Türkiye’nin değeri ve operasyonlar

Konu sahibi son olarak 2129 gün önce görüldü
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Artık geri dönülmez bir yola girdi Türkiye. Ya buradan çıkıp bölgesinde ve küresel ölçekte yakaladığı yükselişi sağlam bir zemine oturtacak. Ya da yeniden içine kapandığı ve siyasetinin her türlü müdahaleye açık ve kırılgan olduğu günlere dönecek.

Sizi büyük resmi görmeye değil, kendi ‘gösteri’lerine davet edenlerin elleri ne kadar sağlam? Onların kamuoyuna çizdikleri tabloyu reddetmenin elbette bedeli var. Ama bundan daha büyük bedel, bu operasyonlar üzerinden Türkiye’ye ödetilen fatura.

Hiç öyle karışık filan değil ortalık. Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, kendi oyun planını yürürlüğe koyduğu andan itibaren, peşpeşe operasyonlara uğruyor. Hata bunların bir bölümünün, daha ortada bir ‘oyun planı’ olmadan, sadece Erdoğan’ın öngörülemez liderliği üzerinden ortaya çıktığını da biliyoruz.

Şimdi öngürülemez olanın kodları ortaya çıkıyor ve bu Türkiye’yi durdurmak için peş peşe hamleler geliyor. Bu koridordan çıkmak kolay mı, elbette değil. Çünkü kurguların neredeyse tamamı, toplumun hassas olduğu konular üzerinden ortaya çıkıyor. Böylece yapılan her karşı hamlenin daha baştan etkisiz hale gelmesi planlanıyor.

Başbakan Erdoğan, bu hamlelere çok sert karşılık vereceğinin sinyallerini başından itibaren ortaya koymuştu. Nitekim artık geri dönülmez bir mücadele var ve bu konuda geri adım atılması imkansız.

***

Kimsenin devlete karşı bir mücadeleyi kazanamayacağını, elbette birazcık tarih ve sosyoloji okuyan herkes biliyor. Şu halde niçin buna rağmen birileri inatla ve ısrarla hamle arayışında?

Bunun tek cevabı var. O da yeni Türkiye’nin ne kadar önemli olduğunda gizli. Eğer yeni Türkiye bu kadar değerli olmasaydı, inanın kimse tenezzül bile edip bunca operasyona ve hamleye girişmezdi.

On yıllık bir dönemin ardından Türkiye, kendi içinde bazı dengeleri yeniden kurdu. Siyaset dışı aktörlerin kendi sınırlarına çekilmesini sağladı. Hala tam olarak yerine oturmamış olsa da, siyaset ve siyasetçi bu aktörleri kontrol edecek mekanizmaları oluşturuyor. Keşke bunu anayasa hamlesiyle bir an önce sahici bir zemine, özellikle de hukuki boyutlarını sağlamlaştırarak geleceğe taşımak mümkün olsaydı.

Şimdi olup biten herşey, Türkiye’nin bu coğrafyada taşıdığı anlam ve değer üzerinden okunmalı. Eğer Türkiye, Diyarbakır’da Barzani ile el sıkışıp enerji anlaşmalarını finale taşıyorsa, burada Mustafa Balbay’ı bırakıp BDP’lilere hayır diyen yapının ne olduğunu iyi anlamak gerekiyor.

Eğer Türkiye, dünyanın İran konusunda geldiği noktaya, kendi kurduğu dengeler üzerinden uzun zaman önce yatırım yapmışsa, Halk Bankası üzerinden başlayan operasyonun perde arkasına böyle bakmak gerekiyor.

***

Ankara, denge kurmaya çalıştıkça karşı hamleler gelecek. Bundan kaçış yok. Bunu da siyasi iradenin kararlılığı ile aşacak. Bu da kaçınılmaz. Ama şu noktaya özellikle diğer siyasi partilerin çok dikkat etmesi gerekiyor. Burada sadece Erdoğan’a ve hükümete yönelik değil, aynı zamanda doğrudan siyaseti devre dışı bırakmaya yönelik bir hamle var.

Bir dönem ‘Ceylan derisi koltuk’ tartışmasıyla siyaseti kilitleyip Türkiye’yi teşrih masasına yatıran akıl hangisiyse, bugünkü hamleleri kurgulayan akıl da o.

Görünen aktörler, gün gelir yaptıklarından pişman olurlar mı bilemem. Zaten o vakit iş işten geçmiş olacaktır. Ama bir an için bile olsa, kendi bulundukları yapının ancak ve ancak Türkiye ile anlam bulabileceğini düşünmeye fırsatları olsaydı, bu operasyonun parçası olmaya böylesine gönüllü olamazlardı.​
 
Dış mihraklar ve faiz lobisinin perde arkasında Türkiye'ye ödetmek istediği bir bedel var; ama tespit edilen yolsuzluklar ve rüşvet üzerinden Türkiye'nin herhangi bir kaybı yok. Zihniyete bak sen.

2wcjfw9.jpg
 
Dış mihraklar ve faiz lobisinin perde arkasında Türkiye'ye ödetmek istediği bir bedel var; ama tespit edilen yolsuzluklar ve rüşvet üzerinden Türkiye'nin herhangi bir kaybı yok. Zihniyete bak sen.

2wcjfw9.jpg

Sence bu zamana kadar ülkenin zararına işler mi yapıldı da bu kadar kincisin söyler misin
 
çok güzel yazı olmuş, ama ne yazık ki gel gelelim Erdoğan'a çok büyük kin var, vatanı yabancılara sattı onu bunu yaptı hiçbir iyiliği yok ondan bugün %50 ile iktidarda..
 
çok güzel yazı olmuş, ama ne yazık ki gel gelelim Erdoğan'a çok büyük kin var, vatanı yabancılara sattı onu bunu yaptı hiçbir iyiliği yok ondan bugün %50 ile iktidarda..

Yazanın ellerine sağlık ifadesi sağlam rakdir ettim ben :) Vatanı kime satmış ki.Bana daha sen bu sakaktan geçemezsin bu mahalle bizim diyen olmadı.
 
kime ne anlatabilirsin ki geçmişte Menderes'e, Özal'a, Erbakan'a neler yaptılar hepsini biliyoruz, söylemler hep aynı bir insan ülkesine neden zarar verir anlayamıyorum ama sorsan vatanperverim derler, polise taş atmaktan yağmalamaktan da geri durmazlar düşündürücü
 
Dış mihraklar ve faiz lobisinin perde arkasında Türkiye'ye ödetmek istediği bir bedel var; ama tespit edilen yolsuzluklar ve rüşvet üzerinden Türkiye'nin herhangi bir kaybı yok. Zihniyete bak sen.

2wcjfw9.jpg

Aslında şu resim herşeyi anlatıyor. Olay tamamen duygusal. Yedirtmeyiz derken bir bildikleri varmış.
 
sizin ki ney ezel bizim ki duygusal sizin ki tamamen mantık değil mi 2002'den önce bu ülkede değildin sen herhalde yazık cidden
 
Siz dediğin kim, biz dediğin kim müslüman? 2002 de %50 yada siz biz yoktu Türk milleti vardı.
 
şimdi Türk milleti yok mu? Türklüğe bir şey mi oldu burası Türkiye Cumhuriyeti ve ilelebet öyle kalacak basit argümanlar ile gelme lütfen, her seçim öncesi bir şeyler çıkıyor ama sonuç değişmiyor, seçimde kim ak kim kara göreceğiz
 
Kısaca özet geçicem siyaset için kimsenin kalbini kırmam fikir alırım fikir vermem doğru olanı görmeye çalışırım.Biyerde okudum aynen şunlar yazıyordu.'' ŞEFFAF AYAKKABI KUTU'LARI !!!
ŞEFFAF BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ !!!
27 ARALIK CUMA GÜNÜ , 10 MİLYON MECLİS'E YÜRÜYECEK !!!
BAKAN'LARIN VE HÜKÜMET'İN İSTİFASINI İSTEYECEK !!
BU FİKİR ÇARŞI GRUBUNDAN ÇIKTI !! TGB, ADD, CHP, VE BİR ÇOK SİVİL TOPLUM ÖRGÜTÜ İLE, HALK MECLİS'E YÜRÜYOR !!! darbe gibi birşey mi bu insanlara zarar vermiyor mu çocuğu abisi babası kardeşi polis olan yokmu onların zararını düşünen yokmu bunların arasında yada ülke ne için sandıkda değilde illa vurup kırmayla ortalık dağıtıp kırmakla kötüyü kovma peşinde.madem bu adam üçkağatçı niye Başbakan olabilmiş kesin sandıkda oy çalmıştır hurraa hadi meclisii yıkalım
 
abi sen bilmiyorsun oylar çalınıyor ölüler oy kullanıyorlar sonra efendime söyleyeyim suriyeden gelenler var ya hani onlar oy kullanacak boş oylar sonra bunlara gidiyor sen de çok cahilsin be abi hiçbir şey bilmiyorsun!
 
abi sen bilmiyorsun oylar çalınıyor ölüler oy kullanıyorlar sonra efendime söyleyeyim suriyeden gelenler var ya hani onlar oy kullanacak boş oylar sonra bunlara gidiyor sen de çok cahilsin be abi hiçbir şey bilmiyorsun!


valla başa bela bu cehalet biliyim öğreniyim diye buralara geliyorum işte
 
doğru yerdesin abicim öğreneceğiz hep beraber :)) öğretecekler
 


Sence bu zamana kadar ülkenin zararına işler mi yapıldı da bu kadar kincisin söyler misin

Çalıyorlar ama çalışıyorlar diye düşünmek bir hatadır, devlet yahut iktidar her şeyden önce bir hizmet yapılanmasıdır. Bu hizmeti yerine getirmek bir zorunluluktur; zaten halk bu hizmet için yönetme iradesini milletvekillerine-yani yöneticilere- devreder. Neyin kininden bahsettiğini anlayamadım. Ama şöyle yapabiliriz, 'Mağdur edebiyatı'yla hep siz demagoji yapacak değilsiniz ya. Geçen gün bültenlere yansıyan bir haber: 40 günlük bebek, camı kırık odada zatürreden öldü.

Konya'nın Ereğli İlçesi'nde henüz nüfusa kayıt ettirilmeyen 40 günlük Ayaz bebek, emzirmek için uyanan 21 yaşındaki annesi Maviş Eşme tarafından yattığı yerde ölü bulundu. Ayaz, bebeğin yapılan otopsisinde zatürreeden öldüğü anlaşıldı. 2 çocuğu ile birlikte camları kırık olduğu için naylonla örtülü tek odalı kerpiç evde kalan Maviş Eşme'nin, çevreden topladığı odunlarla ısınmaya çalıştığını belirten yakınları, Ayaz bebeğin de soğuktan zatürre olarak öldüğünü öne sürdü.

Taşbaşı Mahallesi Elmacı Sokak'ta 2 katlı kerpiç evin ikiye bölünmüş olan tek odalı bölümünde oturan ve eşi askerde olan 2 çocuk annesi Maviş Eşme, bugün gece saat 03.30 sıralarında bebeği Ayaz'ı emzirmek için uyandı. Maviş Eşme, henüz nüfusa kayıt ettirmediği oğlunu yatağında hareketsiz halde bulunca çığlık atmaya başladı. Bunun üzerine üst katta oturan eşinin akrabası 59 yaşındaki Şevket Gezici ve ailesi geldi. Bebeğin nefes almadığı ve ölmüş olduğunu saptayan aile, sabah defin işlemleri için 2 Nolu Sağlık Ocağı'na giderek ölüm raporu almak istedi.

Eve gelen sağlık görevlileri, vücudunda her hangi bir yara, darp ve boğulma izi bulunmayan bebeğin ölümünden şüphelenmeleri üzerine polis haber verildi. Olay yerinde yapılan incelemenin ardından Ayaz bebeğin cesedi, otopsi yapılmak üzere Konya Adli Tıp Kurumu'na kaldırıldı.

CAMLARI KIRIK ODADA KALIYORLAR

Çocukları 2.5 yaşındaki Berat Ulak ve Ayaz ile tek odalı kerpiç evde kalan Maviş Eşme'nin dini nikahla yaşadığı eşi Onur Ulak'ın Çanakkale'd vatani görevini yaptığı belirtildi. Maviş Eşme'nin çocuklarıyla kaldığı odanın pencere camlarının bir bölümü kırık olduğu için naylonla örttüğü görüldü. Eşme'nin bitişiğinde oturan üvey ablası Necla Genç ve üst katta oturan eşinin akrabası Şevket Gezici'nin yardımıyla geçimini sağladığı belirtildi.

Konya Dr. Faruk Sükan Doğum ve Çocuk Hastanesi Morgu'na kaldırılan Ayaz bebeğin, yapılan otopsisinde zattüreden öldüğü anlaşıldı.

ODUN BULURLARSA YAKIYORLARDI

Maviş Eşme'nin üvey ablası Necla Genç, yeğeni Ayaz'ın, soğuktan üşüdüğü için öldüğünü söyledi. Geçimini kağıt toplayarak sağlayan Genç, 'Kız kardeşimin eşi askerde. Bizlerin yardımıyla geçimini sağlıyor. Devletten her hangi bir yardım almıyor. Çevreden odun bulursa onları getirip, sobada yakarak iki çocuğunu ısıtmaya çalışıyor. Battaniyeye sarılı olmasına rağmen evin camlarını bazıları kırık olduğu için Ayaz üşümüş. Tabii annesi ve biz de bunu fark edemedik'dedi.

DEVLET YARDIM ELİNİ UZATMIYOR

Yazın tarım işçisi olarak çalıştıklarını kışın da kağıt toplayarak geçimlerini sağladıklarını belirten Şevket Gezici ise, şunları söyledi:

'Biz Adana'dan geldik. Yazları tarlada hep birlikte çalışıyoruz. Kışın da kağıt toplayıp satıp geçimizi sağlıyoruz. Maviş Eşme'nin kocası askerde. Bizlerin yardımıyla geçiniyor. Gördüğünüz gibi kaldığımız evlerin çoğunun camı kırık. Üst katta ben 150 lira kira veriyorum. Maviş Eşme ile üvey kardeşi ve eniştesini kaldığı birince kat için de 140 lira kira veriyorlar. Maviş'in kirasını eniştesi karşılıyor. İş veren yok, okur yazarımız yok. Evimizde kömür yok. Devlet yardım elini uzatmıyor.'

Kaynak: DHA

-

Kötü şartlar altında yaşayıp, bir yavan ekmeğe muhtaç olan onca insanın yoksulluğuna, hatta ve hatta bu kundaktaki sabinin ölümüne sebep olan, milletin cebinden milyarlarca lirayı çalan, haysiyet ve şeref yoksunu iktidardır. Sen bu sabinin vebalini boynuna alabilir misin?
 
Yahu bu iktidardan önce çocuklar, bebekler ölmüyor muydu? Şimdi mi ölmeye başladılar, nasıl hükumeti sorumlu tutarsınız bundan, yapmayın Allah aşkına! 2002 de ki krizde millet bir yavan ekmeğe muhtaç mıydı değil miydi? Bunları nedense hep görmemezlikten geliyorsunuz.
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri