Bu metine geçenlerde bu olayı yaşadım diye başlamayacağım, çünkü bunu hemen her hafta zaten yaşıyorum.
Elime para geçse hiç düşünmeden direk kitaba yatıran bir insanım ben.
Ne kadar olduğu önemli değil, sonuçta beş liraya da kitap bulunur kırk liraya da.
Fakat ailem bu duruma oldukça karşılar.
Demek istediğim, onlara göre hiç ‘kız’ gibi davranmıyormuşum.
Üstelik konu sadece tüm paramı kitaplara yatırmamda değilmiş.
Makyaj yapmayı sevmiyorum diye, kız gibi davranmıyormuşum.
Paramı kıyafetlere ve makyaj malzemelerine yatırmadığım için, kız gibi davranmıyormuşum.
Saçımı abudik gubidik şekillere sokmaya çalışmadığım için, kız gibi davranmıyormuşum.
Soğukmuşum bir kere, ev işlerinde de berbatmışım.
İnsanlara karşı sevecen yaklaşmayıp, onları bir duvarla karşı karşıya bırakıyormuşum.
İki yemek yapmayı bilmiyormuşum, evde kalırmışım.
Peki o zaman ben nasıl kızmışım?
O zaman bende soruyorum:
Nedir gerçekten kız/kadın olmak?
İki bacak aramızdaki şey yüzünden, hepimiz aynı özelliklere mi sahip oluyoruz?
Otobüste, dolmuşta takip edildiğini ve göz hapsinde olduğunu hissedip, sahteden babasıyla bağıra bağıra konuşan mıdır gerçek kız?
Ya da gerçek kız, sadece ev işi yapmayı sevip sevecen olan mıdır?
Yoksa erken yaşta evlendirilip oyuncakları ile oynamak yerine yemek yapmayı öğrenen midir gerçek kız?
Ah, pardon.
Biz kızlar hepimiz aynıydık.
Toplum, kızı/kadını öyle bir kalıba sokmuş ki; yediklerimize, içtiklerimize kadar karışır olmuş.
-Az ye, balina gibi oldun. Bak arkadaşın Sinem'e maşallah çok güzel fiziği var. Kız dediğin öyle olmalı zaten.
-Yemek ye.
Kuru tahta gibi kaldın.
Üflesem uçacaksın.
Seni bu vücutla kimse almaz. Azıcık dolgun ol.
Kız dediğin öyle erkek çocuğu gibi olmamalı.
Ben özgür bir bireyim.
İster kilolu olup şort giyerim, istersem de kuru tahta olup bol pantolon giyerim. İstersem çıplak gezerim sokakta, istersem de tesettürlü.
Bundan sana ne?
Benim kendi kararlarım, özgür iradelerim var.
Ne sen ne de ‘EDEPLİ’ düşüncelerinin bir önemi yoktur, ben o düşünceleri kaide almayıp, istemedikçe.
Bizler sizin isteğinize göre giyinip, düşünüp hareket eden köleleriniz değiliz. Bizler iki bacak aramızdaki şey yüzünden basmakalıplara konulamayız. Sığmayız bir kere.
Hepimiz farklıyız.
Farklı zevklerimiz, tarzlarımız ve düşüncelerimiz var ama temelde hepimiz de aynıyız:
Biz, sadece insanız.
-alıntı