MAÖL 10. Sınıf Servet-i Fünun Edebiyatı Nedir

  • Kullanıcı MaxCadY
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Açıköğretim Lisesi
Konu sahibi son olarak 2604 gün önce görüldü
SERVET-i FÜNÛN EDEBİYATI (EDEBİYAT-I CEDİDE 1896-1901)
Edebiyat-ı Cedide, Servet-i Fünûn dergisi etrafında toplanan yazarların ve şairlerin
1896-1901 yılları arası oluşturduğu bir edebiyattır. Bu edebiyatın oluşumu şöyledir:
II. Abdülhamit’in 1878’de, Meclis-i Mebusanı kapatarak baskı rejimini başlatmış ve
bunun sonucunda edebiyatta toplumsal konulardan ve kavramlardan uzaklaşılmıştır.
‹kinci dönem Tanzimat Edebiyatı sanatçıları, bu baskılar sonucu “sanat için sanat”
görüşünü benimsemişler, yeni bir edebiyat anlayışı geliştirerek Servet-i Fünûn
Edebiyatı (Edebiyat-ı Cedide)’nın hazırlayıcıları olmuşlardır.
II. Abdülhamit devrinde (1876-1909) Musavver Malumat adlı dergide Hasan Âsaf
adlı genç bir şairin şiiri yayımlanır. Eski edebiyat yanlıları şiirde geçen dize sonundaki
“abes” ile “muktebes” sözcüklerinin uyaklı olamayacağını belirtirler. Hasan Âsaf da
“Uyağın göz için değil, kulak için olduğunu üstat olarak bilinen Recaizâde Mahmut
Ekrem’den duymuştum.” diyerek şiirini savunur. Böylece eski edebiyat yanlıları ile
yeni edebiyat yanlıları arasında “Uyağın göz için mi, kulak için mi?” olduğu tartışması
başlar.
Recaizâde M. Ekrem yeniyi, Hacı İbrahim Efendi ve grubu eskiyi, Muallim Naci de
ılımlıları savunanları temsil eder. Eskiyi savunanlar ve ılımlılar, geleneksel yaşama
tarzını sürdürmek amacındadırlar. Yeniyi savunanlar ise Batılı yaşama biçimini
benimsemişlerdir.
Yeniyi savunan gençler, çocukluk yıllarından itibaren Batı dillerini özellikle de
Fransızcayı öğrenirler. Batı edebiyatı zevkiyle yetişir; İstanbul’da Batılı bir yaşama
biçimi sürdürmeyi hedeflerler.
Yeniyi savunan Recaizâde M. Ekrem, 1891 yılından beri çıkmakta olan Servet-i
Fünûn’u bir sanat ve edebiyat dergisi hâline getirmek istemektedir. Bunun için
Galatasaray Lisesinden öğrencisi olan Tevfik Fikret’i derginin yazı işleri müdürlüğüne
getirir. Böylece diğer dergilere yazan gençler de Servet-i Fünûn dergisinde toplanırlar
ve yeni bir edebiyat çığırı başlar. Bu topluluğa yeni edebiyat anlamına gelen Edebiyat-ı
Cedide ya da yayımlanan derginin adından dolayı Servet-i Fünûn Edebiyatı adı verilir.
Tanzimat Edebiyatı ile başlayan Batılılaşma, Servet-i Fünûn Edebiyatı döneminde
tam olarak yerleşir. Servet-i Fünûn sanatçıları sanatta fayda yerine “estetik zevki” ön
plana çıkarırlar. 1896-1901 yıllarında etkin olan bu topluluğun, kısa bir süreyi
kapsamasına rağmen Türk edebiyatına önemli katkıları olmuştur.
Servet-i Fünûn Döneminin belli başlı sanatçıları şunlardır: Coşku ve Heyecanı Dile
Getiren Metinler (fiiir): Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin, Hüseyin Suat, Ali Ekrem
Bolayır, Süleyman Nazif vb.
Düz yazı (Öğretici Metinler, Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinler): Hâlit Ziya
Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Hikmet Müftüoğlu vb.
 
Geri