13 Nisan 2013 Tarihte Bugün

Konu sahibi son olarak 2620 gün önce görüldü
13 Nisan 2013 Tarihte Bugün

13 Nisan Tarihte Bugün

Tarihte bugün/13 Nisan


13 Nisan, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 103. (Artık yıllarda 104.) günüdür. Yıl sonuna 262 gün vardır.

Olaylar

1204 - Dördüncü Haçlı Seferi'nde Kostantinopolis'in yağmalanması.
1796 - ABD'ye ilk kez bir fil Hindistan'dan getirildi.
1839 - El Salvador bağımsızlığını ilan etti.
1849 - Macaristan cumhuriyet rejimine geçti.
1870 - Metropolitan Sanat Müzesi New York'ta kuruldu.
1909 - 31 Mart Olayı meydana geldi.
1919 - Kars, Ruslar tarafından işgal edildi.
1919 - Amritsar katliamı: İngiliz askeri birlikleri, Amritsar'da (Hindistan) 379 silahsız göstericiyi öldürdü.
1921 - İspanya Komünist İşçi Partisi kuruldu.
1933 - Yüksek Mühendislik Mektebi'ni (İstanbul Teknik Üniversitesi) bitiren Sabiha ve Melek hanımlar, Türkiye'nin ilk kadın mühendisleri oldu. İki kadın mühendis, kur'a sonucu Ankara ve Bursa Nafıa İdaresi'ne (Bayındırlık Bakanlığı) atandı.
1945 - Alman askeri birlikleri, 1000'den fazla politik ve askeri mahkumu öldürdü.
1949 - Türk Kadınlar Birliği, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün eşi Mevhibe İnönü'nün onursal başkanlığında kuruldu.
1950 - Vakıflar Bankası kuruldu.
1970 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini basan 12 silahlı sağ görüşlü, asteğmen doktor Necdet Güçlü'yü öldürdü.
1970 - Uzay mekiği Apollo 13, yerden 321.860 km yüksekte olduğu sırada oksijen tanklarından bir tanesi infilak etti. Uzay ekibi başarıyla dünyaya döndü.
1975 - Lübnan'nın başkenti Beyrut'a Dört Hıristiyan Falanjiste karşılık 27 Filistinlinin öldürülmesiyle Lübnan İç Savaşı başladı.
1982 - Eski bakanlardan Hilmi İşgüzar, Yüce Divan'da 9 yıl 8 ay hapse mahkûm edildi.
1985 - Arnavutluk'ta yönetime Enver Hoca'dan sonra Ramiz Alia geldi.
1987 - Prof.Dr. Ekrem Akurgal, Aziz Nesin, Prof.Dr. Rona Aybay, Panayot Abacı ve Oğuz Aral, Türkiye-Yunanistan Dostluk Derneği'ni kurdu.
1994 - Radyo-Televizyon Üst Kurulu kuruldu.
1994 - Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın partisinin grup toplantısında, "RP'nin iktidara gelmek için sert mi yumuşak mı, kanlı mı yoksa tatlı mı olacak, buna 60 milyon karar verecek" ifadesini kullanması tepkilere yol açtı.
1998 - PKK'nın iki numaralı adamı Şemdin Sakık ile kardeşi Arif Sakık, Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın operasyonuyla yakalanıp Türkiye'ye getirildi.

Doğumlar


1743 - Thomas Jefferson, ABD' nin üçüncü başkanıdır (ö. 1826)
1771 - Richard Trevithick, İngiliz Mucit ve Maden Mühendisi
1866 - Butch Cassidy, Kanun kaçağı (ö. 1908)
1906 - Samuel Beckett, Edebiyatçı (ö. 1989)
1914 - Orhan Veli, Türk şair (ö. 1950)
1920 - Roberto Calvi, İtalyan bankacı (ö. 1982)
1939 - Şemsi İnkaya, Türk oyuncu
1942 - Ataol Behramoğlu, Türk şair ve yazar
1955 - Safet Sušić, Boşnak futbolcu
1963 - Garry Kasparov, Dünya satranç şampiyonu
1967 - Olga Tañón, Porto Riko’lu şarkıcı
1975 - Tatiana Navka, Olimpiyat şampiyonu Rus patenci
1980 - Jana Cova, Çek porno yıldızı
1972 - Qurban Qurbanov, Azeri futbolcu
1996 - Abigail Breslin, ABD'li sinema oyuncusu

Ölümler

814 - Krum Han, Tuna Bulgar Devleti hanı.
1605 - Boris Godunov, Rus Çarı (d. 1551)
1695 - Jean de La Fontaine, Fransız yazar (d. 1621)
1893 - Muallim Naci, Osmanlı dönemi Türk yazarı (d. 1850)
1977 - Yalçın Çetin, Karikatürist
1992 - Feza Gürsey, Fizikçi (d. 1921)
2010 - Monik Benardete, İş Kadını

Tatiller ve Özel Günler


Tayland, Laos ve Kamboçya - Songkran (yılbaşı)
 
13 Nisan 1933: Türkiye’de gayrimüslimler üzerindeki baskılar artıyor

6_7_eylul_olaylari1_thumb_200_200.jpg


Bundan tam 77 sene önce bugün, Ankara Yahudileri "Türkçe konuşmaya karar verdiklerini" duyurdular. Avrupa'da faşizmin giderek yükselmesinin, özellikle Almanya'da Nasyonal Sosyalist Almanya İşçi Partisi'nin (NSDAP) iktidara gelmesinin Türkiye üzerinde de kaçınılmaz etkileri olmuştu. Başta Yahudiler olmak üzere, gayrimüslimler kendilerini giderek daha fazla tehdit altında hissetmeye başlamışlardı.

Bundan 77 yıl öncesine baktığımız zaman, Ankara Yahudilerinin Türkçe konuşmaya karar verdiklerini dönemin çeşitli basın organlarından okuyabiliyoruz. Burada her şeyden önce dikkatimizi çeken, Ankara Yahudileri diye bir kavramın kullanılması. Günümüzde Ankara'da yaşayan Yahudilerin sayısı bir elin parmaklarının sayısıyla ifade edilebilecek kadar az, ancak geçmişte öyle olmadığı anlaşılıyor. "Türkçe konuşmaya karar veren" bu insanlar artık neden Ankara'da değiller? Neden artık varlıklarıyla Ankara'ya zenginlik katmıyorlar? Her şeyden önce bu sorulara cevap verilmesi gerekmektedir.

Osmanlı döneminde imparatorluğun çeşitli şehirlerinde yaşayan ciddi bir Yahudi nüfus var. Özellikle Selanik, İzmir, İstanbul, Edirne gibi şehirlerde Yahudilerin sosyal ve ekonomik hayatta hissedilebilir bir ağırlıkları var. Ancak 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Abdülhamit'in uygulamaya koyduğu "ümmete dönüş" projesi, bütün gayrimüslimler üzerinde ağır baskıların uygulanması anlamına geliyor. Yahudiler de bu baskılardan nasibini alıyor ve pek çok Yahudi, başta Fransa, Almanya ve Avusturya olmak üzere Avrupa'nın çeşitli devletlerine göç ediyorlar.

Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla birlikte, ulusal bir devlet için bir tehdit unsuru olarak görülen gayrimüslimler üzerindeki baskılar iyice artıyor. Lozan Antlaşması'yla her ne kadar Rumlar ve Ermeniler azınlık statüsüyle belirli haklara sahip oluyorlarsa da, "iç düşman" olarak görülmelerinden ötürü bu haklar aslında sadece kâğıt üzerinde kalıyor. Pratikte "vatandaş Türkçe konuş!" kampanyaları alıp başını gidiyor, malları ellerinden alınıyor, vakıfları yasadışı ilan ediliyor, kısacası, gayrimüslimlerin Türkiye'yi terk etmesi için gereken ne varsa yapılıyor.

Yahudiler de bu düşmanlık kampanyalarından nasiplerini alıyorlar. Uluslararası Yahudi örgütlerine üye olmaları, gidip toplantılarına katılmaları yasaklanıyor, 30'lu yılların koşullarında bile Avrupa'da toplanan uluslararası Yahudi kongrelerine Türkiye'den temsilci gönderilemiyor, yalanlara dayanan komplo teorileri alıp başını gidiyor. Üstelik Avrupa'da giderek yükselen faşizm, Türkiye'deki milliyetçi-baskıcı Kemalist rejimi daha da yüreklendiriyor. Kemalist iktidarın önde gelenleri Türkiye'nin Türklere ait olduğunu, burada yaşayan "yabancıların" tek bir hakka, köle olma hakkına sahip olduklarını açıkça dile getiriyorlar. Nazilerin iktidara gelmesiyle birlikte, Nazi Almanya'sıyla olan ilişkiler iyice sıcaklaşıyor, Almanya'ya birbiri ardına Türk heyetleri gidiyor, Almanya, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağı haline geliyor.

Nazi Almanya'sıyla kurulan bu samimi ilişkilerin Türkiye'ye yansıması beklenildiği gibi oluyor. Yahudilere Türkiye'de misafir oldukları, yüzlerce yıl önce Türkler tarafından kurtarıldıklarını ve burada varlıklarına ancak tahammül edildikleri sık sık hatırlatılıyor, Atilhan ve Atsız gibi Turancı faşistler Nazilerin finanse ettikleri yayınlarında alenen Yahudi düşmanlığı yapıyorlar. 1934 yılına gelindiğinde ise Trakya Yahudileri devlet imkânlarının kullanıldığı örgütlü bir saldırıya uğruyor, çok sayıda Yahudi katlediliyor, malları yağmalanıyor, canlarını kurtarabilenler İstanbul'a kaçıyor, oradan da yaşayabilecekleri başka herhangi bir ülkeye göç ediyorlar. Varlık vergisi ile de özellikle Yahudi gayrimüslimlerin Türkiye'de yaşama koşulları neredeyse tümüyle ortadan kaldırılıyor.

Böyle bir ortamda Ankara Yahudilerinin "Türkçe konuşmaya karar vermekten" başka çareleri var mıdır?
 
Tarihte bugün: 13 Nisan

Fabllarıyla ünlü Fransız şair Jean de La Fontaine, 1695 yılında 74 yaşında hayata veda etti.

Fransız şair Jean de La Fontaine, 8 Temmuz 1621 Chateau Thierry'de doğdu. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Paris'te kolejde okudu. Hukuk tahsili yaptı. Papaz olarak yetiştirilmek istenildiyse de kiliseden ayrıldı.

Okul hayatında başarılı bir öğrenci olamadı. Gençliğinde baba mesleği olan orman ve su kanalları işleriyle uğraştı. Çeşitli memurluklarda bulundu, düzensiz bir hayat yaşadı.

1673'te Madam de la Sabliere'nin himayesine girerek ilim adamları, felsefeciler ve yazarlarla tanıştı. İlk masallarını yazdı. Çağdaşları, La Fontaine'i bir masal yazarı olarak görüyorlardı.

Halbuki La Fontaine, yazdığı masallarda 'Dede Korkut Masalları'ndaki üslupla hayvanlara karakterler vererek onların şahıslarında bazı insan karakterlerini eleştirmiş ve bir ahlak dersi vermişti. Bu özelliği çok geç fark edildi.

Eserlerinde sadelik ve açıklık görülür. Konuşma şeklinde akıcı şiirleri, hayvanlar üzerinde tenkitleri, incitmeden iğneleme usulleri ile Fransız edebiyatına büyük eserler kazandırmıştır.

La Fontaine masallarındaki konular, Doğu klasiklerinden alınmadır. Kendisinden çok önceleri yazılmış Beydeba'nın 'Kelile' ve 'Dimne' eserindeki hikayelerin pekçoğu, La Fontaine tarafından şiir şeklinde tekrarlanmıştır.

Masalları çoğunlukla herkesin anlayabileceği bir şekilde yazılmıştır. Canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatımı vardır. Kişilerini çoğunlukla hayvanlardan seçse de bazan insanları, bilhassa köylüleri de olaylara karıştırır.

La Fontaine, kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Ancak şiirlerini okuyan çocuklarda herhangi bir açıklama yapılmazsa tam ters etkinin ortaya çıktığı da bir gerçektir.

Toplam 238 masalını 12 kitapta toplanmıştır. 1668'de basılan ilk altı kitabında 124 masal vardır ve bunlar birinci cildi meydana getirir. İkinci cilt 1678'de basılan beş kitaptır. En son 1694'de bastırdığı üçüncü cilt ise tek kitaptan oluşur.

Roman ve piyes de yazan La Fontaine'in nakaratlı şiirleri ve şiirli mektupları da vardır. 'Hadım', 'Gülünç Macera', 'Floransalı', 'Büyük Maşrapa', 'Köy Sevdaları' komedi türündeki eserlerindendir.

Eserleri birçok dile tercüme edilmiştir. Ancak hiçbir tercüme orijinalindeki sadelik ve çekiciliği verememiştir. Türkçeye ise Recaizade Mahmud Ekrem, Tevfik Fikret ve Orhan Veli Kanık tarafından çevrilmiştir.

Fabl

Fabl içinde bir ders ya da öğüt bulunan öyküdür. Yazar genellikle bu dersi öykünün sonunda, 'gülme komşuna, gelir başına' gibi bir cümleyle özetler.

Fablların kahramanları genellikle havyanlardır. Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır.

Dünyanın en ünlü fabl yazarları Ezop ve Jean de La Fontaine'dir. Ezop'un fablları İÖ 3oo'de derlenerek yazıya geçirilmiştir. ABD'li James Thurber ve İngiliz George Orwell çağdaş fabl yazarlarıdır.

Günün diğer önemli olayları

1906: Türkiye'de de pek çok kez sahneye konulan 'Godot'yu Beklerken' adlı oyunun yazarı, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi İrlandalı yazar Samuel Beckett doğdu.
1909: 31 mart ayaklanması başladı.
1914: 'Garip' şiirinin öncüsü Orhan Veli Kanık İstanbul'da doğdu.
1923: Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı'na bağlı olarak Futbol Heyeti Müttehidesi (Futbol Federasyonu) kuruldu.
1933: Yüksek Mühendislik Mektebi'ni (İstanbul Teknik Üniversitesi) bitiren Sabiha ve Melek hanımlar, Türkiye'nin ilk kadın mühendisleri oldu. İki kadın mühendis, kura sonucu Ankara ve Bursa Nafıa İdaresi'ne (Bayındırlık) atandı.
1949: Türk Kadınlar Birliği, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün eşi Mevhibe İnönü'nün onursal başkanlığında kuruldu.
1970: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesini basan 12 silahlı sağ görüşlü, asteğmen doktor Necdet Güçlü'yü öldürdü.
1975: Dört Hıristiyan Falanjiste karşılık 27 Filistinlinin öldürülmesiyle Lübnan'da içsavaş başladı.
1977: Karikatürist Yalçın Çetin 43 yaşında yaşamını yitirdi.
1982: Eski bakanlardan Hilmi İşgüzar, Yüce Divan'da 9 yıl 8 ay hapse mahkum edildi.
1987: Prof.Dr. Ekrem Akurgal, Aziz Nesin, Prof.Dr. Rona Aybay, Panayot Abacı ve Oğuz Aral, Türkiye-Yunanistan Dostluk Derneği'ni kurdu.
1994: Özel Radyo ve Televizyon Yasası, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
1994: Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'ın partisinin grup toplantısında, "RP'nin iktidara gelmek için sert mi yumuşak mı, kanlı mı yoksa tatlı mı olacak, buna 60 milyon karar verecek" ifadesini kullanması tepkilere yol açtı.
1998: PKK'nın iki numaralı adamı Şemdin Sakık ile kardeşi Arif Sakık, Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetler Komutanlığı'nın operasyonuyla yakalanıp Türkiye'ye getirildi.
 
31 Mart isyanı gerçekleşti

o-247.jpg


Tarihte bugün yaşanan olaylar arasında;’31 Mart Olayı’nın yaşanması, İlk kadın mühendislerimizin diplomalarını alması, Şemdin Sakık'ın yakalanması var..


GÜNÜN OLAYI

’31 Mart Olayı’’(1909)

II.Meşrutiyetin ilanından hemen sonra arka arkaya gelen toprak kayıpları; Girit’in Yunanistan’a bağlanması, Bulgaristan’ın bağımsızlık ilan etmesi ve son olarak Bosna-Hersek’in Avusturya tarafından işgali halkda büyük bir ümitsizliğe ve tepkilere neden olmuştu. Bu ortam içerisinde İstanbul’da 13 Nisan 1909 (31 Mart 1325) tarihinde yönetime karşı büyük bir isyan patlak verdi. İsyan başlangıçta bir kısım askerler tarafından çıkarılmıştı ama giderek yayıldı ve yaygınlaştı. Bu olay eski takvimlere göre 31 Mart tarihinde olduğu için bu isimle anılmıştır. Bu olay Türk Tarihinin halen en çok tartışılan olaylarından birisidir.

GÜNÜN ÖNEMLİ OLAYLARI

Ünlü Yazar ve Şair Muallim Naci Vefat Etti (1893)

Öğretmenlik ve özel katiplik yapmış daha sonra memuriyetten ayrılarak gazeteciliğe başlamıştır. Klasik Türk edebiyatını savunmuş ve aruzu ustalıkla kullanmıştır. Özellikle Servet-i Fünunculara tesir etmiştir. Muallim Naci arkasında şiir,hatırat, tenkit, tarih ve tiyatro türü bir çok eser bırakarak 13 Nisan 1893 tarihinde İstanbul’da vefat etti.

Hintliler Beş İngilizi Öldürdüler (1919)

Hindistan’ın Pencap bölgesinde Amritsar’da İngilizlerin Rowlatt Tasarısını (bu tasarı Hindistan’da bağımsızlık isyanlarını engellemeyi amaçlıyordu)protesto eden Hintliler beş İngiliz vatandaşını 13 Nisan 1919’da öldürdüler. Bu olay üzerine harekete geçen bölgedeki İngiliz kuvvetleri ertesi gün yine tasarıyı protesto eden grubun üzerine ateş açmaları üzerine tam bir katliam yaşandı.Resmi kayıtlara göre 14 Nisan 1919’da yaşanan bu olayda 379 Hintli öldü ve 1200 Hintli ise yaralandı.

Eski İttihatçılardan Ölenlerin Yakınlarına Maaş Bağlandı (1924)

İttihatçıların ileri gelenlerinden olupta hayatta olmayan kişilerin maddi zorluklar içerisindeki yakınlarına 13 Nisan 1924’te maaş bağlanmasına karar verildi. Bunlar arasında Ermeniler tarafından yurt dışında öldürülen Talat Paşa, Cemal Paşa ve Şakir Paşa’nın yakınları ilk sıradaydı.

İlk Kadın Mühendislerimiz Diplomalarını Aldı (1933)

Bugünkü İstanbul Teknik Üniversitesi o zamanki ismiyle Yüksek Mühendis Mektebin mezun olan Sabiha ve Melek Hanımlar 13 Nisan 1933’te diplomalarını aldılar. Türkiye’nin ilk kadın mühendisleri olma ünvanını taşıyan bu iki bayan Ankara ve Bursa Nafia İdarelerinde işe başladılar.

Şemdin Sakık Yakalandı (1998)

PKK terör örgütünün ikinci adamı Şemdin Sakık Genelkurmay Başkanlığı Özel Kuvvetleri tarafından Kuzey Irak’ta yapılan bir operasyonla 13 Nisan 1998’de ele geçirildi. Parmaksız Zeki kot adını kullanan Şemdin Sakık özellikle isminin 33 silahsız askerin şehit edilmesi olayında geçmesi nedeniyle kamuoyunun büyük tepkisini çekmiştir. Halen aldığı cezalar nedeniyle cezaevinde bulunmaktadır.
 

Tarihte Bugün (Nisan Ayı)

04 Nisan 2012 - Kepler Uzay Teleskobu'nun görev süresi NASA tarafından 2016'ya kadar uzatıldı.

04 Nisan 2008 - ESA tarafından malzeme ikmali yapmak üzere Uluslararası Uzay İstasyonu'na gönderilen Jules Verne isimli uzay aracının istasyona kenetlenmesi.

04 Nisan 1983 - Challenger Uzay Mekiği'nin ilk uçuşu.

06 Nisan 1973 - Pioneer 11 uzay aracının fırlatılışı.

11 Nisan 2006 - ESA tarafından gönderilen Venüs Express uzay aracının Venüs yörüngesine girmesi.

11 Nisan 1970 - Aya üçüncü kez insanlı uçuşu gerçekleştirecek Apollo 13'ün fırlatılışı.

12 Nisan 1981 - Columbia Uzay Mekiği'nin ilk uçuşu.

12 Nisan 1961 - Rus kozmonot Yuri Gagarin ilk uzaya çıkan insan oldu.

yuri-gagarin.jpg


Yuri Gagarin

13 Nisan 1970 - Apollo 13'te gerçekleşen patlama sonrası ay yolculuğunun iptal edilmesi, mürettabatın bir kurtarma operasyonuyla dünyaya sağ salim getirilerek kurtarılmaları.

16 Nisan 1972 - John Young, Thomas Mattingly ve Charles Duke'den oluşan mürettebatıyla aya beşinci kez insanlı iniş gerçekleştiren Apollo 16'nın fırlatılışı.

18 Nisan 1955 - Albert Einstein'in ölümü.

25 Nisan 1990 - Hubble Uzay Teleskobu'nun uzaya gönderilmesi.
 
Geri