi olarak değerlendirilmişti.

Milliyet Gazetesi Yayın Hayatına Başladı (1950)

Ali Naci Karacan tarafından kurulan Milliyet Gazetesi 3 Mayıs 1950 tarihinde yayın hayatına başladı. Başlangıçta Demokrat Parti’yi destekleyen sağ eğilimli bir gazete iken ilerleyen zaman içerisinde giderek sola kaymıştır. Milliyet gazetesi ile ilgili en önemli olay genel yayın yönetmeni Abdi İpekçi’nin Mehmet Ali Ağca tarafından öldürülmesidir.

ASALA’nın Lideri Öldürüldü (1988)

Ermeni örgütü ASALA’nın kurucusu ve lideri olan Agop Agopyan 3 Mayıs 1988 tarihinde Atina’da sokak ortasında vurularak öldürüldü. Agop Agopyan Irak Musul doğumlu olup Lübnan’da yaşıyordu. O öldükten sonra ASALA örgütü de ortadan kalkmıştır.

GÜNÜN DİĞER ÖNEMLİ OLAYLARI

1920. TBMM’nin ilk icra vekilleri heyeti (bakanlar kurulu) oluşturuldu. İcra Vekilleri Heyeti, 5 Mayıs’ta Mustafa Kemal (Atatürk) başkanlığında ilk toplantısını yaptı.

1934. Kayseri Uçak Fabrikası’nda yapılan ilk parti 6 avcı uçağından biri, 50 dakikalık uçuşla Kayseri’den Ankara’ya geldi.

1935. ‘’Türkkuşu’’ Atatürk tarafından hizmete açıldı.

1951. Demokrat Parti Meclis Grubu’nda din eğitiminin genişletilmesi istendi.

1959. Ressam Zeki Kocamemi öldü.

1960. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel, hükümeti uyarmak için, Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes’e mektup gönderdi.

1963. Şair, yazar Abdülhak Şinasi Hisar 75 yaşında İstanbul’da öldü.

1979. Margaret Thatcher, İngiltere’nin ilk kadın başbakanı oldu.

1984. Paris’teki Ermeni Anıtı bombalandı, 13 kişi yaralandı. Anıta Türklerin saldırdığı öne sürüldü. Saldırıyı ‘’Anti Ermeni Örgütü’’ üstlendi.

1986. Çernobil kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye’ye de ulaştığı ve bazı bölgelerde radyasyonun 7 kat arttığı açıklandı.

1993 - Birleşmiş Milletler, 20 Aralık 1993'te her yıl 3 Mayıs'ın, Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.

2008 - Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi'nin yayınladığı bir rapora göre 2007 yılında 65 gazeteci öldürüldü.

 
Tarihte bugün: 3 Mayıs

Şair ve yazar Abdülhak Şinasi Hisar, 1963 yılında, 75 yaşındayken İstanbul'da hayata veda etti.

'Fehim Bey ve Biz' ve 'Boğaziçi Mehtapları' adlı kitaplarıyla tanınan yazar Abdülhak Şinasi Hisar, 3 mayıs 1963'te İstanbul'da hayata veda etti. Merkez Efendi Mezarlığı'na defnedildi.

1888'de Rumelihisarı'nda doğan Abdülhak Şinasi Hisar, Osmanlı döneminde yayımlanmış ilk edebiyat dergilerinden 'Hazine-i Evrak'ı çıkaran Mahmut Celalettin Bey'in oğlu, gazeteci ve yazar Selim Nüzhet Gerçek'in ağabeyidir.

Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra Paris'e gitti ve Ecole Libre des Sciences Politique'te (Siyasal Bilimler Yüksekokulu) okudu.

O yıllarda Paris'te bulunan Türk aydınları Prens Sabahattin, Ahmet Rıza, Yahya Kemal ve Dr. Nihat Reşat (Berger) ile tanıştı ve Jön Türk hareketine katıldı.

Yine Paris'te hayranlık duyduğu Fransız yazar A.France ve M.Barres'le dostluk kurdu; J.Moreas, E.Faguet, J.Costeau ve H.de Regnier gibi yazarlarla tanıştı.

Meşrutiyetin ilanından sonra İstanbul'a döndü. 1930'da Balkan Birliği Cemiyeti genel sekreterliği yaptı, Dışişleri Bakanlığı danışmanlığı sırasında Uluslararası Barış Kongresi'ne (1945) katılmak üzere ABD'ye gitti.

1948'de İstanbul'a yerleşerek ölümüne değin bazı banka ve özel kurumlarda yönetim kurulu üyeliğinde bulundu.

Ahmet Haşim, Yahya Kemal ve Yakup Kadri gibi şair ve yazarlarla aynı kuşaktan olmasına rağmen, yazmaya 'Dergah', 'Yarın', 'İleri' ve 'Medeniyet' dergi ve gazetelerinde başlayan Hisar, Cumhuriyetten sonra 'Ağaç', 'Türk Yurdu' ve 'Varlık' dergileriyle Milliyet ve Dünya gazetelerinde eleştiri ve denemeler yayımladı.

Bir üslupçu olan, romanda his ve fikri önemseyen Hisar, hüzün ve özlemle kaleme aldığı yapıtlarında mazi hayalini yaşatmış ve bu nedenle de adı Fransız romancı Marsel Proust'la birlikte anılmıştı.

Ahmet Hamdi Tanpınar, 'Edebiyat Üzerine Makaleler' adlı kitabında, "Abdülhak Şinasi'yi okurken, nesrin yazı olduğunu, konuşma olmadığını tekrar hatırladım. Nesre son zamanlarda unutur gibi olduğumuz bu mevkiini iade eden muharrirlerimizdendir" diyerek Hisar'ın Türk edebiyatındaki yerini belirlemiştir.


Yapıtları

Roman: 'Fehim Bey ve Biz' (1941. 1942 CHP Hikaye ve Roman Ödülü üçüncülüğü), 'Çamlıca'daki Eniştemiz' (1944), 'Ali Nizami Beyin Alafrangalığı ve Şeyhliği' (1952)
Anlatı: 'Boğaziçi Mehtapları' (1943), 'Boğaziçi Yalıları' (1954), 'Geçmiş Zaman Köşkleri' (1956)
Diğer yapıtlar: 'Aşk İmiş Her Ne Var Alemde' (1955-Seçilmiş mısra ve beyit antolojisi), 'Geçmiş Zaman Fıkraları' (1958), 'İstanbul ve Pierre Loti' (1958), 'Yahya Kemal'e Veda' (1959), 'Ahmet Haşim, Şiiri ve Hayatı' (1963)


Günün diğer öenmli olayları

1481: Yedinci Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet vefat etti.

1920: TBMM'nin ilk bakanlar kurulu oluşturuldu. İcra Vekilleri Heyeti, 5 mayısta Mustafa Kemal başkanlığında ilk toplantısını yaptı.

1934: Kayseri Uçak Fabrikasında yapılan ilk parti altı avcı uçağından biri, 50 dakikalık uçuşla Kayseri'den Ankara'ya geldi.

1935: 'Türkkuşu' Atatürk tarafından hizmete açıldı.

1950: Ali Naci Karacan'ın kurduğu Milliyet gazetesi yayın hayatına başladı.

1951: Demokrat Parti Meclis Grubunda din eğitiminin genişletilmesi istendi.

1960: Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal Gürsel, hükümeti uyarmak için, Milli Savunma Bakanı Ethem Menderes'e mektup gönderdi.

1979: 'Demir Lady' lakaplı Margaret Thatcher, İngiltere'nin ilk kadın başbakanı oldu.

1986: Çernobil nükleer kazası sonrası oluşan radyoaktif bulutların Türkiye'ye de ulaştığı ve bazı bölgelerde radyasyonun yedi kat arttığı açıklandı.

1993: Birleşmiş Milletler, 20 aralık 1993'te her yıl 3 mayısın, Dünya Basın Özgürlüğü Günü olarak kutlanmasını kararlaştırdı.
 
Tarihte Bugün : 3 Mayıs 1873 Haydarpaşa-İzmit demiryolu İzmit’te Sadrazam Rüştü Paşa…


tarihi-demiryolu1-300x195.jpg


Tarihte Bugün

3 Mayıs 1873 Haydarpaşa-İzmit demiryolu İzmit’te Sadrazam Rüştü Paşa’nın hazır olduğu törenle hizmete girdi. 91 km’lik hat 2 sene içinde yapıldı.


3 Mayıs 1946 Maraş-Köprüağzı bağlantı hattı temeli atıldı.




 
3 Mayıs 1944: Almanya'nın savaşı kaybedeceği anlaşılınca, Kemalistler yavrularını yediler!

turan_davas_200_200.jpg


1944 ortalarına doğru Almanya'nın savaşı kaybedeceği anlaşılınca, Kemalistler muhtemel bir Alman zaferi anında masaya sürmeye niyetlendikleri bir kart olarak ellerinde tuttukları Turancıları bertaraf etmeye karar verdiler. Oysa Almanya'nın üstün olduğu günlerde her türden ırkçı yayına göz yumuluyor, antisemitist yazılara ve karikatürlere her yerde rastlanıyor, Varlık Vergisi benzeri uygulamalarla karşılaşılıyordu.

Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran İttihat ve Terakki kadroları, Enver Paşa'nın güttüğü Turancılık davasına itibar etmemek konusunda neredeyse hemfikirdiler. Turancılık, özü itibarıyla, Rusya'yla girişeceği muhtemel bir savaşta, Orta Asya halklarının Osmanlı İmparatorluğu'yla birlikte Rusya'ya karşı kendi yanında çarpışması için Almanya devletinin oluşturduğu bir projeye verilen genel bir isimdi. İlk Turan Derneği Macaristan'da kurulmuş, oradan İsviçre ve Fransa'da bulunan ve "Türk milliyetçiliği"nin ideolojik zeminini hazırlamakla uğraşan Jön Türklerce kabul edilmiş, İttihat ve Terakki'nin dayandığı temel direklerden biri olmuştu.

İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin merkez yönetim kurulu üyesi olan Ziya Gökalp, Turancılığın belirleyici ideologlarından biriydi. "Vatan ne Türkiye'dir Türklere ne de Türkistan / Vatan ebed ve müebbed bir ülkedir: Turan" diye yazdığı şiirler okullarda gençliğin beyninin yıkanmasında kullanılıyor, Turancı olarak yetiştirilen gençler saldırgan Osmanlı devletinin yürüttüğü savaşlarda Turan'ın gerçekte ne olduğunu anlamaya bile fırsat kalmadan can veriyorlardı.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'yla birlikte ağır bir mağlubiyet alması ve parçalanma sürecine girmesiyle birlikte, İttihat ve Terakki'nin "B" kadrosunu oluşturan Türk milliyetçileri, Turancı fikirleri rafa kaldırarak büyük devletlerle masaya oturdular ve cumhuriyeti kurdular. Almanya'da Hitler'in iktidara gelmesine kadar Turancı fikirlerden fazla söz edilmedi, ancak 1930'lu yılların ortalarından itibaren Nazilere sempatiyle yaklaşanların sayısında belirgin bir artış gözlemlenmeye başlandı. 1931 yılında Mustafa Kemal, kendi talimatları çerçevesinde "Türk Tarih Tezi"ni hazırlayan "Türk Tarihi Tetkik Heyeti"ni kurdurdu. Bu teze göre çok eskiden beri Anadolu ve Mezopotamya'da yaşayan Türkler, dünyanın en eski kültür halkıydı. Kürtler, Ermeniler vb. gibi diğer etnik grupların Türk ırkının birer parçası olduğu ilan edildi.

Temmuz 1934'te kabul edilen yasayla, herkesin "Türk dilinde" bir soy ismi almasını zorunlu kıldı. İnönü'nün 1938'de partinin ve devletin yönetimini ele almasıyla birlikte, Atatürk döneminde sürgüne gönderilmiş olan Turancılar geri dönmeye başlamışlardı. 30'lu yılların sonunda Turancı dernekler en yüksek parti çevrelerinin desteğiyle, açık faaliyet yürütüyorlardı. Orhun, Bozkurt, Atsız Mecmua, Kopuz, Gök-Börü, Tanrıdağ, Çınaraltı, Ergenekon Türk Amacı vb. dergilerde milliyetçi şairler Türk kanına, Türk ırkının üstünlüğüne, Türklerin "doğuştan kahramanlığı"na dair manzumeler yazıyorlardı. Almanların başta Sovyetlere karşı kazandıkları askeri zaferler, bu akımın daha da coşmasına neden oluyordu.

Ancak 1944 başlarından itibaren Almanlar bütün cephelerde geri çekilmeye başlayınca, Turancılara gösterilen bu sempati ve anlayış aniden sona erdi. Nihal Atsız ve benzeri Turancılar, ırkçılıkla suçlanarak yargılanmaya başladılar. 3 Mayıs 1944'te Nihal Atsız'ın Ankara'da bir duruşmasını fırsat bilen Turancılar, Ulus Meydanı'na doğru yürüyüşe geçerek, komünizm aleyhtarı, faşist ve ırkçı sloganlar atmaya başladılar. Bu gösteri devlet güçlerince zor kullanılarak dağıtıldı ve 165 Turancı gözaltına alındı.

19 Mayıs'ta "Milli Şef" Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün yaptığı "Türk milliyetçisiyiz, fakat memleketimizde ırkçılık prensibinin düşmanıyız. Memleketimizde politika garezleri için uydurulan ırkçılık önderlerinin çok acıklı faciaları hatıralarımızda canlıdır (...)Turancılık fikri, yine son zamanların zararlı ve hastalıklı gösterisidir" içerikli konuşma sonrasında, Türkiye'de yayımlanan günlük gazeteler, "ansızın" gizli bir Turancı örgütün ortaya çıkartıldığını yazıyordu. Birçok dergi yasaklandı, 23 Turancı askeri mahkemeye çıkartıldı ve hapis cezalarına çarptırıldı. Kemalistler, muhtemel bir Alman zaferi için bağırlarında besledikleri Turancı yavrularını yemiş, ancak kendileri de milliyetçi ve ırkçı fikirlerden en az onlar kadar mustarip oldukları için, birkaç ay sonra verilen cezaları hafifletmiş veya ortadan kaldırmışlardı.
 
Geri