Follow along with the video below to see how to install our site as a web app on your home screen.
Not: This feature may not be available in some browsers.
Foruma hoş geldin 👋, Ziyaretçi
Forum içeriğine ve tüm hizmetlerimize erişim sağlamak için lütfen foruma kayıt olun veya giriş yapın. Üyelik tamamen ücretsizdir ve sadece birkaç dakikanızı alır.
Çok eski bir web tarayıcısı kullanıyorsunuz. Bu veya diğer siteleri görüntülemekte sorunlar yaşayabilirsiniz.. Tarayıcınızı güncellemeli veya alternatif bir tarayıcı kullanmalısınız.
1945 - İtalyan diktatör Benito Mussolini ve metresi Clara Petacci kurşuna dizildi ve cesetleri bir benzin istasyonunda ayaklarından asılarak teşhir edildi.
1947 - Thor Heyerdahl ve beş kişilik mürettebatı, Kon-Tiki adlı tekneyle Peru'dan yola çıktı. Amaçları çok önceleri Peruluların Polinezya'ya yerleşmiş olduklarını kanıtlamaktı.
1950 - Nightingale Hemşire Koleji İstanbul'da açıldı.
1956 - İstanbul İşçi Sendikaları Birliği Kongresi toplandı.
1960 - İstanbul Üniversitesi'nde çıkan olaylarda, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz öldü. İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildi.
1963 - Topraksız köylüler Adana'da yürüyüş yaptı.
1967 - Expo '67 fuarı Kanada'nın Montreal kentinde halkın ziyaretine açıldı.
1969 - Fransa'da yapılan referandumda hayır oylarının fazla çıkması üzerine devlet başkanı Charles de Gaulle istifa etti.
1971 - Sıkıyönetim, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edildi. Cumhuriyet ve Akşam gazeteleri 10 gün süreyle kapatıldı.
1972 - Televizyon programlarının seyredilir hale getirilmesi için yerli film gösterilmesi kararı alındı.
1975 - CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Erzincan'da taşlı ve silahlı saldırıya uğradı.
1977 - Batı Almanya'da Kızıl Ordu Fraksiyonu üyeleri G. Ensslin ve J.C. Raspe ömür boyu hapse mahkûm oldu.
1979 - Sovyetler Birliği'nin ilk uçak gemisi 'Kiev 28', İstanbul Boğazı'ndan geçti.
1980 - Abdi İpekçi'nin katil zanlısı Mehmet Ali Ağca, İstanbul'daki yargılamada gıyabında idama mahkûm edildi.
1984 - Türkiye'nin Tahran Büyükelçiliği Sekreteri Şadiye Yönder'in eşi, İran ile Türkiye arasında ticaret yapan iş adamı Işık Yönder, ASALA militanı tarafından öldürüldü.
1988 - Ermeni örgütü ASALA'nın kurucusu Agop Agopyan, Atina'da kimliği belirlenemeyen iki kişi tarafından öldürüldü.
1993 - İstanbul'daki Ümraniye çöplüğü, biriken metan gazı yüzünden patladı: 39 kişi öldü.
1996 - Avustralya, Port Arthur katliamı. 35 kişi yaşamını yitirdi.
2001 - Milyoner Dennis Tito, dünyanın ilk uzay turisti oldu.
2003 - Kıbrıs Cumhuriyeti ile serbest geçişler çerçevesinde 25 binden fazla Rum, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne geçti.
2008 - Çin Halk Cumhuriyeti'nin doğusundaki Şandong bölgesinin Zibo şehrinde bir yolcu treni raydan çıkarak başka bir trene çarptı; 70 kişi öldü, 420 kişi yaralandı [1].
Doğumlar
1442 - IV Edward, İngiltere Kralı (ö. 1483)
1758 - James Monroe, ABD`nin 5. başkanı (ö. 1831)
1889 - António de Oliveira Salazar, Portekizli diktatör (ö. 1970)
1908 - Oskar Schindler, Yahudileri soykırımından kurtaran Alman iş adamı (ö. 1974)
1912 - Odette Sansom Hallowes, Fransız direniş savaşçısı (ö. 1995)
1916 - Ferruccio Lamborghini, İtalyan otomobil üreticisi (ö. 1993)
1924 - Kenneth David Kaunda, Zambia'nın ilk başbakanı
1926 - Harper Lee, ABD'li yazar
1928 - Yves Klein, Fransız ressam (ö. 1962)
1937 - Saddam Hüseyin, Devrik Irak devlet başkanı (ö. 2006)
1948 - Terry Pratchett, İngiliz fantastik komedi yazarı
1967 - Kari Wührer, ABD'li sinema oyuncusu
1968 - Murat Kekilli, Türk şarkıcı
1970 - Diego Simeone, Arjantinli futbolcu
1973 - Jorge Garcia, ABD'li oyuncu ve komedyen
1974 - Penélope Cruz, İspanyol sinema oyuncusu
1980 - Karolina Goçeva, Makedon şarkıcı
1981 - Jessica Alba, ABD'li sinema oyuncusu
1988 - Spencer Hawes, ABD'li basketbolcu
Ölümler
1813 - Mikhayil Illariyonoviç Kutuzov, Rus mareşal (d. 1745)
1865 - Samuel Cunard, Kanada doğumlu İngiliz gemi sanayicisi (Titanic'i de üreten "Cunard Line"ın kurucusu) (d. 1787)
1903 - J. Willard Gibbs, Amerikalı bilim adamı (d. 1839)
1912 - Jules Bonnot, Fransız anarşist, haydut. (d. 1876)
1918 - Gavrilo Princip, Sırp suikastçi (d. 1894)
1936 - I. Fuad (Ahmed Fuad Paşa), Mısır kralı (d. 1868)
1945 - Benito Mussolini, İtalyan politikacı, devlet adamı ve İtalya başbakanı (d. 1883)
1954 - Léon Jouhaux, Fransız sosyalist sendika önderi (d. 1879)
1960 - Turan Emeksiz, Öğrenci (d. 1940)
1970 - Ed Begley, ABD'li aktör (d. 1901)
1976 - Muammer Karaca, Tiyatro ve sinema oyuncusu (d. 1906)
1978 - Muhammed Davud Han, 1973-1978 yıllarındaki Afganistan devlet başkanı (d. 1918)
1978 - Muammer Karaca, Türk tiyatro sanatçısı (d. 1906)
1988 - Agop Agopyan, ASALA'nın kurucusu ve lideri (d. 1951)
1992 - Francis Bacon, İrlanda kökenli İngiliz ressam (d. 1909)
2002 - Alexander Lebed, Rus general (d. 1950)
2005 - Percy Heath, ABD'li caz müzisyeni, "Modern Jazz Quartet" grubunun bas gitaristi (d. 1923)
Tatiller ve Özel Günler
İtalyan diktatör Benito Mussolini ve metresi Clara Petacci 1945 yılında kurşuna dizildi.
1883 yılında İtalya'nın Forli kentinde doğan Benito Mussolini, II. Dünya Savaşı sırasında İtalya'nın başbakanıydı ve Adolf Hitler ile birlikte faşizmin en önemli uygulayıcılarındandı.
Üniversite eğitiminin ardından öğretmenlik yaparak çalışmaya başladı. 1902'de zorunlu askerlik görevinden kaçmak için İsviçre'ye gitti.
1904'te İtalya'ya geri dönerek İtalyan Sosyalist Partisi'ne katıldı ve partinin yayın organı olan 'Avanti' gazetesinde çalıştı.
Bir süre gazetenin başyazarlığını da üstlenen Mussolini, I. Dünya Savaşı'nın başlaması üzerine orduya yazıldı. Savaşta yaralanarak Milano'ya döndü ve burada sağ görüşlü 'Il Popolo D'Italia' gazetesinin editörü oldu.
Mussolini, çökmüş bir ekonomi ve siyasi kargaşa içindeki İtalya'da çeşitli sağcı grupları kurduğu faşist partisinin bünyesinde topladı.
'Duçe' lakabını kullanan Mussolini, ülkenin problemlerini çözeceğini vaat ediyor ve eski Roma İmparatorluğu'nun ihtişamlı günlerine geri dönüleceğine söz veriyordu.
Partinin gençlik teşkilatı olarak kurulan Kara Gömlekliler Örgütü ise ekonomik durumun kargaşasında faydalanarak büyük bir sıçrama yapan komünist gruplarla ve grevci işçilerle çatışıyordu.
Ekim 1922'de Kral III. Victor Emmanuel'i yönetimini Faşist Parti'ye devretmesi için tehdit etti. Aksi takdirde 26 bin taraftarı ile Roma'ya yürüyecekti. Komünist hareketin de önüne geçmek isteyen Kral bu teklifi kabul etti.
Duçe, ilk olarak Faşist Parti dışındaki diğer partileri kapattı, sendika hareketleri kanun dışı ilan etti, kitap ve gazetelere sansür getirdi, eğitimi sıkı kontrol altına aldı.
Bu arada devlet güdümünde ekonominin faşistleştirilmesi amacıyla tüm ülke tren rayları ve otobanlarla kaplandı. Çiftçileri sürekli teşvik etti, tarım ve endüstrinin canlanmasını sağladı. Buna bağlı olarak işsizlik azaldı.
Uluslararası arenada güçlendiğini ispat etmek için 1935'te Habeşistan'a asker çıkardı. Uzun ve nedensiz bir savaş sonunda Habeşistan'ı işgal eden İtalya, 1936 yılında Nazi Almanya'sı ile Roma-Berlin Mihveri'ni kurdu.
Bu tarihten sonra devamlı Adolf Hitler'in etkisinde kalan Mussolini, 10 temmuz 1940'da müttefiklere savaş ilan etti. II. Dünya Savaşı'nda İtalyan ordusu Kuzey Afrika ve Balkanlar'da müttefik kuvvetlerine karşı mağlup oldu.
Nazi Almanya'sından aldığı destekle işgal ettiği bölgelerde direndi ancak İtalya'da gücünü kaybetmeye başladı.
Komünistler önderliğindeki direnişçilerin ülkede etkili olması ve müttefiklerin 1943'de Sicilya'ya çıkartma yapmasının ardından Kral III. Victor Emmanuel, Mussolini'yi görevden aldı.
Almanya, Kuzey İtalya'yı işgal etti ve Alman paraşütçüleri Mussolini'yi 12 eylül 1943'de Gran Sasso'da tutuklu bulunduğu otelden kurtararak uçakla Viyana'ya kaçırdı.
İtalya'da kendine bağlı birliklerle mücadeleyi sürdüren Mussolini 28 nisan 1945'de yani savaşın son günlerinde kaçmaya çalışırken İtalyan direnişine mensup partizanlar tarafından öldürüldü.
Ertesi gün Benito Mussolini'nin, metresi Clara Petacci'nin ve birkaç yandaşının cesedi Milano'daki Loreto Meydanı'nda başaşağı sallandırıldı.
Savaş öncesinde ve savaş boyunca içinde bulunduğu durumu, Nazım Hikmet, 'Taranta Babu'ya Mektuplar' isimli eserinde başarılı bir şekilde işlemişti:
"mussolini çok konuşuyor taranta - babu!
tek başına
yapayalnız
karanlıklara
bırakılmış bir çocuk gibi
bağıra bağıra
kendi sesiyle uyanarak,
korkuyla tutuşup
korkuyla yanarak
durup dinlenmeden konuşuyor.
mussolini çok konuşuyor taranta - babu
çok korktuğu için
çok konuşuyor!"
Günün diğer önemli olayları
1915: Hilal-i Ahmer Cemiyeti'nin adı Kızılay olarak değiştirildi.
1936: Mısır'da Kral Fuad'ın beklenmeyen ölümü üzerine 16 yaşındaki Prens Faruk kral oldu.
1950: Nightingale Hemşire Koleji İstanbul'da açıldı.
1960: İstanbul Üniversitesi'nde çıkan olaylarda, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz öldü. İstanbul ve Ankara'da sıkıyönetim ilan edildi.
1963: Topraksız köylüler Adana'da yürüyüş yaptı.
1975: CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit, Erzincan'da taşlı ve silahlı saldırıya uğradı.
1979: Sovyetler Birliği'nin ilk uçak gemisi 2Kiev 28' İstanbul Boğazı'ndan geçti.
1980: Abdi İpekçi'nin katil zanlısı Mehmet Ali Ağca, İstanbul'daki yargılamada gıyabında idama mahkum edildi.
1988: Ermeni terör örgütü ASALA'nın kurucusu Agop Agopyan, Atina'da kimliği belirlenemeyen iki kişi tarafından öldürüldü.
1993: İstanbul'daki Ümraniye çöplüğü, biriken metan gazı yüzünden patladı: 39 kişi öldü.
2003: Kıbrıs Rum kesimi ile serbest geçişler çerçevesinde 25 binden fazla Rum KKTC'ye geçti.
İstanbul Üniversitesi öğrencileri, üniversite Merkez binasında hükümet aleyhine gösteri yaptı. Güvenlik güçleri, gösterilere müdahale etti. Güvenlik güçlerinin üniversiteden ayrılmasını isteyen rektör Sıddık Sami Onar , tartaklanarak Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Gösterilerde, Orman Fakültesi öğrencisi Turan Emeksiz öldü. Ankara ve İstanbul'da sıkıyönetim ilan edildi.
28 Nisan 1993: Ümraniye Hekimbaşı Çöplüğü patladı, onlarca insan çöp yığınları altında can verdi
Türkiye'de insan yaşamına verilen önem, bundan tam 17 yıl önce İstanbul'da bir kez daha ortaya çıktı. Ümraniye'de bulunan Hekimbaşı Çöplüğü'nün altında biriken metan gazı, usulüne uygun en küçük bir önlem bile alınmaması yüzünden bir yanardağ gibi patladı. Tonlarca çöp, çöplüğün üzerine kurulmuş olan evlerin üzerine aktı. İnsanlar daha neler olduğunu anlayamadan öldüler, onlarcası sakat kaldı.
Ümraniye Hekimbaşı Çöplüğü, günde 2.300 tondan fazla çöpün depolandığı, 350.000 metre kare alan üzerine kurulu, muazzam büyüklükte bir yer. Çöplükte gereken tedbirlerin hiç biri alınmadığı için, 28 Nisan 1993 sabahı saat 10:00 sularında ardı ardına muazzam patlamalar yaşandı. Çöplüğün içindeki organik maddelerin bakteriler tarafından çürümesiyle açığa çıkan metan gazı birikerek sıkışmış, sonunda patlamıştı. Çöplüğün üzerine yapılmış olan gecekondular, tonlarca çöpün altında kaldı. Toplam 27 insanın cesedine ulaşılabildi, 12 insan ise kayboldu.
Dönemin başbakanı Tansu Çiller ve İstanbul valisi Hayri Kozakçıoğlu, insanlarla alay edercesine, bundan sonra gereken önlemlerin alınacağını söylediler. Onlarca insanın ölümünden sonra tedbir almakta biraz geç kalıp kalmadıkları sorusuna büyük bir pişkinlikle yanıt vererek, ölümlerin sorumlusunun bölgeye gecekondu inşa eden insanlar olduğunu anlattılar. Evet, bu binaların çoğu ruhsatsız olarak inşa edilmiş yapılardı, ancak elektrik, su ve kanalizasyon gibi belediye hizmetlerinin tümünden faydalanıyorlardı. Yani resmi makamlar burada insanların yaşadığının farkındaydı, tehlikenin farkındaydı ve gereken hiçbir önlemi almamıştı.
Bu gibi çöplüklerde, atıkların yer altı suyuna karışarak çevreye zarar vermemesi için çok iyi bir şekilde tecrit edilmesi gerekiyor. Genellikle çöplüğün zemini önce 1,5-2 metre kalınlığında bir sıkıştırılmış kil tabakasıyla kaplanıyor. Üzerine belirli bir kalınlıkta plastik örtülüyor ve bundan sonra çöplerin dökülmesine izin veriliyor. Yağmur sularının tahliyesi için gereken kanallar açılıyor. Ayrıca organik atıkların çürümesi sonucunda ortaya çıkan metan gazının tahliyesi için belirli aralıklarla plastik bacalar yerleştiriliyor. Dünyanın örneğin Berlin gibi pek çok büyük şehrinde, bu metan gazı elektrik üretiminde kullanılıyor.
Çöplüğün patlamasından sonra yaşamını yitirenlerin yakınları ve sakatlananlar, çeşitli tazminat davaları açtılar. Bu davalar genellikle ruhsatsız gecekondularda yaşamaları nedeniyle sorumluluğun kendilerinde olduğu gerekçesiyle kaybediliyor ya da küçük tazminatlarla geçiştiriliyordu. İç hukuk yollarının tükenmesi sonucunda, davalar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AHİM) götürüldü. Haklarını arayan mağdurlar, açtıkları tazminat davasının sonucu için yıllarca bekledi. İlk davayı biri nikâhsız 2 eşi ve 7 çocuğunu kaybeden Maşallah Öner Yıldız ile eşi ve 3 çocuğunu kaybeden Ahmet Nuri Çınar 1999 yılında açtı.
Yıldız'ın davası ise 2003'te karara bağlandı. Ancak Türkiye karara itiraz edince dosya, AİHM'in bir üst kurulu Genel Kurula gönderildi. Genel Kurul'dan 2 yıl sonra karar çıktı ve AİHM, Türk Hükümetini Yıldız'ın kaybettiği 9 can için 164 bin euro ödemeye mahkûm etti. Bu karar aynı zamanda AİHM dava açan diğer 4 aileye de emsal oldu. Türkiye devleti, mağdurlara toplam 500.000 TL tutarında tazminat ödemek ve insanların yaşam hakkını ellerinden aldığını kabul etmek zorunda kaldı.
Ümraniye çöplüğü felaketinden sonra Türkiye'nin hemen her yerinde aynı tehlike zillerinin çalmakta olduğu anlaşıldı. Bazı yerlerde birtakım önlemler alındı, ancak genel olarak hiçbir şey yapılmadı. Milyonlarca ton çöpün üstünde insanlar hâlâ yaşamaya devam ediyor, atık sular çevreyi kirletiyor, metan gazı tehlike yaratıyor. Bütün bunların ardında kapitalizmin kâr etme amacı yatıyor. İnsana ve çevreye zarar verilmesini engelleyecek önlemlerin alınmaması, bir anlamda kapitalizmin de sonunu getiriyor. Kapitalizm, kendi mezarını kazıyor. Bizi de beraberinde götürmeden, biz onu ortadan kaldıralım!