Sardunya'nin Dünyasi `

Konu sahibi son olarak 3659 gün önce görüldü
gl0mQ0.jpg


O Güzel insanlar, O Güzel atlara binip gittiler .
 
P3Wy47.jpg


önce kelime vardı kelimeden önce de yalnızlık vardı ve kelimeden sonra da devam etti yalnızlık.
kelimenin bittiği yerde başladı ,kelime söylenemeden önce başaldı.
kelimeler yalnızlığı unutturdu ve yalnızlık kelimelerle yaşadı insanın içinde.
kelimeler anlattı yalnızlığı ve yalnızlığın içinde eriyip gitti.
yalnız kelimeler acıyı dindirdi ve kelimeler insanın aklına her geldiğinde yalnızlık büyüdü dayanılmaz oldu.
 
Sözüm ki tek sana geçmez celladımsın ey zaman...
 
QXo2zv.jpg





Ne hayat, Yarabbi ne hayat !
Böyle dertle yaşamak için inat neden ?

Ölmeden evvel bin kere düşünülen şey:ölüm,ne sade bir hareket.
Bu kadar tereddüte lüzum neden?


Hangi türlüsü olsa ,intiharlar hep basit işler: bir tavanın halkasına geçirilmiş bir ip.Bir ilmik.Bir sandalye.İlmiği boynuna geçir.Gözlerini kapa ,artık etraf simsiyahtır .Hiç birşey düşünme .Yalnız ölümün o ebedi sukutunu tahayyül et.Ona biran önce kavuşmak için bacağını siddetle salla,iskemleye vur.Tırak... düşür. Gövdenin bütün ağırlığıyla yere doğru sarkarsın.Birdenbire kafatasının içinde bir ses:hınk ! Derin bir çınlama ve karanlıklar.Bir iki hayalet vehiç.Kara gece,yapayalnız,sefil bir odanın ortasında kaskatı sallanmak .Oh ...korkunç ve güzel.

Daha kolayı var: odayı sımsıkı örtmek .Biraz kömür.Uzanmak .Bol bol sigara .Kömürün katranı gibi ağır,genzi yakan ,ağır ve kimyevi kokusunu içine çeke çeke uzan ,gözlerini kırp,derin derin nefes al,başını görünmeyen iki taş el sıkacaktır.Göğsün yıkılan duvarın altında kalmış gibi ezilecek.Fakat hiç acımadan.Ve yavaş yavaş etlerin,sinirlerin,damarların,mafsalların çözülecek.Bütün uzuvlarının birbirinden koptuklarını hissedeceksin.Kemiklerin eriyecek.Başın ,o iki taş elin arasında hamur gibi yumuşayarak ezilecek, bitecek ve hiç.Kara gece,yapayalnız ,sefil bir odanın ortasında hareketsiz bir yığınsın.Sarı ve katı bir külçe.Oh.. Korkunç ve güzel .

Yahut,kısaca : kurşun.Küçücük bir revolyer.Kendi elinle yavaş yavaş,metin ve sakin kurşunları koy.Masanın başına otur .Dirseğini daya.Başını bir avcuna al ,yasla ve kenara dogru ey.Gözlerini yum.Namluyu kulağının yanına ,şakağının çukuruna yerleştir ve içeriye doğru biraz it(o kadar ki etin acısın)parmağını tetiğe tak.Elinle kuvvet verebilmek için derin bir nefes al,dur,ve...çek!Sesin dayanamayacağın bir müthiş ses:dann!Ve çıt yok.Belki gözlerinin önünde bir şimşek çizgisi parlayıp geçer.Sonra hiç.Kara gece ,yapayalnız,sefil bir odanın ortasında,masanın üstünde başı eğilmiş,sakinsin.Sakin,sakin... bir kurşun ,başının içinde,gözyaşlarının o bitip tükenmeyen meş'um hazinesini paramparça etmiştir.Ne sükun!..Oh...Korkunç ve güzel .

Fakat,hayatın cehenneminde kavrulmuş bir insana bu kolay ve sakin ölümler yakışmıyor.Izdırabın henüz tadılmamış son bir raddesini hissedebilmek için daha büyük ve derin ölüşler var:kanlı şeyler.Ustura.Bembeyaz yatağa uzanmak.Bir eline aynayı almak.Gırtlağı sivriltecek kadar başı geri çekmek.Daima aynaya bakarak usturayı gırtlağın tam altındaki boğumun üstüne getirmek.
Et,ibtida,keskin demirin hafif dokunuşu altında ürperir.Biraz dur.Kolda ve bilekte bütün kuvvetini biriktirmek lazım .Titreme.aynaya bak ve usturayı derinin üstünde bastıra bastıra ,birdenbire ,bütün hızınla çek!Bir acı.Hiç duymadığın,nev'ini bilmediğin bir acı.Ve kan.Ve karanlıklar.Kara gece,yapayalnız,sefil bir odanın ortasında,bembeyaz bir yatakta başın ,kıpkırmızı büyük bir ateş parçasıdır.Bu cidden korkunç ve güzel.

Yahut,şu da güzel : yüksek bir bina.En üst kat.Balkon.Uzakta Marmara,Adalar, bütün İstanbul görünüyor.Gece etrafı dinle. şehrin ışıklarını içine çek.Karanlıkları yut şiş.Balkonun pervazına çık.Denize atlamak isteyen bir adam gibi,kollarını simsiyah boşluğa uzat.Hız al.Başaşagı atla .O simsiyah boşluğun rüzgarı içinden ok gibi geçiş ne güzeldir, kulaklarında bir ses öter: vın... bu ses biter bitmez,bir infilak! Başın patlamış ve kafatasın,bir anda,tuzla buz olmuştur.Ona layık olan buydu.Bu ,ki onun için en korkunç ama ne güzel akıbet!..​

Peyami Safa Mahşer
 
''Allah'dan mahrum olan neye maliktir; Allah'a malik olan da neden mahrumdur.''


Nfk
 
Sen kendini biliyorsan, bil ki kendini bilmezlerin söyledikleri anlamsizdir.
Unutma; gereksiz elestiri sadece gizli hayranliktir .
 

Bilemezsin, sana verecek bir armağanı ne çok aradığımı...
Hiçbirşey içime sinmedi.

Altın madenine altın sunmanın ne anlamı var ¿
Ya da okyanusa su...

Düşündüğüm her şey Doğu'ya baharat götürmek gibiydi.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, çünkü sen zaten bunlara sahipsin.

O yüzden sana bir ayna getirdim.
Kendine bak ve beni hatırla.


Hz. Mevlana
 
[YOUTUBE]https://www.youtube.com/watch?v=N-roGMGyFu0[/YOUTUBE]

J'aurais voulu crier . vraiment .
Toi seul tu sais ce morceau .
Je sais que tu as un truc au coeur à chaque fois que tu l'écoutes aussi .
Ne le perds jamais . car je ne le perdrais jamais .
aujourd'hui j'essaie d'être heureuse.. de fonder une vie .
déteste moi .. pense au plus mal . Tu ne sauras jamais le fond de mon coeur toi ..
Peut-être dans l'au-delà .. Mais qui sais ? ça sera trop tard hein ..
Bien je t'aime comme ça .
 
Bu dünyada neyi çok istersen, o senin imtihanındır.
- Hz.Mevlana
 
Kaderin ne olduğunu anlatamam dedi Şems. Ama ne olmadığını anlatabilirim...
Kader, hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir.
Bu sebepten "ne yapalım kaderimiz böyle" deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir.
Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir.
Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir.
Öyleyse ne hayatın hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin...
 
Olmaz dediğin ne varsa hepsi olur. Düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın. Öldüm der durur, yine de yaşarsın.

' Mevlana '
 
Bir yorgunluk kaç kişide tekrarlanır,katmerlenir, katlanır?
Bir yorgunluk ruhtan ruha, bedenden bedene çarpa çarpa nasıl yankılanır?
Öznesini değiştire değiştire nasıl çoğalır?
Ve dahi ben’den sen’e geçsede hükmü aynı kalır.
Yorgunum. Yorgunsun.
 
Geri