Sardunya'nin Dünyasi `

Konu sahibi son olarak 3658 gün önce görüldü
Hep bir pencerenin kenarında mı Yaşlanır ihtiyarlar ? Yoksa yolunu gözledikleri gelmez de Kahrından mı ihtiyarlar ?

Bedirhan Gökçe


10404885_646091912134870_8199670226683281194_n.jpg
 
Hep bir pencerenin kenarında mı Yaşlanır ihtiyarlar ? Yoksa yolunu gözledikleri gelmez de Kahrından mı ihtiyarlar ?

Bedirhan Gökçe


10404885_646091912134870_8199670226683281194_n.jpg

"...Çünkü büyüdükçe arzularım küçüldü, şaşkınlıklarım küçüldü, beklentilerim küçüldü. Büyüdükçe öyle küçüldüm ki içimde taşacak bir şey kalmadı.
Büyümenin bir bedeli varsa işte bu, yarım metre uzadım, yirmi kilo aldım ve dünyadan vazgeçtim."

demis biri ihtiyarlik yolunda.​
 
"Yoksa âşık mı oldunuz?” dedi kibirli bir gülüşle.
“Sizinle ilgisi yok” deyiverdim telaşlanarak.
-Sadece sevesim vardı.
Ferit Edgü
 
tumblr_lwjcn6cbbO1r7n78fo1_500.jpg


“Göğsüne yaslanabilir miyim?” dedi uykuya yenik gözlerle.
Kendi sesimle irkildim;
“Yaslanabilir, Orada Yaşayabilirsin, Ben Kıpırdamam.”


 
aqpA6R.jpg

Neşeniz maskelenmemiş kederinizdir.
Ve içinden kahkahanızın yükseldiği kuyunun ta kendisidir çoğu zaman gözyaşlarınızla doldurulmuş olan.
Ve başka nasıl olabilir ki?
Keder,varlığınızı ne kadar derin derin deşerse o kadar çok neşe sarmalarsınız.
Şarabınızı tutan kadeh çömlekçinin fırınında pişirilmiş olan kadehin ta kendisi değil mi?
Ve ruhunuzu sakinleştiren ud bıçaklarla oyulan ağacın ta kendisi değil mi?

Pür neşe olduğunuzda kalbinize derinlemesine bakın ve yalnızca şunu bulacaksınız ki daha önce size keder veren şimdi size neşe bahşediyor.
Kederli olduğunuzda kalbinize tekrar bakın ve göreceksiniz ki hakikaten daha önce sizin mutluluğunuz olan şey uğruna şimdi gözyaşı döküyorsunuz.
 
Kizginligim geçer de, kirginligima çare bulamiyorum .
 
Affetmek için iki kişilik erdem lazım... Hem onu affetmek, Hem onu affettiğin için kendini affetmek...
 
Kendini bilen, bilmeyenin kusuruna bakmaz.
 
“Sen hiç kimsenin olamayacağı kadar çok şeyimsin benim...
Yüreğimde sana ayrılan yer herkesinkinden büyük.
Yalnızca bir arkadaş, bir kan kardeş, bir sırdaş,
pek çok yakın dost değil, bir büyük sevgisin sen...
Yanında sonsuz şımarabileceğim
ve hala korkmaktan kaybetmeyeceğim tek kişi...
Yani biraz annem, biraz babam, hatta hiç görmediğim dedem,
belki hiç doğmayacak oğlum...
Sonra daimi hayranım ve tabii dokunulmamış sevgilim...
Sen benim masumiyetimsin...
Benim en yakınımsın!
Aslında belki öbür yarımsın?
Bütün bunlar ne demek anlıyor musun? ?”
 
''...eger birlikte oldugun kişi gibidüşünmeye çalışır, onun gibi hissetmeye uğrasır, onun gibi davranmaya çabalarsan hiçbir ilginçliğin kalmaz..sadece erkekler için degil kadınlar için de aynı durum gecerlidir.

insan hakkında kafa yormadıgı, kaygılanmadıgı, çözümlemeye çalışmadığı birini niye sevsin ona niye deger versın..? sevmek bir anlamda sende olmayana ulaşmak bunun için çabalamak degil midir?senden farklı olmayan birine neden ulaşmaya çalışasın ki?...''
 
Bu belki kabustur diyorum.. Yavaş yavaş hissizlik başlıyor her yerimde..
Üşüyorum.. Gözlerim kapanıyor.. Düşüyorum..
 
kim olursak olalım, dünyanın hangi yerinde yaşarsak yaşayalım, ta derinlerde bir yerde hepimiz bir eksiklik duygusu yaşamaktayız. sanki temel bir şeyimizi kaybetmişiz de alamamaktan korkuyoruz. neyin eksik olduğunu bilenimiz ise hakikaten çok az..
 
Ve Aşk;
Uzanmaktı Bir Ezan Sesiyle..
Kirli Dünyadan Arş-ı Âlâ'ya..
Ve Bürünmekti Nur'a..
Söylemekti Secde Secde..
Sûbhâne Rabbiyel Âlâ.
 

W2y2z8.jpg



Her bir karesi geometrik açıdan uyumlu bir tabloya nasıl olduysa düşüvermiş yabancı bir unsur gibi hissediyorum kendimi.
Ressamın eli kayınca yanlışlıkla ekleyiverdiği bir fırça darbesiyim.
Elimi ayağımı, varlığımı nereye koyacağımı bilemiyorum.
 
Bu dünyaya saplanmayalım. Toprakların altında insan dolu. Kim dünyaya aldandı ise şimdi üzülüyor kim aldanmadı seviniyor..
 
Geri