Yaşadığın gerçek aşk mı yoksa bağımlılık mı?

Konu sahibi son olarak 1202 gün önce görüldü

Yaşadığın gerçek aşk mı yoksa bağımlılık mı?​

Aşk, hayatımızı güzelleştiren şeylerden biridir. Bir de bu aşk olgunlaşırsa ve sevgiye dönüşürse insanın var oluşunu tamamlayan bir hale gelebilir. Aşkın sonucunun genelde, ayrılık ya da ilişki sorunları olmadığı durumlarda olumlu olacağını düşünürüz. Ancak bu sonuç, yaşadığın şey sağlıklı bir aşksa ortaya çıkar. Eğer yaşadığın şey sağlıklı aşk değil bağımlılıksa, her şey yolunda göründüğü zamanlarda bile hep gergin ve tedirgin hissedersin.
Bağımlılığın mantığı her zaman aynıdır. Bir şeye bağımlı olduğun zaman o şey ya da insan olmadan hayatını sürdüremeyeceğini düşünürsün ve o şeyin yokluğunda ciddi yoksunluk krizi geçirirsin. Bir insana ya da maddeye bağımlı olmak durumu değiştirmez, hepsinde durum aynıdır. Kişi sevdiği için değil, o olmadan hayatını sürdüremeyeceğini düşündüğü için o insanı merkezde tutar.


Sağlıklı aşkta, kişi sevdiği insanı düşünür, onunla ilgili güzel hayaller kurar. Ancak bu günün tamamını kapsamaz. İşine, kendi hayallerine ve hayatındaki insanlara da odaklanır ve onları da düşünür. Ancak bağımlılıkta, kişinin aklında sadece hayatındaki kişi vardır. Şimdi ne yapıyor, beni düşünüyor mu, beni bırakacak mı gibi tedirgin edici ihtimalleri daimi olarak düşünür. Bu saplantılı bir düşünce biçimidir. Zihninin merkezinde hep ilişkisi olduğu için hayatının diğer alanlarında fark edilir bir başarı düşüşü olur.
Bugüne kadar bir alkol ya da uyuşturucu bağımlısıyla tanıştıysanız, onun hayatındaki tek mutluluk kaynağının bağımlı olduğu madde olduğunu fark etmişsinizdir. İlişkilerdeki bağımlılıkta durum çok benzerdir. Bağımlı olan kişiyi tek mutlu eden şey, o kişinin varlığı, söyledikleri ve yaptıklarıdır. Ancak sağlıklı bireylerde ve ilişkilerde mutluluk kaynağı her zaman birden fazladır. Kişi arkadaşlarından, ailesinden, kendi başarılarından, işinden de mutlu olur. Bağımlılıkta ise aşk harici her şey değersizdir ve kişiyi tatmin etmez.
Sağlıklı ilişkilerde, belirli bir süre geçtikten sonra taraflar arasında bir güven oluşur. Karşı tarafın aldatmayacağı ya da anlamsız bir şekilde ilişkiyi bitirmeyeceğini düşünürsünüz. Bu saflık değildir; elbette karşı taraf sizin bu güveninizi boşa çıkarabilir ama bu durumun sizin kontrolünüzde olan bir şey olmadığını fark edersiniz ve ilişkinizden tat almaya çalışırsınız. Aldatan aldatır, terk eden terk eder. Siz ne yaparsanız yapın. Ancak bağımlılıkta, kişi her zaman karşı tarafın kendisini aldatacağını ya da terk edeceğini düşünür. Eğer kontrol etmezse, her zaman yanında olmazsa elinden uçup gideceğini zanneder. Bu korku kimi insanlarda aşırı kıskançlık olarak, kimisinde ise aşırı fedakârlık ve tamamen kendini karşı tarafa adama şeklinde ortaya çıkar. İşin ilginç yanı, ne kadar üstüne düşerseniz korktuğunuzun başına gelme ihtimali o kadar fazla olur.




Ve son olarak şunu söylemek istiyorum: İlişkilerinde bağımlılık yaşayan insanlar için şu anda en önemli şey şu andaki partnerleri gibi görünüyor olsa da biraz daha geniş perspektiften bakınca bu bağımlılığın bir benzerinin geçmişteki ilişkilerinde de ortaya çıktığını görebiliriz. Yani hissettiğimiz o bağımlılık karşımızdaki insandan dolayı değil, bizden kaynaklı bir sorundur. Bu durum genelde çocukluk çağı travmalarından dolayı tamamlanmamış sevgi ve güven depolarının yetişkinlik zamanında ortaya çıkardığı sorunlardır.


Bu durumun çözümü için atılacak ilk adım ise yaşadığın şeyin tutkulu bir aşk değil bir sorun olduğunu fark etmektir.
 
Sonuçta gerçek olan tek şey, ne yaşarsan yaşa bir süre sonra her şey sıradanlaştı diyorsun.
Bu aşk işlerine çok fazla anlam yüklemek doğru değil, sonrasında takıntılı duruma ve konuda bahsi geçen bağımlılık olayına dönüşüyor.
 
Bagımlılık ta hiç bir duygu gerçekliğini yansıtmaz bende böyle düşünüyorum. Yani tek bir yere odaklı olmak diğer duyguları hiçe sayar her zaman.
 
Gercek ask diye yasayanlqr max 1 sene ask yasiyorlar sonra ayriliyorlar bu yazim burda kalsin .d
 
Gercek ask diye yasayanlqr max 1 sene ask yasiyorlar sonra ayriliyorlar bu yazim burda kalsin .d
Aşkın yalanı da gerçeği olmaz çünkü tamamen hormonlarla ilgili bir süreç ve elbette sonu gelecektir. Sürenin uzun olması bitmeyeceği anlamına gelmiyor.
 
Aşktan daha önemli önceliklerim var şu an. Aşk olmasa da olur.
 
Sağlıklı aşkta, kişi sevdiği insanı düşünür, onunla ilgili güzel hayaller kurar. Ancak bu günün tamamını kapsamaz. İşine, kendi hayallerine ve hayatındaki insanlara da odaklanır ve onları da düşünür. Ancak bağımlılıkta, kişinin aklında sadece hayatındaki kişi vardır. Şimdi ne yapıyor, beni düşünüyor mu, beni bırakacak mı gibi tedirgin edici ihtimalleri daimi olarak düşünür. Bu saplantılı bir düşünce biçimidir. Zihninin merkezinde hep ilişkisi olduğu için hayatının diğer alanlarında fark edilir bir başarı düşüşü olur.
Bugüne kadar bir alkol ya da uyuşturucu bağımlısıyla tanıştıysanız, onun hayatındaki tek mutluluk kaynağının bağımlı olduğu madde olduğunu fark etmişsinizdir. İlişkilerdeki bağımlılıkta durum çok benzerdir. Bağımlı olan kişiyi tek mutlu eden şey, o kişinin varlığı, söyledikleri ve yaptıklarıdır. Ancak sağlıklı bireylerde ve ilişkilerde mutluluk kaynağı her zaman birden fazladır. Kişi arkadaşlarından, ailesinden, kendi başarılarından, işinden de mutlu olur. Bağımlılıkta ise aşk harici her şey değersizdir ve kişiyi tatmin etmez.

Konunun ana maddesi
 
Bağımlı ilişkide kişi sürekli kendinden taviz vermeye başlar ayrıca ısrarcı tavırları nedeni ile itici görünür, karşı tarafın da saygısını-sevgisini zamanla yitirir. Her atılan adımı birlikte planlama çabası, aşk ya da sevgiden değildir ve daha çok kontrolcü olmaktan kaynaklanır ki bu da insanı hem ilişkiden hem de kişiden soğutur.
 
Uzun süre devam edince bağımlılık oluyor bence..
 
aşka gelene kadar o kadar çok bağımlılık yaşıyorsun ki ister istemez buna hapsoluyorsun
 
Bir gün gerçek aşk çıkar mı karşıma? Sad
 
Daha çok okb gibi geliyor bana gördüklerim…
 
evlenince mi gerçek oluyor
ona göre şeyedelim
 
Geri