-
- Katılım
- Kasım 5, 2010
-
- Mesajlar
- 11,182
-
- Çözümleri
- 2
-
- Tepkime puanı
- 5,026
-
- Puanları
- 354
istanbul'da yaşanan ve ayazağa spor kulubü’nde kalecilik yapan lise 2’nci sınıf öğrencisi ömer barış topkara'nın ölümüyle sonuçlanan olayın => görüntüleri <= herkes için uygun olmayabilir, uyarayım. işin ilginci polisin çıkarıldığı mahkemece önce adli kontrol tedbiri verilerek serbest bırakılması, başsavcılığın itirazı üzerine sonradan bir zahmet tutuklanması, çıkan sonuç ise bazı ayık polislerin şarkıdaki kafayı çekmiş ormancıdan daha tehlikeli olduğu.
* olay esnasında ömer barış topkara'nın ve arkadaşının birbirlerine kelepçeli olduklarını hatırlatayım, zaten görüntülerden de anlaşılıyor, başkasına kelepçeli birini emniyeti açık dolu bir silahın kabzasıyla kafasına vurarak yere yatırmaya çalışmak nasıl bir mantıktır anlayan beri gelsin.
* olaydaki şahıslar hırsızlık suçu şüphelisi, bunu saklamaya ya da küçültmeye çalışan yok, ancak adı üstünde şüpheli, bu ohal koşullarında yarın bizim de herhangi bir suç şüphesiyle ya da hiç şüphe olmaksızın keyfi olarak gözaltına alınmayacağımızın ve benzeri bir durumun başımıza gelmeyeceğinin bir garantisi de yok, bu bile başlı başına bu olaya karşı duyarlı olmayı gerektirir, kendinizi* koruma içgüdünüz hala hayattaysa tabii.
* bir çok yazarın da belirttiği üzere görüntülerden katil zanlısı polis memurunun olaydan sonra* kendisine zimmetli beylik silahını korumasız bir şekilde ulu orta yere bıraktığı, o anda o ortamda bulunan herkesin bu silaha rahatlıkla ulaşabileceği ve yeni acılara yol açabileceği kolaylıkla anlaşılıyor, son tahlilde fütursuzca ve gerekli/yeterli psiko-sosyal eğitimden geçmemiş, tüyü bitmemiş eli silahlı genç/amatör polis memurlarının görevlendirildikleri adli sokak* olayları karşısında, tek amaçları masum kanı dökmek olan eli silahlı profesyonel terör örgütü mensupları kadar tehlikeli olabileceği görülüyor, zira onların aksine silahlarını saklamaya dahi gerek duymuyorlar.
Alıntı
* olay esnasında ömer barış topkara'nın ve arkadaşının birbirlerine kelepçeli olduklarını hatırlatayım, zaten görüntülerden de anlaşılıyor, başkasına kelepçeli birini emniyeti açık dolu bir silahın kabzasıyla kafasına vurarak yere yatırmaya çalışmak nasıl bir mantıktır anlayan beri gelsin.
* olaydaki şahıslar hırsızlık suçu şüphelisi, bunu saklamaya ya da küçültmeye çalışan yok, ancak adı üstünde şüpheli, bu ohal koşullarında yarın bizim de herhangi bir suç şüphesiyle ya da hiç şüphe olmaksızın keyfi olarak gözaltına alınmayacağımızın ve benzeri bir durumun başımıza gelmeyeceğinin bir garantisi de yok, bu bile başlı başına bu olaya karşı duyarlı olmayı gerektirir, kendinizi* koruma içgüdünüz hala hayattaysa tabii.
* bir çok yazarın da belirttiği üzere görüntülerden katil zanlısı polis memurunun olaydan sonra* kendisine zimmetli beylik silahını korumasız bir şekilde ulu orta yere bıraktığı, o anda o ortamda bulunan herkesin bu silaha rahatlıkla ulaşabileceği ve yeni acılara yol açabileceği kolaylıkla anlaşılıyor, son tahlilde fütursuzca ve gerekli/yeterli psiko-sosyal eğitimden geçmemiş, tüyü bitmemiş eli silahlı genç/amatör polis memurlarının görevlendirildikleri adli sokak* olayları karşısında, tek amaçları masum kanı dökmek olan eli silahlı profesyonel terör örgütü mensupları kadar tehlikeli olabileceği görülüyor, zira onların aksine silahlarını saklamaya dahi gerek duymuyorlar.
Alıntı