Zenginler para kazanmak için çalışmazlar, yoksullar ise zengin olmak için çalışmazlar.
Çocukluğumuzdan itibaren ailelerimiz tarafından bizlere dikte edilen bir yaşam felsefesi vardır :
İyi bir okul , iyi bir iş , iyi bir eş.
Henüz bizlere çocukken empoze edilen bu fikir, bizim hayat çizgimizde de etkili olur.
En gözde meslekler seçilir, aileler öğütlerde bulunur, hedefler bu mesleklere ulaşmak üzerine kurulur.
Mesela çocukluğunuzda hiç temizlik görevlisi olmak istediniz mi? Veya bir fabrikada son ütücü olmak istediniz mi?
Hayır dediğiniz duyar gibiyim..
Çünkü ailelerin size biçtikleri roller arasında bu vb. mesleklere yer yoktu hiçbir zaman.
Ancak, dikte edilen bu fikirden sıyrılan ve yeni ufuklara açılmak isteyen ve en önemlisi riski göze alabilen insanlar ticarete , üretmeye meyleder.
Risk almayan ve hayatını dikte edilen fikir üzerine kuran insanlar ise ''zengin hissetme eksikliğini'', ulaşabildikleri zenginlik göstergesi olarak görülen materyaller ile giderirler.
Zengin bir insan ise, maddi gücün doygunluğuna ulaşmış bir birey olarak, en önemlisi kendini gerçekleştirme evrelerinin birçoğunu tamamlamış bir birey olarak, daha çok manevi duygulara ( saygı görme, takdir edilme vs ) yönelir.
Dolayısıyla herhangi bir aletin maddi niteliğinden ziyade vereceği maksimum faydayı dikkate alır.
Hal böyle olunca da konu başlığında belirttiğimiz zengin insanlar çıkar ortaya.
Oysa zenginlik kavramı her birey için çok farklı anlamlara gelmektedir.
Benim için huzurdur mesela. Ciddi bir rahatsızlığı olan insan için sağlıktır örneğin.
Veya bir başkası için takdir edilmek, saygı görmek olabilir.
Naçizane tavsiyem, zengin hissedeceğiniz hedeflere ulaşmaya çalışmanızdır.