24 Kasım Öğretmenler Günü Şiirleri

R
  • Kullanıcı Restful
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - İlköğretim
24 kasım öğretmenler günü şiirleri , öğretmenler günü şiirleri , öğretmen şiirleri , 24 kasım şiirleri ,Öğretmenler günü ile ilgili şiirler , 24 kasım öğretmenler günü şiirleri, 24 kasım öğretmenler günü kutlama

ÖĞRETMEN
A'dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzü ile el ele öğretmen

Göz gözdür o, uzakları görürüz
Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
Çizer büyük değirmisini
Uç olur da gergele öğretmen.

Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.

Bir ışık, bir ışık daha,
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
Uyandırır toplumunu
İyiye, doğruya, güzele öğretmen.
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA​
 
SEVGİLİ ÖĞRETMENİM
Sevgisinin sonu yok,
Kalbinin şefkati çok,
Gönlü büyük, gözü tok,
Sevgili öğretmenim.

Bilgisi ışık saçar,
Sözleri gönül açar,
Ruhum sevinçen uçar,
Sevgili öğretmenim.

Bekliyoruz yolunu,
Sardık sağla solunu,
Uzat bize kolunu
Sevgili öğretmenim.

Toplandık dizi, dizi,
Sev, okşa hepimizi,
Sensin okutan bizi,
Sevgili öğretmenim.

Doğru yol gösterirsin,
Okutur, eğitirsin,
Bize bilgi verirsin,
Sevgili öğretmenim.

Seni candan severiz,
Saygı duyar överiz,
Ellerinden öperiz,
Sevgili öğretmenim!..
Ali Osman ATAK
 
Çocuklarım
Yoklama defterlerinden öğrendim sizi ,
Benim haylaz çocuklarım !
Sınıfın en devamsızını
Bir sinema dönüşü tanıdım ;
Koltuğunda satılmamış gazeteler?

Dumanlı bir salonda
Kendime göre karşılarken akşamı ,
Nane şekeri uzattı en tembeliniz?
Götürmek istedi küfesinde
Elimdeki ıspanak demetini
En dalgını sınıfın !
İsterken adam olmanızı
Çoğunuz semtine uğramaz oldu mektebin
Palto , ayakkabı yüzünden .

Kiminiz limon satar Balıkpazarında
Kiminiz tahtakalede çaycılık eder ;
Biz inceleye duralım aç tavuk hesabı ,
Tereyağındaki vitamini
Ve kalorisini taze yumurtanın !

Karşılıklı neler öğrenmedik sınıfta ,
Çevresini ölçtük dünyanın ,
Hesapladık yıldızların uzaklığını
Orta Asya?dan konuştuk laf kıtlığında .

Neler düşünmedik beraberce
Burnumuzun dibindekini görmeden
Bulutlara mı karışmadık .
? Hazan rüzgarı?nda dökülmüş
? hasta yapraklar??a mı üzülmedik .
Serçelere mi acımadık , kış günlerinde
Kendimizi unutarak !

RIFAT ILGAZ​
 
Köy Öğretmenleri
Ben bir öğretmenim
Sevgiyi, sevmeyi öğretirim çocuklarıma,
Kini, öfkeyi nefreti değil.Ben bir öğretmenim
Dostluğu, kardeşliği öğretirim çocuklarıma
Dövüşü, kavgayı, savaşı değil.Ben bir öğretmenim
Okumayı, yazmayı, küçükleri korumayı
Konuşmayı dinlemeyi, büyükleri saymayı
Öğretirim çocuklarıma.

Ben bir öğretmenim
Sevgiyle, bilgiyle sularım çiçeklerimi
Ve bu güzel çiçeklere
Cumhuriyeti kuran Atatürk"ü öğretirim.

Ben bir öğretmenim
Ve öğretirim çocuklarıma
Ülküm vatanı yüceltmektir.

Ben bir öğretmenim
Çiçektir diyemem çocuklarıma
Çiçeklerden güzeldir bütün çocuklar,
Ve öğreteceğim çocuklarıma
İyilikten güzellikten yana ne varsa.
Ahmet YÜCEL 25 Aralık 1998
 
Meçhul Öğretmen
Selam olsun,
Karanlığın ve cehlin güneşlerine
Selam olsun,
Erdemin ve bilginin eşlerineOnlar ki
Kişiliğe hürlük bağışlayan.
Onlar ki.
Karşılıksız alkışlayan.Alınlarında bilgiden meşaleler,
Karanlığın gözbebeğine yürürler
Gönüllerde mükâfaat alanlar,
Azmin ve iradenin timsali onlar.

Çıktılar yola, yolları belli
Hedef güllük gülüstanlık değil;
Yollar, sarp kayalıklar,
Yollar dikenli
Gönüllerinde bilginin çağlayan seli,
Izdıraplarla sarhoş olur
Odur karşılıksız seven,
Adı, değilmi ki
Meçhul Öğretmen.

Selam olsun,
Karanlığın ve cehlin güneşlerine
Selam olsun,
Erdemin ve bilginin eşlerine.

Onlar ki
Kişiliğe hürlük bağışlayan
Onlar ki
Karşılıksız alkışlayan.
İhsan KURT
 
DÜNYANIN BÜTÜN ÇİÇEKLERİ
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Bütün çiçekleri getirin buraya.
Öğrencilerimi getirin buraya, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiçeklere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya.
Son bir ders vereceğim onlara.
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin... Ve sonra öleceğim.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum,
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları...
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin, görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum.
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Ben köy öğretmeniyim, bir bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerimden,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim,
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum,
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum,
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşşiz çiçek,
Kimse bilmeyecek seni, seni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.

Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarümar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.

Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum.
Okulun duvarı çöktü, altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta,
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi sustum, örtün beni, yatırın buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Ceyhun Atıf KANSU
 
Öğretmenler Günü

Bir gün sizleri anlatmaya yetmez,

Sizin sevginiz asırlarca geçmez,

Hayatım sayfa sayfa eseriniz,

Nasıl unuturuz anıları biz.


Öğretmenim gününüz kutlu olsun,

Öğrendikçe bu millet mutlu olsun,

Defter, kitap, kalemler neye yarar,

Siz olmazsanız yetişmez dimağlar.


O zaman; devlet millet seni anar,

Çünkü her makamda bir öğrencin var.

Cumhurbaşkanı senin talebendir,

Başbakan hesabı senden öğrenir.


Yıllar geçmiş bir zat elinizi öper,

Ben Milli Eğitim Bakanıyım der.

Sizleri yazarken titrer ellerim,

Sanki gene imtihanda gibiyim.

Hatalı yazdıysam özür dilerim,

Satırlarda sınırlanmaz bu sevgim.

24 Kasım sonbahara rastlar,

Yapraklar döküldükçe sevginiz artar.


Gönlünüz ikinci baharı yaşar,

Tarih böyle mutlu günlerde dolar.

Öğretmenim, gününüz kutlu olsun,

Öğrendikçe bu millet mutlu olsun...

Muhittin YEGÜL
 
Ana Gibi, Baba Gibi

Öğretmenim bilir misin

Seni nasıl sevdiğimi?

Sorsan bana nerde yerin

Gösteririm ben kalbimi


Ana değil, ana gibi;

Baba değil, baba gibi

Öğretmenim ben de sevgin

Can içinde bir can gibi...

Hüseyin DÜZBASAN
 
SENİNLE HER MEVSİM BAHAR ÖĞRETMENİM

Bir gün dersem ki, ben öğretmenim

Kalemimin mürekkebi alın terindir.

Vedalaşıp gidersem öğretmenim

Unutmayı unuturum da, unutmadığım

Kalbimdeki en güzel yerindir.


Bir gün adımı soranda çocuklarım

Kendimden önce senin adını söylerim

Solmadan açabiliyorsa köpre tomurcuk,

Uğrunda harcanır boncuk boncuk,

Yine de bitmez öğretmenim var derim


Güllerin güzelliğini göstermeden önce

Gülşenin vurulduğu tebessümünü anlatırım

Her zil çalışında önce sen gelirsin aklıma

Senden incecik bir ışık gelir şiir şiir

Ben susarım, yine sen konuşursun gönlünce.


Bir gün dersem ki ben öğretmenim

Sen güneş kadar uzakta bile olsan

Her bakışımda gülümseyişini görürüm

Işıksız açmazmış çiçek, gelmezmiş bahar

İnan seninle her mevsim bahar öğretmenim.

Yılmaz İMANLIK
 
Başöğretmen Atatürk

Kara tahta başında
Başöğretmen Atatürk
Süzülen gözyaşımda
Başöğretmen Atatürk

Düşmanlar gelir dize
Gece çıkar gündüze
Kılavuzdur o bize
Başöğretmen Atatürk

Yokuşları düz eder
Yarınlardan söz eder
Geceyi gündüz eder
Başöğretmen Atatürk

Elsizlere el olur
Dilsizlere dil olur
Has bahçede gül olur
Başöğretmen Atatürk

Okşarken saçımızı
Isıtır içimizi
Doyurur açımızı
Başöğretmen Atatürk

Bilgisizliği yerer
Kalplerden sevgi derer
Bilgilerden taç örer
Başöğretmen Atatürk

Işık saçar geceye
Hayat katar heceye
İlham verir niceye
Başöğretmen Atatürk

Zihni arıdır aydan
Oku fırlatır yaydan
Haber verir uzaydan
Başöğretmen Atatürk

Sanma uyur toprakta
Her gün doğar şafakta
Gölgelenir bayrakta
Başöğretmen Atatürk
M.NİHAT MALKOÇ
 
Öğretmenim

Güler yüzlü öğretmenim,

Bir tanesin, canım benim.

Masallarla bilmeceler,

Anlatırsın neler neler...

Kalemimi tutamazken

Kitabımı açamazken

Bir de baktım yazıyorum,

Sular gibi okuyorum.

Çalışıp iyi olmayı,

Koşup el ele vermeyi,

Bu güzel yurdu sevmeyi

Sen öğrettin öğretmenim.

Bizde pek çok emeğin var,

İçimizde çok yerin var

Yetiştirdin hepimizi,

Ver öpelim elinizi

Süleyman KARAGÖZ
 
Öğretmenim canım benim canım benim
seni ben pek çok pek çok severim
sen bir ana sen bir baba
her şey oldun artık bana
Sessizkadın
 
24 Kasım Öğretmenler Günü (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
A'dan başlar aydınlık,
Bir taş koyar bütün yapılarda temele öğretmen.
Soluğudur düşüncenin buğdaydan yalaza dek
Yeryüzünde ne varsa ondan gelmedir,
Yeryüzü ile el ele öğretmen
Göz gözdür o, uzakları görürüz
Ağızdır o, türkü söyleriz haykırırız günlerden.
Ulaşırız erdem üstüne, gelecekler üstüne biz hep
Çizer büyük değirmisini
Uç olur da gergele öğretmen.
Hey hey, burası bir dağ köyü, kurda kuşa
Bırakılmış göğün kıyısına bırakılmış
83 toprak ev, 83 acı duman,
Çoluğuyla, çocuğuyla 415 karanlık
Kurtulacağız, el ayak kurtulacağız,
Bir okul yapıla, bir gele öğretmen.
Bir ışık, bir ışık daha,
Gecelerin içindeki ejderlerle dövüşür
Nice istemeseler de, nice önleseler de,
Uyandırır toplumunu
İyiye, doğruya, güzele öğretmen.
Fazıl Hüsnü DAĞLARCA
 
Dünyanın Bütün Çiçeklerini (Ceyhun Atuf Kansu)
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Bütün çiçekleri getirin buraya,
Öğrencilerimi getirin, getirin buraya,
Kaya diplerinde açmış çiğdemlere benzer
Bütün köy çocuklarını getirin buraya,
Son bir ders vereceğim onlara,
Son şarkımı söyleyeceğim,
Getirin, getirin? ve sonra öleceğim.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Kır ve dağ çiçeklerini istiyorum.
Kaderleri bana benzeyen,
Yalnızlıkta açarlar, kimse bilmez onları,
Geniş ovalarda kaybolur kokuları?
Yurdumun sevgili ve adsız çiçekleri,
Hepinizi, hepinizi istiyorum, gelin görün beni,
Toprağı nasıl örterseniz öylece örtün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben bir köy öğretmeniyim, bahçıvanım,
Ben bir bahçe suluyorum gönlümde,
Kimse bilmez, kimse anlamaz dilimden
Ne güller fışkırır çilelerinde,
Kandır, hayattır, emektir benim güllerim
Korkmadım, korkmuyorum ölümden,
Siz çiçek getirin yalnız, çiçek getirin.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
En güzellerini saymadım çiçeklerin,
Çocukları, öğrencilerimi istiyorum
Yalnız ve çileli hayatımın çiçeklerini,
Köy okullarında açan, gizli ve sessiz,
O bakımsız ama kokusu eşsiz çiçek.
Kimse bilmeyecek seni, beni kimse bilmeyecek
Seni, beni yalnızlık örtecek, yalnızlık örtecek.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Okulun duvarı çöktü altında kaldım,
Ama ben dünya üstündeyim, toprakta.
Yaz kış bir şey söyleyen sonsuz toprakta,
Çile çektim, yalnız kaldım, ama yaşadım.
Yurdumun çiçeklenmesi için, daima yaşadım,
Bilir bunu bahçeler, kayalar, köyler bilir.
Şimdi ustum, örtün beni, yatırın buraya,
Dünyanın bütün çiçeklerini getirin buraya.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Afyon ovasında açan haşhaş çiçeklerini,
Bacımın suladığı fesleğenleri,
Köy çiçeklerinin hepsini, hepsini,
Avluların pembe entarili hatmisini,
Çoban yastığını, peygamber çiçeğini de unutmayın,
Aman Isparta güllerini de unutmayın,
Hepsini, hepsini bir anda koklamak istiyorum
Getirin, dünyanın bütün çiçeklerini istiyorum.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Baharda Polatlı kırlarında açan,
Güz geldi mi Kop dağına göçen,
Yürükler yaylasında, Toroslarda eğleşen,
Muş ovasından, Ağrı eteğinden,
Gücenmesin, bütün yurt bahçelerinden
Çiçek getirin, örtün beni,
Eğin türkülerinin içine gömün beni.
Dünyanın bütün çiçeklerini diyorum
Ben mezarsız yaşamayı diliyorum,
Ölmemek istiyorum, yaşamak istiyorum,
Yetiştirdiğim bahçe yarıda kalmasın,
Tarumar olmasın istiyorum, perişan olmasın,
Beni bilse bilse çiçekler bilir dostlarım,
Niçin yaşadığımı ben onlara söyledim,
Çiçeklerde açar benim gizli arzularım.
Ceyhun Atuf KANSU
 
Öğretmen Olmak İstiyorum (M. Nejat Sefercioğlu)
Ben öğretmen olmak istiyorum.
Ben, şairimin mısralarında dil,
Genç kızımın gergefinde nakış nakış gül,
Aşığımın sazında tel,
Öpülesi bir el olmak istiyorum:
Ben, öğretmen olmak istiyorum...
Ben, çaresizliğin filizlendiği yerde ümit,
Korkunun mayalandığı yerde yürek,
Güçsüzlüğün güçlendiği yerde bilek olmak istiyorum;
Ben, öğretmen olmak istiyorum...
Şu öksüz yavruya sımsıcak kucak,
Şu yetim çocuğa yanan bir ocak,
Çorak toprağa yağan yağmur,
Azgın sulara bend,
Mehmed?imin elinde çağlar açan kılıç,
Doktorumun elinde derman saçan neşter
Mimarımın,mühendisimin elinde pergel, cetvel,
Ben ana ben baba,
Ben Fatih, ben İbni Sina,
Ben Mimar Sinan olmak istiyorum:
Ben, öğretmen olmak istiyorum...
Ben öğretmen olmak istiyorum...
Vatan evladına Türklüğü öğretmek için,
Ben öğretmen olmak istiyorum
İstiklal marşını gururla söyletmek için,
Ben, öğretmen olmak istiyorum
Milletimi ?muasır medeniyet seviyesine? yükseltmek için...
Ben,zehirli mantarların,
Deve dikenlerinin ,
Ayrık otlarının boy attığı verimsiz bir toprak değil,
Ben;
Kırlarında elvan elvan çiçeklerin açtığı,
Dağlarında hür kuşların uçtuğu,
Pınarından susayanın içtiği,
Yollarından yiğitlerin geçtiği,
Çiftçisinin başak başak kardeşliği biçtiği
Bir vatan olmak istiyorum:
Ben öğretmen olmak istiyorum...
Ben öğretmen olmasam diyorum...
O zaman kim öğretir güzel Türkçe?mi
Henüz anne diyen dillere,
Kim öğretir insanlığı,duyguyu genç nesillere,
Kim öğretir büyüğünü saymayı,
Küçüğünü şefkat ile sevmeyi?
Ben öğretmen olmasam diyorum...
O zaman şu körpe fidan
Nasıl öğrenecek sert rüzgarlara göğüs germeyi,
Nasıl öğrenecek , çiçek açıp meyve vermeyi?
Şu gelinlik kızım ,
Şu bıyıkları yeni terleyen delikanlım
Kimden öğrenecek insan gibi sevilmeyi, sevmeyi;
Vatan için,millet için ,bayrak için
Göz kırpmadan ölmeyi?
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü vatanımı severim,
Çünkü bilirim vatan için ölmesini...
Alnımda şeref tacıdır
Tarihim,Cumhuriyetim,Türklüğüm...
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü heyecan veriyor bana
Şu çeşme, şu kervansaray, şu cami, şu türbe;
Şu davul, şu zurna,
Şu halay, şu horon, şu bar, şu zeybek...
Bana heyecan veriyor
Anamın yazmasındaki oya, söylediği ninni , ağıt.
Tat alıyorum ekmeğimden, aşımdan
Gurur veriyor bana milli kültürüm...
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü biliyorum affetmesini,
Biliyorum asil duygularla insanları sevmesini...
Ben öğretmen olmalıyım diyorum;
Çünkü inkar etmiyorum tarihimi
Hor görmüyorum geçmişimi,
Atalarım önümde en büyük rehber diyorum.
Çünkü ben özenmiyorum
İnsana , insanlığa saygı duymayan hiçbir fikre,
Çünkü ben bel bağlamadım
Örfüme, adetime, dinime ters düşen çirkinliklere...
Sen öğretmen olmalısın kardeşim;
Sen namussun, vicdansın, adaletsin...
Sen müsbet ilimsin kardeşim
Sen irfansın, inançsın geleceğimi aydınlatan...
Sen, buram buram tüten vatan sevgisi,
Sen, burcu burcu kokan Türklük duygususun.
Sen öğretmen olmalısın kardeşim,
Sen öğretmen olmalısın...
Biz öğretmen olmalıyız kardeşlerim;
Biz görmeyenlere göz,
Duymayanlara kulak,
Yürüyemeyenlere ayak olmalıyız...
Biz öğretmen olmalıyız kardeşlerim kızıyla, erkeğiyle
Layık olabilmek için
?Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır? diyen
Ulu önder Atatürk?e...
Biz şairlerimizin mısralarında dil,
Genç kızlarımızın gergeflerinde nakış nakış gül,
Aşıklarımızın sazlarında tel,
Öpülesi bir el olmalıyız :
Biz öğretmen olmalıyız.
M. Nejat SEFERCİOĞLU
 
Öğrettin Öğretmenim (M. Nihat Malkoç)
İlmin güzelliğini
Öğrettin öğretmenim
Tenin özelliğini
Öğrettin öğretmenim
Derinlere dalmayı
Hayattan zevk almayı
Bilgilerle dolmayı
Öğrettin öğretmenim
Uykudan uyanmayı
Bilgiye dayanmayı
Sevgiye boyanmayı
Öğrettin öğretmenim
İlmin derinliğini
Sabrın serinliğini
Ruhun erinliğini
Öğrettin öğretmenim
Güneş gibi doğmayı
Karanlığı boğmayı
Bilgi olup yağmayı
Öğrettin öğretmenim
Aşk mumu yakmasını
Varlığa bakmasını
Çağlayıp akmasını
Öğrettin öğretmenim
Harfleri, heceleri
Günleri, geceleri
Dağları, yüceleri
Öğrettin öğretmenim
Mutluluktan uçmayı
Gece ışık saçmayı
Dostlara yol açmayı
Öğrettin öğretmenim
Düşkünleri görmeyi
Yoksullara vermeyi
Olgunluğa ermeyi
Öğrettin öğretmenim

Ekleyen : M.Nihat MALKOÇ
 
Başöğretmen Atatürk (M. Nihat Malkoç)
Kara tahta başında
Başöğretmen Atatürk
Süzülen gözyaşımda
Başöğretmen Atatürk
Düşmanlar gelir dize
Gece çıkar gündüze
Kılavuzdur o bize
Başöğretmen Atatürk
Yokuşları düz eder
Yarınlardan söz eder
Geceyi gündüz eder
Başöğretmen Atatürk
Elsizlere el olur
Dilsizlere dil olur
Has bahçede gül olur
Başöğretmen Atatürk
Okşarken saçımızı
Isıtır içimizi
Doyurur açımızı
Başöğretmen Atatürk
Bilgisizliği yerer
Kalplerden sevgi derer
Bilgilerden taç örer
Başöğretmen Atatürk
Işık saçar geceye
Hayat katar heceye
İlham verir niceye
Başöğretmen Atatürk
Zihni arıdır aydan
Oku fırlatır yaydan
Haber verir uzaydan
Başöğretmen Atatürk
Sanma uyur toprakta
Her gün doğar şafakta
Gölgelenir bayrakta
Başöğretmen Atatürk

Ekleyen : M.Nihat MALKOÇ
 
Ben Bir Öğretmenim (Ahmet YÜCEL)
Ben bir öğretmenim
Sevgiyi, sevmeyi öğretirim çocuklarıma,
Kini, öfkeyi nefreti değil.
Ben bir öğretmenim
Dostluğu, kardeşliği öğretirim çocuklarıma
Dövüşü, kavgayı, savaşı değil.
Ben bir öğretmenim
Okumayı, yazmayı, küçükleri korumayı
Konuşmayı dinlemeyi, büyükleri saymayı
Öğretirim çocuklarıma.
Ben bir öğretmenim
Sevgiyle, bilgiyle sularım çiçeklerimi
Ve bu güzel çiçeklere
Cumhuriyeti kuran Atatürk'ü öğretirim.
Ben bir öğretmenim
Ve öğretirim çocuklarıma
Ülküm vatanı yüceltmektir.
Ben bir öğretmenim
Çiçektir diyemem çocuklarıma
Çiçeklerden güzeldir bütün çocuklar,
Ve öğreteceğim çocuklarıma
İyilikten güzellikten yana ne varsa.
Ahmet YÜCEL 25 Aralık 1998
 
Ellerim kirliydi tuttun elimden
Bilgi dağarcığın açtın özünden
Bendeki cevheri gördün gözümden
Umudum sen oldun düşüm sen gibi

Yüksünmedin burnumdaki sümükten
Sende bir insandın etten kemikten
Annem miydin,babam mıydın,eğitmen.
Kutsal meslek istiyorum sen gibi

Yırtığımda yamam oldun dikişsiz
Özünde doğruydun süssüz nakışsız
Yüreğimdi yüreğin düzgün çakılsız
Düz yollarda gideceğim sen gibi

Aklaştı saçların bendeki kara
Yürüdüm bir hayli vermedim ara
Ektiğin tohumlar yeşersin daha
Ben de tohum ekeceğim sen gibi

Yurdumu öğrettin bayrağım başta
Atamı sevdirdin, her an,her yaşta
Kol kolaydık cehaletle savaşta
Şimdi eğitmenim tıpkı sen gibi

Yüreğim yorulmaz feyz aldım senden
Ben de tutacağım çamurlu elden
Dikensiz gördüğüm, dikenli gülden
Demet demet dereceğim sen gibi..

Nizami Sunguroğlu
 
Geri