10 soruda Tanzimat uygulamaları ve tepkiler

Konu sahibi son olarak 2624 gün önce görüldü
10 soruda Tanzimat uygulamaları ve tepkiler

10-soruda-tanzimat.jpg


Tanzimat dönemi reformlarının en büyük yansımaları, Osmanlı ekonomisinde yaşanır. Tanzimat, sanayi ve ticarette büyük değişim ve dönüşümlerin yaşandığı dönem olarak öne çıkar.

1-Tanzimat hangi yöntemle uygulandı?

Tanzimat reformları, Osmanlı topraklarının bütününde, aynı anda yürürlüğe konulmadı. Pek çok düzenleme, önce belirli bir örnek bölgede denendikten sonra, imparatorluğun diğer bölgelerine de yayılmaya çalışıldı.

alti-faizli-bin-kurus-kaime.jpg


Sultan Abdülmecid dönemine ait,yıllık yüzde 6 faizli bin kuruşluk kaime


tanzimat-atolyesi.jpg


Sultanahmet'teki Kılıçhane binasında 1866'da Islah-ı Sanayi Mektebi açılır ve burada demir,ahşap,inşaat işlerinde çalışacak usta ve çıraklar yetiştirilir.Bir atölye dersinden kare.


bir-liralik-kaime.jpg


1900'lerin başında piyasaya çıkarılan 1 liralık kaimenin ön ve arka yüzü


Bu örnek bölgeler genellikle merkeze yakın veya merkezin denetiminin güçlü olduğu yerlerdi. Mesela,Tanzimat ile benimsenen vergi sistemini uygulamak için, gerekli tahrir çalışmaları Bursa ve Yanya’dan başlatıldı.
Aşar vergisinin tahsili mükellefiyetinin bizzat . köylünün kendi sorumluluğuna bırakılması uygulaması, ilk kez Kırkkilise’de (Kırklareli) denendi.
Uygulamada göze çarpan ; bir diğer husus da, zamana yayılmış bir ilerleme fikrinin benimsenmeşiydi. Eski kurumlar kaldırılmaksızın, bunların hemen yanı başlarında yeni kurumlar oluşturuldu. Böylece eski ile yeni arasında bir kopukluğun yaşanması engelleniyor, toplumsal muhalefetin önüne geçilmek isteniyordu.

2-Tanzimat mali alanda neler getirdi?

Tanzimat döneminde, İktisadî hayatın her alanında büyük değişim ve dönüşümler yaşanır.
Hatta denilebilir ki, Tanzimat anlayışının en büyük yansımalarından biri, ekonomide yaşanmıştır.
Devletin gelirlerinin önceden tahmini ve yapılacak harcamaların da buna göre planlanması esâsına dayalı bütçe düşüncesi, Tanzimatçılar tarafından benimsendi.
1841-42 malî yılında, bağlayıcı olmamakla birlikte, bir bütçe: hazırlandı. 1846-47 mali yılından itibaren de modern bütçe uygulamasına geçildi. Vergilerin mükellefler arasında dağıtılması, tahsili ve miktarlarının tespiti için reformlar yapıldı.
Her türlü angarya ve devlet görevlilerinin halktan resmî vergiler haricinde kendileri için aldıkları bütün vergiler yasaklandı.
1840’da ‘Kaime-i Muteber-i Nakdiye’ ismiyle kâğıt paraların, ilk numuneleri piyasaya sürüldü. Ancak bu paralar büyük sorunlara neden olunca, 1860’ların başında, Osmanlı Bankası’ndan alınan krediler yardımıyla, kâğıt paralar tedavülden kaldırıldı.
1845’te, şer’i senetler dışında, bütün resmî işlerde,devletçe basılan damgalı kağıtların kullanılması hükme bağlandı. 1873’ten itibaren bunların yerini damga pulları aldı.
Tanzimat döneminde malî hayatımıza giren yeni bir kavram da dış borçtu.
Kırım Savaşı’nın parasal yükünü karşılamak için, 1854’te, Osmanlı tarihinde ilk kez, dışarıdan borç para almak zorunda kalındı.

3-Sanayileşme hamlesi nasıl sonuçlandı?

Tanzimat döneminin günümüzde fazla bilinmeyen yönlerinden biri de, 1840’larda imparatorluk bünyesinde gerçekleştirilmeye çalışılan büyük sanayileşme hamlesidir.
Edward C. Clark’ın ‘Osmanlı Sanayi Devrimi’ olarak nitelendirdiği Osmanlı sanayileşme hareketi, esas itibariyle, devlet eliyle gerçekleştirilen bir hamleydi. Zira bu dönemde özel sektörün elinde böylesi büyük yatırımları finanse edebilecek düzeyde sermaye birikimi mevcut değildi.
Önce Yedikule ile Küçük Çekmece arasında, yaklaşık 130 km. uzunluğunda bir sahada bir tür sanayi parkı alanı seçildi. Osmanlı idarecileri 1843’ten itibaren bölgede büyük bir sınai ve zirai üretim kompleksi kurdular.

abdulmecid-gezi.jpg

Ağustos 1867 Sultan Abdülaziz Avrupa gezisi sırasında Viyana'da,Ambras Galerisi'ni ziyaret ediyor


tanzimat-1.jpg


Tanzimat'ın askeri alandaki reformları,Sultan II.Mahmud'un bıraktığı yerden devam ettirilir.Mustafa Reşid Paşa,Darülfunun inşaatını 1848'de İtalyan mimar Fossati'ye vrir;binanın inşaatı 15 yıl sürer.

tanzimat-2.jpg


1830'larda,Tıbbiye-i Şahane'de padişahın da katıldığı bir tören.

tanzimat-3.jpg


1841 tarihli gümrük tarifesi 25 Haziran 1875:Hersek Ayaklanması'yla ilgili komutanlar toplantısı:Soldan sağa;7.Ordu komutanı Ahmed Eyüp Paşa,Sadrazam Hüseyin Avni Paşa,Bosna Valisi ve 3.Ordu komutanı İbrahim Derviş Paşa ile Serasker Abdülkerim Nadir Paşa.

tanzimat-4.jpg


Namık Kemal,Ziya Bey (Paşa) ile birlikte;1877'de Kanun-u Esasi'yi yapacak olan komisyonun üyeleri iken.


tanzimat-5.jpg


Beyoğlu'nda Foto Sabah'ta çekilmiş stüdyo fotoğrafında genç Namık Kemal.Namık Kemal ve Kanipaşazade Rıfat Bey Pariste.(sağda)

Bu kapsamda Zeytinburnu’nda demir işleme ve makine imalathanesi, kumaş ve pamuklu çorap üretim tesisi, buradaki fabrikalar için kalifiye eleman yetiştirmek üzere bir teknik okul inşa edildi.
Bakırköy’de, mevcut baruthaneye ilaveten, bir iplik bükme, dokuma ve pamuklu basma fabrikası, demir atölyesi ve küçük bir tersane yapıldı.
İzmit’te bir tekstil fabrikası, Hereke’de bir pamuklu dokuma fabrikası kuruldu.
Ancak önemli sorunlardan biri, makinelerin hemen tamamının Avrupa’dan ithal edilmesiydi.
Asıl eksiklik ise, makineleri kullanacak kalifiye insan sorunuydu. Bir diğer sorun da, üretilen mallar için yeterli bir pazarın oluşturulamamasıydı.

4-Askerlikte ne tür gelişmeler yaşandı?

Askeri alanda Tanzimat reformları II. Mahmud’un bıraktığı yerden devam etti. Askerlik hizmetinin vatanî bir vazife olduğu ilan edildi ve mecburî askerliğe yönelik adımlar atıldı. Her bölgeden, nüfus oranına göre, kura usulüyle asker toplanması kararlaştırıldı.Askere alma yaşı 20 olarak tespit edildi, 1843’te ilan edilen bir kanunla, muvazzaf askerlik süresi beş yıl oldu.
1847’de gayrimüslimlerin de orduda istihdam edilmeleri ve albay rütbesine kadar yükselebilmeleri kararlaştırıldı.
Sultan Abdülaziz, Osmanlı ordusunun teçhizat, teknik ve eğitim açısından Avrupa orduları ile boy ölçüşebilecek konuma gelmesi için büyük şevk ve gayretle çalıştı.
Avrupa gezisi kapsamında Londra’ya da uğrayan ve İngiliz donanmasına hayran kalan padişahın özel ilgisi sayesinde, Osmanlı deniz kuvvetleri büyük gelişme gösterdi. 1867’de Bahriye Nezâreti kuruldu.
İngiltere’den satın alman zırhlı harp gemileriyle Osmanlı donanması dünyanın en güçlü donanmalarından biri haline geldi.
L869’da Serasker Hüseyin Avni Paşa’nın yönlendirmeleriyle, askerî yapılanma yeniden ele alındı.
Seraskerlik makamının yanı sıra Harbiye Nezâreti kuruldu. Terfi sistemi yeniden düzenlendi.

5-Eğitim alanında ne tür gelişmeler oldu?

Eğitim alanındaki ilk girişim, 1845’te Meclis-i Muvakkat’ın, 1846’da da Meclis-i Maarif-i Umumiye’nin ve Mekâtib-i Umumiye Nezâreti’nin kurulması oldu, Orta dereceli okullar olarak planlanan rüştiyelerin açılmasına hız verildi.
1857’de Maarif-i Umumiye Nezareti kuruldu. Bu nezâret Harbiye, Bahriye ve Tıbbiye dışındaki bütün okulların yönetim ve denetiminden sorumlu, oldu. Müslim ve gayrimüslimlerin sıbyan mekteplerinde ayrı, diğer okullarda ise, karma eğitim görmesi kararlaştırıldı.
1868’de Fransız modeline göre açılan ve Fransızca eğitim vermesi kararlaştırılan Galatasaray Sultanisi, Tanzimat’ın Osmanlıcılık fikrinin en canlı yansımasıdır.
1869’a kadar İstanbul’da 12-13, taşrada da 87 civarında rüştiye açıldı. Eğitim alanında en köklü adım 1869’da, Fransız eğitim sistemini örnek alan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile atılabildi.
1870’te ‘Darülmuallimat’ adıyla, bir kız öğretmen okulu oluşturuldu. Bu dönemin önemli girişimlerinden biri de Darülfünun adıyla bir yüksek öğretim kurumunun açılması kararıdır.

6-Hukuk alanında ne tür reformlar yapıldı?

Klasik dönemde gayrimüslimler, İslâm hukukuna göre zimmî statüsünde değerlendirilmişlerdir.
Tanzimat ile birlikte oluşmaya başlayan yeni hukuk anlayışı, imparatorluk sınırlarında yaşayan herkese, imparatorluğun İslâmî geleneklerine halel getirmeksizin, tek vatandaşlık sıfatı altında eşit hak ve mükellefiyetlerin tanınması esasına dayandırıldı.
Tanzimat döneminde gayrimüslimlerin İdarî kadrolarda istihdamı, bu kimselerin de gidebileceği okulların açılması gibi uygulamalar, hep bu yeni anlayışın ürünüydü.
Ancak birliğin sağlanabilmesi ve herkesin kendisini ‘Osmanlı’ hissetmesi, kanun önünde eşitliğin temini ile mümkündü, işte bu gaye ile, Tanzimat dönemi süresince geniş bir kanunlaştırma faaliyeti sürdürüldü.
1838’de kurulan Meclis-ı Vâlâ, 1840’ta, farklı hukukî sistemleri teke indirerek herkesin tâbî olacağı bir hukukî sistem oluşturmak için,Fransız Ceza Kanunu’ndan esinlenen bir Ceza Kanunnâmesi hazırladı.
Yine Fransız Ticaret Kanunu’nun tercüme yoluyla uyarlanmasıyla oluşturulan ‘Kanunname-i Ticaret’ yürürlüğe girdi. Her iki kânunda da, Osmanlıcılık fikri açıkça ortaya çıktı.
1846’dan itibaren kurulmaya başlayan ticaret mahkemelerinin üyeleri arasında Müslümanların yanı sıra gayrimüslimler ve yabancı tüccarlar da vardı.
1853’te cinayet davalarında Hıristiyanların şahitlik etmesi kabul edildi.

7-Tanzimat’ın muhalifleri kimlerdi?

Tanzimatçıların önerdiği batılılaşma tarzı ve anlayışı konusundaki ilk güçlü tepki ‘Yeni Osmanlılar’dan geldi. Yeni Osmanlılar hareketi mensupları, genelde II.Mahmud döneminde açılan Batı tarzı okullarda eğitim gören, az çok Batı’yı tanıyan kimselerdi.
Ali Suavî ve Ziya Bey, Muhbir Gazetesinde; Namık Kemal ise Tasvir-i Efkâr’da üstü kapalı bir biçimde hükümeti eleştirirler.
Bu eleştirilerden rahatsız olan Bâbıâli, muhalefetin sesini kesmek için Muhbir’i kapatıp, Ali Suaviyi Kastamonu’ya sürdüğü gibi, Ziya Bey’i Kıbrıs mutasarrıflığı, Namık Kemal’i de Erzurum vali muavinliği görevleriyle İstanbul’dan uzaklaştırmak ister.
Ali Suavî Kastamonu’ya gider, fakat Namık Kemal ve Ziya Bey yeni memuriyet mahallerine gitmemek için, türlü bahanelerle İstanbul’da vakit geçirirler.Tam. bu esnada Mustafa Fazıl Paşa’nın onları Avrupa’ya davet etmesi, olayların seyrini değiştirir. Paşa, gerek Mısır'daki veraset hakkından mahrum edilmesini, gerekse de BabIali’deki vazifesinden azledilip sürgüne gönderilmesini bir türlü kabullenememiştir.
Sorumlu olarak da Bâbıâli’yi, özellikle de siyasî iktidarı ellerinde tutan Ali Paşa ve Fuad Paşa’yı görmektedir. Sürgün günlerinde Paris’e yerleşip, buradan Âli ve Fuad Paşa’nın şahsında Tanzimat uygulamalarına karşı şiddetli bir propagandaya girişir.

8-Yeni Osmanlılar’ nasıl örgütlendi?

Osmanlı muhalefetini Avrupaya taşıyan Namık Kemal, Ziya Bey, Ali Suavî, Agâh Efendi, meslek grubunun firarı liderleri Sağır Ahmed Beyoğlu Mehmed Bey, Kayazade Reşat Bey ve Menapirzade Nuri Bey, Paris’te bir araya gelirler, Paris’teki Osmanlı Okulu’nun müdürü Hüseyin Vasfi Paşa da hu ekibe katılır. Mustafa Fâzıl Paşa’nın davet ve desteğiyle Paris’te buluşan Osmanlı muhalifleri ‘Yeni Osmanlılar’ ismini benimserler.
Paşa’nın, Yeni Osmanlılar’ın dinamizmine ve muhalif kalemlerine, Yeni Osmanlıların ise, Paşa’nın maddî desteğine ihtiyaçları vardır ve bu karşılıklı çıkara dayalı ilişki, bir süre devam eder.
Padişahın Paris’i ziyareti münasebetiyle düzenlenen dillere destan karşılama töreninde bizzat hazır bulunan Mustafa Fâzıl Paşa, Abdülaziz ile görüşür ve ondan yurda dönme izni alır.
Fransız hükümetinin Sultan Abdülaziz’e şirin görünmek adına, Yeni Osmanlılardan derhal ülkeyi terk etmelerini istemesi, grubu yeni bir sürgüne zorlar.
Osmanlı muhalefeti bu defa Londra’ya taşınır. Ali Suavî, Londra’da Muhbir gazetesini yayımlamaya başlar. Grubun geri kalanı da, Mustafa Fâzıl Paşa’nın desteğiyle, 29 Haziran 1868’de Hürriyet’i çıkarır.

9-Yeni Osmanlılar’ nasıl dağıldı?

Yeni Osmanlılar grubunda, 1869 sonrasında, büyük çatlaklar oluşmaya başlar. İlk olarak, amaçlarına ulaşmak için sadece kalemin yeterli olmayacağını, bir an önce eyleme geçilmesi gerektiğini savunan Sağır Ahmed Beyoğlu Mehmed gruptan ayrılır ve Hüseyin Vasfi Paşa ile Cenevre’de inkılâp gazetesini çıkarmaya başlar.Daha sonra, Kânipaşazâde Rıfat Bey, Namık Kemal haricindeki bütün arkadaşlarını şahsî menfaat peşinde koşmakla suçlayıp, Yeni Osmanlılar hareketinden ayrılır.
Bu arada Bâbıâli’nin gönlünü hoş tutmayı kendi çıkarlarına uygun bulan Mustafa Fâzıl Paşa,Namık Kemal’den Hürriyet’in yayınına bir süre ara verilmesini ister.
Namık Kemal’in bu teklifi kabul edip, Hürriyet’in 64, sayısından itibaren gazetenin yazarlığından ayrılması, grubun son ve en güçlü halkasının da parçalanmasına neden olur...
1870’de ise Yeni Osmanlılar hareketi tamamen dağılır. Yeni Osmanlılar hareketine katılan şahsiyetlerin üzerinde anlaştıkları tek şey, Ali Paşa düşmanlığıdır.Onlara göre Tanzimat, imparatorluğu içine düştüğü bataktan kurtarmak için sağlam, ama mevcut haliyle yetersiz bir iptir.

10-Tanzimat başka ne gibi tepkiler aldı?

Tanzimatçıların, yalnızca İstanbul’un emirlerini uygulayacak birer memur durumuna sokmak istediği vali ve müşirlerin bazıları, bu yeni sürece uyum göstermekte zorlandılar.
Fermanın uygulanmaya konulduğu ilk yıllarda, birçok vali ve müşir ya Tanzimat’ı uygulamada yetersiz kaldığı gerekçesiyle, birkaç ay içinde koltuğunu kaybetti, ya da eski alışkanlıklarını sürdürüp, halktan fazla vergi topladığı, zimmetine para geçirdiği şeklindeki suçlarla yargılandı.
Bedirhan Beyin akrabalarından bazıları da Van’da isyan ederek, yeni vergi düzenlemelerinin hayata geçirilmesini önlediler.
Tanzimat ile getirilen yeni askerlik uygulaması, imparatorluğun geniş coğrafyasında, halk nezdinde bazı muhalif cereyanlar doğurdu. Halep’te, Bosna ve Hersek’te, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da, kimi aileler, çocuklarının mecburî askerlik hizmetiyle mükellef tutulmasına karşı çıktılar.
Bazı aşiretler, bu konuda daha da ısrarcı davranarak devlet kuvvetleriyle çatışmaya girmekten çekinmediler.
 
Geri