12 Şubat 2013 Tarihte bugün

Konu sahibi son olarak 2617 gün önce görüldü
Onlar artık yok...


Tiyatro ve sinema dünyasının ünlü isimleri Tekin Akmansoy (Nuri Kantar) ve Leman Çıdamlı (Nuriye Kantar), 1 yıl arayla hayatını kaybetti.

86112_3.jpg


Uzun yıllar yayınlanan ‘Kaynanalar’ dizisindeki ‘Nuri Kantar’ tiplemesiyle adından söz ettiren Tekin Akmansoy, bugün vefat etti. Geçtiğimiz yıl Aralık ayında da ‘Nuriye Kantar’ı canlandıran Leman Çıdamlı hayatını kaybetmişti.

Tekin Akmansoy, Denizli’nin Sarayköy ilçesinde 1924 yılında doğdu. Ankara Devlet Konservatuvarı’nı bitirdi. Sinemaya senarist, oyuncu, yönetmen ve yapımcı olarak katkıda bulundu. TRT’de çok uzun süre yayınlanan ve 1974 yılında başlayan ‘Kaynanalar’ dizisinde ‘Nuri Kantar’ tiplemesiyle adından sıkça söz ettirdi..1998 yılında “Devlet Sanatçısı” seçildi. Uzun yıllar çeşitli tiyatrolarda görev alan Tekin Akmansoy, meddah geleneğinin sürdürücülerinden biri oldu. 1990'lı yıllarda kızı Arzu Akmansoy'un yönetmenliğini yaptığı Kaynanalar'ın yeni bölümlerinde rol aldı.

Kaynanalar dizisindeki ‘Nuriye Kantar’ı canlandıran Leman Çıdamlı (80) ise, 18 Aralık 2012 tarihinde kanser tedavisi gördüğü İstanbul’daki hastanede hayatını kaybetmişti.
 
Dünyayı şoke eden istifa

849927544361.jpg


1.2 milyarlık Katolik dünyasının ruhani lideri Papa 16'ncı Benedict'in ilerleyen yaşını gerekçe göstererek görevinden istifa edeceğini açıklaması soğuk duş etkisi yarattı
Dünya genelindeki 1.2 milyarlık Katolik dünyasının ruhani lideri olan Papa 16'ncı Benedict, dün toplanan Kardinaller Kurulu'nda Latince yaptığı açıklamada Papalık görevini bırakma kararını açıkladı. Papa'nın, Katolik dünyası ve uluslararası kamuoyunu şaşkına çeviren kararında "Tanrı'nın önünde defalarca vicdan muhasebesi yaptım, ilerleyen yaşım nedeniyle günümüzde bu görevi yerine getirmeye uygun olmadığıma kani oldum. Görevimin ruhani özü nedeniyle sadece iş ve sözle değil, acı çekerek ve dua ederek de yerine getirilmesi gerektiğine inanıyorum" dedi.

ÖLÜMCÜL HASTALIK ŞÜPHESİ
Bugün 85 yaşında olan Papa 16'ncı Benedict'in sağlık koşullarının iyi olmadığı ve görevine devamına engel olduğu Vatikan'a yakın çevrelerde en çok konuşulan konulardan biri. 265'inci Papa olan Benedict'in gerek geçtiğimiz Noel'de ve daha sonraki dini merasimlerde son derece yorgun görüntüsü, bu dedikoduları daha da körüklemişti. San Pietro katedralindeki törenlerde yürüyemeyen ve "Papa Mobile" adlı Mercedes'in hediye ettiği araçla hareket eden, daima yardımcılarına ihtiyaç duyan Papa, bir gün istifa edebileceğinden daha önce de bahsetmişti. Papa, Peter Seewald ile mülakat şeklinde yaptığı "Dünyanın Işığı" adlı kitabında bu konuya değinerek, "fiziken, aklen ve ruhen görevini yerine getirmeye muktedir olmadığına ikna olduğu" takdirde istifa edebileceğini duyurmuş ve o zamanda şaşkınlık yaratmıştı. İnternette dolaşan Papa'nın lösemi hastalığına yakalandığı söylentileri resmi bir teyit bulmadıysa da, yorgun ve halsiz görüntüsü ile Papa Vatikan'daki çetin iktidar kavgalarına göğüs geremediği imajını verdi. Vatikan'dan sızan haberler Papa'nın çaresi olmayan bir hastalıktan mustarip olduğu kuşkularını artırdı. Vatikan sözcüsü Federico Lombardi Papa'nın istifa kararının kendilerini de şaşkınlık içinde bıraktığını söyledi. Papa 16'ncı Benedict'in 89 yaşındaki ağabeyi Georg Ratzinger ise doktorunun Papa'ya "Artık Atlantik ötesi seyahatlere çıkmaması" tavsiyesinde bulunduğunu ve Papa'nın görevi bırakmayı aylardır düşündüğünü söyledi.

YENİ PAPA NASIL SEÇİLECEK?
Papa'nın istifası 28 Şubat'tan sonra geçerli olacak. Papa 16'ncı Benedict 20.02'de Papa'ların yazlığı Castel Gandolfo'ya giderek Vatikan'daki Manastır rahibelerinin rezidansına yerleşecek. Yeni Papa'nın seçileceği 1 Mart tarihindeki toplantı için 120 kardinale davet gönderilecek. 80 yaşın altındaki kardinallerin katılımıyla 4 gün devam edecek toplantının sonunda yeni papa seçilecek. Katolik dünyası bu durumda yeni Papa'sına Paskalya'da kavuşacak. Papa'nın sürpriz istifasının ardından gözler Vatikan'a çevrildi. İstifa geleneğinin çok nadir görüldüğü Vatikan'da en son istifa 1415'te gerçekleşmişti. Üç kardinal arasında yaşanan güç çekişmesi nedeniyle Papa 12'nci Gregory istifa etmişti. Vatikan'ın 2 bin yıllık tarihinde birkaç kez Papa istifası yaşandı. Daha önce Clemente I, Ponziano, Silverio, Benedetto IX, Celestino V ve Gregorio XII de istifa etmişti. 16'ncı Benedict ile istifa eden Papa sayısı sekiz oldu.

HERKES KARARA SAYGI DUYDU
ABD: Başkan Barack Obama, "Tüm Amerikalılar adına Michelle ve ben, Papa cenapları 16. Benedict'e dualarımızı ve takdirlerimizi iletiyoruz'' ifadesini kullandı.
ALMANYA: Başbakan Angela Merkel, Almanya doğumlu Papa'nın aldığı bu zor karara saygı duyduğunu belirtti.
İNGİLTERE: Başbakan David Cameron "Papa, İngilizlerin Vatikan'la ilişkilerinin kuvvetlenmesi için yorulmadan çalıştı" ifadesini kullandı.
İTALYA: Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano "Son zamanlarda zorluk yaşıyordu. Çok cesaretli bir karar" dedi.
FRANSA: Cumhurbaşkanı François Hollande, karara derinden saygı duymaktan başka yapacak şey olmadığını söyledi. Vatikan Büyükelçisi Prof. Dr. Kenan Gürsoy da "Türkiye'nin AB'ye girişi sürecine karşı koymayan bir Papa idi" dedi.

EN GÜÇLÜ ADAY SİYAHİ KARDİNAL
Papa'nın yerine en güçlü aday olarak Ganalı Kardinal Peter Kodwo Turkson (64) gösteriliyor. Seçilirse Vatikan'ın ilk siyahi Papa'sı unvanını ele geçirecek olan Turkson, halen Vatikan Adalet Bakanı. Kardinal Marc Ouellet ile Kardinal Francis Arinze ise Turkson'un ardından gelen en güçlü adaylar. Kumar siteleri ise yeni Papa için bahisleri açtı.

7 TEPELİ ŞEHİR KEHANETİ
Turkson'ın papalık koltuğuna oturma ihtimalinin yüksek olması akıllara, 1595'te Benedict'in, tarihçi Arnold de Wyon tarafından yayınlanan "Papalar Kehaneti"ni getirdi. Aziz Malachy'e ithaf edilen ve Latince 112 isimden oluşan bu kehanet listesi Papa İkinci Celestine'le başlıyor ve Papa 16'ncı Benedict'in halefi "Romalı Peter"la sona eriyor. Kehanete göre "Romalı Peter"ın papalık koltuğuna oturması "yedi tepeli şehrin" yıkımıyla sonuçlanacak. Birçok yorumcu ifadenin Roma'ya gönderme olduğuna inanıyor. Ancak İstanbul'un da "yedi tepeli şehir" olarak bilinmesi ve bir zamanlar Doğu Roma İmparatorluğu'nun kalbi olması nedeniyle kehanetin İstanbul'a gönderme yaptığını öne sürenler de var.
 
Kaskoda tarihi değişiklik

460296340181.jpg


Yürürlüğe 1 Nisan 2013 tarihinde girecek ''Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'' ile kasko sigorta poliçesi artık kemirgen hayvanlara karşı da teminat sağlayacak.

AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, yeni düzenleme ile artık sigorta sahipleri araçlarının bir kemirgen tarafından kemirilmesi veya zarar verilmesi durumunda sigorta şirketlerinden hasarı talep edebilecek.

Yürürlüğe 1 Nisan 2013 tarihinde girecek ''Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'' ile kasko sigorta poliçesi artık kemirgen hayvanlara karşı da teminat sağlayacak.

Sigorta şirketleri ile sigortalılar arasındaki uyuşmazlıkları çözen Sigorta Tahkim Komisyonu'na gelen başvurular arasında sigortalı bir aracın aksamlarının fare tarafından kemirilmesi de yer almıştı.

Komisyon, kasko sigortası teminatında yer almadığı görülen bu istisnai olayda, sigorta şirketinin, 18 bin liralık tazminatı ödemesine karar vermişti.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sigorta Tahkim Komisyonu Müdürü Metin Karacan, araçlara giren kedi ya da farenin verdiği zararın karşılanmasıyla ilgili çokça başvuru aldıklarını ifade ederek, ''Hakem incelemesi sonucunda, olayda sigortalının ne kastı ne de ağır kusurunun olduğu, gerek sigortalıya ve gerekse sigortacıya atfı mümkün olan bir sebeple meydana gelmediği, hasarın da sigorta teminatı kapsamında kabul edilmesi sonucu sigorta şirketinin hasara ilişkin tazminatı ödemesine karar verilmişti'' diye konuştu.
''KOMİSYONA EN ÇOK BAŞVURU İSTANBUL'DAN YAPILIYOR''

Karacan, komisyonun bugüne kadar yaklaşık 3 bin 500 kararı çözüme kavuşturduğunu ve söz konusu başvuruların ortalama 60 günlük bir süre içinde çözüme ulaştırıldığını belirterek, çözüme ulaştırılan başvuruların yüzde 28'inin tamamen, yüzde 35'inin ise kısmen sigortalıların lehine sonuçlandığını kaydetti.

Sigorta Tahkim Komisyonuna ulaşan başvuruların yüzde 38'inin trafik sigortalarından gelen uyuşmazlıkların oluşturduğunu söyleyen Karacan, başvuruların yüzde 34'ünü kasko, yüzde 9'unu yangın, yüzde 4'ünü sağlık ve yüzde 15'ini ise diğer sigortaların oluşturduğunu vurguladı.

Karacan, komisyona 81 ilden başvuru yapıldığını ve başvuruların yüzde 37'sinin İstanbul'dan geldiğini aktararak, ''2012 yılının sonunda İstanbul dışında en fazla başvuru yapılan üç il, yüzde 9 ile Ankara, yüzde 6 ile İzmir ve yüzde 4 ile Kocaeli oldu'' dedi.

Bu arada, kemirgenlerin verdiği zararların teminat kapsamına dahil edilebileceği, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları'nda ''kemirgen ve ek sözleşmede belirtilen durumlar dahilinde diğer hayvanların vereceği zararlar'' şeklinde yer alıyor.
 
Maraşlılar düşmanı tamamen söküp attı

kahramanmaras-41.jpg


Tarihte bugün yaşanan olaylar arasında; Mora’da Yunan isyanı, Maraş’ın kurtuluşu, Hasan El Benna’nın şehit edilmesi, Tuzla Tren İstasyonunda bomba olayı var…



Tarih Dosyası / Dünya Bülteni

GÜNÜN OLAYI

Maraşlılar Fransız Ve Ermenileri Şehirden Tamamen Söküp Attılar (1920)

Maraşlılar daha başından beri Fransız işgalini kabullenememişlerdi. En sonunda Fransızların ve Ermenilerin taşkınlıkları ve zulümleri halkı büyük bir direnişe sevk etti. Şehirde tam olarak kontrolü sağlamak isteyen Fransızlar ile halk arasında 1920 ocağının sonlarında 22 gün sürecek olan bir mücadele başladı. Sonunda 12 Şubat 1920 günü sabaha karşı, şehir Fransızlar'dan ve Ermeniler'den tamamen temizlendi. Fransızlar İslahiye'ye yönüne doğru kaçtılar. TBMM Maraş halkını istiklal madalyası ile ödüllendirmiştir.

GÜNÜN KİŞİSİ

Hasan El Benna Şehit Edildi (1949)

Müslüman Kardeşler Örgütü’nün kurucusu büyük İslam alimi ve mücahidi Hasan El Benna 12 Şubat 1949’da Kahire’nin en büyük caddelerinden birinde arabası durdurularak polisler tarafından kurşunlandı Kaldırıldığı hastanede bilinçli olarak müdahale edilmeyerek kan kaybından ölmesi beklendi. Hasan El Benna’nın ölmesini başta Kral Faruk olmak üzere İngilizler ve Yahudiler çok istiyorlardı.

GÜNÜN ÖNEMLİ OLAYLARI

Şili’nin Başkenti Santiago Şehri Kuruldu (1541)

Günümüzde Güney Amerika ülkelerinden Şili’nin başkenti olan beş milyon civarında nüfusa sahip Santiago şehri İspanyol kolonizatör Pedro De Valdivia tarafından 12 Şubat 1541 tarihinde kurulmuştur. Şehrin burada kurulmasının sebebi doğal olarak korunmasının mümkün olması idi. Çünkü yerli saldırılarına karşı bir üs görevi üstlenecekti. Ancak yine de İspanyol sömürgeciler yerli saldırılarından kurtulamamışlardır.

Yunanlılar Mora’da İsyan Başlattılar (1821)

Eflak’da başlattıkları isyan başarısız olan Yunanlılar Mora’da 12 Şubat 1821’de tekrar isyan başlattılar. Bu sefer özellikle Ruslar ve Avrupa arkalarında idi. Ayrıca Rumlara göz açtırmayan Tepedelenli Ali Paşa’da idam edilmişti. Rumlar bu isyan için uzun süredir hazırlanıyorlardı.Mısır valisi Mehmet Ali Paşa’nın yardımı ile isyan bastırıldı.

Keçecizade Mehmet Fuat Paşa Vefat Etti (1869)

Tanzimat Döneminin ünlü devlet adamlarındandır. Bir dönem asker ve bürokrat olarak görev yapan Keçecizade Mehmet Fuat Paşa ayrıca Hariciye nazırlığı ve sadrazamlık görevlerinde de bulundu. Tedavi için gittiği Fransa’da 12 Şubat 1869’da vefat etmiştir.

Türkiye’de İlk Uçak Postası Hizmete girdi (1914)

Osmanlı Devleti zamanında 12 Şubat 1914 tarihinde Türkiye’de ilk kez uçak postası hizmete girdi ve kullanılmaya başlandı.

Kızılordu’nun Kurucusu Lev Troçki İstanbul’a Geldi (1929)

SSCB devriminin öncülerindendir. Ancak Lenin’in ölümünden sonra Stalin ile girdiği iktidar mücadelesini kaybetti ve SSCB’yi terk etti. Troçki 12 Şubat 1929 tarihinde İstanbul’a geldi ve uzun süre Büyükada’da yaşadı. Bu süre içerisinde çok sıkı korundu. Daha sonra Meksika’ya gitti ve orada bir suikastçi tarafından kazma ile öldürüldü. (1940)

Tuzla Tren İstasyonunda Bomba Patladı (1994)

Tuzla tren istasyonunda 12 Şubat 1994’te çöp kutusu içerisine yerleştirilen bombanın patlaması sonucu 5 yedek subay adayı şehit oldu, 16 askeri öğrenci ile 11 er yaralandı. Bu olayın faili Abdullah Öcalan’ın yanında cezasını çekmektedir.

GÜNÜN DİĞER ÖNEMLİ OLAYLARI

1804. Ünlü düşünür Emmanuel Kant öldü.

1937. Atatürk’ün Selanik’te doğduğu ev, Selanik Belediyesi tarafından sahibinden satın alınarak Atatürk’ün emrine tahsis edildi.

1959. Kıbrıs konusunda II. Londra Konferansı başladı.

1961. Yeni Türkiye Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Emekçi Partisi kuruldu.

1969. Ünlü tiyatro ve sinema sanatçısı, Türk Sinemasının “Horoz Nuri”si Vahi Öz öldü.

1971. Türk Otomobil Fabrikası AŞ’nin (TOFAŞ) Bursa’daki otomobil fabrikası, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel’in de katıldığı törenle açıldı. Fabrika, Fiat lisansıyla “Murat124” tipi otomobillerin üretimine başladı.

1988. Dr. Ziya Özel’in “zakkumla” kanser tedavi iddiasının TRT tarafından “haber” olarak verilmesi yankı uyandırdı.

2001 . NEAR Shoemaker adlı uzay aracı, 433 Eros adı verilen asteroidin yüzeyine indi.

2002 . İran havayollarına ait Tupolev Tu-154 tipi bir yolcu uçağı inişe geçtiği sırada Hürremabad'da (İran) düştü: 119 kişi öldü.

2002 . Yugoslavya'nın eski devlet başkanı Slobodan Milošević'in yargılanmasına, BM savaş suçları mahkemesinde başlandı. Milošević bu süreç sona ermeden öldü.

2010 . Vancouver'da Kış Olimpiyatları 2010 başladı.
 
Tarihte Bugün : 12 Şubat 1851 Mısır Valisi Abbas Paşa, İskenderiye-Kahire Hattını yapma imtiyazını…

demiryolu351-300x195.jpg


Tarihte Bugün


12 Şubat 1851 Mısır Valisi Abbas Paşa, İskenderiye-Kahire Hattını yapma imtiyazını İngiltere’ye verdi. Babıâli’nin onayı alınmadan verilen bu imtiyaza basın tepki gösterdi. İnşaat sırasında halkın bedava çalıştırılmaması, demiryolu için yeni vergi konmaması ve istikraz (borç) yapılmaması şartıyla Mısır Hıdivi’ne inşaat izni verildi.
12 Şubat 1922 Amerikan şirketinin imtiyaz isteği üzerine Nafia Vekâleti’nden Akşam Gazetesi’ne bir açıklama gönderildi.





Tarihte Bugün : 12 ŞUBAT 1851 Mısır Valisi Abbas Paşa, İskenderiye-Kahire Hattını yapma imtiyazını İngiltere’ye verdi.

12 Şubat 1922 Amerikan şirketinin imtiyaz isteği üzerine Nafia Vekâleti’nden Akşam Gazetesi’ne bir açıklama gönderildi.
12 ŞUBAT 1851 Mısır Valisi Abbas Paşa, İskenderiye-Kahire Hattını yapma imtiyazını İngiltere’ye verdi. Babıâli’nin onayı alınmadan verilen bu imtiyaza basın tepki gösterdi. İnşaat sırasında halkın bedava çalıştırılmaması, demiryolu için yeni vergi konmaması ve istikraz (borç) yapılmaması şartıyla Mısır Hıdivi’ne inşaat izni verildi.




 
İyi ki doğdun Hacı Murat

153264.jpg


Türk otomobil tarihinin temel taşlarından, 12 Şubat 1971'de yollara çıkan Murat 124, bugün 42. yaşını kutluyor. O yıllarda günde 54 adet olan üretimini bir saatte gerçekleştiren Tofaş, 5 markalı global oyuncuya dönüştü

Murat 124 kadar geniş kitleler tarafından sevilen, yollara veda etmesinin üzerinden yıllar geçtikten sonra bile hafızalardaki yerini koruyan başka bir otomobil neredeyse yoktur. Ülkemizde 30'lu yaşlarının üzerindeki hemen hemen herkesin, Murat 124 ile bir anısı mutlaka bulunur. Otomobil tarihimizin temel taşlarından olan ve yollara ilk kez 12 Şubat 1971 tarihinde çıkan Murat 124, bu gün 42. doğum gününü kutluyor...

BURSA, MURAT 124 İLE ANILACAK
TEMELİ 1961 yılında atılan Tofaş Bursa fabrikası, ilk seri üretim modeli Murat 124'i 12 Şubat 1971 tarihinde bantlardan çıkardı. İlk modelin fabrikadan çıkışı için düzenlenen geniş katılımlı törende, dönemin Başbakanı Süleyman Demirel; 'Tofaş karma ekonominin zaferidir' derken, dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay; 'Bursa; ipeği, havlusu, merinosu ve bıçaklarıyla meşhurdur ama artık Bursa denince akla Murat 124 gelecektir' açıklamaları yaptılar. Gerçekten de öyle oldu. Bursa'dan yollara çıkan 124, Türk halkının hayallerine, hafızalarına silinmemek üzere yazıldı ve Bursa'ya damgasını vurdu.
TOPLAM 735 bin metrekare üzerine kurulan Bursa fabrikası, o yıllar için bir rekor olan yıllık 20 bin adetlik üretim yapmak üzere yola çıktı. Sadece 600 çalışana sahip fabrikada Murat 124 ile başlayan üretim, günümüzde 1 milyon metrekare üzerinde, yaklaşık 6 bin 500 çalışan ve yıllık 400 bin adetlik üretim kapasitesine yükseldi. Üretim kapasitesi o yıllarda günde sadece 55 adetken, günümüzde aynı üretim için fabrikaya sadece 1 saat yeterli oluyor. 400 bin adetlik üretim kapasitesiyle Tofaş, artık 5 marka için üretim yapıp, araçlarını dünya pazarlarında satıyor.
DÜNYA otomobili kavramı günümüzde çok kullanılsa da aslında 1970'li yıllarda bunun ilk örneği Murat 124 oldu. Fiat lisansıyla, farklı isimlerle üretilen 124, toplam 16 milyon adetten fazla satıldı. Ülkemizde 1971-77 yılları arasında 134.867 adet üretildikten sonra, yerini 1977'de Kuş Serisi'ne bıraktı. 1984'te bazı değişikliklerle Serçe adını alıp 1995'e kadar üretildi.

DÖRT DİSK FREN
DÖRT metreden biraz uzun boyu, 950 kg'lık ağırlığıyla Murat 124, dıştan küçük ancak iç mekanı şaşırtıcı derecede geniş bir otomobil olarak tanındı. Özellikle derin bagaj hacmi aracın en beğenilen bölümlerinden oldu. Dört silindirli, 1197 cc hacimli motoru, 65 beygir güç üretirken, aracın 170 km/s son hıza ulaşmasını sağladı. Dönemin teknolojisine göre tutumlu bile sayılacak motorunun farklı güçteki versiyonları da üretildi. Salıncaklı süspansiyonları, hafif karoseri ve dört tekerleğindeki disk frenleri dönemine göre 124'ün ileri teknolojileriydi. Modifikasyona uygun yapısıyla dönemin gözde otomobillerinden olan Murat 124'ün tarihinde çok sayıda ralli şampiyonluğu da var.

Reklamları da iz bıraktı
BASIN reklamlarında bir halk kahramanı, aile babası temasıyla tanıtılan Murat 124, kısa zamanda çok sevilip büyük talep gördü. 'Murat için havahoş' 'Murat'ın dünya görüşü' 'Bayan Murat' 'Ne Murat'ın varsa olsun' gibi ilanlarıyla kendisi kadar reklamlarıyla da hafızalara kazındı.

'Hurda indirimi' darbesi
MURAT'ın Anadolu yollarında dolaşan örneklerinin azalmasındaki en büyük etken 2002'deki 'Hurda indirimi' oldu. Cem Yılmaz'ın oynadığı Opet reklamları ve Muro filminden sonra gündeme tekrar gelen Murat 124'ün günümüze ulaşan örneklerini, 3-15 bin TL'ye bulmak mümkün.
 
Ünlü tiyatrocu Tekin Akmansoy vefat etti

tekin_akmansoy_vefat_etti13606583330_h988909.jpg


Kaynanalar dizisinin Nuri Kantar'ı ünlü tiyatrocu Tekin Akmansoy yaşama veda etti.

Bir dönemin efsane dizilerinden Kaynanalar'da 'Nuri Kantar' tiplemesi tanınan Tekin Akmansoy, vefat etti. Akmansoy, geçtiğimiz günlerde zatürre teşhisiyle hastaneye kaldırılmıştı.

TEKİN AKMANSOY KİMDİR?

1924 yılında Denizli'de dünyaya gelen Tekin Akmansoy, meddah geleneğinin sürdürücülerinden biriydi.

1974 yılında başlayan 'Kaynanalar' dizisinde Kayserili uyanık işadamı Nuri Kantar tiplemesi ile ön plana çıktı. Bu karakteri, yıllarca süren dizinin yanı sıra Kaynanalar ve Nöri Kantar Ailesi adlı sinema filmlerinde de canlandırdı.

1990'lı yıllarda kızı Arzu Akmansoy'un yönetmenliğini yaptığı Kaynanalar'ın yeni bölümlerinin yanı sıra Sonradan Görmeler gibi dizilerle uzun süre sonra televizyona geri döndü.

1998 yılında Devlet Sanatçısı ünvanı aldı. Akmansoy, son olarak 'İki Aile' dizisinde Tahir Pamukçuoğlu karekterini canlandırdı.

 
Tarihi fırsata tarihi destek

21446619407.jpg


Başbakan Erdoğan'ın dün SABAH'ta yayımlanan ve yeni Anayasa için "Bu tarihi fırsat kaçmasın" çağrısı yaptığı makalesine muhalefetin CHP ve BDP kanadından destek geldi
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, kaleme aldığı ve SABAH'ta yayımlanan "Yeni anayasa" makalesinde yer verdiği, "Müdahale anayasası ayıbından kurtulalım. Tarihi fırsat kaçmasın" görüşüne siyasetten destek geldi. Fırsatın heba edilmemesi görüşü, siyasette de ağırlık kazandı. AK Parti ve CHP temsilcileri, "Fırsat kaçırılmamalı" görüşünü dile getirirken, BDP de kapıyı aralık tuttu. MHP ise AK Parti'nin BDP ile işbirliği yapmasına tepkili. Erdoğan'ın makalesine ilişkin görüş ve değerlendirmeler şöyle:
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya: Başbakanımız reformcu ruhunu anayasa inşa alanında da ortaya koymak istiyor. Bilhassa yürürlükte olan eski anayasalarımıza gönderme yapmak yerine Türk kültürünün ortak değerlerine ve ortak değerlerine atıf yapması bence yazısının en orijinal noktasıdır. Başbakanımızın çok değerli bir dergideki konuya ilişkin özel yazısını, değerlendirmesini, gelecekteki anayasa yapım sürecinin dominant mesajları olarak algılayabiliriz.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak: Yeni anayasa toplumuzun geniş kesimlerinin yıllardan beri özlemini duyduğu bir büyük değişim isteğidir. Türkiye toplumu; 12 Eylül'ün otoriter, baskıcı, hakları kısıtlayıcı; demokratik düzeni ve yaşamı sınırlayıcı etkisinden kurtulmak istemektedir. Elbette ki buradaki temel husus yeni anayasanın en geniş toplumsal uzlaşma ve mutabakatla yapılmasıdır. Hiç kimsenin dışlanmadığı ve herkesin üzerinde uzlaştığı temel bir metin olmasıdır.
CHP, Anayasa Uzlaşma Komisyonu üyesi Atilla Kart: Ben de tarihi fırsatın heba edilmemesi gerektiğine inanıyorum. 150 yılı aşan anayasa tarihimizde ilk kez siyasi partiler tamamen halkın talepleri doğrultusunda serbest iradeleriyle aynı masa etrafında toplanmışlardır. Bu platform, tarihi önemi olan ve korunması gereken bir platformdur ve TBMM adına görev yapmaktadır. Bu çerçevede uzlaşma komisyonu kendi gündemine ve gündem içeriğine hakimdir. Bırakalım komisyon kendi özgür iradesiyle çalışmalarını sürdürsün.
BDP Batman Milletvekili Ayla Akad: Hükümetin en önemli vaadi yeni Anayasa çağrısıdır. Bu konuda uzlaşma var. Halkın talebini ertelemek bu vaadin yerine getirilmemesi sonucunu çıkarır. Asgari de olsa ortak zemini yakalamak gerekiyor. Süre sınırı konulacaksa komisyon koymalı. Bir olanak yakalandı. Hedef demokratikleşme, toplumsal barış olduğuna inanılıyorsa süre baskısı yapılması doğru değil. Uzlaşma gerçeğine ulaşmak zor olur.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan: Başbakan'ın dediği gibi, darbe anayasaları ayıbından kurtulmak zorundayız. Daima geniş mutabakatla değişimden yanayız. Parti grubumuz da Başbakan'ın sözlerini değerlendirecektir.
BDP Meclis İdare Amiri Sırrı Sakık: Hiçbir dönemde önerilere kapımızı kapatmadık. Sorunun çözümü diyalog ve müzakere ile olur. Demokratik özerklik dedik kıyamet koydu, Başbakanlık yarı başkanlık sistemi de sistem değişikliği. Bunu konuşmaktan Türkiye korkmamalı. Ortak paydalarla temel sorunlar çözülmeli.

'KIZIMIZIN ARAMIZA DÖNMESİ YAKIN'
Başbakan Tayyip Erdoğan, ABD Büyükelçiliği'ne yapılan saldırıdan yaralı olarak kurtulan gazeteci Didem Tuncay'ı Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ziyaret etti. Didem Tuncay'ın sağlık durumuyla ilgili daha önce telefonla bilgi alan Erdoğan, Bakanlar Kurulu'na başkanlık yapmak için evinden çıktıktan sonra rotasını hastaneye çevirdi. Yaklaşık 15 dakika hastanede kalan Erdoğan, doktorlar ve ailesinden Didem Tuncay'ın sağlık durumu hakkında bilgi aldı. Erdoğan, ziyaretinde çiçek ve çikolata ikram etti. Erdoğan'ın, Didem Tuncay'a, "İyi haberlerini alıyoruz. Seni tekrar görevinin başında görmeyi bekliyoruz" dediği öğrenildi. Hastane çıkışında soruları yanıtlayan Erdoğan, şunları söyledi: "Yanına gittim, kendisiyle görüştüm. Kızımızın sağlığı daha iyi, morali yerinde. Doktor arkadaşlar kızımızın üzerine titrediler. Gerçekten devlet hastanesinin özgüveni, hassasiyeti söz konusu. Sağ gözü ile ilgili umut verici gelişmeler var. Doktorlar umutlu konuşuyorlar. Büyük ihtimalle bu hafta sonu taburcu olacak. Aramıza dönmesi yakın."

MHP'DEN TEPKİ
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır: Sayın Başbakan'ın kafası karışık. Dün terörist gördükleriyle, elini sıkmadıklarıyla, bugün ülkenin ve milletin geleceğini birlikte tanzim etmek gibi bir meşguliyete düşmüş olmasını üzüntüyle izliyoruz. Hani teröristle müzakere yapmayacaktı? MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: Bu anayasa Başbakan'ı avucuna almış bebek katilinin, Kandil'in, BDP'nin Anayasası olma yolunda hızla ilerliyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk: Fırsat kaçırılmamalı derken, fırsat bekleyenler kim? Bunu da dikkate almak lazım. Başbakan'ın masaya oturduğu insanların isteklerini yerine getirmek gibi bir acelesi varsa, anlarız. 'Başkan' olarak görevine devam etmesi için değişiklikler yapılması gerekiyorsa, aciliyetini anlarız. Ama 'toplumun tüm kesimlerinin katılmadığı' eleştirisine hak veriyorsa, bu acelesini anlamakta zorluk çekiyoruz.
 
Tarihte bugün/12 Şubat

tarihte bugün 12 Şubat,tarihte bugün neler olmuş,12 Şubat tarihte bugün

12 Şubat, Gregoryen Takvimi'ne göre yılın 43. günüdür.

Olaylar

300px-Madisonsquaregarden.jpg


Madison Square Garden spor salonu
(koltuk kapasitesi: 19.522)

1502 - Vasco da Gama, Lizbon'dan Hindistan'a doğru ikinci yolculuğuna çıktı.
1541 - Santiago'nun (Şili) Pedro de Valdivia tarafından kuruluşu.
1870 - Utah bölgesinde kadınlar oy kullanma haklarını elde ettiler.
1879 - New York'un Madison Square Garden kapalı spor salonunda, Kuzey Amerika kıtasındaki ilk yapay buz pateni pisti açıldı.
1912 - 6 yaşındaki Çin imparatoru Aisin-Gioro tahttan indirildi. Böylelikle iki bin senelik Çin İmparatorluğu ve 267 yıllık Mançu Hanedanı son bulmuş oldu.
1912 - Çin'de Gregoryen Takvimi kullanımı başladı.
1920 - Kahramanmaraş'ın düşman işgalinden kurtuluşu.
1929 - Stalin tarafından sürgün edilen eski savaş komiseri Troçki, "İlyiç" adlı bir şileple İstanbul'a geldi.
1934 - Avusturya'da iç savaş başladı.
1937 - Atatürk'ün Selanik'te doğduğu ev, Selanik belediyesince sahibinden satın alınarak Atatürk'ün emrine tahsis edildi.
1951 - 17 yaşındaki Süreyya İsfendiyari Bahtiyari, İran şahı Muhammed Rıza Pehlevi ile Tahran'daki Gülistan Sarayı'nda evlendi.
1956 - Karikatürist Turhan Selçuk, Uluslararası "Bordighera Mizah Şenliği"'nde Platin Palmiye Ödülü'nü aldı.
1959 - Kıbrıs konusunda II. Londra Konferansı başladı.
1961 - Yeni Türkiye Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Emekçi Partisi kuruldu.
1961 - SSCB, Venüs gezegenine Venera 1 uzay aracını gönderdi.
1971 - Türk Otomobil Fabrikası A.Ş.'nin (TOFAŞ) Bursa'daki otomobil fabrikası, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay ve Başbakan Süleyman Demirel'in de katıldığı törenle açıldı. Fabrika, Fiat lisansıyla "Murat 124" tipi otomobillerin üretimine başladı.
1988 - Dr. Ziya Özel'in "zakkumla" kanser tedavisi iddiasının TRT tarafından "haber" olarak verilmesi yankı uyandırdı.
1990 - Super Mario Bros. 3 adlı video oyunu ABD'de piyasaya sürüldü.
1993 - İngiltere'de 10 yaşındaki iki çocuk 2 yaşındaki James Bulger'i kaçırarak öldürdü.
1994 - Kış Olimpiyatları Lillehammer'da (Norveç) başladı.
1994 - Tuzla tren istasyonunda çöp kutusuna teröristlerce yerleştirilen saatli bomba patladı: 5'i yedek subay, biri sivil 6 kişi öldü; aralarında sivillerin de bulunduğu 29 kişi yaralandı.
2001 - NEAR Shoemaker adlı uzay aracı, 433 Eros adı verilen asteroidin yüzeyine indi.
2002 - İran havayollarına ait Tupolev Tu-154 tipi bir yolcu uçağı inişe geçtiği sırada Hürremabad'da (İran) düştü: 119 kişi öldü.
2002 - Yugoslavya'nın eski devlet başkanı Slobodan Milošević'in yargılanmasına, BM savaş suçları mahkemesinde başlandı. Milošević bu süreç sona ermeden öldü.
2010 - Vancouver'da Kış Olimpiyatları 2010 başladı.

Doğumlar

1809 - Abraham Lincoln, ABD'li siyasetçi, devlet başkanı, hukukçu. (ö. 15 Nisan 1865)
1809 - Charles Robert Darwin, İngiliz doğabilimci (ö. 1882)
1881 - Anna Pavlovna Pavlova, Rus balerin (ö. 1931)
1915 - Lorne Greene, ABD'li sinema oyuncusu (ö. 1987)
1933 - Constantin Costa-Gavras, Yunan sinema yönetmeni
1939 - Ray Manzarek, American klavyeci (The Doors)
1942 - Ehud Barak, İsrail başbakanı
1946 - Ajda Pekkan, Türk şarkıcı, sinema oyuncusu
1950 - Nabil Shaban, İngiliz oyuncu
1955 - Arsenio Hall, ABD'li tv program yapımcısı
1968 - Josh Brolin, ABD'li film ve televizyon oyuncusu
1969 - Darren Aronofsky, ABD'li film yönetmeni ve senarist.
1975 - Regla Torres, Kübalı voleybolcu
1976 - Silvia Saint, Çek kadın pornografi oyuncusu
1980 - Christina Ricci, ABD'li oyuncu

Ölümler

1554 - Jane Grey, İngiltere Kraliçesi (d. 1536)
1804 - Emmanuel Kant, Alman düşünür (d. 1724)
1856 - Giuseppe Donizetti, ilk Türk bandosunu kuran İtalyan müzisyen (d. 1788)
1894 - Hans von Bülow, Alman piyanist ve besteci (d. 1830)
1934 - Cenap Şahabettin, Türk şair (d. 1870)
1939 - Søren Sørensen, Danimarkalı biyokimyacı (d. 1868)
1942 - Grant Wood, ABD'li ressam (d.1891)
1949 - Hasan el-Benna, Müslüman Kardeşler hareketinin kurucusu (d. 1906)
1954 - Dziga Vertov, Rus film yönetmeni, sinema kuramcısı (d. 1896)
1969 - Vahi Öz, Türk tiyatro ve sinema sanatçısı, Türk sinemasının "Horoz Nuri"si (d. 1911)
1976 - Sal Mineo, ABD'li aktör (d. 1939)
1979 - Jean Renoir, Fransız sinema yönetmeni (d. 1894)
1984 - Julio Cortázar, Arjantinli yazar (d. 1914)
1989 - Thomas Bernhard, Avusturyalı yazar (d. 1931)
1997 - Rakım Çalapala, Türk gazeteci, yazar (d. 1909)
2000 - Charles Schulz, ABD'li karikatürist, çizgi roman çizeri (Snoopy) (d. 1922)
2005 - Teoman Alpay, Türk bestekâr (d. 1932)

Bayramlar ve Yıldönümleri

Kahramanmaraş'ın Kurtuluşu (1920)


 
Tarihte bugün: 12 Şubat

Materyalist felsefenin kurucusu ve eleştirel felsefenin babası olarak kabul edilen düşünür Immanuel Kant 1804 yılında hayata veda etti.

22 nisan 1724'te Doğu Prusya'nın Königsberg (Kaliningrad) kentinde dünyaya gelen Alman feylesof Immanuel Kant, 12 şubat 1804'te yine aynı kentte hayatını kaybetti.

Üniversite eğitimi sırasında özel dersler verdi. Leibniz ve Woolf'dan etkilendi. 1755'te doçentlik aldıktan sonra üniversitede çeşitli sosyal bilimler alanlarında dersler vermeye başladı.

Başlangıçta fizik ve astronomi alanında yazdı. 1755'te 'Evrensel Doğal Tarih ve Cennetlerin Teorisi'ni kaleme aldı. 1770'de Königsberg'de mantık ve metafizik kürsüsüne atandıktan sonra Hume ve Rousseau etkisiyle eleştirel felsefesini geliştirdi.

Modern felsefenin gelişim seyrine uygun olarak epistemolojiyi ön plana çıkaran Kant, öncelikle Hume'dan etkilendi. Kendi deyişiyle Hume onu dogmatik uykusundan uyandıran, spekülatif felsefe alanındaki araştırmalarına yeni bir yön veren filozof oldu.

Descartes'ın akılcılığının da olumlu yönler içerdiğini saptadı ve zihnin, matematikle uğraştığında işleyiş tarzı karşısında büyülendi. Bundan başka asıl, 17 ve 18'inci yüzyıllarda göz kamaştırıcı gelişmeler kaydeden bilimden, özellikle de fizikten etkilendi.

Ona göre bilim, öncülleri kesin olan ve yöntemleri, ancak Hume'unki gibi felsefi bir kuşkuculuk benimsendiği zaman, sorgulanabilen evrensel bir disiplmüzik.

Kant'a göre, bir bilim adamı bir yandan kendiden önceki bilim adamlarının ulaştığı sonuçları kabul eder; yine bir bilim adamı kabul ettiği bu sonuçlara ek olarak yeni araştırmalara giriştiği zaman, deneysel yöntemler kullanır. Bilim yansız ve nesneldir.

Öte yandan bilimin, özellikle de Newton'ın geliştirdiği modern fiziğin başarılı yöntemi, Kant'a göre, rasyonalizmi de empirizmi de aşarak gelişmiştir. Başka bir deyişle fizik, rasyonalizmin ve empirizmin ulaştığı sonuçları yanlışlayarak gelişir.

Buna göre, en sağlam bilgi modeli olarak düşünülen matematiği örnek alan rasyonalizm, şeylerin kendilerine yönelmeden, kendileriyle temas kurmadan, yalnızca düşünceleri birbirlerine bağlamakla yetinip, şeylerin kendileriyle ilgili olarak deney öncesi sonuçlara ulaşır.

Oysa fizik, matematiği de kullanarak şeylerin bizzat kendilerine yönelmekte, şeylerin kendileriyle, rasyonalizm tarafından kurulamayan teması başarılı bir biçimde kurmaktadır.

Kant'a göre, Hume'un empirizmi, belirli bir nedenden daima aynı sonucun çıkacağını hiçbir zaman kesin olarak bilemeyeceğimizi savunmak suretiyle, nedensellikle ilgili olarak kuşkucu bir tavrı benimsemiştir.

Oysa, çok başarılı sonuçlar elde etmiş olan fizik, neredeyse tümüyle nedensellik ilkesine dayanmaktadır.

Kant bu bağlamda, kendine düşen işin, rasyonalizm ve empirizm tarafından açıklanıp temellendirilemeyen bilimi, özellikle de fiziği temellendirmek, bilimsel bir biçimde düşündüğü zaman insan zihninin nasıl işlediğini bulmak olduğunu düşünmüştür.

Başka bir deyişle, felsefedeki ilk ve temel misyonunun bilimi temellendirmek, daha sonra da ahlakın ve dinin rasyonelliğini savunmak olduğuna inanmıştır.

Bununla birlikte, bu hiç de kolay bir iş değildir. Çünkü bilim ve din yüzyıllardır amansız bir mücadele içinde olmuşlar ve bilim, dinin otoritesi karşısında mutlak bir zafer kazanma yoluna girmiştir.

Bu zafer, Kant'a göre, bilimin bakış açısından iyi ve olumlu olmakla birlikte, ahlak ve dinin bakış açısından tam bir felakettir.

Bilimin, dinin müdahaleleri karşısında özerkliğini kazanması hiç kuşku yokki iyi bir şeydir. Fakat bu, bilimsel olmayan tüm inançların, din ve ahlakın temelsizleşmesi ve anlamsızlaşması anlamına geliyorsa, bilimin zaferi, insanlık açısından gerçek bir felakettir.

Kant, öyleyse, yalnızca din, bilim ve ahlakı temellendirmek durumunda kalmamış, fakat rasyonel bir varlık olmanın ne anlama geldiğini gösterme durumunda kalmıştır.

Bu amacı gerçekleştirebilmek için, hem Descartes'ın rasyonalizminden ve hem de Hume'un empirizminden önemli gördüğü ögeleri alarak, transandantal epistemolojik idealizm diye bilinen kendi bilgi kuramını geliştirmiş, yükselen bilimin felsefi temellerini gösterdikten sonra, özgürlük ve ödev düşüncesine dayanarak Hıristiyan ahlakını savunma çabası vermiştir.

Başlıca Eserleri

Kritik der reinen Vernunft (Saf Aklın Eleştirisi), 1781
Prolegomena zu einer jeden künftigen Metaphysik (Prolegomena: Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe), 1783
Grundlegung zur Metaphysik der Sitten (Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi), 1785
Kritik der praktischen Vernunft (Pratik Aklın Eleştirisi), 1788
Kritik der Urteilkraft (Yargı Gücünün Eleştirisi), 1790
Religion innerhalb der Grenzen der bloßen Vernunft (Salt Aklın Sınırları İçinde Din), 1793
Metaphysik der Sitten (Ahlak Metafiziği), 1797

Günün diğer önemli olayları

1920: Fransızların Maraş'ı boşalttı.
1929: Stalin tarafından sürgün edilen eski savaş komiseri Troçki, 'İlyiç' adlı bir şileple İstanbul'a geldi.
1937: Atatürk'ün Selanik'te doğduğu ev, Selanik Belediyesi'nce sahibinden satın alınarak Atatürk'ün emrine tahsis edildi.
1956: Karikatürist Turhan Selçuk, Uluslararası Bordighera Mizah Şenliği'nde Platin Palmiye Ödülü'nü aldı.
1961: Yeni Türkiye Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Emekçi Partisi kuruldu.
1969: Tiyatro ve sinema sanatçısı, Türk sinemasının 'Horoz Nuri'si Vahi Öz hayatını kaybetti.
1971: TOFAŞ'ın Bursa'daki otomobil fabrikası açıldı. Fabrika, Fiat lisansıyla Murat 124 tipi otomobillerin üretimine başladı.
1976: İstanbul'da tarihi Direklerarası'nın Naşit Tiyatrosu sünger deposu oldu.
2005: Besteci Teoman Alpay, 73 yaşında vefat etti.
 
Tarihte bugün: 12 şubat

kant-ana-sayfa.jpg

Materyalist felsefenin kurucusu ve eleştirel felsefenin babası olarak kabul edilen düşünür Immanuel Kant 1804 yılında hayata veda etti.

22 nisan 1724′te Doğu Prusya’nın Königsberg (Kaliningrad) kentinde dünyaya gelen Alman feylesof Immanuel Kant, 12 şubat 1804′te yine aynı kentte hayatını kaybetti.
Üniversite eğitimi sırasında özel dersler verdi. Leibniz ve Woolf’dan etkilendi. 1755′te doçentlik aldıktan sonra üniversitede çeşitli sosyal bilimler alanlarında dersler vermeye başladı.
Başlangıçta fizik ve astronomi alanında yazdı. 1755′te ‘Evrensel Doğal Tarih ve Cennetlerin Teorisi’ni kaleme aldı. 1770′de Königsberg’de mantık ve metafizik kürsüsüne atandıktan sonra Hume ve Rousseau etkisiyle eleştirel felsefesini geliştirdi.
Modern felsefenin gelişim seyrine uygun olarak epistemolojiyi ön plana çıkaran Kant, öncelikle Hume’dan etkilendi. Kendi deyişiyle Hume onu dogmatik uykusundan uyandıran, spekülatif felsefe alanındaki araştırmalarına yeni bir yön veren filozof oldu.
Descartes’ın akılcılığının da olumlu yönler içerdiğini saptadı ve zihnin, matematikle uğraştığında işleyiş tarzı karşısında büyülendi. Bundan başka asıl, 17 ve 18′inci yüzyıllarda göz kamaştırıcı gelişmeler kaydeden bilimden, özellikle de fizikten etkilendi.
Ona göre bilim, öncülleri kesin olan ve yöntemleri, ancak Hume’unki gibi felsefi bir kuşkuculuk benimsendiği zaman, sorgulanabilen evrensel bir disiplindir.
Kant’a göre, bir bilim adamı bir yandan kendiden önceki bilim adamlarının ulaştığı sonuçları kabul eder; yine bir bilim adamı kabul ettiği bu sonuçlara ek olarak yeni araştırmalara giriştiği zaman, deneysel yöntemler kullanır. Bilim yansız ve nesneldir.
Öte yandan bilimin, özellikle de Newton’ın geliştirdiği modern fiziğin başarılı yöntemi, Kant’a göre, rasyonalizmi de empirizmi de aşarak gelişmiştir. Başka bir deyişle fizik, rasyonalizmin ve empirizmin ulaştığı sonuçları yanlışlayarak gelişir.
Buna göre, en sağlam bilgi modeli olarak düşünülen matematiği örnek alan rasyonalizm, şeylerin kendilerine yönelmeden, kendileriyle temas kurmadan, yalnızca düşünceleri birbirlerine bağlamakla yetinip, şeylerin kendileriyle ilgili olarak deney öncesi sonuçlara ulaşır.
Oysa fizik, matematiği de kullanarak şeylerin bizzat kendilerine yönelmekte, şeylerin kendileriyle, rasyonalizm tarafından kurulamayan teması başarılı bir biçimde kurmaktadır.
Kant’a göre, Hume’un empirizmi, belirli bir nedenden daima aynı sonucun çıkacağını hiçbir zaman kesin olarak bilemeyeceğimizi savunmak suretiyle, nedensellikle ilgili olarak kuşkucu bir tavrı benimsemiştir.
Oysa, çok başarılı sonuçlar elde etmiş olan fizik, neredeyse tümüyle nedensellik ilkesine dayanmaktadır.
Kant bu bağlamda, kendine düşen işin, rasyonalizm ve empirizm tarafından açıklanıp temellendirilemeyen bilimi, özellikle de fiziği temellendirmek, bilimsel bir biçimde düşündüğü zaman insan zihninin nasıl işlediğini bulmak olduğunu düşünmüştür.
Başka bir deyişle, felsefedeki ilk ve temel misyonunun bilimi temellendirmek, daha sonra da ahlakın ve dinin rasyonelliğini savunmak olduğuna inanmıştır.
Bununla birlikte, bu hiç de kolay bir iş değildir. Çünkü bilim ve din yüzyıllardır amansız bir mücadele içinde olmuşlar ve bilim, dinin otoritesi karşısında mutlak bir zafer kazanma yoluna girmiştir.
Bu zafer, Kant’a göre, bilimin bakış açısından iyi ve olumlu olmakla birlikte, ahlak ve dinin bakış açısından tam bir felakettir.
Bilimin, dinin müdahaleleri karşısında özerkliğini kazanması hiç kuşku yokki iyi bir şeydir. Fakat bu, bilimsel olmayan tüm inançların, din ve ahlakın temelsizleşmesi ve anlamsızlaşması anlamına geliyorsa, bilimin zaferi, insanlık açısından gerçek bir felakettir.
Kant, öyleyse, yalnızca din, bilim ve ahlakı temellendirmek durumunda kalmamış, fakat rasyonel bir varlık olmanın ne anlama geldiğini gösterme durumunda kalmıştır.
Bu amacı gerçekleştirebilmek için, hem Descartes’ın rasyonalizminden ve hem de Hume’un empirizminden önemli gördüğü ögeleri alarak, transandantal epistemolojik idealizm diye bilinen kendi bilgi kuramını geliştirmiş, yükselen bilimin felsefi temellerini gösterdikten sonra, özgürlük ve ödev düşüncesine dayanarak Hıristiyan ahlakını savunma çabası vermiştir.
Başlıca Eserleri
Kritik der reinen Vernunft (Saf Aklın Eleştirisi), 1781
Prolegomena zu einer jeden künftigen Metaphysik (Prolegomena: Gelecekte Bilim Olarak Ortaya Çıkabilecek Her Metafiziğe), 1783
Grundlegung zur Metaphysik der Sitten (Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi), 1785
Kritik der praktischen Vernunft (Pratik Aklın Eleştirisi), 1788
Kritik der Urteilkraft (Yargı Gücünün Eleştirisi), 1790
Religion innerhalb der Grenzen der bloßen Vernunft (Salt Aklın Sınırları İçinde Din), 1793
Metaphysik der Sitten (Ahlak Metafiziği), 1797

Günün diğer önemli olayları

vasco-da-gama-1.jpg


1502. Vasco da Gama, Lizbon’dan Hindistan’a doğru ikinci yolculuğuna çıktı.
1541. Santiago’nun (Şili) Pedro de Valdivia tarafından kuruluşu.

kadanlaran-oy-hakka-2.jpg


1870. Utah da kadınlar oy kullanma haklarını elde ettiler.
1919-Ermeni lideri Bağos Paşa, Paris Barış Konferansı’na tüm Kürdistan illerini kapsayan bölgeyi istedikleri önerisini götürür (Erzurum-Adana’nın doğusu). Eski Osmanlı Hariciye Nazırı, Kürt Sait Paşa’nın oğlu, Stokholm eski büyük elçisi Şerif Paşa ise bu illerin Kürtler’e ait olduğunu ve kendilerine verilmesini talep ediyordu.
1920. Fransızlar Maraş’ı boşalttı.

nin-evi-3.jpg


1929. Josef Stalin yönetimince sürgün edilen Lev Troçki İlyiç adlı bir gemi ile İstanbul’a geldi ve Büyükada’ya yerleşti.
1945-Mele Mustafa Barzani liderliğinde Azadi Partisi kuruldı. Diğer kurucuları şöyle: İzzet Abd el-Aziz, Mustafa Hoşnav, Abdülhamit Baker, Muhammed Mahmud, Ahmed İsmail, Şevket Naman ve Hefzullah İsmail.

turhan-selauk-4.bmp


1956. Karikatürist Turhan Selçuk Uluslararası Bordighera Mizah Şenliği’nde Platin Palmiye Ödülü’nü aldı.
1959. Kıbrıs konusunda II. Londra Konferansı başladı. Konferansa İngiltere’den Başbakan Harold Macmillan, Türkiye’den Başbakan Adnan Menderes ve Yunanistan’dan Başbakan Konstantin Karamanlis ile Kıbrıs Türk ve Rum cemaatleri liderleri Dr. Fazıl Küçük ve Makarios katıldılar.
1961. İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Fakültesi öğretim üyelerinden Doçent Necmettin Erbakan, 12 Şubat 1961′de, yerli otomobil üretimi konusunda üniversitede bir konferans verdi. Türk tipi bir otomobilin % 50’sinin Türkiye’de üretilecek yerli malzemeyle yapılması halinde, otomobil birim maliyetinin yaklaşık 1400 dolar (14 000 lira ) olacağını açıkladı.
1961: Yeni Türkiye Partisi, Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Emekçi Partisi kuruldu.
1962. Adalet Partisi Zonguldak Milletvekili Nuri Beşer’in dokunulmazlığı kaldırıldı. Nuri Beşer’in Türk Silahlı Kuvvetlerine hakaret ettiği iddia ediliyordu.
1966. Milli Eğitim Bakanı Orhan Dengiz, "İmam-hatip okulları kalkınmamız için gereklidir" dedi.

tofaay-oto-5.jpg


1971. TOFAŞ otomobil fabrikası Bursa’da törenle açıldı. TOFAŞ’ın ortakları arasında, Türk Otomobil Fabrikaları, Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu, Koç Holding, Türkiye İş Bankası ve İtalyan Fiyat şirketi var.Aynı gün Amerika Birleşik Devletleri Büyükelçiliği, Türkiye’de görevli Amerikalılar için can ve mal güvenliği istedi.
1976. İstanbul’da tarihi Direklerarası’ndaki Naşit Tiyatrosu, sünger deposu oldu.
1982. Milli Güvenlik Konseyi (MGK) feshedilen partilerin yöneticileri dışında kalanların hazırlanan anayasa taslağı ile ilgili görüş açıklamalarına izin verdi.
1986. Ayda 18 günlük indirim öngören Ceza İnfaz Yasası değişikliği, 1986 yılında bugün Bakanlar Kurulu’nda kabul edildi.

feministler-6.jpg


1989. Ankara’da Perşembe Grubu’nun çağrısıyla 1. Feminist Kongre toplandı. "Feminist Hafta Sonu" adıyla anılan toplantıya İstanbul, Adana ve Türkiye’nin değişik illerinden feministler katıldı. Kongre sonunda "Kadınların Kurtuluş Bildirgesi" yayınlandı. "Bedenimiz Bizimdir, Cinsel Tacize Hayır" kampanyasının başlatılmasına karar verildi.
1990. Hükümetin açıkladığı tütün fiyatlarını protesto eden üreticiler Akhisar’da sokağa döküldü, 200 kişi gözaltına alındı.
1994. Tuzla tren istasyonunda çöp kutusuna yerleştirilen saatli bomba patladı; 5′i yedeksubay, biri sivil 6 kişi öldü, aralarında sivillerinde bulunduğu 29 kişi yaralandı. Olayın sorumluluğunu, PKK’ya (Kürdistan İşçi Partisi) bağlı ARGK (Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu) Metropol İntikam Timi üstlendi.
1999. Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Bill Clinton azil davasında aklandı. Başkan Bill Clinton yalan yere yemin etmek ve adaleti engellemekle suçlanıyordu.

ahmet-kaya-7.jpg


1999. Magazin Gazetecileri Derneği’nin ödül törenine katılan Ahmet Kaya sahneye çıkıp önce ödülünü aldı. Ardından da yakında Kürtçe bir klip çekeceğini söyledi. Ve sahnedeki Ahmet Kaya çatal bıçak yağmuruna tutuldu.
2000. Kolombiya’da topraklarından petrol çıkarılmasına karşı çıkan Uwa yerlilerine polisin saldırısı sonucu üçü çocuk 18 yerli kaçarken düştükleri nehirde boğuldu. ABD’li petrol şirketi Occidental’ın buldozerleri Uwa yerlilerinin üstüne sürüldü. 8 bin kişilik Uwa kabilesi petrolün ‘Doğa Ana’nın kanı’ olduğuna inanıyor.
2000. Balkan ülkeleri 1934′teki Balkan Paktı’ndan 66 yıl sonra, bölgenin barış ve istikrarına yönelik ilk siyasi belgeyi "Güneydoğu Avrupa’da İyi Komşuluk İlişkileri,İstikrar,Güvenlik ve İşbirliği Şartı"nı imzaladı. Zirveye, Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan, Arnavutluk, Makedonya ve Romanya liderleri katıldı.
2001. "Susurluk davası", beşinci yılında karara bağlandı. Emniyet Özel Harekat Dairesi eski Başkanvekili İbrahim Şahin ile eski MİT görevlisi Korkut Eken, "’cürüm işlemek için çete oluşturmak" suçundan altı yıl ağır hapis, aralarında Haluk Kırcı, Yaşar Öz ve özel timcilerin bulunduğu 12 sanık da, dört yıl ağır hapis cezasına çarptırıldı. İstanbul 6 No’lu DGM k
2002. İran’ın batısındaki dağlık bölgeye iniş yapmaya çalışan İran Havayolların’na ait bir yolcu uçağı içindeki 117 kişiyle dağa çakıldı.

milosevic-8.jpg


2002. Devrik Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç’in Savaş Suçları Mahkemesi’ndeki davası başladı. Başsavcı, Sırp lideri "insanlığın bilinen en ağır suçlarını işlemek"le suçladı.

2003. Belçika Yargısı, İsrail Başbakanı Ariel Şaron hakkında başbakanlıktan ayrıldığı ve dokunulmazlığını kaybettiğinde savaş suçu davasının görülebileceğine karar verdi. 1982′de Lübnan’da işlenen Sabra,Şatila katliamlarından kurtulan Filistinliler dönemin Savunma Bakanı Ariel Şaron’u Belçika’da mahkemeye vermişlerdi.
2005. Rusya’da 71 ilde Komünist Parti ve Anavatan Partisi’nin öncülüğünde yüzbinlerce kişi Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yeni sosyal reform paketini protesto etti. Rusya yönetimi, yeni paketle Sovyetler Birliği’nden kalan yaşlı ve emeklilere bedava toplu taşıma,ucuz elektrik ve ilacı kaldırıyor. Hükümet, sosyal yardımları "Sovyetler’den kalma tahammül edilemez miras" diye n
2006. Diyarbakır Kulp’ta bulunan toplu mezardaki kemiklerin,1993′te askeri operasyon sırasında kaybolan 11 köylüye ait olduğu Adli Tıp raporunda DNA testiyle kesinleşti.
2006. Avrupa basınındaki Hz. Muhammed karikatürlerine yönelik en büyük protesto yürüyüşü Diyarbakır’da düzenlendi. "Hz. Muhammed’e Saygı Mitingi"ne 70 bin kişi katıldı.
 
Geri