2019 seçimleri

Konu sahibi son olarak 2419 gün önce görüldü


2019 seçimlerinin hangi şartlarda yapılacağına veya erteleneceğine dair üç ihtimal vardır.

1- Eğer seçimler hilesiz ve normal şartlarda yapılırsa:

Erdoğan ilk turda seçilemez.

Erdoğan ilk turda seçilemez çünkü zaten şu andaki fark çok az, buna bir de iki yılın sıkıntılı dönemini eklersen, yüzde 1’lik bir azalma bile Erdoğan’ın ilk turu geçememesine yol açar.

Cumhurbaşkanlığı seçimine Erdoğan’la birlikte ikinci aday girecek, Erdoğan’ın ikinci turdaki rakibi diğer bütün muhalefetle oturup bir tür koalisyon pazarlığı yapacak. Cumhurbaşkanı yardımcıları ve bakanlar dışarıdan atanacağı için destek verecek her siyasi harekete, gücüne göre bakanlıklar dağıtılacak. Böylece Erdoğan’ın seçilmesi halinde hiçbir şekilde varlık gösteremeyecek olan muhalifler bu sistemle iktidara gelecekler.

Bu Erdoğan'ın sonu demek, muhalefetin adayı kazanırsa, AKP Meclis’te çoğunluk sağlamış ama yeni sistem gereği yürütmeye asla karışamıyor, denetleyemiyor, yargılanmasını sağlayamıyor. En önemlisi Erdoğan bir anda siyasetin dışında kalıyor. Dokunulmazlığı kalkıyor. Bu durumda yeni Cumhurbaşkanı yargıya tamamen hakim olacağı için hemen harekete geçiyor ve Erdoğan’ın yargılanmasını istiyor. Erdoğan bir anda kendini yargı önünde buluyor ve artık güneş yüzü göremeyeceği bir cezaya çarptırılıyor. Bunu önleyebilecek bir şey var mı. Yok. Böylelikle Erdoğan tek hakim olmak isterken kendi kazdığı kuyuya düşüyor.

2- Seçimler hile, baskı, olağanüstü hal şartları, kanun tanımamazlık ve terör estirmeyle kazanılmaya çalışılırsa.

Seçimde hile yapılacağı apaçık ortadadır, bunun hazırlıkları bu günden yapılmış, alt yapısı hazırlanmış, göz göre göre AKP seçimi hile ile kazanacağını ilan etmiştir, derler ya "Minareyi çalan kılıfını hazırlar" bunlar minareyi çalmaya karar vermiş ve kılıfını da hazırlamışlardır.

Önemlisi OHAL’le mücadele etmez, kaldırılması için varınızı yokunuzu ortaya koymaz, “Seçimler OHAL koşullarında yapılacak değil ya” beklentisine girerseniz, avucunuzu iyi niyetle yalarsınız. Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir, Referandum OHAL altında düzenlenmiştir.

Yani “darbe ve teröre karşı” her şey herkes için serbest! “Darbeci” ya da “terörist” deyip vurmak kırmak, el koymak, öldürmek serbest. Sadece devlet görevlileri değil siviller için de. TCK “görevliler”e sökmeyecek. Milletvekilleri dokunulmaz değil, ama yandaş “milisler” dokunulmaz. Bir KHK ile düzenleniyor bu. Meclis falan yokmuş gibi! Seçimle çözmekten söz açmak lüks kaçmıyor mu!.

3- Cumhurbaşkanlığı adaylarının ortaya çıkması ile defalarca yaptırılacak kamuoyu araştırmalarında mevcut yönetimin gideceği mutlak olarak anlaşılırsa, işte o an Türkiye’nin savaşa girme ihtimali gündeme gelecektir.

Kaybedileceği kesin olan seçimi ertelemek için!

Malum savaş durumunda yasal olarak seçim pekala erteleniyor ki geçtiğimiz referandumda bilinen tavırlar sergileyen Yüksek Seçim Kurulu böyle bir tabloda bu kararı anında verecektir.

Peki kiminle savaş mı?

Ondan kolayı ne var!

Nasılsa düşman bulmakta sıkıntı yok, her yanımız onlarla dolu!

Yok Ege’deki 18 adamızın gaspını bahane edip Yunan’a harp ilan edemezler zira ABD ile AB’den korkarlar.

Muhtemelen Suriye ve K.Irak bağlamında bir harekat gündeme gelir.

Mesela oralardan atılacak ve can kayıplarına sebep olacak bir kaç füze savaş sebebi sayılıp Türk ordusu güneyimizdeki sınırı geçebilir.

Keza PKK, Allah korusun metropollerde bombalar patlatıp katliamlar yaparsa Kandil veya Sincar’daki PKK üslerine kolordu seviyesinde çıkarmalar yapılabilir ki bunun adı da elbette savaştır.

Keza PYD bağlamında da benzer adımlar atılabilir.

Amaç seçimi erteletmek.

İşte bütün bunlar seçimi erteletir.

Kamuoyu ve ahali yemez demeyin, medya ellerinde, her türlü algıyı oluştururlar.

Savaş başlatılır ve onun yarattığı sonuçlarla iklim ters-yüz edilmeye çalışılır.

Sakın dış dünya’nın tepkisi şu bu demeyin, can telaşında olan iktidar onları değil o gün, bugün bile zerre umursamıyor.

Ertesi gün korkusu.

Türkiye’de iktidar değişimi asla ellerde çiçeklerle olmayacak, niye mi?

Devretmenin ertesi günü var da ondan!

Türkiye’yi uzun yıllardır dikta ve yolsuzlukla yönetenler, iktidarı kaybettikleri an hesaba çekileceklerini biliyorlar.

Öyle olduğu için de her şeyi göze alabilirler.

Evet AKP yaptığı bunca yıkım sonrasında gitmeden önce Türkiyenin parçalanması pahasına olsa bile iç savaş dahi çıkartabilir.

dunya48 | Kemalist Devrimci Siyasi Site. - Habip Hamza ERDEM
 
Halk ne olursa olsun Erdoğan'ı destekler.Afşin olayları varken devleti bozmaz.Bir de seçim öncesi öğretmenlere atama ve kadro gelir .
 
Geri