Sultan Süleyman ve Pargalı İbrahim

Konu sahibi son olarak 2577 gün önce görüldü
Pargalı İbrahim Paşa Manisa’da yaşam sürdüren dul tek bayana satılmış olan tek çocuktur.
Dul bayan İbrahim ismi verilen bu çocuğu öz evladı gibi yetiştirmişti.
Bu çocuk kendine ünlü olan olanaklar ile meziyetlerini meydana çıkarmıştır.
Allah vergisi güzelliğinin yanısıra kalifiye becerileri vardı..
Bulunduğu yer ile alelacele tek şeklinde ahenk sağladı.
Yavuz Sultan Selimin pek erkek çocuğu Süleyman’da aynısı kentte yaşıyordu.
O kentin valisi olan Süleyman sarayında sıkıldığı vakit kendini açık havaya atıyordu.
Pargalı İbrahim ile Şehzade Süleyman’ın karşılaşmaları da bu açık havada meydana gelmiştir.
Şehzade Süleyman gönlünce tek dost bulmuştu.
Böylece Pargalı İbrahim saraya taşınmıştır.
Şehzade Süleyman ile birlikte tek şehzade gibi hayata olanağı buldu.

İbrahim öncelikle sarayda hasodabaşı oldu. Barışta ve savaşta Padişahın yanından hiç ayrılmadı.
Sultan Süleyman 1520 seneninde tahta çıkmış.
İbrahim de 1521 mayıs ayında birlikte Belgrad seferine katılmıştır.
İbrahim Paşa 27 haziran 1524 tarihinde Vezir-i Azamlığa getirildi.
Yavuz Sultan Selim’in kızı Hatice Sultan ile izdivaç edip Damad İbrahim paşa olan Rum balıkçısının erkek çocuğunun düğünün 1524 seneninde dillere destan olacak şeklinde yapıldı.
İbrahim paşa’nın evliliğinin üstünde tahminen olarak beş ay geçmişti.
Mısır’da taşlar yerinden oynadı.
Sık sık ayaklanmalar yaşanmaya başlandı.
Burada asayişi sağlama vazifiyeti İbrahim paşa’ya verildi.
İbrahim paşa Mohaç Seferinde de misyon aldı.
Petervaradin ve Uylak kalelerini teslim aldı.
Muhteşem tek muhabere sonucunda Macaristan Krallığı’nın istikbali sona erdirildi.
Bu defa basit kazanılmış tek zaferdi.
İbrahim paşa tek şeyler başarıyor bu sebepten itibarı her geride bıraktığımız gün artıyordu.
Kanuni sultan Süleyman’da hiçbir vezir-i Azamın erişemediği yetkilerle donatmak istiyordu.
Nitekim 1529 seneninde Kanuni yetkilerinin tek bölümünü Pargalı İbrahim Paşa’ya devretti.
Başkumandanlık böylelikle İbrahim paşa’ya verildi. Padişahın ordunun başında bulunmadığı zaman onun buyrukları dinlenecekti.
Avusturya ile olan ilişkilerde de İbrahim Paşa damgasını vurmuştur.
25 Ekim 1530 tarihinde Avusturya’nın elçileri İbrahim Paşa ile görüştüler.
Elçiler tepeden tırnağa guru içinde idiler.
Daha ilk görüşmede İbrahim paşa bu elçilerin gururlarını ayaklarının altına aldı.
Ekim ayının dokuzunda ikinci kez huzuruna kabul ettiği elçilere devasa tek ders verdi.
İbrahim Paşa karşısındaki şahıslara belki de bir miktar yüreksiz davranıyordu.
Küçülte küçülte onları toz durumuna getirdi.
Kendi tarafını da o oranda göklere çıkardı.
Padişah ile müzakere isteklerini geri çevirdi.
Ancak ardından elçileri padişah ile görüştürdü.
Böylece elçiler tek Türk padişahının karşısına çıkmanın ne olduğunu algı ettiler.
Fetihlerde ehemmiyetli rol oynayan Pargalı İbrahim paşa 21 Ekim 1533 tarihinde tertip eden İran Seferi’ne de iştirak etti.
İlk olarak Bitlis hakimi Şeref bey’i yenik ettiler.
İbrahim paşa muhabere lüzum kalmadan Tebriz’e girdi.
Burayı savaşsız teslim alabilmek İbrahim Paşa’ya kısmet oldu.İbrahim Paşa ile ilgili kimi kötü geri bildirimler meydana gelmiştir.
Kanuni’de İbrahim paşa ile aralarında tek mesele yokmuş gibi hareket etmiştir.
Paşa’da Kanuni’ye hoş görünmek için çırpınıyordu.
Ramazan ayının tek gecesi İbrahim paşa sarayda Kanuni ile yemek yedi,geç vakitlere kadar Eklendi etti.
Çok külüstür günleri yad ettiler.
Uyku bastırınca Padişahın odasına bitişik olan odasına gitti.
İbrahim Paşa bu gece tek cellat doğrulusunda öldürüldü.
 
Son düzenleme:
Osmanlı Tarihinin Sokollu ve Köprülüler dahil en kudretli veziridir. Kendisine oyle yetkiler verilmistir ki Kanuni gibi bir padisahi dahi varligiyla golgeleyecek konuma gelmistir.

İdam ettirilmesi gerekli bir durumdur maalesef.
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Osmanlı Tarihinin Sokollu ve Köprülüler dahil en kudretli veziridir. Kendisine oyle yetkiler verilmistir ki Kanuni gibi bir padisahi dagi varligiyla golgeleyecek konuma gelmistir.

İdam ettirilmesi gerekli bir durumdur maalesef.

Tarihin en kudretli veziri, Hatice Turhan Sultan tarafından Avcı Mehmedin (IV Mehmed) küçüklüğünde vezir olarak getirilen Köprülü Mehmet Paşadır İbrahimcim :) Nedeni ise yaklaşık 5 yılda Devleti kaosdan çıkartıp, savaşlarda bizzat cenk edip, devlet adına alınan kararların, verilen tüm emirlerin kendi tarafından yapılması. Öyle olacak ki divan toplantılarını bile kendi yönetir, savaşları kendi başlatır, kendi bitirirdi. Pargalıda o kadar yetki kudret yoktu. Kudret ve istediklerini yerine getirebilme açısından açık ara Köprülü Mehmet Paşa'dır. Ancak icraat bakımından Pargalı daha öndedir.
 
Tarihin en kudretli veziri, Hatice Turhan Sultan tarafından Avcı Mehmedin (IV Mehmed) küçüklüğünde vezir olarak getirilen Köprülü Mehmet Paşadır İbrahimcim :) Nedeni ise yaklaşık 5 yılda Devleti kaosdan çıkartıp, savaşlarda bizzat cenk edip, devlet adına alınan kararların, verilen tüm emirlerin kendi tarafından yapılması. Öyle olacak ki divan toplantılarını bile kendi yönetir, savaşları kendi başlatır, kendi bitirirdi. Pargalıda o kadar yetki kudret yoktu. Kudret ve istediklerini yerine getirebilme açısından açık ara Köprülü Mehmet Paşa'dır. Ancak icraat bakımından Pargalı daha öndedir.

Samet’cim sana su kadarini soyleyeyim Pargali Ibrahim Pasa tarihte 6 tuğ tasimis tek vezirdir, sirf kendisi icin padişaha 1 tuğ eklenmistir. Osmanli Devletinde padisahlik haric alabilecegi hicbir rutbe ve makam kalmamistir. Kendisinin bizzat yürüttüğü anlasmaya gore kendini Avusturya Kralı’na denk saymistir. ( 1. Ahmed doneminde kaldiriliyor bu makam)

Bunlari Kanuni gibi bir padisahin varligina ragmen yapmistir. 4. Mehmed zamaninda yasasa tahta felan cikardi sanirim. :)

Tarih ogretmenimiz CesuryureK hocamin fikirlerini merak ettim :)
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Samet’cim sana su kadarini soyleyeyim Pargali Ibrahim Pasa tarihte 6 tuğ tasimis tek vezirdir, sirf kendisi icin padişaha 1 tuğ eklenmistir. Osmanli Devletinde padisahlik haric alabilecegi hicbir rutbe ve makam kalmamistir. Kendisinin bizzat yürüttüğü anlasmaya gore kendini Avusturya Kralı’na denk saymistir. ( 1. Ahmed doneminde kaldiriliyor bu makam)

Bunlari Kanuni gibi bir padisahin varligina ragmen yapmistir. 4. Mehmed zamaninda yasasa tahta felan cikardi sanirim. :)

Tarih ogretmenimiz CesuryureK hocamin fikirlerini merak ettim :)

Maharet kuvvetli giden bir imparatorluğun başında bunları yapmak değil. Çökme aşamasındayken ayağa kaldırıp, yeniden aynı itibara getirmektir. Tıpkı Çelebi Mehmed gibi. Benim için tarihin en büyük hükümdarı Çelebi Mehmed'dir. Padişahı esir tutulmuş, çökmüş olan bir devleti, tahta geçip tekrar söz sahibi yapması paha biçilemez. Yani güçlü ve kuvvetli olan bir şeyi idare etmek onun çatısı altında hükmetmek zaten kolaydır. Önemli olan yok olmuş birşeyi küllerinden doğdurabilmek.
 
Sayın dOubLe ve @X ;

Osmanlı'da her sadrazamın kendisine göre meziyetleri vardır. Kanuni Dönemini en güçlü dönem yapan kişilerin başında Pargalı İbrahim gelmektedir. Gerçekten kendisi iyi yetişmiş, birçok dil bilen, aynı zamanda o dönemin siyasi veya diğer gelişmeleri çok iyi görüp yorumlayan bir şahsiyetti. Ancak kendisi yükseldikçe bu konuda başta Haseki Sultan Hürrem olmak üzere diğer devlet adamlarından bazıları önünü kesmek istemiştir. Kendisinin de yaptığı bazı hatalar hayatına mal olmuştur.

Köprülüler Dönemine gelince Osmanlı Devleti'nin Duraklama Döneminde yükseliş yaşatan bu aile, tabi ki önemli başarılar gösterdi. Köprülü Mehmet Paşa'dan sonra Fazıl Ahmet Paşa keza iyi çalışmalar yapıp gerek yeniçeri ocağını düzene sokması gerekse maliyeyi düzeltme girişimleri takdire şayandır.

Buradaki yanılgımız ise şudur: dönemlerin ve hükümdarların meziyetlerinin farklı olduğu iki devredeki iki devlet şahsiyetinin birbirleriyle karşılaştırılmasıdır. Neden yanılgı olduğuna gelince; Kanuni devletin en güçlü dönemi kabul edilmektedir. Kanuni şahsiyetini 1520'li yıllarda değil de 1876 yılında tahta geçmiş olsaydı belki de hiçbir başarısı olamayacaktı. En azından II. Abdülhamit gibi devleti ne kadar ayakta tutardı o tartışılırdı. Bu yüzden sonuç olarak gerek Pargalı İbrahim gerekse Köprülü Mehmet Paşa kendi dönemlerinin en iyi devlet adamlarıdır. Bu gibi tartışmalarda düşülen hata genellikle "anakronizm"dir. *

Messi mi Maradona mı? gibi bir mantıkta düşünebiliriz. Bunun karşılaştırılmasının yapılabilmesi için aynı dönemde aynı şartlarda olmaları gerekmektedir.
---
* Anakronizm: herhangi bir olay ya da varlığın içinde bulunduğu zaman dilimi (dönem) ile kronolojik açıdan uyumsuz olmasıdır. Başka bir tabirle; herhangi bir şeyin, kasıtlı veya kasıtsız olarak, başka bir tarihe taşınması demek olan ve bilgi hatalarından çok, dönemler arasındaki zıplamalar anlamına gelen bir tarih yanılgısı sözcüğüdür.

Keyifli forumlar dilerim.
 
  • Beğen
Tepkiler: X
dOubLe Haklisin ama ben en kudretli veziri demistim zaten, en basarilisi veya maharetlisi degil, o baska bir tartismanin konusu.

Osmanli tarihinde bir vezir kendini Krala denk saydirabiliyorsa (ki bununda baska bir ornegi yok) o adam tektir demek durumundayim.

Celebi zaten ikinci kurucu olarak geciyor :) Adam kendine Sultan felan dedirtmis Kanuninin varligina ragmen ki kendisi bunu bile bir sure yutmak durumunda kalmistir. Boyle birseyi kisik sesle bile soyleyemezsin kim olursan ol.

Velhasil Pargalinin elindeki guc 600 yillik Osmanli tarihinde Padisahlar haric kimseye nasip olmamistir.
 
Geri