Eminonun'de misir carsini gezinirken (t-sirt bes lira abla gel sudan ucuz) diye bagiran cocuklara yaklasip tezgahlari deseliycem.
Yeni cekilmis mis gibi kahvenin kokusuna dogru gidip.
kahve alip yorgunluk sonrasi evde icme hayaliyle sicacik paketi elimde hissedicem
Sonra Cagaloglu yokusunu agir agir tirmanarak
Bir zamanlar burdan kimler gecmisti?
Nazim Hikmet buraya basmis miydi?Ahmet Hamdi bu taraftan mi yurudu?
yoksa yolun obur yanindan mi? diye hayaller kuracagim
Ya da Eminonu'den rastgele bir iskeleye gidip nereye gittigi belli olmayan bir vapura bincem
Vapur iskeleden ayrilirken Sultahmet'i, Topkapi'yi tum heybeti ile ayakta duran yapilari izliycem.
Bi de bogaza karsi ince belli bardaktan cay icicem.
Bir simit alip Adalar vapuruna binicem, yolda benimle sohbet etmek isteyen martilara simit aticam.
Buyukada'da camlik tepe'ye tirmanip ada manzarasiyla rom kattigim kahveyi icicem.
circir bocekleri ve atlarin nal seslerini dinleyerek Ada'nin buyusunu icime cekicem.
Hic olmadi Uskudar'dan Kuzguncuk tarafina yuruyup, sahilde bir parkta oturup Istanbul'u seyredicem.
Sonra aşiyan mezarlığı'na da ugramak lazim ustad Selahattin Pinar'i ziyaret etmek
Vasiyet ettigi gibi mezarinda raki icemesek bile romlu kahveyi yudumlayip
"nereden sevdiniz o zalim kadini" demek
O şehr-i stanbul ki bi misl ü bahadır
bir sengine yekpare acem mülkü fedadır