Bakın size Sakıp Sabancı'nın Gençlik yıllarına ait bir bölüm sunmak istiyorum
''ALLAH VERİNCE VERİYOR, VERMEYİNCE VERMİYOR''
Sakıp Sabancı Adana Erkek Lisesi'nde arkadaşlarıyla birlikte dayanışmasını, ciddi anlamdaki iş hayatına ilişkin anılarını ise şöyle aktarıyor:
''Benim çok sevdiğim Cemil Gözüyeşil isimli bir arkadaşım vardı. Ben, lakabı (Allah'ın Oğlu) olan Mustafa Salihoğlu ile Adana Erkek Lisesi'nde okurken, Cemil Gözüyeşil de Kemal Özgür ile Adana Ticaret Lisesi'nde okurlardı. Ama biz dördümüz birlikte olur, arkadaşlık ederdik. Ben sanayi konusundaki çabalarımı iletirken, Cemil Gözüyeşil, çiftçilik yapmaya, bu arada ufak tefek alım satımlara girmeye başlamıştı.
Kendisini çok sevdiğimden, onu biraz kollamak, para kazanmasına sebep olmak isteğine kapıldım. O zaman Adana'da pamuk ticaretinde koçan alıp satmak, iyi para getiriyordu. Koçan, bir anlamda pamuğun tapusudur. Pamuk depoda yer değiştirmeden, koçan, alıp satıldıkça sahip değiştirir. Koçanı ucuz alıp pahalıya satan kar eder. Pahalı alıp, ucuza satan zarara uğrar.
Ben Cemil Gözüyeşil'in babasından bir miktar sermaye istedim. Bu sermayeyi, bizim bu işten tahsil ettiğimiz paralara ekledim. Koçanı alıp satarken, biliyoruz ki, bunun yarısı Cemil Gözüyeşil için. Karın zararın yarısı onun. Şu Allah'ın işine bakın ki, sadece kendimiz için koçan alıp sattığımızda kar ediyoruz. Ne zaman ki Cemil Gözüyeşil ile ortak alım satım teşebbüsümüz olsa, sonuç zararlı.
Sadece koçan işi değil, başka konularda alım satımı Cemil Gözüyeşil üzerinden geçirip, ona bir menfaat sağlamaya teşebbüs ettim. Bütün çabalarım boşa çıktı. Anladım ki, Allah, Cemil Gözüyeşil'in kısmetini bağlamış. Ne kadar zorlasan, para kazandıramıyorsun. Tersine zorladıkça zarar ediyor. Batıl denilebilir ama Allah vermeyi ahdetti mi, Allah (veriyorum) dedi mi, kimse durduramaz. Allah bana verdi çok şükür. Ve o kadar geniş ki Allah'ın hazinesi, o kadar hudutsuz ki... Babam, (Oğlum Allah'tan iste) derdi. (Onda hudutsuz var. Ortağınla, aranızdaki menfaat bölüşmesinde, kantarın topunu kaçıracak ölçüde hesaplara gittin mi, ortağınla aranda sürtüşmeler başlar. Kavga, dövüşe gider. İş bozulur. İkiniz el ele verin de hızla yürekten çalışın. Birbirinizin hakkına göz dikeceğinize Tanrı'dan isteyin. (Yukarıda hudut yok. Allah'ın hazinesi boldur) derdi.''