Türk Dili ve Edebiyatı 2014-2015 Lider Yayınları 11.Sınıf Türk Edebiyatı Kitabı Cevapları

F
  • Kullanıcı Fenerbahçe
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Ortaöğretim
LİDER 11.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI
SAYFA 4:
1. Okuduğunuz metninden yola çıkarak III. Selim Dönemindeki egemen anlayışın ne olduğunu gerekçesiyle birlikte açıklayınız.
III. Selim Devrinde, ancak Avrupalılar tarzında bir ordu ve idarenin kurulması ile yaşayabileceğimiz fikri hakimdi.

2. III. Selim Döneminde, Batı’nın bilim ve tekniğini öğretmek için neler yapılmıştır? Bu yönde bir öğretimin temel amacı nedir? Söyleyiniz.
Batı ilim ve fennini öğretmek için mektepler açılmış, yurt dışına eğitim için öğrenciler gönderilmiştir.Bu yönde bir eğitimin temel amacı Batı'yı daha yakından tanıyabilmek ve Batı'nın ilim ve tekniğini öğrenmektir.
3. Batılı yaşama ve düşünme biçiminin Osmanlı toplumunu hangi unsurlarla etkilediğini tablo üzerinde gösteriniz.

Babıali kalemleri (daireleri)
“Kübera Konakları”
Ucuz ve bol Avrupa ürünleri

4. III.Selim Döneminde başlayıp Tanzimatın ilanından sonra yoğunlaşan adli, siyasi, askerî, mali ve idari alanlardaki değişikliklerin belirgin özelliklerinin neler olduğunu söyleyiniz..



5. Yüksek yönetici zümresi ile halk arasında mesafe oluşmasının sebepleri nelerdir? Bu sebepler zamanla hangi sonuçlara neden olmuştur?

Musikide, mimarlıkta ve öbür sanat kollarında; yaşama, görgü, nezaket kurallarında; üst tabaka zengin kadın ve erkeklerin giyim kuşamlarında hatta tavır ve davranışlarında yapma bir “Frenklik” modası alıp yürümüştü. Bütün pazarlarımızda ucuz ve bol Avrupa mamülleri satılıyor, bu ise küçük el tezgâhlarına dayanan Türk sanayini çökertiyordu. Eski zanaat kollarının ve dolayısıyla esnaf loncalarının düzeni ortadan kalkıyor, işsizlik ve huzursuzluk başlıyordu. Saray ve konaklar çevresinde bir de lüks ve sefahat düşkünlüğü artmıştı. Debdebeli saraylar yaptırılıyor, haremlerin masrafları çoğalıyor, devletimiz borçlanıyordu.Avrupa mallarının ve o hayatın büyüsüne tutulan yüksek memur zümre ile halk arasına da gittikçe daha büyük mesafeler giriyordu.

LİDER 11.SINIF EDEBİYAT 5.SAYFA CEVAPLARI
Anlama ve Yorumlama
1. Yükselme Döneminin sonuna (XVII. yüzyılın ikinci yarısı) kadar, Osmanlı İmparatorluğu’nu güçlün kılan siyasi ve sosyal yapının özelliklerini 10. sınıf tarih dersinin ikinci ünitesinde edindiğiniz bilgilerden yararlanarak açıklayınız.
Osmanlı Devleti’nin büyüyüp gelişmesinde etkili olan siyasi ve sosyal yapının özellikleri:
· Güçlü bir “merkezi otoritenin” ve devlet yapısının oluşturulması
· Fethedilen bölgelerde “adalet ve hoşgörüye” dayanan devlet politikasının güdülmesi
· Gaza ve cihat politikasıyla birlikte uygulana “iskan” ve “istimalet”politikası
· Coğrafi konumun genişlemeye açık olması
· Güçlü bir ordu teşkilatının oluşturulması
· Anadoluya hakim olma isteği
2. XVII. yüzyılın ortalarına kadar Osmanlı İmparatorluğu’nu güçlü kılan siyasi ve sosyal yapı, hangi sebeplerden dolayı yozlaşmaya yüz tutmuş ve XVII. yüzyıldan sonra işlevini kaybetmiştir?

3. Skolastik zihniyetin baskısı, Osmanlı toplumunda gelişme heyecanı ve dinamiğini nasıl etkilemiştir? Açıklayınız.
Tanzimat öncesi Osmanlı toplumunda İslam anlayışının etkili olduğunu görüyoruz. Tanzimat ve sonrasında ise Batı kültürünün ve yaşam tarzının etkili olmaya başladığı görülür. Batı kültüründe ortay Çıkan modern tiyatro, gazete, dergi gibi kültürel ve bilimsel gelişmeler Osmanlı toplumunda da ilgiyle takip edilmiş, bunun sonucunda Batı tarzı yaşam Osmanlı toplumunu etkisi altına almıştır.
Batıda kilisenin baskısı, Orta Çağ felsefesi, toplumun üzerinde ciddi bir baskı kurmuş, bu baskıdan bunalan Batı toplumu çıkış yolları aramaya başlamıştır. Din adamları, krallar menfaatlerini kilise üzerinden halka dayatmışlar. Bu yüzden her türlü yeniliğe ve buluşa dini değerler üzerinden karşı çıkarak otoritelerini korumaya çalışmışlardır. Bütün bunlara rağmen Batı toplumu bilimsel alandaki gelişmesini sürdürmüş, kendini geliştirmiştir. Bu da Osmanlı aydınında Batıya karşı bir hayranlık uyandırmıştır.

4. III. Selim Döneminde başlayan Avrupalılaşma fikrinin oluşması nasıl bir zihniyet değişiminin yaşandığını göstermektedir?
Yüzünü her anlamda Batıya dönmüş,Batı’daki gelişme ve değişimleri yakın takibe almış bir karakter gösteririr.
5. Osmanlı ordusunun girdiği savaşlarda aldığı yenilgilerle Osmanlı İmparatorluğu’ndaki yenileşme hareketleri arasında bir ilişki var mıdır? Niçin?
Vardır,çünkü Osmanlı’daki yenileşme hareketleri ilk askeri alanda gerçekleşmiştir.Bunun sebebi Osmanlı’nın Avrupa karşısında gittikçe gerilemeye başlaması ve aydınların devletin devamını sağlamak istemeleridir...6. XVII. yüzyılın ortalarından itibaren padişah da dâhil olmak üzere devleti yöneten aydınların yönetim, eğitim hayatı ve askerî sistemde değişiklik yapmak istemelerinin nedenlerini belirleyiniz.
Osmanlının sahip olduğu üstünlüğünü kaybedip devlet kurum ve kanunlarının asrın ihtiyaçlarına cevap verecek nitelikte olmaması ,devletin maddi ve manevi gücünü kaybetmiş olması bunun sonucunda her sahada yenilgiye uğraması yeniden ve geniş bir ıslahat hareketini zorunlu kılıyordu.
7. Bir devleti güçlü kılan ve onun devamlılığını sağlayan kurumlar nelerdir? Osmanlı İmparatorluğu’nda yapılan yeniliklerle devletin devamlılığını sağlayan kurumlar arasında nasıl bir ilişki olduğunu açıklayınız.
Askeri,mali,eğitim ve sosyal kurumlardır...Yenilikler ilk olarak askeri alanda yapılmıştır.Bu kurumların güçlü olması devletin varlığını sürdürmesi için çok önemlidir.
8. Osmanlı İmparatorluğu’nda hem devlet yöneticilerinden hem halktan gelen yenileşme talepleriyle Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesi arasında bir ilişki var mıdır? Niçin?
Vardır, çünkü son zamanlarda iyice zayıflayan ve çalkantıların yaşandığı devleti ve toplumu demokratik bir şekle sokmak ve böylelikle Osmanlı Devleti’ni içinde bulunduğu kötü durumdan kurtarmak isteği vardır.9. Tanzimat Fermanı’nın ilanını gerekli kılan sebeplerle günümüz Türkiye’sinin Avrupa Birliğine girme çabasının ortak dayanak noktalarını aşağıdaki tabloya yazınız.
Modern Avrupa, demokratik ve çağdaş kazanımların simgesi olarak görülmekte. Türkiye bu birliğe girerek bu kazanımları tam olarak elde etmeyi istemektedir. Bunun yanı sıra ticari ve ekonomik olarak da Avrupa birliğine girmiş bir Türkiye çok şey kazanacaktır ve daha güçlü olacaktır...
10. Tanzimat Dönemi edebiyatının ne zaman ve niçin başladığını söyleyiniz.
1860’da ilk özel Türk gazetesi olan “Tercüman-ı Ahval”in çıkışı ile başlamıştır.Tanzimat edebiyatı, Batı'ya yönelmiş bir Türk edebiyatıdır. Bu dönemin şair ve yazarları, edebiyat yolu ile ulusu uyandırıp yükseltmek; gerilik, kötülük ve baskıları yok etmek gayesini taşırlar. Topluma karşı kendilerini sorumlu sayarlar. Toplum hayatımızın hızla değişme ve gelişme akımlarının itici fikir gücü Tanzimat'la başlar. Tanzimat'tan sonra orta sınıf oluşur; bu orta sınıf kendi edebiyatını yaratır ve yeni bir edebiyat ortaya çıkar..


Ölçme ve Değerlendirme
1. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yere uygun kelimeyi yazınız.
• Osmanlı toplumunda toplumu temsil eden piramitte padişahtan sonra ASKERLER gelmekteydi.
• KÜBERA KONAKLARI seçkin ve aristokrat aydınları toplayarak hür fikirlerin yayılmasını sağlıyordu.
2. Aşağıdaki cümlelerin bildirdiği yargılar doğru ise karşısına “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Osmanlı toplumunda halk tabakası toplumu temsil eden piramidin tepesinde yer alırdı. (Y)
• Osmanlı İmparatorluğu’nda ordu düzeninin bozulması, devlet yapısındaki çözülüşün bir sonucudur.(D)

• Osmanlı İmparatorluğu’nda yenileşme önce edebî, sonra siyasi, daha sonra askerî alanda gerçekleşmiştir.(Y) askeri alanda olmuştur.
SAYFA 6
3. Aşağıdakilerden hangisi Yenileşme Dönemi padişahlarından değildir?
A) II. Mahmut
B) III. Selim
C) II. Abdülhamit
D) Abdülmecit
E) IV. Murat
(Cevap E)
4. Aşağıdakilerden hangisi III. Selim Dönemiyle ilgili bir yenilik değildir?
A) Mektebi Hukuk’un açılması
B) Tıbbiyenin kurulması
C) Robert Kolejinin açılması
D) Darülfünunun açılması
E) Kübera konaklarının açılması
(Cevap C)

Sayfa 7
Ölçme ve Değerlendirme

1. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.

• Tanzimat Fermanı 1839 yılında ilan edilmiştir. Bu ferman Gülhane-i Hatt-ı Hümayun diye de anılır.

• Tanzimat Fermanı padişah Abdülmecid Döneminde ilan edilmiştir.

• Tanzimat Fermanı'nı Gülhane'de Mustafa Reşit Paşa okumuştur.


2. Edebî eserle ilgili aşağıdaki yargılardan doğru olanların karşısına "D", yanlış olanlarınkarşısına "Y" yazınız.

• Düşünce hayatı edebî eserleri etkiler. (D )

• Edebî eser yazıldığı dönemin siyasi olaylarından etkilenmez. (Y )

• Edebî eserlerin yenileşme hareketlerine hiçbir katkısı olmaz. ( Y)



3. Sosyal hayatı belirleyen ögelerin birlikte oluşturdukları ortam ve bunların hiç birine indirgenemeyen duygu, anlayış ve zevk bütününü ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zihniyet

B) Üslup

C) Düşünce hayatı

D) Edebî eser

E) Yenileşme

4. Osmanlı toplumunu temsil eden piramidi oluşturan unsurların yukarıdan aşağıya doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

A) İlim adamları- Padişah - Zanaatçılar - Askerler - Halk

B) Halk - Padişah - İlim adamları- Zanaatçılar - Askerler

C) Padişah - Halk - İlim adamları- Zanaatçılar - Askerler

D) Padişah - Askerler - İlim adamları- Zanaatçılar - Halk

E) İlim adamları- Padişah - Askerler - Halk - Zanaatçılar


5. Osmanlı İmparatorluğu'nun "Yenileşme Dönemi"ne gelinceye kadar yaşadığı tarihî süreç aşağıdakilerden hangisinde doğru bir şekilde sıralanmıştır?

A) Gelişme heyecanı ve dinamiğinin kaybolması- Sosyal düzendeki çözülme - Devlet yapısındaki çözülüş- Ordu düzeninin bozuluşu - Yenileşme hareketleri

B) Gelişme heyecanı ve dinamiğinin kaybolması- Ordu düzeninin bozuluşu - Devlet yapısındaki çözülüş- Sosyal düzendeki çözülme - Yenileşme hareketleri

C) Ordu düzeninin bozuluşu - Sosyal düzendeki çözülme - Devlet yapısındaki çözülüş- Gelişme heyecanı ve dinamiğinin kaybolması- Yenileşme hareketleri

D) Ordu düzeninin bozuluşu - Devlet yapısındaki çözülüş- Gelişme heyecanı ve dinamiğinin kaybolması- Sosyal düzendeki çözülme - Yenileşme hareketleri

E) Devlet yapısındaki çözülüş- Sosyal düzendeki çözülme - Gelişme heyecanı ve dinamiğinin kaybolması- Ordu düzeninin bozuluşu - Yenileşme hareketleri

CEVAPLAR
3A
4D
5A
 
SAYFA 8:
6. Aşağıdakilerden hangisinde "Yenileşme Dönemi" padişahları sırasıyla verilmiştir?
A) III. Selim - II. Mahmut - Abdülaziz - Abdülmecit
B) III. Selim- II. Mahmut-Abdülmecit-Abdülaziz
C) II. Mahmut- III. Selim -Abdülmecit-Abdülaziz
D) II. Mahmut - III. Selim - Abdülaziz - Abdülmecit
E)Abdülmecit - Abdülaziz - III. Selim - II. Mahmut

7. Aşağıdakilerden hangisi "Yenileşme Dönemi" Osmanlı devlet ya da düşün adamlarından biri değildir?
A) İbrahim Şinasi Efendi
B) Koçi Bey
C) Ahmet Cevdet Paşa
D) Namık Kemal
E) AIİ Suavi
8. Aşağıdakilerden hangisi "Yenileşme Dönemi" edebiyatçılarından değildir?
A) Ahmet Mithat Efendi
B) Ahmet Vefik Paşa
C) Ziya Paşa
D) Mustafa Reşit Paşa
E) İbrahim Şinasi Efendi
9. Aşağıdakilerden hangisi "Yenileşme Dönemi"ne ait edebî eserlerden biri değildir?
A) Vatan Yahut Silistre
B) Tanzimat Fermanı
C) Kutadgu Bilig
D) Zafername
E) Şair Evlenmesi
10. Aşağıdakilerden hangisi Osmanlı İmparatorluğu'nda yenileşme hareketlerinin başlamasının nedenlerinden biri değildir?
A) Batı'yı tanıyanların oradaki hayata ve sosyal düzene ilgi duymaları
B) Osmanlı devlet ve düşün adamlarının Batı'da geliştirilen hukuk ve eğitim düzenine ilgi duymaları
C) Osmanlı şehzadeleri arasındaki taht mücadelelerinin devlete zarar vermesi
D) Batı devletleri ile yapılan savaşlarda alınan yenilgiler
E) Osmanlı İmparatorluğu'nu güçlü kılan sosyal ve siyasi düzenin bozulması

CEVAPLAR
6B
7B
8D
9C
10C
 
LİDER YAYINLARI 11.SINIF EDEBİYAT CEVAPLARI
TANZİMAT EDEBİYATININ OLUŞUMU
SAYFA 10:
Hazırlık Çalışması
1. Etkinlik: III. Selim’den itibaren yapılmak istenen yenilikler ve bu yeniliklerin özellikleri ile ilgilihazırlanan posterleri sırayla sınıfa sununuz. Posterleri daha sonra sınıfın panosuna asınız.

XIX. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİNDE MEYDANA GELEN GELİŞMELER VE YENİLİKLER

ASKERİ ALANDA
Askerlik sürelerinin belirlenmesi ve aske ralımının bir usule bağlanması

DÜŞÜNCE HAYATINDA
Pozitivist düşünce ön plana çıktı.

SOSYAL VE SİYASİ HAYATTA
yönetim merkezi olan babıali güçlendirildi
-Meclis-i ahkam-ı adliye (mahkeme) kuruldu
-Yeni meclisler komisyonlar kuruldu
-Ceza ve ticaretle ilgili yasalar çıkarıldı, yabancılarında katıldığı karma ticaret mahkemeleri kuruldu.
-Padişahın yetkileri kısıtlandı edebiyat fatihinden alıntıdır yönetim yetkisi meclise verildi.
- Ülke vilayetlere sancaklara kazalara köylere ayrıldı valiler kaymakamlar görevlendirildi.
Posta telgra teşkilatı kuruldu, haberleşmede gelişme sağlandı.

19. yüzyılda sosyal hayatta yapılan yenilikler
-Posta telgra teşkilatı kuruldu, haberleşmede gelişme sağlandı.
-Yeni yollar yapıldı, edebiyat fatihinden alıntıdır ilk demiryollarının yapımına başlandı.
-Belediyeler kuruldu
-İlk nüfus sayımı yapıldı (askere gidecekleri belirlemek için)
-Kıyafet değişikliği yapıldı, devlet memurlarına ceket gömlek fes giyme zorunluluğu getirildi.
-Halk avrupai yaşama özenmeye başladı, evlerde yurtdışından mobilyalar ve ev eşyaları kullanılmaya başlandı, eğlence şekilleri değişti.

EĞİTİM ALANINDA
1846'da Mekatib-i Umumiye Nezareti kuruldu.1848 de Darülmuallim (öğretmen okulu) açıldı. Harbiye, Bahriye ve Tıbbiye dışındaki okulların kontrolü bu nezarete verildi.
Rüştiyelerin açılmasına hız verildi.
1868'de Fransızca eğitim ve batılı anlamda ilk eğitim verecek olan lise ile üniversite arasında bir kurum olan Galatasaray Sultanisi açıldı.
1869'da Fransız eğitim sistemini örnek alan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi yayınlandı.
1870'te Dârülmuallimât adında kız öğretmen okulu açıldı.
İlk kez yurt dışına öğrenci gönderildi.
Devlet memuru yetiştirmek amacıyla,Mekteb-i Maarif-i Adliye kuruldu.(II. Mahmut)
EKONOMİ ALANINDA
1841-1842 yılında bu cevaplar edebiyat fatihi net'ten alıntıdır.ilk bütçe hazırlandı, 1846-1847 yılında ise ilk modern bütçeye geçildi.
Vergilerin mükellefler arasında düzgün ve gelirlere göre dağıtılması amaçlandı.
Devlet görevlilerinin halktan resmi vergiler dışında aldıkları vergiler yasaklandı.
1840'ta Kaime-i Nakdiye ismiyle ilk kâğıt para dolaşıma sokuldu.
1855'te Kırım Savaşı'nın maddi yükünü karşılamak için tarihte ilk kez dış borç alındı.Borç ingiltereden alınmıştı


3.ETKİNLİK
TANZİMAT EDEBİYATI NİÇİN VE NE ZAMAN BAŞLAMIŞTIR?

Tanzimat Dönemi kültürel ve siyasi hareketlerinin sonucu olarak ortaya çıkmış edebiyat akımı. 3 Kasım 1839'daMustafa Reşid Paşa tarafından ilan edilen Gülhane Hattı Hümayunu da denilen yenileşme beratının yürürlüğe konmuş olmasından doğmuştur. Bu olay daha sonraları Tanzimat Fermanı olarak adlandırılacak, gerek siyasî alanda gerek edebî ve gerekse toplumsal hayatta batıya yönelmenin resmi bir belgesi sayılacaktır. Edebiyat tarihçilerimiz de 1839 yılını Tanzimat edebiyatının başlangıcı olarak kabul edeceklerdir.
 
sayfa 12 Metni İnceleme
1. Tanzimat Fermanı niçin ilan edilmiştir?
Avrupalı Devletlerin Osmanlı Devleti’nin iç işlerine karışmasının önüne geçmek ve yine Avrupalı devletlerin Mısır sorununun çözümünde ve de Boğazlar meselesinde Osmanlı Devleti’ne destek olmalarını sağlamak gibi sebeplerden dolayı böyle bir reform hareketine gidilmiştir. Ancak asıl önemli neden son zamanlarda iyice zayıflayan ve çalkantıların yaşandığı devleti ve toplumu demokratik bir şekle sokmak ve böylelikle Osmanlı Devleti’ni içinde bulunduğu kötü durumdan kurtarmak isteği bu fermanın ilan edilmesinde etkili olmuştur. Bu nedenlerden dolayı 3 Kasım 1839 da Tanzimat Fermanı (Gülhane Hattı Hümayunu) ilan edildi. (Tanzimat Fermanının ilanıyla Osmanlı tarihinde yeni bir dönem açılmış (Tanzimat Devri) Bu devir 1876'ya kadar devam etmiştir.
2. Tanzimat Fermanı ile devlet - kişi ilişkisinde gerçekleştirilmek istenen değişiklikler hangi alanlarda olmuştur?
Bireysel haklar, eğitim,hukuk,askeri , sosyal alanlarda...
3. Tanzimat Döneminin tanınmış edebiyatçıları nasıl yetişmişlerdir?



Tanzimat dönemi sanatçıları, genel olarak toplumun zengin kesiminden çıkmış, iyi yetişmiş kişilerdir. Halk kökenli değillerdir; ama halkı bilinçlendirip uyandırmaya çalışmışlardır."Toplum için sanat" düşüncesini benimsemişlerdir.Bu sanatçıların yetişmeleri tümüyle eski kültürle olmuştur.
4. Tanzimat Döneminin önde gelen kültür ve sanat muhitleri nerelerdir?
Tanzimat döneminde Beyoğlu eskiden beri gayr-ı Müslimlerin (Hristiyan ve Yahudiler)zorunlu ikamet yeri olarak Batılı yaşamı sürdüren ve Batı’dan gelen yeniliklerin görüldüğü ilk yer olma özelliğine sahiptir.19.yüzyılda Beyoğlu’nda Batı mimarisiyle yapılan binalar bulunmakta eğlence ve Avrupai bir yaşamın ön planda olduğu dini kaygılardan uzak bir hayat sürülmüştür.
Metni İnceleme
1. Metne göre Tanzimat’la başlayan yenileşme hareketlerinin yansımaları edebiyatımızda ne zaman ortaya çıkmaya başlamıştır?
Tanzimat fermanı ile Tanzimat edebiyatı aynı zamanda olmamamıştır. 1839 yılında Tanzimat fermanının edebiyat fatihinde alıntıdır,tıklayın farkı görün halka ilan edilmesiyle Osmanlı devleti aydınlarının yönü doğudan Batı uygarlığına çevrilmiştir. Böylece Türk aydını batıyı tanıma fırsatı bulmuştur. Tanzimat edebiyatının oluşması için gereken hazırlık dönemi başlamıştır.
2. Edebiyattaki yenileşme hareketinin ortaya çıkış sebepleri nelerdir?
Batı’daki gelişme ve değişimleri edebiyat fatihi.net alıntıdır yakın takip etmek
Edebiyatı toplumu eğitmek için bir araç olarak kullanılması isteği
3. Edebiyatta yenilik hareketleri hangi alanlarda kendisini göstermiştir?
Edebi türlerde (makale,roman,hikaye vb.)
Şiir alanında...
Çevirilerde...
edebi akımlarda
4. Etkinlik: Üç gruba ayrılınız. Grup sözcülerinizi belirleyiniz. Birinci grup sözcüsünden Tanzimat yıllarında gazeteciliğe niçin önem verildiğini, ikinci grup sözcüsünden Tanzimat Döneminde çıkan gazeteleri ve özelliklerini, üçüncü grup sözcüsünden ise Tanzimat’la birlikte edebiyatımızda hangi edebî türlerin görülmeye başlandığını açıklamasını isteyiniz. Edindiğiniz bilgileri tartışınız. Ulaştığınız sonuçları grup sözcülerinden sözlü olarak ifade etmelerini isteyiniz.

Tanzimat döneminde gazeteciliğe niçin önem verilmiştir?


  • Gazetenin Batılı devletlerdeki işlevinin ve gücünün anlaşılması
  • Gazetenin ticari bakımdan kitaba göre daha avantajlı olması,pazarlanmasının kolay olması
  • Halkın anlayabileceği bir dille yazılması
  • Gazetenin basılan kitaplarla ve oynan tiyatro oyunlarıyla ilgili haber vermesi
  • Roman ve tiyatro eserlerinin tefrika edilmesini sağlaması ileriki yıllarda şiirlere ve edebiyat konularına halkın kolayca ulaşmasını sağlaması
  • Toplumsal konuların edebi türlere girmesini sağlaması
Anlama ve Yorumlama
5. Etkinlik: Tanzimat Döneminde getirilen yenilikler kökten bir değişime mi yöneliktir, yoksa sınırlı bazı düzenlemeleri mi içermektedir? Örnekler vererek açıklayınız.
Kökten yenilik değildir, ihtiyaca cevap vermeyen alanlarda düzenlemelere gidilmesidir.
6. Etkinlik: Getirdiğiniz hikâyeyi arkadaşlarınızla paylaşınız. Okuduğunuz hikâyeleri dikkate alarak Tanzimat sonrasında yazılan edebî eserlerde sosyal faydaya önem verildiğini metinlerden örnekler vererek açıklayınız.
 
Sayfa 13
Ölçme ve Değerlendirme

1. Aşağıdaki cümlelerin bildirdiği yargılar doğru ise karşısına “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Tanzimat Fermanı, Osmanlı yönetiminin Batı uygarlığına geçme isteğinin ifadesidir. ( Y)
• Sultan Abdülmecit, yenilik hareketlerine halkın yoğun talebi sonucu başlamıştır. (Y )
• Tanzimat Döneminde gazete, yeni edebî türlerin tanınmasını sağlamıştır. (D )
2. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
• 1839 yılında Padişah Abdülmecit tarafından ilan edilen TANZİMAT FERMANI ile yeni bir
devir başlar.
• Yenilik hareketinin fikrî yönünü MUSTAFA REŞİT PAŞA Paşa idare etmiştir.
• Tanzimat hareketini başlatan Abdülmecit’ten önceki padişahlar II.MAHMUT ve
................................... .
• Tanzimat ile başlayan yenilikler moda ve taklit yoluyla, toplumun SOSYAL hayatına da girmiştir.

3. Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat Dönemi yenileşme hareketleriyle ilgili değildir?
A) Beyoğlu’nda Avrupai kurumların açılması
B) Esirliğin kaldırılması
C) Bayramlaşma törenlerinde hükümdarın konuşma yapması
D) Ölçü ve tartı birimlerinin değişmesi, miladi takvimin kabul edilmesi
E) Haremde piyano derslerinin verilmesi
 
Hazırlık Çalışması
1. Etkinlik: Tanzimat’la birlikte kültür ve edebiyat hayatımıza giren ve gazete çevresinde gelişen öğretici metin türlerini aşağıdaki tabloya yazınız.
Makale,roman,öykü,tiyatro,eleştiri,fıkra...
2. Etkinlik: Rönesans ile Tanzimat’ın benzerliklerini belirleyerek aşağıdaki tabloya yazınız.
BATI’DAKİ RÖNESANS İLE BİZDEKİ TANZİMAT HAREKETİ ARASINDA HANGİ YÖNLERDEN BENZERLİKLER VARDIR?
· İki hareket de Ortaçağ zihniyetine karşı girişilen bir yenileşme hareketidir.


· İki harekette de yeni kavram ve düşüncelere yöneliş başlamıştır.


· İki harekette de insana değer verilen bir gelişme başlamıştır.


· İki harekette de eleştirel bir yaklaşımla içinde yaşanılan dini-sosyal ekonomik kültürel ve felsefi değerler ve bunları temsil eden kurum-kuruluşlar sorgulanmaya başlanmıştır.


· Rönesans’ta kralların iktidarında zayıflama Tanzimat’ta padişahların yetkilerinde sınırlama görülmüştür.


· ARADAKİ FARK İSE RÖNESANS DOĞAL ŞEKİLDE GELİŞMİŞ ,TANZİMAT İSE DEVLET ELİYLE YAPILAN BİR YENİLEŞME HAREKETİDİR.
 
Ulam okullar açılalı bir hafta oldu hemen mi cevapları düştü şu kitapların :/
 
1. Metne göre gazetenin ortaya çıkış aşamalarını sırasıyla söyleyiniz.


  • İlk gazete Çin'de ortaya çıkmış.
  • Sonra Roma’da meşhur hükümdar Kayser-i Rum zamanında Kayser’in emriyle Diurna Acta (Diyorna Akta) isminde ve gazete şeklinde bir takım evrak neşrolunmaya başlamış
  • yazılı olarak bundan 260 sene önce Venedik’te gazete tekrar çıkmaya başlamış ve ondan beri birçok yerde benzeri ortaya çıkmış


2. Metnin yazılış amacını belirleyiniz.
Metnin yazılış amacı okuyucuya gazete ve gazeteciliğin gelişimi hakkında bilgi vermektir.
3. Metnin ana düşüncesini bulunuz.
Gazete faydalı bir kitle iletişim aracıdır.
4. Metnin anlatım türünü belirleyerek bu türün özelliklerini açıklayınız. Bu türün Tanzimat’tan önceki edebiyatımızda benzerinin olup olmadığını belirtiniz (Metnin anlatım türünü belirlerken 10. sınıf Dil ve Anlatım dersinin 2. ünitesinden öğrendiğiniz bilgilerden yararlanınız.).
Metnin anlatım türü açıklayıcı,öğretici anlatım türüdür.Bu anlatım türünün daha önceki dönemlerde de benzerleri vardır.
5. Metinden, edebiyatımıza Batı edebiyatından geçmiş yeni kavram, ifade, söz ve söz gruplarını belirleyiniz.
Gazete, jurnal vb. kelimeler...
6. Metinde gündelik hayatla ilgili kelimelerden nasıl yararlanıldığını metinden örnekler vererek açıklayınız.

7. Metne göre gazete toplumsal yaşamda hangi ihtiyaçlar sonucunda ortaya çıkmıştır?
Bilgilenmek ve haber almak ...

4. Etkinlik: İki gruba ayrılınız. Grup sözcülerinizi seçiniz. Yukarıdaki metnin ana düşüncesi ile dönemin sosyal yaşayışı ve gerçekliği arasındaki ilişkiyi tartışarak belirleyiniz (birinci grup). Yukarıdaki metnin ana düşüncesinin günümüzde ele alınıp alınamayacağını tartışarak belirleyiniz (ikinci grup).
Tanzimat döneminde gazete bilgilendirmek, eğitimek ve bilinçlendirmek için dönemin aydınları tarafından kullanılmıştır.Batı'dan gelen yeniliklerin halka ulaşmasında gazetenin önemi bir işlevi olmuştur.
Ulaştığınız sonuçları grup sözcülerinden sözlü olarak açıklamalarını isteyiniz.
5. Etkinlik: Yukarıdaki metinden hareketle gazete türünün başta öğretici metinler olmak üzere kültür ve edebiyatımızda yüklendiği işlevlerin neler olduğunu tartışınız. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
Demokratik toplumların hayatında en önemli rolü fikirler oynamaktadır.Fikir özgürlüğününün olduğu her yerde kişiler, çeşitli olanak ve araçlardan faydalanarak fikirlerini savunmak isterler. İşte bu araçların en önemlisi ve etkilisi gazetedir. Gazete: dünyadaki bütün olup biten olayları günü gününe halka bildiren, haberleri kendi görüşü ile yorumlayan, ufkumuzu her türlü bilgiler vererek genişleten düşüncelerimizi aydınlığa götüren basılmış kağıtlar topluluğudur. Tanzimat gazeteciliği ise, halkın görüşünün yanı sıra edebiyatı da değiştirir. Bu gazeteleri okuyanlar, batıdaki yeni dünya görüşü ile karşılaşırlar.özellikle dergilerin çıkışı gazetelerden sonra geldiği için edebiyatla ilgili ilk yazılar gazetelerde yayınlanır.
 
1. Okuduğunuz metin kaç birimden oluşmaktadır ve bu birimlerde neler anlatılmaktadır? Anlam birliğine sahip bu birimler metnin iletisi etrafında nasıl birleşmiştir?
3 birimden oluşmuştur.Bu birimler "gazetenin gerekliliği" iletisi etrafında birleştirilmiştir.
2. Metnin yazılış amacını belirleyiniz.

Metnin yazılış amacı bilgilendirmek,okuyucuya bilgi vermek, aydınlatmaktır.
3. Tercüman-ı Ahval gazetesinin yayımlanma sürecini merkezî otoritenin basına bakış açısını da dikkate alarak açıklayınız.
Osmanlı memleketlerinde gayrimüslim halkın kendi dillerinde hâlâ çıkardıkları gazeteler bile belki kendi hukuklarından daha serbestti fakat asıl Osmanlı gazetelerinin bahsine gelince resmî olmayan evrakların çıkarılmasına devam edilmesinde her nasılsa şimdiye kadar hâkim milletten hiç kimse kendini zahmete sokmamıştır.Daha sonra Şinasi özel bir gazete çıkarmanın gerekliliğini anlayarak ilk özel gazetemiz olan Tercüman-ı Ahval'i çıkarmıştır.
4. Sanatçıların, Tanzimat öncesinde eserlerini devlet büyüklerine sunma geleneği söz konusudur.Tanzimat’la birlikte devlet büyükleri yanında eserlerin meclis üyelerinin de denetiminden geçmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yorumu size bırakıyoruz.
5. Okuduğunuz metinde - metnin yazıldığı dönemi dikkate alarak- “yeni” kabul edilecek kavram terim, ifade, söz ve söz gruplarını belirleyiniz.
yüce meclis,kanun,mazbata...


6. Okuduğunuz metnin hangi geleneğe bağlı kalınarak yazıldığını söyleyiniz.
Makale geleneğine
8. Etkinlik: İki gruba ayrılınız. Grup sözcülerinizi seçiniz. Sözcülerinizden aşağıdaki tabloyu tahtaya çizmelerini isteyiniz. İbrahim Şinasi’nin fikrî ve edebî yönü (birinci grup) ve incelenen iki metinle İbrahim Şinasi arasındaki ilişki hakkında (ikinci grup) çıkarımlarda bulununuz. Grup sözcülerinden ulaşılan sonuçları

tabloya yazmalarını isteyiniz.
ŞİNASİNİN FİKRİ VE EDEBİ YÖNÜ:


http://www.forumbahane.net/turk-dili-ve-edebiyati/503641-sinasinin-edebi-kisiligi.html#post1959256

YAZAR-ESER İLİŞKİSİ:
Makale Şinasinin kültürel ve toplumsal hayatta değişimi gerçekleştirmeye çalışması ve onun yenilikçi yönünü yansıtmaktadır.
 
1. Metindeki ifadelerde açıklık ve kesinlik söz konusu mudur? Metinden örneklerle açıklayınız.
Metindeki ifadelerde açıklık ve kesinlik söz konusudur."Şiir nesri de nazmı da içine alır."Edebiyat içinde ruhu en çok cezbeden sözler şiirdir."vb. gibi örnekler verilebilir.
2. Metinde konu dile getirilirken somut ifadelerden yararlanılmış mıdır? Nasıl?


3. Metnin yazılış amacını belirleyiniz.
Bilgilendirmek, aydınlatmak...
4. Metinde savunulan düşüncelerden ve metnin dil özelliklerinden yola çıkarak metnin hangi geleneğe bağlı kalınarak yazıldığını belirleyiniz.
Makale geleneği
 
Anlama ve Yorumlama
1. Gazetenin kültür ve edebiyatımızdaki işlevi nedir? Tartışarak belirleyiniz.


  • Toplumların aydınlanmasında, reaksiyon göstermesinde gazetenin önemli bir rolü vardır.
  • İnsanların haber alma ihtiyacını karşılar.
  • Her türlü yenilik, değişimin topluma ulaşmasını sağlar.
  • Kamusal görevlerin tam anlamıyla ve gerçeğe uygun yerine getirilmesini sağlar.
  • Görüşlerin yayılmasını sağlar.
  • Toplumun bilmesi gereken olaylar, durumlar halktan gizlenmez, gazete bu açıklığı sağlar
  • Toplumu iç ve dış olaylar hakkında bilgilendirir, bilinçlendirir.Toplumun çıkarlarına ters düşecek işler yapanlar teşhir edilir.
  • Adaletin sağlanmasına katkıda bulunur.
  • Kamuoyu oluşturur.
  • Dil birliği sağlar.
  • Gazetenin kültür-sanat ve edebiyatla ilgili haber vermesi, edebi ürünlere halkın kolayca ulaşmasını sağlaması kültürel işevidir.
b) “Heşt Behişt, Seyahatname, Avrupa Ahvaline Dair Risale” adlı metinlerin hangi geleneğe bağlı kalınarak yazıldığını, Tanzimat Dönemi öğretici metinlerinde eski-yeni ikiliğini yansıtan ögeler olup olmadığını belirleyiniz. Ulaştığınız sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
Divan edebiyatı nesir geleneğine bağlı kalınarak yazılmıştır.Tanzimat Dönemi öğretici metinlerinde Arapça ve Farsça sözcük ve tamlamaların kullanılması;fakat yeni konular ve temalar işlemeleri eski-yeni ikiliğini gösteren ögelerdir.
 
Yukarıdaki metinde Divan edebiyatına ait özelliklerle Tanzimat’la getirilen yeniliklerin neler
olduğunu verilen ölçütlere göre belirleyerek tablodaki uygun yerlere yazınız.
a. Tema
b. Dil ve anlatım
c. Nazım biçimi



 
Ölçme ve Değerlendirme
1. Aşağıdaki cümlelerin bildirdiği yargılar doğru ise karşısına “D”, yanlış ise “Y” yazınız.
• Tanzimat Döneminde çıkarılan ilk gazete, halka haber ve bilgi verme aracı olarak görüldüğü için
bu gazetenin adı “Tercüman-ı Ahval” olarak konmuştur. ( D)
• Edebiyatımızda, Tanzimat’la birlikte gazete çevresinde gelişen türlerden biri de mesnevidir. ( Y)
• Gazetenin edebî konulara ayrılan alt kısmına tefrika denir. (D )
2. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun kelimeleri yazınız.
• Matbaa ve gazetenin 2300 yıl kadar önce ÇİN'de ortaya çıktığı tahmin edilmektedir.
• Gazete İTALYANCA , jurnal ise FRANSIZCA bir kelimedir.
• 22 Ekim 1860 yılında yayın hayatına başlayan ve çıkış tarihi Tanzimat edebiyatının başlangıcı
sayılan gazete TERCÜMAN-I AHVAL'DİR.
3.Metnin :
Yazılış amacı : Okuyucuya bilgi vermek
Konusu : Gazetenin önemi
Ana düşüncesi : .Bir devlet ve milletin ihyası gazetelerle olur.
Türü : Makale
4.Yukarıdaki metne göre Atatürk’ün basın hakkındaki düşüncelerini aşağıda boş bırakılan yere yazınız.
Atatürk'e göre basın bir ulusun genel sesidir.Basın toplumu aydınlatmada ve uyarmada, düşünce ürünlerini vermede başlı başına bir güçtür.
 
Etkinlik: Tanzimat Dönemi şiiri ile ilgili araştırma yapınız (24. sayfadaki 1. etkinlik içindir.).



Tanzimat Şiirinin Özellikleri
1- Tanzimat şiiri hiçbir zaman belirli bir sınıfın şiiri olmamıştır. Ortak oluşu ve ortak düşünceyi birinci plana getirmiştir. Bunu da gösterişli bir Avrupa etkisiyle yapmıştır.

2- Tanzimat şiiriyle faydalı ülkücü ve inkılapçı heyecanlar millete aşılanmaya çalışıldı.

3- İçeriğinde önemli değişiklikler meydana geldi. Divan şiirinin konuları yerini yeni konulara bıraktı.

4- Tanzimat devrinde Avrupa edebiyatından bir çok eser dilimize çevrildi. bu tercümeler sayesinde ölüm felsefesi doyasıya tabiat tasvirleri varlıklar ve olaylar karşısındaki insan tavırlarının değişik ifadeleri gibi konular Türk şiirine girdi.

5- Türk şiirinin başka bir konusu olan hakiki kadın aşkı Türk zevkine ve Türk ahlakına uygun olarak Türk şiirinde kendine layık olan yeri bu dönemde buldu.

6- Hürriyet ve vatan temaları da bu dönemde şiire girdi.

7- Tanzimat şiirinin ilk zamanlarında şiir cümlesi mısra ve beyit ölçüleriyle söylenmekle beraber giderek şiirde toplu güzellik anlayışına önem verildi.

8- Tanzimat şiirinde bir nokta eksik bırakıldı. O da şiirin bir musiki cümlesi olarak işlenmesiydi. Tanzimat nazmı Muallim Naci zamanında ve Servet-i Fünun şiirine kadar genellikle ihmal edilmiş seslerle söylenmiştir. Ancak Namık Kemal ve Hamit bu ses noksanını mısralara verdikleri heyecan ve yücelikle gizleyebilmişlerdir.

9- Tanzimat şiiri divan şiirinden tamamen kopamamıştır. Divan şiirinde en çok bağlı kaldığı unsurlar teknik unsurlardır. Bu devirde hece veznine olan ilgi biraz artmışsada aruz eski hakimiyetin devam ettirmiştir. Divan nazmının şekilleri ve sanatlarıda tamamiyle atılamamıştır. Bu nedenle Tanzimat devrinde nazım şekillerinde bir bütünlük görülmez.

10-Tanzimat devrinde şiirin eski hakimiyetine son verildi. Eserler daha çok Avrupa'nın sadeleşen ve modernleşen nesillerine benzer şekilde verildi.

11) Tanzimat şiirinin gelişmesinde tercüme şiirin büyük etkisi vardır. Şinasi'nin Tercüme-i Manzumesi'ndeki şiirlerinde başka Ethem Pertev Paşa'nın Sadullah Paşa'nın Recaizade ve Muallim Naci'nin şiir tercümeleri Türk şiirinde yeni bir zevkin ve yeni bir anlayışın ifadeleridir.

12) Yeni şiire Avrupai şekli ve kafiye tarzını veren ilk şair Hamid'dir. Şairin Duhter-i Hindu (Hindu kızı) eklediği Avrupai tarzı kafiyelendirilmiş bir manzumesi yeni Türk nazmında Avrupai şeklin ilk te'lif örneği sayılmaktadır.

13) Şekil bahsi bir yana bırakılırsa gerek Pertev Paşa'nın manzumeleri gerekse Sadullah Paşa'nın Lamertine'den çevirdiği Göl şiiri Türk edebiyatında Avrupai şiirlerdir.



Tanzimat Dönemi Şairleri :
* Her iki dönem şairleri biçim yönünden Divan şiiri geleneğine bağlı kalmışlardır.
* Her iki dönem şairleri Romantizmin etkisinde kalmışlardır. Bu dönem şiirinin Batı düşüncesiyle klasizm ve romantizm edebi akımlarıyla ilişkisi vardır.
* 1.dönem şairleri toplum için sanat anlayışını; 2.dönem şairleri ise sanat için sanat anlayışını benimsemişlerdir.
* 1.dönem şairleri vatan, millet, adalet gibi konuları ele alırken; 2. dönemdekiler aşk, doğa, ölüm gibi konuları ele almışlardır. Dolayısıyla konu ve temada yenilik yapmayı başarmışlardır.
* 1.dönem şairleri dilde sadeleşmeyi amaçlamış ancak bunda başarılı olamamışlardır. 2. dönem şairleri ise ağır olan bu dili daha da ağırlaştırmışlardır. Şiirde sanatlı söyleyiş her iki dönem şairleri için de amaç olmaktan çıkmıştır.
* İki dönemin şairleri de şiirde parça güzelliğini bırakıp bütün güzelliğine ve konu birliğine önem vermiştir.
* Aruz ölçüsü kullanılmaya devam ederken az da olsa hece ölçüsü kullanılmıştır.
* Gazel, kaside, terkib-i bent gibi eski nazım şekilleri kullanılmaya devam etmiştir.
Özellikle ikinci dönem sanatçıları yeni nazım şekilleriyle şiir yazmada başarılı olmuşlardır (A.Hamit Tahran, Recaizade Mahmut Ekrem başarılıdır).

* Tanzimat şairleri bireysel duygu düşünce ve anlatıma önem vermiş, böylece Türk edebiyatına Batı'daki bireyci anlayışı getirmişlerdir.


Tanzimat Dönemi şiirinin en önemli temsilcisi kimdir?

Tanzimat döneminde yeni şiirin ilk temsilcisi olan Şinasi (1826-1871), Fransa'ya gitmeden önce klâsik kasideler yazmıştır. Fakat Fransa'dan döndükten sonra kasidede biçim açısından değişiklikler yapmış, ayrıca toplumsal kavramlara yer vermiştir. Artık şiirleri duygusallıktan yoksundur, akılcılık öne çıkmıştır. Bu yönüyle Şinasi Tanzimat'tan sonraki edebiyatımızda akılcılığın öncüsü olarak yerini almıştır.


Şinasi konuşulan Türkçe ile yeni bir şiir dili yaratmayı amaçlamışsa da bunda başarılı olamaz. Ancak bu konuda öncülük etmesiyle, batılı Türk edebiyatının oluşmasına katkılarıyla önem kazanmıştır.


Etkinlik: İki gruba ayrılınız. Ziya Paşa’nın yaşamı (birinci grup), sanatı ve sanat anlayışı hakkında (ikinci grup) bilgi edininiz (26. sayfadaki 2. etkinlik içindir.).


  • ZİYA PAŞA 1825-1880)
  • Şinasi ve Namık Kemal'le birlikte Tanzimat'la başlayan yeni Türk edebiyatının ilk aşamasını oluşturan üç sanatçıdan biridir.
  • Ziya Paşa meşrutiyetçi ve toplumcu bir şairdir.
  • Çeşitli devlet kademelerinde çalışmış, politika ve sanatla uğraşmıştır.
  • Düşünceleriyle yenilikçi, yapıtları ve yaşantısıyla eskiye bağlı bir sanatçı olan Ziya Paşa’daki tezat ve ikilik hem yaşantısına hem de yapıtlarına yansımıştır.
  • Hürriyet gazetesinde çıkan "Şiir ve İnşa" makalesinde Halk edebiyatını ve dilini savunur, gerçek şiirimizin halk şiiri olduğunu belirtmiştir.Bir süre sonra hazırladığı "Harabat" adlı antolojide Divan şiirini yücelterek Halk şiirini kötülemiş ve halk ozanlarının şiirlerini "eşek anırması" olarak nitelemiştir.
  • Hem biçim hem de hayalleri ve duyuş tarzı bakımından divan şiirine bağlıdır.
  • Divan şiiri nazım biçimlerini kullanan sanatçının lirik sayılabilecek gazelleri vardır.
  • Sade bir dili savunmuş, beğenmiş; ancak Arapça, Farsça tamlamalarla yüklü bir dil kullanmıştır.
  • Hece ölçüsüyle yazdığı birkaç türküsü dışında bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmıştır.
  • Tanzimat Edebiyatının bütün özelliklerini taşır. Tanzimat Edebiyatını oluşturan dört önemli etki (divan şiiri, mahallileşme etkisi, Batı etkisi, âşık tarzı) onun şiirlerinde ve düz yazılarında görülür.
  • Türk edebiyatında terci-i bent ve terkib-i bent türlerinin en önemli şairlerindendir.
  • En ünlü şiiri Terkib-i Bent DÖNEMİNİN SOSYAL BİR ELEŞTİRİSİDİR.(Ziya Paşa bu şiirini Bağdatlı Ruhi'ye nazire yazmıştır)
ESERLERİ VE TÜRLERİ



  • Hiciv: Zafername
  • Düzyazı: Rüya
  • Mektup: Veraset Mektupları
  • Şiir: Eş’ar-ı Ziya
  • Makale: Şiir ve İnşa
  • Anı: Defter-i Amal
  • Tercümeleri: Viardot’tan Endülüs Tarihî‘ni, Cheruel ile Lavallee’den Engizisyon Tarihî‘ni, J.J. Rousseau’dan Emil‘i, Moliere’den Tartuffe‘ü tercüme etmiştir.
Etkinlik: İki gruba ayrılınız. Namık Kemal’in yaşamı (birinci grup), sanatı ve sanat anlayışı hakkında (ikinci grup) bilgi edininiz (29. sayfadaki 6. etkinlik içindir.).





  • 21 Aralık 1840'da Tekirdağ'da doğmuş, 2 Aralık 1888'de vefat etmiştir.
  • Tanzimat döneminin "en gür sesli vatan şairi" olarak tanımıştır.
  • Hürriyet kavramını şiirde ilk kez kullanan şairdir.
  • Divan edebiyatı nazım biçimlerini kullanmıştır. Gazel, kaside, murabba gibi eski nazım biçimleriyle yeni kavram ve konuları işlemiştir. “Kanun, vatan, hürriyet, adalet, hak, hukuk” gibi konuları işlemiştir.
  • Şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmıştır. Tiyatrolarında geçen bazı şiirlerinde hece ölçüsünü kullanmıştır.
  • Şiiri, düşüncelerini aktarmak için bir araç olarak kullanmıştır. Şiirde sosyal konulara ağırlık vermiştir.
  • Toplum için sanat ilkesine bağlı kalmıştır.
  • Şinasi’yle tanışıncaya kadar tümüyle divan şiiri çizgisinde yazmıştır. Şinasi’yle tanıştıktan sonra divan şiirinden uzaklaşarak Batı şiiri çizgisine yaklaşmıştır.
  • Şiirinde üç farklı dönem vardır:
  • a. İlk dönem şiirleri, biçim bakımından eski, konu (öz) bakımından yenidir. (Gazelleri)
  • b. Daha sonraki şiirleri, biçim bakımından eski, konu (öz) bakımından yenidir. (Hürriyet Kasidesi)
  • c. Son dönem şiirleri biçim ve konu (öz) bakımından da yenidir. (Vaveyla)
  • Divan şiirini, abartılı bir biçimde eleştirmiştir, kocakarı masallarına benzetmiştir.
  • Romantizm akımının etkisinde kalmıştır.
  • Romanları teknik açıdan kusurludur. Araya girip bilgi vermiştir.
  • Düz yazılarında (nesirlerinde) sanatkârane (edebi) bir üslup kullanmıştır.
  • Yazıda konuşma dilinin kullanılmasından yana olmuş ve özellikle tiyatrolarını sade bir dille yazmıştır.
  • Tiyatroyu halk eğitiminde bir araç olarak görmüştür.
  • Tiyatro yapıtlarının konularını günlük hayattan veya tarihten almıştır.
  • Ona göre “Tiyatro bir eğlencedir ve eğlencelerin en faydalısıdır.”
  • Tiyatrolarının tümü dramdır.
  • Vatan yahut Silistre isimli oyunu sahnelendikten sonra Mağusa’ya sürülmüştür.
  • Türk edebiyatındaki yerini, düz yazı alanında; özellikle roman, tiyatro, makale, biyografi, eleştiri, tarih türünde yazdığı yapıtlar belirlemiştir.
  • Gazetecilik yönü de vardır, Ziya Paşa ile birlikte Hürriyet gazetesini çıkarmıştır.
  • Sosyal ve siyasi konularda hicivler de yazmıştır.
  • Encümen-i Şuara topluluğunda yer almıştır. Osmanlıcılık düşüncesini benimsemiştir.
  • “Lisan-ı Osmani’nin Edebiyatı Hakkında Bazı Mülahazat-ı Şamildir” makalesinde dil ile ilgili görüşlerini ortaya koymuştur.
  • Renan Müdafaanamesini Fransız tarihçi Ernest Renan’ın “İslamiyet, ilerlemeye engeldir.” düşüncesini çürütmek için yazmıştır.
  • Eserleri
    • Tiyatroları: Vatan Yahut Silistre, Zavallı Çocuk, Akif Bey, Celaleddin Harzemşah, Kara Bela, Gülnihal
    • Romanları: İntibah, Cezmi
    • Eleştirileri: Tahrib-i Harâbât, Takip, Renan Müdafaanamesi, İrfan Paşa’ya Mektup, Mukaddeme-i Celal
    • Tarih Kitapları: Devr-i İstila, Barika-i Zafer, Evrak-ı Perişan, Kanije, Silistre Muhasarası, Osmanlı Tarihi, Büyük İslam Tarihi
    • Şiir: Hürriyet Kasidesi, Vatan Şarkısı, Vatan Mersiyesi, Vaveyla (Çığlık)
  • ESERLERİ HAKKINDA KISA BİLGİLER
** CEZMİ: Namık Kemal; roman; Türk edebiyatının ilk tarihi romanıdır; Türk – İran savaşları anlatılır; taht kavgası konu edilir; roman, Kırım Şehzadesi Adil Giray'ın yaşadığı aşk ve Cezmi'nin onu kurtarmak isterken geçirdiği serüvenleri anlatır…
** İNTİBAH: Namık Kemal; roman; Türk edebiyatının ilk edebi romanıdır; eserde cariyelik konusu işlenmiştir; roman, Ali Bey adlı toy bir delikanlının yaşamı ve evlilik macerası konu edinir; eser teknik olarak pek başarılı değildir; iyi ve kötü tipler gerçekten uzak, aşırı niteliklere sahiptir…
** AKİF BEY: Namık Kemal; tiyatro; yine yazarın Magosa'da yazdığı bu eserinde, yurtsever bir deniz subayının göreve koştuğu sırada karısının kendisine bağlılık göstermeyişini anlatırken, ahlaksal bir yorum da getirmiştir…
** CELALETTİN HARZEMŞAH: Namık Kemal; tiyatro; 15 perdelik tarihi bir oyundur; eser oynanmak için değil okunmak için yazılmıştır; Namık Kemal'in en beğendiği yapıtı olarak bilinir; oyun, Moğollara karşı İslam dünyasını koruyan Celaleddin Harzemşah'ın kişiliği çevresinde geli-şir; bu eserde Namık Kemal, İslam birliği düşüncesini kapsamlı bir biçimde sergilemiştir…
** GÜLNİHAL: Namık Kemal; tiyatro; yazarın tiyatro eserleri içinde teknik yönden en başarılı oyunudur; yazarın, Magosa'dayken yazdığı bu eserinde baskıya ve zulme karşı duyduğu tepkiyi dramatik bir biçimde dile getirmiştir; oyunun sahnelenmesinde pek çok bölüm sansür tarafından çıkarılmıştır…
** KARA BELA: Namık Kemal; tiyatro; yazarın piyeslerinin içindeki en zayıfı ve kendisinin esas meseleleri ile irtibatı en gevsek olanıdır; Magosa'da yazılan bu eser, saray hizmetindeki bir harem ağasının, bir şehzadeyi seven ve babası Hint hükümdarı olan bir kıza olan aşkı ile bunların ölümlerine yol açan faciayı anlatır; bu bakımdan konusu itibariyle Kara Bela diğer tiyatrolardan ayrılmaktadır; Kara Bela'da padişahlara ders verilmek istenmiş, sarayların iç yüzü halkın gözleri önüne serilmek istenmiştir…
** VATAN YAHUT SİLİSTRE: Namık Kemal; ti-yatro; Türk Edebiyatı'nın batılı anlamda yazılıp oynanan ilk tiyatro yapıtıdır; bu oyun Gedikpaşa Tiyatrosu’nda oynanmıştır; yazarın tiyatroların içinde en çok yankı uyandıran oyunudur; teknik bakımdan kusurludur; toplumun bozulan moralini düzeltmek amacıyla yazılmıştır; bu oyundan sonra yazar sürgüne gönderilmiştir; kısaca bu oyunda, Türk-Rus Savası'nda gönüllü olarak cepheye giden sevgilisinin ardından, cephede O'nunla beraber bulunmak ve onunla aynı kaderi paylaşmak için asker kıyafetine girip, Silistre müdafasına iştirak eden genç bir kız ile genç bir adamın aşkı etrafında gelişerek, Türk askerinin vatan uğruna gösterdiği fedakârlığı canlandırır…
** ZAVALLI ÇOCUK: Namık Kemal; tiyatro; yazar bu eserinde görücü yoluyla evlenmeye karşı çıktığı anlatır…
** HIRRENAME: Namık Kemal; şiir; 1872 yılında mizah dergisi Diyojen'de yayınlanmıştır; şairin Sadrazam Mahmud Nedim Paşa'yı hicveden şiiridir…
** BAHAR-I DÂNİŞ ÖNSÖZÜ: Namık Kemal; eleştiri…
** EDEBİYATIMIZ HAKKINDA BAZI MÜLAHAZATI ŞAMİLDİR: Namık Kemal; eleştiri; edebiyatımızdaki ilk eleştiri yazısıdır, 1866 …
** İRFAN PAŞA’YA MEKTUP: Namık Kemal; eleştiri…
** MUKADDEME-İ CELAL: Namık Kemal; eleştiri; Celalettin Harzemşah oyunun başına koyduğu bir önsözdür; bu önsözde Türk edebiyatının romantizm akımının temel ilkelerini ortaya koymuştur; ayrıca Batı edebiyatı ile Doğu edebiyatını karşılaştırmış, tiyatro, roman türleri üstünde durmuştur…
** RENAN MÜDAFAANAMESİ: Namık Kemal; eleştiri; yazar bu eserini, Fransa Akademisi üyesi mütefekkir Ernest Renan tarafından İslamiyet’in ilerleme ve ilim karşıtı olduğuna dair yayımladığı kırk sayfalık makalesine karşı yazmıştır…
** TAHRİB-İ HARABAT: Namık Kemal; eleştiri; yazar bu eserini Ziya Paşa’nın yazmış olduğu “ Harabat “ adlı eserine karşı yazmıştır. Amacı, Ziya Paşa’nın çelişkili düşüncelerini eleştirmektir…

Etkinlik: Atatürk’ün ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyine yükseltmek için hangi yenilikleri yaptığını araştırınız (29. sayfadaki 13. soru içindir.).
Etkinlik: “Klasisizm” ve “romantizm” akımları hakkında bilgi edininiz (33. sayfadaki 9. etkinlik içindir.).




KLASİSİZM
ü17.yy ortalarında Fransa’da ortaya çıkan edebiyat akımıdır.
üAkla ve sağduyuya değer verirler.
üİnsandaki tabiata, insanların iç dünyasına saygı göstermek esastır,
üKonularını eski Yunan ve Latin edebiyatından alırlar.
üKahramanları seçkin kişilerdir. Sıradan insanlara eserlerinde yer vermezler.
üÖnemli olan konu değil konunun işleniş biçimidir
üDil, üslup kusursuz bir şekilde işlenmiştir. Dil açık, yalın ve soyludur.
üSanat için sanat görüşünü savunurlar.
üSanatçı eserde kendini gizler.
üTiyatroda üç birlik kuralına uyulur.(olay, zaman, mekân)
üBu akımın en önemli temsilcileri: Moliere ,Corneille, Racine, La Fontaine, La Bruyere, Daniel Defoe
üTürk edebiyatında ise Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa ‘dır.


ROMANTİZM
üFransa’da 1830 yıllarında klasizme tepki olarak doğmuştur.
üKlasik edebiyatın kural ve şekilleri bırakılır.
üKonular eski Yunan ve Latin edebiyatı yerine Hıristiyanlıktan tarihten ve günlük yaşamından alınır.
üAkıl yerine duygulara ve hayallere önem verirler.
üSanatçılar kendi eserlerinin kişiliklerini gizlemezler.
üSanat toplum içindir görüşünü benimsemişlerdir.
üTabiat önemlidir. Gözlem ve tasvire önem verilir.
üKonular işlenirken iyi, kötü, doğru, yanlış gibi karşıtlıklardan yararlanırlar.
üÜç birlik kuralı terk edilir.
üTemsilcileri J. J. Rousseau, Voltaire, Victor Hugo, Goethe, Schiller, Chateaubriand, George Sand
üTürk edebiyatında ise Namık Kemal, A.Hamit Tarhan, A.Mithat Efendi.
 
SAYFA 24:
3. COŞKU VE HEYECANI DİLE GETİREN METİNLER (ŞİİR)
Hazırlık Çalışması
1. Etkinlik: Tanzimat şiiri ile ilgili yaptığınız araştırmalar ışığında aşağıdaki tabloyu doldurunuz.


 
Gazel
Diyâr-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm
Dolaştım mülk-i İslâmı bütün vîrâneler gördüm
"ler gördüm" redif ; "âne">zengin uyak
Bulundum ben dahi dârüşşifâ-yı Bâb-ı âlî’de
Felâtun’u beğenmez anda çok divâneler gördüm

Huzûr-ı kûşe-i meyhâneyi ben görmedim gitti
Ne meclisler ne sahbâlar ne işret-hâneler gördüm

Cihân nâmındaki bir maktel-i âma yolum düştü
Hükûmet derler anda bir nice sâl-hâneler gördüm

Ziyâ değmez humârı keyfine meyhâne-i dehrin
Bu işret-gehde ben çok durmadım ammâ neler gördüm
(Ölçü: mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün mefâ’îlün)
Ziya Paşa
Yenileşme Dönemi Türk Şiiri Antolojisi
-Günümüz Türkçesiyle-
Avrupa ülkelerini gezdim, orada bayındır şehirler ve köşkler gördüm.
İslam ülkelerini de dolaştım, baştan sona viraneler gördüm.
Ben de Babıali hastanesinde bulundum.
Orada Eflatun’u beğenmeyen nice divaneler gördüm.
Hiçbir zaman meyhane köşesinde (dünyada) huzur bulamadım.
Zira birçok mecliste, eğlence âlemlerinde bulundum.
Adına dünya denilen ve insanların topluca katledildiği bir yere yolum düştü.
Orada da hükûmet denilen mezbahalar gördüm.
Ziya, içkinin sebep olduğu baş ağrısı bu dünya meyhanesinin keyfi için çekilmez.
Bu dünya meyhanesinde ben çok kalmadım ama neler gördüm.

1. Okuduğunuz şiirde ses ve anlam kaynaşmasından oluşan birimleri belirleyiniz. Belirlediğiniz birimlere ne ad verilmektedir?
Şiir 5 birimden(beyitten) oluşmuştur.Bu birimlere beyit adı verilir.
2. Şiirde hangi ahenk unsurlarından yararlanılmıştır? Bu unsurları inceleyiniz.
Şiirde kafiye ve rediflerden yararlanılmıştır.Her beytin son mısrası kendi içinde kafiyelidir.
aa/ba/ca/da/ea şekliden uyak örgüsü vardır.
Şiirin ritmi aruz ölçüsüyle sağlanmıştır.
Asonans(ünlü ses benzerliği) ve aliterasyonlardan da faydanılmıştır.
 
SAYFA 26:
3. Metinde birimlerin hangi tema etrafında birleştiğini söyleyiniz. İlk beyitle diğer beyitler arasında tema açısından bir ilişki söz konusu mudur? Açıklayınız.
Tema "zamandan şikayet"tir.Bir ilişki söz konusudur.

4. Metnin yapı unsurlarını belirleyiniz.
Metin 5 beyitin bir tema etrafında birleşmesinden oluşan yapıya sahiptir.
5. Metinde “kâşâne, vîrâne, dârüşşifâ” imgeleri kullanılarak neler anlatılmak istenmiştir? Bu imgeler oluşturulurken hangi söz sanatlarından yararlanılmıştır?
Batı ülkelerinin gelişmişliğini, İslam ülkelerinin geri kalmışlığını anlatmaktadır.Bu imgeler oluşturulurken istiare sanatı yapılmıştır.
6. Ziya Paşa’nın hükûmeti “sâl-hâne”ye benzetmesinin sebebi nedir?
İnsanları topluca katlettiği için...
7. Şiirde geçen “divâne”, “hûzur-ı kûşe-i meyhâne”, “işret-hâne”, “meyhâne-i dehr” gibi söz ve söz öbeklerinin tasavvuftaki anlamlarıyla bu şiirdeki anlamlarını karşılaştırarak bu kavramların dönemin sosyal, kültürel ve siyasi yaşamı ile ilişkisini belirtiniz.

8. Metnin son beyti nasıl bir ruh hâlini yansıtmaktadır?
Yaşadığı zamandan, olaylardan,durumlar yakınıyor, şikayet ediyor...
9. Metinde sezgiler mi yoksa gözlemler mi daha ağır basmaktadır? Metinden örneklerle açıklayınız.
Gözlemler daha ağır basmaktadır.İlk beyitte "Gördüm, dolaşdım” eylemlerinde birinci tekil şahıs eki kullanılmıştır. Şiirde “bulundum görmedim gitdi, yolum düşdü, çok durmadım” gibi sözcüklerde de birinci tekil kişi eki kullanılmıştır.Ziya Paşa, birinci tekil kişi eki kullanarak olumsuz duruma bizzat şahit olduğunu ifade etmiş.
Şair, şiirde belirtilen olumsuz durumu kendisi görmüş. Buradan şu sonuç da çıkabilir: Şair bir aydın olarak olumsuz tabloyu görüyor, aydınlar adına dile getiriyor; ama yöneticiler, bu yanlışlıkları ya fark etmiyor ya da görmezden geliyor.

10. Metinde dile getirilen gerçeklerle dönemin gerçekliği arasında ilişki var mıdır? Açıklayınız.
Vardır.Şiirde Osmanlının çağın gerisinde kalması konusu işlendiği için dönemin siyasi ve sosyal yapısı yansıtılmıştır.
11. Metinde eleştirilen hususlar günümüzde geçerliğini korumakta mıdır? Niçin?
Korumaktadır, şiirde eleştirilen durumlar bugün de devam etmektedir,İslam ülkelerinin Batılı ülkeler karşısındaki durumu buna örnek gösterilebilir.
12. Beyitlerin metin içindeki işlevini belirleyiniz.
Beyitler ses ve anlam kaynaşmasından meydana gelen şiir birimleridir.Bunlar temayı vermek için belli bir düzen içinde oluştuurulur.
13. Metnin teması Ziya Paşa hakkında size nasıl bir fikir veriyor? Açıklayınız.
Ziya Paşa yaşadığı dönemdeki olumsuzlukları,devlet idaresindeki aksayan yönleri şiirlerine yansıtmıştır.Bu şiirde de bunu görüyoruz...
14. Ziya Paşa’nın Batı’ya, İslam coğrafyasına ve dönemin hükûmetine bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?Açıklayınız.
Son derece doğru bir bakış açısı...
15. Okuduğunuz metin Ziya Paşa’yla ilgili edindiğiniz bilgilerle örtüşmekte midir? Açıklayınız.

Metin, Ziya Paşayı yansıtıyor.
16. Ziya Paşa hangi edebî akımdan etkilenmiştir? Niçin?
Romantizm akımından etkilenmiştir. Çünkü Romantizmde sanatçılar, yapıtlarında kendi kişiliklerini gizlememişlerdir. Sanatlarını toplumu dönüştürmede bir araç olarak kullanmışlar, “toplum için sanat” anlayışına bağlı kalmışlardır.
2. Etkinlik: İki gruba ayrılınız. Grup sözcülerinizi seçiniz. Sınıfa Ziya Paşa’nın hayatı (birinci grup
sözcüsü), sanatı ve sanat anlayışı hakkında (ikinci grup sözcüsü) bilgiler sununuz.

3. Etkinlik: Aşağıdaki metni okuyunuz. Metinden hareketle Namık Kemal’e neden vatan şairi denildiğini söyleyiniz.
Namık Kemal, vatan için savaşan, didinen, içi vatan sevgisiyle dolu bir şairdir. O, hürriyet ve vatan şairidir. Onu böyle düşünmemizde, onun hürriyete ve vatana oları âşık kişiliği ve yazdığı eserlerde sürekli bu iki kavramı en üstte tutması, sürekli bu kavram*ların değerini insanlara anlatması etkili olmuştur.

4. Etkinlik: Metnin son paragrafında Namık Kemal’le ilgili söylenenlerden hareketle onun “aydınlanma” ile ilişkisini açıklayınız.

5. Etkinlik: Bireyin hürriyeti ile vatanın ve ulusun bağımsızlığı arasındaki ilişkiyi tartışarak elde ettiğiniz bulguları arkadaşlarınızla paylaşınız.

 
6. Etkinlik: İki gruba ayrılınız. Namık Kemal’in hayatı (birinci grup), sanatı ve sanat anlayışı hakkında (ikinci grup) bilgiler sununuz. Sunulan bilgileri defterinize yazınız.

www.forumbahane.net/turk-dili-ve-edebiyati/502777-namik-kemal-edebi-kisiligi.html

1. Metni oluşturan birimleri belirleyiniz. Birimlerin kaçar dizeden oluştuğunu ve birimlere ne ad verildiğini söyleyiniz.
Metni oluşturan birimler beyittir.Beyit iki dizeden oluşur.Bu birimlere beyit denir
2. Metnin,
a. Uyaklarını bulunuz
"-ten" ler redif, "-et'ler tam kafiyedir.
b. Uyak şemasını çiziniz.
aa/ba/ca/da/ea/fa/ga/ha/ıa/ia/
3. Metinde ritmin hangi ölçüyle sağlandığını söyleyiniz.
Aruz ölçüsüyle...
4. Namık Kemal’in “Hürriyet Kasidesi”ndeki söyleyiş tarzı ile kasidenin yazıldığı dönem arasında nasıl bir ilişki vardır? Açıklayınız.
Namık Kemal'in kasidesinde hürriyetten bahsedilmesi, dönemin yönetiminin eleştirilmesi, nazım şekli aynı kalmakla birlikte içeriğinin değiştirilmesi şiirlerin yazıldığı ortamın zihniyetiyle, yani edebî, siyasi ve sosyal özellikleriyle yakından ilgilidir.
5. Metnin temasını belirleyiniz.
Hürriyet sevgisi
6. Metnin temasını oluşturan yapı unsurları nelerdir?
Metin beyitlerden meydana gelmiştir.
7. Metin organik bir bütünlük göstermekte midir? Bu bütünlüğün oluşmasında temanın ne tür bir işlevi vardır?
Göstermektedir, çünkü birimler aynı tema etrafında oluşuturulur.
8. Metni oluşturan birimler arasında ses ve anlam bakımından nasıl bir ilişki vardır? Açıklayınız.
Birimlerin son dizesi kendi aralarında uyaklıdır, aruz ölçüsüyle ritim sağlanmıştır.Metin, ses ve anlam kaynaşmasından meydana gelen birimlerden oluşur.
9. “Vatan”, “hürriyet” kavramlarına Namık Kemal nasıl bir anlam yüklemiştir? Namık Kemal’in vatan ve hürriyet kavramlarına yüklediği anlamlar dönemin genel zihniyeti ile mi yoksa şairin kişisel tutumuyla mı ilgilidir?
Namık Kemal'e göre vücudun mayası, vatan toprağıdır;ve vücut vatan uğruna toprak olsa en ufak bir üzüntü duymayacaktır.Şair hürriyeti büyüleyici olarak görüyor ve hürriyet mücadelesi "korkulu ateş de olsa" bundan asla vazgeçmeyeceğini söylüyor.Yüklenilen bu anlamlar dönemin genel zihniyetidir."Hürriyet" teması Tanzimat döneminin ana unsuru olduğu için döneminin tarihi ve sosyal,siyasi gerçekliğiyle ilişkilidir.
10. Metnin son beytini düz yazı biçiminde okuyarak Namık Kemal’in kime seslendiğini belirtiniz.
Millete sesleniyor.
11. Metnin teması, Namık Kemal’in duygu ve düşünceleri hakkında hangi ipuçlarını vermektedir?
Namık Kemal, doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen bir yazardır. Vatanını ve hürriyetini çok sevdiği için, ülkenin içinde bulunduğu zor şartlardan kurtarılması için elinden gelen her türlü gayreti göstermiştir. Devrin siyasi kişileriyle de irtibatı olan şair, hükümeti yanlış icraatları sebebiyle eleştirmiştir. Bu eleştiri onun dürüst bir insan olduğunu gösterir. Şiirinde de dediği gibi, makam, mal mülk ve şöhret için alçalmamış, hak bildiği yolda hiçbir şeyden korkmadan dosdoğru ilerlemiştir. Ona göre Avrupalıların Osmanlı'ya göre bazı teknik üstünlükleri vardır. Bu teknik üstünlüğü onlardan alırsak, bizdeki "hamiyet" mayası bizi onlardan daha zengin ve üstün yapacaktır. Bu amaçla yazdığı yazılarda ülkenin İslam birliği içinde refaha kavuşabileceğini, ülkenin ırk olarak farklı köklerden gelen milletlerinin tek bir potada, yani din potasında birleşebileceğine inanmış bir fikir adamıydı. Ayrılıkları değil, birlik olabileceğimiz yönlerimizi hep en üstte tutmalıyız. Namık Kemal, bu ideali uğrunda pek çok eser yazmıştır.12. Şiirde ağırlıklı olarak hangi edebiyat akımının etkisi görülmektedir? Metinden örnekler vererek açıklayınız.
Romantizm akımı...
13. Atatürk’ün çağdaşlaşma ve uygarlaşmayla ilgili yaptığı yeniliklerle metinde geçen “hürriyet, istikbâl” gibi kelimeler arasında bir bağ kurulabilir mi? Niçin?
Kurulabilir, çünkü Atatürk bireysel özgürlüğe önem vermiş ve bu konuda birçok yenilik yapmıştır.
14. Daha önce yaptığınız etkinliklerden de yararlanarak Namık Kemal’in fikrî ve edebî yönü hakkındaki düşüncelerinizi açıklayınız.

www.forumbahane.net/turk-dili-ve-edebiyati/502777-namik-kemal-edebi-kisiligi.html

15. “Vatan” ve “hürriyet” kavramları günümüzde de evrensel değerler arasında mıdır? Niçin?
Evrenseldir, çünkü hürriyet tü dünya insanlığını ilgilendirmektedir.
7. Etkinlik: Üç gruba ayrılınız. Grup sözcülerinizi seçiniz. Şiirin 3. beytini (birinci grup), 5. beytini (ikinci grup) ve 12. beytini (üçüncü grup) defterinize yazınız. Beyitlerin sizde uyandırdığı duyguları dile getiren birer yazı hazırlayınız. Yazılardan birkaçını arkadaşlarınızla paylaşınız.


www.forumbahane.net/turk-dili-ve-edebiyati/502772-hurriyet-kasidesinin-gunumuz-turkcesi.html
 
TECELLİ YAHUT TESELLİ
1. Metne hâkim olan duygu nedir?
Ölüm gerçeği...
2. Metnin,
a. Nazım birimi nedir? BEYİT
b. Uyaklarını ve rediflerini belirleyiniz.
"e" sesi redif ; "âr" zengin uyak (â (uzun ünlülerin iki ses kabul edildiğini unutmayalım)
c. Uyak şemasını çiziniz.
aa/ba/ca/da/ea/fa/...
3. Metinde ölüm gerçeği yansıtılırken hangi kavramlardan yararlanılmıştır?
solmuş çiçekler,Bana cennetinden uçurup gönderdiğin meleklerin sultanı,
4. Beyitler birbiriyle hangi bakımlardan ilişkilidir? Beyitler bir tema etrafında nasıl bütünleşmiştir?
Beyitler aynı tema etrafında bir araya getirilmiştir.Ses ve anlam kaynaşmasıyla bütüleşmiştir.
 
SAYFA 32:
5. Metni oluşturan birimlerden birkaçının yerini değiştirerek metni yeniden okuyunuz. Ses, yapı ve anlam bakımından ne gibi değişiklikler olduğunu belirleyiniz.
Anlam şiirin bütününe yayıldığı için anlamda bozulmalar oluyor.
6. Metinde konuşan kişi nasıl bir ruh hâli içindedir, onun bu ruh hâli içinde olmasının sebebi nedir?
Şair seher vaktinde gezinmek için dağlara çıkar...Her taraf sessizdir ve bu manzara içinde dolaşırken belirsiz duygular hisseder.Bir arayış içindedir, şairin bu ruh halinde olmasının sebebi eşini kaybetmesidir.
7. Şair günlük konuşma dilinin olanaklarından yararlanmış mıdır? Metinden örnekler veriniz.
Yararlanmıştır.İlk iki beyit buna örnek gösterilebilir.
Seher vaktinde çıktım dağa,
Hiçbir yanda ses yoktu, sis inmişti dolaylara.
Oradan deniz, ağaçlık, kır görünüyordu
Yol üstünde garip bir köye rastladım.
8. Kullanılan kavramlar ve yansıtılan duygular bakımından metnin “aydınlanma dönemi” düşüncesiyle bir ilgisi var mıdır? Niçin?
Bir ilgisi yoktur, şair burada metafizik durumlardan ve bireysel duygularından bahsediyor.
9. Metinde kullanılan imgeleri bulunuz.
Mezara benzeyen karanlık bir beyazlık,dalgalar kıyıya saldırır gibi (olması), Baharı özleyerek sararmış olan ağaçlar,vereme yakalanmış bir güzelin anısı...
10. Şairin iki minareyi iki mezar taşına benzeterek vermek istediği duygu nedir?
Ölümü hatırlatmak istiyor.
11. Okuduğunuz metinden metnin yazıldığı dönemin sosyal, siyasal ve kültürel özellikleriyle ilgili ipuçlarına ulaşmak mümkün müdür?
Metin, bireysel duyguları işlediği için mümkün değildir.
12. Metnin teması yazıldığı dönemin hangi toplumsal gerçekliğini ortaya koymaktadır?
Metnin teması bireysel bir tema olduğu için dönemin toplumsal gerçekliğiyle ilgisi yoktur?
13. Metnin dize düzeni, dil özellikleri, teması yazıldığı dönemin hâkim zihniyeti ile ilgili neleri yansıtmaktadır?
Abdulhak Hamit II.dönem Tanzimat şairidir.Bu dönemde 1.dönem aksine "toplum için sanat" anlayışı yerine "Sanat için sanat" anlayışı hakimdir.Metnin dize düzeni, dil özellikleri bireysel temaların işlendiği sanat için sanat düşüncesinin hakim olduğunu gösterir.Tanzimat II.dönemin özelliklerini yansıtmaktadır.
14. Metnin teması ile aşağıdaki metinlerin temalarını karşılaştırararak temanın işlenişindeki benzer ve farklı yönleri söyleyiniz.
Her üç şiirin teması da "birey"in etrafında şekillenmiştir.Şairler bireysel temaları kendi duyuş, düşünüş ve dünyayı algılayış biçimine göre vermişlerdir.
15. Okuduğunuz metin hangi edebiyat akımından izler taşımaktadır? Metinden örnek vererek açıklayınız.
Romantizm akımı...
16. Metinde dile getirilen gerçeklikle metnin yazıldığı dönemin gerçekliği arasında bir ilişkiden söz edilebilir
mi? Niçin?
Tema bireysel olduğu için dönemin gerçekliğiyle bir ilişkisi yoktur.
17. Şiirde duygular gerçekçi bir biçimde yansıtılabilmiş midir? Düşüncelerinizi metinden örneklerle
açıklayınız. Hangi beyitler sizi daha çok etkiledi? Niçin?
8. Etkinlik: Aşağıdaki metni okuyunuz. Metinden Abdülhak Hamit Tarhan’ın yaşama bakış açısı ve
edebî yönü ile ilgili çıkarımlarda bulununuz.

ABDÜLHAK HAMİT TARHAN (1852-1937)

  • Edebiyatımızın en bireysel şairlerindendir.
  • Batılılaşma hareketinin asıl öncüsü olarak kabul gördüğü için kendisine "ŞAİR-İ AZAM"(büyük şair) lakabı verilmiştir.
  • İkinci dönem Tanzimat edebiyatının en verimli, üretken, kudretli yazarlarından olan Abdülhak Hamit, modern edebiyatımızın kurucularındandır. Doğu ile Batı arasında bir köprü olabilecek kadar kuvvetli bir kültüre sahiptir.
  • Şiirdeki Batılılaşma hareketinin asıl büyük öncüsüdür. Yaşadığı dönemde Şair-i Azam unvanıyla anılmıştır. Şiir biçiminde ve içeriğinde önemli değişiklikler yapmıştır. Onda ölçü, uyak, dil kaygısı görülmez; bundan dolayı eserleri dil bakımından kusurludur. Dili çok ağır üslubu dağınıktır.
  • Abdülhak hamit Tarhan, şiirde tezatlara, şaşırtmacalara çok yer vermiş; lirik-felsefi bir anlayışla yazmıştır. Günlük hayat, ölüm, metafizik düşünceler, tabiat, aşk, vatan sevgisi gibi konuları işlemiştir.
  • Tanzimat şiirine geniş ufuklar açan, divan şiiri gelenğini tamamıyla yıkan Abdülhak Hamit; Tanzimat şiirine yüksek bir anlatım yeteneği kazandırmıştır.
  • Veremden ölen eşi Fatma Hanım onun edebiyatını büyük ölçüde etkilemiştir. Böylelikle ölüm teması onun şiirlerinin en temel teması olmuştur. Ünlü Makberşiirini eşinin ölümü üzerine yazmıştır.
  • Tiyatrolarında ağır bir dil kullanmıştır. Ayrıca tiyatroları sahne tekniğine de uygun değildir. Abdülhak hamit tiyatrolarını sahnelenmek için değil okunmak için yazmıştır. nazım-nesir karışık tiyatrolarında tarihi olaylar ve hayallerini anlatmıştır.
  • Sanat için sanat anlayışını benimseyen sanatçı, romantizm akımın etkisindedir.
  • Abdülhak hamit Tarhan, edebiyatımızın ilk pastoral şiir örnekleri olan şiirlerini Sahra adlı eserde toplamıştır.
ESERLERİ:
ŞİİR:
Sahra (1879)
Ölü (1886)
Hacle (1886)
Bir Sefilenin Hasbihali (1886)
Bâlâ'dan Bir Ses (1911)
Validem (1913)
İlham-ı Vatan (1918)
Tayflar Geçidi (1919)
Ruhlar (1922)
Garâm (1923)

OYUN:
İçli Kız (1874)
Sabr ü Sebat (1875)
Duhter-i Hindu (1875)
Nazife yahut Feda-yı Hamiyet (1876, 1919)
Tarık yahut Endülüs Fethi (1879, 1970)
Eşber (1880, 1945)
Zeynep (1908)
Macera-yı Aşk (1910)
İlhan (1913)
Tarhan (1916)
Finten (1918, 1964)
İbn Musa (1919, 1928)
Yadigar-ı Harb (1919)
Hakan (1935)


 
Geri