Türkiye Laik Bir ülke mi

🕒 Konu sahibi 6 saat önce aktifti
Türkiye siyasi konjoktürlere göre bazen laik bazen laik-miş gibi.Ben laikliğe karşıyım bence tamamen seküler bir yapı olmalı. Devlet laik ise her an dini istismara açık bir kapısı vardır demek.Devletin eşit şartlarda dinlere yaklaşması güzelde...Ancak laikliğin bir nevi kontrol odası gibi dini muhafazasında tutmak istemesi islam gibi bir dinin devletle iç içe geçmiş hukuk sistemine sahip olmasında ötürü pekte kolay değildir.Din ile devlet işlerinin ayrımı gibi görünse de laikliğin bir kontrol amacıda güttüğü unutulmamalıdır.Diyanet buna delildir.Ben dinin halkın vicdanına terk edilmesinden yanayım.Allah ile, din ile kandırılmış bu halka üzülüyorum.Yani " Allah bizden yana" diyen bir siyasi partiyi gördükçe öfkem kat be kat artıyor.

Yalnız o kontrol mekanizması olmasa idi bugün bile hala dayatmacı şeriatci zihniyet ile başa çıkmak mümkün olur muydu?
 
Kimilerine göre öyle, kimilerine göre değil.
 
Konsept olarak bakarsanız dinde toplum yönetim biçimidir zaten. Amaç budur yani insanlara madde madde yanlış ve doğruları sıralayıp bunlara uyulması halinde manevi veya insanüstü vaadler ile ödüllendirmektir. Din dışındaki toplum yönetim biçimleri ise yönetildikleri topluma en iyisi ve en doğrusunun yanlışlarla kıyaslanarak, cezalandırılarak kabul ettirilmesidir zaten.

Önemli olan nokta şudur ki devlet yönetim biçimlerinin her dine aynı seviyede yaklaşıp halkın huzur ve ferahını korumasıdır. Fakat demokraside ki oy potansiyelinin en temel dayanaklarından biri de dinken bu komik bir çeliki oluşturur. Demokratik oylarla dini temelleri olan partileri seçmek. Bu zaten dini temelleri olan partilerin anti demokratik olduğu gerçeğini tamamen yok saymaktır.

Türkiye'nin kapitalist batıya karşı verdiği mücadelenin emperyalist arap dünyasına da vermesi gerekmektedir. Eğer biz laiklik sıfatımızı kaybedersek, bütünlüğümüzü de kaybederiz. Bu yüzden hala laik bir ülkeyiz bölünene kadar.
 
devlet laiktir kişiler değil bunu hala ayırt edemiyorsunuz
 
Konsept olarak bakarsanız dinde toplum yönetim biçimidir zaten. Amaç budur yani insanlara madde madde yanlış ve doğruları sıralayıp bunlara uyulması halinde manevi veya insanüstü vaadler ile ödüllendirmektir. Din dışındaki toplum yönetim biçimleri ise yönetildikleri topluma en iyisi ve en doğrusunun yanlışlarla kıyaslanarak, cezalandırılarak kabul ettirilmesidir zaten.

Önemli olan nokta şudur ki devlet yönetim biçimlerinin her dine aynı seviyede yaklaşıp halkın huzur ve ferahını korumasıdır. Fakat demokraside ki oy potansiyelinin en temel dayanaklarından biri de dinken bu komik bir çeliki oluşturur. Demokratik oylarla dini temelleri olan partileri seçmek. Bu zaten dini temelleri olan partilerin anti demokratik olduğu gerçeğini tamamen yok saymaktır.

Türkiye'nin kapitalist batıya karşı verdiği mücadelenin emperyalist arap dünyasına da vermesi gerekmektedir. Eğer biz laiklik sıfatımızı kaybedersek, bütünlüğümüzü de kaybederiz. Bu yüzden hala laik bir ülkeyiz bölünene kadar.
Belki acımasız olacak ama kardeşim biz ne laik bir ülkeyiz ne de alenen başka bir şey.Biz ithal etmede cömert, bunu işletmede ise amatör bir taklitçiyiz.Biz şeri hükümlerle yaşayamayız bir kere bu bizim kültürel süreçlerimize ters.Yani bir Arap olamayız ama din konusunda rivayetlerle yaşadığımızdan kandırılmaya müsait bir felsefemiz var.Bir dinde otorite olabilecek yerler vardır.Eğer bunlar iktidarın postacısı olmuşsa ben burada Laiklik göremem.Bu kadar iyimser olamıyorum.Neyse dediğim gibi miş miş de muş muş...
 
Belki acımasız olacak ama kardeşim biz ne laik bir ülkeyiz ne de alenen başka bir şey.Biz ithal etmede cömert, bunu işletmede ise amatör bir taklitçiyiz.Biz şeri hükümlerle yaşayamayız bir kere bu bizim kültürel süreçlerimize ters.Yani bir Arap olamayız ama din konusunda rivayetlerle yaşadığımızdan kandırılmaya müsait bir felsefemiz var.Bir dinde otorite olabilecek yerler vardır.Eğer bunlar iktidarın postacısı olmuşsa ben burada Laiklik göremem.Bu kadar iyimser olamıyorum.Neyse dediğim gibi miş miş de muş muş...


İçinde bulunduğumuz durum ve koşulları anlık olarak değerlendirmenin nitelikli sonuçlar doğurmayacağı kanaatindeyim. Demokrasi nin 2400 yıllık tarihi var keza İslamiyetin 1400 yılı aşkın bir geçmişi hatta birazda felsefeyi katarsak ki o daha eski ama bu üçüde Türklükle aynı coğrafyada harmanlanmamış olduğu gerçeğini görürüz. Şu anda bir geçiş sürecindeyiz. Bu geçiş sürecinde umut vaad edici gelişmeleri ve diğer örneklerle kıyaslamaları görmek iyi değerlendirmek kendi sosyolojimize uyarlamamız gerekir. Ben iyimser miyim ? Sizin açınızdan evet ama bir çok açıdan daha somutsal gerçekçiliğe dayandırırım görüşlerimi. Eleştiriniz için teşekkür ederim.
 
Size umut veren geçiş süreci dediğiniz nedir kardeşim orayı açıklasaydınız bir şeyler söylerdim.
 
4 tarafi yobazlarla ,bagnazlarla cevrili ne koylu nede sehirli ne laik nede dindar ölüye köle hirsiza asik olur..
 
Hayır değil, hiçbir zamanda olmadı.

Bazen din üzerinden sömürüldü, baskı yapıldı.
Bazen ise din karşıtlığı üzerinden baskı yapıldı.

İnsanlar hiçbir zaman din ve vicdan konularında tam anlamıyla özgür, saygılı ve hoşgörülü olamadılar.
Devlette hiçbir zaman tarafsız olamadı zaten.
 
yanlis bilinen dogrular listesinde her zaman yeri vardir. laiklik din ve devlet islerinin birbirinden ayrilmasi degildir. en kotu yalan bile alicisi olduktan sonra asirlar surer.
 
Türkiye Laiklik-miş gibi yaşayan asla bunu içselleştiremeyen bir ülke.Toplumun benimseyemediği bir kavramı,iktidarlar çok güzel evirir çevirir.
 
Laiklik bizim ulke icin mario nun gecilemeyen bolumu gibi xd
 
Cubbelisinin Nike ayakkabı giydigi, tesettürlüsünün bira içtiği, cuma kacırmayanlarının yolsuzluk yaptigi ülkede laiklik de neymiş.
 
Evet.


images
 
Geri