23.Münazara : Ülkenin Hızlı Kalkınmasını Sağlayan Kamu Sektörü Müdür Özel Sektör Mü?

R
  • Kullanıcı Restful
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Münazara
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Merhaba Forumsal.Net Kullanıcıları

23. Münazara İle Yine Sizlerle Birlikteyiz.

Gruplar Belirlendi ve Münazara Esnasında Karışıklığın Önlenmesi İçin Grup Üyelerine Ranklar Eklendi.

Münazara Süresi 3 gündür
.

Münazara Üyeleri Dışında Hiç Kimse Yorumda Bulunamaz , Yapılan Yorumlar Silinecektir.


Desteğinizi Teşekkür Butonu İle Gösterebilirsiniz.

24Saat Boyunca Münazaraya Katılımda Bulunmayan Münazaracı Diskalifiye Edilecek ve Bir Sonraki Münazaraya Katılma Hakkını Kaybedecektir.


23.Münazara konusu: Ülkenin hızlı kalkınmasını sağlayan sektör kamu sektörü müdür özel sektör mü?



Kırmızı Grup:
"Ülkenin hızlı kalkınmasını sağlayan sektör kamu sektörüdür''fikrini savunacak.

Mavi Grup:"Ülkenin hızlı kalkınmasını sağlayan sektör özel sektördür'' fikrini savunacak.


Kırmızı Grup
Restful
Emre

Mavi Grup
Sky
Lydia

Yorumların Saygı Çerçevesinde Yapılmasını Temenni Ediyoruz.


Arkadaşlarımıza Başarılar Diliyoruz.
 
Mavi grup olarak kırmızı gruba basarılar dıleyerek baslamak ıstıyorum ^^
oncelıkle kamu sektörü nedir özel sektör nedir ondan bahsedeyim..
Kamu Sektörü :
Girmesi zor. Mutlaka bir "dayı" gerekli. KPSS de alınan puanlar, mülakatta bitiyor.
Devreye yandaşlıklar, sözleşmeliden bir şekilde asli kadroya geçiş vs. giriyor.
Bürokrasiden hoşlananlar için, programlı yaşamayı sevenler için ideal.
Bana göre oldukça heyecansız bir sektör. Giriş saati belli, çıkış saati belli, emeklilik tarihi,
yıllık izin tarihi... herşey belli. Hele bir de amirin suyunda gitmeyi becerdin mi ? rahatsın..
bu yuzden ulkeyı kalkındırıcak sektörün kamu oldugunu dusunmuyorum..
gelelim özel sektöre..
Cevherin pırıltısını anında farkedip, hiçbir prosedüre bağımlı kalmadan takdir etmesini bildiği için,
yeteneklerini sergilemek isteyenler için çok müsait bir arenadır.
"Cevher" hakettiği yeri bulabilecektir, kanısındayım. Yeter ki İşletme, babadan kalma klasik
yöntemlerle idare ediliyor olmasın. Müesseseleşebilmiş, Kurumsallaşmış yerlerde bu işler çok daha
ciddi bir biçimde işlemektedir.
Konumunuza göre, çalışma saatleri, yıllık izinler, tatil günleri sizin tercihleriniz yönünde
olmayabilecektir ama " iş yerinde hangi sebepten olursa olsun bulunmamanızdansa
bulunmanızın gerekliliğinin mutluluğunu ve hazzını" umarım başarınızın bir göstergesi olarak
görürsünüz-görürler.

Pırıltınızın farkında olanların peşinize düşüp sizi kendilerine davet etmeleri, ya da ilk olarak
dışarıya bakışınızda, karşı tarafın "Davet" i maddi ve manevi tatminle sonuçlanabilecektir.
Özel Sektörün riski ; durum ne olursa olsun, her an işten çıkarılabilecek olmanızdır.
yınede eger basarılı bır calısan olursanız bu sektöre saglam katkıda bulunursunuz..
ve özel sektör kamu sektöründen ekmek yiyemeyenler için idealdir..
işsizlik oranının tavan yapmamasında azda olsa bu sektör etkilidir..
bu yuzden özel sektör ülkenin hızlı kalkınmasını saglayan merciidir..
 
Merhabalar Mavi Gruba başarılar..
Özelleştirme ve Kamulaştırmayı bilmeyen yoktur. özellikle şu son bir kaç yıl içerisinde sıklıkla özelleştirilen kamu kuruluşlarının haberlerini alıyoruz..
Ben özelleştirmenin devletimize olan zararlarının bir kaç tanesini kısa bir şekilde açıklayacağım. gerekirse ilerideki cevaplarda delilleri ile detaylara ineriz..

Özelleştirmenin Ekonomik istihdam iş güvenliği ve Ülke güvenliği gibi konularda ülkemize fazlasıyla zararı olduğunu düşünüyorum.

Ekonomik olan zararı özelleştirilen her kamu kuruluşu iyi bir denetimden geçmiyor o an iktidarda olan hangi parti varsa o parti istediği, kişilere malesef ki kıyak geçip değerinin kat ve kat altında satıyor ihalede oynanan düzenbazlıkları saymıyorum bile..

İstihdam, olan kısmında da özelleştirilen her kamu kuruluşu daha fazla kar ve ciro yapılması için işçi çıkartılmaları ile karşı karşıya kalınıyor. Özel sektörde her zaman çalışan kişilerin istihdamı değil yıllara göre firmanın ne kadar kar yaptığı önemlidir. Malesef ki kimse Ülkede kaç insanın aç kaldığıyla ilgilenmez.

İş güvenliği kısmına değinmek bile istemiyorum. Ucuz iş gücünden elde edilen kazanc yine iş güvenliğine yatırılmıyor bile. İş yerleri için yeterli güvenlik malzemeleri alınmıyor. çalışanlar yeterince eğitilmiyor bilgilendirilmiyor Bunun en büyük örneği son zamanlarda özelleştirmelerden dolayı artan maden kazaları diyebilirim.

Ülke güvenliği konusunun ne kadar önemli olduğunu söylememe bile gerek yok sanırım? Özelleştirilen haberleşme alt yapısından dolayı Telefonların başka ülkelerin veya art niyetli kişilerin eline geçebilme ihtimali çok vahim durum. Özelleştirmeden dolayı siber ve sesli tüm alt yapımız dinlenebilir belki de dinleniyordur kim bilir..

Tüm bunları düşününce özelleştirme nin ülkemiz için neredeyse hiç bir faydası olmadığı kesinlikle ortadadır.
 
Ülke güvenliği konusunun ne kadar önemli olduğunu söylememe bile gerek yok sanırım? Özelleştirilen haberleşme alt yapısından dolayı Telefonların başka ülkelerin veya art niyetli kişilerin eline geçebilme ihtimali çok vahim durum. Özelleştirmeden dolayı siber ve sesli tüm alt yapımız dinlenebilir belki de dinleniyordur kim bilir..

bu noktada su alternatıfı sunabılır özel sektör..devlet denetimiyle bu durum önlenebilir..( tabı tamamen mudahale etmemek kaydıyla)
ve
özel sektör ülkedeki calısmayan ıs gucunun degerlendırılmesını saglar bı ulkede ıssızlık ne kadar azsa kalkınma o kadar hızlı olacaktır..
özel sektör ülkenin kalkınma yolunda lokomotifidir..
 


bu noktada su alternatıfı sunabılır özel sektör..devlet denetimiyle bu durum önlenebilir..( tabı tamamen mudahale etmemek kaydıyla)
ve
özel sektör ülkedeki calısmayan ıs gucunun degerlendırılmesını saglar bı ulkede ıssızlık ne kadar azsa kalkınma o kadar hızlı olacaktır..
özel sektör ülkenin kalkınma yolunda lokomotifidir..

Devlet denetimli özelleştirme olamaz. olursa adı özelleştirme olmaz. Özelleştirme önceden belirlenmiş zaman diliminde belirli bir kamu kuruluşunun devredilmesidir. Türk telekom buna en güzel örnektir.

Günümüz zamanında Ülkelerin gerek savunma gerekse iletişim anlamında muhaberatın önemi ap açık ortadadır. Hiç bir savaşta Muhaberesiz muharebenin olmayacağını bilmek gerekir Günümüzde artık tüm savaşlar strateji ile yapılıyor. ve İstihbaratın önemi gün geçtikçe daha da çok artıyor.
Turk telekomun özelleştirilmeside. Ülkenin ana omurgasının yok edilmesi anlamını taşıyor..
 
Devlet denetimli özelleştirme olamaz. olursa adı özelleştirme olmaz. Özelleştirme önceden belirlenmiş zaman diliminde belirli bir kamu kuruluşunun devredilmesidir. Türk telekom buna en güzel örnektir.

Günümüz zamanında Ülkelerin gerek savunma gerekse sosyal anlamda muhaberatın önemi ap açık ortadadır. Hiç bir savaşta Muhaberesiz muharebenin olmayacağını bilmek gerekir Günümüzde artık tüm savaşlar strateji ile yapılıyor. ve İstihbaratın önemi gün geçtikçe daha da çok artıyor.
Turk telekomun özelleştirilmeside. Ülkenin ana omurgasının yok edilmesi anlamını taşıyor..

elbette olur hatta ;
“Özelleştirme Yüksek Kurulu”, 4046 sayılı Özelleştirme Yasası’yla özelleştirme konusunda temel yetkili organ olarak kurulmuştur. Ayrıca, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun sekretarya işlerini yürütmek ve kendisine Yasayla ve Kurulca verilen yetkilerle özelleştirme kararlarının uygulanmasını gerçekleştirmek üzere Özelleştirme İdaresi Başkanlığı oluşturulmuştur.

4046 sayılı Özelleştirme Yasası’nın 3.maddeye göre, Özelleştirme Yüksek Kurulu,

1.başbakanın başkanlığında,

2.başbakan yardımcısı (bakanlar kurulunun birden fazla siyasi parti tarafından oluşturulması halinde, TBMM’de en çok üyesi olan diğer iktidar partisine mensup başbakan yardımcısı)

3.başbakanın belirleyeceği bir devlet Bakanı,

4.özelleştirmeden sorumlu devlet bakanı (bu konuda görevlendirilmiş bir devlet bakanın olmaması halinde başbakanın belirleyeceği bir devlet bakanı),
5.maliye bakanı ile

6.sanayi ve ticaret bakanından oluşur.

ozellestırılen turk telekomdada mutlaka denetım söz konusudur dıye dusunuyorum
 


elbette olur hatta ;
“Özelleştirme Yüksek Kurulu”, 4046 sayılı Özelleştirme Yasası’yla özelleştirme konusunda temel yetkili organ olarak kurulmuştur. Ayrıca, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun sekretarya işlerini yürütmek ve kendisine Yasayla ve Kurulca verilen yetkilerle özelleştirme kararlarının uygulanmasını gerçekleştirmek üzere Özelleştirme İdaresi Başkanlığı oluşturulmuştur.

4046 sayılı Özelleştirme Yasası’nın 3.maddeye göre, Özelleştirme Yüksek Kurulu,

1.başbakanın başkanlığında,

2.başbakan yardımcısı (bakanlar kurulunun birden fazla siyasi parti tarafından oluşturulması halinde, TBMM’de en çok üyesi olan diğer iktidar partisine mensup başbakan yardımcısı)

3.başbakanın belirleyeceği bir devlet Bakanı,

4.özelleştirmeden sorumlu devlet bakanı (bu konuda görevlendirilmiş bir devlet bakanın olmaması halinde başbakanın belirleyeceği bir devlet bakanı),
5.maliye bakanı ile

6.sanayi ve ticaret bakanından oluşur.

ozellestırılen turk telekomdada mutlaka denetım söz konusudur dıye dusunuyorum

İlk mesajımda söylediğim nokta da burada ortaya çıkıyor ne kadar denetlendiğini kimse bilemez.
1.başbakanın başkanlığında, demişsin yanı iktidarın elinde olması demek oluyor Ülkemizde bulunan bazı bakanların yolsuzluk soruşturmalarını atlatalı henüz ne kadar oldu? Yine bu göreve getirilen bir bakanın yolsuzluk veya ihaleye düzenbazlık getirmeyeceğini nereden bilebiliriz? Bu kadarı hayati önem taşıyan bir kurumun özelleştirilmesi için gerekli görülemez. neden görülemez örnekleriyle açıklayalım :

Turgut ÖZAL: (Başbakan - Cumhurbaşkanı ) özelleştirme fikirlerinin ilk icracısı savunucusu ve sermaye lobilerinin ülkemizdeki ilk temsilcisi.



Tansu ÇİLLER: ( Başbakan) geldiği yer Amerika. Özelleştirmenin önündeki tüm zorlukları yenmek maksadına yönelik 5 adet yasanın çıkarılmasını sağlamış, ( RP-DYP Hükümetini kurabilmek ve özelleştirmenin önündeki engelleri kaldırabilmek için resmen ABD’den onay ve icazet almıştır.)



Kemal DERVİŞ: ( Maliye Bakanı ). Geldiği yer IMF, Telekom'un stratejik bir kurum olmadığı iddiası ilk defa bu zat tarafından telaffuz edilerek satılması yönünde her türlü işlevi gerçekleştirmekle kalmamış ayni zamanda bu özelleştirmeye teknik yönden karşı çıktığı için zamanın Ulaştırma Bakanı Enis ÖKSÜZ’ ün (MHP) görevinden alınmasını da sağlayarak 15.10.2004 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu kararına giden yolun açılmasını sağlamıştır.



Ülkemizin idaresinde söz sahibi olmuş bu değerlerden en fazla Telekom'un özelleştirilmesini isteyen ise Kemal DERVİŞ olmuş ve halen IMF de görevine devam etmektedir.
 
İlk mesajımda söylediğim nokta da burada ortaya çıkıyor ne kadar denetlendiğini kimse bilemez.
1.başbakanın başkanlığında, demişsin yanı iktidarın elinde olması demek oluyor Ülkemizde bulunan bazı bakanların yolsuzluk soruşturmalarını atlatalı henüz ne kadar oldu? Yine bu göreve getirilen bir bakanın yolsuzluk veya ihaleye düzenbazlık getirmeyeceğini nereden bilebiliriz? Bu kadarı hayati önem taşıyan bir kurumun özelleştirilmesi için gerekli görülemez. neden görülemez örnekleriyle açıklayalım :

Turgut ÖZAL: (Başbakan - Cumhurbaşkanı ) özelleştirme fikirlerinin ilk icracısı savunucusu ve sermaye lobilerinin ülkemizdeki ilk temsilcisi.



Tansu ÇİLLER: ( Başbakan) geldiği yer Amerika. Özelleştirmenin önündeki tüm zorlukları yenmek maksadına yönelik 5 adet yasanın çıkarılmasını sağlamış, ( RP-DYP Hükümetini kurabilmek ve özelleştirmenin önündeki engelleri kaldırabilmek için resmen ABD’den onay ve icazet almıştır.)



Kemal DERVİŞ: ( Maliye Bakanı ). Geldiği yer IMF, Telekom'un stratejik bir kurum olmadığı iddiası ilk defa bu zat tarafından telaffuz edilerek satılması yönünde her türlü işlevi gerçekleştirmekle kalmamış ayni zamanda bu özelleştirmeye teknik yönden karşı çıktığı için zamanın Ulaştırma Bakanı Enis ÖKSÜZ’ ün (MHP) görevinden alınmasını da sağlayarak 15.10.2004 tarihinde alınan Bakanlar Kurulu kararına giden yolun açılmasını sağlamıştır.



Ülkemizin idaresinde söz sahibi olmuş bu değerlerden en fazla Telekom'un özelleştirilmesini isteyen ise Kemal DERVİŞ olmuş ve halen IMF de görevine devam etmektedir.

Ben özelleştirmeye siyasal odaklı bakmadım kavram olarak dusunuldugu zaman faydalı ve denetım altında (dogru sekılde oldugu surece) ıslevsel bı sektör oldugundan bahsettım.
ayrıca onumuzdekı on yıl ıcınde mevcut ıktıdarın yahut soz konusu yolsuzlugu yapanların kalacagı kesın degıldır bu sıstemı hakkıyla gelıp kullanabılecek kımseler gelebılır ıhtımal dahılındedır .
Türk telekomun özelleştirilmesi bilhassa büyük bir gelişmedir.
soyle acıklayayım

Özelleştirilen kurumların tamamı Kamu kurumlarıdır. Kamu kurumlarının özelleştirilmiş olmasının sebepleri çeşitlidir.

Devleti zarara uğratan kurumlardan gelir elde etmek
Halka ucuzluğu getirebilecek durumların söz konusu olması
İştiraklerin ve Teşviklerin arttırımını sağlamak
- istihdam açısından
- yatırım açısından
- ekonomik büyüme açısından
- hizmet sektörü açısından

Biz şu anda bir kurum neden özelleştirilir ve özelleştirmelerin getirileri nelerdir buna bakacağız.

Özelleştirme : Devletin bir kurumunu bir özel gruba yada sektöre belli bir süreliğine yada uzun vadeli olarak satması/kiralaması olarak adlandırılabilir.Eğer kurum büyük çapta ve ulusal hizmet düzeyinde ise bu kurum özelleştirilse dahi kanunlarla (bknz:Özelleştirme yasaları) devletin bu kuruma bir olumsuzluk durumunda müdahele etme yetkisi daima vardır.Olağanüstü durumlarda (Savaş vb) Devlet bu kurumu kendi bünyesine geri çekebilir.

Örneğin Türk Telekom neden özelleştirilmiştir ?

* Kurum Devlet bünyesinde olduğu sürece işleyişi kamu mantığı ile olmakla yükümlüdür.Kamu kurumları özel kurumlarla rekabet konusunda caba sarfedemezler.Reklam , kampanya vb. etkinliklere giremezler.Özel kurum mantığı ile hareket edemezler hal böyle olunca bu kamu kurumunun geliri ve masrafları dengeli olmasa bile devlet bu kurumu idame etmeye ve zarar ediyor olsa bile bunu devam ettirmeye zorunludur.Kamu kurumlarında sendikal haklar,iş süresi,devlet güvencesi,kadrolu çalışan olma gibi sebeplerden personel tam verimle çalışmaz.buda kurumu zarara uğratan sebeplerden birisidir.Teknoloji açısından sürekli yenilenme noktasında dünya üzerinde hiçbir kamu kurumunun modernizasyonu(ordular hariç)özel kurum kadar hızlı olamamaktadır.Çünkü bir devlet kurumuna yüklü bir ödenek ayrılması diğer kurumlarda kısıntıya gidilmesi,bütçenin sarsılması vb. gibi şeylere yol açabilecektir.

Ancak özel kurumlar tam anlamıyla kar amacıyla hareket ettikleri için her olumsuzluğu aşmak ve kara giden yolda tam performans göstermek isteyeceklerdir.Telekomun özelleştirilmesine önce çalışanları karşı çıkmıştı bunun sebebi sizce Telekomun özele geçiyor olması ve o kişilerin aşırı devlet sevdalısı olmasımıydı ? Telekom üst yönetimi çalışan çıkartılmayacağına ve maaşlarda bir negativist hareket olmayacağı teminatını yazılı ve sözlü verdiği halde bu kişiler karşı çıkmışlardı.Neydi asıl karşı çıktıkları söyleyelim. Devlet sektöründe 8 saat mesai vardı ancak bunun 3-4 saati çalışmak geri kalanı lay lay ile geçerken artık özel sektörde 8 saatin tamamını çalışarak geçirmeleri söz konusuydu.Buda rahatımız bozulacak düşüncesi ile onları rahatsız etmişti.

Telekomun özelleştirilmesine sivil tepki verenlerin çoğu ülkenin en önemli kurumu savaş vb. durumlarda en lazım olan kurum bizzat yabancılara teslim edilmiştir vaveylası ile ortalığı ayaklandırmaktaydılar. ancak özelleştirme yasalarında belirtilmiştirki devlet olaganüstü durumlarda bu altyapıyı kendi lehine kullanma ve ihale edilen firmadan tamamen alma hakkını bünyesinde barındırır.

* Telekom örneğine devam edecek olursak , Telekom devlete kazandırıyordu niçin özelleştirildi ve halka ucuzluk nasıl gelir ? sorularının yanıtlarını arayacağız.Telekom özelleştirilmeden önce tekeldi.Tekel piyasasında firma daima kazanır.Firmanın arz ve talep eğrisi daima dengededir.Devlet bu alanda kamu kurumu olarak bulunduğu sürece bu alanda rekabet söz konusu olamaz.Özelleştirmenin gereğide buradan icab eder.Çünkü , Eğer Firma özelleştirilmese devlet aynı tas aynı hamam bunu devam ettirmekle yükümlüdür.Telekomun kazandırıyor olmasının sebebi farklı bir alternatifin olmayışıdır. Telekomun özelleştirilmesi birilerine peşkeş çekilmiş olarak adlandırılamaz çünkü bu özelleştirme rekabetin önünü açmıştır. Artık piyasaya yeni firmalar yeni altyapılar yeni teknolojiler girebilir. Bu şekilde rekabet kızışır ve her firma bugun . Vodafone , Turkcell , avea üçlüsünün yaptığı gibi birbiri ile yarışmaya ve daha kaliteli hizmeti daha ucuza vermeye yönelir.örneklendirmeyi şöyle yapalım telekomun değeri 5lira ise , siz bunu 3 liraya verdiyseniz evet görünende zarar etmiş olursunuz.Ancak daha sonra piyasaya girecek firmalardanda 3 lira aldiğinizi düşünürseniz piyasaya girecek her firma size kazanç sağlar. 2 firma girmesi halinde 6 lira kazanırsınız 3 lirada telekomdan kazanmıştınız toplam 9 lira . telekomun olması gereken fiyatı 5 lira idi . ama siz 9 lira kazanarak olması gerekenden 4 lira fazla kazanmiş olursunuz. telekoma rakip sadece bir firma bile cıkacak olsa bu durumda 3 lira telekom , 3 lirada diger firma olmak üzere 6 lira kazanırsınız ve olması gerekenden yine fazla kazanmiş olursunuz. Telekomun Ucuza gitmesi görünende peşkeş cekildi vs gibi lanse edilse bile şu anda biz en az 5 firmanın rekabet ortamına gireceğini öngörebiliriz.en azından 3 örnek verecek olursam : Koç iletişim hizmetleri , doğan iletişim hizmetleri , Kartell yatırım ortakliği iletişim hizmetleri , özelleştirme ile birlikte bu firmalar şehirlararası ve milletlerarasi görüşme hizmeti vermeye başladılar ancak şehir içi hatlarının hala telekomda olması sebebiyle telekomdan bagimsiz hareket edememekteydiler.Bu yeni şehiriçi özelleştirmesi ile tam rekabet ortamı sağlanmış ve kar payının artısı dogrusunda gidilmiştir.Eğer telekom olması gereken fiyattan satılsaydı , bu Eşik fiyat üzerinde veya ona eşit fiyat vererek piyasaya cok az firma girecekti ve belki 1-2 firma ancak bu sınırı aşabilecekti buda gerekli rekabet ortamını sağlamayacak ve kartel oluşum sağlayarak istediğimiz indirim yerine firmaların birbiri ile anlaşarak sandıgımızın aksine bize bindirim olarak geri donme riskini taşiyacaktı. Eşik fiyatın(telekomun satılış fiyatı) düşük olması daha cok firma daha cok rekabet daha cok ucuzluk ve daha cok vergi demektir.

Halka ucuzluk tabiki rekabet sayesinde gelecek adsl den oncesini hatırlayacak olursak superonline , adanet , ixir , turknet vb. erişim paketleri kullanmamız gerekiyordu.ve bunlar surekli yeni hizmet ve yeni indirimlerle musteri toplama yarişindaydilar.Şu anda aynı mantık adsl üzerinde olacak.


Eğer siz ülkenizde yeni firmaların hizmete girmesini teşvik eder ve bu yondeki iştirakleri değerlendirirseniz ekonominiz büyüme gösterir.ve borsada duruşunuz daha sağlamlaşır.Bir ülkenin ekonomisinin gücü o ülkede iş yapan firmaların ne kadarının yabancı sermayeli olduğu ile doğru orantılıdır.


- istihdam açısından : Telekom yüksek bi ücretle , özelleştirilse diğer firmalar piyasaya giremese telekomun istihdama katkısı sadece çalıştırdığı elemanlar kadar olur. varsayıyoruz 3000 tane eleman , Ancak telekom gibi 10 tane daha firmanın piyasada olması ve onlarında aynı sayıda eleman çalıştırdıgını varsayarsak bu defa 33000 çalışan demektir bu.

- yatırım açısından : aynı mantık yatırım içinde geçerlidir. Sıcak para hacmi . paranızın kullanılabilirlik maximizasyonu . ekonomiye sıcak para girişinin borsaya etkisi gibi sebepler göz önüne alındıgında bir firmanın etkisi başka olur 10 firmanın etkisi başka olur.

- ekonomik büyüme : amerika bugün sevsekte sevmesekte istesekte istemsekte dünyanın süpergücü. ekonomisi çöktüğü zaman bile amerika ayakta 1929 da başlayan ve 3 yıl süren büyük bunalım yıllarında geçirdiği yıkımdan sonra neredeyse hiç büyük çapta bi etki görmedi .amerika bugün süpergüçse şayet bu hemen amerika kurulur kurulmaz olmadı. amerikanın bugunkü durumuna gelebilmesi 400 yıl sürdü. Biz henüz 100 yaşımızda bile olmayan genç bir cumhuriyetiz.Amerika tarihine bakarsak amerika bizim yaşımızda bizim şu anki durumumuzun onda biri kadar bile değildi.Ancak biz çok iyi bir büyüme ile ilerliyoruz.Ekonomimiz şu anda dünyanın en büyük 12. ekonomisi önümüzdekilerin hiçbirisi bizden daha genç devletler değiller. Şimdi düşünüyoruz eğer bizim bu zamana kadar yaptıklarımız gelecek vaad ediyor olmasa . ve bizim ekonomimiz kötü olsa hiç bir firma parasını ve emeğini altyapısını riske edip bizim ülkemizde yatırım yapmak istermi? elbetteki istemez. Bu bağlamda baktığımız zaman özelleştirmelerin bizim için önemi amerika için olan öneminden daha fazladır.Devlet kendi imkanlarını sadece yatırıma yönlendirse bile bu güç ile dünyanın birinci ekonomisi olmayı sağlayamaz.Büyümenin ve gelişimin ana motoru daima özelleştirmeler olmuştur. Bizim önümüzdeki 11 ülkeden bir tanesi japonya . Japonyada sağlık sistemi dahi özelleştirilmiş durumda ve halk bunu desteklemişti. Japonya limanlarını özelleştirdi japonyada iletişim hizmeti veren 5 ana firmanın altında 18 alt firma var. ve hepsi özel fakat japonya bugun bizim 10 katımız internete bizim onda birimiz ücrete ulaşıyor.Ruandaya bakacak olursak telefonla görüşmenin dakikası 500 Ruanda doları takriben 5 USA dolara yakın bi fiyat.. ve Ruandada bir tane bile özelleştirme yok.
 
Merhabalar Kırmızı Gruba başarılar
Kendi adıma konuya giriş yapayım sonra konuya göre yorum yapacağım.

Yaşadığımız zaman dilimine bakacak olursak. Kamuda işe başlamak için kpss gibi sınavlar yetmiyor bunu herkes biliyor neredeyse. Bunun nedeni adil bir düzenin olmadı ve herkesin eşit şartlarda ülkede yaşayamıyor olması.

Yaşadığımız zamanda kamuda bir yerlere gelmek için %70 bir amca ,dayı denin torpillerden gerekli. Bunlar olmadığı zaman kpss,den 90 bile alsak fayda etmiyor. Haberlerde ve gazetelerde görüyoruz. Vekil gibi kişilerin akrabaları ve tanışları 60 küsüratlı puanlarla devlette işe başlıyorlar ve buda ortada bir adaletin olmadığını açıkça gösteriyor. Kısacası kamuda bir yerlere gelmek için arkanızda birileri olması gerek. Tabi herkes için bunu demiyorum genel bir kesim için diyorum.

Konumuza gelecek olursak ülkeyi kalkındırma anlamında özel sektör biraz daha öndedir.Piyasaya bakacak olursak giyimden gıdaya kadar bir çok alanı özel sektör yönetiyor.Özel sektörde yapılan kaliteli işler dış pazara ihracat yapıldığı zaman ülkenin adına getiri çok fazla oluyor.Böyle olunca da yabancı iş adamları Türkiye pazarına girmeyi tercih ediyor.Durum böyle olunca da ülke ekonomisinde artış oluyor. Ve ülke kalkınması biraz daha hızlanıyor.
 
Merhabalar münazaracı arkadaşlarım.Mavi grup size başarılar çok çok :p

İlk olarak takım ve de hayat arkadaşımın söylediklerine harfiyen katılmanın yanı sıra kendi savunduğum düşüncenin altına olması gerekenleri yazayım.

Kamu demek devlet koruması demek.Kamu demek iş güvenliği demek.Kamu demek hafta sonu tatili demek.Kamu demek bol kazanç ve bunların yanı sıra kefilsiz şartsız şurtsuz bankada istediğin kadar kredinin elinin altında olması demek.

Özele bakalım birde;
Sayılı bir kaç şirketin dışında çalışanların sabahtan akşama kadar çalışması ve çoğunun asgari ücret alması demek.Özel demek %90'ının haftada sadece bir gün izin yapması demek.
Kamuya girmek için dayının olması lazım yazılmış evet günümüz şartlarında ülkemizde bu çok doğru bir şeyse de özelde çalışırken de iyi bir yere gelmek güzel bir para kazanmak istiyorsan yine aynı şekilde arkanda bir dayının olması lazım.
Bir diğer konu ülkenin hızlı kalkınmasını sağlamak için yeni beyinlere okuyan bilen araştıran nesillere ihtiyaç vardır.Yine bu ihtiyacı karşılayan kamu kuruluşlarıdır.


Kamu sektörü mü özel sektör mü ülkenin hızlı ilerlemesini sağlar sorusunun kesinlikle yanıtı kamu sektörüdür ve bunun tek sebebi kamu kuruluşunda çalışan bir birey istediği takdirde bir çok değişik sektörde de rahat bir şekilde çalışabilir ve güzel büyük işlere adım atabilir.Bunun için yeterli vakit vardır.Ama özel sektörde çalışan çoğu kişi iş hayatının dışında kendi dinlenme vaktini ya da sosyal vakit geçirme vaktini ancak bulabileceğinden başka sektörlere adım atamaz.


Bunların hepsinin yanı sıra özel sektörde kazanan kişilerdir ama kamu sektöründe kazanan devlettir.
 
Bunların hepsinin yanı sıra özel sektörde kazanan kişilerdir ama kamu sektöründe kazanan devlettir.
Restful ozellikle bu cumlen icin konusuyorum ozel sektoru devlette destekler ve denetimi altindadir bunun sebebi isi olmayan insanlara istihdam sagliyor olmasidir
Ozel sektorde kisilerde kazanir devlette bu nedenle..
 
Bunların hepsinin yanı sıra özel sektörde kazanan kişilerdir ama kamu sektöründe kazanan devlettir.
Restful ozellikle bu cumlen icin konusuyorum ozel sektoru devlette destekler ve denetimi altindadir bunun sebebi isi olmayan insanlara istihdam sagliyor olmasidir
Ozel sektorde kisilerde kazanir devlette bu nedenle..


Aynı şeyi söylüyoruz canım devlet destekler denetimi altında tutar ama bir kamu sektörü kadar güvenilir midir? hayır değildir.Buna en önemli olay Soma değil midir?
Devlet denetimindeydi ama sonucu belli oldu.
İşi olmayan insanlara istihdam sağlıyor iş imkanı sağlıyor ama o insanların can güvenliğini sağlığını ya da çalışma koşullarını bir kamu sektörü kadar garanti altına alıyor mu hayır almıyor.
O halde cümlemi şöyle düzelteyim özel sektörde büyük bir kısmı kişiler kazanırken kamu sektöründe büyük kısmı devlet kazanıyor.
İşte bu nedenle ülkenin kalkınmasına en büyük katkıyı kamu sektörü kazandırıyor.
 



Aynı şeyi söylüyoruz canım devlet destekler denetimi altında tutar ama bir kamu sektörü kadar güvenilir midir? hayır değildir.Buna en önemli olay Soma değil midir?
Devlet denetimindeydi ama sonucu belli oldu.
İşi olmayan insanlara istihdam sağlıyor iş imkanı sağlıyor ama o insanların can güvenliğini sağlığını ya da çalışma koşullarını bir kamu sektörü kadar garanti altına alıyor mu hayır almıyor.
O halde cümlemi şöyle düzelteyim özel sektörde büyük bir kısmı kişiler kazanırken kamu sektöründe büyük kısmı devlet kazanıyor.
İşte bu nedenle ülkenin kalkınmasına en büyük katkıyı kamu sektörü kazandırıyor.
Artik is sagligi ve guvenligi alanindan mezun birer calisan bulundurma zorunlugu var ozel sektorun bu bir artidir soma vb olaylardan ders cikarildiginin gostergesidirde .
Kamu iyidir hostur ama eger arkanda adamin yoksa giremezsin ozel sektor senin isgucu potansiyelini gorur ve degerlendirir
Bundan oturu ulkenin kalkinmasinda ozel sektor bel kemigidir


~
 

Artik is sagligi ve guvenligi alanindan mezun birer calisan bulundurma zorunlugu var ozel sektorun bu bir artidir soma vb olaylardan ders cikarildiginin gostergesidirde .
Kamu iyidir hostur ama eger arkanda adamin yoksa giremezsin ozel sektor senin isgucu potansiyelini gorur ve degerlendirir
Bundan oturu ulkenin kalkinmasinda ozel sektor bel kemigidir


~
İş sağlığı ve güvenliği garanti altına alındı bu yüzden daha rahat çalışabilinir diyorsun.
Ama bunu sağlayan da yine bir kamu kuruluşu değilmi?
Bu durumda bile özel sektörü çalışabilir hale getiren kamu kuruluşlarıdır.Bu bile ülkenin hızlı kalkınmasını sağlayan sektörün kamu olduğunu gösterir.
Ama bunların hepsini bir yana bıraktığımızda özel sektörde çalışma saatin belirli mi değil.Mesai parası alıp alamayacağın belli mi değil.
Hadi bunlar da belli diyelim.Özel sektörde yarın bir gün patronun yakın bir akrabasını yerine getirip de sana kapıyı göstermeyeceğinin garantisi var mı ?
Özel sektörde yaşını doldurana kadar çalışıp emekli olacağının garantisi var mı hayır yok.
Ama kamu kuruluşlarında bu böyle değil.En başta emekliliğin ve emekli maaşın garanti.Ama özel sektörde çalışıyorsan belki de 40 yaşına geldiğinde kapının önüne konursun ve o yaştan sonra nerede hangi şartlarda iş bulacaksın?

Bu çalışma şartlarını bir yana braktığımız da bir ülkenin kalkınması için gerekli tüm hizmetlerin kamu da olduğunu da bilmek lazım.
Ülkede huzur ve düzen için polisler , Yediğimiz gıdaların sağlıklı olup olmadığını kontrol eden kuruluşlar , izlediğimiz televizyon programlarındaki
denetimlerin tamamı da yine kamu kuruluşları tarafından denetlenir.
Ülkenin kalkınmasında sadece sektörler değil bu gibi faktörler de önemli olduğundan anataş kamu sektörüdür.
 

İş sağlığı ve güvenliği garanti altına alındı bu yüzden daha rahat çalışabilinir diyorsun.
Ama bunu sağlayan da yine bir kamu kuruluşu değilmi?
Bu durumda bile özel sektörü çalışabilir hale getiren kamu kuruluşlarıdır.Bu bile ülkenin hızlı kalkınmasını sağlayan sektörün kamu olduğunu gösterir.
Ama bunların hepsini bir yana bıraktığımızda özel sektörde çalışma saatin belirli mi değil.Mesai parası alıp alamayacağın belli mi değil.
Hadi bunlar da belli diyelim.Özel sektörde yarın bir gün patronun yakın bir akrabasını yerine getirip de sana kapıyı göstermeyeceğinin garantisi var mı ?
Özel sektörde yaşını doldurana kadar çalışıp emekli olacağının garantisi var mı hayır yok.
Ama kamu kuruluşlarında bu böyle değil.En başta emekliliğin ve emekli maaşın garanti.Ama özel sektörde çalışıyorsan belki de 40 yaşına geldiğinde kapının önüne konursun ve o yaştan sonra nerede hangi şartlarda iş bulacaksın?

Bu çalışma şartlarını bir yana braktığımız da bir ülkenin kalkınması için gerekli tüm hizmetlerin kamu da olduğunu da bilmek lazım.
Ülkede huzur ve düzen için polisler , Yediğimiz gıdaların sağlıklı olup olmadığını kontrol eden kuruluşlar , izlediğimiz televizyon programlarındaki
denetimlerin tamamı da yine kamu kuruluşları tarafından denetlenir.
Ülkenin kalkınmasında sadece sektörler değil bu gibi faktörler de önemli olduğundan anataş kamu sektörüdür.

soyledıklerın ıyı hos lakın herkesın kamu sektorunde calısabılme olanagı var mı ?
bınlerce ıssız var bu sartlardan yararlanamayan bosta gezmek yerıne
ozel sektör burada gırıyor devreye. farzedelım cocuk gelısımı mezunu bır bayan. ama ataması olmuyor. bosta durmak yerıne hemen ozel bır krese gırıp ıhtıyaclarını karsılayabılıyor.kamu sektoru bosta kalan ınsanları degerlendırebılıyor mu ?
hayır. bılhassa arkası olmayan hıc kımse kamu sektorune gıremıyor.
kaldı kı profosyonel calısan şirketlerle çalışılırsa işveren senın calısmandan memnun kaldıgı zaman sıgorta ve maasına zam verebılıyor bu bırazda bıreyın onların gozune gırmesı ve calıskanlıgını gostermesıyle alakalı kamuda aslında bellı baslı sektorler harıc genelde yukselme sansı yok gıbıdır yada zordur ama özel sektörde calısarak sureklı yukselen calısan ve fırsat veren ısveren anahtar kılıt gıbıdır ve bu kavram ulkenın kalkınmasında baskın roldedir.özel sektör =kalkınmadır..
 


soyledıklerın ıyı hos lakın herkesın kamu sektorunde calısabılme olanagı var mı ?
bınlerce ıssız var bu sartlardan yararlanamayan bosta gezmek yerıne
ozel sektör burada gırıyor devreye. farzedelım cocuk gelısımı mezunu bır bayan. ama ataması olmuyor. bosta durmak yerıne hemen ozel bır krese gırıp ıhtıyaclarını karsılayabılıyor.kamu sektoru bosta kalan ınsanları degerlendırebılıyor mu ?
hayır. bılhassa arkası olmayan hıc kımse kamu sektorune gıremıyor.
kaldı kı profosyonel calısan şirketlerle çalışılırsa işveren senın calısmandan memnun kaldıgı zaman sıgorta ve maasına zam verebılıyor bu bırazda bıreyın onların gozune gırmesı ve calıskanlıgını gostermesıyle alakalı kamuda aslında bellı baslı sektorler harıc genelde yukselme sansı yok gıbıdır yada zordur ama özel sektörde calısarak sureklı yukselen calısan ve fırsat veren ısveren anahtar kılıt gıbıdır ve bu kavram ulkenın kalkınmasında baskın roldedir.özel sektör =kalkınmadır..

Konumuz en çok iş alımı hangi sektörde olur değil ki herkesin çalışabilme olanağını tartışalım.Kamu da bir çok alanda alımlar olduğu gibi işçilerin hakkını da verir.Özel sektörde bu böyle değil ama.Patron istediği zaman seni kapının önüne koyar.
Tabi ki hakkını ararsın tazminatını alırsın ama bunu yine kamu kuruluşlarının sayesinde yaparsın
Yoksa yerinde sayarsın.
Özel sektör ülkenin kalkınmasına yardımcı olurken kamu ana taşıdır.
 


Konumuz en çok iş alımı hangi sektörde olur değil ki herkesin çalışabilme olanağını tartışalım.Kamu da bir çok alanda alımlar olduğu gibi işçilerin hakkını da verir.Özel sektörde bu böyle değil ama.Patron istediği zaman seni kapının önüne koyar.
Tabi ki hakkını ararsın tazminatını alırsın ama bunu yine kamu kuruluşlarının sayesinde yaparsın
Yoksa yerinde sayarsın.
Özel sektör ülkenin kalkınmasına yardımcı olurken kamu ana taşıdır.

bır oncekı yazdıgında ıs alımından bahsettıgın ıcın degınmıstım buna.
eger nıtelıklı bır eleman olursan neden kovulasın kı ?
calısanın performansı kendı kaderını belırler bır yerde.
ozel sektor ulkede calısmayan nufus yogunlugunu erıterek ulkenın kalkınmasına katkı saglar
bu yuzden ulkenın kalkınmasında mıhenk tasıdır
 


bır oncekı yazdıgında ıs alımından bahsettıgın ıcın degınmıstım buna.
eger nıtelıklı bır eleman olursan neden kovulasın kı ?
calısanın performansı kendı kaderını belırler bır yerde.
ozel sektor ulkede calısmayan nufus yogunlugunu erıterek ulkenın kalkınmasına katkı saglar
bu yuzden ulkenın kalkınmasında mıhenk tasıdır


Şimdi şöyle bir düşünelim.
Ben çok büyük bir şirketin sahibiyim.Ve yanımda 5bin tlye çalışan birisi var işinden de çok memnunum.
Ama onunla aynı işi yapacak ve 4.bin tlye çalıştırabileceğim birini buldum.Ne yaparım? Ya da sen ne yaparsın?
Ya da arkadaki dayı muhabbetine geçelim.Çok sevdiğim bir arkadaşımın işe ihtiyacı var.Ben bunu biliyorum.Ama eleman açma şansım yok eleme yapmak zorunundayım.
Bunlar bile özel sektörde kişiyi işsiz bırakmak için yeterli.
/B]
 



Şimdi şöyle bir düşünelim.
Ben çok büyük bir şirketin sahibiyim.Ve yanımda 5bin tlye çalışan birisi var işinden de çok memnunum.
Ama onunla aynı işi yapacak ve 4.bin tlye çalıştırabileceğim birini buldum.Ne yaparım? Ya da sen ne yaparsın?
Ya da arkadaki dayı muhabbetine geçelim.Çok sevdiğim bir arkadaşımın işe ihtiyacı var.Ben bunu biliyorum.Ama eleman açma şansım yok eleme yapmak zorunundayım.
Bunlar bile özel sektörde kişiyi işsiz bırakmak için yeterli.
/B]



arkadakı dayı kamu sektorundede mevcut.
o dedıgının olması yıne ısletmenın kendı karını dusunmesıyle olan bırsey.
profosyonel olan ısletmelerde bu olmaz. o yuzden genellemeyı dogru bulmuyorum.
 



arkadakı dayı kamu sektorundede mevcut.
o dedıgının olması yıne ısletmenın kendı karını dusunmesıyle olan bırsey.
profosyonel olan ısletmelerde bu olmaz. o yuzden genellemeyı dogru bulmuyorum.

Nitelikli elemandan kasıt fazla mesai yapan uzun çalışma saatleri yapan ağır bir şekilde çalışan eleman demek oluyor. Özel sektörde ki amaç her zaman şirketin en fazla kar yapmasıdır. Bu sebeptendir ki az eleman ile çok iş yapılır ve doğal olarak eleman sayısınıda az tutarlar.
Kamu sektöründe böyle değildir. çalışma saatleri 8 saat olmakla beraber tatil sayıları fazladır
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri