Serdar Gökalp Aslan 8. Bölüm
Serdar gökalp aslan 8 oku,
Serdar gökalp aslan hikayesi 8
Aslan 8
Altan : Abi günaydın.
Yusuf: Eyvallah. Cem nerede?
A: Hiç bilmiyorum abi. Sabah kalktığımda yoktu.
Y: Tamam kardeşim.
A: Abi hayırdır suratın asık.
Y: Bir şey yok. Halledemeyeceğim bir şey değil.
Cem: Abi günaydın!
Y: Neredesin oğlum?
C: Abi koşuya çıktım sabah, bu Altan ölü gibi uyuyordu.
A: Yorgundum, ondan
Y: Şu adamı aradın mı? Nakliye firması sahibini?
C: Abi aradım.
Y: Nedir durum?
C: Adını söyledim, tanımadığını kimsenin ayağına gelmeyeceğini söyledi.
Y: Biz gideriz. Sorun yok.
A: Abi bir şeyler yer misin?
Y: Yok demin mutfakta atıştırdım bir şeyler. Cem otur şöyle. Sen dün adamla alakalı bir şeyler söyledin, anlat bir daha.
C:Abi kapıda 5 kişi var içeridekilerle beraber 17-18 kişiler.
Y: Başka?
C: Abi hemen hemen hepsi silahlı.
Y: Tamam. Altan çocukları ara kim var kim yok saysınlar sana hemen haber versinler. Ofiste olmayanları saymasınlar.
A: Tamam abi.
C: Abi bu adamla işimiz ne?
Y: Bu adam nakliye şirketi sahibi değil mi?
C: Evet.
Y: Kapısında neden silahlı adamlar var o zaman?
C: Abi bizim kendi silahımızda var adamlarımızda da silah var, bize neden gelmiyorlar değil mi?
Y: Hay bin yaşa. Bize neden kimse gelmiyor? Demek ki bu adamda bir iş var.
C: Nedir abi o iş?
Y: Girmemesi gereken yerlere girip, yapmaması gereken şeyler yapıyor.
A: Abi çocuklar haber verdi 32 kişilermiş şu an şirket içerisinde.
Y: Hepsi arabalara binsin yüklü şekilde buraya gelsinler. Buradan gideceğiz.
A: Tamam abi.
C: Abi neydi bu adamın adı?
Y: Refik Ayoğlu.
C: Tamam, ama dediğim gibi benim sordurttuğum adamlar sağlam adam olduğunu korkusuz olduğunu söylediler.
Y: Mermi patlayınca herkes korkar Cem. Adam uyuşturucu işi yapıyor, istediğimi alamazsam eğer o tırlarının arkasına bağlar sürüklerim onu.
A: Abi çocuklar çıktı geliyor.
Y: Tamam. Şimdi anlatacaklarımı çocuklar gelince onlara da anlatın. Ben o zamana kadar bir duşa girip ayılayım.
A: Tamam abi…
…
Cem: Beyler! Büyük bir adamı ziyarete gideceğiz. Ben ve Altan Yusuf Abi ile aynı araçta olacağız. Gözüm kaç arabasınız?
Koruma1: 11 Arabayız abi.
C: Tamam bizim arabayı konvoyun ortasında tutacaksınız. Arya araç almak yok. Mekana girdiğimizde kapıda güvenlik olacak, en öndeki araba güvenliğe Yusuf Yılmazçelik’in adını versin ve Refik Ayoğlu ile görüşmek istediğini söylesin. Gelecek cevaba göre davranacaksınız. Eğer görüşme onaylanırsa sorun yok ama hayır denilir ve zorluk çıkartılırsa kapıdaki güvenlikleri saf dışı bırakın. Hemen kapıyı açın… benden aksi bir sinyal almadıkça silah kullanmayın ama ben kullanmanızı istediğim takdirde o mekanda bir tane canlı adam kalmayacak. Yusuf abinin kesin emridir.
Altan: Olası bir kopma veya dağılmada beykozdaki evde buluşulacak. Anlaşılmayan bir şey var mı?
Koruma1: Tamam abi.
Yusuf: Hazır mı her şey?
Cem: Abi hazır.
Y: Gidelim.
…
20 dakika sonra…
Koruma1: Kolay gelsin. Yusuf Yılmazçelik Refik Ayoğlu ile görüşecek kapıyı açın.
Güvenlik1: Sormamız lazım bir saniye… abi Yusuf diye bir adam geldi 10 arabadan fazlalar ağa ile görüşecekmiş… tamam abi, peki… ee Refik bey şu an burada değiller. Bir notunuz var ise alalım.
K1: Kapıyı aç.
G1: Yoklar dedim.
K1: Yat lan yere yat! Sıkarım ağzına yüzüne. Sende lan kılını kıpırdatma. Kapıyı aç.
Koruma2: Açıyorum.
K1: Geçin usta!
Yusuf: Ne oldu Altan?
A: Kapıda sorun vardı halletti çocuklar.
Y: İyi.
C: Abi bu adam kaçmasın?
Y: Kaçan kovalanır Cem.
Koruma3: Yat lan yat. Duvara dayan. Arayın üstünü şunların.
Koruma4: Haydi beyler haydi!
Koruma5: Reis in arabası geldi.
Cem: Nerede lan patronunuz olacak adam?
Güvenlik2: Siz kimsiniz? Ahh!
Cem: Aynı soruyu 2.kere sormayı sevmiyorum görüldüğü gibi. Şimdi sana soruyorum nerede o şerefsiz?
Güvenlik3: Yukarıda abi.
C: Şimdi Çıkar telefonunu.
G3: Tamam.
C: Yukarıdaki ele başınız kimse deki Yusuf Yılmazçelik geldi. Şimdi oraya doğru gelecek. Eğerki bir zorluk çıkartılırsa Refik Ayoğlu’nu holdingin bayrak direğinde sallandıracaklarmış de.
G3: Tamam.
C: Kelimesi kelimesine aynısını söylemesen deminki arkadaşının başına gelen sana da gelir.
G3: Abi… Yusuf Yılmazçelik geldi. Eğerki bir zorluk çıkartılırsa Refik Ayoğlu’nu holdingin bayrak direğinde sallandıracaklarmış… tamam abi.
C: Bana ya tamam de yada kafama sık? Hangisini tercih ediyorsun?
G3: Yukarıda sizi bekliyorlar.
C: Abi, adam yukarıda bizi bekliyor.
Y: Gidelim.
A: Bu Heriflerin başında birkaç kişi dursun. Kılları kıpırdamasın.
Koruma6: Tamam abi.
Y: Bu herif kim?
C: Bilmiyorum… dur lan orada.
Güvenlik4: Sizi yukarı çıkartacağım.
C: Dur lan dedim. Yat yere. Yat lan şerefsiz!
G: Ahh!. Dur vurma yatıyorum.
C: Biz bilmiyor muyuz lan kendimiz çıkmayı? Arayın şunu alın silahını… Abi buyur gidelim. Altan!
A: Buradayım.
…
Cem: Nefes alış şeklini değiştiren olursa kafasına sıkarım! Refik kim?
Refik: Benim.
Yusuf: Refik bey. Arkadaşlara söyleyin bizi yalnız bıraksınlar. Çocuklar sizde dışarıda durun.
C: Tamam abi.
A: Tamam abi.
…
R: Kimsiniz siz?
Y: Teklifimizi geri çevirmişsin, bizde acı kahveyi senden içelim dedik.
R: Beni çağırtan siz miydiniz?
Y: Ulan Refik! Beynini önüne dökerim senin. Hokkabaz! Sizli bizli konuşunca adam mı oluyorsun? Bilmiyor muyum lan ne haltlar çevirdiğini, yurt dışından nakliye adı altında neler getirdiğini? Şerefsiz!
R: Ne diyorsun ben anlamıyorum.
Y: Ben anlatayım. Rusya’dan ne getiriyorsun sen?
R: Karton kutu getiriyorum.
Y: İçlerinde ne var?
R: Boş. Logosuz kutular. Burada alışveriş merkezleri için.
Y: Ben sana anlatamıyorum sanırım. Al. Bu dosya senin. Fotoğraftakiler le beraber olan sen değil misin?
R: Bu belgeler nasıl geçti eline.
Y: Ulan eline ayağına sıktırtma şimdi. O yanındakiler bir numaralı uyuşturucu kaçakçısı değil mi?
R: Ee şey.
Y: Şey mey yok. Ne ayaksın lan sen? 10 milyon dolarlık ihaleye girpte 30 milyon dolar veriyorsun? O işi komple kar saysan 22 milyon dolar kazanıyorsun zaten neden 8 milyon dolar zarar ediyorsun çakal! Bir tek senmi biliyorsun bu işleri?
R: Başka yerlerden kazanıyorum parayı, oradan ettiğim zarar çok olmuyor.
Y: Uyuşturucudan mı kazanıyorsun?
R: Ne istiyorsun?
Y: Sıra ona da gelecek.
R: Dinliyorum.
Y: Özgür adında birisi var tanıyor musun?
R: Hayır.
Y: Nasıl hayır lan! Girdiğin ihalelerdeki şirketlerden birinin sahibi.
R: Ben bilmem ihaleleri parayı veririm, benim yerime girerler.
Y: Kim olduğunu öğren bu Özgür’ün. Sonrada kafana kazı. Özgürün sahip olduğu nakliyat şirketi aslında benim. Benim adıma işletiyor.
R: Sorun ne bununla alakalı.
Y: Bir daha Özgür’ün girdiği hiçbir ihalede adını duymayacağım.
R: Ama benim işim bu.
Y: İşin mi daha kıymetli canın mı?.. cevap ver lan.
R: Canım.
Y: Açık söyleyeyim o zaman. Değil seni, sülaleni kazırım bu dünyadan. Anladın?
R: bu çok ağır bir diyet, para ile halledelim bunu Yusuf bey.
Y: Daha ona gelmedim.
R: Nasıl gelmediniz?
Y: Para cezan ise 10 milyon dolar.
R: Ne?
Y: Koyar mı lan sana? Senin için 15-20 günlük bir para bu. Bütün bankaları araştırdım hiçbir bankada hesabın yok. Nerede bu paralar. Nerede ihalelerde saçtığın paralar.
R: Nakit de yok, tutmam nakit.
Y: Yürü lan çakal! Tutmazmış. Bana veriyorlar desene sen şuna.
R: Yardım aldıklarımız var tabi.
Y: O yardım aldıklarına söylersin Yusuf Yılmazçelik bana 10 milyon dolarlık bir ceza kesti bunun içinde yardım edin diye.
R: Pek hoş karşılayacaklarını sanmıyorum.
Y: Ulan Refik. Kafanı gövdenden ayırırım senin! Burada taş üstünde taş omuz üstünde baş bırakmam. Dünya üzerinde akrabanı bile yaşatmam. Tanıdığın en büyüğe ver benim adımı. Para içinde tam 24 saatin var. Şimdi gidiyorum. Arkamdan bir sinsilik, bir çakallık yaparsan… geri gelirim ve sana yemin ediyorum yapacaklarımı miden kaldırmaz!... cevap ver lan bana.
R: Peki.
Y: Eyvallah…
…
Y: Yürüyün gidiyoruz.
Cem: Tamam abi.
Altan: Beyler yürüyün.
C: Nereye abi?
Y: Özgür’ün ofise. Çocuklara haber ver onlarda bizim oraya geçsinler. Şu anlık lazım değiller…
…
Özgür: Vaaay Yusuf bey hoş geldiniz.
Yusuf: Eyvallah. Ne yapıyorsun?
Ö: Ne olsun bir kardeşimiz vardı Yusuf diye onu merak ediyorduk biz de.
Y: Abartma lan. İş güç işte.
Ö: Ne işi oğlum bu bu kadar. Arabalar bilmem neler.
Y: Gelip görmedin ki mekanı…
Ö: Neyse iyi oldu geldiğin.
Y: Hayırdır?
Ö: Bizim lisede bir çocuk vardı hatırlarsın Faruk diye.
Y: Evet, evet fen sınıfındaydı. Severdim o çocuğu.
Ö: O da sever bizi. Günler önce söyledi evleniyor bugün düğünü var. Mutlaka bekliyor.
Y: Ben gelemem.
Ö: Gelir misin demedik ki sana. Gidiyoruz dedik. Al davetiyen bu adres yazıyor orada.
Y: Ulam oğlum…
Ö: Uzatma.
Y: İyi bakalım… he bu arada senin şu nakliye ihalelerine giren adam var ya.
Ö: Kim?
Y: Refik.
Ö: Ee?
Y: Ben o işi hallettim.
Ö: Nası hallettin.
Y: Sevdiğimiz bir arkadaşımızın tanıdığı çıktı, rica ettim. Artık seninle aynı ihalelere girmeyecek.
Ö: Lan sen delirdin mi? Refik çok büyük adam ters yapılmaz ona. Kurtuluşu olmaz.
Y: Lan Özgür! Sen dediğimi dinlesene benim. Ben rica ettim diyorum bir arkadaşım tanıyormuş diyorum hallettim diyorum.
Ö: İyi bakalım, göreceğiz.
Y: Hadi gidiyorum ben.
Ö: Bir daha söylememe gerek yok değil mi?
Y: Neyi?
Ö: Akşam düğün olayını.
Y: Lan tamam. Deli etme adamı…
…
Özgür: Alo. Ergin.
Ergin: Söyle kardeşim.
Ö: Şimdi Aslan buradaydı.
E: Konuştun mu?
Ö: Evet. Akşam gelecek düğüne. Ama korktuğumuz başımıza gelmesin?
E: Vallahi bende tedirginim. Herife de soramadım Zeynep gelecek mi düğüne diye.
Ö: Oğlum gelmesi bir şey değil, ya birileriyle gelirse?
E: Aman diyorum sana. İnşallah olmaz öyle bir şey.
Ö: Neyse akşam ola hayır ola.
E: Kendimi gelecekmiş Yusuf biz mi alacağız.
Ö: Yok ben kendim gelirim dedi.
E: Tamam…
… Akşam düğün varmış bilmem neymiş. Ne işim olur düğünde benim. Sonra gider tebrik ederdik. Şimdi orada gereksiz sohbetler senelerdir görmediklerini görmek falan, filan…
Altan: Abi Ne tarafa?
Yusuf: Eve.
Cem: Abi çocuklar geçsin mi eve?
Y: Yok.
A: Abi hayırdır canın sıkıldı.
Y: Bir şey yok, sür eve.
A: Tamam abi…
…
… bir düğünü eksikti başımda…
Y: Ben yatıyorum biraz. Bir iki saate kaldırın beni.
A: Tamam abi.
Y: Cem. Sen anlarsın, akşam bir düğüne gideceğim. Ne takılır ne yapılır ayarla bir şeyler.
C: Tamam abi. Damada mı yoksa geline mi?
Y: Her ikisine de ayarla. Takalım ikisinede.
C: abi damadımı tanıyorsun yoksa gelini mi?
Y: Lan sen ikisine de ayarlasana, yorum yapma benim söylediklerime.
C: Tamam abi.
Y: Altan. Terziyi ara benim bedenime göre siyah takım elbise getirsin ben uyanana kadar.
A: Tamam abi.
Y: Cem. Takı işini hallettikten sonra birde babamlara uğra. Sor bir dertleri sıkıntıları var mı?
C: Olur abi.
A: Abi ben oraya bir adam diktim. Devamlı haber veriyor bana. Her hafta sonu alışveriş yapıp veriyorlar. Ama bu haftaki malzemeleri anne almamış.
Y: Neden?
A: Evde koyacak yer kalmamış abi.
Y: Yeni geçtikleri evden bahsediyorsunuz değil mi?
A: Evet abi.
Y: Cem sen uğra yinede hafta sonu da ben gideceğim onu da söyle.
C: Tamam abi.
… O sırada başka bir mekanda…
Hayri Tahsin: Gel Refik, acil görüşmek istemişsin.
Refik Ayoğlu: Efendim bir sorun var o yüzden rahatsız ettim sizi.
H: Söyle bakalım Refik.
R: Bu gün bana bir adam geldi. Yusuf Yılmazçelik.
H: Ee?
R: Konuştuk. Bana yapmam ve yapmamam gereken şeyleri söyledi. Racon u kesti gitti.
H: Sana nasıl ulaştı?
R: Ben Şirketteydim oraya geldi.
H: Ee? Halledemediniz mi ora da?
R: Efendim adam kapıdan başladı yanıma kadar kimi gördüyse sıka sıka geldi. Gözlerini kırpmadan anlattı deli gibi bir adam.
H: Nasıl sıka sıka.
R: Bizim çocuklardan birkaç tanesini vurdular.
H: Hımm.
R: Bana bir adam ismi verdi Özgür. Bu adamın şirketi benim ve bu şirketin girdiği ihalelerde adını duymayacağım yoksa ne seni ne aileni yaşatırım dedi ve 10 milyon dolar ceza kesip gitti.
H: Enteresan.
R: Ne yapalım efendim, yok edeyim mi bu adamı.
H: Madem yok edebilecektin neden yapmadın üstüne neden bana geldin?
R: Ee şey.
H: Refik sen salak mısın? !
R: Neden efendim?
H: Şu zamana kadar sana telefon ile bile ulaşabilen bir adam olmadı. Bu adam karşına geçiyor, senin mekanına geliyor üstüne bir de adamlarını vuruyor, ihaleye girmeyeceksin diyor bir de 10 milyon dolar istiyor. Bunu şu zamana kadar yapabilen oldu mu?
R: Hayır efendim.
H: E birisi yapıyor işte. Bakalım bir neden yapıyor. Neden yapıyor dan daha önemlisi nasıl yapıyor.
R: Peki efendim.
H: Yaz bakalım şu adamın adını birde neydi o söylediği adamın ismi onu.
R: Birde sanırım bizim uyuşturucu işi hakkında da bilgisi var bilginiz olsun.
…
Altan: Abi uyandın mı?
Y: Evet.
A: Abi bunlar düğünde takacağın takılar. Yeni takım elbisende askıda.
Y: Tamam. Arabayı hazırla geç kalıyoruz. Ben iniyorum hemen.
A: Tamam abi.
…
…
A: Abi ne tarafa gideceğiz?
Y: Al Şu davetiyenin arkasındaki adrese.
A: Tamam abi.
Y: Silahımı torpidoya koyuyorum bana unutturma inerken… ulan herkes evleniyor be.
A: Hayırlısı abi.
Y: Evlen sende yeğen sevelim biraz.
A: Senden önce olmaz abi.
Y: Ulan beni beklersen bakir ölürsün.
A: Ölürüm o zaman abi…
…
A: Geldik abi. Ben ne yapayım.
Y: Keyfine bak sen. Ben seni ararım.
A: Tamam abi. Abi silahın!
Y: Tamam aldım.
…
Y: Neredesin?
Özgür: İçerdeyim. Ergin’le.
Y: Tamam geliyorum.
…
Ö: Gelmiş. Çıkıyor şimdi yukarı.
Ergin: Neyse ki kız yok meydanda. İnşallah ta gelmez.
Ö: Tek duam o zaten.
E: Gelirse ne yapacağız.
Ö: Görmemesi için elimizden geleni yapacağız artık.
E: Ulan sorsak mı Fatih’e, Zeynep gelecek mi diye.
Ö: Yok, Gerek yok. Düğün yarılandı zaten gelse gelirdi. Bulandırma ortalığı.
Yusuf: Oğlum bu masa çok ortada. Tenha bir yer yok muydu?
Ö: Ulan otur işte.
E: Kardeşim hoş geldin. Gel lan bir sarılayım sana.
Y: Vay Kardeşlerin gülü.
E: Bu ne lan belindeki.
Y: Silah.
E: Hayırdır. Neden belinde.
Y: Elime mi alayım bu kalabalıkta.
E: Oğlum neden sende, neden?
Ö: Tamam uzatmayın. Fatih geliyor.
Fatih: Hoş geldiniz kardeşim, büyük mutluluk duydum sizi görünce.
Y: Bu Özgür gelmeseydi daha mutlu olurdun.
F: Olur mu be usta. Siz birlikte güzelsiniz.
E: Bende bu Yusuf’u sevmiyorum.
Y: Ulan sorma bende çok meraklıyım sana.
F: Yusuf. Beni bir kere dövmüşlerdi okulda biz o zaman lise1 okuyorduk o adamlar lise3 idi.
Y: Yok hatırlamadım.
F: Kardeşim ne dövmüştün adamları sen anlatamam. Bende onu unutamam.
E: Dövmediğin bir ben kalmışım lan.
Y: O da yakındır. Canın mı çekti.
Ö: Ehe ehe.
Y: Bak hoşuna giden gülüyor.
F: Vaaay. Bizim okulun kızları geldi.
E: !
Ö: !
F: Hoş geldiniz.
Gamze: Sağ ol Fatih. Hayırlı olsun.
Zeynep: Hayırlı olsun Fatih.
F: Sağol Zeynep. Darısı başınıza.
Ö: Amin!
E: Kısmet.
Z: Ne haber Özgür?
Ö: Sağ ol Zeynep sen?
Z: Teşekkür ederim.
Gamze: Bizde oturalım bu masaya o zaman. Başka masaya gerek yok.
E: !! (Eyvah)
Z: Ergin Ne haber?
E: Sağ ol seni sormalı.
Z: Eh.. bildiğin gibi.
Z: Yusuf. Nasılsın?
Y:… İyiyim…
Z: Sağ ol bende iyiyim.
Y: Özgür, bu takıları nasıl takacağız ben hiç anlamam.
Ö: Takı töreni bitti. Gel gelin odasına gidelim.
Y: Olur…
…
Ö: İyi misin lan?
Y: Neden kötü olayım.
Ö: Anladın sen.
Y: Halledelim şu işi haydi.
Ö: Gel burası.
Y: Kardeşim tekrar hayırlı olsun. Gel bakayım.
F: Usta niye zahmet ettin.
Y: Olur mu lan. Kaç tane arkadaşımız var. Ee şey yengenin adı?
F: Arzu.
Y: Arzu hayırlı olsun.
Arzu: Teşekkürler. Neden zahmet ettiniz.
Y: Ne zahmeti yenge… haydi tekrar hayırlı olsun. Allah ayırmasın inşallah.
F: İnşallah.
…
Ö: Ulan sen manyak mısın?
Y: Neden lan?
Ö: O taktığın altınlar kaç para biliyor musun?
Y: Hayır.
Ö: Bilsen takmazsın zaten.
Y: Neden takmayayım oğlum. Canları sağ olsun.
Ö: Anası babası takmamıştır bu kadar büyüğünü.
Y: Tamam uzatma. Çocuklara al dedim bunu almışlar…
…
Ö: Bak masada rahat ol. İstersen kovayım hepsini?
Y: Neden?
Ö: Rahatsız oluyorsan eğer.
Y: Yok be oğlum.
Zeynep: … işte öyle babamda sonra bu anlattığım tefeciden para almış, sonra ödeyememiş, şimdi de adam ya parayı vereceksin yada evini alacam diyor. Ne olacak bilmiyorum.
Ergin: Üzülme ya halledilir. İş güç olayını ne yaptın.
Z: Gamze ile aynı yerde çalışıyoruz. Otomobil satış.
E: İyi.
Gamze: Ee siz neler yapıyorsunuz?
Ö: Valla ne olsun, bildiğin gibi bizim şirkete devam.
E: Bende aynı, çalıştığım yerde devam ediyorum.
G: Yusuf sen?
Y: İnşaat. İnşaat işi ile uğraşıyorum.
G: İyimi bari işlerin.
Y: Şükür.
G: Aşk meşk işleri nasıl?
Y: Aşığı olduğum birkaç nesne var hayatımda.
G: İyi sevindim.
Y: Benim gitmem lazım. Size iyi geceler… Altan! Neredesin.
Altan: Kapıdayım abi.
Y: Geliyorum…
…
Ö: Beğendin mi yediğin haltı?
G: Ne yaptım ben?
Ergin: Daha ne yapacaksın? Zeynep buradayken yapma bari. Kalktı gitti adam.
Z: Ben bir şeyden rahatsız olmadım.
Ö: Yusuf’ta rahatsız olmadı zaten. Onun tek rahatsızlığı senin le yaşadığı her ne ise başkası tarafından anlatılması. O seni asla kimseyle paylaşmadı. Ne düşüncesinde ne hayatında.
Z: Ya tamam uzatmayın.
E: Gamze kimdir ki senin yanında Yusuf’ a bu soruları soruyor?
G: Ergin! Ne demek ben kimim.
Ö: Aynen öyle! Sen kimsin ki burnunu sokuyorsun.
E: İyi akşamlar buranın havası kaçtı.
Ö: Bende gidiyorum ve dua et, dua etki kızsın. Yoksa…
G: Ne olur yoksa?
Ö: Benden yana bir şey olmaz. Sıra bana gelmez. Ama bir erkek olarak bu cümleleri kurmuş olsaydın Yusuf’un karşısında hem de Zeynep’in yanında bunlar kurduğun son cümleler olurdu.
G: Ben kötü..
Ö: Kes sesini!.. iyi geceler Zeynep. Görüşmek üzere…
… Ulan bu çıkış nerede şimdi. Buradan gelmedik mi içeri, koşa koşa uzaklaşmam lazım buradan. Off!
D: Oha ya, oha. Yuh! Önüne bak.
Yusuf: Çok özür dilerim iyimisiniz?
D: Bacağım kırılmadıysa iyiyim.
Y: Üzgünüm.
D: Senin üzgün olman şu an acımı geçirmiyor.
Y: Hastaneye götürmemi ister misiniz?
D: Sağ ol yolda da kafama basarsın sen.
Y: Yanlışlıkla ayağına bastım sadece.
D: Ayak mı? Ne ayağı? Resmen bacağımda ayağının izi var. Biraz daha yukarı olsa karnıma tekme atmış olacaksın.
Kadın: Dilara acele et!
Dilara: Birde gülüyorsun ya.
Y: Adınız Dilara. Ben ona güldüm.
D: Komik mi?
Y: Hayır kardeşimin adı. Bütün Dilaralar böyle olur.
D: He bir de hakaret.
Y: yok yanlış anladınız.
D: Nasıl olur peki.
Y: Böyle işte… Tekrar özür dilerim. Acilen gitmem gerek.
D: Ayı!
Y: Ama.. Neyse.
…
Y: Altan çabuk götür beni buradan.
Altan: Tamam abi. Ne tarafa?
Y: Eve…
…
Y: Şu cd deki ilk şarkıyı aç. Sesini de aç.
… Yusuf ve Altan eve doğru giderken arabada dinledikleri şarkı ışıklarda arkadan onlara bir aracın çarpmasıyla kesilir ve aşağı inerler
Y: Ne oluyor lan?
A: abi arkadan çarptılar. Ben bir bakayım.
… ulan bir işi halledemedin illa ben halledeceğim.
Yusuf: Ne oldu Altan!
A: Abi hanım efendi dura…
Dilara: Yinemi ya.
Y: İyi akşamlar.
D: Off!
Y: Ne oldu.
D: Ne olsun çarptım sizin arabaya.
Y: Ee?
D: Aramızda halletsek? Şimdi alkol falan da var uğraşmayalım.
Y: Bence hiç uğraşmayalım.
D: Nasıl yani.
Y: Önemli değil bizim için canın sağ olsun.
D: Arabanın arkası dağıldı nasıl önemli değil.
Y: Altan hadi!
D: Alooo kaba herif.
Y: Altan sür.
Altan : Tamam abi.
D: Adama bak ya. Çekti gitti…
…
A: Abi bir emrin var mı?
Y: Yok, ben yukarıdayım. Acil bir şey olmadıkça rahatsız etmeyin…
Serdar gökalp aslan 8 oku,
Serdar gökalp aslan hikayesi 8
Aslan 8
Altan : Abi günaydın.
Yusuf: Eyvallah. Cem nerede?
A: Hiç bilmiyorum abi. Sabah kalktığımda yoktu.
Y: Tamam kardeşim.
A: Abi hayırdır suratın asık.
Y: Bir şey yok. Halledemeyeceğim bir şey değil.
Cem: Abi günaydın!
Y: Neredesin oğlum?
C: Abi koşuya çıktım sabah, bu Altan ölü gibi uyuyordu.
A: Yorgundum, ondan
Y: Şu adamı aradın mı? Nakliye firması sahibini?
C: Abi aradım.
Y: Nedir durum?
C: Adını söyledim, tanımadığını kimsenin ayağına gelmeyeceğini söyledi.
Y: Biz gideriz. Sorun yok.
A: Abi bir şeyler yer misin?
Y: Yok demin mutfakta atıştırdım bir şeyler. Cem otur şöyle. Sen dün adamla alakalı bir şeyler söyledin, anlat bir daha.
C:Abi kapıda 5 kişi var içeridekilerle beraber 17-18 kişiler.
Y: Başka?
C: Abi hemen hemen hepsi silahlı.
Y: Tamam. Altan çocukları ara kim var kim yok saysınlar sana hemen haber versinler. Ofiste olmayanları saymasınlar.
A: Tamam abi.
C: Abi bu adamla işimiz ne?
Y: Bu adam nakliye şirketi sahibi değil mi?
C: Evet.
Y: Kapısında neden silahlı adamlar var o zaman?
C: Abi bizim kendi silahımızda var adamlarımızda da silah var, bize neden gelmiyorlar değil mi?
Y: Hay bin yaşa. Bize neden kimse gelmiyor? Demek ki bu adamda bir iş var.
C: Nedir abi o iş?
Y: Girmemesi gereken yerlere girip, yapmaması gereken şeyler yapıyor.
A: Abi çocuklar haber verdi 32 kişilermiş şu an şirket içerisinde.
Y: Hepsi arabalara binsin yüklü şekilde buraya gelsinler. Buradan gideceğiz.
A: Tamam abi.
C: Abi neydi bu adamın adı?
Y: Refik Ayoğlu.
C: Tamam, ama dediğim gibi benim sordurttuğum adamlar sağlam adam olduğunu korkusuz olduğunu söylediler.
Y: Mermi patlayınca herkes korkar Cem. Adam uyuşturucu işi yapıyor, istediğimi alamazsam eğer o tırlarının arkasına bağlar sürüklerim onu.
A: Abi çocuklar çıktı geliyor.
Y: Tamam. Şimdi anlatacaklarımı çocuklar gelince onlara da anlatın. Ben o zamana kadar bir duşa girip ayılayım.
A: Tamam abi…
…
Cem: Beyler! Büyük bir adamı ziyarete gideceğiz. Ben ve Altan Yusuf Abi ile aynı araçta olacağız. Gözüm kaç arabasınız?
Koruma1: 11 Arabayız abi.
C: Tamam bizim arabayı konvoyun ortasında tutacaksınız. Arya araç almak yok. Mekana girdiğimizde kapıda güvenlik olacak, en öndeki araba güvenliğe Yusuf Yılmazçelik’in adını versin ve Refik Ayoğlu ile görüşmek istediğini söylesin. Gelecek cevaba göre davranacaksınız. Eğer görüşme onaylanırsa sorun yok ama hayır denilir ve zorluk çıkartılırsa kapıdaki güvenlikleri saf dışı bırakın. Hemen kapıyı açın… benden aksi bir sinyal almadıkça silah kullanmayın ama ben kullanmanızı istediğim takdirde o mekanda bir tane canlı adam kalmayacak. Yusuf abinin kesin emridir.
Altan: Olası bir kopma veya dağılmada beykozdaki evde buluşulacak. Anlaşılmayan bir şey var mı?
Koruma1: Tamam abi.
Yusuf: Hazır mı her şey?
Cem: Abi hazır.
Y: Gidelim.
…
20 dakika sonra…
Koruma1: Kolay gelsin. Yusuf Yılmazçelik Refik Ayoğlu ile görüşecek kapıyı açın.
Güvenlik1: Sormamız lazım bir saniye… abi Yusuf diye bir adam geldi 10 arabadan fazlalar ağa ile görüşecekmiş… tamam abi, peki… ee Refik bey şu an burada değiller. Bir notunuz var ise alalım.
K1: Kapıyı aç.
G1: Yoklar dedim.
K1: Yat lan yere yat! Sıkarım ağzına yüzüne. Sende lan kılını kıpırdatma. Kapıyı aç.
Koruma2: Açıyorum.
K1: Geçin usta!
Yusuf: Ne oldu Altan?
A: Kapıda sorun vardı halletti çocuklar.
Y: İyi.
C: Abi bu adam kaçmasın?
Y: Kaçan kovalanır Cem.
Koruma3: Yat lan yat. Duvara dayan. Arayın üstünü şunların.
Koruma4: Haydi beyler haydi!
Koruma5: Reis in arabası geldi.
Cem: Nerede lan patronunuz olacak adam?
Güvenlik2: Siz kimsiniz? Ahh!
Cem: Aynı soruyu 2.kere sormayı sevmiyorum görüldüğü gibi. Şimdi sana soruyorum nerede o şerefsiz?
Güvenlik3: Yukarıda abi.
C: Şimdi Çıkar telefonunu.
G3: Tamam.
C: Yukarıdaki ele başınız kimse deki Yusuf Yılmazçelik geldi. Şimdi oraya doğru gelecek. Eğerki bir zorluk çıkartılırsa Refik Ayoğlu’nu holdingin bayrak direğinde sallandıracaklarmış de.
G3: Tamam.
C: Kelimesi kelimesine aynısını söylemesen deminki arkadaşının başına gelen sana da gelir.
G3: Abi… Yusuf Yılmazçelik geldi. Eğerki bir zorluk çıkartılırsa Refik Ayoğlu’nu holdingin bayrak direğinde sallandıracaklarmış… tamam abi.
C: Bana ya tamam de yada kafama sık? Hangisini tercih ediyorsun?
G3: Yukarıda sizi bekliyorlar.
C: Abi, adam yukarıda bizi bekliyor.
Y: Gidelim.
A: Bu Heriflerin başında birkaç kişi dursun. Kılları kıpırdamasın.
Koruma6: Tamam abi.
Y: Bu herif kim?
C: Bilmiyorum… dur lan orada.
Güvenlik4: Sizi yukarı çıkartacağım.
C: Dur lan dedim. Yat yere. Yat lan şerefsiz!
G: Ahh!. Dur vurma yatıyorum.
C: Biz bilmiyor muyuz lan kendimiz çıkmayı? Arayın şunu alın silahını… Abi buyur gidelim. Altan!
A: Buradayım.
…
Cem: Nefes alış şeklini değiştiren olursa kafasına sıkarım! Refik kim?
Refik: Benim.
Yusuf: Refik bey. Arkadaşlara söyleyin bizi yalnız bıraksınlar. Çocuklar sizde dışarıda durun.
C: Tamam abi.
A: Tamam abi.
…
R: Kimsiniz siz?
Y: Teklifimizi geri çevirmişsin, bizde acı kahveyi senden içelim dedik.
R: Beni çağırtan siz miydiniz?
Y: Ulan Refik! Beynini önüne dökerim senin. Hokkabaz! Sizli bizli konuşunca adam mı oluyorsun? Bilmiyor muyum lan ne haltlar çevirdiğini, yurt dışından nakliye adı altında neler getirdiğini? Şerefsiz!
R: Ne diyorsun ben anlamıyorum.
Y: Ben anlatayım. Rusya’dan ne getiriyorsun sen?
R: Karton kutu getiriyorum.
Y: İçlerinde ne var?
R: Boş. Logosuz kutular. Burada alışveriş merkezleri için.
Y: Ben sana anlatamıyorum sanırım. Al. Bu dosya senin. Fotoğraftakiler le beraber olan sen değil misin?
R: Bu belgeler nasıl geçti eline.
Y: Ulan eline ayağına sıktırtma şimdi. O yanındakiler bir numaralı uyuşturucu kaçakçısı değil mi?
R: Ee şey.
Y: Şey mey yok. Ne ayaksın lan sen? 10 milyon dolarlık ihaleye girpte 30 milyon dolar veriyorsun? O işi komple kar saysan 22 milyon dolar kazanıyorsun zaten neden 8 milyon dolar zarar ediyorsun çakal! Bir tek senmi biliyorsun bu işleri?
R: Başka yerlerden kazanıyorum parayı, oradan ettiğim zarar çok olmuyor.
Y: Uyuşturucudan mı kazanıyorsun?
R: Ne istiyorsun?
Y: Sıra ona da gelecek.
R: Dinliyorum.
Y: Özgür adında birisi var tanıyor musun?
R: Hayır.
Y: Nasıl hayır lan! Girdiğin ihalelerdeki şirketlerden birinin sahibi.
R: Ben bilmem ihaleleri parayı veririm, benim yerime girerler.
Y: Kim olduğunu öğren bu Özgür’ün. Sonrada kafana kazı. Özgürün sahip olduğu nakliyat şirketi aslında benim. Benim adıma işletiyor.
R: Sorun ne bununla alakalı.
Y: Bir daha Özgür’ün girdiği hiçbir ihalede adını duymayacağım.
R: Ama benim işim bu.
Y: İşin mi daha kıymetli canın mı?.. cevap ver lan.
R: Canım.
Y: Açık söyleyeyim o zaman. Değil seni, sülaleni kazırım bu dünyadan. Anladın?
R: bu çok ağır bir diyet, para ile halledelim bunu Yusuf bey.
Y: Daha ona gelmedim.
R: Nasıl gelmediniz?
Y: Para cezan ise 10 milyon dolar.
R: Ne?
Y: Koyar mı lan sana? Senin için 15-20 günlük bir para bu. Bütün bankaları araştırdım hiçbir bankada hesabın yok. Nerede bu paralar. Nerede ihalelerde saçtığın paralar.
R: Nakit de yok, tutmam nakit.
Y: Yürü lan çakal! Tutmazmış. Bana veriyorlar desene sen şuna.
R: Yardım aldıklarımız var tabi.
Y: O yardım aldıklarına söylersin Yusuf Yılmazçelik bana 10 milyon dolarlık bir ceza kesti bunun içinde yardım edin diye.
R: Pek hoş karşılayacaklarını sanmıyorum.
Y: Ulan Refik. Kafanı gövdenden ayırırım senin! Burada taş üstünde taş omuz üstünde baş bırakmam. Dünya üzerinde akrabanı bile yaşatmam. Tanıdığın en büyüğe ver benim adımı. Para içinde tam 24 saatin var. Şimdi gidiyorum. Arkamdan bir sinsilik, bir çakallık yaparsan… geri gelirim ve sana yemin ediyorum yapacaklarımı miden kaldırmaz!... cevap ver lan bana.
R: Peki.
Y: Eyvallah…
…
Y: Yürüyün gidiyoruz.
Cem: Tamam abi.
Altan: Beyler yürüyün.
C: Nereye abi?
Y: Özgür’ün ofise. Çocuklara haber ver onlarda bizim oraya geçsinler. Şu anlık lazım değiller…
…
Özgür: Vaaay Yusuf bey hoş geldiniz.
Yusuf: Eyvallah. Ne yapıyorsun?
Ö: Ne olsun bir kardeşimiz vardı Yusuf diye onu merak ediyorduk biz de.
Y: Abartma lan. İş güç işte.
Ö: Ne işi oğlum bu bu kadar. Arabalar bilmem neler.
Y: Gelip görmedin ki mekanı…
Ö: Neyse iyi oldu geldiğin.
Y: Hayırdır?
Ö: Bizim lisede bir çocuk vardı hatırlarsın Faruk diye.
Y: Evet, evet fen sınıfındaydı. Severdim o çocuğu.
Ö: O da sever bizi. Günler önce söyledi evleniyor bugün düğünü var. Mutlaka bekliyor.
Y: Ben gelemem.
Ö: Gelir misin demedik ki sana. Gidiyoruz dedik. Al davetiyen bu adres yazıyor orada.
Y: Ulam oğlum…
Ö: Uzatma.
Y: İyi bakalım… he bu arada senin şu nakliye ihalelerine giren adam var ya.
Ö: Kim?
Y: Refik.
Ö: Ee?
Y: Ben o işi hallettim.
Ö: Nası hallettin.
Y: Sevdiğimiz bir arkadaşımızın tanıdığı çıktı, rica ettim. Artık seninle aynı ihalelere girmeyecek.
Ö: Lan sen delirdin mi? Refik çok büyük adam ters yapılmaz ona. Kurtuluşu olmaz.
Y: Lan Özgür! Sen dediğimi dinlesene benim. Ben rica ettim diyorum bir arkadaşım tanıyormuş diyorum hallettim diyorum.
Ö: İyi bakalım, göreceğiz.
Y: Hadi gidiyorum ben.
Ö: Bir daha söylememe gerek yok değil mi?
Y: Neyi?
Ö: Akşam düğün olayını.
Y: Lan tamam. Deli etme adamı…
…
Özgür: Alo. Ergin.
Ergin: Söyle kardeşim.
Ö: Şimdi Aslan buradaydı.
E: Konuştun mu?
Ö: Evet. Akşam gelecek düğüne. Ama korktuğumuz başımıza gelmesin?
E: Vallahi bende tedirginim. Herife de soramadım Zeynep gelecek mi düğüne diye.
Ö: Oğlum gelmesi bir şey değil, ya birileriyle gelirse?
E: Aman diyorum sana. İnşallah olmaz öyle bir şey.
Ö: Neyse akşam ola hayır ola.
E: Kendimi gelecekmiş Yusuf biz mi alacağız.
Ö: Yok ben kendim gelirim dedi.
E: Tamam…
… Akşam düğün varmış bilmem neymiş. Ne işim olur düğünde benim. Sonra gider tebrik ederdik. Şimdi orada gereksiz sohbetler senelerdir görmediklerini görmek falan, filan…
Altan: Abi Ne tarafa?
Yusuf: Eve.
Cem: Abi çocuklar geçsin mi eve?
Y: Yok.
A: Abi hayırdır canın sıkıldı.
Y: Bir şey yok, sür eve.
A: Tamam abi…
…
… bir düğünü eksikti başımda…
Y: Ben yatıyorum biraz. Bir iki saate kaldırın beni.
A: Tamam abi.
Y: Cem. Sen anlarsın, akşam bir düğüne gideceğim. Ne takılır ne yapılır ayarla bir şeyler.
C: Tamam abi. Damada mı yoksa geline mi?
Y: Her ikisine de ayarla. Takalım ikisinede.
C: abi damadımı tanıyorsun yoksa gelini mi?
Y: Lan sen ikisine de ayarlasana, yorum yapma benim söylediklerime.
C: Tamam abi.
Y: Altan. Terziyi ara benim bedenime göre siyah takım elbise getirsin ben uyanana kadar.
A: Tamam abi.
Y: Cem. Takı işini hallettikten sonra birde babamlara uğra. Sor bir dertleri sıkıntıları var mı?
C: Olur abi.
A: Abi ben oraya bir adam diktim. Devamlı haber veriyor bana. Her hafta sonu alışveriş yapıp veriyorlar. Ama bu haftaki malzemeleri anne almamış.
Y: Neden?
A: Evde koyacak yer kalmamış abi.
Y: Yeni geçtikleri evden bahsediyorsunuz değil mi?
A: Evet abi.
Y: Cem sen uğra yinede hafta sonu da ben gideceğim onu da söyle.
C: Tamam abi.
… O sırada başka bir mekanda…
Hayri Tahsin: Gel Refik, acil görüşmek istemişsin.
Refik Ayoğlu: Efendim bir sorun var o yüzden rahatsız ettim sizi.
H: Söyle bakalım Refik.
R: Bu gün bana bir adam geldi. Yusuf Yılmazçelik.
H: Ee?
R: Konuştuk. Bana yapmam ve yapmamam gereken şeyleri söyledi. Racon u kesti gitti.
H: Sana nasıl ulaştı?
R: Ben Şirketteydim oraya geldi.
H: Ee? Halledemediniz mi ora da?
R: Efendim adam kapıdan başladı yanıma kadar kimi gördüyse sıka sıka geldi. Gözlerini kırpmadan anlattı deli gibi bir adam.
H: Nasıl sıka sıka.
R: Bizim çocuklardan birkaç tanesini vurdular.
H: Hımm.
R: Bana bir adam ismi verdi Özgür. Bu adamın şirketi benim ve bu şirketin girdiği ihalelerde adını duymayacağım yoksa ne seni ne aileni yaşatırım dedi ve 10 milyon dolar ceza kesip gitti.
H: Enteresan.
R: Ne yapalım efendim, yok edeyim mi bu adamı.
H: Madem yok edebilecektin neden yapmadın üstüne neden bana geldin?
R: Ee şey.
H: Refik sen salak mısın? !
R: Neden efendim?
H: Şu zamana kadar sana telefon ile bile ulaşabilen bir adam olmadı. Bu adam karşına geçiyor, senin mekanına geliyor üstüne bir de adamlarını vuruyor, ihaleye girmeyeceksin diyor bir de 10 milyon dolar istiyor. Bunu şu zamana kadar yapabilen oldu mu?
R: Hayır efendim.
H: E birisi yapıyor işte. Bakalım bir neden yapıyor. Neden yapıyor dan daha önemlisi nasıl yapıyor.
R: Peki efendim.
H: Yaz bakalım şu adamın adını birde neydi o söylediği adamın ismi onu.
R: Birde sanırım bizim uyuşturucu işi hakkında da bilgisi var bilginiz olsun.
…
Altan: Abi uyandın mı?
Y: Evet.
A: Abi bunlar düğünde takacağın takılar. Yeni takım elbisende askıda.
Y: Tamam. Arabayı hazırla geç kalıyoruz. Ben iniyorum hemen.
A: Tamam abi.
…
…
A: Abi ne tarafa gideceğiz?
Y: Al Şu davetiyenin arkasındaki adrese.
A: Tamam abi.
Y: Silahımı torpidoya koyuyorum bana unutturma inerken… ulan herkes evleniyor be.
A: Hayırlısı abi.
Y: Evlen sende yeğen sevelim biraz.
A: Senden önce olmaz abi.
Y: Ulan beni beklersen bakir ölürsün.
A: Ölürüm o zaman abi…
…
A: Geldik abi. Ben ne yapayım.
Y: Keyfine bak sen. Ben seni ararım.
A: Tamam abi. Abi silahın!
Y: Tamam aldım.
…
Y: Neredesin?
Özgür: İçerdeyim. Ergin’le.
Y: Tamam geliyorum.
…
Ö: Gelmiş. Çıkıyor şimdi yukarı.
Ergin: Neyse ki kız yok meydanda. İnşallah ta gelmez.
Ö: Tek duam o zaten.
E: Gelirse ne yapacağız.
Ö: Görmemesi için elimizden geleni yapacağız artık.
E: Ulan sorsak mı Fatih’e, Zeynep gelecek mi diye.
Ö: Yok, Gerek yok. Düğün yarılandı zaten gelse gelirdi. Bulandırma ortalığı.
Yusuf: Oğlum bu masa çok ortada. Tenha bir yer yok muydu?
Ö: Ulan otur işte.
E: Kardeşim hoş geldin. Gel lan bir sarılayım sana.
Y: Vay Kardeşlerin gülü.
E: Bu ne lan belindeki.
Y: Silah.
E: Hayırdır. Neden belinde.
Y: Elime mi alayım bu kalabalıkta.
E: Oğlum neden sende, neden?
Ö: Tamam uzatmayın. Fatih geliyor.
Fatih: Hoş geldiniz kardeşim, büyük mutluluk duydum sizi görünce.
Y: Bu Özgür gelmeseydi daha mutlu olurdun.
F: Olur mu be usta. Siz birlikte güzelsiniz.
E: Bende bu Yusuf’u sevmiyorum.
Y: Ulan sorma bende çok meraklıyım sana.
F: Yusuf. Beni bir kere dövmüşlerdi okulda biz o zaman lise1 okuyorduk o adamlar lise3 idi.
Y: Yok hatırlamadım.
F: Kardeşim ne dövmüştün adamları sen anlatamam. Bende onu unutamam.
E: Dövmediğin bir ben kalmışım lan.
Y: O da yakındır. Canın mı çekti.
Ö: Ehe ehe.
Y: Bak hoşuna giden gülüyor.
F: Vaaay. Bizim okulun kızları geldi.
E: !
Ö: !
F: Hoş geldiniz.
Gamze: Sağ ol Fatih. Hayırlı olsun.
Zeynep: Hayırlı olsun Fatih.
F: Sağol Zeynep. Darısı başınıza.
Ö: Amin!
E: Kısmet.
Z: Ne haber Özgür?
Ö: Sağ ol Zeynep sen?
Z: Teşekkür ederim.
Gamze: Bizde oturalım bu masaya o zaman. Başka masaya gerek yok.
E: !! (Eyvah)
Z: Ergin Ne haber?
E: Sağ ol seni sormalı.
Z: Eh.. bildiğin gibi.
Z: Yusuf. Nasılsın?
Y:… İyiyim…
Z: Sağ ol bende iyiyim.
Y: Özgür, bu takıları nasıl takacağız ben hiç anlamam.
Ö: Takı töreni bitti. Gel gelin odasına gidelim.
Y: Olur…
…
Ö: İyi misin lan?
Y: Neden kötü olayım.
Ö: Anladın sen.
Y: Halledelim şu işi haydi.
Ö: Gel burası.
Y: Kardeşim tekrar hayırlı olsun. Gel bakayım.
F: Usta niye zahmet ettin.
Y: Olur mu lan. Kaç tane arkadaşımız var. Ee şey yengenin adı?
F: Arzu.
Y: Arzu hayırlı olsun.
Arzu: Teşekkürler. Neden zahmet ettiniz.
Y: Ne zahmeti yenge… haydi tekrar hayırlı olsun. Allah ayırmasın inşallah.
F: İnşallah.
…
Ö: Ulan sen manyak mısın?
Y: Neden lan?
Ö: O taktığın altınlar kaç para biliyor musun?
Y: Hayır.
Ö: Bilsen takmazsın zaten.
Y: Neden takmayayım oğlum. Canları sağ olsun.
Ö: Anası babası takmamıştır bu kadar büyüğünü.
Y: Tamam uzatma. Çocuklara al dedim bunu almışlar…
…
Ö: Bak masada rahat ol. İstersen kovayım hepsini?
Y: Neden?
Ö: Rahatsız oluyorsan eğer.
Y: Yok be oğlum.
Zeynep: … işte öyle babamda sonra bu anlattığım tefeciden para almış, sonra ödeyememiş, şimdi de adam ya parayı vereceksin yada evini alacam diyor. Ne olacak bilmiyorum.
Ergin: Üzülme ya halledilir. İş güç olayını ne yaptın.
Z: Gamze ile aynı yerde çalışıyoruz. Otomobil satış.
E: İyi.
Gamze: Ee siz neler yapıyorsunuz?
Ö: Valla ne olsun, bildiğin gibi bizim şirkete devam.
E: Bende aynı, çalıştığım yerde devam ediyorum.
G: Yusuf sen?
Y: İnşaat. İnşaat işi ile uğraşıyorum.
G: İyimi bari işlerin.
Y: Şükür.
G: Aşk meşk işleri nasıl?
Y: Aşığı olduğum birkaç nesne var hayatımda.
G: İyi sevindim.
Y: Benim gitmem lazım. Size iyi geceler… Altan! Neredesin.
Altan: Kapıdayım abi.
Y: Geliyorum…
…
Ö: Beğendin mi yediğin haltı?
G: Ne yaptım ben?
Ergin: Daha ne yapacaksın? Zeynep buradayken yapma bari. Kalktı gitti adam.
Z: Ben bir şeyden rahatsız olmadım.
Ö: Yusuf’ta rahatsız olmadı zaten. Onun tek rahatsızlığı senin le yaşadığı her ne ise başkası tarafından anlatılması. O seni asla kimseyle paylaşmadı. Ne düşüncesinde ne hayatında.
Z: Ya tamam uzatmayın.
E: Gamze kimdir ki senin yanında Yusuf’ a bu soruları soruyor?
G: Ergin! Ne demek ben kimim.
Ö: Aynen öyle! Sen kimsin ki burnunu sokuyorsun.
E: İyi akşamlar buranın havası kaçtı.
Ö: Bende gidiyorum ve dua et, dua etki kızsın. Yoksa…
G: Ne olur yoksa?
Ö: Benden yana bir şey olmaz. Sıra bana gelmez. Ama bir erkek olarak bu cümleleri kurmuş olsaydın Yusuf’un karşısında hem de Zeynep’in yanında bunlar kurduğun son cümleler olurdu.
G: Ben kötü..
Ö: Kes sesini!.. iyi geceler Zeynep. Görüşmek üzere…
… Ulan bu çıkış nerede şimdi. Buradan gelmedik mi içeri, koşa koşa uzaklaşmam lazım buradan. Off!
D: Oha ya, oha. Yuh! Önüne bak.
Yusuf: Çok özür dilerim iyimisiniz?
D: Bacağım kırılmadıysa iyiyim.
Y: Üzgünüm.
D: Senin üzgün olman şu an acımı geçirmiyor.
Y: Hastaneye götürmemi ister misiniz?
D: Sağ ol yolda da kafama basarsın sen.
Y: Yanlışlıkla ayağına bastım sadece.
D: Ayak mı? Ne ayağı? Resmen bacağımda ayağının izi var. Biraz daha yukarı olsa karnıma tekme atmış olacaksın.
Kadın: Dilara acele et!
Dilara: Birde gülüyorsun ya.
Y: Adınız Dilara. Ben ona güldüm.
D: Komik mi?
Y: Hayır kardeşimin adı. Bütün Dilaralar böyle olur.
D: He bir de hakaret.
Y: yok yanlış anladınız.
D: Nasıl olur peki.
Y: Böyle işte… Tekrar özür dilerim. Acilen gitmem gerek.
D: Ayı!
Y: Ama.. Neyse.
…
Y: Altan çabuk götür beni buradan.
Altan: Tamam abi. Ne tarafa?
Y: Eve…
…
Y: Şu cd deki ilk şarkıyı aç. Sesini de aç.
… Yusuf ve Altan eve doğru giderken arabada dinledikleri şarkı ışıklarda arkadan onlara bir aracın çarpmasıyla kesilir ve aşağı inerler
Y: Ne oluyor lan?
A: abi arkadan çarptılar. Ben bir bakayım.
… ulan bir işi halledemedin illa ben halledeceğim.
Yusuf: Ne oldu Altan!
A: Abi hanım efendi dura…
Dilara: Yinemi ya.
Y: İyi akşamlar.
D: Off!
Y: Ne oldu.
D: Ne olsun çarptım sizin arabaya.
Y: Ee?
D: Aramızda halletsek? Şimdi alkol falan da var uğraşmayalım.
Y: Bence hiç uğraşmayalım.
D: Nasıl yani.
Y: Önemli değil bizim için canın sağ olsun.
D: Arabanın arkası dağıldı nasıl önemli değil.
Y: Altan hadi!
D: Alooo kaba herif.
Y: Altan sür.
Altan : Tamam abi.
D: Adama bak ya. Çekti gitti…
…
A: Abi bir emrin var mı?
Y: Yok, ben yukarıdayım. Acil bir şey olmadıkça rahatsız etmeyin…