Sanal bir katil olduğunuzu varsayarsak öldürdüğünüz her masumun arkasından hesap sormaya kalkmaya devam ettiğiniz her an, iç sesiniz size döner; vicdan, tek taraflı mukayesenizin aciziyetidir. Söz hakkını aldıktan sonra söz vermek gibi ya da arkasından işkembeyle sallamak misali. bir takım yetkiler nezdinde ağır bastığınızı sandığınız her platformda, işin ucu tek taraflı diyaloga dönüyor ya da boş mahallenin kabadayılığına soyunuyorsa ne ederim kelam ne de veririm artık selam..
İnsanlar yaptığı hatayı bırak dile getirip özür dileyedursun, halı altı ederek bir de üstüne küstahça haklı olduğunu ima eder olmuş, muhatabım yok değil, muhatabım çok.. ki çok olduğundan genelleyebiliyorum. bir şeyleri tek taraflı sona erdirirken bile üslubumu eleştirenlerin, ima ettiğim soruların ve sorunların cevabını vermekten eksik olduğunu da görmüyor değilim. aksine kendilerine nefret saçmayı seviyorlar. hiç bir sebep ve sonuç -her zaman ki gibi- yazılmamış. oysa ki yeri (işine) gelince insanların yıllar önce ettiği küfrü ya da tavrı hatıralayabiliyorlar. ben de dönebilirdim mesela aylar önce prenses bir hanımefendiye esprili bir şekilde büyük harfli bir post attığım için terbiyesizlik yapma denilerek silinmişti hani.. sonra işin gerçekliği gün yüzüne vurunca özür dilemeye bile tenezzül etmemiş efendiler bir günlük gönül aldığını sanmıştı da kendince yapmıştı bir şeyler, sonra geri de almıştı. bütün bu olanların ve olayların dışında bir de pasif agresif arkadaşlar yok değil, sizi de biliyorum merak etmeyin. siz de yiyemediğiniz ciğere mundar diyengillerdensiniz. hatta imrendiğinizi kakalayanlardan, güneşi balçıkla sıvadığını sananlardan, kendi aklınızı anlaşılmaz olduğunu sanarak zeki göstermeye çalışanlardansınız. yazdığım konudaki kelimelerimin kararlılığı ve kanıtı olduğunuz için hepinize teşekkür ederim.