18 Mayıs 2013 Tarihte Bugün

S
  • Kullanıcı She`
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Tarihte Bugün
Müzecilik Haftası
1804Napoleon Bonaparte, Fransa İmparatoru ilan edildi.
1898Şair Faruk Nafiz Çamlıbel, İstanbul'da doğdu.
1919İstanbul Dar-ül fünunu, (Üniversite) İzmir’in işgalini protesto için ilk toplantıyı düzenledi.
1929Suşehri'nde 6.1 büyüklüğündeki depremde 64 kişi öldü.
1936Dünyaca ünlü yazar Maksim Gorki öldü.
1952Gazeteci Yazar Sermet Muhtar Alus vefat etti.
1976Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Yahya Demirel tahliye edildi.
1976TRT'nin ilk spikerlerinden Zafer Cilasun 37 yaşında Ankara'da öldü.
1980Galatasaraylı ünlü futbolcu ''Baba Gündüz'' (Gündüz Kılıç) vefat etti.
1981TBMM'nin eski başkanlarından Fuat Sirmen öldü.
1993Sinema Sanatçısı Handan Adalı hayatını kaybetti.
1994TSK'ye ait savaş uçakları, terör örgütü PKK'nın Irak'ın kuzeyindeki Zeli Kampı'nı bombaladı. Yüzlerce teröristin yok edildiği bildirildi. Hakkari, Bingöl ve Kahramanmaraş'taki operasyonlarda da 52 terörist öldürüldü.
1995Tatlı Cadı rolüyle tanınan Elizabeth Montgomery öldü.
1996Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e, İzmit'te İbrahim Gümrükçüoğlu tarafından suikast girişiminde bulunuldu. Demirel, olaydan yara almadan kurtuldu. Koruma Müdürü Şükrü Çukurlu kolundan, bir gazeteci ise ayağından yaralandı.
2000Doç. Dr. Bahriye Üçok'un katledilmesinde kullanılan pakette tespit edilen parmak izinin, Umut Operasyonu çerçevesinde yakalanan Ferhan Özmen'e ait olduğu belirlendi.
2003Türkiye'nin ilk özel rakı fabrikasının temeli, İzmir'in Menderes ilçesi Tekeli beldesinde atıldı.
 
18 Mayıs 2013 Tarihte Bugün

18 Mayıs Tarihte Bugün

Tarihte bugün/18 Mayıs
18 Mayıs, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 138. (artık yıllarda 139.) günüdür.

Tarihi günler


  • Haiti, bayrak günü.
Olaylar


  • 1284 - Jönköping, resmen İsveç kenti oldu.
  • 1804 - Napolyon Bonapart, Fransa İmparatoru ilan edildi.
  • 1871 - Paris Komünü eşit işe eşit ücret verilmesini kabul etti.
  • 1897 - İrlandalı yazar Bram Stoker'ın Dracula adlı romanı yayımlandı.
  • 1910 - Çıplak gözle görülebilen tek kuyrukluyıldız olan Halley kuyruklu yıldızı, Dünya'nın çok yakınından geçti.
  • 1929 - Suşehri'nde 6,1 büyüklüğünde bir deprem meydana geld: 64 kişi öldü.
  • 1941 - Alman zırhlısı Bismark ve ağır kruvazör Prinz Eugen, Ren Egzersizi (Rheinübung) Harekatı için denize açıldılar.
  • 1943 - Adolf Hitler müttefiki İtalya'nın teslim olmaya yönelmesi üzerine Alaric Operasyonu'nu başlatarak İtalya'nın Alman ordularınca istilası emrini verdi.
  • 1944 - Josef Stalin Kırım Tatarlarını Kırım Yarımadasından sürgün etti. Sürgün edilen 193.865 Kırım Tatarının %45'i sürgünde hayatını kaybetti.
  • 1968 - Fransa'da "Mayıs Ayaklanması" sürüyor. Devlet Başkanı Charles de Gaulle Romanya'daki ziyaretini beklenenden 12 saat önce bitirerek ülkesine döndü. Sinemacılar Cannes Film Festivali'ni işgal etti. Önde gelen Fransız film yönetmenleri eserlerini yarışmadan çekti, jüri istifa ederek festivali sona erdirdi.
  • 1969 - Apollo Projesi: Apollo 10 fırlatıldı.
  • 1974 - Hindistan, Pokhran eyaletindeki Racastan Çölü'nde ilk nükleer silah denemesini başarıyla gerçekleştirdi. Gülümseyen Buda adını verdikleri bu proje, Hindistanı nükleer silah sahibi olan 6. ülke yaptı.
  • 1980 - ABD'nin Washington Eyaleti'nde bulunan St. Helens Dağı'nda meydana gelen volkanik patlama 57 kişinin ölümüne ve 3 milyar dolar da maddi zarara yol açtı.
  • 1986 - Çernobil Nükleer Santrali'ndeki patlamanın ardından Atom Enerjisi Komisyonu Başkanı Prof. Ahmet Yüksel Özemre, "radyasyonda endişe edilecek bir şey yok" dedi.
  • 1987 - İstanbul'da ilk deniz otobüsleri işlemeye başladı. İlk seferler Bostancı-Kabataş arasında yapıldı.
  • 1990 - Fransa'da, üzerinde değişiklik yapılmış bir TGV treni saatte 515.3 km sürate erişerek yeni bir demiryolu hız rekoru kırdı.
  • 1995 - Gazi Mahallesi olaylarını protesto gösterisi sırasında gözaltına alınan ve bir daha haber alınamayan Hasan Ocak'ın Altınşehir Mezarlığı kimsesizler bölümüne gömüldüğü ortaya çıktı.
  • 1996 - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e, İzmit'te İbrahim Gümrükçüoğlu tarafından suikast girişiminde bulunuldu. Demirel, olaydan yara almadan kurtuldu. Koruma Müdürü Şükrü Çukurlu kolundan, bir gazeteci ise ayağından yaralandı.
  • 1997 - MHP kurultayında kavga çıktı. Kurultay, hakim kararıyla bir ay ertelendi.
  • 2000 - Doç.Dr. Bahriye Üçok'un katledilmesinde kullanılan pakette tespit edilen parmak izinin, Umut Operasyonu çerçevesinde yakalanan Ferhan Özmen'e ait olduğu belirlendi.
  • 2003 - Türkiye'nin ilk özel rakı fabrikasının temeli, İzmir'in Menderes ilçesi Tekeli beldesinde atıldı.
Doğumlar


  • 1048 - Ömer Hayyam, Filozof, Matematikçi, Şair Binom açılımının ilk kullanıcısı
  • 1872 - Bertrand Russell, İngiliz filozof ve matematikçi, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi, barış hareketi lideri
  • 1897 - Frank Capra, ABD'li film yönetmeni (ö. 1991)
  • 1898 - Faruk Nafiz Çamlıbel, Türk şair (ö. 1973)
  • 1920 - Papa II. John Paul (ö. 2005)
  • 1936 - Türker İnanoğlu, Türk yönetmen, yapımcı
  • 1939 - Peter Grünberg Nobel Fizik Ödülü sahibi Alman fizikçi
  • 1955 - Çov Yun Fat, Çinli oyuncu
  • 1970 - Tina Fey, ABD'li yazar ve komedyen
  • 1975 - Peter Iwers, Bass Gitarist (In Flames)
  • 1978 - Ricardo Carvalho, Portekizli futbolcu
  • 1981 - Edu Dracena, Brezilyalı futbolcu
  • 1984 - Eren Bakıcı, R&B Sanatçısı
  • 1987 - Luisana Lopilato, Arjantinli oyuncu
Ölümler


  • 1564 - Jean Calvin, Fransız din reformcusu,Kalvenizmin kurucusu.(d.1509)
  • 1909 - Isaac Albéniz, İspanyol besteci, piyanist. (d. 1860)
  • 1911 - Gustav Mahler, Avusturyalı besteci (d. 1860)
  • 1941 - Werner Sombart, Alman iktisatçı ve sosyolog (d. 1863)
  • 1973 - İbrahim Kaypakkaya, TKP/ML'nin kurucusu (d. 1949)
  • 1973 - Jeannette Rankin, ABD'li feminist siyasetçi (d. 1880)
  • 1976 - Zafer Cilasun, TRT'nin ilk spikerlerinden
  • 1981 - William Saroyan, ABD'li yazar (d. 1908)
  • 1990 - Jill Ireland, İngiliz aktris (d. 1936)
  • 1995 - Elizabeth Montgomery, ABD'li film ve televizyon oyuncusu (d. 1933)
  • 2009 - Prof. Dr. Türkan Saylan (d. 1935)
 
Çanakkale’de keskin nişancı bir Türk kızı şehit oldu

image.jpg


Tarihte bugün yaşanan olaylar arasında; Genç Osman’a karşı darbe, Çanakkale’de keskin nişancı bir Türk kızının şehit olması var…

GÜNÜN OLAYI

Çanakkale’de Keskin Nişancı Bir Türk Kızı Şehit Oldu (1915)

Çanakkale’de bazı Türk kadınları da keskin nişancı olarak görev almış. Bunun en açık delili bir Avusturalyalı askerin yazdığı mektup. Avusturalyalı er J.C.Davies mektubunda : ‘’…Benim de vurulduğum 18 Mayıs 1915 günü, keskin nişancı bir Türk kızı pusuda çarpışıyordu. Gizlendiği yerden gün boyunca ateş etti ve çok sayıda adamımızı vurdu. Ancak gün batmadan bir Avusturalyalı tarafından vurulmasına gene de üzüldüm. Güzel yapılı ve tahminen 19-21 yaşlarında genç bir kızdı. Ölü olarak ele geçirdiğimizde, yanında başka bir Türk’ün ölüsünü de bulduk. Genç kızın bedeninde tam 52 kurşun yarası vardı… Bu savaş korkutucu”

GÜNÜN ÖNEMLİ OLAYLARI


Süleyman Çelebi Saltanat Mücadelesini Kaybetti (1410)

Ankara Savaşından (1402) sonra Yıldırım Bayezit’in oğulları arasında başlayan ve 11 yıl süren Fetret Dönemi olarak adlandırılan saltanat mücadelesinin önemli olaylarından birisi 18 Mayıs 1410 tarihinde büyük oğul Süleyman Çelebi’nin kardeşi Musa Çelebi tarafından ortadan kaldırılmasıdır. Bazı tarihçiler Süleyman Çelebi’nin hükümdar olarak kabul edilmesi gerektiğini iddia ederler.

Tekerlekli Kuleler İle Surlara Yaklaşma Girişimi Yapıldı (1453)


Fatih Sultan Mehmet surların yüksekliğinde tekerlekli kuleler yaptırmıştı. Bu kuleler Grejuva denilen Rum ateşi ile yanmaması için yaş deri ile kaplanmıştı. Kuleler ile surları geçme teşebbüsünün ilki Topkapı istikametinde 18 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşti. Ancak Bizanslılar Rum ateşi ile kuleyi yakmayı başardılar ve surların önündeki hendekleri takviye etmeyi başardılar. Bu durum üzerine Fatih Sultan Mehmet topçu ateşine ağırlık verdi.

Genç Osman’a Karşı Büyük Bir Yeniçeri Ayaklanması Çıktı (1622)

Padişah II.Osman daha 17 yaşında olmasına rağmen Hotin seferi sırasında yeniçerilerin ne kadar yozlaştığını görmüş ve asker ocağına yeni bir düzen vermek için çareler aramaya başlamıştı. Amacı yeniçeri ocağını tamamen kaldırıp yerine yeni bir ordu oluşturmaktı. Plana göre hac bahanesiyle Anadolu’ya geçecek ve asker toplayarak yeniçerileri ortadan kaldıracaktı. Fakat bu planı haber alan yeniçeriler 18 Mayıs 1622 tarihinde ulemadan da onay alarak isyanı başlattılar. İsyan üç gün sürdü. İhanet çemberi içerisinde kalan Genç Osman tahttan indirildi.

St.Helens Yanardağı 400 metre Küçüldü (1980)

ABD’de bulunan St.Helens Yanardağı 18 Mayıs 1980 tarihinde tekrar faaliyete geçti. Bu patlama esnasında dağın zirvesi 400 metre aşağıya indi. Bu olayda elli yedi kişi hayatını kaybetti.

Danıştay Saldırısı Tepkisi ‘’Ak Partili Bakanlar Cenazede Protesto Edildi’’(2006)

Danıştay saldırısı bazı kesimler tarafından irticai bir saldırı olarak değerlendirildi ve hükümet aleyhine kampanyaya dönüştürülmek istendi. Saldırıyı protesto edenler 18 Mayıs 2006 günü Anıtkabir’i ziyaret ettiler ve arkasından saldırıda ölen Mustafa Yücel Özbilgin’in cenazesine katıldılar. Cenazeye katılmak için gelen Ak Partili bakanlar protesto edildi. Cumhurbaşkanı, askerler, yargı mensupları ve bazı üst düzey görevliler alkışlandı. İlerleyen dönemde olayın irtica süsü verilmek istenen bir tertip olduğu ortaya çıktı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a Fahri Doktora Verildi (2010)

Madrid Avrupa Üniversitesi Akademik Konseyi, üniversitenin en büyük akademik ünvanı olan fahri doktoralığı, Başbakan Erdoğan’a 18 Mayıs 2010 tarihinde "Kültürler ve toplumlar arası çeşitlilik, uzlaşma ve anlayışın geliştirilmesi ve desteklenmesiyle, Medeniyetler İttifakı projesi çerçevesinde bulunduğu taahhütler" dolayısıyla verdi.

GÜNÜN DİĞER ÖNEMLİ OLAYLARI


1804- Napoleon Bonaparte, Fransa İmparatoru ilan edildi.

1929- Suşehri’nde 6.1 büyüklüğündeki depremde 64 kişi öldü.

1952- Gazeteci Yazar Sermet Muhtar Alus vefat etti.

1976- TRT’nin ilk spikerlerinden Zafer Cilasun 37 yaşında Ankara’da öldü.

1980- Galatasaraylı ünlü futbolcu ‘’Baba Gündüz’’ (Gündüz Kılıç) vefat etti.

1981- TBMM’nin eski başkanlarından Fuat Sirmen öldü.

1994- TSK’ye ait savaş uçakları, terör örgütü PKK’nın Irak’ın kuzeyindeki Zeli Kampı’nı bombaladı. Yüzlerce teröristin yok edildiği bildirildi. Hakkari, Bingöl ve Kahramanmaraş’taki operasyonlarda da 52 terörist öldürüldü.

1996- Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’e, İzmit’te İbrahim Gümrükçüoğlu tarafından suikast girişiminde bulunuldu. Demirel, olaydan yara almadan kurtuldu. Koruma Müdürü Şükrü Çukurlu kolundan, bir gazeteci ise ayağından yaralandı.
 
18 Mayıs 1973: İbrahim Kaypakkaya işkencede katledildi

ibo_200_200.jpg


Kırk yıl önce bugün, 18 Mayıs 1973 günü, 1968 kuşağının sembol isimlerinden İbrahim Kaypakkaya işkencede katledildi. Kaypakkaya'nın tutuklu bulunduğu cezaevinden alınarak işkencede katledilmesi ve ardından da faili meçhul ilan edilmesi sadece Türkiye tarihi açısından değil, dünya tarihi açısından da emsali görülmemiş bir hukuksuzluk olarak kayıtlara geçti. Otuz sekiz yıl sonra bugün İbrahim Kaypakkaya'yı işkencede katledenler hâlâ meçhul, Kaypakkaya dosyası hâlâ açık duruyor.

Dersim'in asi çocuğu 'İbo'

İbrahim Kaypakkaya,1949 yılında, Dersim sürgünün yoksul bir ailenin çocuğu olarak Çorum'un Alaca ilçesinin Karakaya köyünde dünyaya geldi.

Devrimci düşüncelerle Hasanoğlan Öğretmen Okulu'nda tanıştı. Yüksek öğrenime başladığı ilk yıl Fikir Kulüpleri Federasyonu'na (FKF) kaydoldu. 1967 yılında FKF'nun Çapa Yüksek Öğretmen Okulu Şubesini kurdu ve Türkiye İşçi Partisi'ne üye oldu. Bundan sonraki devrim faaliyetlerini, Diyarbakır Sıkıyönetim Askeri Savcılığı'na verdiği ifadede şöyle anlatıyor:

"1967 yılında 9 arkadaşla birlikte Çapa Fikir Kulübünü kurduk. O dönemde FKF ve TİP'nin bir üyesi olarak, onların düzenlediği bütün toplantı, form, miting ve gösterilere katıldım. 1968 yılında okulun gerici yönetimi tarafından önce muvakkat ve daha sonra da kati olarak uzaklaştırıldım. Buna karşı Danıştay'dan yürütmenin durdurulması kararı almama rağmen, okulun faşist idarecileri bu karara uymadı. Benim düşünce yapım, katılmış olduğunu eylemler ve gençlik örgütündeki çalışmalarım, okuldan uzaklaştırılmamın başlıca nedenleri olarak gösterildi. Hatırladığını kadarıyla o zamanlar katıldığım, NATO'ya Hayır ve Amerikan 6. Filosunu protesto eylemleri, Halk Aşıkları Gecesi düzenlemeye çalışmam, bazı bildirilerin dağıtılması ve işçi yürüyüşlerine katılmam öğrencilik sıfatıma zarar getiren hareketler olarak telakki edilmişti. Oysa bunlar, yurdunu ve halkını seven herkesin, kendi inancı ve bilinci doğrultusunda sürdürmesi gereken ve kişisel sorumluluğu olan çalışmalardır. "

Kitle hareketlerinin içinde

FKF ve TİP içinde ortaya çıkan ayrışmada Milli Demokratik Devrim (MDD) tezini savunan kesimde yer aldı. İşçi-Köylü gazetesinin İstanbul'daki bürosunda çalışan Kaypakkaya, Aydınlık ve Türk Solu dergilerine yazılar yazdı.

"Yine bu arada Trakya'daki topraksız köylülerin, ellerinden toprağı jandarma gücüyle gasp etmiş büyük çiftlik sahiplerinin topraklarını işgal etmesi eylemlerine, İstanbul'da Demir Döküm, Sungurlar, Horoz Çivi, Tertriks, Ege Sanayi, EAS Akü, Gıslaved, Gamak, Singer ve Derby fabrikalarındaki işçilerin haklı grev ve direnişlerine yardımcı olmak için elinden geleni yaptım. 15-16 Haziran Büyük İşçi Yürüyüşü'ne katıldım ve fırsat buldukça da faşistlerin üniversitelere yaptığı saldırılara karşı savunma mücadelesi veren devrimci gençliğin bu mücadelesine ve diğer demokratik eylemlerine katkıda bulunmaya çalıştım"

Aydınlık içinde meydana gelen ayrışmada Doğu Perinçek'in başını çektiği PDA kanadında yer aldı.1972 yılına kadar PDA saflarında çalıştı bu tarihte PDA ile yolları ayrıldı. Doğu Perinçek ve çevresinin revizyonist ve oportünist olduklarını iddia eden Kaypakkaya, ayrılık sonrasında TKP/ML-TİKKO'yu kurdu.

Zalime boyun eğmeyen bir yiğit

24 Ocak 1973'de Dersim'in, Vartinik, Mirik mezrasında kaldığı köy basıldı, arkadaşı Ali Haydar Yıldız hayatını kaybederken, Kaypakkaya yaralı kurtuldu. Ancak beş gün sonra sığındığı bir köy evinde ev sahibinin ihbarı sonucu yakalandı. Yaralı olmasına rağmen yürütüldü. Buradan ayakları donmuş olduğu halde Diyarbakır'a getirildi ve hastaneye yatırıldı. Ayaklarının kesilmesine izin vermemesine karsın yemeğine ilaç konularak donmuş olan ayakları kesildi. İyileştikten sonra günlerce şiddetli işkenceye maruz kalan Kaypakkaya, sorgusunda kendisini ve örgütünü bağlayacak hiçbir ifade vermedi. 16 Mayıs 1973'te götürüldüğü sorgudan iki gün sonra Diyarbakır'a gelen babasına intihar ettiği söylendi ve parçalanmış cesedi teslim edildi.

"Ben buraya kadar anlattığım şeyleri söylemekte bir sakınca görmüyorum. Bütün bunlar, o dönemdeki legal ve kanunen de suç olmayan faaliyetlerdi. Ben de, bir devrimci olarak bu faaliyetler içerisinde yukarda anlattığım çerçeve içerisinde yer aldım. Bu çalışmalarımı, Marksizm-Leninizm'e inanan bir komünist devrimcinin halkın kurtuluşu için yapması gerekli çalışmalar olduğu kadar, devrimci gençliğin örgütü Dev-Genç'in üyesi olan bir devrimci gencin halka ve gençliğe karşı sorumluluğunun gereği olarak da sürdürdüm.

Ancak şahsımı ilgilendiren konular ve hakkımdaki isnatları taşan hususlardan gayri, gençlik örgütü ve çalıştığım devrimci gruplar içinde başkalarını etkileyebilecek bir beyanda bulunamam. Anlatmış bulunduğum şeyler, gençlik ve içinde bulunduğum devrimci gruplar saflarında kendi çalışma ve düşüncelerimle ilgili bulunmaktadır. Başkaları hakkında beyanda bulunmayı, kişisel sorumluluk sahamı aşan bir hareket sayarım. Sıkıyönetim ilanına kadar ki faaliyetlerim bunlardı."

Dersim Kaypakkaya'yı unutmadı!

İbrahim Kaypakkaya'yı kuşağındaki diğer sosyalistlerden ayıran en önemli Kemalizm'e yönelik keskin eleştirileriydi.

"Kemalist hareketin sonucunda, Türkiye'nin sömürge, yarı-sömürge, yarı-feodal yapısı; yarı-sömürge ve yarı-feodal yapı ile yer değiştirmiştir; yani yarı-sömürge ve yarı-feodal iktisadi yapı devam etmiştir. Kemalist diktatörlük, sözde demokratik, gerçekte askeri faşist bir diktatörlüktür."

Kaypakkaya ezilen ulusların mücadelesine yönelik Marksist perspektifin, "ezilen ulusların kendi kaderini tayin hakkı"nın da kararlı savunucusuydu.

İbrahim Kaypakkaya ve arkadaşları, Dersim halkı tarafından, 1938 katliamından 30 yıl sonra devlete meydan okuyan bir kahraman olarak değerlendirildiler. Yoldaşı Ali Haydar Yıldız, Seyid Rıza'nın komutanlarından biriydi. Katledilişinin ardından Kaypakkaya efsanesi daha da büyüdü, Kaypakkaya çizgisi Dersim halkı içinde en önemli geleneklerden birine dönüştü.

Katledilişinin üzerinden geçen 40 yıl sonra Kaypakkaya'nın yaktığı isyan ateşi hâlâ genç kuşakları kendine çekiyor ve Kaypakkaya'nın hunharca katledilmesinin vebali Türk devletinin omuzlarında duruyor.


 
Türkan Saylan yaşamını yitirdi |18 Mayıs 2009

18052009turkansaylanoldu.jpg


18 Mayıs 2009 Tarihinde ;

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan yaşamını yitirdi.

ÇYDD Genel Başkanı Prof. Türkan Saylan'ın doktoru yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Saylan'ın bilinci son 24 saate kadar açıktı. Cumartesi dondurma yiyip su içti, sorularımıza mantıklı cevap veriyordu. Bilinci son 24 saatte kapandı. Mesajı 'bana düşen tüm görevleri yerine getirdim, ölüme hazırım' oldu.

Bu sabaha karşıu hayatını kaybeden Türkan Saylan'ın bilinci kapanmadan önce Cuma günü ailesi ve ÇYDD yöneticilerinden bir dizi istekte bulunduğu bildirildi. Vasiyet niteliğinde olan isteklerin arasında: "Kız öğrenci sayısının 36 binden 100 bine çıkarılması, Türkiye'deki her köye bir okul yapılması ve her kasabada kız öğrenci yurdu yapılması"


TÜRKAN SAYLAN KİMDİR?

Türkan Saylan 13 Aralık 1935'te İstanbul'da doğdu. 1944-1946 yıllarında Kandilli İlkokulu ve 1946-1953 yıllarında Kandilli Kız Lisesi'nde okuyan Saylan, 1963'te İstanbul Tıp Fakültesini bitirdi. Saylan, 1964-1968 yılları arasında Sosyal Sigortalar Nişantaşı Hastanesi'nden Deri ve Zührevi Hastalıklar Uzmanlığını aldı.

1968 yılında İÜ İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı’nda Başasistanlığa başlayan Saylan, 1971'de İngiliz Kültür Heyeti'nin bursuyla İngiltere’de ileri eğitim gördü. 1974'te Fransa, 1976'da yine İngiltere'de kısa süreli çalışmalar yapan Saylan, 1972'de doçent, 1977'de profesör unvanını aldı.

Prof. Dr. Saylan, 1976 yılında Lepra (Cüzzam) çalışmalarına başlayarak Cüzzamla Savaş Derneğini kurdu. 1986'da kendisine Hindistan'da “Uluslararası Gandhi Ödülü” verilen Saylan, 2006 yılına kadar Dünya Sağlık Örgütü'nün Lepra konusunda danışmanlığını da üstlenen Saylan, Uluslararası Lepra Birliği'nin (ILU) kurucu üye, ayrıca Avrupa Dermato Veneroloji Akademisi'nin ve Uluslararası Lepra Derneği’nin de üyeliğini yaptı.

1981-2002 yılları arasında 21 yıl, üniversitedeki görevinin yanında gönüllü olarak Sağlık Bakanlığı İstanbul Lepra Hastanesi Başhekimliği'ni yapan Prof. Dr. Saylan, 1982-1987 yılları arasında, İstanbul Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'nı, 1981-2001 yılları arasında İstanbul Tıp Fakültesi Lepra Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü'nü yürüttü.

Saylan, Dermatopatoloji Laboratuarının, Behçet Hastalığı ve Cinsel İlişkiyle Bulaşan Hastalıklar Polikliniklerinin kurulmasına öncülük etti, Saylan ayrıca Ulusal Lepra Kontrol Programını koordinatörü olarak proje, planlama ve uygulamalarını gerçekleştirdi.

1989'da, bir grup Atatürkçü aydın tarafından devrim yasalarını ve laik düzeni koruyup geliştirmek amacıyla oluşturulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin (ÇYDD) kurucularından ve genel başkanlığını yürüten Saylan, 1990'da oluşturulan “Öğretim Üyeleri Derneği”nin kurucusu ve II. Başkanlığını yaptı.

Prof. Dr. Saylan, 1990'da oluşturulan “İÜ Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi”nin kuruluşunda görev aldı ve 1996'ya kadar Müdür Yardımcılığı ile Kadın Sağlığı derslerinin koordinatörlüğünü yaptı. 1995'de mezun olduğu lise için oluşturulan Kandilli Kız Lisesi Kültür ve Eğitim Vakfı'nın (KANKEV) kurucusu ve başkanlığını yapan Saylan, İstanbul Tabip Odası ve Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfının da üyeliğini yaptı.

13 Aralık 2002’de emekli olarak resmi görevlerini devreden Saylan, gönüllü kuruluş olarak, ÇYDD'nin Genel Başkanlığını, KANKEV Vakfı ile Cüzzamla Savaş Derneği Başkanlığını, sürdürüyordu.

Saylan, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından 31 Mart 2000 tarihinde Sosyal Hizmetler Danışma Kurulu üyeliğine seçildi ve halen bu görevi sürdürüyordu.
10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından 2 Şubat 2001'de YÖK üyeliğiyle görevlendirilen Saylan'ın bu görevi Şubat 2007'de son erdi. Saylan, 2003-2004 arasında Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu üyeliği ve İstanbul İl İnsan Hakları Kurulu üyeliklerinde bulundu. 2005 yılı başı olarak, toplam 440 yayını bulunan Prof. Dr. Saylan'ın bu yayınlarından 50'si yabancı dergilerde yayımlanmış tıbbi çalışmaları, 204'ü tıbbi, sosyal ve siyasal içerikli gazete makaleleri, 186'sı ise Türkçe tıbbi dergilerde ve kongre kitaplarında yayımlanmış araştırma, derleme ve olgu bildirimlerinden oluşuyor.
Saylan'ın, 5 kez baskı yapan “1. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Deri ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı” adlı ders kitabı, çocukluk yaşamını anlatan “At Kız”, makalelerini içeren “Cumhuriyetin Bireyi Olmak” eserleri ile Radyo Cumhuriyet'teki programlarının dökümü olan “Radyo Cumhuriyet'te Çağdaş İnsan Söyleşileri”, Mehmet Zaman Saçlıoğlu'yla söyleşilerini içeren ve 7 baskı yapan “Güneş Umuttan Şimdi Doğar” ile Zehra İpşiroğlu'nun sorguladığı Yapıcılığın Gücü ve son olarak da Şefik Görkeyle yapılmış “Hekim Olmak” adlı eserleri bulunuyor…
Hayatı boyunca bir çok ödül alan ÇYDD Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, son olarak Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) tarafından, cüzzam ve eğitim alanındaki çalışmaları nedeniyle “Fahri Doktora” unvanına da layık görülmüştü, fakat hastalığı nedeniyle ödül törenine katılamamıştı…
Çağdaş Yaşamı Destekle Derneği Başkanı Türkan Saylan’ın Beşiktaş Arnavutköy’deki evinde 13 Nisan 2009’da Ergenekon soruşturmasının 12. dalgasında arama yapılmıştı.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan, tedavi gördüğü hastanede sabaha karşı vefat etti.
Uzun süredir kanser tedavisi gören Prof. Dr. Saylan, kan değerlerinin düşmesi nedeniyle İstanbul Üniversitesi (İÜ) Tıp Fakültesi Onkoloji Enstitüsü’nde kontrol altında tutuluyordu.
 
Bülent Ecevit beyin kanaması geçirdi |18 Mayıs 2006

bulent_ecevit.png


18 Mayıs 2006 Tarihinde ;


Eski başbakanlardan Bülent Ecevit, yüksek tansiyona bağlı olarak geçirdiği beyin kanaması teşhisiyle hastaneye kaldırıldı.

Eski başbakanlardan Bülent Ecevit, yüksek tansiyona bağlı olarak geçirdiği beyin kanaması teşhisiyle hastaneye kaldırıldı. Ecevit, saat 22.30 sıralarında evinde istirahat ederken rahatsızlandı ve ambulansla GATA'ya kaldırıldı. Yapılan ilk incelemede, yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması geçirdiği belirlenenEcevit, ameliyata alındı. Ameliyatın sürdüğü belirtiliyor. Bu arada, Ecevit'in hastaneye kaldırıldığı haberini alan Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Necdet Ünüvar, hastaneye gelerek Ecevit'in sağlık durumu hakkında bilgi aldı.
 
Geri