22.Münazara : Türkiye Başkanlık Sistemine Geçmeli Midir Geçmemeli Midir

R
  • Kullanıcı Restful
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Münazara
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
iki kelamınızdan birinde şeriat gelir,süresi dolmadan çıkmayabilir yanabiliriz tadındaki düşüncelerinizi pek tutarlı bulmuyorum

sadece bu cumlenıze ıstınaden soyluyorum bu sıstemın uygulandıgı ıkı ulkeyı ornek gosterdım.ABD ve Iran.pekı mevcut yonetımımız bu sıstemle bızı hangı ulkeye benzetır.apaçık ortada degıl mıdır.
 
Öncelikle belirtmek istediğim bir kaç nokta var. Başkanlık sisteminin gelmesiyle ülkeyi istikrarsızlığa götüren radikal unsurlar güç kaybedecektir. Partiler siyasi eğilimlerinden dolayı birleşmeye doğru yol alacaklardır. Sağ ve sol kesimde gördüğümüz marjinal partiler merkeze doğru kayıp her kesime hitap etmek zorunda olacaklardır.

Düşüncenizin aksine bırakın radikal partileri ana muhalefet partileri bile söz haklarını dolayısıyla güçlerini kaybetmeleri fikriyle kutuplaşacaklardır. Başkanlık yarışı Abd de birbirine çok yakın iki siyasi görüş arasında bahsettiğiniz gibi bir netice vermiş olabilir ama Türkiye gibi siyasi iklimleri birbirinden çok sert geçişlere sahip olan bir ülke de demokratik haklarını kullanamaz hale gelmiş partilerin merkeze yakınlaşacağını düşünmek pekte akılcı görünmüyor.



Başkanlık seçimlerinde oy kullanırken insanlar başkan adayı olan kişilere verilecektir direkt olarak. Siyasi partilere oy verilirken iyi insanların yanında yanlış insanlara da oy verdiğini düşünen insanlar başkanlık seçiminde tam olarak kime oy vericeğini net bilecektir.


İlk mesajımda da değindiğim gibi; Bugün ki uygulamada da kişiler başbakan olmasını istediği kişiyi seçebiliyor .. Meclis başkanı seçimi gibi seçmen istekleri dışında gerçekleşen bir seçim değil Başbakan seçimi.. Bununla birlikte Başkanlık sistemiyle birlikte parlementer sistem değişmeyecek, yine partisine oy veren biri yine yeterincetanımadığı belki de yanlış insanlara da oy vermiş olabilecekler.


Başkanların seçim bölgesi ve seçmen kaygısı olmayacağından eşit davranabileceklerdir hizmet götürmede her yere.

Bu Başkanlık sistemi de, Parlimenter Demokraside de , Monarşide de olmazsa olmaz bir kavramdır. Bu ifadeyi anmamamız gerekir Millet Egemenliğinin olduğu bir coğrafya da.

Ülkenin eyaletlere bölünmesi şart değildir. Başkanlık sisteminin ülkeyi bölmeye götürmesi söz konusu değildir bu durumda.

Bu konu da hemfikiriz.
Başkanlık sistemi eyalet sistemini getirmiyor olsa bile ülkemiz siyasi geleceği için yine de fevkalade büyük tehditler barındırıyor.



***************************************



Başkanlık sistemi bölünmek vs. şöyle dursun tam tersine daha demokratik ve daha net seçim yapabilme olanağı sunacaktır halka.

Halkın kendi iktidarını seçme hakkını taşıması demokrasidir.
Daha demokratik seçim yapma diye bir eylem biçimi yok.
Halkın seçiminin iktidara demokratik, eşit, hakça yansıması kavramı vardır ki bu da Başkanlık sistemiyle birlikte uzaklaşılacak bir kavramdır. Yüzde elli nin bir fazlası oy alan bir siyasetçinin muhalefete oranla çok daha büyük güç eline alarak sorumlu tutulamayacağı, güvenoyuyla azledilemeyeceği bir başkanlık dönemine girmesi halkın demokratik seçimlerini bir kumar oyunumuymus gibi kazan kaybet sistemine bırakmaktır.
Demokratik seçimler kumar değildir. Uzlaşı kurumu olmalıdır Meclis.


Perde arkası pürüzler ölçülebilir oranda netleşecektir başkanlık sistemi ile.Özgür,demokratik bir ülke isek şayet, ''Halk devleti seçer'' mantığını iyice nakşetmek,nokta atışı kıvamına getirmek için başkanlık sistemine geçmek oldukça faydalı olacaktır.

Ülkeyi yönetmek üzere Yürütme organının tüm gücünü elinde bulunduracak Yasama organı üzerinde fevkalade ciddi hüküm hakkı olacak bir kişiyi seçmekle ..
Yasama organının gücünü kabinesi ve Meclis oylarından güç alarak Yürütme organına sorumluluk bilinciyle taşıyan bir kabine başkanı seçme arasında
Özgürlük ve Demokrasi ters orantısını göremiyor musunuz?



***************************************



Şu anki sistem ile ülkemizi yöneten insanlar ve anlayışları ile demokratik olduğumuzu düşünüyor musunuz?

Çok fazla örnekleri mevcuttur tarihte. Yenilik çoğu zaman iyidir, özellikle de kötü giden bir şey mevcut ise.

Münazara konumuza bugün ki iktidar ve başkanlık sistemi olarak değil
Türkiye Başkanlık Sistemine Geçmelidir Geçmemelidir açısından baktığım için münazara boyunca Akepe yle ilişkilendiren mesajlara cevap vermemeye çalışacağım.


Bugün ki sistemde %10 luk baraj altında kalan siyasi partilerin aldığı toplam oyun Meclis çoğunluğuna etkisinin negatif yansısı konusunda haklısınız.. Ama bunun çözümü adına "yenilik" heyecanına kapılıp başkanlık sistemine geçiş yapmak Tarihimiz de karanlık bir döneme açacağımız son büyük kara kapı olur.

Başkanlık sistemine geçilmelidir! Çünkü , bu şekilde devam eden bir Türkiye 10 yıl sonra çok iç açıcı bir durumda olmayacak malesef. Bunu göremeyecek vatandaşlarımız malesef çok bu ülkede. Fakat başkanlık sistemine geçilmemesini savunan arkadaşlarım olan sizlerin bunun farkında olduğunuzu umuyorum.

Demokratik anlayıştan vazgeçecerek düzeltebileceğimiz hiçbir olumsuzluğa sahip değiliz. Türkiye Cumhuriyeti bütün avrupadan daha çabuk ve daha dinamik bir süreçle girdiği Demokratik Parlementer sistemde ebedi bir kalıcılığa girmiştir. Atatürk ün bizlere kazandırdığı Çağdaşlık ve Millet Egemenliği deneyimleri bize bundan başka bir sistem altında yaşama imkanı tanımayacaktır asla.​
 
Ülkeyi kimin böleceğini düşünüyorsunuz? Başkanlık sistemini araştırısanız , ülkenin bölünmesi gibi bir kanun yok başkanlık sisteminde. Bu ülke iktidar-muhalefet kavgası yüzünden bir çok faydalı öneriyi kabul etmedi. Raflara kaldırdı ve hafızalarımızdan sildi.

Ben burda partileri ve şahısları savunmuyorum. Benim savunduğum bir sistemdir. Başkanlık sistemini sistem olarak düşündüğünüzde şu an için kurtarıcı durumundadır.

Bu ülkede yıllardır anlamlandıramadığım Mustafa Kemal Atatürk düşmanı bir çok insan mevcut. Soruyorum , şu an Mustafa Kemal Atatürk zihniyetinde bir insan Türkiye Başkanı olabilecek olsa buna karşı gelir miydiniz? Asıl tartışılması gereken kendilerini siyasetçi olarak gösteren şu anki insanlar. Lakin sistem olarak tartıştığımızda bu sistemin kötü bir yanının olabileceği mümkün değil.

İktidar - Muhalefet kavgaları dediğiniz Çağdaş demokrasinin özüdür.
Anlaşmazlıklar alınan kararların ve uygulamalarının kalitesini yukarı taşır.
Fikir ayrılıklarının yaşanmadığı bir ortamda çalışkan, özenli ve dinamik siyasetin uygulanabileceğini düşünmek hayal ürünüdür.
Başkanlık sistemi de sorgulanmayan bir siyaset imkanı sunar Başkana..
Başkan hesap sorabilecek bir kurumun olmadığı bir ortamda, istediği gibi atayıp görevlendirebildiği sekreterlerle birlikte çalışırken düşünsel tembellikle ülke hayatına yön verecek kararları gündelik yaşam senkronunda imzalama seviyesine itebilir.


Gerek Rahmetli Gazi Mustafa Kemal , Gerek Rahmetli Alparslan Türkeş , Gerek Rahmetli Necmettin Erbakan, Gerek geleceğin siyasetçileri .. Başkanlık sistemi kişiler üzerinden değil Türkiye Cumhuriyeti üzerinden düşünülmelidir. Bu yorum Egemenlik haklarımızı taşıyacak bir tek kişi mi .. yoksa bir meclis ve başkanını seçtiğimiz bir kabine nin mi taşımasını istediğimiz sorusunun tartışılmasıdır..
 
Münazara sonlanmıştır.Katılan ve takip eden arkadaşlara teşekkürler.

Münazara ankete sunulacaktır.​
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri