2 Mayıs 2013 Tarihte Bugün

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
02 Mayıs 2013 Tarihte Bugün

02 Mayıs Tarihte Bugün

Tarihte bugün/02 Mayıs


2 Mayıs, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 122. (Artık yıllarda 123.) günüdür.Bundan sonra yılın bitimine 243 gün kalıyor

Olaylar

1808 - Dos de Mayo Ayaklanması: Madrid halkının şehirlerini işgal eden Fransız ordusuna karşı başlattığı ayaklanma

1885: Anadolu'nun ilk lisesi (idadisi) Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi temeli törenle atıldı.


1926: Atlas Okyanusu'nun iki yakası arasında ilk faks mesajı gönderildi.


1938: Ordu Süvari Ekibi, Roma'da Milletler Kupası yarışlarında altın Mussolini Kupası'nı kazandı.


1945: İtalya'daki Alman işgal birlikleri Müttefik ordularına, Berlin'deki Alman güçleri Sovyet Mareşal Jukov'un birliklerine teslim olmaya başladı.


1953: Uluslararası Tiyatro Enstitüsü Türkiye Merkezi kurucuları seçildi.


1954: Milletvekili Genel Seçimleri yapıldı.


1972: ABD'den alınan TCG Oruç Reis ile TCG Uluç Ali Reis denizaltıları törenle donanmaya katıldı.


1973: Lübnan ordusunun Filistinli mültecilere saldırmasıyla Lübnan iç savaşı başladı.


1982: Falkland Adaları'nda İngiltere-Arjantin savaşı başladı.

1984: F-16 uçaklarının Türkiye'de yapılması için anlaşma sağlandı.

1985: Arjantin ve Şili, Beagle Kanalı'ndaki Lennox, Picton ve Nueva adalarından kaynaklanan sınır problemini bir sınır antlaşması imzalayarak çözdüler.


1986: Birinci Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde açıldı.


1992: Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ABD'de prostat ameliyatı geçirdi.


1998: Avrupa Merkez Bankası, Brüksel'de Avrupa Birliği'nin
para politikalarını yönetmesi amacıyla kuruldu.


1999: Fazilet Partisi'nden Merve Kavakçı, milletvekili yemin törenine türbanla katıldı. Olay TBMM'de protestolarla karşılandı.


2011: Amerika Birleşik Devletleri Silahlı Kuvvetleri'nin Pakistan'ın Abbottabad şehrinde açtığı ateş sonucu Usame bin Ladin öldürüldü.


Ekonomi

1670 - İngiltere Kralı II. Karl Hudson's Bay Şirketi'ne sözleşme çerçevesinde ayrıcalıklar tanıyarak Hudson Bay'ın içlerine aklan tüm akıntı kenarlarında bulunan Kızılderililer ile ticaret yapmasını kabul etti.Kürkçü Topluluğu bunu dünyada ki en eski Müessese olarak görüyor.

1807 - Münihli Viktualienmart(Münih'in içinde yer alan ve gıda maddeleri için kurulan pazar) kuruldu.


1843 - İlk Alman göçmenler Şili'deki Puerto Hambre limanına vardılar.Özellikle Llanquihue Deniz'i çevresine yerleştirler.


1896 - Budapeşte'te bundan böyle düzenli olarak avrupa kara parçaları üzerinde bağdaşan metro seferleri başladı.


1924 - Norddeutsche Rundfunk AG (NORAG),sonraki adıyla NDR televizyon kanalı yayın yapmaya başladı.


Doğumlar
19. Yüzyıl Öncesi

1360: Yongle, Çin imparatoru (ö. 1424)

1458: Portekiz'in Eleonore'sı , Kral II. Johann'ın eşi.Kraliçe 1481-1495


1551: William Camden, İngiliz tarihçi ve antikacı (ö. 1623)


1660: Alessandro Scarlatti, Barok sanatının İtalyan bestecisi (ö. 1725)


1695: Giovanni Niccolo Servandoni, Fransız mimar (ö. 1766)


1702: Friedrich Christoph Oetinger, Alman ilâhiyatçı (ö. 1782)


1707: Jean-Baptiste Barrière, Fransız viyolonselist ve besteci


1729: Katerina, Rus Çariçe (ö.1796)


1737: William Petty, Birleşik Krallık başbakanı (ö. 1805)


1772: Novalis, Alman yazar (ö. 25 Mart ,1801)


1773: Henrik Steffens, Norveçli filozof (ö. 1845)


1797: Abraham Gesner, Kanadalı doktor, fizikçi ve yerbilimci


19. Yüzyıl

1802: Heinrich Gustav Magnus, Alman kimyacı ve fizikçi (ö. 1870)

1810: Hans Christian Lumbye, Danimarkalı besteci (ö. 1874)


1828: Désiré Charnay, Fransız arkeolog (ö. 1915)


1860: Theodor Herzl, Avusturyalı gazeteci (ö. 1904)


1873: Jurgis Baltrušaitis, Litvanyalı şair (ö. 1944)


20. Yüzyıl
1901–1950


1901: Edouard Zeckendorf, Belçikalı amatör Matematikçi

1901: Willi Bredel, Alman yazar


1902: Brian Aherne, ingiltereli Aktör


1902: Georg Kurlbaum, Alman politikacı


1902: Werner Finck, Alman Yazar, Aktör und kabare sanatçısı


1903: Bing Crosby, Amerikan şarkıcı ve oyuncu (d. 1977)

1905: Alan Rawsthorne, İngiliz Besteci

1905: Charlotte Armstrong, Cinayet romanlarının Amerikan yazarı


1906: Hans-Günther Sohl, Alman sanayi müdürü


1906: Philippe Halsman, Leton-Fransız v Amarikalı fotoğrafçı


1906: Wolfgang Abendroth, Alman politika bilimcisi


1907: Franz Korinek, Avusturyalı politikacı ve başkan


1908: Frank Rowlett, Amerikan matematikçi ve kriptolog


1908: Karl Hartung, soyut Heykeltraş


1909: Teddy Stauffer, İsviçreli grup(müzik) lideri


1910: Edmund Bacon, Amerikalı minar ve şehir planlayıcısı


1911: Marie Therese Hug, Hause Hohenzollern Prensesi


1912: Axel Springer, Alman yayımcı


1912: Karl Adam, Alman kürek atrönürü


1912: Marten Toonder, Hollandalı karikatürcü


1913: Ord. Prof. Aydın Sayılı (ö. 15 Ekim 1993, Ankara), Türk bilim adamı. Ordinaryüs Profesör Doktor.


1913: Pietro Frua, İtalyan araba tasarımcısı


1913: Nigel Patrick, İngiliz aktör (d. 1981)


1920: Guinn Smith, Amerikalı atlet


1920: Jacob Gilboa, İsrailli Besteci


1920: Jean-Marie Auberson, İsviçreli orkestra şefi und Kemancı


1920: Joe Henderson (Mr. Piano), İngiltereli piyanist


1921: Satyajit Ray, Hintli yönetmen (ö. 1992)


1922: Serge Reggiani, Fransız aktör ve türkücü


1923: Albert Nordengen, Norveçli politikacı, Oslo Belediye Başkanı


1923: Fips Fleischer, Alman müzikçi ve bestecisi


1923: Patrick Hillery,irlandalı politikacı, başkan ve devlet başkanı


1924: Günter Wöhe, Kıdemli işletmeci


1924: Theodore Bikel, Avusturyalı şarkıcı


1924: Kurt E. Ludwig, Alman aktör


1925: Roscoe Lee Browne, ABD'li oyuncu


1927: Michael Broadbent, İngiliz şarap yorumcu ve eleştiricisi


1928: Georges-Arthur Goldschmidt, Alman-Fransız yazar, deneme yazarı ve çevirmen


1928: Horst Stein, Alman konser ve opera şefi


1928: Rolf Heyne, Alman yayımcı


1929: Édouard Balladur, Fransız politikacı ve başbakan


1929: Jigme Dorje Wangchuk, Bhutan Kralı


1929: Link Wray, Amerikan müzikçi


1930: Öztürk Serengil, Oyuncu


1931: Werner Titel, Politikacı, Doğu Almanya çevre ve su ekonomisi Başkanı


1933: Harry Woolf, İngiltere ve Galler'in Baş Yargıcı


1934: Manfred Durniok, Alman film yapımcısı ve yönetmeni


1935: Faisal II., Irak Kralı 1939–1958


1935: Luis Suárez,İspanyol oyuncu


1936: Engelbert, İngiliz-Amerikan şarkıcı


1936: Helga Brauer, Alman şarıkıcı


1936: Michael Rabin, Amerikan kemancı


1936: Norma Aleandro, Arjentinli oyuncu


1937: Gisela Elsner, Alman yazar


1937: Klaus Enders, Alman motorsiklet sürücüsü


1937: Thomas Billhardt, Alman fotoğrafçi ve gazeteci


1938: Moshoeshoe II., Lesoto Kralı


1939: Hans-Dieter Möller, Alman orgcu und müzik eğitimcisi


1939: Heinz Troll, Alman Politikacı


1939: Sumio Iijima, Japon fizikçi


1939: Ernesto Càstano, İtalyan futbol oyuncusu


1941: Eddy Louiss,Fransız Jazz-piyanist ve orkcusu


1941: Franco Scoglio,İtalyon futbol antrenörü


1941: Jules Albert Wijdenbosch, Surinam Devletbakanı ve Başbakanı


1941: Elvira Hoffmann, Alman yazar


1942: Ömür Göksel, Türk pop müziği ses sanatçısı.


1942: Udo Ehrbar, Alman politikacı ve almanya meclis üyesi


1942: Wojciech Pszoniak, Polanyalı Aktör


1942: Jacques Rogge, Belçikalı ortepedi cerrahı ve Uluslararası Olimpiyat Komitesi başkanı


1942: Udo Steinke, Almanca dilini kullanan yazar


1942: Bernd Ziskofen, Rallyecross tarihindeki şahsiyet


1943: Klaus Konjetzky, Alman yazar


1943: Manfred Schnelldorfer, Alman buz kayakçısı ve Olimpiyat şampiyonu


1944: Franz Innerhofer, Avusturyalı yazar


1945: Judge Dread, Reggae ve Ska Müzikçisi


1946: David Suchet, İngiliz Aktör


1946: Lesley Gore, Amerikan şarkıcı


1947: James Dyson, İngiliz mucit, girişimci ve sanatçi


1947: Manfred Harder, Alman futbol hakemi


1947: Philippe Herreweghe, Belçikalı orkestra şefi


1948: Larry Gatlin, Amerikan şarkıcı


1948: Christian Hartenhauer, Alman politikacı


1949: Alfons Schuhbeck, Alman kitap yazarı


1950: Angela Krauß,Alman yazar


1950: Lou Gramm, Amerikan şarkıcı


1950: Bianca Jagger, Amerikalı insan hakları savunucusu


1950: Manfred Maurenbrecher, Alman program yapımcısı


1950: Ulrich Goll, Alman politikacı


1951-2000

1975: David Beckham, İngiliz futbolcu

1980: Tim Borowski, Alman futbolcu


1983: Maja Poljak, Hırvat voleybolcu


1985: Lily Allen,İngiliz şarkıcı


Ölümler

907 - I. Boris (Mihail), Tuna Bulgar Devleti'nin ilk Hristiyan hanı

1519 - Leonardo da Vinci, Rönesans'ı başlatan İtalyan ressam, heykeltraş, mimar ve mühendis (d. 1452)


1857 - Alfred de Musset, Fransız yazar (d. 1810)


1864 - Giacomo Meyerbeer, Alman Opera bestecisi (d. 1791)


1921 - Alexandre Vallaury, İstanbul'lu Levanten ve Fransız asıllı mimar (d. 1850)


1945 - Martin Bormann, Nazi Partisi yetkilisi, Hitler'in özel sekreteri (d. 1900)


1957 - Joseph Raymond McCarthy, ABD'li senatör (d. 1908)


1969 - Franz von Papen, Alman devlet adamı ve diplomat (d. 1879)


1972 - J. Edgar Hoover, FBI başkanı (d. 1895)


1979 - Sid Vicious, Britanyalı müzisyen (d.10 Mayıs 1957)


1980 - George Pal, Macar asıllı ABD'li film yönetmeni ve yapımcısı (d. 1908)


1988 - Altan Erbulak, Türk karikatürist, oyuncu, şovmen ve gazeteci. (d. 1929)


1994 - Louis Calaferte, Fransız yazar (d. 1928)


1997 - Paulo Freire, Brezilyalı eğitimci (d. 1921)


1998 - Hideto Matsumoto, Japon müzisyen (d. 1964)


1999 - Oliver Reed, İngiliz aktör (d. 1938)


2009 - Yaman Tarcan, sinema ve tiyatro oyuncusu (d. 1959)


2011 - Usame bin Ladin, El Kaide'nin kurucusu ve lideri (d. 1957)


Tatiller ve Özel Günler



Polonya'da ülke bayrağın anısına ulusal tatil, Bayrak Bayramı.

İran'da Öğretmenler Günü


Endonezya'da Ulusal Eğitim-Öğretim Günü


Madrid (otonom bölge)'in bölgesel bayramı
 
İran’a Savaş İlan edildi (1776)

Avşar soyundan gelen İran hükümdarı Şahruh Osmanlı Devletinin Rus savaşından yenilgi ile ayrılmış olmasından yararlanmak istedi. Basra’da dahil bir kısım Irak Bölgesi topraklarını işgal etti. Bunun üzerine Osmanlı Devleti İran’a 2 Mayıs 1776 tarihinde savaş açtı. Bu savaş sonunda İranlıların işgal ettiği yerler geri alındı.

İspanya’da Napoleon’a Karşı İsyan Çıktı (1808)


Napoleon İspanya’yı işgal etmişti. Bu işgal sonrasında Napoleon’un kardeşini İspanya kralı yapmaya çalışması ve baskıcı uygulamaları Madrit halkının 2 Mayıs 1808 tarihinde Napoleon’a karşı Dos De Mayo adıyla anılan isyanı çıkarmasına neden oldu. Fransızların sert tedbirler ile isyanı bastırmaya çalışması isyanın yayılmasına neden oldu.

Rusların Kışkırttığı Bulgarlar İsyan Çıkardılar (1876)

Rusya’nın kışkırtmaları sonunda Bulgarlar 2 Mayıs 1876 tarihinde büyük bir isyan çıkardılar. Rusya’nın amacı Balkanlarda karışıklık çıkarıp bu karışıklıkların suçlusu olarak Osmanlı Devletini gösterecek ve kendi müdahalesi için gerekçe oluşturacaktı. Bulgar isyanı bastırıldı fakat Rusya’nın istediği olmuş Avrupa’da Osmanlı Devleti aleyhine bir kamuoyu oluşmuştu.

Fransa Almanya’ya Karşı İttifak Arayışında (1935)

Fransa I.Dünya Savaşı sonunda istediğini elde etmişti. Fakat Almanya karşısında kendisini güvende hissetmiyordu. Çünkü Almanların kaybettiklerini geri almaya çalışacaklarını düşünüyor ve çözüm arıyordu. Ne Kellog Paktı ne de Locarno Antlaşması bu konuda Fransa’ya istediği güvenceyi sağlamamıştı. Bunun sonucunda 2 Mayıs 1935 tarihinde Fransa SSCB ile ikili bir ittifak antlaşması imzaladı.

Türkiye’de İlk Kez Otomobil Yarışı Düzenlendi (1949)

Türkiye’de 2 Mayıs 1949 tarihinde ilk kez otomobil yarışı düzenlendi. Yarışma Ankara Hipodrom’da 1200 metrelik parkurda yapıldı. Yarışmayı 1947 Ford model arabası ile Emin Özgünay kazandı. Yarışmanın ödülü 1000 TL idi.

Demokrat Parti Seçimleri Kazandı (1954)

TBMM için 2 Mayıs 1954 yılında yapılan genel seçimlerin galibi yine Demokrat Parti oldu. Demokrat Parti’nin 404 milletvekilliği kazandığı seçimde CHP ancak 30 milletvekili alabilmişti. CKMP 5, bağımsızlar ise 7 milletvekili çıkarmıştı.

Merve Kavakçı’ya TBMM’de Yemin Ettirilmedi (1999)

Merve Kavakçı Fazlet Partisinden milletvekili seçilerek yemin töreni için 2 Mayıs 1999 tarihine yemin için TBMM genel kuruluna gelmişti. Meclise türbanla geldiği gerekçesi ile başta DSP genel Başkanı Bülent Ecevit olmak üzere DSP milletvekillerinin yoğun protestosuna maruz kaldı ve yemin edemeden TBMM’den ayrıldı. Bu protesto yaşanırken diğer partilerin sessiz kaldıkları gözlemlendi. Bu olay Fazilet Partisi kapatma davasının da temel dayanaklarından birisi yapılmıştı.
 
Okul sütü projesi öğrencileri hastanelik etti |2 Mayıs 2012

54d6e76e5afc7f69da31ab0379ef65a8bidibiditarihtebugunorg.jpg


2 Mayıs 2012 Tarihinde ;


Yurt genelinde bugün başlatılan "okul sütü projesi" kapsamında dağıtılan sütlerden etkilenen 100'lerce çocuk hastaneye kaldırıldı.

'Okul Sütü' projesi kapsamında bugün dağıtımına başlanan sütlerden etkilenen 100'lerce çocuk hastaneye kaldırıldı.

Ankara ve İstanbul başta olmak üzere, Konya, Diyarbakır, Edirne, Adana, Sivas, Kırıkkale, Sakarya, Antalya ve Samsun'da okullarda dağıtılan sütlerden etkilenen 100'lerce öğrenci hastaneye kaldırıldı.

*********************

Okul sütü projesi skandalla başladı

Öğrencilere ücretsiz süt dağıtımı bugün skandallarla başladı. Birçoktan ilden toplu zehirlenme vakaları haberleri geliyor.


Yurt genelinde bugün başlatılan "okul sütü projesi" kapsamında Diyarbakır'da bir okulda dağıtılan sütler iddiaya göre 50'ye yakın öğrencinin zehirlenmesine neden oldu.

Zehirlenme olayının yaşandığı Hürriyet İlköğretim Okulu’na çok sayıda ambulans sevk edildi. Öğrenciler, sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Dinçer, Diyarbakır’da dağıtılan sütten bazı öğrencilerin zehirlendiği yönündeki iddiaların üzerine "Sütü daha bugün dağıttık" diye konuştu.

SULTANGAZİ'DE SÜTTEN ZEHİRLENME İDDİASI...

Sultangazi’de okullarda dağıtılmaya başlanan sütlerden zehirlendikleri şüphesiyle yaklaşık 60 öğrenci hastaneye kaldırıldı. ‘Okul Sütü Programı’ kapsamında Esentepe, Nine Hatun ve 50. Yıl İlköğretim Okulları’nda dağıtılan sütleri içen öğrenciler zehirlendikleri şüphesiyle aileleri tarafından çevredeki hastanelere kaldırıldı. Lütfiye Nuri Burat Devlet Hastanesine gelen öğrencilerin bir kısmı taburcu oldu. Bazı öğrenciler ise müşahade altına alındı.

SİVAS'TA DA 60 ÖĞRENCİ ZEHİRLENDİ

Sivas kent merkezinde bulunan 75. Yıl İlköğertim Okulu'nda, Milli Eğitim Bakanlığı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın projesi kapsamında 5. sınıf öğrencilerilerine kadar süt dağıtımı yapıldı. Proje kapsamında süt dağıtımının ilk gününde öğrenciler karın ağrısı, mide bulantısı ve baş dönmesi şikayetleri ile hastanelere kaldırıldı.

Çocuklarının zehirlendiğini duyan aileler panik içinde okula giderek bilgi almaya çalıştı. Sütten zehirlendiği belirtilen yaklaşık 60 öğrencinin tedavilerine Sivas kent merkezindeki 3 hastanede devam ediliyor.Aynı zamanda Sivas'ın İmranlı ilçesinde de dağıtılan öğrencilerin sütten zehirlendiği ihbarının alındığı belirtildi.

ADANA VE KONYA'DA DA ZEHİRLENME YAŞANDI


Adana' nın Merkez Yüreğir ilçesi'ndeki 24 Kasım İlköğretim okulunda dağıtılan sütten için çok sayıda öğrenci zehirlendi. Fenalık geçiren öğrenciler ailelerin yardımıyla hastanelere kaldırılıyor..

Konya' da da 10 öğrencinin sütten zehirlendiği bildirildi..

EDİRNE'DE 30 ÖĞRENCİ ZEHİRLENDİ

TÜRKİYE genelinde tüm anaokulu ve ilköğretim okullarında başlatılan ’Okul Sütü’ programı kapsamında Edirne’de bugün öğrencilere süt dağıtımı yapıldı. Ancak kent merkezindeki Yusuf Hoca İlköğretim Okulu’nda, dağıtılan sütlerden içen 30 öğrenci karın ağrısı ve kusma şikayetiyle hastaneye kaldırıldı.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı’nın işbirliğiyle düzenlediği ’Okul Sütü’ programı çerçevesinde Edirne’deki ilköğretim okulu öğrencilerine bu sabah süt dağıtımı yapıldı. Kutu içerisindeki 200 mililitrelik sütleri içen Yusuf Hoca İlköğretim Okulu öğrencilerinden bazılarında, kısa bir süre sonra karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma şikayetleri görülmeye başlandı. Okul yönetimi 30 öğrencinin rahatsızlanması üzerine 112 Acil Sağlık’a haber verdi. Gelen sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleleri yapılan ilköğretim öğrencileri ambulansla Edirne Selimiye Devlet Hastanesi ve Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı.

Çocuklarının içtiği sütten zehirlendiğini duyan bazı veliler de koşarak okula gelerek öğretmenler bilgi aldı. Dağıtılan sütleri içtikten sonra rahatsızlandıklarını anlatan çocuklar, "Sabah süt verdiler, biz onları içtikten sonra midemiz bulandı, bazı arkadaşlarımız kustu" dedi.

Hastanelerde tedavi altına alınan öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtilirken, öğrencilerin zehirlenmesine neden olduğu belirtilen sütler incelemeye alındı. Öğrencilerin içtiği süt kutularının üzerinde son kullanma tarihinin Ağustos ayı olduğu öğrenildi.

KIRIKKALE'DE 18 ÖĞRENCİ HASTANEYE KALDIRILDI

KIRIKKALE kent merkezindeki Dede Korkut İlköğretim Okulu’nda ücretsiz dağıtılan sütlerden içtikten sonra rahatsızlanan 9 öğrenci ile Keskin İlçesi’nde okullarda dağıtılan sütten zehirlendikleri öne sürülen 9 öğrenci kaldırıldıkları hastanelerde tedavi altına alındı. Dede Korkut İlköğretim Okulu idarecileri, bugün başlatılan ’okul sütü projesi’ kapsamında öğrencilere sütlerini dağıttı. Dağıtılan sütlerden içen öğrencilerden 9’u rahatsızlanınca 112 Acil Servis ekiplerine haber verildi. Okula gelen sağlık ekipleri, içtikleri sütten zehirlendiklerini belirledikleri öğrencileri ambulansla Kırıkkale Devlet Hastanesi’ne götürdü. Öğrenciler Çocuk Servisi’nde tedavi altına alındı.

Okul yöneticileri, 400 öğrencisi bulunan okuldaki tüm öğrencilere ilk derste bakanlıkça gönderilen sütleri dağıttıklarını ancak bazı öğrencilerin mide bulantısı belirtisiyle rahatsızlık göstermesi sonucu hastaneye kaldırdıklarını söyledi. Hastanede serum takılan öğrencilerin tahlilleri yapılırken, müşahade altında tutuldukları belirtildi. Bu arada Kırıkkale’nin Keskin İlçesi’ndeki okullarda dağıtılan sütlerden zehirlendikleri öne sürülen 9 öğrencinin Keskin Yüksek İhtisas Hastanesi’nde tedavi altına alındığı bildirildi.

Sakarya

Karapürçek’te 38 ilköğretim okulu öğrencisi, ”Okul Sütü Programı” kapsamında dağıtılan sütten zehirlendikleri şüphesiyle hastaneye kaldırıldı.

Atatürk İlköğretim Okulu’ndaki 32 ile Mecidiye İlköğretim Okulu’ndaki 6 öğrencide, dağıtılan sütleri içtikten sonra mide bulantısı ve karın ağrısı şikayeti ortaya çıkması üzerine durum sağlık ekiplerine bildirildi.

Öğrenciler, okullara sevk edilen ambulanslarla Akyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

Zehirlenme şüphesiyle hastanede tedavi altına alınan öğrencilerin sağlık durumlarının iyi olduğu, bazı öğrencilerin de ayakta tedavi edildiği belirtildi.

Sakarya Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de 2 müfettiş görevlendirdiği öğrenildi.

Antalya:

Antalya'daki Hakkı Tatoğlu İlköğretim Okulu'ndaki 50 öğrenci de, dağıtılan sütten zehirlendi. Zehirlenme şüphesiyle ilköğretim 1'nci sınıf öğrencisi olan 50 çocuk ambulanslar ve okul servisleriyle çevredeki hastanelere götürüldü.

Okulda dağıtılan sütlerin yöredeki bir firmadan alındığı belirtildi.

Samsun:

Samsun'un Vezirköprü İlçesi'nde, dağıtılan sütten içen 8 ilköğretim okulu öğrencisi, rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı.

BAKAN DİNÇER: İLK BELİRLEMELERE GÖRE ZEHİRLENME DEĞİL

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, okullarda dağıtılan sütten zehirlenme iddialarına ilişkin, ”Şu ana kadar elde ettiğimiz bilgiler bir zehirlenme vakası değil. Çocukların bazılarının süt içtikten sonra midesinin bulandığına dair şikayetler olunca tetkike alındı, hastanelere götürüldü” dedi.

Dinçer, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Milli Eğitim Bakanlığı’na geçerken, basın mensuplarının okullarda dağıtılan sütten zehirlenme iddialarına ilişkin sorularını yanıtladı.

Soruların Sağlık Bakanı Recep Akdağ’a sorulmasının daha doğru olacağını dile getiren Dinçer, bazı çocukların süte karşı hassasiyet göstermiş olabileceğini, öğretmenlere süt içmek istemeyen veya süte karşı hassasiyeti olan çocuklara süt içirilmemesi konusunda duyuru yaptıklarını söyledi.

Dinçer, ”Şu ana kadar elde ettiğimiz bilgiler bir zehirlenme vakası değil. Çocukların bazılarının süt içtikten sonra midesinin bulandığına dair şikayetler olunca onlar tetkike alındı, hastanelere götürüldü” diye konuştu.

Hastaneye kaldırılan çocukların sağlık durumlarının incelendiğini, ilk tespitlere göre çocukların süte karşı hassasiyet gösterdiklerinin belirlendiğini ifade eden Dinçer, şöyle konuştu: ”Çocuklarımızdan süt içmek istemeyen ya da süte karşı hassasiyeti olan çocuklara zorla süt içirilmesin. Bu olup biten hadiselerin böyle bir çerçevede gerçekleştiğini tahmin ediyoruz. Yarın çocuklarımızdan aldığımız kültür ve süt incelemeleri neticeleri çıkacak o zaman daha kesin bir ifadeyle bilgi veririz. Birçok insanda süt içtiği zaman hafifçe bir mide bulantısı olabiliyor veya ilk içmeye başladığında olur. Bunun teknik ayrıntısını Sağlık Bakanımızdan öğrenebilirsiniz.” -”Sağlıklı süt güvenilir şekilde sunulacak”- Vaka sayısıyla ilgili soru üzerine Dinçer, vaka sayısına ilişkin bir bilgi almadığını belirterek, kendisine Diyarbakır, Edirne, Antalya ve Sivas’ta zehirlenme iddialarının gündeme geldiğine dair bilgi ulaştığını kaydetti.

Antalya’da 30 öğrenci civarında vaka bulunduğunu, esas problemin Diyarbakır ve Sivas’ta olduğunu dile getiren Dinçer, ”Oralarda da zehirlenme vakasına dair bir belirti yok” dedi.

Milli Eğitim Bakanı Dinçer, velilere, öğrencilere ve öğretmenlere de seslenerek, Süt Programı’nı dengeli beslenme ve çocukların protein ihtiyacı için çok önemsediklerini belirtti ve ”Bütün çocuklarımız bizim çocuklarımızdır. Velilerimiz emin olsunlar, sağlıklı süt güvenilir bir şekilde sunulacak ve elimizden gelen her türlü tedbiri alacağız” dedi.

Olayı ajite etmeye yönelik bir tavır içerisinde olunmaması gerektiğini vurgulayan Dinçer, yarın tahlil sonuçlarının çıkmasının ardından kamuoyuyla verilerin paylaşılacağını söyledi.

*******************************

03.05.2012

Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı Gıda Kontrol Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Erol, okul sütünden zehirlenme iddialarına ilişkin, ön bulgular itibariyle sütlere ilişkin herhangi bir sağlık ve bozulma tehdidinin söz konusu olmadığını belirterek, “Toplam 7.2 milyon kutu süt dağıtıldı, etkilenen çocuk sayısına baktığımızda çok sınırlı sayıda. Aileler herhangi bir endişe duymasınlar, herhangi bir sıkıntı sözkonusu değil, mikrobiyel zehirlenme olayı söz konusu değil” dedi.Prof. Dr. Erol, Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi'nde düzenlenen “3. Gıda Güvenliği Kongresi”nde basın mensuplarının konuyla ilgili sorularını cevapladı.

Olayın sütten kaynaklı bir gıda zehirlenmesi olarak değerlendirildiğini hatırlatan Erol, bunun söz konusu olmadığını söyledi.

Bunun laktoz intoleransına dayalı bir problem olduğunu belirten Erol, “Ancak bütün bunlara rağmen emin olmak için problemin görüldüğü bütün illerden örneklerimizi aldık. Bununla ilgili gerekli tetkiklerimizin bir bölümü çıktı, bir bölümü devam ediyor. Ancak şu ana kadar hiçbir problem yok. Ne bozuk, ne tarihi geçmiş sütler. Ön bulgular itibariyle sütlere ilişkin herhangi bir sağlık tehdidi, bozulma tehdidi söz konusu değil, herhangi bir sağlık problemine ya da bozulmaya neden olan bir bakteri veya mikrobiyolojik tehlike bulgusu da yok” diye konuştu.

Erol, dağıtılan sütlerin çok yüksek miktarda olduğuna işaret ederek, buna ilişkin olarak bazı çocuklarda böyle bir reaksiyon görülebileceğini ifade etti.
Konuyla ilgili tetkik sürecini başlattıklarını dile getiren Erol, şunları kaydetti:

“Toplam 7.2 milyon kutu süt dağıtıldı, etkilenen çocuk sayısına baktığımızda çok sınırlı sayıda. Tabii bunu da dikkate alıyoruz ama böyle bir problem olmuş olsaydı, bu çocukların hemen hemen büyük bir bölümünde bu olumsuzluğu, bu sağlık tehlikesini görürdük. Ancak belli yerlerde, belli çocuklarda böyle bir reaksiyon var, hekimlerimizin açıklamaları bu yönde, intolerans olabileceğine ilişkin. Netice itibarıyla bizim elde ettiğimiz bulgular yönüyle, sağlık yönüyle bir sorun yok. Onlarla ilgili sonuçlar çıktığında da bakanlık olarak gerekli açıklamayı yapacağız.”

“Böyle bir programda seçebileceğimiz en güvenli süt UHT”

Prof. Dr. Erol, bir gazetecinin, bazı uzmanların UHT süt yerine günlük kutu süt dağıtılması gerektiğini söylediğinin hatırlatması üzerine, “Takdir edersiniz ki her gün 7.2 milyon kutu sütü dağıtacaksınız. Bu, haziran ayına kadar devam edecek. Her gün kutu sütünü, onun tabii belli koşullarda transferi gerekir. En güvenli süt, UHT süttür. Çünkü UHT sütte 140 santigrat derece gibi yüksek ısı işlemi uygulanıyor. Buradaki bakteriler, mikroorganizmalar hepsi inaktif hale getiriliyor. Bunu oda sıcaklığında 3-4 ay muhafaza edebiliyoruz, dolayısıyla böyle bir programda seçebileceğimiz en güvenli süt UHT süttür” şeklinde konuştu.

Süt dağıtımı uygulamasının devam edip etmeyeceği sorulan Erol, “Evet, devam edecek. Bu program, son derece güvenli bir programdır. Bu programın asıl amaçlarından biri, belli yaş grubundaki çocuklara belli miktarda, belli bir süre için hayvansal proteini süt marifetiyle vermek. Aynı zamanda süt tüketim alışkanlığını geliştirmek, süt arzının fazla olduğu dönemlerde de sektörümüzde bir regülasyona gitmek. Yani çok amaçlı, çok faydalı bir proje. Çok önemli bir proje, belli maliyeti olan bir proje ve bu projeyi ülke adına önemsiyoruz” cevabını verdi.

Erol, ailelere seslenerek, “Aileler herhangi bir endişe duymasınlar, herhangi bir sıkıntı söz konusu değil, mikrobiyel zehirlenme olayı sıkıntısı söz konusu değil” dedi.

Prof. Dr. Erol, “Eğer sorunun süt firmalarından kaynaklı olduğu ortaya çıkarsa bir işlem yapılacak mı?” şeklindeki soruya şu cevabı verdi:

“Eğer herhangi bir ihmal söz konusu olur ise onunla ilgili elbette gerekli işlemleri yaparız. Bu konuda mevzuatımız açıktır. Eğer üretime yönelik bir sıkıntı olursa o cezalar verilir. Para cezası olur, üretimin durdurulması olur, ürünün toplatılması olur. Ancak ilk yapılacak işlerden biri,ürünün toplatılması, imhasıdır. Zararın devamını önlemek için önce bu yapılır.”
 
Tarihte bugün: 2 Mayıs


Rönesansı başlatan İtalyan heykeltraş, mimar ve mühendis Leonardo da Vinci 1519'da hayata veda etti.


leonardo da vinci.

Leonardo Da Vinci Resimleri

İtalyan mimar, müzisyen, anatomist, mucit, mühendis, heykeltraş, geometrisyen ve ressam Leonardo da Vinci, 15 nisan 1452 - 2 mayıs 1519 tarihleri arasında yaşadı.




Rönesans sanatını doruğuna ulaştırmış, sadece sanat yapıtlarıyla değil çok çeşitli alanlardaki araştırmaları ve buluşlarıyla da tanınan, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük sanatçılarından biridir.



Leonardo, genç bir noter olan Piero da Vinci'nin ve bir çiftçi kızı olan Caterina'nın evlilik dışı çocuğu olarak Floransa'ya bağlı Vinci kasabası yakınlarındaki Anchiano'da dünyaya geldi.



Modern isimlendirme kurallarından önce doğan Leonardo'nun tam ismi Vincili Piero'nun oğlu Leonardo anlamına gelen Leonardo di Ser Piero da Vinci'dir. Eserlerini Leonardo ya da 'Io, Leonardo' (ben, Leonardo) olarak imzalamıştır.



Leonardo'ya bebekliğinde annesi baktı. Birkaç yıl sonra annesi başka biriyle evlendirilerek komşu kasabaya yerleşince, babasının nadiren uğradığı büyükbabasının evinde yaşamaya başladı. Ara sıra babasının evine de giderdi.



Babasının ilk eşinden çocuğu olmadığı için aileye kabul edilebilmişti, ama hiçbir zaman meşru bir çocuk olarak görülmedi ve amcası Francesco dışında ailesindeki kimseden sevgi görmedi.



14 yaşına kadar Vinci'de yaşayan Leonardo, büyükanne ve büyükbabasının ölmesi üzerine 1466'da babası ile birlikte Floransa'ya gitti. Evlilik dışı çocukların üniversiteye gitmesi yasak olduğundan üniversite öğrenimi görme şansı yoktu.


Küçük yaşta yaptığı çizimleri babası, ünlü ressam ve heykeltraş Andrea del Verrocchio'ya gösterince, Verrochio kendisini çırak olarak yanına aldı. Lorenzo di Credi ve Pietro Perugino gibi sanatçılarla çalıştı.


Sadece resmi değil, lir çalmayı da öğrendi. Büyük ihtimalle eşcinsellikle de bu atölyede tanıştı. 1476'da oğlancılıkla suçlandığında yargılandı ve suçsuz bulundu. İdam korkusu ve utançla tanıştı.


Floransa'yı 1482'de terk ederek Milano Dükü Sforza'nın hizmetine girdi. Köprüler, silahlar, gemiler, bronz, mermer ve kilden heykeller yapabileceğini anlattığı ancak göndermediği mektup, tüm zamanların en muhteşem iş başvurusu sayılır.


1499'da şehir Fransızlar tarafından alınıncaya kadar 17 yıl boyunca Milano Dükü için çalıştı. Dük için sadece resim ve heykeller yapmak, festivaller organize etmekle uğraşmadı; aynı zamanda binalar, makineler ve silahlar geliştirdi.


1485-1490 yıllarında doğa, mekanik, geometri, uçan makineler, kiliseden kale ve kanal yapımına kadar her türlü mimari ile ilgilendi; anatomi çalışmaları yaptı; öğrenciler yetiştirdi.


1490'dan sonra deftere tutma alışkanlığı geliştirdi. Bu çizimler ve defter sayfaları, müzeler ve kişisel koleksiyonlarda toplanmıştır. Bu koleksiyonculardan biri de Bill Gates'tir.


1499'da Milano'nun Fransızlarca alınmasından sonra şehri terk eden ve yeni bir koruyucu aramaya başlayan Leonardo, 16 yıl boyunca İtalya'da seyahat etti. Pek çok kişi için çalıştı, çoğu eserini yarım bıraktı.


İnsanlık tarihinin en iyi resimlerinden biri kabul edilen 'Mona Lisa' için 1503'te çalışmaya başladığı söylenir. Bu resmi tamamladıktan sonra hiç yanından ayırmamış, tüm seyahatlerinde yanında taşımıştı.


1504'te babasının ölüm haberi üzerine Floransa'ya döndü. Miras hakkı için kardeşleri ile mücadele verdi ancak çabası sonuçsuz kaldı. Çok sevdiği amcası tüm varlığını ona bıraktı.


1506'da bir Lombardiya aristokratının 15 yaşındaki oğlu olan Kont Francesco Melzi'yle tanıştı. Melzi, hayatının geri kalanında onun en iyi öğrencisi ve en yakını oldu.


1490'da 10 yaşında iken korumasına aldığı ve Salai adını verdiği genç de 30 yıl boyunca onunla beraber oldu, ancak hiçbir sanatsal ürün veremedi. Leonardo İtalya'yı, sevgilisi oldukları da iddia edilen bu iki dostla dolaşmıştı.


1513-1516 arasında Roma'da yaşadı ve Papa için geliştirilen çeşitli projelerde yer aldı. Anatomi ve fizyoloji alanında çalışmaya devam etti. Ancak Papa, kadavralar üzerinde çalışmasını yasakladı.


1516'da koruyucusu Giuliano de Medici'nin ölümü üzerine Kral I. Francis'ten Fransa'nın baş ressam, mühendis ve mimarı olmak üzere davet aldı. Paris'in güneybatısındaki Amboise'da Kraliyet Sarayı'nın yanında hazırlanan konağa yerleşti.


Sağ koluna felç inen Leonardo da Vinci, resimden çok bilimsel çalışmalara ağırlık verdi. Kendisine dostu Melzi yardımcı olmaktaydı. Salai ise Fransa'ya geldikten sonra onu terk etmişti.


2 mayıs 1519'da hayata veda etti. Kralın kollarında can verdiği rivayet edilir. Ancak 1 mayısta kralın bir başka şehirde olduğu ve bir gün içinde oraya gelemeyeceği bilinmektedir. Mirasının büyük bölümünü Melzi'ye bıraktı.


1466-1472 arasında bilinen hiçbir eseri yoktur. Bu çıraklık döneminde atölyede boyaları karıştırdı, resimlerin küçük bazı bölümlerini boyadı. 1472'de Floransa'da bağımsız bir ressam oldu. Ancak ustasının atölyesinden ayrılmadı.


Bilinen ilk resmi 5 ağustos 1472 tarihli 'Arno Vadisi'dir. Dehasını yansıtan bu resimde derinlik arttıkça detaylar azalır, kağıdın rengi resme hakim olur. Bu teknik daha sonra yokoluş perspektifi olarak adlandırılmıştır.


1471-1475 arasında Andrea del Verrocchio'ya 'İsa'nın Vaftizi' adlı tablosunda yardım etti. Resmin ana unsurlarını Verrochio zaten çizmişti. Leonardo, diz çökmüş bir melek ile İsa'nın vücüdunu resmetti.


Melek, Verrochio'nın çizdiği figürlerden çok daha başarılıydı. Bunu gören Verrochio'nun fırçalarına bir daha asla elini sürmediği söylenir. Gerçekten de bu tablo, Verrochio'nun bilinen son tablosudur.


1478'de kendi atölyesini açtı, bu dönemde sipariş üzerine yaptığı en az iki resim vardır. İlk Floransa döneminde çizdiği en önemli tablolardan biri de 'Aziz Jerom'dur. Tamamlamış olsa 'Mona Lisa' kalitesinde olacağı tahmin edilen bu tablo şu anda Vatikan'dadır.


1481-1482 arasında aldığı bir sipariş üzerine 'Müneccim Kralların Tapınması' adlı tablo üzerinde çalıştı. Ancak 1482'de Milano Dükü'nün hizmetine girince dev tabloyu yarım bırakarak Milano'ya gitti.


Milano dönemi başında yaptığı resimlerin en önemlisi 'Kayalıkların kadın olmamışsi'dir. İki versiyonu bulunan bu eserin biri Louvre Müzesi'nde, diğer Londra Ulusal Galerisi'nde yer alır.


'Kayalıklar kadın olmamışsi'nin yarattığı ilgi üzerine ısmarlanan 'Erminli Kadın', günümüze kalan az sayıdaki resminden biridir. Polonya'daki Czartorisky Müzesi'ndedir.


1490'da Sforza'nın düzenlediği festival için yaptığı 'Gezegenlerin Dansı' adlı müzikali, İtalya'da ünlenmesini sağladı. 1497'ye kadar en önemli eserlerinden biri olan 'Son Yemek' üzerinde çalıştı.


'Son Yemek', Milano'da bir manastır yemekhanesinde yer alan bir duvar resmidir. Maalesef, bu büyük eseri yaparken denediği karışım başarılı olmamış, eser daha 1500'lü yıllarda bozulmuştur.


Leonardo, Milano döneminde matematikle de uğraştı ve İtalyan matematikçi Luca Pacioli'ye 'Altın Oran Üzerine' adlı yapıtını yazmasında yardım etti.


En çok vaktini alan çalışma, dükün babası onuruna yapması istenen 'Bronz At Heykeli'ydi. Dünyanın en büyük at heykeli olması planlanan bu eser için Leonordo uzun süre atların anatomisini inceledi.


1483'te başlayan çalışmaları sonunda 1493'te dev kil modeli hazırladı. Bronz heykel için tonlarca bronza ihtiyaç vardı. Bronzun hazırlanmasını beklerken 'Son Yemek' üzerinde çalıştı.


Heykel için gereken bronz, Sforza tarafından silah yapımında kullanıldığından bronz heykel yapılamadı. Fransızların Milano'yu işgalinden sonra kilden yapılmış olan heykel ise askerlerin hedef tahtası olarak parçalandı.


Milano'yu terk ettikten sonra Mantova'da dönemin ressamlarının eserlerini toplamaya meraklı Isabella d'Este'nin bir portresi üzerine çalışmaya başladı. 1501'de Venedik'e gidince Isabella d'Este'nin ısrarlarına rağmen eseri tamamlamadı.


Venedik'te çeşitli projeler (Isonzo Vadisi'nde hareketli bir bent kurmak, Osmanlı gemilerinin altını delmek için dalgıç kullanmak gibi) geliştirdi, ancak hiçbiri uygulanmayınca Floransa'ya geçti.


Bir manastır için 'Meryem ve Çocuk İsa Azize Anna ile Birlikte' adıyla bilinen ve Londra'daki Ulusal Galeri'de bulunan taslağı hazırladıysa da Cesare Borgia'dan aldığı mühedislik teklifi üzerine bu eseri de yarım bıraktı.


Papa VI. Alexander'ın oğlu Cesare Borgia hizmetinde askeri mühendis olarak çalıştı, haritalar çizdi. Cesare'den ayrıldığı sırada II. Beyazıt'a Haliç'e köprü kurma projesinden bahseden bir mektup yazdığı bilinir.


Floransa'ya döndüğünde Pisa ve Floransa arasında savaş vardı. Floransa'dan Pisa'ya akan Arno Irmağı'nın yatağını değiştirerek şehri susuz bırakmayı planladı, ama bu plan başarısız oldu.


Arno Irmağı'ndan sonra 'Anghiarai Savaşı' resmi üzerinde çalıştı. 1440'ta Floransa'nın Milano'ya karşı kazandığı zaferi konu alan bu resim üzerinde çalışırken karşı duvarda da 'Cascina Savaşı' adlı resmi için Mikelanj çalışıyordu.


Eserini henüz tamamlayamadan Fransa Kralı tarafından Milano'ya çağrılan Leonardo, bir süre iki şehir arasında mekik dokudu ve sonunda resmi yarım bıraktı. Mikelanj da Roma'ya çağrıldığı için kendi resmini yarım bırakmak zorunda kaldı.


Milano'da saray mensupları için dekoratörlük yaptı, anatomi çalışmalarına döndü. Resme yeniden ilgi duymaya başladı ve 'Mona Lisa'yı yapmaya başladı. Bu resmi ömrü boyunca yanından ayırmadı ve tüm yolculuklarında beraberinde taşıdı.


1513'te gittiği Roma'da ihtiyar bir bilge olarak saygı görmesine rağmen Rafael ve Mikelanj'ın aksine Medici ailesinden fazla sipariş almadı.


Ancak Mikelanj'ın 'Davut' adlı eserinin yerinin belirlenmesi için kurulan komisyonda yer aldı ve Mikelanj'ın isteğine aykırı olarak Floransa'daki Palazzo Vecchio'nun önüne yerleştirilmesinde etkili oldu.


1515'te Fransızların Milano'yu yenmesinden sonra Guiliano de Medici kendisinden barış görüşmelerinde Fransa Kralı'na sunulmak üzere mekanik bir aslan yapma görevi verdi.


Yaptığı aslan (Floransa'nın simgesi), yürürken kalbinden zambak (Fransa'nın simgesi) çıkarıyordu. Bir yıl sonra Guiliano de Medici ölünce, Fransa Kralı Leonardo'yu çağırtmıştı. Son yıllarını Fransa'da geçirdi.


Leonardo'nun bilim ve mühendislik alanındaki çalışmaları en az sanatsal çalışmaları kadar etkileyici ve yenilikçidir. 13 bin sayfadan oluşan defterlerinde yer alan notlar ve çizimler sanat ve bilimi kaynaştırmaktadır.


Leonardo bu notları, etrafındaki dünyayı sürekli gözleyerek, Avrupa'da yaptığı seyahatler sırasında yazmıştır. Leonardo solaktı, ve tüm yazılarını ancak ayna ile bakılınca okunabilecek şekilde, tersten yazardı.


Bilime bakış açısı gözlemseldi: Bir bilinmezliği anlamak için onu en küçük detayına kadar tarif ve tasvir ederdi, teoriye ve deneylere önem vermezdi.


Latince ve matematik eğitimi almadığı için çağdaşı akademisyenler bilimsel çalışmalarını gözardı etti. Oysaki Leonardo Latinceyi kendi kendine öğrenmişti.


İnsan anatomisi konusundaki çalışmalarına Andrea del Verrocchio'nun yanında çıraklık yaparken başladı. Çünkü Verrochio tüm öğrencilerini anatomi öğrenmeleri konusunda teşvik ederdi.


Sanat alanında başarı kazanmaya başlayınca, Floransa'daki Santa Maria Nuova Hastanesi'nde kadavralar üzerinde inceleme yapmasına izin verildi.


Daha sonra Milano'daki Maggiore Hastanesi'nde ve Roma'daki Santo Spirito Hastanesi'nde de kadavralar üzerinde çalışmalar yaptı. 1510-1511 yıllarında doktor Marcantonio della Torre ile birlikte çalıştı.


30 yılda 30 kadavra inceledi. Marcantonio ile birlikte anatomi konusunda teorik bir çalışma yayımlamak üzere çalışmalar yaptı ve 200'ün üzerinde çizim hazırladı. Bu çizimler ölümünden sonra, 1580'de 'Resim Üzerine Tezler' adıyla yayımlandı.


Birçok insan iskeleti çizimi yaptı ve omurganın çift-s formunu ilk tanımlayan kişi oldu. Pelvis ve kuyruk sokumu hakkında incelemeler yaptı ve kuyruk sokumunun beş farklı kemikten oluştuğunu belirledi.


İnsan kafatasını ve beynin kesitlerini mükemmel şekilde tariflemeyi başardı. Ciğerlerin, idrar kesesinin, cinsel organların ve hatta cinsel birleşmenin yapılarını gösteren oldukça fazla sayıda çizim yaptı.


Hamilelik mucizesini anlamak amacıyla fetusun anne karnındaki pozisyonu hakkında çizimler yapan ilk birkaç kişiden biridir. İnsan anatomisine ek olarak, çeşitli hayvanların aatomisi hakkında da çizimleri bulunmaktadır.


İnsan vücudunun sadece yapısıyla değil, fonksiyonuyla da ilgileniyordu. Bu yüzden anatominin yanısıra aynı zamanda fizyoloji çalışmaları da yaptı. Fizyolojik deformasyonu olan kişilerle ilgili de çizimleri bulunmaktadır.


Anatomi alanındaki çalışmaları, yazılı tarihteki ilk robot tasarımınına öncülük etti. Leonardo'nun Robotu adı verilen tasarım büyük olasılıkla 1495 yılında yapıldı ama ancak 1950'lerde fark edildi.


Kan dolaşımı hakkında bilgisi olmamasına rağmen, robota eklediği kalp vanaları sayesinde kanın tüketilmek üzere kaslara pompalanmasını sağladı.


Leonardo'nun yaptığı bir çizim, 2005 yılında bir İngiliz kalp cerrahına, hasar görmüş kalpleri tedavi etmek yolunda yepyeni bir yol keşfetmesi için ilham verdi.


Uçma konusuna duyduğu müthiş ilgi sayesinde kuşlar hakkında detaylı çalışmalar yaptı ve aralarında dört kişi tarafından çalıştırılabilen bir helikopter ve hafif bir hang-glider da bulunan çok çeşitli uçan makineler tasarladı.


1502'de Sultan II. Beyazıt için, Haliç'e inşa edilmek üzere 240 metrelik bir köprü tasarladı. Bu köprü inşa edilmedi, ama 2001'de Norveç'te bu tasarımı temel alan daha küçük bir köprü yapılarak vizyonu hayata geçirildi.


Savaşı en kötü insan faaliyeti olarak görse de, defterlerinde askeri mühendislik alanında da çalışmalar bulunmaktadır. Bunların arasında makineli tüfekler, zırhlı tank, bombalar, paraşütler gibi tasarımlar yer almaktadır.


Diğer buluşları arasında bir denizaltı, dişliler kullanılarak yapılmış ilk mekanik hesap makinesi ve yaylı bir mekanizmayla çalışan bir araba da bulumaktadır.


Vatikan'da bulunduğu yıllarda güneş enerjisini kullanmak için, içbükey aynalar yardımıyla suyu ısıtacak bir tasarım yapmıştır.


Her ne kadar Leonardo'nun tasarımlarının çoğu yaşadığı dönemde hayata geçirilememiş olsa da, günümüzde birçoğunun modelleri yapıldı ve Amboise'deki Chateau du Clos Luce'de bulunan Leonardo da Vinci Müzesi'nde sergileniyor.


Günün diğer öenmli olayları


1926: Atlas Okyanusu'nun iki yakası arasında ilk faks mesajı gönderildi.

1938: Ordu Süvari Ekibi, Roma'da Milletler Kupası yarışlarında altın Mussolini Kupası'nı kazandı.

1945: İtalya'daki Alman işgal birlikleri Müttefik ordularına, Berlin'deki Alman güçleri Sovyet Mareşal Jukof'un birliklerine teslim olmaya başladı.

1953: Uluslararası Tiyatro Enstitüsü Türkiye Merkezi kurucuları seçildi.

1972: Pele'nin de oynadığı Brezilya şampiyonu Santos futbol takımı İstanbul'a geldi. Santos ertesi gün Fenerbahçe'yi 6-1 yendi.

1972: ABD'den alınan TCG Oruç Reis ile TCG Uluç Ali Reis denizaltıları törenle donanmaya katıldı.

1973: Lübnan ordusunun Filistinli mültecilere saldırmasıyla Lübnan iç savaşı başladı.

1982: Falkland Adaları'nda İngiltere-Arjantin savaşı başladı.


1984: F-16 uçaklarının Türkiye'de yapılması için anlaşma sağlandı.

1986: Birinci Uluslararası Asya-Avrupa Sanat Bienali, Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi'nde açıldı.

1992: Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ABD'de prostat ameliyatı geçirdi.

1999: Fazilet Partisi'nden Merve Kavakçı, milletvekili yemin törenine türbanla katıldı. Olay Mecliste protestolarla karşılandı.
 
Usame Bin Ladin öldürüldü |2 Mayıs 2011

609af61620f339e16468253dc6248275bidibiditarihtebugunorg.png


2 Mayıs 2011 Tarihinde ;


El Kaide Lideri Bin Ladin, Pakistan'ın başkenti İslamabad yakınlarında ABD askerleri tarafından düzenlenen bir saldırı sonucu öldürüldü ve cesedi de ABD güçleri tarafından ele geçirildi.

ABD Başkanı Barrack Obama son zamanlarda gerçekleştirilen istihbarat çalışmaları sonucunda Usame Bin Ladin'in yerinin nokta olarak belirlendiğini ve kendisinin talimatıyla gerçekleştirilen bir kara operasyonu sonucu ölü olarak ele geçirildiğini söyledi. Öte yandan Bin Ladin'in ölü olarak ele geçirildiğine dair ABD medyasında verilen haberlerde, FBI'ın Ladin'in DNA örneklerinin karşılaştırıldığı ve ölü olarak ele geçirilen kişinin Ladin olduğu belirtildi. Çok sayıda ABD vatandaşı haberi Beyaz Saray önünde çoşkuyla kutlamaya başladı.


ABD Başkanı Barack Obama, El Kaide lideri Usama Bin Ladin'in öldürüldüğünü açıkladı.


El Kaide Lideri Bin Ladin, Pakistan'ın başkenti İslamabad yakınlarında ABD askerleri tarafından düzenlenen bir saldırı sonucu öldürüldü ve cesedi de ABD güçleri tarafından ele geçirildi.

ABD Başkanı Barack Obama, El Kaide lideri Usame Bin Ladin'in ABD güçlerinin düzenlediği bir operasyonda öldürüldüğünü açıkladı.

Obama, Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, Bin Ladin'in öldürülmesi konusunda, "Adalet yerini buldu" dedi. Bin Ladin'in Pakistan'da Amerikan güçlerinin düzenlediği bir operasyonda öldürüldüğünü ve cesedinin Amerikalı yetkililerin elinde olduğunu kaydeden Obama, operasyonda hiçbir Amerikalının hayatını yitirmediğini ve sivil kayıpların meydana gelmemesine de dikkat edildiğini söyledi.Obama, "ABD, El Kaide lideri ve binlerce erkek, kadın ve çocuğun ölümünden sorumlu bir terörist olan Usame Bin Ladin'in öldürüldüğü bir operasyon yürüttü" ifadesini kullandı.


"İslama karşı bir savaş değil"

Bin Ladin'in öldürülmesi ya da ele geçirilmesini terörle savaşta en öncelikli konu olarak gördüğünü vurgulayan Obama, geçen Ağustos'ta Bin Ladin hakkındaki bir ipucu hakkında bilgilendirildiğini ve geçen hafta, Bin Ladin'inöldürülmesi için operasyon yetkisi verdiğini kaydetti.Obama, Bin Ladin'in Pakistan'ın içindeki bir binada saklandığını ve BinLadin'in öldürüldüğü operasyonun bugün gerçekleştirildiğini belirtti. Hem yurt içinde, hem yurt dışında teyakkuz halinde olmaya devamedeceklerini kaydeden Obama, ABD'nin İslam'a karşı savaş yürütmediğinin tekrar altını çizdi. Obama, bu gece Pakistan Cumhurbaşkanı Ali Asıf Zerdari'yi aradığını, Bin Ladin hakkındaki ipucuna ulaşılmasında Pakistan ile terörle mücadele işbirliğinin katkı sağladığını söyledi. ABD Başkanı Obama, ABD'nin Amerikan vatandaşlarının savunulmasında gereken her şeyi yapacağını da vurguladı.

Eski başkan George W. Bush Bin Ladin'in ölümünü çok önemli bir başarı olarak niteledi.

ABD'de sevinç gösterileri


Öte yandan Bin Ladin'in ölü olarak ele geçirildiğine dair ABD medyasında verilen haberlerde, FBI'ın Ladin'in DNA örneklerinin karşılaştırıldığı ve ölü olarak ele geçirilen kişinin Ladin olduğu belirtildi. Çok sayıda ABD vatandaşı haberi Beyaz Saray önünde çoşkuyla kutlamaya başladı
 
Yaman Tarcan intar etti |2 Mayıs 2009

selahattinyamantarcan.jpg


2 Mayıs 2009 Tarihinde ;


Tiyatro ve sinema oyuncusu Yaman Tarcan (50), Kadıköy'deki evinde, babasından miras kalan tabancayla hayatına son verdi. Tiyatro ve sinema oyuncusu Yaman Tarcan babasından miras kalan tabancayla hayatına son verdi.

Selahattin Yaman Tarcan, İsriçreli yönetmen Xavier Koller'e Oscar ödülü kazandıran, Almanya'ya göç eden Türk ailelerin dramının anlatıldığı Umuda Yolculuk filminin oyuncuları arasındaydı. Edinilen bilgiye göre, Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği üyesi Selahattin Yaman Tarcan'ın Göztepe, Tütüncü Mehmet Efendi Caddesi, Cavit Paşa Sokak, Burak Apartmanı, numara 28/6'daki evinin yatak odasından, saat 17.15 sıralarında tek el silah sesi duyuldu. Bu sırada salonda olan eşi Nurdan Tarcan, yatak odasına girdiğinde, Selahattin Yaman Tarcan'ı, yanı başında tabancayla kanlar içerisinde yatarken buldu. Komşuların ihbarıyla eve gelen sağlık ekipleri, tabancayı ağzına ateşleyen Selahattin Yaman Tarcan'ın hayatını kaybettiğini belirledi. Tarcan'ın cesedi, polis ve savcının yaptığı incelemenin ardından Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.Selahattin Yaman Tarcan'ın eşi polise, 'olaydan 5-10 dakika önce yatak odasına geçti. Silah sesi duyunca koştum. Kanlar içindeydi' şeklinde ifade verdiği bildirildi. Tarcan'ın bir yakının idiasına göre Yaman'ın bir yıldır düzenli iş bulamadığnı ve bu sürede bankalara yaklaşık 20 bin TL borçlanarak bunalımda olduğunu biliyordum dediği öğrenildi. Tarcan'ın ölüm haberini alan oyuncu arkadaşı Tarık Akan, Gazeteci Yazar Cengiz Çavdar gibi ünlü isimler Nurdan Tarcan'a destek olmak için eve geldi. Soruları yanıtsız bırakan Tarık Akan'ın üzügün olduğu göründü.

 
2 Mayıs 1519: Leonardo da Vinci hayata veda etti

leonardo-da-vinci-27_200_200.jpg


Mükemmelliğin ve insan zekâsının en son noktasının gelmiş geçmiş en büyük temsilcisi, çok yönlü sanatçı, yüzyıllara damgasını vuran mucit, heykeltıraş, mimar, mühendis, İtalyan Rönesans'ının en büyük ressamı Leonardo da Vinci, bundan tam 493 yıl önce bugün hayata gözlerini yumdu. Ölümden sonra yaşama inanmasa da, son günlerinde hatıratına şu notu düşmüştü: Ruh bedenden ayrılırken çok ağırdan alıyor...

İtalyan Rönesans'ının ve hümanizmin en büyük güçlerinden biri olan Leonardo Da Vinci, 1452 yılında ailesinin adını aldığı Vinci kasabasında doğdu. Babası avukat Ser Piero Antonio da Vinci, soylu bir aileden gelmediği için Leonardo'nun annesiyle evlenemedi ve Leonardo evlilik dışı doğdu. Annesi Catarina sonradan başka bir erkekle evlendiği için Leonardo babasının evinde yetiştirildi.

Leonardo daha çok küçük yaşlarda zekâsı ve yetenekleriyle öne çıktı. Müzikle de ilgilenmesine rağmen, resme olan yeteneği şaşırtıcıydı. Babası bu yeteneği fark edince, onun sanat eğitimi almasını sağladı. Küçük Leonardo önemli hocalardan çizim, mimari ve heykelin yanı sıra optik, botanik ve müzik alanlarında da eğitim aldı.

1482 yılına kadar zengin ve güçlü insanların himayesine girmeden, kendi imkânlarıyla çalıştı. Işık ve gölge üzerinde incelemeler yaptı. Örneklerini doğadan alan ilk ressam oldu. Rengin perspektifle değişkenliğini irdeledi. Fakat ışığın özelliklerini sadece görmekle yetinmedi, bilgiye karşı doymaz merakıyla gözün fiziksel yapısını inceledi, optik ve dalga hareketleri üzerine çalıştı. Bununla da yetinmeyen Leonardo, hayvan ve insan bedeninin yapısını inceledi ve adale hareketlerinin kurallarını araştırdı.

1482 yılında Milano'ya giderek, şehrin yöneticisi Ludovico Sforza'nın himayesine girdi. Burada askerlik ve savaş aletleri ve yöntemleri üzerinde çalışmalarda bulundu Su kemerleri, köprüler,tasarladı, bunun yanı sıra edebiyatla da ilgilenerek hicivler, alegoriler ve şarkılar yazdı.

1485 'de Milano'da görülen bir salgın, Leonardo'ya şehri bir sağlık düzeniyle yeniden kurma fikrini verdi. Bu arada geometri, astronomi, enerji ve lut yapımı üzerinde çalışıyor, boş zamanlarında da şehrin yöneticisinin babası Francesco Sforza'nın at üzerindeki heykelinin modelini hazırlıyordu. Yıllarca süren çalışmanın sonunda 80 metrelik heykeli tamamladı ve Milano'da sergiledi. Fakat bu dev heykelin bronzdan dökümü yapılamamıştı ve altı yıl sonra da Milano Fransızların saldırısına uğradığında okların hedefi oldu ve yıkıldı.

Leonardo Da Vinci, 1494 yılında Lombardiya ovasını baştan başa kaplayacak su yolları şebekesinin planlarını hazırladı, şimşek ve fırtınalar üzerine gözlemler yaptı. ''Madonna'' resmini bitirdi ve aynı yıl resimlerinin en ünlüsü ''Son Yemek'' tablosuna başladı. Leonardo'nun Milano döneminde aralarında ''Kayaların Bakiresi'' adlı tablosunun da olduğu sayısız iç süsleme ve portre çalışması vardır.

Ludovico düklükten çekilince, Leonardo 1499 yılı sonunda Milano'dan ayrılarak Venedik'e gitti. Venedik'te Düşes Isabella Gonzaga onu son derece iyi karşıladı. Düşesin tebeşirle bir portresini yapan Leonardo, bunu sonradan bir tablo haline getireceğine söz verdi. Ancak çalışmalarını büyük ölçüde matematiğe ve mühendisliğe ayırdı. Savaş makineleri, toplar, nakliye ve kuşatma gereçlerine dair bilgisini dükalığın düşmesinden sonra, Cumhuriyetin askeri danışmanı sıfatıyla Venedik'e gittiğinde pratiğe dökme fırsatı buldu.

Leonardo askeri mühendis olarak, Brunelleschi, Taccola, Francesco di Gorgio ve Valturio'nun kavramlarını geliştirdi. Ateşli silahların ortaya çıkmasından sonra karada ve denizde kullanılabilecek silahlar tasarladı ve balistik deneylerle bu silahların etkilerini gözler önüne serdi. Leonardo'nun diğer askeri tasarımları arasında çok namlulu toplar, fırlatma mekanizmaları ve patlayıcılar da sayılabilir. Ayrıca bugün kullandığımız haliyle makasın tasarımcısı da Leonardo'dur.

1502'de Osmanlı Padişahı II. Bayezid'e Haliç için tasarladığı bir köprü projesi sundu. Ne yazık ki bu proje kabul görmedi. Aynı tasarım, aradan yüzyıllar geçtikten sonra, 2001 yılında Norveç'te gerçekleştirildi.

1506 yılında tamamladığı "Mona Lisa" tablosu gülümsemesi, garipliği ve anlamının güçlülüğüyle yüzyılları aşan bir üne kavuştı.

Aynı yıl bir kere daha Milano'ya gitti ve ünü oradan Fransa'ya kadar ulaşana dek orda kaldı. 1514 yılında Fransa kralı I. Fransuva'nın teklifini kabul ederek Ambois yakınındaki Cloux şatosuna yerleşti. Öldüğü 1519 tarihine kadar da burada yaşadı.

Olağanüstü resim ve heykellerinden başka not defterlerindeki yazıları ve taslaklarıyla yüzyılların en üstün zekâsı sıfatını hak eden Leonardo, ta o çağlarda bir uçak taslağı çizmiş, buharın kullanılışını da inceleyip, bir buhar topu ve gemilere çark şemaları da çizmiştir.

Hidrolik biliminin yaratıcısı ve resim çekiminde karanlık odanın bulucusudur. Suyun molekül yapısı, ses ve ışık dalgaları üzerine geniş bilgisi olan Leonardo, çiçek ve filiz yapısı ve düzeni konusunda da çalışan ilk kişidir.
 
Geri