1984 Benim Yılım Benim Kitabım Benim Sayfam

  • Kullanıcı Pitho
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Üye Günlüğü
Konu sahibi son olarak 320 gün önce görüldü
İnsanlar hayatlarının kurtulmasını istemiyorlar. Hiç kimse sorunlarının çözülmesini istemiyor. Dramlarının. Önemsiz meselelerinin.
Hikâyelerinin çözümlenmesini, pisliklerinin temizlenmesini istemiyorlar. Çünkü geriye ne kalacağını biliyorlar. Büyük ve korkunç
bir bilinmeyen.
Beni arayan insanların çoğu zaten ne istediğini biliyor. Bazıları
ölmek istiyor ama önce benden izin almak için arıyorlar. Bazıları
ölmek istiyor ama biraz cesarete ihtiyaçları var. Küçük bir teşvik.
İntihara karar veren birinin espri anlayışı da körelir. Yanlış bir kelime ederseniz, haftaya cenazesi kalkar.

Chuck palaniuk
Gösteri peygamberi
 
Hiçbir şey konusunda bir şeyler söyleyebilir misin? Sonunda iş gelip buraya dayanıyor.

Cesur Yeni Dünya
Aldous Huxley
 
İnsanın kötü nedenlerle inandığı şeyler için başka kötü nedenler bulmak –işte felsefe budur. İnsanlar Tanrı’ya inanırlar çünkü öyle şartlandırılmışlardır.

Cesur Yeni Dünya
Aldous Huxley
 
"Sanırım hepiniz Ford'umuzun o güzel, vahiy edilmiş deyişini hatırlarsınız: Tarih saçmalıktır. Tarih," yavaşça tekrarladı, "saçmalıktır."

Cesur Yeni Dünya
Aldous Huxley
 
Fakat namus demek tutku demektir, namusluluk demek sinirsel gerginlik demektir. Tutku ve sinirsel gerginlik ise istikrarsızlık demektir. İstikrarsızlık ise medeniyetin sonu demektir. Bolca tensel günah olmadan kalıcı bir uygarlık kuramazsınız."
"Fakat Tanrı, yüce, güzel ve kahramanca olan her şeyin gerekçesidir. Eğer Tanrı'nız olsaydı..."
"Sevgili genç dostum," dedi Mustafa Mond, "uygarlığın kahramanlık ya da yüceliğe hiç ihtiyacı yoktur. Bunlar, politik yetersizliğin belirtileridir. Bizimki gibi düzenli bir toplumda, hiç kimsenin kahraman ya da yüce olma fırsatı olmaz. Böylesi bir olgunun yaşanması için, koşulların bütünüyle dengesiz olması gerekir. Savaşların yaşandığı, bölünmüş ittifakların olduğu yerlerde, baştan çıkmamak için mücadele verilen yerlerde, uğruna savaşılacak ya da savunulacak aşkların olduğu yerlerde yücelik ve kahramanlığın bir anlamı olabilir elbette. Fakat şimdi savaşlar yaşanmıyor. Birini çok fazla sevmemeniz için büyük özen gösteriliyor. Bölünmüş bir ittifak söz konusu bile olamaz; öylesine şartlandırılırsınız ki, sizden beklenenleri yapmamak elinizde değildir. Yapmanız beklenen şeyler genelde öyle keyiflidir ve öyle çok sayıda doğal dürtünüz özgürce tatmin edilir ki, baştan çıkmamak için mücadele edilecek hiçbir şey bulamazsınız. Olur da, şanssızlık bu ya, tatsız herhangi bir şey olursa, daima soma alarak gerçeklerden uzaklaşabilirsiniz. Öfkenizi yatıştıracak, sizi düşmanlarınızla uzlaştıracak, sizi sabırlı ve dayanıklı kılacak soma hep yanınızdadır. Geçmişte bütün bunları, sadece büyük bir çaba göstererek ve yıllar süren ahlâk eğitimiyle başarabilirdiniz. Şimdiyse iki üç tane yarım gramlık tablet almanız yeterli. Artık herkes erdemli olabilmektedir. Ahlakınızın en azından yarısını, küçük bir şişede yanınızda taşıyabilirsiniz. Gözyaşlarından arındırılmış Hristiyanlık - işte soma bu."


Cesur Yeni Dünya
Aldous Huxley
 
Teleskoplar uzayı gözleyedursun, belki de şu an birileri Dünya'ya mikroskopla bakmakta.


Cesur Yeni Dünya
Aldous Huxley
 
Ve tüm geçmişimiz, aptallar için..


Cesur Yeni Dünya
Aldous Huxley
 
'' Russel Paradoksu bize her şeyin hiçbir şeyin içinde yer aldığını açıkça gösteriyor'' Bilemiyorum , çok mu duygusuzum ? “


Oğullar ve Rencide Ruhlar
Alper CANIGÜZ
 
“Tanrı, içindeki tahammülfersa boşluğu doldurmak için evreni yaratır. Evrenin içine gezegenleri, gezegenlerin içine dünyayı, dünyanın içine hayatı, hayatın içine insanı yerleştirir. Ve onun içine koyacak bir şey bulamaz. İşte insan denen tuhaf hayvanın, varlıkların en yücesi ve en anlamsızı kılınışının hikayesi. Evrenin orasını burasını felsefeyle, sanatla, aşkla, hatta ironik bir biçimde Tanrı'yla bezerken, ortak anlamsızların en küçüğünün elbette bir gerçeği unutması gerekmektedir: Hakikatte bütün kitaplar sayfaları doldurmak için yazılır.”


Oğullar ve Rencide Ruhlar
Alper CANIGÜZ
 
İnsan yüreği bir sarkaç gibidir. İstediği noktaya ulaştığı anda tüm hızıyla tam tersi tarafa doğru kaymaya başlar.


Oğullar ve Rencide Ruhlar
Alper CANIGÜZ
 
-Senin felsefende ne var Kerim abi?
-Bana derler Kerim, bugün buldum bugün yerim, yarına Allah kerim!
-Hey gidi koca Marx, diye geçti aklımdan, kalk mezarından da gör diyalektik nasıl oluyormuş!

Oğullar ve Rencide Ruhlar
Alper CANIGÜZ
 
İnsanlar niçin böyle yaşıyorlardı? Niçin
bazıları iyi bazıları kötüydü? Niye bazılarımutlu, bazıları mutsuz? Niye bazılarından herkes
korkar da bazılarından kimse korkmaz? Niye
bazılarının çocukları var, bazılarının yok? Niye
bazıları başkalarına maaş verdirmeyebiliyor?


Cengiz Aytmatov
Beyaz Gemi
 
Ama boş yere dememişler: ''Kendi ayıbını örtmek isteyen başkalarının yüzüne kara çalar." diye.

Cengiz Aytmatov
Beyaz Gemi
 
"Bir başka tesellim daha var: İnsandaki çocuk vicdani, tohumdaki öz gibidir. Ve o öz olmadan tohum filizlenemez, gelişmez. Yeryüzünde bizi neler beklerse beklesin, insanoğlu doğdukça ve öldükçe, insanoğlu yaşadıkça, hak ve doğruluk denen şey de var olacaktır..."


Cengiz Aytmatov
Beyaz Gemi
 
Bir şimşek gibi yaşadın sen. Bir defa çaktın ve söndün. Şimşeği çaktıran göktür. Ve gök ebedidir. İşte budur beni teselli eden."

Cengiz Aytmatov
Beyaz Gemi
 
Geri