Sizin için;doğduğunuz yer mi, doyduğunuz yer mi daha önemli bir yere sahiptir?

Konu sahibi son olarak 2558 gün önce görüldü
Sizin için;doğduğunuz yer mi, doyduğunuz yer mi daha önemli bir yere sahiptir?
 
İnsan doğduğu ya da mutlu olduğu çevreyi bazen koşullar sebebi ile terk edebiliyor, bu sebeple doyduğu yer ilk etapta önemli ancak sonrasında nerede mutlu ve huzurlu ise orada yaşamaya devam etmeli diye düşünüyorum.
 
Maalesef hayat şartları doğduğunuz yerlerden sürüklüyor ekonomık şartlar başlıcası

İnsanoğlu en güvende kendi toprağında hisseder iki yeşil dala muhtaç binadalardan çevrilmiş açık cezaevleri gibi kentler

Oksijenimiz kısıtlı daralıyor boğuluyorz stres doluyuz tahammülsüzüz

Çünkü toprağimiz bizi istiyor biz de toprağimizi yıllarca büyük sehirlerde yaşamaya alişsak da ı ıhh toprağin bir başka

Şehirlerde çocuklar bile hırçin saygısız edepsiz onları da dört duvara hapsedip kıpırdama konuşma koşma hoplama bağirma sus sus sus yapma

Kısıtlayıcı komutlarla onları biz mahvettik

Oysa bahcede harmanda koşturup enerjisini boşaltamadı çocuk karnımız doysun diye onların cocukluk haklarını da ellerinden aldık

Ve her şeye isyan eden asi arayışta bir nesil türedi

Ahlaksız prim yaptı

Boştakı çocuk daha boşluğa düştü eline İnternet verdik aman hareket edip komşuyu rahatsız etmesin dışarı çıkıp gözden kaybolmasın (dışarıda tecavuz var uyuşturucu var vs vs)

Akşama kadar pinekleyen hımbıl nesil

Neyse yazsam oyle uzayıp gidecek
 
Benim için uyuduğum yer önemli.

Ahah. Efsane ^^

Doğup büyüdüğüm yerleri yıllar yıllar önce terkettim. Bakalemun gibi her türlü doğal ortama uyum sağladığım için farkmiyor bana. Ha bir tek memlekete uyum sağlayamadım o başka. ^^
 
Ayın 15 i hariç, doğduğum yer daha önemli
 
Doğduğum yerde yaşayamıyorum, doyduğum, mutlu olduğum yerdeyim şu an.
 
köydeki evimin fotoğraflarını şuraya atacak olsam bırak linç yemeyi, forumdan bile banlanırım. orada yaşamayı çok istiyorum. epeydir kafamda kuruyorum ama ne iş yapacağımı bilemediğim için kalıyorum öyle. düşünün ki yazın evin üstü ağaç yapraklarıyla kapanıyor. etrafında hiç ev yok. 25 metre önünden dere akıyor. hemen arkasından ise ark suyu geçiyor. özellikle istanbulda büyümüş yeğenlerim o ark suyunu görünce çılgına dönüyorlar. saatlerce suda oynuyorlar. önümüz bahçe, yanımız kamelya, üstümüz teras. büyük dedem köyümüzün yapay zekasıymış. orada yaşamamak ihanet ya.
 
İkisi de öneme sahiptir.

Memleketimin taşını toprağını yeryüzündeki hic bir karşılığı değişmem.

Doğduğum anılar biriktirdiğim yaşadığım yer icinde bir kac seviye altı benzerini söyleyebilirim sadece.
 
Doğduğum yerden ayrıldığım da hiç rahat edemedim doğduğum yere geri döndüm.
 
Her yer Allah'ın toprağı. Ama sevdiklerimin yanında mutluyum.
 
Geri