06 Şubat 04:17

Konu sahibi son olarak 46 gün önce görüldü
Abi sallanmaya başladık.. Kız kardeşim matematik öğretmeni ve o gün sabaha kadar test çözecem soru çözecem diye plan yapmış o an uyanıktı. İlk depremi kaale almamış hafif diye ama 04.17 de olan depremde deli gibi depreeeeem diye çığlık atıp kendini yola atmak için koşmuş. Anında uyandık annemle o an annem ve ben salonda uyuyorduk karşılıklı. Çığlığa uyandık annem şokta ama ben Allah'ın hikmetidir ki sakindim. Ama görün deli gibi sallanıyoruz. Annem can havliyle bana tutunmuş "Oğlum hakkım helal olsun hepinize diyor ama ben etrafa sağa sola bakıyorum annemin kazağından yakasından bilmiyorum işte ama çekiştiriyorum. Merdiven çökmüş gördüm yan binaya çektim orasının sağlam olduğu aklımda her zaman. Çünkü bizim bina 40+ yıllık ha yıkıldı ha yıkılacak diye bekledim. Neyse.. 2 tonluk boş bir su deposunun hizasına yerde birbirimize sarılıp bekledik. Bir an durdu ve yoldakiler bize inin diye bağırdılar. Biz inerken tekrar başladı ama elim arkada annemin kıyafetinde. Bir şekilde sağ salim indik arabalara geçtik. Ben taktım kafaya ama çıkacam abi telefon yukarda. Kuzenlerime dedim ben çıkıyorum haberiniz olsun. Neyse 1 veya 2 demire tutunmuş merdiven üzerinden eve girdim. Her şey devrilmiş zifiri karanlık ama evi ezbere biliyorum diye direkt uyuduğum yere gidebildim aldık telefonu. Tam dönecekken tekrar deprem başladı dışardaki çığlıkları duyun siz. Ben flaşı açmıştım ama bir nevi ezbere geri indim.


Sabah olmuyordu bir türlü 9 oldu halen hava karanlık. Kız kardeşim "abi altınlarım var annemin dolabında onları almamız lazım" dedi. Amcam, ben ve kız kardeşim çıktık bir şekilde aradık bulduk. Ama o ara artçılar durmadan devam ediyordu. Siz inin gelıyorum ben dedim. Bende kendi bazı eşyalarımı aldım. Tam inecekken sağlam bir artçı oldu. Merdiven de sağa sola tutundum bitene kadar gözlerim kapalıydı zaten. Nefes alışverişlerimi saydım resmen. O an merdivenle düşecem sandım. Ziynet eşyalarını kurtarınca boşverdik her şeyi zaten. İnince annemin bir sarılışı vardı kendimi kahraman sandım lan. Sonra komşulara yardıma gittik tabi üst cadde de bir komşumuzun aracı benzinli bize depom full çekin yakıtı dedi. Kriko ile arkadan aracı kaldırıp hortum yardımıyla yanımda dizdikleri 5 litreiik bidonları doldurdum tabi benzine doydum ben o an. Kurtaramadık abi çok kaybımız oldu. En sonunda abim; "Bahti Ankara'ya gidiyoruz" diyince bırakıp gitmek zorunda kaldım.

Halen mahalleli ile konuşurken başım eğiliyor sindiremiyorum, sindiremeyecem hiçbir zaman.
 
Bende 17 Ağustos 1999 depremini yaşadım Kocaeli'de. Bütün Adapazarı, İzmit, Gölcük, Yalova yerle bir oldu. Binlerce ölü. Günlerce eve giremedik, çadırda kaldık. 6 şubat depremine kadar, herhalde tarihin en korkunç depremi 17 ağustos depremi olmalı derdim ama 6 şubat çok çok çokk daha büyük bir felaket oldu. Marmarayı yıkan depremden bile kat kat büyük bir felaketti 6 şubat depremi. Ölen bütün insanlarımıza Yüce Rabbimden rahmet diliyorum. Sağ kalan ve o acılara şahit olan, yakınlarını kaybeden bütün insanlarımızın yardımcısı olsun Rabbim. Tekrar böyle bir acıya şahit olmamızı diliyorum. Sağlam evler yapmalıyız. Depremler hep vardı hep de olacak. Artık deprem konusunu, devletin zirvesinden sıradan vatandaşa kadar, en ciddiye alınması gereken bir konu olarak görüp, tedbir konularında yanlış giden şeyleri değiştirmek için ciddi adımlar atmalıyız.
 
hayatimda yasadigim ve unutmak istedigim. Cocukluk anilarimdan silmek istedigim 99 depremi vardi. Üzerine 6 -7 subat eklendi.

Memlekete diyarbakir'a gitmiştim... Çok kötüydü ve ben hatirlamam dahi istemiyorum. Heleki hatay, kahramanmarasta etkilenen insanlari düşününce.. Allah tekrarini yasatmasin. Ülke olarak malesef cok eksigiz .

2 öksüz yetim kuzenimi kaybettim...3 kardeşlerdi biri 1 saatlik farkla yakalanmadi depreme.

Tek hatirladigim şey panik atagim olmasina rağmen kelime şehadet getirip oturup bekledim. Halen bile yüksek katli apartmanlarda oturamiyorum. Gerçekten geride kalanlara Allah sabırlar versin. Kayiplar bir taraftan, psikoloji bir taraftan...

velhasil cocuklugumuzun galeria binasi bize mezar oldu.

Bu daha kan bagimiz olan,

Cocukluk arkadaslarimizdan kaybettigimiz cift ve cocuklari vardi, hatirlarsiniz birbirlerine ailece sarılarak bulunmusldu cansız bedenleri.

Belki yani belki, denetim artsaydi, tedbir alinsaydi ve dogal afette yeterli EKİPMAN ,BİLGİ olsaydi hasar daha az olabilirdi. Dünyada örnekleri cok var.....

Bizi alt ust eden sey baska bir ülkede basit bir sallanti,..

1-2 dakikalik sallantida hissettiklerimi yazmaya kalksam sanirim kitap olur...

Yapi denetim firmalari c30, c25 dökülen tabliye betonlarindan numune alirlar. 3. Gun 7.gun, 21. Gun vs diye kirio sonuc yollarlar. 1 puan eksi olsa yikim karari cikmasi gerekmesine ragmen müteahhitlerin yalakacilari 1 öğlen yemeğine isi bagliyor malesef. İns muh. Olarak calisanlar bilir sistemdeki sacma çarpıklığı.....

Bizim insanimizin cani 1porsiyon yemek....


Tekrardan hayatini kaybedenlere Allahtan rahmet, kalanlara baş sağlığı diliyorum.,
 
Her deprem geride yıkıntılar ve acı kayıplar bırakıyor maalesef... Bir daha yaşanmaması dileğiyle her türlü önlemin alınması şart.
 
Etrafımızda evler yıkılırken -duymuyorsun o an pek- yıkılmışken, ben bu depremin vehametini sabah fecr söktüğünde, sonrasında da 2 sene boyunca lambalarım, gece lambalarım açık uyuyarak zor bela atlattım.

Ben yazmayayım şimdi, ağlar ve ağlatırım.

Yıkılacaksan yıkıl artık deyip içinden, annene babana sakin olun demek, zor, ki, insanlar ne büyük zorluklar yaşadı, benim bir şeyler yazmam büyük ayıp olur.
 
Üzüntü ile değil. Öfke ile anacağım bir tarih.

Diyarbakırda içinde arkadaşlarımın da olduğu 98 kişinin hayatını kaybettiği yıkılan Galeria sitesinin yerine “Galerya Yaşam” adı altında tekrardan imara başlayanlara öfkeleneceğim bir tarih.

Köyümüzün yolu patladığı için 5 gün boyunca hiçbir yardımın gelmediği enkaz altında kalan kuzenim dahil olmak üzere köylülerin arveles, novalgin vererek acısını dindirmeye çalışarak ölümlerini seyretmeye mecbur bırakıldığı için öfkeyle anacağım bir tarih.

Bir köyün yıkımına ve sonrasında köylülerin ucube tokilerde zorunlu göçe mecbur edildiğine şahit olduğum için öfkeyle anacağım bir gün.

Öfkem hüznümü bastırıyor.
 
vefat edenlere allah rahmet eylesin, kalanların da allah yardımcısı olsun.
sosyal medyada gün boyu siyasetçilerden tut kurum ve kuruluşlara kadar hepsi günün anlam ve önemi yönelik paylaşımlar yaptı. hiçbiri yaptıklarının hesabını vermedi, asrın felaketi dendi geçti. o kadar şey oldu hiçbir ders almadık. bir sonraki felakete kadar anar dururuz böyle.
 
Geri