Türkiye işgal altında.
Türkiye'nin Birinci Dünya Savaşı'ndaki gibi işgal edildi, bu eskisi gibi silahla değil,Orduçökertilerek,yasama,yürütme ve yargı bağımsızlığı yok edilip bütün devlet kurumlarının işgal edilmesi ile, Ülkenin genleriyle, değerleriyle oynarak, Toplumsal benliğine format atılarak, tek bir mermi atılmadan işgal edilmiştir.
Yüz yıllık bir hesaplaşmayı yaşıyoruz,"1923'ten beri bu planlar yapılmıştı. Türkiye şu an bir kırılma noktasındadır.
İktidarın ellerinden gitmesinden ve bu hırsızlıklarının ortaya çıkmasından korktukları için de hukuku kenara ittiler, yargı bağımsızlığını yok ettiler ve bir baskı rejimi kurdular.
Türkiye'yi İslamcı faşist diktatörlüğe doğru götürmeye çalışıyorlar.
Ancak bu güne kadar yedikleri herzeler boylarını aştı.
PKK açılımı bitti.
PKK-PYD Ortadoğuda ABD'nin can damarı.
Geçmiş tecrübe diyor ki: Hayır.
Çünkü PKK,PYD ABD’ye lazım bir örgüt.
Onu tek kalemde harcayamaz.
Bunun yerine Erdoğan'ı harcar.
Nitekin son durum onu gösteriyor ki,BD Erdoğan'ın ipini çekti.
Rusya Erdoğan'ı düşman ilan etti.
Erdoğan'ın Ortadoğu’ya ilişkin politikası tamamen çöktü. Son olarak Katar da, İhvan-ı Müslimin’i dışlayıp Mısır lideri Abdülfettah Sisi ile yakınlaşma kararı alınca, Ortadoğu’da tamamen yalnız kaldı.
Panik başladı.
Planları iflas etti,başarılı olamayacakları bir noktaya geldiler.
Köşeye sıkıştılar.
Türkiye bu faşist dinci işgalden kurtulacaktır.
Doğal bir şekilde yönetimden tasfiye edileceği, muhalefete geçeceği bir evreye ulaştı.
Demokratik ülkelerde AKP türü bir parti iktidardan düşer, muhalefete geçer, orada kendini yeniler ve yeniden iktidar olmak için mücadele eder.
Ama bu AKP için mümkün değildir.
AKP, bugünkü kadrolarıyla muhalefete geçemez, kendini muhalefette tazelemeyi göze alamaz.
Çünkü gayrimeşru yöntemlerden güçlendirmeye çalıştığı iktidarını bıraktığı anda muhalefete değil doğrudan yargıya gitmek, sanık sandalyesine oturmak zorundadır.
AKP Hükümeti‘vatana ihanet’ suçuyla yargılanmaktan kurtulamayacaktır.
Türkiye'nin Birinci Dünya Savaşı'ndaki gibi işgal edildi, bu eskisi gibi silahla değil,Orduçökertilerek,yasama,yürütme ve yargı bağımsızlığı yok edilip bütün devlet kurumlarının işgal edilmesi ile, Ülkenin genleriyle, değerleriyle oynarak, Toplumsal benliğine format atılarak, tek bir mermi atılmadan işgal edilmiştir.
Yüz yıllık bir hesaplaşmayı yaşıyoruz,"1923'ten beri bu planlar yapılmıştı. Türkiye şu an bir kırılma noktasındadır.
İktidarın ellerinden gitmesinden ve bu hırsızlıklarının ortaya çıkmasından korktukları için de hukuku kenara ittiler, yargı bağımsızlığını yok ettiler ve bir baskı rejimi kurdular.
Türkiye'yi İslamcı faşist diktatörlüğe doğru götürmeye çalışıyorlar.
Ancak bu güne kadar yedikleri herzeler boylarını aştı.
PKK açılımı bitti.
PKK-PYD Ortadoğuda ABD'nin can damarı.
Geçmiş tecrübe diyor ki: Hayır.
Çünkü PKK,PYD ABD’ye lazım bir örgüt.
Onu tek kalemde harcayamaz.
Bunun yerine Erdoğan'ı harcar.
Nitekin son durum onu gösteriyor ki,BD Erdoğan'ın ipini çekti.
Rusya Erdoğan'ı düşman ilan etti.
Erdoğan'ın Ortadoğu’ya ilişkin politikası tamamen çöktü. Son olarak Katar da, İhvan-ı Müslimin’i dışlayıp Mısır lideri Abdülfettah Sisi ile yakınlaşma kararı alınca, Ortadoğu’da tamamen yalnız kaldı.
Panik başladı.
Planları iflas etti,başarılı olamayacakları bir noktaya geldiler.
Köşeye sıkıştılar.
Türkiye bu faşist dinci işgalden kurtulacaktır.
Doğal bir şekilde yönetimden tasfiye edileceği, muhalefete geçeceği bir evreye ulaştı.
Demokratik ülkelerde AKP türü bir parti iktidardan düşer, muhalefete geçer, orada kendini yeniler ve yeniden iktidar olmak için mücadele eder.
Ama bu AKP için mümkün değildir.
AKP, bugünkü kadrolarıyla muhalefete geçemez, kendini muhalefette tazelemeyi göze alamaz.
Çünkü gayrimeşru yöntemlerden güçlendirmeye çalıştığı iktidarını bıraktığı anda muhalefete değil doğrudan yargıya gitmek, sanık sandalyesine oturmak zorundadır.
AKP Hükümeti‘vatana ihanet’ suçuyla yargılanmaktan kurtulamayacaktır.