"Sen benim şehrimdeki bütün sokaklarin adı.."

Konu sahibi son olarak 2427 gün önce görüldü
beni bunca saracak ne vardı,kanıma girecek
gözbebeklerime oturacak
bir senfoni gibi kulaklarımdan eksilmeyecek
ne vardı hiç karşıma çıkmasaydın
bu kör olası gözler görmeseydi seni
ne vardı güzelliğini hiç bellemeseydim
bir dua gibi bellemeseydim adını
ne vardı bütün gece gözlerimi tavana dikerek
seni düşünmeseydim...
 
Ne vardı bütün imkanlar sana yaklaştığım yol olaaydı
Neden zorlu bu yol neden hep dikenli olmasaydı içimdeki sen
Dallanıp budaklanmasaydı
veya ben olmasaydım sana akan nehir denize dökülseydim en basitinden
Geniş mi geniş okyanuslara karışsaydım...
Tabiri caizdir sende gark olmanın
Türkçesiyle yok olmanın
Fark eder mi lehçe aynı anlamdaki kelimeler
Latin alfabelerinde daha güzel yazılıyor adın...
 
Geçmez, biliyorum.
Ben düşmedim, bir yerlerimi kesmedim, kolum kırılmadı
Ben kötü bir hastalığa yakalanmadım,kabustan uyanmadım.
Bendeki yara değil; kesik, kırık, korku...
Öyle bir şey değil.
Bendeki sürekli boşluktan düşüyormuşum hissi.
Devamlı koşuyor ama bir yere varamıyormuşum gibi.
Bu geçmez!...
 
Gün geliyor gündüzleri uyuyup, geceleri paylaşıyorsun kendinle. Korkma bu kötü bir durum değil.
Kendini nerede buluyorsun bilmiyorum ama birileri olmak istemediğin yere koymuşlar seni.
Sonra annen kızıyor uykusuz kalışlarına. Ona da kızma. Endişeleniyor senin için. Sonra anlatmak istiyorsun bir kaç cümle ile yapamıyorsun. İnsan yaşarken ne kadar çekiyorsa o acıyı, anlatırken de yaşıyor.
Kızıyorsundur şimdi sen kendine de. Ölmüş bir insanı bile unutup devam edebiliyorken, nasıl hala kalır zihnimde diye. Belki de ölmediği içindir! Bir kez daha kokusunu alıp, varlığını hissedemeyeceğinin korkusu, kırıyordur cesaretini. Şimdi diyeceksin bana ''çok biliyorsun sen''.
Bir fikir sahibi değilim, ÖĞRETTİLER!
 
Uzak bir şehirdeyim
Sen dağlarla uzanan Karadeniz
Ben ise düzlüklerle uzanan bir Anadolu
Ulaşamam yakınlarına
Uzak bir yolun yolculuğundan değil
Uzak bir kalbin kapanışından sana
 
Geçmez, biliyorum.
Ben düşmedim, bir yerlerimi kesmedim, kolum kırılmadı
Ben kötü bir hastalığa yakalanmadım,kabustan uyanmadım.
Bendeki yara değil; kesik, kırık, korku...
Öyle bir şey değil.
Bendeki sürekli boşluktan düşüyormuşum hissi.
Devamlı koşuyor ama bir yere varamıyormuşum gibi.
Bu geçmez!...
TEK DEĞİLİM DEMEK Kİ aynı zamanda farklı kişiler için benzer hisler. DEMEK Kİ aşk var başka ne ortak noktamız olabilir ki
 
Aynı şarkılarda ağladık, aynı gecelerde sabahladık,
Aynı duraklarda bekledik, aynı yağmurlarda ıslandık, aynı günlere uyandık, aynı otobüslere bindik.
Aynı yollardan geçtik, aynı filmleri izledik...
Aynı günlerde aramadık birbirimizi, telefonun ucunda, köşe başında, durakta...
Biz aynı şeyleri yaşadık, aynı şeyleri unutamadık..
vesaire, vesaire, vesaire...
Biz bir dönem birlikte yaptığımız şeyleri ayrı ayrı yapmaya devam ettik, kısaca yaşamaya...
Bir süre sonra birlikte yapmayı hayal ettiğimiz her şeyi yine ayrı zamanlarda ayrı ayrı yaptık.
Ben inat dedim.
Sen gurur yaptın.
Aşkın adı kaldı yalnızca, asılı havada...
 
nasıl da imkansız gibi geliyordu düşünsene!
ben seni unutacağım, zamanla.
zamanlaymış her şey.
bir tek ayrılıklar zamansız
artık sevgililere takılmıyor gözlerim, iç çekmiyor içim.
aklıma gelmiyor seni öpüşlerim, hava çok soğuk diyorum sadece.
bir zamanlar aşka bağlardım, aşka bağlıydım.
kopuyormuş her bağ, gökyüzü böyle de güzelmiş.
fazla gelen tek yanı bu uçsuz bucaksız sonsuzluğa
kurduğun hayaller yetmiyor,gökyüzü biraz boş kalıyor.
varsın kalsın kalp gibi kalbim gibi seni unutuyorum.
sesin kayboldu ilk başta adım adım..
binlerce kez böylesine güzel söylenmemişti kahkahaların yok artık.
yerini sessizliğe bıraktı alıştım her şey gibi.
gülüşlerin ölüp ölüp dirildiğim uğruna
bir kez daha gül diye. ömrümü harcadığım uğruna siliniyor artık yavaş yavaş.
sararmış bir defterin sayfalarında, belli belirsiz mürekkep izleri gibi.
boşluğun..
bu da oldu en sonunda oldu.
doldurmaktan vazgeçtiğimde doldu
dedim ya seni unutuyorum unutmak bu, nefret etmek değil
insan anılarından nefret edemiyor, insan kendinden nefret edemiyor.
acı da değil, yalnızlık hiç değil
onca şeye rağmen böyle iyi böyle kalsın diyorsun.
beğenmesen de idare ediyorsun.
yerini aldı hiç bir şeyin yerini alamaz dediğim cümlenin yerini aldı.
binlerce seni seviyorumun yerini,
bir tane seni unutuyorum aldı..
 
Offfff offf her şey sensiz ne kadar da sıkıcı ne kadar monoton..
Sen benim yalniz sevgilim degil aynı zamanda beraberken en çok eğlendiğim güldüğüm arkadaşımdın.
Senli bizli güzel Balıkesir günleri ben çok özledim...
Seni bizi çooook özledim. Ama şimdi yep yeni bi hayata adım attın sen. O yeni hayatında artık benim adım geçmez bile. İnan ayrılığımızdan sonra duramadım Balıkesirde sırf seni unutabilmek için gittim ben ordan ama yine basaramadim sen coktan basarmissin.
Neyse senden kalan anılar, şarkılar var bi süre daha idare eder bunlar beni,
Hoscakal sevgili...
 
Bir tek gülüşün anlatabiliyo tüm masumiyeti.
Farklı kentlerin ya da aynı şehrin,
Farklı bir apartman dairesinde yaşamamalıyız biz.
Aynı sofraya oturup, aynı masadan birer tabak kaldırmalıyız seninle.
Aynı bardaktan su içmeliyiz. Senin yaşlandığını izleyen ben olmalıyım,

Ve yaşlandıkça saçlarımın beyazladığını ilk fark eden de sen.
Hastalandığımda başıma ıslak havlu koyan sen ol,
Hatta son nefesi verirken bile sen tut ellerimden son defa.
Ömrümüz hep böyle geçsin omuz omuza.
Yaşlandığında, yaslandığın bastonun olayım mesela.
Her gece en tatlı yerinde uykumuzu bölen aynı bebek çığlığı olsun.
Yüreğimde durduğun gibi avuçlarımda olmalısın,
Elimden tutmalısın mesela.
Parmaklarımı senin parmaklarına kilitlemeliyim,
Ve mabedinde seni verdiği için yaradana,
Şükreden sadece ben olmalıyım.
Yalnızca sana ait olduğum gibi bir tek bana ait olmalısın.
Soyadını da çocuğunu da sevgisini de taşıyan,
Taşıyacak olan da Benim ..

:icon_cry:
 
Geri