20 mart 2014 tarihte bugün

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
20 mart tarihte bugün

20 mart 2014 tarihte bugün

Tarihte bugün / 20 mart

2003 – Irak Savaşı: ABD Irak'ı istila etmeye başladı. Bağdad hava bombardıman saldırısına uğradı.

1922 – ABD'nin ilk uçak gemisi USS Langley hizmete girdi.

1916 – Albert Einstein görecelik kuramını yayınladı.

1725 – Osmanlı Sultanı I. Abdülhamit doğdu (ö. 1789)

1956 – Tunus, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı.

USS Langley

e5b3DM.jpg
 
Zorunlu eğitim süresi 5 yıl oldu

eNmdDP.jpg


Tarihte bugün yaşanan olaylar arasında;General Franco'nun İspanya iç savaşından galibiyet ile çıkması, Zorunlu eğitimin süresinin 5 yıl olması, Hafız İbrahim Demiralay'ın vefatı var. İşte 20 Mart tarihinde yaşananlar:

GÜNÜN OLAYI

General Franco İspanya İç Savaşından Galibiyet İle Çıktı (1939)

İspanya’da otuz yıldır devam eden iç savaş General Franco’nun 29 Mart 1939’da başkent Madrit’i ele geçirmesi ile sona erdi. Bu iç savaş sırasında General Franco Hitler’den büyük destek görmüştür. Bu iç savaş İspanya’yı harabe haline getirmişti. Bu iç savaşın ardından yönetimi ele geçiren milliyetçi diktatör Franco İspanya’yı tam 36 yıl yönetti.

GÜNÜN ÖNEMLİ OLAYLARI

Zorunlu Eğitim Süresi 5 Yıl Oldu (1931)

Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen 29 Mart 1931 tarih ve 1778 sayılı kanun ile ilkokul süresi beş yıl olarak belirlendi. Bu kanun sekiz yıllık temel eğitim kanunun 1997’de kabulüne kadar yürürlükte kalmıştır.

Nazım Hikmet 15 Yıl Hapse Mahkum Oldu (1938)

Nâzım Hikmet Ankara Harp Okulu Komutanlığı Askeri Mahkemesi'nde "askeri kişileri üstlerine karşı isyana teşvik" etmek suçundan yargılandı ve 29 Mart 1938 tarihinde 15 yıl hapis cezası aldı. Sultan Ahmet Cezaevinde yatmakta iken aynı yıl Donanma Komutanlığı Askeri Mahkemesinde de yargılandı ve askeri isyana teşvik suçundan 20 yıl ceza aldı. Böylece toplam cezası 35 yıl oldu. İki dava birleştirildi ve çeşitli indirimler ile bu ceza 28 yıla indirildi.

Hafız İbrahim Demiralay Vefat Etti (1939)

Kurtuluş Savaşı sırasında Isparta civarında topladığı Demir Alay adında ki milli kuvvetler ile önemli hizmetlerde bulunmuş bir din adamıdır. Türkiye Büyük Millet Meclisinde 6 dönem milletvekili olarak görev yapmıştır. Hafız İbrahim Demiralay 29 Mart 1939’da vefat etti.

ABD ile Yeni Bir Savunma Ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması İmzalandı (1980)

ABD’nin Kıbrıs Barış Harekatı nedeniyle Türkiye’ye uyguladığı ambargo 1978 yılında Başkan Carter tarafından kaldırıldı. ABD’nin savunma işbirliği antlaşması kapsamında Türkiye’ye yapmayı düşündüğü silah yardımı zamanın hükümeti (Ecevit Hükümeti) tarafından yetersiz bulundu ve bu yüzden ABD ile bir antlaşma imzalanamadı. Sonunda 29 Mart 1980 tarihinde Türkiye ile ABD arasında Savunma Ve Ekonomik İşbirliği Antlaşması İmzalandı.

TBMM’de Siirt Milletvekili Vuruldu (1989)

Türkiye Büyük Millet Meclisinde Siirt Milletvekilleri İdris Arıkan ile Zeki Çeliker arasında mahalli seçimler nedeniyle kavga çıktı. Kavgayı ayırmaya çalışan DYP Siirt milletvekili Abdürrezzak Ceylan kendisine isabet eden bir kurşun ile 29 Mart 1989 tarihinde hayatını kaybetti. Olayın sorumlusu olarak ANAP Siirt Milletvekili İdris Arıkan suçlanmıştır.

İsrail’de İntihar Saldırısı Gerçekleştirildi (2002)

Kudüs’ün Kiryat Yovel bölgesinde kadın intihar eylemcisi tarafından 29 Mart 2002 tarihinde bir saldırı gerçekleştirildi. Saldırı sonucu iki İsrailli ile kadın eylemci öldüler. Çok sayıda kişi ise yaralandı.
 
Tarihte bugün: 20 Mart

İngiliz fizikçi, matematikçi, astronom, mucit, filozof ve simyacı Isaac Newton, 1727 yılında yaşamını yitirdi.

25 aralık 1642'de doğan Sir Isaac Newton'ın tarihteki en etkileyici bilim adamı olduğu düşünülür. Bilim devrimi ve bilimsel metod, onun adıyla anılır.

Bir çiftçi olan babası Newton doğmadan üç ay önce öldü. Daha küçük yaştayken annesi de başka bir adamla evlenip bulundukları bölgeden taşınınca anneannesi tarafından büyütüldü.

12 yaşında Grantham'daki King's School'a yazıldı. 1661'de Trinity Colleg'a girdi. Nisan 1665'te bu okuldan lisans derecesi aldı. Lisansüstü çalışmalarına başlayacağı sırada veba salgını yüzünden üniversite kapatıldı.

Salgından korunma amacıyla annesinin çiftliğine sığınan Newton, burada geçirdiği iki yıl boyunca en önemli buluşlarını gerçekleştirdi.

1667'de Trinity College'a öğretim üyesi olarak döndüğünde diferansiyel ve integral hesabın temellerini atmış, beyaz ışığın renkli bileşenlerine ayrıştırılabileceğini saptamış ve cisimlerin birbirlerini, uzaklıklarının karesi ile ters orantılı olarak çektikleri sonucuna ulaşmıştı.

Çekingenliği yüzünden, her biri bilimde devrim yaratacak nitelikteki bu buluşların çoğunu uzun yıllar sonra (örneğin türev ve integral hesabı 38 yıl sonra) yayımlamıştır.

Lisansüstü çalışmasını ertesi yıl tamamladı ve henüz 27 yaşındayken Cambridge Üniversitesi'nde matematik profesörlüğüne getirildi. 1671'de ilk aynalı teleskobu gerçekleştirdi, ertesi yıl Royal Society üyeliğine seçildi.

Royal Society'ye sunduğu renk olgusuna ilişkin bildirisinin eleştirilere hedef olması, özellikle Robert Hooke tarafından şiddetle eleştirilmesi üzerine tümüyle içine kapanarak, bilim dünyasıyla ilişkisini kesti.

1675'de optik konusundaki iki bildirisi yeni tartışmalara yol açtı. Hooke, Newton'ın makalelerindeki bazı sonuçların kendi buluşu olduğunu, Newton'un bunlara sahip çıktığını öne sürdü.

Bütün bu tartışma ve eleştiriler sonucunda 1678'de ruhsal bunalıma girdi. Ancak yakın dostu, astronom ve matematikçi Edmond Halley'in çabalarıyla altı yıl sonra bilimsel çalışmalarına geri döndü.

Cambridge Üniversitesi'nde Katolikliği yaygınlaştırma ve egemen kılma çabalarına karşı başlatılan direniş hareketine öncülük eden Newton, kral düşürüldükten sonra 1689'da üniversitenin parlamentodaki temsilciliğine seçildi.

1693'de yeniden ruhsal bunalıma girdi ve yakın dostları Samuel Pepys ve John Locke ile arası bozuldu. İki yıllık dinlenme döneminden sonra sağlığına yeniden kavuştuysa da bundan sonraki yaşamında bilimsel çalışmaya eskisi gibi ilgi duymadı.

Daha sonra 1699'da Fransız Bilimler Akademisi'nin yabancı üyeliğine, 1703'de Royal Society'nin başkanlığına seçildi.

Gelmiş geçmiş bilim adamlarının en büyüklerinden biri olarak kabul edilen Newton, matematik ve fizikte çok önemli buluşlar gerçekleştirdi. Matematikte (a+b)ª ifadesinin üstel seriye açılımını veren genel iki terimli teoremini buldu.

Bilime en büyük katkısı ise mekanik alanında oldu. Merkezkaç kuvveti yasası ile Kepler yasalarını birlikte ele alarak kütleçekim yasasını ortaya koydu.

Newton hareket yasaları olarak bilinen eylemsizlik ilkesi, kuvvetin kütle ile ivmenin çarpımına eşit olduğunu ifade eden yasa ve etki ile tepkinin eşitliği fiziğin en önemli yasalarındandır.

İki uçlu duygulanım bozukluğu (manik depresif bozukluk) hastası olan Newton, depresif dönemlerinde çevresinden uzaklaşır, intihar düşünceleri içine girer, bitip tükenmek bilmeyen günah düşünceleri ile mücadele ederdi.

Bu dönemlerde uykusu, iştahı ve enerjisi bozulur; felaket temalı düşünceleri, hastalık sahibi olma ve kötülük görme hezeyanları olurdu.

Böyle zamanlarda dünyaya bir kuyruklu yıldızın çarpacağını ileri sürmesi, çalışmalarının engellendiği şeklinde sözleri ve benzeri olaylar sonucu akıl sağlığının bozulduğu ve kendisine güvenilemeyeceği şeklinde yargılara neden olmuştur.

Bu sürede çalışmaları da elbette olumsuz etkilenirdi. Üretkenliği azalır, başlayan çalışmaları yarım kalır, yeni bir çalışma içine girmesi uzun süreler alabilirdi.

Bu devrenin sonrasında bazen hipomani dönemine girerdi. Bu dönemlerde ise sabahlara dek çalışır, müthiş bir enerji içinde olur, düşünceleri adeta birbiri ardından uçuşurdu.

İnsanlarla ilişkileri artar, çok çeşitli faaliyetler içine girerdi. Buluşlarının çoğunu da hipomani dönemlerinde gerçekleştirirdi.

Başlıca eserleri

'Method of Fluxions' (1671), 'De Motu Corporum in Gyrum' (1684), 'Philosophiae Naturalis Principia Mathematica' (1687), 'Opticks' (1704), 'Arithmetica Universalis' (1707), 'An Historical Account of Two Notable Corruptions of Scripture' (1754)

Günün diğer önemli olayları

1653: Osmanlı tarihinde ilk bütçeyi yapmakla tanınan Sadrazam Tarhoncu Ahmet Paşa, bundan rahatsızlık duyanların padişaha şikayeti sonucu öldürüldü.

1792: Fransa Milli Meclisi, giyotinle idamı onayladı. Adını, mucidi Fransız doktor Joseph Ignace Guillotin'den alan giyotin, ilk kez 25 nisan 1792'de kullanıldı.

1918: Türk Kadını Dershanesi açıldı. Dershanede yabancı dil, Türkçe ve müzik dersleri ile konferanslar verildi.

1933: Naziler'in ilk toplama kampı Münih yakınlarında açıldı.

1945: Adana-Ceyhan'da meydana gelen 6 büyüklüğündeki deprem 39 can aldı, 328 ev yıkıldı.

1971: Atatürk'ün yakın arkadaşı olan ve Anadolu Ajansı'nın kurucuları arasında yer alan gazeteci Falih Rıfkı Atay, 77 yaşında İstanbul'da vefat etti.

1981: 'Otello', 'Hamlet' oyunlarındaki rolleriyle tanınan tiyatro oyuncusu Ertuğrul Sadi Tek hayata veda etti.

1981: Arjantin'in eski başkanı Isabel Peron, rüşvet suçundan 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

1996: İngiltere'de hükümet, deli dana (Mad Cow Disease - MCD) hastalığının insanlara da bulaştığını açıkladı.

2005: Mersin'de Metropol miting alanında yapılan Nevruz kutlamalarının ardından Türk bayrağını yere atıp yakma girişiminde bulunuldu. Olay yurtta infiale yol açtı.
 
Tarihte bugün: 20 Mart

20 Mart, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 79. (Artık yıllarda 80.) günüdür.

Olaylar

eooaRX.jpg

Hollanda Doğu Hindistan Şirketi'nin tersanesi (Amsterdam)

1602 - Hollanda Doğu Hindistan Şirketi kuruldu.

1792 - Fransa Milli Meclisi, giyotinle idamı onayladı. Adını, mucidi Fransız doktor Joseph Ignace Guillotin'den alan giyotin, ilk kez 25 Nisan 1792'de kullanıldı.

1815 - Napolyon, Elbe adasından kaçışının ardından, 140.000 kişilik düzenli ordu ve 200.000 kişilik gönüllü güçler eşliğinde Paris'e girdi.

1852 - ABD'de Harriet Beecher Stowe'un ünlü kölelik karşıtı romanı Tom Amca'nın Kulübesi ilk kez yayımlandı.

1861 - Arjantin'in Mendoza şehri şiddetli bir depremle büyük hasar gördü.

1899 - Sing Sing Hapishanesi'nde Martha M. Place elektrikli sandalyede idam edilen ilk kadın oldu.

1913 - Çin Milliyetçi Partisi'nin (Kuomintang) kurucusu Sung Çiao-jen, bir suikast girişiminde yaralandı ve 2 gün sonra öldü.

1916 - Albert Einstein görecelik kuramını yayınladı.

1922 - ABD'nin ilk uçak gemisi USS Langley hizmete girdi.

1918 - Türk Kadını Dershanesi açıldı. Dershanede yabancı dil, Türkçe ve müzik dersleri ile konferanslar verildi.

1933 - Naziler'in ilk toplama kampı Münih yakınlarında açıldı.

1942 - Naziler Polonya'nın Zgierz kentinde 100 Polonyalıyı bir çalışma kampından alıp öldürdüler.

1942 - Alman SS birlikleri, batı Ukrayna'nın Rohatin kentinde 600'ü çocuk 3.000 Yahudiyi bir gün içinde öldürdüler.

1945 - Adana - Ceyhan'da meydana gelen 6 büyüklüğündeki deprem 39 can aldı, 328 ev yıkıldı.

1956 - Tunus, Fransa'dan bağımsızlığını kazandı. Tunus'un ilk Devlet Başkanı Habib Burgiba oldu.

1969 - John Lennon ve Yoko Ono evlendi.

1977 - Diyarbakır adlı yolcu uçağı, İsmail Açan ve Hanefi Güzel adlı 17 yaşındaki iki öğrenci tarafından Beyrut’a kaçırıldı. Olayda pilot Ethem Durak hafif yaralandı.

1981 - Arjantin'in eski başkanı Isabel Peron, rüşvet suçundan 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

1986 - Jacques Chirac Fransa başbakanı oldu.

1987 - Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) AIDS tedavisinde kullanılan AZT (azidothymidine) adlı ilaca onay verdi. Retrovir adıyla piyasaya verilen ilaç onaylanmış ilk AIDS ilacı oldu.

1990 - Ferdinand Marcos'nun dul eşi İmelda Marcos, rüşvet, zimmetine para geçirme, ve şantaj suçlarından mahkemeye çıkarıldı.

1995 - Tokyo metrosuna düzenlenen sarin gazı saldırısında 12 kişi öldü, 1300 kişi yaralandı.

1996 - Alternatif Bank, Anadolu Grubu tarafından satın alındı.

1996 - İngiltere'de hükümet, deli dana (Mad Cow Disease - MCD) hastalığının insanlara da bulaştığını açıkladı.

1997 - Robert Koçaryan, Ermenistan başbakanı oldu.

1997 - Avrupa Birliği Ortaklık Komitesi 106. dönem toplantısı yapıldı.

2002 - MetroCity alışveriş merkezi İstanbul'da açıldı.

2003 - Irak Savaşı: ABD Irak'ı istila etmeye başladı. Bağdad hava bombardıman saldırısına uğradı (Şok ve Dehşet Harekâtı).

2005 - Mersin'de Metropol miting alanında yapılan Nevruz kutlamalarının ardından Türk bayrağını yere atıp yakma girişiminde bulunuldu. Olay yurtta infiale yol açtı.

2005 - Japonya'nın Fukuoka şehrinde meydana gelen 6,6 şiddetindeki depremde 1 kişi öldü, yüzlerce yaralı var.

2006 - Çad'ın doğusunda 150'den fazla Çad askeri, isyancılar tarafından öldürüldü.

Doğumlar

1725 - I. Abdülhamit, Osmanlı Sultanı (ö. 1789)

1770 - Friedrich Hölderlin Alman şair(ö. 1843)

1828 - Henrik Ibsen, Norveçli yazar (ö. 1906)

1856 - Frederick Winslow Taylor, ABD'li mühendis (ö. 1915)

1851 - İsmail Gaspıralı, Kırım Tatarı gazeteci (ö. 1914)

1873 - Sergey Rahmaninov, Rus besteci (ö. 1943)

1899 - Cafer Cabbarlı, Azeri şair, yazar, senaryo yazarı, yönetmen (ö. 1934)

1911 - Alfonso García Robles, Meksikalı diplomat (ö. 1991)

1917 - Yigael Yadin, İsrail'li asker ve arkeolog (ö. 1984)

1919 - Gerhard Barkhorn, Luftwaffe as pilotu (ö. 1983)

1937 - Lois Lowry, ABD'li yazar

1939 - Brian Mulroney, Kanadalı siyasetçi

1944 - Erwin Neher, Alman biyolog

1945 - Pat Riley, ABD'li basketbol oyuncusu

1948 - Bobby Orr, Kanadalı buz hokeyi oyuncusu

1950 - William Hurt, ABD'li sinema oyuncusu

1956 - Catherine Ashton, İngiliz politikacı, 2009 yılında Avrupa Birliği Dışişleri bakanı ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikasından Sorumlu Yüksek Temsilcisidir

1957 - Spike Lee, ABD'li yönetmen ve prodüktör

1958 - Holly Hunter, ABD'li sinema oyuncusu

1963 - David Thewlis, İngiliz oyuncu

1964 - Natacha Atlas, Mısırlı müzisyen

1976 - Chester Bennington, ABD'li rock solisti

1982 - Tomasz Kuszczak Polonyalı profesyonel kaleci

1984 - Fernando Torres, İspanyol futbolcu

1984 - Christy Carlson Romano, ABD'li oyuncu ve şarkıcı

1987 - Jô, Brezilyalı futbolcu

Ölümler

1878 - Julius Robert von Mayer, Alman fizikçi (d. 1814)

1894 - Kossuth Lajos, Macaristanlı siyasetçi (d. 1802)

1897 - Apollon Maykov, Rus şair (d. 1821)

1925 - George Curzon, İngiliz devlet adamı (d. 1859)

1929 - Ferdinand Foch, Fransız asker (d. 1851)

1938 - Aleksandr Malinov, Bulgar siyasetçi (d. 1867)

1954 - Mehmet Emin Kalmuk (d. 1869, İstanbul), hendese (Geometri) muallimi, telgraf ve telefon müderrisi (Medrese hocası).

1962 - C. Wright Mills, ABD'li sosyolog (d. 1916)

1971 - Falih Rıfkı Atay, Türk gazeteci ve yazar (d. 1894)

1984 - Kerime Nadir, Türk romancı (d. 1917)

1987 - Towser, İskoç kedisi (d. 1963)

1990 - Lev Yaşin, Sovyet futbolcu (d. 1929)

1993 - Polykarp Kusch, Nobel Ödülü sahibi ABD'li fizikçi (d. 1911)

1998 - George Howard, ABD'li müzisyen (d. 1956)

2007 - Taha Yasin Ramazan, Iraklı siyasetçi (d. 1938)

Tatiller ve Özel Günler

Sonbahar Ekinoksu (Güney Yarım Kürede)

İlkbahar Ekinoksu (Kuzey Yarım Kürede)

 
20 Mart 1602: Hollanda Doğu Hindistan Kumpanyası kuruldu

xVmG4R.jpg


Hollanda Doğu Hindistan Kumpanyası (Hollandaca: Vereenigde Oostindische Compagnie / VOC) 20 Mart 1602 tarihinde çeşitli Hollanda şirketlerinin kendi aralarındaki rekabete son vermesi için kuruldu. Hollanda emperyalizminin en önemli aygıtlarından olan VOC savaş ilanı, kale inşası, toprak alımı gibi yetkilere sahip bir tekeldi. 17. ve 18. yüzyılların en büyük ticaret kuruluşlarından biriydi.

VOC'nin merkezi Amsterdam ve Middelburg'da bulunuyordu. Ticari gemi seferlerinin ulaştığı ana merkez de Java (Endonezya) adasındaki Batavia (bugün Jakarta) limanıydı. Endonezya'nın diğer adalarında da çeşitli şubeleri vardı. Nagasaki (Japonya) sahillerinde bulunan suni bir adada, İran'da, Bengal'de (bugün Pakistan ve Hindistan), Seylan (bugün Sri Lanka), Formoza (bugün: Taiwan), Kapstadt (Güney Afrika) ve Güney Hindistan'da da ticari temsilcilikleri bulunuyordu.

VOC'nun ticari gücünün esas kaynağı, Hindistan'ın doğusuyla Avrupa arasındaki baharat ticaretini kontrol ediyor olmasıydı. Altı bölüm şeklinde örgütlenen kumpanya, dünyada ilk hisse senedi çıkaran şirket olma özelliğini de taşıyordu. Dördünc İngiltere-Hollanda (1780–1784) savaşından sonra kumpanya maddi zorlukların içine girdi ve 1798'de tasfiye edildi.

İki yüz yıl boyunca pek çok alanda tekelleşen VOC'a bağlı olarak 4700 gemi faaliyet gösteriyor, bunlarla yaklaşık bir milyon insan taşınıyordu. Avrupa'ya taşınan eşyaların ticari kıymeti ilk yüz yılda (1640–1700) 577 milyon altın Hollanda florini, ikinci yüz yılda da (1795'e kadar) 1,6 milyar altın Hollanda floriniydi. VOC'un tek rakibi olan İngiliz Doğu Hindistan Kumpanyası (EIC) 1600 yılında Londra'da kurulmuş, ancak VOC ile rekabet edememişti. Sadece 17. yüzyılın sonuna doğru kısa bir dönemde EIC rekabette biraz daha güç kazanmıştı.

Hollandalıların bu faaliyetleri tam emperyalizmin denetimindeydi ve emperyalizmin çıkarlarına hizmet ediyordu. Hollanda ve İngiltere'nin işgal altında tuttuğu toprakların yer altı ve yerüstü zenginliklerinin neredeyse tümü herhangi bir bedel ödenmeden Avrupa'ya taşınıyor, yerli halkın bu zenginliklerden faydalanmasına hiçbir şekilde izin verilmiyordu. Endonezya halkı Hollanda ve İngiliz emperyalizmine karşı birçok kez isyan etti, 1900'lü yılların başından itibaren giderek yükselen antiemperyalist mücadele, 1945'te Endonezya Birleşik Devletleri'nin kurulmasıyla sonuçlandı.

Resim: Hollanda Doğu Hindistan Kumpanyası'nın çıkardığı paralardan biri.
 

Bugün 20 Mart Dünya Serçe Günü!

Serçeler insanlığın değişimine en iyi uyum sağlayan kuş türlerinden biri. Buna rağmen son yıllarda nüfusları hızla azalıyor. İngiltere, serçelerinin yüzde 68'ini kaybettiğini saptayınca türü korumak için Londra parklarında araştırmalar yapmaya başladı. Hintliler tüm dünyanın ilgisini bu yok oluşa çekebilmek için Dünya Serçe Günü'nü yarattı

xB3d99.jpg


Her yıl 20 Mart tarihinde tüm dünya bu küçük canlılar için harekete geçiyor. Ülkemizde ise Doğa Derneği son 3 yıldır doğa gönüllülerinin desteğiyle Dünya Serçe Günü kapsamında etkinlikler düzenliyor.

Baharının gelişini müjdeleyen pek çok işaret sayabiliriz: Doğa yeşerir, çiçekler açar, kelebekler uçmaya, kuşlar ötmeye başlar; ama büyük beton şehirlere sıkıştırdığımız hayatlarımızın içinde çoğumuz bu işaretleri yakalayamaz ve baharı kaçırır. Oysa serçeler koca binaların yanındaki küçük çalıların içinden ya da pencerenizin önünden öter ve sanki kapıdaki baharı insanlara duyurmaya çabalar.

Küçük dostlarımız serçeler, giderek doğadan uzaklaşan düşünce ve yaşam biçimimiz nedeniyle her geçen gün azalıyor, kimse farkına varmadan hayatlarımızdan çıkıp gidiyorlar. Doğa Derneği uzmanlarına göre; Türkiye’deki serçe sayıları dünyanın birçok yerinde olduğu gibi düşüyor.

wvrDQ6.jpg


Doğa Derneği son 3 yıldır, serçelerin yok oluşuna dikkat çekmek amacıyla Dünya Serçe Günü kapsamında etkinlikler düzenlemekte. Geçen yıl pek çok doğa gönüllüsü serçeleri sayarak ve sayım sonuçlarını, mesajlarını Doğa Derneği’ne ileterek serçeler için düzenlenen bu güne destek verdiler. Doğa Derneği bu yıl da 20 Mart’ta tüm doğa gönüllülerini serçeleri birlikte saymaya ve Türkiye’nin kuş gözlem verilerinin toplandığı Kuşbank veritabanına (http://kusbank.org) üye olarak serçe kayıtlarını burada toplamaya davet ediyor.

Konu hakkında açıklama yapan Doğa Derneği Genel Müdürü Engin Yılmaz “Dünya Serçe Günü, doğanın uyarılarını bize dostlarımız serçeler aracılığı ile iletme günüdür. Bugünkü yaşam biçimimiz serçeler ile birlikte tüm doğanın hızla yok oluşuna neden oluyor. Bu küçük dostlarımızın çağrısına bir an önce kulak vermek ve hayatlarımızdan çıkıp gitmelerinin önüne geçmek zorundayız” dedi.

Uzman Eşliğinde Parkta Serçe Gözlem Etkinliği

Yer: İstanbul Fındıklı Parkı

Tarih: 20.Mart.2014

Saat: 16.00
 
Seçim yasakları başladı

K4XngL.jpg


Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK), 30 Mart 2014 tarihinde yapılacak yerel seçimlere ilişkin belirlediği yasaklar bugün başladı.
Seçim yasakları, 20-29 Mart 2014 tarihleri arasında geçerli olacak. Başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve adayların seçim propagandası ile ilgili gezilerine hiçbir memur katılamayacak. İnşaat halindeki yapılara, siyasi partilere ve adaylara ait bayrak, afiş veya poster gibi tanıtıcı malzemeler asılamayacak ve yapıştırılamayacak.

Yazılı, sözlü ve görsel basın ve yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin veya adayın lehinde veya aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın ve herhangi bir surette dağıtımının yapılması yasak olacak.

Propaganda için kullanılan el ilanları ve diğer her türlü matbuat üzerinde Türk bayrağı ve dini ibareler bulundurulamazken; siyasi partiler ve adayların yapacakları propagandalarda Türkçe kullanmaları esas olacak. YSK'nın belirlediği diğer yasaklar ise şöyle:

Seçime katılan siyasi partiler ve bağımsız adaylar, oy verme gününden önceki otuzuncu gün olan 28 Şubat 2014 Cuma gününden itibaren kendilerini tanıtıcı poster, parti bayrağı, ilan, pankart veya afiş gibi malzemeleri asmak veya yapıştırmak amacıyla, o seçim çevresi içerisinde belediyelerce doğrudan kullanılan ve ilçe seçim kurullarınca belirlenen sabit ilan ve reklam yerlerinden süresi, sayısı ve ücreti eşit olmak şartıyla yararlanabilecekler.

Vatandaşların oy verme gününden önceki otuzuncu gün olan 28 Şubat 2014 Cuma gününden propaganda süresinin bitim günü olan 29 Mart 2014 Cumartesi günü saat 18.00'e kadar konutlarına, iş yerlerine veya taşıtlarına, siyasi partilere ya da adaylara ait bayrak, afiş veya poster gibi tanıtıcı malzemeleri asabilecekler veya yapıştırabilecekler, bu ilan ve reklamlar her türlü vergi ve harçtan muaf olacak. Konut veya işyeri olarak kullanılmayan binalar ile iskana açılmamış ya da inşaat halindeki yapılara, siyasi partilere ve adaylara ait bayrak, afiş veya poster gibi tanıtıcı malzemeler asılamayacak ve yapıştırılamayacak.

Seçimin başlangıç tarihi olan 1 Ocak 2014 Çarşamba gününden oy verme gününü takip eden güne kadar şehir içi veya şehir dışında, toplu taşıma amacıyla kamu hizmetlerinde kullanılan hava, kara, deniz ve raylı sistem taşıtlarında yer alan reklam yerleri ve araçlarında, siyasi propaganda içeren her türlü yayın yapılmasının yasak. Toplu taşıma araçlarına tahsis edilmiş üstü kapalı duraklar ile yolcuların inip bindiği kapalı alanlarda da aynı yasak uygulanacak.

20 Mart 2014 tarihinden itibaren oy verme gününü takip eden güne kadar olan süre içinde devlet, katma bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyelerle bunlara bağlı daire ve müesseseler, iktisadi devlet teşekkülleri ve bunların kurdukları müesseseler ve ortaklıkları ile diğer kamu tüzel kişilikleri, umumi menfaatlere hadim cemiyetler ve Bankacılık Kanunu'na tabi teşekküllere ait kaynaklardan yapılan iş ve hizmetler dolayısıyla (açılış ve temel atma dahil) törenler tertiplenmesi, nutuklar söylenmesi, demeçler verilmesi ve bunlar hakkında her türlü vasıtayla yayınlarda bulunulması yasak.

20 Mart 2014 tarihinden itibaren oy verme gününü takip eden güne kadar olan süre içinde Başbakan ve bakanlarla, milletvekillerinin yurt içinde yapacakları seçim propagandası ile ilgili gezilerini makam otomobilleri ve resmi hizmete tahsis edilen vasıtalarla yapamayacaklar. Bu maksatla yapacakları gezilerde, protokol icabı olan karşılama ve uğurlamalar ile törenler yapılamayacak ve resmi ziyafet verilemeyecek.

20 Mart 2014 tarihinden itibaren oy verme gününü takip eden güne kadar olan süre içinde Başbakan, bakanlar, milletvekilleri ve adayların seçim propagandası ile ilgili olarak yapacakları gezilere hiçbir memur katılamayacak.
 
Tarihte Bugün : 20 Mart 1920 Heyet-i Temsiliye, Anadolu Demiryolları’na el konulmasını kararlaştırdı

20 Mart 1920 Heyet-i Temsiliye, Anadolu Demiryolları’na el konulmasını kararlaştırdı.

Anadolu Demiryolları bundan böyle Heyet-i Temsiliye’ce işletilmeye başlandı.

Osmaniye köprüsü tahrip edildi.

wbm0bm.jpg
 
Rusya'dan ABD'ye yanıt geçikmedi

KqVDvQ.jpg


ABD'nin Ukrayna ve Kırım konusundaki son gelişmeler nedeniyle üst düzey Rus yetkililere yönelik yaptırım uygulama kararına Rusya'dan sert yanıt geldi.

Rusya, dokuz ABD'li yetkiliye yaptırım kararı aldı. ABD Başkanı Barack Obama, ise yaptığı açıklamada ABD'nin Rusya'nın Kırım politikası üzerine aldıkları yaptırım kararlarının artarak devam edeceğini söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, ABD'nin Kırım'daki gelişmeler üzerine sunduğu yaptırım listesine işaret edilerek, "Rusya, buna karşılık aynı sayıda ABD'li yetkiliye yaptırım getiriyor" denildi.

Yaptırım yoluna gidilmesinin "çift taraflı olduğu" belirtilen açıklamada, "Amerika tarafı, Kırım halkının uluslararası kurallara ve BM'nin tüzüğüne uygun bir şekilde Rusya'ya bağlanma kararı aldığını itiraf etmek istemiyor" denildi. Açıklamada, "Şüphe olmasın ki, her düşmanca hamleye aynı şekilde karşılık vereceğiz" ifadeleri yer aldı.

Rusya'nın yaptırım gerekçesi bu ifadeyle izah edildikten sonra dokuz kişilik listeye yer verildi. Listede şu isimler yer aldı:

1. Caroline Atkinson – Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı

2. Benjamin Rhodes - Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı

3. Daniel Pfeiffer – Beyaz Saray danışmanı

4. Harry Reid – Senato Çoğunluk Lideri

5. John Boehner - Temsilciler Meclisi Başkanı

6. Robert Menendez – Senato Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı

7. John McCain - Senatör

8. Mary Landrieu - Senatör

9. Daniel Coates – Senatör

ABD'DEN 16 YETKİLİYE YAPTIRIM

ABD Hazine Bakanlığı, Ukrayna konusundaki son gelişmeler nedeniyle, 16 Rus yetkilisi, Rus yetkililere materyal desteği verdiği gerekçesiyle dört kişi ile bir Rus bankasına yaptırım getirmişti.

Bakanlığın açıklamasına göre, yaptırım getirilen 16 Rus yetkilisinin isimleri şöyle:

"Viktor Ozerov, Vladimir Dzhabarov, Evgeni Bushmin, Nikolai Ryzhkov, Sergei Zheleznyak, Sergei Mironov, Aleksandr Totoonov, Oleg Panteleev, Sergey Naryshkin, Victor Ivanov, Igor Sergun, Sergei Ivanov, Alexei Gromov, Andrei Fursenko, Vladimir Yakunin, and Vladimir Kozhin".

Açıklamada, Rusya yönetimine "yakın çevreler" olarak tanımlanan üst düzey Rus yetkililerine materyal ve diğer destekleri sağladıkları veya onlar adına hareket ettikleri gerekçesiyle yaptırım getirilen isimler ise şunlar:

"Gennady Timchenko, Arkady Rotenberg, Boris Rotenberg ve Yuri Kovalchuk".

Ayrıca, Rusya devlet yetkililerine desteği nedeniyle "Bank Rossiya"ya da yaptırım uygulanacağı bildirildi.

Bu kapsamda, yaptırım listesine alınan kişi ve kurumların ABD'deki varlıkları dondurulurken; ABD vatandaşlarının bu kişi ve kurumlarla ticareti de yasaklandı.
 
"Süleyman Şah Türbesi’ne nokta operasyonu yaparız"

KlmD8b.jpg


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün’ün sorularını yanıtladı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, hükümetin Süleyman Şah Türbesi konusunda Türk Ordusunu Suriye'ye sokmak isteyebileceğini bunu da seçimlerden önce yapacağını iddialarını yanıtlayan Bakan Yıldız; saldırı olması halinde kayıtsız olamayacaklarını ama geniş çaplı bir operasyon değil nokta operasyonu gerçekleştirilebileceğini söyledi:

"Süleyman Şah Türbesi Türkiye'nin kendi sınırları dışındaki Türk toprağı olan nadir bir yerdir. Ankara nasılsa İstanbul Sinop Hatay karsa nasılsa o türbe de öyledir. Bulunduğu toprak Türk toprağıdır.

Şu anda Türk Silahlı Kuvvetlerimiz orada güvenliği sağlıyor ve koruma yapıyor . oraya bir taarruz olması halinde, Sayın Kılıçdaroğlu oraya kayıtsız kalmamızı mı istiyor acaba? Siz bir şey olmamış gibi yapın mı diyor, yoksa onu bahane ederek başka işler yapacağımızı mı söylüyor.

Ben herhangi bir taarruz olmaması halinde orada böyle bir işlemin orada söz konusu olmadığını çok açık ve net bir biçimde söylüyorum. Kendi toprağımızı savunmamamızı tavsiye ediyorsa biz bunu yapmayız kesinlikle savunuruz. Gerekirse o noktayla alakalı bir operasyon söz konusu olur, geniş çaplı olmaz.

Kılıçdaroğlu veya başka birisi, Türk topraklarına saldırsınlar ama siz de bunu ne olur görmeyin gözlerini kapatın diyorsa, biz bunu böyle yapmayız. Bunu bir Suriyelinin hatta ancak Esad rejiminin demesi lazım. "
 
40 saniyede 7 kişi öldü!

KqVDDD.jpg


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kars Bölge Müdürlüğü'ne yapılan saldırıda hayatını kaybeden İdari ve Mali İşler Müdürü Ramazan Haydar'ın, saklandığı lavabodan çıkmasının ardından öldürüldüğü ortaya çıktı.

Saldırıdan lavaboya saklanarak kurtulan Ahmet Akın Atasoy, gazetecilere yaptığı açıklamada, olay sırasında yaşadıklarını anlattı. Olay esnasında hemen odasının karşısındaki lavaboya girdiğini ve yanına İdari ve Mali İşler Müdürü Ramazan Haydar'ın (31) da geldiğini belirten Atasoy, şöyle devam etti:

"Yanıma bir arkadaşım daha geldi. 2 kişi kapıyı kilitledik. Sonra da arkadaşım geri çıkmak istedi. Çıktı da. Kapıda da olay oldu. Olay 40 saniye, 1 dakikayı geçmemiştir. Değişik bir psikolojiydi. Ben arkadaşım öldürülürken görmedim. Zaten arkadaş çıkınca tekrar kapıyı kilitledim. Orada öldürülmüş.

Ben bekledim. Bütün odalara gelmesini bekledim. Adam intihar mı etti, pusuya mı yattı, polis geldi mi, camdan atlamayı düşünüyorsunuz..."

Atasoy, o sırada polisin yaptığı "cama çıkmayın" anonsunu duyduğunu söyleyerek, "Aramızda bir kapı vardı, arkadaş vurulunca bu şekilde fayansların üzerine kan aktı, o psikoloji beni biraz etkiledi. Arkadaşımı orada vurdu. Daha sonra intihar etti zaten" diye konuştu.

Atasoy, gazetecilerin "Özel harekat polislerinin içeri girişi nasıl oldu" sorusu üzerine, "O sırada ben elimi kaldırdım, yere yatmamı söylediler. Daha sonra polis geldi, götürdü. Olay bu şekilde oldu" ifadelerini kullandı.

ABDÜLNACİ ÇOLAK'IN CENAZESİ ŞEHİT KARDEŞİNİN YANINDA TOPRAĞA VERİLDİ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kars Bölge Müdürlüğü'ne yapılan saldırıda hayatını kaybeden Abdülnaci Çolak'ın cenazesi, şehit kardeşinin yanında toprağa verildi.

Merkeze bağlı Esenkent köyündeki cenaze törenine, Çolak'ın ailesi ve yakınları ile Kars Valisi Eyüp Tepe, AK Parti Kars milletvekilleri Ahmet Arslan ve Yunus Kılıç, İl Jandarma Alay Komutanı Albay Hasan Çelik Gönülal, Emniyet Müdürü Ercan Çakmak ve çalışma arkadaşları katıldı.

Çolak'ın cenazesi, burada kılınan cenaze namazının ardından Esenkent Köyü Mezarlığı'nda, 2005 yılında Tunceli'de şehit olan kardeşi Sinan Bedri Çolak'ın mezarının yanına defnedildi.

Vali Tepe, milletvekilleri Arslan ve Kılıç ile öteki ilgililer, Çolak'ın ailesine taziyelerini iletti.

ŞEHİT KONTENJANINDA İŞE GİRMİŞ

Bu arada, baba Suriya Çolak, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Devletimiz ve Türkiye Cumhuriyetimiz sağ olsun. Ne diyeyim. Allah böyle bir şeyi kimsenin başına vermesin. Allah böyle kötü bir durumu bir daha kimseye göstermesin" dedi.

Bir gazetecinin, "Oğlunuz kuruma, şehit kontenjanından mı girdi" yönündeki sorusu üzerine Çolak, "Evet şehit kontenjanından girmişti. Kardeşi de burada. İkisi de burada yatıyor" şeklinde konuştu.

Öte yandan, 3 çocuk babası Abdülnaci Çolak'ın, asker kıyafeti giyen 5 yaşındaki yeğeni Efecan Çolak da cenaze namazı sırasında amcasının tabunun başında ayrılmadı.

BAKAN YILMAZ, TÜİK OLAYINDA YARALI KURTULAN SEKRETERİ ZİYARET ETTİ

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kars Bölge Müdürlüğü'ndeki 7 kişinin hayatını kaybettiği olaydan yaralı kurtulan Neslihan Çelik Koca'yı evinde ziyaret etti. Bakan Yılmaz, ziyaret sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, olayın çok acı bir hadise olduğunu söyledi.

Olaydan yaralı kurtulan Neslihan Çelik Koca'yı ziyaret ettiklerini ifade eden Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, 'Tabii olayın etkisi devam ediyor. Bir süre daha da devam edecektir şüphesiz.

Kolay değil olayı yaşamak, böyle bir olayın içinde bulunmak. Biz de hem geçmiş olsun dileklerimizi kendisine ve ailesine iletmiş olduk. Teselli etmeye çalıştık.

Bu kardeşimizin olaydan hayatın kaybetmeden kurtulması bir nebze de olsa bir teselli oldu bizim için. Tekrar tekrar Allah rahmet eylesin diyoruz.

Böyle acı hadiseleri memleketimizde yaşamayız inşallah. Olayla ilgili olarak da emniyetimiz, güvenlik güçlerimiz zaten gerekli ifadeleri alıyor. Ayrıntılı bir şekilde çalışmayı yürütüyorlar.

Söylenecek çok fazla bir şey yok doğrusu. Normal bir olay olmadığı belli. Bir daha böyle bir olay yaşanmamasını temenni ediyorum' dedi.

Saldırıyı gerçekleştiren kişiyle ilgili daha önce bir sıkıntı yaşanıp yaşanmadığı soru üzerine Bakan Yılmaz, 'Bu konuda psikolojik rahatsızlığı olan insanların gerçeklik algısıyla, normal insanların algısı farklı.

Belki kendisi öyle algılara sahip olmuş olabilir. Böyle şikayetleri de olmuş. Ankara'dan denetim elemanları gelip bunu incelemiş. Valiliğimiz ve kurum personeliyle görüşmüş. Böyle bir hadisenin olmadığına karar verilmiş.

Belli psikolojik rahatsızlıklarda maalesef dünyayı farklı algılayabiliyorsunuz, bambaşka yorumlar yapabiliyorsunuz karşınızdaki insanla ilgili.

Muhtemelen böyle bir algılama meselesi söz konusu. Burada böyle bir şey olsa dahi bu yaşanan olayla söz konusu edilen hadiseler arasındaki orantısızlığı herhalde herkes takdir edecektir.

Normal ruh halinde olan bir insan, böyle bir hadise varsa bile hukuki yollara başvurur, hakkını arar, böyle bir hadiseye yönelmez. Bu olayın oluş biçimi her haliyle gösteriyor ki normal bir durumla karşı karşıya değiliz. Bir psikolojik sıkıntıyla karşı karşıyayız' diye konuştu.
 
Geri