3 gün sonra 15 temmuz kutlaması yapılacak.
AKP yandaşları gerçekten inanmış gibi yapıp meydanlarda toplanacak, inanmayan bilinçli vatandaşlar aptal yerine konacak.
Hatırlayın Erdoğan darbeyi eniştesinden öğrendiğini söylemişti.
Oysa Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın yazılı ifadesi ve diğer mahkeme tutanaklarına göre MİT Müsteşarı Hakan Fidan darbe olacağını hava henüz kararmadan Cumhurbaşkanı Koruma Müdürüne ilettiği beyanları var.
Bu durumda Tayyip Erdoğan’ın koruma müdürü darbe gibi dehşet bir olayı haber vermemesi bir gibi bir tablo ortaya çıkıyor.
Eğer öyle ise o koruma müdürü neden hala görevdedir?
Ülkedeki her şeye hakim olan Tayyip Erdoğan’ın darbe gibi kendini yok edecek bir hadiseyi akşamın ilerleyen saatine kadar öğrenememesi nasıl açıklanmalı?
Bu soru muğlak çünkü MİT aslında darbe yapılacağını aylar öncesinden tespit etmişti.
FETÖ’cülerin kullandığı Bylock ağının MİT tarafından ele geçirildiği biliniyor.
İnternet açık, tüm kanallar canlı yayında, Başbakan konuşuyor, "Başkan" konuşacak birazdan... Böyle darbe mi olur.
Halkın (AKP militanlarının) sokağa çıkıp 250 kişinin ölmesi kurulan oyunun kamufle edilmesi içindi.
**
AKP'ye rağmen bu karanlık darbenin sırları ortaya çıkacak!
AKP, 15 Temmuz'daki 'kontrollü' darbenin öncesiyle sonrasıyla karanlıkta kalmasını istiyor. Bu yüzden TBMM'de kurulan Darbe Araştırma Komisyonu'nu çalıştırmadılar. Darbeye ilişkin hiçbir sorunun yanıtlanmasına izin vermediler. Birgün bu darbe gerçekleri mutlaka ortaya çıkacak ve Türkiye insanlarına ne kadar büyük bir oyun oynandığı aydınlığa kavuşacak.
AKP yönetimi, başta Cumhurbaşkanı darbe girişiminden belli bir süre önce haberdar olmuşlardı. Cumhurbaşkanı ve ekibinin darbeden haberi vardı. Darbe girişimini önceden engellemek yerine yol verdiler darbecilere. Onların darbe girişimine başlamasına izin verdiler, imkan tanıdılar. Darbe gecesi darbecileri kıskıvrak yakalamaktı amaçları. Sadece bundan da ibaret değil. Cumhurbaşkanı ‘Bu bize Allahın bir lütfu’ derken darbe gecesi sonrasına ilişkin stratejisini net bir biçimde açığa vuruyordu. Darbeyi fırsat olarak kullandılar ve karşı darbe gerçekleştirdiler.
Darbeden birkaç gün sonra cemaatle ilişkileri hemen tespit edilen 10 binlerce insan kamudan ihraç edilmişti.10 binlerce kişi tutuklanmıştı. Askerde, poliste, yargıda hatta CHP’nin içinde bile FETÖ’cü bulmuşlardı ancak AKP’nin içinde tek bir FETÖ’cü çıkmamıştı.
Meclis’te kurulan Darbe Araştırma Komisyonu, 15 Temmuz darbesini araştıramadan bitti.
Çünkü AKP’liler iki gerçeğin açığa çıkmasından çok korktu.
Birincisi, AKP’nin geçmişte kendi adlandırmalarıyla “FETÖ terör örgütü” ile yaptıkları işbirliğin, ortaklığın ortaya çıkmasından.
İkinci korkusu da “darbe” diye sunulan, bir yanı 32 kısım tekmili birden bu “kontrollü darbe” tiyatrosunun bütün ayrıntılarıyla deşifre edilmesiydi.
Ancak AKP, bugünkü dayatmalarına kaynaklık eden darbe süreçlerinin bilinmesini hiç istemiyor. Süreci karanlıkta bırakarak bütün bir toplumun AKP’nin anlattığı “darbe hikayesi”ne inanmasını istiyorlar. Ama başaramayacaklar.
AKP’ye rağmen bu karanlık darbenin sırları sonunda mutlaka ortaya çıkacak.
Çünkü gerçeklerin eninde sonunda ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır!
15 Temmuz kontrollü darbe girişiminden sonra 20 Temmuz’da gerçek darbe yapıldı. 20 Temmuz’u hiç kimsenin unutmaması lazım. Parlamentodan OHAL yetkisinin alındığı tarihtir. Şimdi 20 Temmuz darbecileri fiili durumu, anayasal zemine çekmek istiyorlar.
15 Temmuz kontrollü darbe süreci halen devam etmektedir.
Önümüzdeki süreçte Türkiye’deki güven iklimini tamamen yok etme adına CIA ve benzeri yabancı istihbarat örgütlerinin kitlesel katliamlarla siyasi cinayetler dahil pek çok alçaklığa kalkışması güçlü ihtimaldır.
Tayyip Erdoğan ise ilk hedef olduğunun farkındadır.
Hedeften çıkmak ve yola devam etmek için ise ardarda hamleler yapıyor.
Mesela Rusya ile yakınlaşama kartına ilaveten Başkanlık yetkisini kullanarak Anayasa ve kanunları yok sayan bir zihniyetle ülkeyi yönetmek istiyor.
Şimdi FETÖ ile irtibatlı eski çevresini tasfiye etmeye hazırlanıyor.