AUBURN
Üye
-
- Katılım
- Mart 11, 2013
-
- Mesajlar
- 242
-
- Tepkime puanı
- 0
-
- Puanları
- 266
-
- Yaş
- 30
SOKRATES (M.Ö. 469-399)
İlk rasyonalist düşünürdür. Sahip olduğu görüşlere ilişkin hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Onun görüşleri öğrencisi olan Platon'un kitaplarından öğrenilmiştir. Sokrates'e göre bilgilerimiz doğuştandır. Bunu kanıtlamak için hiç matematik bilgisi olmayan bir köleye
yönelttiği sorularla bir geometri öğretemez
ancak onda doğuştan bulunan bilgi ve düşüncelerini uyandırabilir.
Onun bu yöntemine diyalektik (soru-cevap) sanatı denir. Bu yöntem üç aşamadan oluşur: Soru sorma
ironi (alay etme)
mayotik (doğurtma).
Sokrates bu yöntemle kavrama ulaşmayı amaçlar. Kavram ile yargılara sağlam bir temel bulacağına inanmıştır. Sokrates'in üzerinde durduğu başlıca konu ahlâk olmuştur. Erdemli olmanın (ahlâklılık) mutlu olmaya vardıracağını
bu nedenle erdemin bilgi olduğunu dile getirmiştir.
PLATON (Eflatun M.Ö. 427-347)
Sokrates'in öğrencisidir. Rasyonalist anlayışı daha sistematik bir yapıya dönüştürmüştür. Platon'a göre iki evren vardır: Biri duyumlanabilen varlık evreni
diğeri akıl ve düşünme yoluyla kavranabilen idealar evrenidir. Asıl gerçeklik idealar evrenidir.
Duyular yoluyla kavranabilen evren
idealar evreninin bir görüntüsü
kopyasıdır. İnsan
gerçek bilgiye
idealar evrenini kavrayarak
yani düşünerek varabilir. Duyumlanan evrenin bilgisi yanıltıcıdır ve görelidir. Bu düşünceleriyle Platon
rasyonalizmi idealizmle özdeşleştirmiştir.
ARİSTOTELES (M.Ö. 384-322)
Platon'un idealizmini eleştirerek rasyonalizmi realist bir anlayışa dönüştürmüştür. Aristoteles
aynı zamanda mantığın kurucusudur. Ona göre mantık
doğruya vardıran bir araçtır. O
mantıklı düşünmeyi tümdengelim olarak değerlendirir. Gerçek bilgi
tümel gerçekliklerden tümdengelim yoluyla elde edilebilirler. Aklın genel gerçekliklerden yola çıkarak buradan tikel ve özel bilgiler elde etmesi
aklın temel fonksiyonudur ve türevidir.
Aristotelese göre iki tür bilgi vardır: Biri deneye
yani yaşarken duyum ve algılarla kazanılan bilgiler
diğeri ise bilimsel bilgidir. Bilimsel bilgi; kavram
yargı ve akıl yürütmeye bağlıdır. Bilimsel bilgi
tek tek var olanlardan kalan bilgi olmayıp
genel ve tümel olanı kavramaya yönelik rasyonel bilgidir.
Aristoteles için akıl da etkin ve edilgen akıl olarak iki yönlü özellik gösterir. Etkin akıl
ideaları kavrar
bilir ve bütün insanlar da ortaktır. Edilgen akıl ise duyu verilerini işler
tümel kavramları oluşturur. Bu akıl bulunduğu bireyin özelliğini taşır.
FARABİ (870-950)
Farabi
İslam Felsefesi'nin kurucusudur. Aristoteles'in felsefesini benimsemiştir. Kuran ile Aristoteles felsefesini uzlaştırmaya çalışmıştır. Bu nedenle Farabi'ye ikinci öğretmen (muallim-i sani) denmiştir.
Farabi'ye göre en gerçek
en yüce varlık Tanrı'dır. Tanrı
var olmasını bir başka şeye borçlu olmayan
varlığını kendinden alan bir özelliğe sahiptir. Diğer varlıklar ise kendi başlarına var olamaz.
Farabi'ye göre Tanrı
hem öz hem de varoluştur. Yaratılanlar
Tanrı'ya en yakın varlıklar olan "akıllar" halinde Tanrı'dan çıkarak
var olurlar. Bu var oluş bir sıra düzenine göre olur. Tanrı'dan çıkan "akıl"lar arasında en önemlisi hep etkin akıldır. Bu akıl
mutlak bilgi ile aynıdır. İlk bilgiler bu etkin akıldan çıkmıştır.
Duyumlara ve mantıksal çıkarımlara dayalı bilgilerin doğruluğundan emin olunamaz. Doğrulukları deneyle kanıtlanmış bilgiler tümel bilgilerdir. Bu bilgiler
doğruluğu aynı zamanda akla dayalı olan gerçek bilgilerdir.
DESCARTES (1596-1650)
Yeniçağ'da rasyonalizmin temsilcisi
Fransız filozofudur. Matematikçidir. Matematikte "Analitik Geometri"nin kurucusudur. Descartes'e göre matematiğin metodunda analiz ve sentez vardır. Bu yol
gerçeği elde etmede kullanılacak en doğru yoldur.
Descartes
insan zihninde doğuştan var olduğunu kabul ettiği gerçeklerden başlanarak ve matematiğin metodu kullanılarak apaçık bilgilere varılabileceğini iddia etmiştir.
Descartes
doğrulara
gerçek bilgilere varmada "şüphe" metodunu kullanmıştır. Kullandığı şüphe
bir amaç değil bir araç şüphesidir. Descartes'e göre şüphe etmek düşünmektir. Şüphe eden kişi düşünüyor demektir. Şüphe eden kişi
şüphe eden benliğinden
yani bilincinden ve bilincinin varlığından şüphe edemez. İşte bu Descartes'e göre ilk elde edilen gerçekliktir. Daha sonra bu yöntemle Tanrı'nın ve varlıkların şüphe edilemeyecek gerçeklikler olduğunu kanıtlar. Kanıtlamalarını hep akıl yoluyla yapar.
LEİBNİZ (1646-1716)
Leibniz bir Alman düşünürüdür. Aynı zamanda bir mantıkçı ve matematikçidir. Ona göre insan bilgisi iki yolla elde edilir: Duyularla ve akıl yoluyla elde edilen bilgiler. Duyu bilgisi
yanıltıcı ve güvenilir olmayan bilgidir. Matematik bilgisi buna örnektir.
Leibniz'e göre her şey Tanrı'dan türemiştir. Tanrı sonsuzdur. İnsan aklı Tanrı bilgisine "çelişmezlik" ilkesi ile varır. Bu tür bilgiler
ezeli ve ebedi hakikatleridir. Bunun yanında olgulara dayalı bilgiler de vardır. Bu bilgiler "yeter sebep" ilkesine dayanırlar. Bu görüşleriyle Leibniz
rasyonalizm ile empirizmi uzlaştırmaya çalışmıştır.
HEGEL (1770-1831)
Hegel'e göre akıl değişmez
mutlak
en güvenilir bilgi kaynağıdır. Akıl
insan düşünmesini ve bilinçsiz doğayı idare eden bir kanundur. Düşünmek
araştırılan ve bilgisi elde edilmek istenen "nesnenin özünü bilmek" etkinliğidir.
Her nesnede görüntüsünün ardında bir de öz vardır. Düşünmek
nesnenin ardındaki bu özü kavramaktır. Hegel'e göre akla uygun olan gerçektir. Akıl
mutlak varlığın ve doğadaki değişmenin bilgisini apaçık olarak vermektedir.
İlk rasyonalist düşünürdür. Sahip olduğu görüşlere ilişkin hiçbir yazılı eser bırakmamıştır. Onun görüşleri öğrencisi olan Platon'un kitaplarından öğrenilmiştir. Sokrates'e göre bilgilerimiz doğuştandır. Bunu kanıtlamak için hiç matematik bilgisi olmayan bir köleye
Onun bu yöntemine diyalektik (soru-cevap) sanatı denir. Bu yöntem üç aşamadan oluşur: Soru sorma
Sokrates bu yöntemle kavrama ulaşmayı amaçlar. Kavram ile yargılara sağlam bir temel bulacağına inanmıştır. Sokrates'in üzerinde durduğu başlıca konu ahlâk olmuştur. Erdemli olmanın (ahlâklılık) mutlu olmaya vardıracağını
PLATON (Eflatun M.Ö. 427-347)
Sokrates'in öğrencisidir. Rasyonalist anlayışı daha sistematik bir yapıya dönüştürmüştür. Platon'a göre iki evren vardır: Biri duyumlanabilen varlık evreni
Duyular yoluyla kavranabilen evren
ARİSTOTELES (M.Ö. 384-322)
Platon'un idealizmini eleştirerek rasyonalizmi realist bir anlayışa dönüştürmüştür. Aristoteles
Aristotelese göre iki tür bilgi vardır: Biri deneye
Aristoteles için akıl da etkin ve edilgen akıl olarak iki yönlü özellik gösterir. Etkin akıl
FARABİ (870-950)
Farabi
Farabi'ye göre en gerçek
Farabi'ye göre Tanrı
Duyumlara ve mantıksal çıkarımlara dayalı bilgilerin doğruluğundan emin olunamaz. Doğrulukları deneyle kanıtlanmış bilgiler tümel bilgilerdir. Bu bilgiler
DESCARTES (1596-1650)
Yeniçağ'da rasyonalizmin temsilcisi
Descartes
Descartes
LEİBNİZ (1646-1716)
Leibniz bir Alman düşünürüdür. Aynı zamanda bir mantıkçı ve matematikçidir. Ona göre insan bilgisi iki yolla elde edilir: Duyularla ve akıl yoluyla elde edilen bilgiler. Duyu bilgisi
Leibniz'e göre her şey Tanrı'dan türemiştir. Tanrı sonsuzdur. İnsan aklı Tanrı bilgisine "çelişmezlik" ilkesi ile varır. Bu tür bilgiler
HEGEL (1770-1831)
Hegel'e göre akıl değişmez
Her nesnede görüntüsünün ardında bir de öz vardır. Düşünmek