Türk müziği tarih boyunca, Batı müziği sisteminden farklı bir ses sistemi içinde, kendi geleneğindeki makam ve usûl yapısında gelişmiştir. Klasik Türk müziği ve Türk Halk müziği söze, dolayısıyla edebiyata dayalı müziklerdir. Klasik Türk müziği Divan edebiyatı; halk müziği, halk edebiyatı ile birlikte yoğurulmuştur.
Klasik Türk müziği çoğunlukla saray çevrelerinde geliştiğinden, daha süslemeli ve dolaylı bir anlatıma, halk müziği ise saz şairlerinin, âşıkların elinde geliştiğinden daha yalın ve doğrudan bir anlatıma sahip olmuştur. Bizim konumuz, Batı müziğinin kuramları içinde gelişen çağdaş Türk müziği olduğundan burada yalnızca Cumhuriyetten bu yana yapılan çalışmaları ele almaktayız.
Türk müziği ve Batı müziği arasındaki alışveriş 17. yüzyıla dayanır. Öncelikle Mehter müziğinin vurmalı karakteri Batı müzikçilerini etkilemiş; 19. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı saraylarına gelen Batılı opera, bale grupları da Türklerin ilgisini çekmiş, opera ve operet alanında bazı denemeler yapılmaya başlanmıştır. 20. yüzyıla doğru, aralarında ünlü piyanist Liszt’in de bulunduğu Batı’nın birçok ünlü müzisyeni, İstanbul’a gelip konserler verir, sultanın ödüllendirmesine karşılık ona marşlar bestelerler.
Klasik Türk müziği çoğunlukla saray çevrelerinde geliştiğinden, daha süslemeli ve dolaylı bir anlatıma, halk müziği ise saz şairlerinin, âşıkların elinde geliştiğinden daha yalın ve doğrudan bir anlatıma sahip olmuştur. Bizim konumuz, Batı müziğinin kuramları içinde gelişen çağdaş Türk müziği olduğundan burada yalnızca Cumhuriyetten bu yana yapılan çalışmaları ele almaktayız.
Türk müziği ve Batı müziği arasındaki alışveriş 17. yüzyıla dayanır. Öncelikle Mehter müziğinin vurmalı karakteri Batı müzikçilerini etkilemiş; 19. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı saraylarına gelen Batılı opera, bale grupları da Türklerin ilgisini çekmiş, opera ve operet alanında bazı denemeler yapılmaya başlanmıştır. 20. yüzyıla doğru, aralarında ünlü piyanist Liszt’in de bulunduğu Batı’nın birçok ünlü müzisyeni, İstanbul’a gelip konserler verir, sultanın ödüllendirmesine karşılık ona marşlar bestelerler.