21. Yüzyılda Aşk, Eros nerede?

Konu sahibi son olarak 3 gün önce görüldü
Eros, bu mu bu mu diye soruyor, sağa kaydırıyoruz, sola yatırıyoruz,
yine de, beğenemiyor, mutlu olamıyoruz, acaba yukarı kaldırsak, faide eder mi, Eros un emekleri, hep boşa...
 
Mutlu olmayı beceremesek de daha az mutsuz olmayı becermeye çalışılan bir sürecin yansımalarını görüyoruz dijitalleşmede. Konu aslında bir yönüyle biyolojik. Kendi kayıp yarısını arayan, eksikliğini gidermek isteyen bir tamamlanma isteği. Duygular aynı olsa da ifade etmek için yaşanan koşullar farklı. Örneğin Leyla ile Mecnun hikayesinde Mecnun aşkından ölür geberir neredeyse. Ama bundan bir yandan zevk duyar. Onunki bir tür aşık olma isteğinden, kendisinde eksik gördüğü şeyleri bulmaya çalışmasından ileri gelir. Hikayenin sonunda Mecnun Leyla’yla karşılaşır ama Mecnun onu tanımaz. Çünkü onun kafasında çizdiği bambaşka imajdır, öyle kurgulamış ve aşkı öyle çizmiştir. Duyguyu her ne kadar Leyla ortaya çıkarsa da zaman içimde farklılaşmıştır. Dijitalleşmeyi buna benzetmek çok mu yavan olur? Bence değil. Hangi kurbağayı öpüp prense dönüşeceğine dijital robotlar tarafından kodlanmış programlar karar veriyor, en uygununu buluyor. Bunu doğrudur yada yanlıştır anlamında söylemiyorum. Başta yapay zeka olmak üzere birçok teknolojik eylemin insanlara seçenek sunduğu ve bunun da mutlaka alıcısı olacağını düşündüğümden söylüyorum. Birçok yönüyle topal bir yaklaşım olsa da geçerliliği var. Narsizmin bir çeşidini görüyoruz. Sonuç ise bir distopya.
 
Mutlu olmayı beceremesek de daha az mutsuz olmayı becermeye çalışılan bir sürecin yansımalarını görüyoruz dijitalleşmede. Konu aslında bir yönüyle biyolojik. Kendi kayıp yarısını arayan, eksikliğini gidermek isteyen bir tamamlanma isteği. Duygular aynı olsa da ifade etmek için yaşanan koşullar farklı. Örneğin Leyla ile Mecnun hikayesinde Mecnun aşkından ölür geberir neredeyse. Ama bundan bir yandan zevk duyar. Onunki bir tür aşık olma isteğinden, kendisinde eksik gördüğü şeyleri bulmaya çalışmasından ileri gelir. Hikayenin sonunda Mecnun Leyla’yla karşılaşır ama Mecnun onu tanımaz. Çünkü onun kafasında çizdiği bambaşka imajdır, öyle kurgulamış ve aşkı öyle çizmiştir. Duyguyu her ne kadar Leyla ortaya çıkarsa da zaman içimde farklılaşmıştır. Dijitalleşmeyi buna benzetmek çok mu yavan olur? Bence değil. Hangi kurbağayı öpüp prense dönüşeceğine dijital robotlar tarafından kodlanmış programlar karar veriyor, en uygununu buluyor. Bunu doğrudur yada yanlıştır anlamında söylemiyorum. Başta yapay zeka olmak üzere birçok teknolojik eylemin insanlara seçenek sunduğu ve bunun da mutlaka alıcısı olacağını düşündüğümden söylüyorum. Birçok yönüyle topal bir yaklaşım olsa da geçerliliği var. Narsizmin bir çeşidini görüyoruz. Sonuç ise bir distopya.
Viki ne düşünüyo bu konuda?
 
Viki ne düşünüyo bu konuda?
Vikiye sordum. Konuyla da bağlantılılı olması adına sana şu görseli atmamı söyledi;
IMG_3851.jpeg
Görseldeki yaşlı olan kişi Kronos. Yunan mitolojisinde zaman titanı. Zamanın hükümdarı. Kanatları kesilmek üzere olan kişi ise Eros. Aşk tanrısı. “Zaman aşkın kanatlarını keserken” adlı ünlü bir resim bu.

Zaman akıp giderken zamana bağlı olarak tutsak olan bazı kavramlar var. Sevgi, saygı hoş görü gibi. Bunlar zaman içinde ortadan kalkar ve biter der viki.

Eros kanatlı bir çocuk olarak alevli ok atar.
Çocuktur, çünkü aşk saçma ve çocukça olarak resmedilir.
Kanatlıdır, çünkü aşk hür iradeyi temsil eder. Aşıklar her an fikir değiştirebilir ve başka yerlere gidebilir.
Ok atar çünkü ok atıldıktan sonra aşk durdurulamaz bir şekilde çarpar
Alevlidir çünkü aşk yaralayabilir, yakabilir.
Zaman ise yaşlı bir adam olarak resmedilir, çünkü zaman bilgedir.
Sonuç olarak aşk zamana yenik düşer, zamanla körelir. İşte hikaye budur der viki.
 
Askin insanin dna sinda varoldugundan hic süphem yok ya.
Aski bireysel olarak ele alirsak, yukarda sundugun aciklama gecerliligini koruyabilir No pasaran.
Sonuc, insanlik var oldukca, askin da var olacagini düsünüyorum.
Aksine, zaman aski yenemez.Ondandir ki, insanlar hep arayista...realde olsun, hologramda olsun.
Eros bile psyche ye asik olunca, anasinin sözünü dinlememistir.
 
Son düzenleme:
Vikiye sordum. Konuyla da bağlantılılı olması adına sana şu görseli atmamı söyledi;
Ekli dosyayı görüntüle 96312
Görseldeki yaşlı olan kişi Kronos. Yunan mitolojisinde zaman titanı. Zamanın hükümdarı. Kanatları kesilmek üzere olan kişi ise Eros. Aşk tanrısı. “Zaman aşkın kanatlarını keserken” adlı ünlü bir resim bu.

Zaman akıp giderken zamana bağlı olarak tutsak olan bazı kavramlar var. Sevgi, saygı hoş görü gibi. Bunlar zaman içinde ortadan kalkar ve biter der viki.

Eros kanatlı bir çocuk olarak alevli ok atar.
Çocuktur, çünkü aşk saçma ve çocukça olarak resmedilir.
Kanatlıdır, çünkü aşk hür iradeyi temsil eder. Aşıklar her an fikir değiştirebilir ve başka yerlere gidebilir.
Ok atar çünkü ok atıldıktan sonra aşk durdurulamaz bir şekilde çarpar
Alevlidir çünkü aşk yaralayabilir, yakabilir.
Zaman ise yaşlı bir adam olarak resmedilir, çünkü zaman bilgedir.
Sonuç olarak aşk zamana yenik düşer, zamanla körelir. İşte hikaye budur der viki.
Ben bunu nasil görmem, simdi okudum. Viki ne güzel demis ve döktürmüs <3
Etkilendim
 
Sinirli insanları yatıştırıyor;
 
Geri