Yaşlı Adam, Çocuk ve Misketler

  • Kullanıcı aRMiNa
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Roman ve Hikayeler
Konu sahibi son olarak 2621 gün önce görüldü
Yaşlı Adam, Çocuk ve Misketler

Yaşlı adam bir hazır giyim mağazasına ait vitrine uzun uzun baktıktan sonra ilerideki yeşillikte oynayan çocukların en zayıfına dönerek:

- Küçüüük!… diye seslendi. Bana biraz yardımcı olur musun?

Çocuk hafta sonlarında yaptıkları misket oyununu ilk defa kazanmış olmasına rağmen arkadaşlarını bırakıp geldi. 7–8 yaşlarındaydı ve üzerindeki elbiseler “tek kelimeyle” dökülüyordu.

Yaşlı adam çocuğun saçlarını okşadıktan sonra:

- Vitrindeki elbiseyi giymeni istemiştim dedi. Bakalım üzerine uyacak mı?
Çocuk bu teklifi ilk önce şaka sandı. Ama adam son derece ciddiydi. Onunla birlikte mağazaya girerken ilk önce rüyada olup olmadığını daha sonra da şimdiye kadar yeni bir elbise giyip giymediğini düşündü.

Genellikle ailedeki büyük çocuğa alınan veya komşular tarafından verilen giyecekler elbiselerin ona dar gelmesiyle birlikte ortanca kardeşe kalır birkaç sene sonra da dizleri aşınmış veya delinmiş vaziyette kendisine yamanırdı. Ama “her zaman hasta” dedikleri babasının ne kadar zor para kazandığını bildiğinden bu işe bir kere bile itiraz etmemişti. şimdi ise ilk defa yeni bir elbisesi olacaktı. Üstelik de bayrama üç gün kala…

Çocuk yaşlı adamın gösterdiği elbiseleri giydiğinde büyümüş olduğunu ilk defa fark etti. Çizgili kadifeden yapılmış pantolon bacaklarının ne kadar uzun olduğunu ortaya koyarken yeni ceketi de omuzlarını iyice geniş göstermişti. Fakat hepsinin üzerine giydiği kaban bir başkaydı ve artık üşümeyecekti. Çocuk biraz önce kazandığı misketleri onun cebine bıraktığında iyice keyiflendi. İrili ufaklı misketler gayet derin olan ceplerin bir köşesinde kalmıştı. Demek ki her bir cep en az elli misket alabilirdi.

Yaşlı adam çocuğu sağa sola döndürdükten sonra elbiselerin paketlenmesini istedi. Ve iş tamamlandığında tezgâhtara dönerek:

- Elbiseleri torunuma alıyorum dedi. Kendisine sürpriz yapacağım için onları bu çocuğun üzerinde denedim. İkisinin de boyu falan aynı da…

Çocuk bir anda beyninden vurulmuşa döndü ve ne diyeceğini bilemedi. Ama artık büyüdüğüne göre bir şey belli etmemeliydi. Aynaya son bir defa baktıktan sonra üzerindekileri yavaşça çıkartarak bir kenara fırlattığı eskileri giydi.

Adam elbiselerin torununa uyacağından emindi. Yaptığı hizmet için çocuğa bir çiklet parası vermek istediğinde onu yanında göremedi. Haylaz velet belli ki bu işten sıkılmıştı.

Çocuk arkadaşlarının yanına döndüğünde bir kenara çekilerek onları seyretmeye koyuldu. Ve bütün ısrarlara rağmen oyuna katılmadı.

Arkadaşları :

- Niçin oynamıyorsun? diye sordular. En güzel misketleri sen kazanmıştın.

- Çocuk inci gibi yaşlar süzülen gözlerini arkadaşlarından kaçırmaya çalışırken:

- Misketlerim bu elbiselere yakışmayacak kadar güzeldi dedi. Bu yüzden onları bayramlık kabanımın cebine sakladım.

Süleyman Ezber
 
Geri