Seni Düşündüm Yalnizim.

M
  • Kullanıcı Myself
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • - Forum Meydanı
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Kader'i izlerken şöyle okkalı bir hayat tokadı çarpıyor suratınızın ortasına
Şaaaak diye
Ne bok yiyeceğinizi bilemez bir şekilde kalakalıyorsunuz Jenerik akarken yutkunuyor sonra sinema boşalırken insan halleri üzerine uzun uzadıya düşünüyorsunuz
Kader kazanırken bir kaybetme filmi
Kaybetmenin kaderi
Kederi


Takva da bir kaybetme filmi Onda da kaybedilen bir inanç sistemi Sıradan bir insanın derinlikleri Yeni sinemacılar* bir el bombasının pimini çekmişler ve beyaz perdeye bırakmışlar Tarikat ticaret ilişikilerini arasında kalan müridin inancını kaybetme hikayesini zarif bir örgüyle anlatmışlar
Ondan da bir şaaaaaak diye


Babil ise bir başka kayıp üzerine En sevdiğiniz kişiyi kaybetme korkusu gizlemiş satır aralarına İletişimsizlikten dem vuruyor Aşklar ve köpekler filminde "biz biraz da kaybettiklerimiz" diyordu ya aynı yönetmen şimdi de biz biraz da 'başkalarının bizi anladıkları kadarıyız'a getiriyor sözü
O da bir nevi kaybetmek sonuçta


Ve Russel Crow'un oynadığı Ridley Scott'un iyi bir fikri p ettiği Provance güzellemesinden şahane bir diyalog " Kaybetmek öğretir * bilgeleştirir insanı"


Bu filmleri ard arda izleyip sinema salonlarından çıkarken aklımda 'kaybetmek' var


Biz kazanmanın nasıl birşey olduğunu bilen heveslendirilen ama kaybetmeye tahammül edemeyen bir kuşağın ahvaliyiz


'Kaybetmek' kimilerine göre dünyanın sonu demek Hele işlerinize* aşklarınıza * tabularınıza bu kadar dört elle sarılmışsanız anlaması zor olmayan bir durum* duruş


Şurası bir gerçek ki bizim kazanma ve kazananan tapınma kültürümüzde (ki aslı kapitalizmin derinliklerine sotalanmıştır) kaybetmek büyük bir çöküş* büyük bir felaket olarak algılanıyor
Başarıya yaltaklanan hayat ideallerinde kaybetmek lanetli bir hastalığın bulaşması gibi Kaybetmeyi bilmeyenler kazanmanın anlamını da bilmiyorlar haliyle bizatihi yaşamın kendisinin ne kadar büyük bir başarı olduğunu gözden ıskalıyorlar Sonra birgün bir köşebaşında ölüm çıktığında karşılarına* ölümsüz olmadıklarının şaşkın ve hayretle farkına varıyorlar Bir iç çekme* bir tuhaf merhabalaşma kendi gerçeği ile
Sonrası dramlardan trajedi beğenebilirsiniz kendinize


Aşkı* işi* hayatı yoktan var edenler Yani biraz 'benim' *biraz 'bizim' gibi olanlar için sanılanın aksine başarının* kazanmanın çok da şehvetli bir yanı yok Çünkü bir kez yokdan var edenler bilirlerki hiçbir başarısızlıkta yok olmazlar
Her bitişte* her çöküşte yeniden doğarlar
ASLA


Yıkılan binaların altında kalmazlar* batan gemilerle batmazlar
Kalsalar da * boğulsalar da mücadele ederler Kurtulmaya ve kendileri gibi olanları da çekip almaya çabalarlar o enkazın altından * batan geminin içinden


Eğer yokluğun anlamını biliyorsanız * yoksulluğu yaşamışsanız (ki para değil yalnızca kastım* sevgisizlik* yalnızlık gibi tüm yan anlamlarıyla da) varlık çok da kalınası bir ülke değildir Çünkü macera yokdan var etmenin içindedir Kurulu düzeni devam ettirme çabası bir süre sonra insanın içindeki maceraperesti bir memura çevirecek ve rutine teslim edecektir
Elbette kendi gerçiğimizi yakıp yıkalım demiyorum ama
Aması çok da abartmamak gerektiği kendi ellerinizle kurduğunuz kuleleri
Aslında abartılan sahip olunan değil sahip olandır Yani sizsinizdir Sizin sevdiklerinizden çok sizin sevginizdir Sizin sahip olduklarınızdan çok size sahip olan değerlerdir*mallarınzıdr* arabalarınız* işleriniz* projeleerinizdir
Bir ünvanla * bir banka hesabı ile* bir tapu* bir yüzük ile kurmuyorsanız hayat ile aranızdaki ilişkiyi o zaman korkuya gerek yok
Korkusuzca yaşamak gibisi de yok
Kaybetmeyi göze alırsanız* başlıbaşına bir meydan okumadır hayat
Başlıbaşına bir maceradır o rutininiz Ve sahip olduğunuz her şey kaybetme korkusunu yitirince daha güzel* daha huzurlu ve daha değerlidir


Elbette burada kaybetmeyi kutsamak * eldekini yitirmeyi marifet saymak gibi bir dangalaklığa sığınmaya cüretim yokTutunmaya çalışanlar kuşağındayım ben Hayattan * aşktan vazgeçen kaçanlar değil* uğruna ölümü göze alan aptallar kuşağından
Fakat ey insanoğlu* en tanıdık tanımadık köşelerde* odalarda* karanlıklarda geleceğimize pusu kuran ya da kurulan pusuları şehvetle birbirlerine fısıldayan riyakar dostlarım* sevgili düşmanlarım
Şunu bilmenizi isterim ki ben (ve benim gibi hayat müflisleri) biraz da kaybettikleri kadar varlar
Kazanmak öğretilebilir bir şey kaybetmek yaşayarak tecrübe edilecek bir durum
Kaybetmeyi bilmeyen* kazanmayı da bilmiyor
Siz inanmasanız da kazanmak da *kaybetmeye benziyor..
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Geri