22 Haziran 2013 Tarihte Bugün

Konu sahibi son olarak 2620 gün önce görüldü
22 Haziran 2013 Tarihte Bugün

22 Haziran Tarihte Bugün

Tarihte bugün/22 Haziran


22 Haziran, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 173. (Artık yıllarda 174.) günüdür. Yıl sonuna 192 gün vardır.

Olaylar

217 - Eski Mısır ordusu Antiochos III idaresindeki Selevkos ordusunu Filistin’de bozguna uğrattı.
431 - Üçüncü Ekümenik Konsil olan Efes konsilinin İskenderiye patriği Cyrille tarafından açılışı.
1633 - Engizisyon mahkemesince mahkûm edilen Galile, Kopernikçi görüşlerini inkar etmek zorunda kaldı.
1691 - II. Ahmed 21. Osmanlı padişahı oldu.
1812 - Napolyon Rusya’ya savaş açtı.
1846 - Adolphe Sax, saksofonun patentini aldı.
1911 - V. George, taç giyerek resmen İngiltere kralı oldu.
1919 - Amasya Genelgesi yayınlandı.
1925 - 20 Haziran'da İstanbul'da tutuklanan gazeteciler Doğu İstiklal Mahkemesi'nde yargılanmak üzere Diyarbakır'a gönderildi.
1939 - Adana Elektrik Şirketi satın alınarak devletleştirildi.
1941 - Almanya SSCB'yi istila etmeye başladı. (Barbarossa Harekâtı)
1941 - Hırvatistan'da ilk silahlı anti faşist örgüt kuruldu.
1942 - Erwin Rommel, Tobruk'u ele geçirdikten sonra Mareşal rütbesine terfi ettirildi.
1945 - İller Bankası Kuruluş Kanunu kabul edildi.
1954 - Devlet Malzeme Ofisi kuruldu.
1976 - Kanada'da idam cezasının kaldırılması
1978 - Plüton'un uydusu Charon keşfedildi.
2002 - İran'da meydana gelen, Richter ölçeğine göre 6.5 şiddetindeki depremde 261'den fazla kişi öldü.
2006 - Makedonya Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Örgütü'ne kabulü
2008 - MEB'in hazırlamış olduğu 7. sınıf SBS (Seviye Belirleme Sınavı)ilk kez yapıldı.
2010 - Apple iPhone HD (4G) piyasaya sürüldü.
2012 - Malatya Erhaç Hava Üssü'nden görev amacıyla kalkan F-4 tipi Türk askerî jeti, Suriye karasuları açıklarında Suriye ordusu tarafından düşürüldü.

Doğumlar

1888 - Selman Abraham Waksman, ABD'li biyokimyacı (ö. 1973)
1898 - Erich Maria Remarque, Alman yazar (ö. 1970)
1906 - Billy Wilder, ABD'li yönetmen (ö. 2002)
1906 - Anne Morrow Lindbergh, ABD'li yazar ve havacı (ö. 2001)
1915 - Cornelius Warmerdam, ABD'li atlet (ö. 2001)
1927 - Çetin Altan, Türk yazar
1930 - Yuri Artyukhin, Rus kozmonot (ö. 1998)
1932 - Soraya Esfandiary Bakhtiary, İran eski imparatoriçesi (ö. 2001)
1940 - Abbas Kiyarüstemi, İranlı yönetmen
1949 - Meryl Streep, ABD'li oyuncu
1952 - Graham Greene, yazar
1954 - Wolfgang Becker, Alman yönetmen, senarist ve tarihçi
1955 - Willem Dafoe, ABD'li oyuncu
1958 - Bruce Campbell, oyuncu
1964 - Dan Brown, ABD'li yazar
1973 - Rufus Wainwright, Kanadalı-ABD'li Şarkıcı ve söz yazarı
1982 - Gustave Bebbe, Kamerunlu futbolcu
1985 - Sofoklis Shorçanitis, Yunan basketbolcu
1987 - Eda Erdem, Türk voleybolcu

Ölümler

1429 - Gıyaseddin Cemşid, İranlı gökbilimci ve matematikçi (d. 1380)
1691 - II. Süleyman, 20. Osmanlı padişahı. (d. 1642)
1874 - Howard Staunton, İngiliz satranç ustası (d. 1810)
1885 - Muhammed Ahmed, Sudan'da Mehdilik hareketinin kurucusu (d. 1845)
1931 - Armand Fallières, Fransa cumhurbaşkanı (b. 1841)
1965 - David O. Selznick, ABD'li film yapımcısı (d. 1902)
1969 - Judy Garland, ABD'li şarkıcı ve oyuncu (d. 1922)
1972 - Paul Czinner, Macar asıllı film yönetmeni ve yapımcısı (d. 1890)
1984 - Joseph Losey, ABD'li sinema ve tiyatro yönetmeni (d. 1909)
1987 - Fred Astaire, ABD'li dansçı, aktör (d. 1899)
1993 - Pat Nixon, ABD'nin 37. başkanı Richard Nixon'ın eşi (d. 1912)
2003 - Vasil Bikov, Rus yazar (d. 1924)
2011 - Coşkun Özarı,eski Türk futbolcu ve teknik direktör (d. 1931)

Tatiller ve Özel Günler


Anti-faşist mücadele günü - Hırvatistan


 
Tarihte Bugün 22 Haziran Nasreddin Hoca'nın vefatı

[YOUTUBE]rnueilnpwCU[/YOUTUBE]​
 
Tarihte Bugün / 22 Haziran tarihindeki önemli olaylar :

Kurtuluş Günü - Sakarya /Sapanca


1565 Denizci Turgut Reis, Malta Adası kuşatması sırasında şehit oldu.

1919 Amasya Genelgesi yayımlandı: ''Vatanın tamamiyeti, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.''

1920 Kurtuluş Savaşı’ndaki toplu Yunan saldırısı başladı.

1926 Kazım Karabekir Paşa, İzmir Suikastı sanığı olarak tutuklandı.

1936 ''Boğazlar Konferansı'', Montreux'ta açıldı. Konferansta, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'ın sunduğu karar tasarısı temel alındı. Bu tez, Lozan Sözleşmesi'ndeki askerden arınma hükmünün kaldırılması ve Boğazlar Komisyonunun lağvedilmesi esasına dayanıyordu.

1937 Boksör Joe Luis'in şampiyonluğuyla bir siyah ilk kez ağır sıklet boks şampiyonluğunu kazandı.

1941 Türkiye'nin, Alman-Sovyet savaşı karşısında ''tarafsızlık'' ilkesini benimsediği açıklandı.

1941 Dünya radyoları, sabahın erken saatlerinde Alman birliklerinin Sovyet sınırlarını geçtiğini duyurdu.

1964 Başbakan İsmet İnönü, abd Başkanı Lyndon Johnson ile Kıbrıs sorununu görüştü. İnönü, ''Türkiye barışçıdır, ancak adalete dayanmayan barış uzun ömürlü olamaz'' dedi.

1973 ''Toprak ve Tarım Reformu Kanunu'' kabul edildi. Uygulamada yetersiz kalınınca, yasa, 1978'de iptal edildi.

1974 Türkiye Sosyalist İşçi Partisi kuruldu.

1988 Galatasaraylı Tanju Çolak, Avrupa Gol Kralı oldu.

2001 Anayasa Mahkemesi, FP'yi ''Laik Cumhuriyet ilkesine aykırı eylemlerin odağı'' olduğu gerekçesiyle 3 ret oyuna karşılık 8 kabul oyuyla temelli kapattı.

2005 Yaşamı boyunca Ermeni soykırım iddialarına karşı hep Türklerin yanında yer alan Ermeni asıllı Türk dostu Edward Taşçı, New York'ta öldü.

------------------------------------------

Turgut Reis'in Sancağı

TURGUT REİS (1485-1565)


Turgut Reis büyük Türk denizcisi. Trablusgarp fâtihi. Osmanlı Devletinin Menteşe (Muğla) Sancağına bağlı Saravuloz köyünde, tahminen 1485 yılında doğdu. Veli isminde bir çiftçinin oğludur. Gençliğinde cirit, güreş, ok atmada gösterdiği ustalık ve cesâretiyle çevrede tanınıp Menteşe kıyılarından levent toplayan Hızır Reisin (Barbaros Hayreddin Paşa) adamları tarafından seçilerek, Cezayir leventleri arasına alındı. Pek çok muhârebelerde cesâret ve silâhları kullanmadaki mahâretiyle büyük kahramanlıklar gösterip, Barbaros’un takdir ve teveccühünü kazandı ve reis oldu.

Barbaros’un emrinde zaferden zafere koşan, devletine, dînine hizmetten başka hiçbir şey düşünmeyen bu müstesnâ kahramanın, Preveze Zaferinin kazanılmasında büyük hizmetleri görüldü. Muhârebe sırasında harp hattının gerisinde gönüllü ihtiyat filosuna kumanda etti. Harbin en şiddetli zamânında, yerinde yaptığı çevirme ile Andrea Doria’nın bütün ümitlerini kırarak onu geri çekilmeye mecbur etti. Geri çekilen düşmanı tâkipte de üstün gayret ve cesâret göstererek pek çok gemiyi zaptetti.

Turgut Reis, 1540’ta Sâlih Reisle berâber Akdeniz’deki korsan gemilerine karşı açtıkları mücâdele günlerinde, Korsika’da gemisini yağlarken âni bir baskın yapan Andrea Doria’nın oğlu Giovanni tarafından esir edildi ve forsaya vuruldu. Üç yıla yakın eziyet ve sıkıntı içinde kürek çekti. Daha sonra Cenova’ya götürülüp hapsedildi. Bunu haber alan Barbaros Hayreddin Paşa, Cenova’yı kuşatarak şöyle haber gönderdi:
“Eğer Turgut’umu sağ sâlim teslim etmezseniz, Ceneviz dâhil bütün köylerinizi yıkar, taş taş üstünde bırakmam!”

İnanan bir kuvvetin neler yapabileceğini daha önceki tecrübeleriyle bilen Cenevizliler, derhal Turgut Reisi teslim ettiler. Turgut Reisi büyük bir sevgiyle karşılayan Barbaros Hayreddin Paşa, dönüşte yedek gemisini ona hediye etti. Zamanla filosunu büyüten Turgut Reis, Batı Akdeniz’de kendini kabul ettirerek Cerbe Adasına yerleşti. Akdeniz’de düşmana aman vermeyen gazâlarının sonucunda, Sultan Süleymân Han (1520-1566) tarafından İstanbul’a dâvet edildi. Emrinde çalışan gözü pek, yiğit, kahraman silâh arkadaşlarından Kılıç Ali, Gâzi Mustafa, Hasan Reis, Kara Dayı, Kara Kadı gibi kaptanlarla birlikte, sekiz gemiyle İstanbul’a gelip, Sultana bağlılıklarını arz ettiler. Sultan Süleyman Han Turgut Reis’e iltifatlarda bulunup Karlıeli Sancakbeyliğini, diğerlerine de yetmişer-seksener akçe ulufeyle, fener taşıma hakkını verdi.

Turgut Reis, bundan sonra bir Osmanlı kaptanı olarak tekrar denize açıldı. İspanyollar, Cerbe Adasında kendisini baskına uğrattılarsa da bir dere yatağından, Fâtih’in İstanbul kuşatmasında donanmayı Haliç’e indirmesi gibi, gemilerini denize aşırıp Haçlı donanmasının ardına düştü ve büyük bir bozguna uğrattı. Malta Baskını, Manya Zaferi, Selanik limanı önündeki harple kendisini dost ve düşmana iyice tanıttı.

1548-1550 yılları arasında iki yıl Kuzey Afrika sâhillerinde, Müslümanlara yardım etti. Düşmanlarına korku verdi. Sultan Süleymân Han, Kur’ân-ı Kerîm ile bir kılıç gönderip Trablusgarb’ın fethini istedi. 15 Ağustos 1551’de, Malta şövalyelerinin hâkimiyetinde bulunan Trablusgarb’ı fethi, 1552’de Andrea Doria’ya karşı kazandığı Pestiye Zaferi, 1553’te Korsika Adasının merkezi Bastia’yı zaptı başarılarından sonra, Trablusgarb Beylerbeyliğine getirildi. Bu vazifedeyken, Kaptan-ı derya Piyale Paşa ile birlikte pek çok deniz seferine katıldı. 1560’ta Andrea Doria’nın oğlu Giovanni’nin Cerbe saldırısında, Turgut Reis’in Osmanlı donanmasının zafere ulaşmasında çok büyük gayreti görüldü. 1565’te Malta Kuşatmasına katıldı. Seksen yaşını aşmış, vatan ve din sevgisinden başka hiçbir şeyi düşünmeyen Turgut Reis, kuşatmada yapılan hatâyı belirterek, büyük bir istekle savaşa katıldı. 17 Haziranda St. Elmo burcunda yapılan bir hücumda, başından yara alarak beş gün baygın yattıktan sonra, 23 Haziranda St. Elmo’nun fethi günü Şehit Oldu.

Turgut Reis'in Malta Kuşatması'ndaki Şehadeti

TURGUT REİS’İN SANDUKASI


Türk denizcileri arasında, kahramanlığı, devlete hizmetiyle ayrı bir yeri olan, Barbaros Hayreddin Paşanın; “Turgut benden ileridir!” dediği bu deryalar hâkiminin naaşı, Trablusgarp’ta kendisinin yaptırdığı câminin yanındaki türbesine gömüldü. Günümüzde de türbesi, Libyalılar ve onu sevenlerin ziyaretgâhı hâlindedir. RUHU ŞAD OLSUN...

Kaynak:türkçebilgi

 
Tarihte Bugün : 22 Haziran 1953 Devlet Demiryolları ve Limanları Genel Müdürlüğü…





3870611211-300x195.jpg


22 Haziran 1953 Devlet Demiryolları ve Limanları Genel Müdürlüğü, TCDD İşletmesi adıyla iktisadi devlet teşekkülü oldu.


3870611211.jpg

 
amasya-genelgesi.jpg


Amasya Genelgesi yayınlandı

Tarihte bugün yaşanan olaylar arasında; Osmanlı Avrupa’nın en büyüğü, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin vefatı, Amasya Genelgesi, Fazilet Partisinin kapatılması var…

GÜNÜN OLAYI

Milli Mücadele’nin İlk Resmi Belgesi ‘’Amasya Tamimi’’ Yayınlandı (1919)


Milli Mücadelenin ilk resmi belgesi kabul edilen Amasya Tamimi Mustafa Kemal’in öncülüğünde hazırlanarak Rauf Bey, Refet Bey, Ali Fuat Paşa ve Kazım Karabekir Paşa’larında imzası ile 22 Haziran 1919 tarihinde tüm yurda telgraflar ile duyuruldu: "Vatanın tamamiyeti, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.’’

GÜNÜN ÖNEMLİ OLAYLARI

Avusturya Arşidükü Sadrazama Denk Sayıldı (1533)


Alman İmparatoru Charles-Quint Osmanlı Devleti ile 22 Haziran 1533 tarihinde İstanbul Antlaşmasını imza etti. Bu antlaşma ile Charles-Quint’in veliahtı ve Avusturya arşidükü Ferdinand vergi vermeyi ve protokolde sadrazam ile denk olmayı kabul etti.

Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Vefat Etti (1780)

Hasankale doğumlu olan Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri kendisini ilme adamış bu konuda iyi bir eğitim almıştı. Kadiri tarikatından İsmail Fakirullah’ın yanında dini ilmini geliştirmiştir. Anne tarafından seyit olan İbrahim Hakkı Hazretleri 22 Haziran 1780 yılında vefat etmiştir. En tanınmış eseri Marifetname’dir.

Napolyon Tahttan çekildi (1815)


Sürgün edildiği adadan kaçarak Paris’e gelerek tekrar imparator olan Napolyon büyük bir ordu hazırlayarak İngiltere ve Prusya ordularını birleşemeden ezmek için Belçika üzerinden harekete geçti. Ancak Waterloo’da İngilizler ile savaşırken Prusya ordularının yardıma gelmesi üzerine 18 Haziran 1815 tarihinde büyük bir yenilgi aldı ve Paris’e geri döndü. Bu yenilgi Fransa ile Avrupa Devletleri arasında süren 23 yıllık savaşın sonu oldu. Bu yenilgi sonrasında Napolyon Fransa tahtından 22 Haziran 1815 tarihinde çekilmek zorunda kaldı.

Lübnan’a Hıristiyan Mutasarrıf Atandı (1861)


Büyük devletlerin baskısı ile Lübnan’da özel bir yönetim oluşturuldu. Lübnan Nizamnamesi gereğince 22 Haziran 1861 tarihinde Lübnan’a Katolik Ermeni Davit Efendi ilk mutasarrıf olarak atandı. Böylece Lübnan’da Fransız nüfuzu her geçen gün artarak devam etmiştir.

Almanlar Aniden Ruslara Karşı Büyük Bir Saldırı Başlattı (1941)

Almanlar Rusların hiç beklemediği bir anda SSCB’ye karşı Barbarossa Harekatı adıyla anılan üç koldan 22 Haziran 1941 tarihinde büyük bir saldırı başlattılar. Stalin Almanların saldırısını hiç beklemiyordu. Almanlar SSCB orduları karşısında çok hızlı bir şekilde ilerlemeye başladılar. Ancak Rusya’nın soğuğu ve bitmeyen insan kaynağı Almanları durduracak ve sonrasında hezimetlerine neden olacaktır.

Tarım Ve toprak Reformu Kanunu Kabul Edildi (1973)

Ulusal kalkınmayı hızlandırmak için tarım alanında çeşitli düzenlemeler getiren Toprak ve Tarım Reformu Kanunu 22 Haziran 1973 tarihinde kabul edildi. Ancak bu kanun bekleneni veremeyince 1978 tarihinde yürürlükten kaldırıldı.

Fazilet Partisi Kapatıldı (2001)

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural savaş Fazilet Partisi’nin kapatılan Refah Partisi’nin devamı niteliğinde olduğu gerekçesi ile kapatma davası açtı. Daha sonra dava yeni başsavcı Sabih Kanadoğlu tarafından ek iddianame ile devam ettirildi. Anayasa Mahkemesi kapatma kararını 22 Haziran 2001’de vererek Nazlı Ilıcak, Merve Kavakçı, Bekir Sobacı, Ramazan Yenidede ve Mehmet Sılay’a 5 yıl süreyle siyasî yasak getirdi.

GÜNÜN DİĞER ÖNEMLİ OLAYLARI

1920- Kurtuluş Savaşı’nda, toplu Yunan saldırısı başladı.

1926- Kazım Karabekir Paşa, İzmir Suikastı sanığı olarak tutuklandı.

1936- ‘’Boğazlar Konferansı’’ Montreux’ta açıldı. Konferansta, Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras’ın sunduğu karar tasarısı temel alındı. Bu tez, Lozan Sözleşmesi’ndeki askerden arınma hükmünün kaldırılması ve Boğazlar Komisyonunun lağvedilmesi esasına dayanıyordu.

1937- Boksör Joe Luis’in şampiyonluğuyla, bir siyah ilk kez ağır sıklet boks şampiyonluğunu kazandı.

1941- Dünya radyoları, Alman birliklerinin Sovyet sınırını geçtiğini duyurdu.

1941- Türkiye’nin, Alman-Sovyet savaşı karşısında ‘’tarafsızlık’’ ilkesini benimsediği açıklandı.

1964- Başbakan İsmet İnönü, ABD Başkanı Lyndon Johnson ile Kıbrıs sorununu görüştü. İnönü, ‘’Türkiye barışçıdır ancak adalete dayanmayan barış uzun ömürlü olamaz’’ dedi.

1973- ‘’Toprak ve Tarım Reformu Kanunu’’ kabul edildi. Uygulamada yetersiz kalınınca, yasa, 1978’de iptal edildi.

1988- Galatasaraylı Tanju Çolak, Avrupa Gol Kralı oldu.




 
22 Haziran 1919: İttihatçılar, Amasya Genelgesi’yle ulus-devlet projesinin sürdürüleceğini ilan ettiler

amasyagenelgesi-2_200_200.jpg


Turancı emellerle Birinci Dünya Savaşı'na giren, ancak müttefiki Almanya'yla birlikte savaştan bozguna uğrayarak çıkan Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetimini fiilen elinde tutmaya devam eden İttihatçılar, ulus devlet kurma projesini İstanbul'dan yürütme imkânının kalmadığını anlayınca, Anadolu'daki faaliyetlerini hızlandırdılar. Gözden düşmüş olan Enver, Cemal ve Talat paşaların yerine yeni lider olarak seçilen muhalif İttihatçılardan Mustafa Kemal, ulus devlet kurma projesinin sürdürüleceğini Amasya'dan ilan ediyordu.

1 Kasım 1918 tarihinde İttihatçıların üç lideri Enver, Cemal ve Talat paşalar bir Alman gemisine binerek Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılmıştı. Liderlerin kaçması ve Birinci Dünya Savaşı'nın yenilgiyle sonuçlanması, 1913 yılından beri ülkeyi tam bir dikta rejimiyle yöneten İttihatçıların bir süre yalpalamasına yol açtıysa da, toparlanmaları fazla uzun sürmedi.

Anadolu ve Trakya'nın çeşitli yerlerinde hızla İttihatçıların önderliğinde "milli" dernekler kuruldu. Bu derneklerin başlıca amacı, ulus devlet projesinin önünde en büyük engel olarak gördükleri Hıristiyanlara karşı mücadele etmekti. Birinci Dünya Savaşı'nda yedek subay olarak Suriye'de Cemal Paşa'nın yanında bulunan, yenilgiden sonra Mustafa Kemal hareketini destekleyen ve bağlılığının karşılığını milletvekili yapılmakla alan Falih Rıfkı Atay, Çankaya adlı eserinde bu gerçeği şu şekilde dile getiriyordu: "Hele Ermeniye, Ruma köle olmak, bu Türklüğü çıldırtıcı bir şey... Ne yapmalı?" (Falih Rıfkı Atay, Çankaya, 1984, S. 144)

İttihatçılar ulus devlet kurmanın önünde en büyük engel olarak İngiltere, Fransa, İtalya vb. emperyalist devletleri değil, aksine yerli Hıristiyanları görüyorlardı. Kurulan "millî" derneklerin başlıca amaçları da Hıristiyanlara karşı mücadele etmekti. Örneğin bizzat Mustafa Kemal, Nutuk'ta Trakya-Paşaeli Derneği'nin amacı şu şekilde açıklanıyordu: "Bu derneklerin kuruluş amaçları ve siyasal erekleri üzerine kısaca bilgi vermek uygun olur düşüncesindeyim. Trakya-Paşaeli Cemiyeti'nin ileri gelenlerinden kimisiyle daha İstanbul'da iken görüşmüştüm. Osmanlı Devletinin çökeceğini kesinliğe yakın bir olabilirlik içinde görüyorlardı. Osmanlı Yurdunun parçalanacağı korkusu karşısında Trakya'yı, olabilirse Batı Trakya ile birlikte, İslâm ve Türk topluluğu olarak bütünüyle kurtarmayı düşünüyorlardı. Bu amaca ulaşmak için o zaman akıllarına gelen tek çıkar yol, İngiltere'nin, olmazsa Fransa'nın yardımını sağlamaktı. Bu düşünceyle kimi yabancı devlet adamlarıyla ilişki kurmak ve konuşmak yollarını da aramışlardı. Amaçlarının bir Trakya Cumhuriyeti kurmak olduğu anlaşılıyordu."

Falih Rıfkı'nın belirttiği gibi, İttihatçılar "ne yapmalı?" sorusunun cevabını arıyorlardı. Dağınık çalışan dernekleri, komutanları, askeri kuvvetleri bir araya getirerek, icabında emperyalist devletlerle anlaşarak bir ulus devlet kurmak için bir lider arayışı içindeydiler. Enver, Talat, Cemal paşaların itibarları neredeyse tümüyle kaybolduğu için, İttihatçıların muhalif kesiminden isimler öne çıkartılmaya başlanmıştı. Bu isimlerden biri de Mustafa Kemal'di.

Falih Rıfkı, bu durumu şu şekilde tasvir ediyordu:
"Yurtsever Osmanlı aydınları arayış içindedir. Ne yapsak da milli bir uyanış hareketi yaratabilsek, yarın katlanılmaz barış şartları diktası altında kalırsak, hayır diye haykırabilsek! Toplantı yerlerinden biri de Esat Paşa'nın evi. Dertleşenler arasında Profesör Akçoraoğlu Yusuf ve Ferit (Tek) Beyler de vardır. Hepsinin birleştiği nokta, İstanbul düşman baskısı altındadır. Burada bir şey yapılamaz. Çıkar yol Anadolu'yu hazırlamaktır. Fakat kim yapabilir bu işi? Kimi göndermeli Anadolu'ya? Refet Bey (Bele) Jandarma komutanı. Gazze savaşlarından tanınmıştır. Bir defa ona danışalım demişler ve kendisini toplantıya çağırıp fikrini almak istemişler. Refet Bey:
-Siz düşünün, ben de aradığınız adamın kim olabileceğini araştırayım, gelecek defa görüşürüz, der.
Ertesi toplanışta sormuş:
-Kimi tasarladınız?
-Rauf Bey'e (Orbay) ne dersiniz?
-Yüzde elli bulmuşsunuz. Bende bir yüzde yüz var, bizi kurtarır ama, sonra biz ondan nasıl kurtuluruz, bilmem.
-Canım, gâvura kalmaktansa ona kalırız.
-Mustafa Kemal!" (F. R. Atay, Çankaya, 1984, S. 241)

Mustafa Kemal, İttihatçılar arasında yine Atay'ın belirttiği üzere "hırslı" ve "sefih" görülmesinden ötürü sevilmiyordu, ancak sevilmeyişinin asıl nedeni, ulus devlet projesini Turan düşüncesine göre daha dar bir kapsamda tutmasıydı. Hatta çok erken dönemlerde çizdiği bir ulus devlet haritası, "koca imparatorluktan geriye bu kadar mı kalacak?" diyen arkadaşlarının alay konusu olmuştu.

İttihatçı liderler kendilerine yeni kurtarıcı olarak tayin ettikleri, ancak pek de güvenmedikleri Mustafa Kemal'i 9. Ordu Müfettişliği bahanesiyle Anadolu'ya gönderdiler. Mustafa Kemal burada ilk iş olarak "millî" dernekler arasında koordinasyon çalışmalarına başladı, Örneğin Giresun Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti'nin kurucusu ve başı olan Topal Osman isimli katili, Karadeniz bölgesini Hıristiyanlardan temizlemekle görevlendirdi. Kazım Karabekir, Rauf, Ali Fuat, Cafer Tayyar, Refet, Bekir Sami gibi komutanlarla görüştü, neler yapılması gerektiği tartışıldı ve 22 Haziran 1919'da Amasya'da yayınlanan genelgeyle, ulus devlet projesinin sürdürüleceği ilan edildi.

Sekiz maddeden oluşan Amasya Genelgesi, vatanın ve milletin bağımsızlığının ve bütünlüğünün tehlikede olduğunu, İstanbul'da örgütlenme imkânı kalmadığını, dolayısıyla Sivas'ta acilen bir kongre toplanması zorunluluğunu dile getiriyordu. Nitekim Mustafa Kemal önderliğindeki İttihatçılar, aralarında çeşitli konularda, özellikle de Mustafa Kemal'in tek adamlık sevdası ve antidemokratik tavırları gibi konularda anlaşmazlık olsa da, ulus devlet projesi önünde en büyük engel olarak gördükleri Hıristiyanların köklerini Anadolu'dan kazımak konusunda tam bir uzlaşma göstererek Anadolu'nun binlerce yıllık yerli halklarını yok ettiler, emperyalistlerle anlaştıkları Lozan'da mübadele maddesiyle sağ kalmayı başaran birkaç Hıristiyan'ı Yunanistan'a gönderdiler.

İttihatçıların hedefi olup, onların devamcısı olan Kemalistlerin kurduğu ulus devlet, başta Ermeniler, Rumlar, Süryaniler, Ezidiler olmak üzere pek çok Hıristiyan-Gayrimüslim halkın kanlarıyla yoğrulan topraklardan oluşan bir zeminin üstünde yükseliyor.
 
Geri